SON DAKİKA:

AŞK ENGEL TANIMAZ

Bu hafta özel olarak hazırladığım çok kıymetli iki çiftim var. Tüm engeller aslında insanın kendi yarattığı psikolojik engellerdir. Sevmek ve sevilmek için ihtiyaç duyulan tek şey birbiri için çarpan iki kalbin olmasıdır, o da Aslı – Barış ve Aysun – Ercan çiftinde mevcut. İkisinin de engelli olmasına rağmen başaramazsın diyen herkese inat, onlar birbirlerine sevgiyle bağlandılar. Aşklarından hiç eksiltmediler, eskimediler. Biri düştüğünde diğeri kaldırdı, biri diğerinin yerine daha çok çalıştı. Eksik denilen her şeyi onlar bir fazla yaparak tamamladı. Herkesi derinden etkileyecek, vay be! Dedirtecek iki müthiş yaşam öyküsüyle geliyoruz. Bugün kapısını aşka inanmayarak kapatan insanların kapılarını tıklatmaya geldik.

Gizem YILDIZ
Gizem YILDIZ
  • 14.11.2017
  • 219 kez okundu

Aslı Akpınar – Barış Akpınar

  1. Öncelikle sizi tanımak isteriz. Nasıl tanıştınız ve evlenmeye nasıl karar verdiniz?

B. Akpınar: merhaba ben Barış AKPINAR 33 yaşındayım Kırklareli doğumluyum özel bir tekstil firmasında çalışıyorum. Doğuştan skolyoz hastasıyım ve sol kulağımda işitme kaybı sebebiyle kulak cihazı kullanıyorum.

A. Akpınar: Ben Aslı AKPINAR 32 yaşındayım Edirne doğumluyum ticaret meslek lisesi muhasebe bölümü mezunuyum. Doğuştan kifoskolyoz ve hidrosefali hastasıyım.  Eşimle sosyal medya üzerinden facebook ile tanıştık ve görüşmeye başladığımızdan 1 ay sonra yüz yüze ilk görüşmemizi yaptık. Her şey yolunda gitti daha sonra görüşmeye devam etme sürecimiz umduğumuz gibi olumlu oldu ve 4.ayın sonunda kararımızı olumlu bir şekilde verip evlenmeye karar verdik. Bu arada Ailelerimiz ikimize de kıyamıyorlardı o yüzden izin vermek istemediler ama biz her şeye rağmen 8 Eylül 2013 de kaçarak evlendik.

  1. Aslı Hanım çok zor bir ameliyat geçirdiniz. O zor dönemleri atlatıp nasıl bugünlere geldiniz?

A. Akpınar: Evet 11 yaşına kadar geçen güzel mutlu çocukluk dönemimden sonra başlayan rahatsızlıklarım sonucunda Edirne Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesine gittik. Beyin ve Sinir Cerrahı Polikliniğine başvurduk. Prof. Dr. Sabahattin Çobanoğlu ve ekip arkadaşları sayesinde olmam gereken 5 tane ameliyatı oldum hepsi çok zor oldu diyemeyeceğim, çünkü ilk 4 ameliyatlarımda çocuktum ve gerçekten hiç anlamadan oldubitti çok şükür. Fakat son 1996 yılındaki ağır  ve zor geçen 15 saatlik ameliyatım hayatımın

En zor dönemlerinin başladığı tarihti. Ameliyattan çıktıktan sonra sanki bacaklarımı hiç hissetmiyor gibiydim. Daha sonra zorlu süreç olan yürüyebilmem için fizik tedavi süreci başlamıştı. 15 gün fizik tedavi gördükten sonra hastaneden taburcu oldum. Asıl zor süreç eve çıktığım zaman olan süreçti çok ağrılarım ve sancılarım vardı o yüzden yürümemde zor oluyordu ama çabalamaktan başka çarem yoktu. 6. Cı ayın sonunda çok şükür tek değnekle yürüyebiliyordum bu arada bu 6 aylık olan süreci ailemin büyük katkılarıyla aştım ve tek değnekle yürüdüm herhangi profesyonel bir yardım almadım.

  1. Evliliğiniz boyunca zorlandığınız konular neler oldu? Size yardıma gelen tanıdıklarınız oluyor mu?
  • B. Akpınar: Evet zorladığımız noktalar çok oluyor birbirimizin eksiklerini kapatmaya çalışmak hayatı bizim için iki kat daha fazla zor hale getiriyor. En çok zorlandığımız noktalar çalıştığım iş tekstil firmasında işim çok ağır bunun yanı sıra işten çıkışta evin ihtiyaçları için çarşıya market ihtiyaçları için gitmek çok zor, öte yandan eşimin bedensel engeli benden daha ağır olduğu için boş vaktim kaldığında eşime yardım ediyorum. Dolayısıyla hayat epeyce zor bizim için ama aşk bütün engelleri aşıyor, her şeye rağmen hayat yaşamaya değer diyoruz. Eşimin de zorlandığı noktalar var dolayısıyla sabah çok erken saatte kalkıp kahvaltı koyup beni işe yollaması ve işitme kaybım sebebiyle duymadığım için evliliğimizin ilk 2 yılında bana herşeyi aktarması epeyce zorluyordu ama gerçekten aşk engel tanımıyor. İnsan tüm zorlukların üstesinden geliyor.
  1. Evlenmek istediğinizde aileleriniz neden izin vermedi, kaçarak evlendiniz? Aileleriniz için engel daha büyüktü galiba?

Ailelerimiz engelli olduğumuz için hayatı daha zor yaşıyoruz diye üstesinden gelemeyeceğimizi düşündükleri için izin vermek istemediler. Hem bedensel anlamda hem de ailelerimizin bakış açısı anlamında onların düşüncelerine göre evlilik büyük bir engeldi ve imkansızdı onlar için.

  1. Engelsiz sevmenin gerçek olduğunu yapamazsın diyen herkese gösterdiniz. Peki, bir de sizi birbirinizden dinleyelim?
  • Engelli olmak sevmeye ve aşık olmaya engel değil, biz eşimle tüm zorlukları göze alarak engelleri aşarak evlendik. Eşim her evlilikte olduğu gibi tartışmalarımızda da anlayışlı olan taraf olmayı başarıyor. Ben konuşuyorken o dinliyor daha sonra üzerinden zaman geçince konuşuyor ortak noktada buluşup tüm sorunları çözüyoruz yuvayı dişi kuş yapar diye eskilerden deyim vardır eşimde aynı şekilde her zaman sabırlı ve bana karşı seven bir eş olmuştur. Yani ikimizde birbirimizin eksiklerini tamamlıyoruz.
  1. Barış Bey, iş bulma konusunda zorluk çekiyor musunuz?
  • Evet, yaşıyorum hatta kurum, genellikle özel sektör firmalarına görüşmeye yolladığında burada çalışamazsın diyorlardı. Diğer taraftan devlet sektörü olan işlerde de kurum beni gönderdiği halde almıyoruz demişlerdi. Oysa tekrar gönderen kuruma gidip olumsuz cevap aldığımı söylediğimde yapabilecekleri bir şey olmadığını, beklemem gerektiğini söylüyorlardı. Benim için zor olan sektör tekstil firmalarında çalışmaktı. Zor olan iş yapmak asla değil fakat iş ortamında uğradığım haksızlıklar çok fazladır. Mesela  ben işimin başındayken kendi yapması gereken bir işi benden, benim gibi normal işçinin istemesi haksızlık ama yaşamak için çalışmak zorunda olduğum için mecburen göz yumuyorum. Tekrar belirtmek isterim ki herhangi bir devlet kurumunda maalesef çalışamıyorum.

Çok küçük yerde yaşamama rağmen aslında bu şansın daha yüksek olması gerekiyor fakat bir türlü şansım dönmüyor. Ben işimden memnun değilim demiyorum. Vergi indirimimin parası ödenmiyor, aile geçim parası verilmiyor diyeceğim şu ki ben işimden memnunum,  fakat benim isyanım adaletsizliğe ve hayatımı daha çok kolay hale getirebilmek için yetkililerin sesimizi duyması ve engelli bireyler için yapılması gerekenlerin yapılması.

  1. Engelsiz aktivitelere katılıyor musunuz? Ya da tiyatro veya meslek haline döndürebileceğiniz bir sanat dalı düşündünüz mü?
  • Sanat hem doğuştan gelen yetenek işidir eğitimle sonradanda geliştirilebilir tabi ki imkan sunulsa yapmayı çok isteriz. Bu sayede de engelli bireylerinde bir şeyler yapabileceğini göstermiş oluruz. Aktiviteler oluyor ama sunulmayan imkanlar olmadığı için imkansızlıklar sebebiyle katılamıyoruz.
  1. En büyük hayaliniz nedir?
  • En büyük hayalimiz yaşadığımız olumsuzlukların olumluya dönüşüp yaşanılan yerde her engelli bireye sunulması gereken ve aktif olarak engelliler adına yapılan projelerde yer almak.
  1. Herkese örnek olacak bir hikayenin kahramanısınız. Aşkın ve sevginin engel tanımadığını göstererek, cesaret engellere rağmen sevmektir dediniz. En son ne söylemek istersiniz?
  • Evet aşk engel tanımaz deyip bütün engelleri aştık ve bunu da çevremize kanıtlayarak başka engelli bireylere örnek olmaya çalıştık. Umarım başarmışızdır dolayısıyla bu çabamızın örnek olduğu gibi yetersiz kaldığımız konularda gereken şeylerin yapılmasını rica ediyoruz.

AYSUN KUBAŞ – ERCAN KUBAŞ

  1. Evet, bir diğer ‘ sevmek engel tanıma’ diyen çiftimiz daha; Aysun Hanım, Ercan Bey birbirinizi nasıl tanıdınız?
  • E. Kubaş: Eşim Aysun ile 2011 de engelliler tiyatrosu için Eskişehir’e geldik ve orada tanıştık. 7 ay kadar bir birlikteliğimiz oldu. Sonra eşimi ramazanda AfyonKarahisar’a bağlı İhsaniye beldesinden kaçırdım ve evlendik.
  1. Kubaş: Ben Eskişehir’e tiyatroya gitmiştim. Eşim Ercan’la orada tanıştım. Yedinci ayın ortasında kaçarak evlendik.
  1. Ercan Bey simit satarak eşinize ve çocuğunuza bakıyorsunuz. Hem evde çalışmak, hem simit satmak zor olmuyor mu?
  • Ben boş kaldığım zamanlarda simit satıyorum ve bu da bana zevk veriyor.
  1. Aysun Hanım tiyatroda bilet satıyorsunuz. Palyaço kıyafetleri giyinip çalışıyorsunuz. Bu işleri nasıl buldunuz? Engeliniz sizi zorluyor mu?
  • Evet, biz kendi oyunumuzun biletlerini kendimiz satıyoruz. Bazı kurumların biletleri alırken gördüğü manzara karşısında bizlere dilenci gözüyle baktıkları bile oluyor ve eşim ile beraber palyaçoluk yapıyoruz. İlk olarak palyaçoluk fikri eşimden çıktı, hatta komik olsun diye cüce palyaçolar ismi bile taktık birbirimize ve Afyon da ilgi odağı olduk. Her düğüne, doğum gününe ve açılışa gidiyoruz.  Bazıları gibi yardım almak yerine kendi ekmeğini kendimiz kazanmayı tercih ediyoruz.
  1. Küçük kızınızın ilk doğum anında sizinle aynı kaderi paylaşma ihtimalinden korktunuz. Böyle bir ihtimal var mıydı? Ya da bunun için önceden bir tedavi gördünüz mü?
  • Evet, daha önce büyük kızım için sizin gibi olabilir dediler. Ama biz her şeyi göze aldık, hatta benim için ölme riski bile vardı ama ben çocuğum için her şeyi göze aldım. 2.ci çocuğum için böyle bir risk olmadı, şimdi ikisi de çok sağlıklı.
  1. Aysun Hanım hamilelik süreciniz nasıl geçti?
  • Hamilelikte zor bir süreç geçirdim. Son 5 ay hiç iş yapamadım ve eşim her şeyime yardımcı oldu.
  1. Çocuk sahibi olmak hayalini kurduğunuz bir şey miydi?
  • Çocuk sahibi olmak her anne ve babanın çok istediği bir şeydir. Çok şükür Allah’a bana iki tane nur topu gibi kız verdi. Allah olmayanlara da nasip etsin. İki çocuğu da eşim çok istedi.
  1. Ercan Bey şuan tiyatroda çalışıyorsunuz. Yeteneğiniz var mı?
  • A: Kubaş: Biz birbirimiz çok sevdik ve hayatımızda hiçbir sorunu engel görmedik. Bu mesleğimizde dahil kimseye muhtaç kalmadık ve kendi işimizi kendimiz yaptık. İnsan bir şeyi yapmak istedikten sonra başarabiliyor. Biz 6 yıllık evliyiz, mutluyuz. Evde olsun, dışarıda olsun kendi işimizi kendimiz yaptık.
  1. Engelsiz seven, aşkı en güzel haliyle yaşayan bir çift olarak bir de siz birbirinizi anlatır mısınız?
  • A. Kubaş: Eşimden çok memnunum. Bana her konuda yardımcı oldu ve oluyor da, severek evlendim. Beni hiçbir şeyden mahrum etmedi ve ben onunla çok mutluyum.
  • E. Kubaş: Eşimle çok mutluyum ve her ne hata yapsam beni affediyor. Evet, hatasız kul olmaz, ben işten geldiğimde her zaman kapıyı güler yüzle açıyor. Hiçbir zaman beni üzecek bir şey söylemedi ve beni kırmadı. Ben de eşimi çok seviyorum.
  1. Bu güzel sohbet için hem okurlarımız, hem kendim adına çok teşekkür ederim. Son olarak ne söylemek istersiniz?
  • Biz engellilere kimse acımasın ve şu söz ile bitirmek istiyoruz: Biz engelliler avuç açan değil, üretken olmak istiyoruz. Bize geldiğimiz yolu değil, gideceğimiz yolu gösterin. Okuyucularımıza şükranlarımızı sunar, bizi de düşündüğünüz için sizlere teşekkür ederiz.
YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Düşüncenizi Paylaşın

Önceki yazıyı okuyun:
36’NCI TÜYAP-İSTANBUL KİTAP FUARINDAN YANSIMALAR..!

‘’Her kitap avuçlarımın içinde tuttuğum bir hayaldir’’  (İngiliz yazar, Nail Gaiman) 11 Kasım 2017 Cumartesi günü okurlarımla buluşmak amacıyla ben...

Kapat