HAKAN’CA YORUMLAR

Hakan KANBUROĞLU
Hakan KANBUROĞLU
  • 23.01.2017
  • 1.013 kez okundu

TUNA KİREMİTÇİ VE ARKADAŞLARI

Tuna Kiremitçi, çok özel proje olarak nitelendirdiği ‘’Tuna Kiremitçi ve Arkadaşları’’ albümünü, hayranı ve arkadaşı olduğu sanatçılarla düet yaparak, Pasaj Müzik etiketiyle dinleyiciyle buluşturdu. Aslında bu albümün ön hazırlığını Youtube kanalında her ay bir single olarak paylaşmıştı. Biz müzik severler çok şanslıydık, bu kadar üretken bir adama sahip olduğumuz için. Sahip de değil aslında, bizi yansıttığı için diyelim. Albümde kimler, kimler yok ki; Pamela, Özge Fışkın, Öykü Gürman, Gonca Vuslateri, Gülçin Ergül, Jehan Barbur, Yıldız Tilbe, Gülay, Gökçe Bahadır gibi birbirinden değerli isimler var. Düzenlemelerde ise Hüseyin Cebişçi, Cihangir Aslan ,Evren Arkman, Efe Demiryoğuran’ın imzaları var. Ben bu albümü dinlerken iyi bir müzikte buluştuğum gibi, birbirinden özel duygulara da denk geldim. Belki de bu duyguları unutmuştum da… Kendini star olarak görmeyen müzik emekçisi olan Tuna Kiremitçi, rock müziğin en farklı tarzı Pamela ile açıyor albümünü ve ”Uçmak istiyorsan at kendini gözlerimden,anlamak istiyorsan beni tut yine ellerimden” diyerek yüreğe dokunuşlar yapıyor. Albümün yüreğe dokunacağı ilk şarkıdan anlaşılıyordu. Pamela ile uyumu kulaklarımızı hoş kılarken ardından Özge Fışkın düeti canlanıyor kulaklarda ve birbirinden güzel duygular hafızalarda… Garaj Studio’da çekilen klipleri izlerken şarkılar ayrı bir dokunuyor yüreğe. ”Bana Sebepsin” şarkısındaki en beğendiğim özellik ise şarkının birbirinden güzel betimlemelere sahip olması. Bana sebepsin yangın gibi yanmaya diyen ikilinin arkasından Gonca Vuslateri ile ”Sana Dair” düeti beliriyor. Oyunculuğu kadar sesi de güzel olan Gonca Vuslateri on parmağında, on marifet deyiminin içini doldurarak yine gönlümüze dokunuyordu. Bu şarkıda ise şarkının nakaratında Tuna Kiremitçi’nin naif vokal performansıyla Gonca Vuslateri uyumuna bayıldım. Sesini çok sevdiğim Öykü Gürman’da ”İyi Şeyler”  şarkısını yorumlayarak albüme katkıda bulunmuş. Zaten şarkının ikinci dörtlüğüne yaptığı giriş ile ne kadar başarılı bir yorumcu olduğuna bir kez daha şahit oluyoruz. Bence bu şarkıyı Öykü Gürman, tek başına kendi albümünde de okuyabilir. Gülçin Ergül’de ”Hayatının Hatası” şarkısındaki düet performansıyla belki de albümün en hareketli şarkısına imza atmış. Sesi tabi ki ön planda. Ataol Behramoğlu’nun şiiri Bu Aşk Burada Biter’e Tuna Kiremitçi o kadar duru bir müzik yapmış ki ve Jehan Barbur o kadar naif performans sergilemiş ki;müziğin ruha işleyişine şahit oluyoruz. Zaten Jehan’ın yenilikçi ruhuna bayılıyorum. Tuna Kiremitçi’nin yeni klibi ise Yıldız Tilbe ile gerçekleştirdikleri ”Yine Sevebilirim” şarkısı. Hiçbir şey yapmayıp, sadece kendinizi şarkının akışına ve Yıldız Tilbe’nin sesine bırakmalısınız, onlar zaten müziği müzik için yapan emekçiler, bizi kötü bir yere götürmezler. Gökçe Bahadır’da şarkı söylemeyi çok seven oyunculardan. Bu Kaçıncı Sonbahar şarkısını dinlerken keşke bir albüm çıkarsa diyoruz. ”Kalbin silmiyorsa, elin ne yapsın diyor” ikili. Bir klipte bu şarkıya yakışır diyenlerdenim. Son yılların yükselen değeri Sena Şener ve Güçlü yorumcu Gülay’da kendi alanlarında profesyonel olduklarını albümde Birden Geldin Aklıma ve Varsın Bu Dünyada şarkılarını kusursuzca yorumlayarak tamamlıyorlar. Müzik yürekten ve candan olduktan sonra size ticari başarı da getirir ama en önemlisi kendi samimiyetinizden doğması gerekir, bu albümde böyle bir albüm. Kendi içinde samimi, birbirinden yüce duyguları yansıtan, ilgilenenine göre enerjik, kimimize göre kederimiz, kimimize göre ise rakı ya da şarap arkadaşımız. Kaderdaşımız.. Ama belki de en önemlisi popüler kaygılardan uzak kalarak, yüreğe dokunarak popüler olmasıdır. Ruha dokundunuz müzik emekçileri, samimiyet ile yapılmış emeklerinizin devam etmesi dileğiyle. Ruhu müzik kokan insanlara rastlamak ne güzel.

 

   

ŞİFA; CANDAN OLAN MÜZİKTE

O kadar zorluklara, o kadar derde tasaya ‘’rağmen’’ şifayı, müzikte bulmaya niyetliyim. Müziğin sadece eğlendiriyor algısından uzaklaşmamız gerektiği bilinciyle, Sıla’nın Heybeden Şarkılar konserinin 3. gününe gittim. Muhteşem bir kalabalık vardı diye şatafatlı cümleyle başlamak isterdim ama ben artık böyle abartılı cümleleri sevmiyorum, Sıla’nın konserleri her zaman ki gibi kalabalıktı evet, bu sefer kalabalıktan ziyade ortamdaki birlik beni etkilemişti. Akustik bir bölümle başlamıştı konser; Kenar Süsü’nü okuyordu Sıla, bizi 2007 yılına,ilk çıktığı zamanlara götürüyordu. E tabi konserin ilk dakikaları herkes şarkıya eşlik etsek mi etmesek mi diye düşünürken ben çoktan bırakmıştım ruhumu Sıla’nın kollarına. Sevişmeden Uyumayalım’ı söylemeye başlamıştı ve kendisine o an sadece Efe Bahadır eşlik ediyordu. Sıla’nın çıktığı ilk şarkıydı Sevişmeden Uyumayalım ve kaç tane ödül aldığını hatırlayamadığım şarkılarından biriydi, hani ne zaman denk gelsek her zaman büyüsünü arttırarak ruha dokunan…  Akustik bölüm, kronolojik sırayla gidiyordu. Sıla’nın bu zamana kadar söylediği söyleyemediği, keşke bunu da söylesek dediği ama konser repertuvarına sığdıramadığı şarkıları ağırlıkta olacaktı bu gece. Akustik bölüm bittikten sonra Sıla açılış konuşması yaptı. ‘’Bu akşam aslında eşitlenmek için buradayız. İyi bir gece olmasını gönülden diliyorum. Çok heyecanlı ve gerçekten albümüm ilk çıkmış gibi bu sahneye çıktım. Provaları yaparken de aynısını yaşadık. Bu bizim için çok özel, sizin içinde aynı özellikte olmasını diliyorum, hoş geldiniz. Bu yolculuğumuz şimdi çok bireysel başlıyor. Ağırlıklı olarak dört duvarın içine saklanarak, kendi kendinize mırıldanarak, kendi kendinize karalayarak… Sonrasında kendi kendinizi biraz daha ortaya atmaya başlıyorsunuz ve kalabalıklaşmaya başlıyorsunuz. Kendinize yol arkadaşları ediniyorsunuz. Bizim Efe’yle hikayemiz aslında böyle başlıyor, bizim bireysel yolculuğumuz bir yerinde bir baktık ki aslında biz ikiymişiz. İki birden her zaman büyüktür, bunu çok iyi biliyoruz. Sonrasında başka yol arkadaşları kattık aramıza müsadenizle onları çağırmak istiyorum. Siz nasılsınız? Her şey yolunda mı? Hiç sorulmayacak soru değil mi bu? Davulda Alp Türeci,bas gitarda Cudi Genç, piyanoda ve armonikada Burak Erkul, kemanda ve udda Semih Çelikel, perküsyonda Cengiz Ercümen ve Murat Yeter,çelloda Özer Arkun, vokallerde Sibel Gürsoy, Tuba Önal, Dünya Kızılçay, seste Alp Turaç, Serhat Özarda, ışıkta Mustafa Kap, Çağan Öğüt prodüksiyon ekibi, Hande Kızıl, Büşra Sarıkaya, Mesut Öner ve Serkan güney.. Bütün ekibin hakkını veriyordu Sıla. ‘’Eşitlenmek, ortak noktada buluşmak, birlik olmak güzeldir diyerek tekrardan şarkıları dinlemeye koyulduk. Acısa da Öldürmez’den, Malum’a, Dağınık Yatak’tan Gönlümün Efendisi’ne, Afitap’tan Ateşle Oynama’ya kadar birçok şarkısını seslendirdi. Beni özellikle Ateşle Oynama şarkısında vokalisti Dünya Kızılçay ile yaptığı düet çok etkiledi. Hele Sıla’nın giydiği o smokin, o kadar çok yakışmıştı ki görülmeye değerdi. Daha çok slow ve akustik ağırlıklı bir konserdi, her ne kadar Harbiye kadar büyüleyici olmasa da duygularımız büyüktü ve Sıla bu duyguları eliyle yoğuruyordu, kıvamını ayarlayıp, şekil veriyordu. Yeri geldiğinde  Sıla, tatlı tatlı seyirciyle atışmayı da ihmal etmiyordu. Seyircilerden birinin; ‘’Sen bize ne yaptın böyle, bu konserden kaç gün sonra toparlanırım ben’’  serzenişine Sıla;’’ Sen unut toparlanmayı, daha buradan acile kaldıracağız seni, yine benim şarkılarım kendine getirecek’’ diyerek tatlı mı tatlı bir diyalog yaşanmıştı. ‘’Çok güzelsin be Sıla’’ çığlıkları da geliyordu erkek izleyicilerden. Sıla’yla göz göze gelip, el sallayan kadın hayranları da yok değildi. Sıla herkesti, bendim, sendi, oydu. İçimizden biriydi, kusuruyla hatasıyla, kendi olmayı başarabilen ender insanlardı. Kimi zaman sustuğumuz an konuşan, bizi yansıtan, içimizin aynasıydı. O gece orada bir kez daha gördük Sıla’nın nasıl vicdanımızın sesi olduğunu. Sizde hayatın tüm kötülüklerine rağmen müzik ile şifa bulmak istiyorsanız; 4 Şubat İstanbul,14 Şubat Ankara, 24 Şubat İzmir’deki Sıla konserlerinde notaların eşsiz huzuruna eşlik edebilirsiniz, bu da Sıla’dan size gelen mesaj: “Kariyer dokuz sene, konser iki saat. Seslendirmek isteyip vakit darlığından söylenmemiş onlarca şarkı var. Hem kendime ait şarkılar hem de bugüne kadar yorumlamak istediğim birçok sürpriz eser. Yoruldum, Gözlerine Teslimim, Bodrum’un Suları, Zor Sevdiğimden ve heybede birikmiş daha bir çok şarkı… Heybeden Şarkılar ile alışılagelmiş Sıla konser repertuvarı dışında bir seçki ile buluşmak üzere.”

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Düşüncenizi Paylaşın

Önceki yazıyı okuyun:
ÇAM YEŞİLİ GÜZELLİĞİNDE TERMAL: KIZILCAHAMAM

Sevgili dostlar, Can gezikolikler hepinize kucak dolusu selamlar. Yazılarımızı Facebook ve Instagram üzerinden MURAT AK SEYAHAT YAZARI sayfamıza beğeni yaparak...

Kapat