SON DAKİKA:

TÜRKİYE’Yİ BEKLEYEN SORUNLAR

Ulaş Salih ÖZDEMİR
Ulaş Salih ÖZDEMİR
  • 23.02.2016
  • 422 kez okundu

Suriye’nin kuzeyinde ABD ve İsrail ve Avrupalılar eliyle oynanan büyük oyunun farkına vardık ama inşaallah geç olmaz. Kürdistan’ın kurulması için büyük bir oyun oynanıyor. Türkiye, Batı tarafından desteklenen bir Kürt devleti ile karşı karşıya. Orta Doğu’da sınırların değiştirilmeye çalışıldığı, ABD ve İsrail tarafından sınırların kanla çizildiğine bilinen bir realite. Amerika, Orta Doğu’da kaos oluşturmak, Müslüman’ı Müslüman’a kırdırmak, yaraları daha da derinleştirerek bu yaraların üzerine tuz basmak niyetindeler. Böylelikle ayrışmaları körüklemek derdindeler. Bölgede çıkardıkları iç savaşla sınırları yeniden çizmeye çalışıyorlar. Suriye parçalanarak kuzeyinde bir Kürt devleti kurulmak isteniyor. Amaç Kuzey Irak’ta bulunan enerjiyi Akdeniz’e ulaştırmak için bir sözde Kürt koridoru oluşturmak. Suriye ve Türkiye arasındaki sınırı buharlaştırmak ve Türkiye’yi iç sorunlarla canından bezdirerek yeter artık dedirtmek istiyorlar. Türkiye’nin güneyindeki Kürtler ile Suriye’nin kuzeyindeki Kürtleri birleştirmek temel amaçları. Suriye’de kurulacak olan koridoru Türkiye içerisinde genişletmek ve Güneydoğu’da Irak’ın kuzeyindeki gibi Kürt devleti kurmak istiyorlar. Ortada ciddi bir Kürt devleti planı var. Bu planın arkasında ise İsrail, Amerika ve Avrupa Birliği var. Dolayısıyla sadece terörle mücadele ederek Türkiye geleceğini garanti altına alınamaz gibi geliyor. Çok farklı bir strateji geliştirmesi gerekir. Türkiye’nin Amerika ve Avrupa Birliği ülkeleriyle ilişkilerini gözden geçirmesi elzem. Çünkü PKK bu amaçla kullanılan bir renkli bir enstrümandır.
PEKİ, TÜRKİYE’NİN GÜNEYDOĞUSU NEDEN ÖNEMLİ?
Irak’ın kuzeyinde enerji var. Burada kurulan devletin denize açılması ve buradaki enerjinin Akdeniz’e ulaştırılması gerekiyor. Bundan dolayı Suriye’nin kuzeyinde bir koridor oluşturulması amaçlanıyor. Güneydoğu’nun önemi de Orta Doğu’nun en önemli su kaynakları olan Fırat ve Dicle nehirleri buradan geçmesidir. Emperyal ülkeler her dönemde kendi kirli ve kanlı projelerini uygulamak için onlarca senaryoyu aynı anda devreye sokarlar. Bu senaryoları boşa çıkarmak ancak bölgeyi, bölge halklarını ve emperyal ülkeleri çok iyi tanıyan ve karşılığında kısa ve uzun vadeli strateji geliştirebilen akla ihtiyaç vardır. Ne yazık ki İslam coğrafyasında, Osmanlı’dan bu yana henüz böyle bir akıl ortaya çıkmış değildir. Bu nedenledir ki, Osmanlıyı oluşturan kavimler her defasında emperyal ülkeler tarafından oyuna getirilmiş, en çok oyuna getirilen, aldatılan kavim ise ne yazık ki Kürtler olmuştur. Kürtler sadece aldatılmamış, aynı zamanda kıyıma uğrayan, parçalanan ve her defasında bir şekilde oyuna getirilmiştir. Nitekim Kürtler parçalanarak, 4 ülkede yaşamak zorunda bırakılmış, dilleri, ırkları inkâr edilmiş ve her defasında, sanki oyuna hiç getirilmemiş gibi, yine de kendisini oyuna getiren emperyal ya da bölgesel ülkelerin yedeğinde ve istekleri doğrultusunda yönlendirilerek aynı akıbeti yaşamak zorunda bırakılmıştır. Bunun bir nedeni, Kürtleri yöneten liderlerin birçoğunun satılık, işbirlikçi olmaları, diğeri ise emperyal ülkeler ve bölgesel işbirlikçi ülke yönetimlerinin sömürgeci politikalarıdır.
ANLATMAYA ÇALIŞTIĞIM OLGUYU BİR HİKAYE VE VAKAA İLE PEKİŞTİRMEK İSTERİM.
Hikaye özetle şöyle: “Fil Avcıları vahşi filleri takibe alırlar. Bilirler ki, filler geleneklerine bağlıdır. Beslenmeye, sulanmaya geliş gidişlerinde her daim aynı güzergahı kullanırlar. Kendilerince uygun bir yerde derin bir çukur (Filin düştüğünde çıkamayacağı kadar) kazarlar ve üstünü kamışlar ile ızgaralayıp, hafifçe toprakla kamufle ederler. Genellikle fillerin en büyüğü ve en güçlüsü lider olduğundan, gelir ve çukura düşer. Avcılar siyah elbiseler giyip, dayanabildiği sürece fili aç bırakır, şiddet uygular ve eziyet verirler. Günlerce aç-susuz kalan ve hırçınlaşan file, aynı avcılar beyaz elbiselerini giyerek, sevdiği yiyecekler verir, okşar ve gönlünü kazanırlar. Hırçınlığı geçen filin bulunduğu çukurun önünü kazıp düzeltirler ve beyaz elbiseli avcılar yardımı ile fil çukurdan çıkar ama artık beyaz elbiseli sahiplerini kurtarıcı olarak benimsemiştir. Bundan böyle ‘’Sahip’’ ne derse onu yapmaya devam eder.” Gelelim vakaya. Kaddafi Libya için çok kimine göre çok olumlu kimine göre çok olumsuz şeyler yaptı. Herkesi maaşa bağladı, evlenene ev verdi, yurtdışında okuyana çift maaş verdi vs vs. Orada farklı dinden insanlar olduğu kadar, farklı mezheplerden insanlar(Maliki, Şafi, Suni vs) da vardı. Malesef ki, Araplar genel kanı olarak “Türkler Müslüman Değil’’ yargısındalar. Bunun nedeni ise Osmanlı Kıyafeti giyen İngilizler buraya (Trabulusgrap) gelmişler, bütün kadınların ırzına geçmişler, yaşlı ve çocukları öldürmüşler. Yapmadıkları zorbalık, işkence tecavüz kalmamış… Aradan altı ay geçmeden de İngiliz askeri kıyafet giyerek gelmişler. Halka yiyecek, tedavi ve şefkat dağıtmışlar. Ondan dolayı Araplar Osmanlı’yı ve dolayısı ile de Türk’ü sevmez. İşte anlatılan bu hikaye ve vakayı bugün bağımsızlık hayali yanıp tutuşan birilerinin kulaklarına küpe olur sanırım. Dikkatli olmak lazım. Oyuna gelmemek, daha da önemli şu içinden geçtiğimiz kritik günlerde.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Düşüncenizi Paylaşın

Önceki yazıyı okuyun:
Kartal liderlik koltuğuna oturdu

Beşiktaş, Süper Lig'in 22. haftasında konuk ettiği Gençlerbirliği'ni 1-0 yenerek, Fenerbahçe'nin puan kaybettiği haftada maç eksiğine rağmen liderlik koltuğuna oturdu.

Kapat