SON DAKİKA:

‘HİÇE YAKIN BİRİYİM!’

Gazetemizin bu haftaki röportajına genç şair&yazar ‘Ayrılık İşleri’ ve ‘Tutku’ kitaplarının yazarı Erdem Güler konuk oldu. Başarılı yazar ile yaşamı ve kalemi üzerine gerçekleştirdiğimiz bu muhteşem sohbete sizleri de bekliyoruz…

Ayşenur MAMA
Ayşenur MAMA
  • 25.08.2016
  • 606 kez okundu

‘HİÇE YAKIN BİRİYİM!’

RÖPORTAJ: AYŞENUR MAMA

İlk olarak bizlere kendinizi tanıtır mısınız? Erdem Güler kimdir?
Erdem Güler pek fazla bir şey değildir aslında. Hatta hiç’e yakın seviyededir. Bu gezegene Bursa şehrinde gelmiştir. Ve bir insan ömrü tamamlayıp göç edecektir. Bu göç hazırlığı içinde olduğu süreçte aşık olmuştur, yazmıştır. Hala daha yazmaktadır.
Edebi yaşantınıza ilk adımınızı nelerin etkisi ile attınız? Bu yolda size ön ayak olan kimseler var mı?
Yedinci sınıfta bir kıza aşık olmuştum. Nedendir bilmiyorum ona şiir götürmem gerektiğini düşündüm açılmak için. Herhalde bir filmde gördüm bunu, dediğim gibi bilmiyorum. Sonra babama gittim, ‘Bana bir şiir yaz kızın ismi şu.’ dedim. Babamın da yazdığı birkaç şiir vardı, yazabildiğini biliyordum. “Neden kendin yazmıyorsun, ısmarlama şiir olmaz.” dedi ve ben böylelikle ilk şiirimi yazmış oldum. Sonra hiç bırakmadım… Edebiyat konusunda ön ayak olan var mı? Yok. Tam aksine lisedeki edebiyat öğretmenim konuya oldukça ilgisiz yaklaşmıştı.
Yazarlık önceden hayalini kurduğunuz meslek miydi? Edebi yaşamınızdan memnun musunuz?
Hayal kurmak… Sanırım bu bir paradoks. Hayal kurmayı bırakınca yazar olmaya karar verdim çünkü.
‘Ayrılık İşleri’ adlı kitabınızda işlediğiniz konu neydi? Kitabın adı nereden geliyor?
Ayrılık İşleri kitabı, ayrılık sonrası yaşanan bunalımdan doğmuş şiirler içeriyor. Tabii hep güz değil, bahar da var içinde. En azından birkaç sayfada…
Yazmak, hayal gücü ve hisler aracılığıyla ortaya kimi ürünler koymak dışında yaptığınız bir iş var mı?
Edebiyattan zaten kazanmıyorum. Bu yüzden geçinmek için yaptığım ayrıca bir ş var tabii ki. Bir saat şirketinin görsel dizayn işlerini takip ediyorum.
İki tane kitap yazmış tecrübesi yüksek safhalarda olan bir yazarsınız. İyi ve usta bir kalem olmak isteyen gençlere tavsiyeleriniz nelerdir?
Tecrübem olduğuna inanmıyorum açıkçası. Yolun çok başındayım. Çırak dahi değilim. Usta bir kalem olmak için ne gerekir bilemem ama ne yapmamam gerektiğini biliyorum; insanların din vb. duygularını sömürmeden gerçekten hissettiğim şeyleri kağıda en iyi kalem olgunluğuyla aktarmam gerekiyor. Yani sözüm ona yazarım diye geçinip din ve ahlak sömürüsü yapan, bu sayede çok satanlara girip milyonları cebe indirdikten sonra sürekli kendini alt tabakadan gariban kesimden göstermeye çalışan sahtekarlardan olmamak, şimdilik yeterli gibi duruyor. Türk edebiyatını yerin dibine sokmak densizlikten başka bir şey değildir çünkü ve buna kimsenin hakkı yoktur. Hatta bunu göz göre göre yapmak bence okura karşı yapılmış terörist bir eylemdir. Youtube’a video koyup altına şunu ima eden cümleler kuruyor bu adamlar: videomuzu paylaşırsanız siz de sevaba girersiniz. Tövbe tövbe! Ben inançlı biriyim, bir Müslüman böyle bir şeyi nasıl korkmadan yazar ve insanlar nasıl kanarlar böyle adamlara… Hiç anlamıyorum. Çok doluyum bu konuda. Neyse. Böyle aşağılıklardan bahsedip kendimi de küçültmek istemiyorum. Benim için önemli olan bir şey var, cebimin kabarıklığından ziyade aynaya baktığımda utanmayacağım bir yüzüm olsun isterim. Bazılarının ne aynası var ne yüzü maalesef… Çünkü dünyanın bütün altınları bir araya gelse, dürüst bir suret satın almaya yetmez. Ve doğruları gösterecek bir ayna satın almaya…
İlk kitabınız Tutku’da okuyucuya ne gibi mesajlar vermek istediniz? Kitap neyin tutkusunu anlatıyordu?
‘Tutku’ kitabı 15-18 yaşları arasında yazdığım şeylerden ibaret. Tutkulu yaşlar bilirsiniz 🙂 O yaşlardaki çalkantıları anlatıyor.
Sizce isteyen herkes yazar olabilir mi? Yoksa bunun için belirli aşamalardan mı geçmek gerekiyor?
“Yazar olmak.” bunun için ölmek gerekir herhalde. Öyle ki ancak bir sonraki nesil okuyup da yazar olduğunuza karar verebilir. İki önceki soruda verdiğim cevaplar da dahil.
Şu an üzerinde çalıştığınız bir eser var mı? Varsa okurlarınızla ne zaman buluşturacaksınız?
Bir roman hazırlıyorum. Bazı sahneleri yazabilmek için. Çok uzak mesafeler yürümem gerekiyor. Biliyorum anlamsız geldiğini. Ne demek istediğimi okuyunca anlayacaksınız.
Son olarak Yeni Çağrı gazetesi okurlarına neler söylemek istersiniz?
“Gazete okuru” oldukları için onları tebrik ederim.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Düşüncenizi Paylaşın

Önceki yazıyı okuyun:
5 Anayasa Mahkemesi personeli gözaltında

Anayasa Mahkemesi Başkanlığınca, FETÖ soruşturması kapsamında dün gözaltına alınan 35 kişiden 5'inin Anayasa Mahkemesi personeli olduğu bildirildi.

Kapat