Gaziantep

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran, İstanbul Aile Vakfının aile değerlerini koruma ve geliştirme misyonuyla Gaziantep Aile Akademisinin işbirliğinde Gaziantep Üniversitesi Mavera Kongre ve Sanat Merkezi'nde düzenlediği "2. Uluslararası Aile Sempozyumu" açılışında toplumun temel değerlerini ailenin oluşturduğunu söyledi.

Sempozyumun "Küresel Tehditler Karşısında Aile" başlığı altında düzenlendiğini belirten Kıran, aile kavramının her açıdan ele alınacağını ifade etti.


 

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın temel felsefesinin aile olduğunu aktaran Kıran, şöyle devam etti:

"Hem Türkiye’den hem de yurtdışından birçok saygın akademisyenin burada sunacağı fikirler, düşünceler bizlere önemli ufuklar açacaktır. Biz büyük bir medeniyetin mirasçılarıyız. Medeniyetimizin temel direklerinden birisi kuşkusuz aile kurumudur. Anayasamızda devletimiz hukuki çerçeveyi 'Aile toplumun temeli' tanımıyla ortaya koymuştur. Hükümet olarak aileyi korumak için atılan her adımı yerine getiriyoruz. Aile kurumu çok kapsamlı ve bu kapsam bakımından adımların atılması gereken bir kurum."

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise sempozyuma ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyduklarını söyledi.

Küreselleşen dünya ile beraber aile kurumu üzerinde büyük tehditlerin oluştuğunu aktaran Şahin, şunları kaydetti:

"Küreselleşme dediğimiz şey, sosyal adalet ve barışın sağlanmadığı, çevresel kalkınmanın hayata geçirilmediği, bir damla petrolün bir damla kandan çok daha değerli olduğu bir dünyaya dur demek için buradayız. Buna dur demenin en önemli kısmı aile. Aile bizim inancımızın, kültürümüzün en mukaddes hazinesi, nimeti, güvenli limanı. Bu yüzden İstanbul Aile Vakfı bu konuda önemli. Aile kurumuna karşı gelen tehditleri engellemede bu vakıf önemli bir duruş. Aileyi koruyarak geleceğe taşımak istiyorsak önce kendimizden başlamalıyız."

İstanbul Aile Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Rıza Arslan da vakıf olarak 2020 itibariyle "Medeniyetin Temeli Aile" felsefesiyle çalışmalara başladıklarını belirtti.

Amaçlarının milli ve manevi değerleri korumak olduğunu aktaran Arslan, "3 günlük sempozyumda yapılacak konuşma ve tartışmaların aile kavramını güçlendirmek adına önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Dünyadaki gelişmeler toplumumuzdaki ve bütün dünyadaki aile yapılarını temelden tahrip etmektedir. Kadim aile değerlerinin erozyona uğraması toplumun yapısını zayıflatmakta, kimlik bunalımlarına yol açmaktadır. Bu tehditler artık uluslararası platformlarda da daha sık gündeme gelerek tartışılmaktadır. Burada atılacak adımların temelinde aile ve nesilleri korumak vardır." şeklinde konuştu.

Gaziantep Üniversite Rektörü Arif Özaydın ise toplumda ailenin öneminden bahsederek söz konusu sempozyumdan herkesin faydalanması gerektiğini dile getirdi.

Program, açılış konuşmalarının ardından Doç. Dr. Turgay Şirin, Prof. Dr. Ruhi Ersoy, Dr. Sarah Amjad Hussain'dan oluşan ilk oturumla devam etti.

Sempozyumun ikinci gününde, çeşitli konu başlıklarıyla 3 salonda 12 oturum düzenlendi.

Alanında uzman yerli ve yabancı akademisyenler, dinleyicilere çeşitli sunumlar yaptı, gelen soruları cevapladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan şehit Onbaşı Recep Kabala'nın ailesine başsağlığı mesajı Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan şehit Onbaşı Recep Kabala'nın ailesine başsağlığı mesajı

Sempozyumda, Anadolu Ajansı (AA) tarafından hazırlanan, İsrail'in Gazze'de işlediği savaş suçlarını tüm açıklığıyla ortaya koyan "Kanıt" kitabındaki fotoğrafların yer aldığı sergi de yer aldı.

"Devlet büyük bir ailedir, aile ise küçük bir devlettir"

Sempozyumun kapanış programında konuşan Vali Kemal Çeber, bu yıla "Gaziantep aile yılı" dediklerini söyledi.


Fotoğraf: Adsız Günebakan/AA

Kentte bir şeyler yapmaya gayret ettiklerini belirten Çeber, şunları kaydetti:

"Çünkü bu anlamda derdimiz var. Şehrin sorunlarını her oturup konuştuğumuzda eğer ki aile değerlerimizi ve bizi biz yapan aile mefhumunu hala orijinal haliyle sürdürebiliyor olabilsek ya da o genlere dönebilsek bugün bu şehirde sorun diye konuştuğumuz şeyleri konuşmayız. Gaziantep'te en çok asayiş, uyuşturucu, hırsızlık, çarpık yapılaşmayı, trafik kurallarına uymamayı, bazen de haksız rekabeti konuşuyoruz. Bunların hepsi iyi aile olmuş insanların bizlere yaşatmayacağı sorunlardır. Ben buna inanıyorum."

"Devlet büyük bir ailedir, aile ise küçük bir devlettir" diyen Çeber, her ikisini de çok iyi yönetmek gerektiğini ve her ikisini de değerler, sistem ve belli bir prensipler üzerine kurgulamak gerektiğini ifade etti.

Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise bu yılı aile yılı olarak ilan ettiklerini ve bu kararın bir devlet duruşu olduğunu vurgulayarak, "Medeniyetin dünya barışına ihtiyacı var. Anne kalbiyle bakılan her yerde bugün Gazze'de çocuklar ölmez, öldürülmez. Bugün Gazzeli annelerin mağdur, mahcup göz yaşıyla dünyaya bakmaz." diye konuştu.

Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Arif Özaydın da programın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.

Uluslararası Aile Sempozyumu Düzenleme Kurulu Başkanı ve İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Turgay Şirin ise Türkiye'de 20'den fazla ilden ve 15 farklı ülkeden akademisyenlerin sempozyuma katıldığını dile getirdi.

Sempozyumda vurgulanan ana fikrin, ailenin, toplumun temel yapı taşı olduğunu anlatan Şirin, şöyle devam etti:

"Sempozyumda vurgulanmak istenen aile vazgeçilmez bir kurumdur. Belki de tüm toplumlar için bu durum geçerlidir. Aile, vazgeçilemez, ötelenemez bir kurumdur, temel yapı taşıdır. Ailenin bugün karşı karşıya kaldığı sorunlar ailenin varlığına yönelik sorunlardır. Dolayısıyla ailenin varlığını devam ettirmesi için bilinçli nesillere eğitimcilere ve yöneticilere ihtiyacı vardır. "

Vali Çeber ve Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, sempozyumda ayrıca Anadolu Ajansı (AA) tarafından hazırlanan, İsrail'in Gazze'de işlediği savaş suçlarını tüm açıklığıyla ortaya koyan "Kanıt" kitabındaki fotoğrafların bulunduğu sergiyi gezdi.

Sempozyuma Vali Kemal Çeber'in eşi Neslihan Ayan Çeber, İstanbul Aile Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Rıza Arslan'ın eşi Gül Arslan, İstanbul Aile Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Emine Yılmaz, akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı.

"Aile sempozyumu günümüz ailesinin yasadığı krizi anlamak adına önemli bir adım olmuştur"

Sempozyumun sonuç bildirgesinde, ailenin, toplumun temel yapı taşı ve vazgeçilemez bir kurum olduğuna dikkati çekildi.

Ailenin bugün karşı karşıya kaldığı sorunların, ailenin varlığına yönelik olduğu belirtilen bildirgede, "Ailenin varlığını devam ettirmesi için bilinçli nesillere, eğitimcilere ve yöneticilere ihtiyaç vardır. Ailenin yaşadığı krizi anlamak ve çalışmaların teoriden-pratiğe aktarılması için bütüncül bir bakış açısının geliştirilmesi gerekmektedir. Bu anlamda bu tür sempozyumların önemi bir kez daha anlaşılmaktadır. Aile sempozyumu günümüz ailesinin yasadığı krizi anlamak ve bütüncül bir bakış açısı geliştirmek adına önemli bir adım olmuştur." ifadeleri yer aldı.

Küresel tehditler altında bir an bile olsa ihmal edilmemesi gerektiği bir kez daha ortaya konulan, toplumun ve insanlığın refahı için daha çok ilgilenilmesi gereken son kalenin "aile" olduğuna işaret edilen bildirgede, Türkiye'deki farkındalığın uluslararası arenaya taşındığı aktarıldı.

Bildirgede, aile konusunda kamu, akademi, özel sektör, sivil toplum, medya çalışma gruplarının oluşturulması, üniversite, kamu ve STK işbirliğinin güçlendirilerek, ülke geneline yayılması gerektiği ifade edilerek, aile ilgili yapılan çalışmaların teorik düzeyde kalmaması, ailelerin bu çalışmalardan faydalanması için gerekli adımların atılmasının önem arz ettiği bildirildi.

Milli ve manevi değerlerin aile birliğinin sağlanması açısından son derece işlevsel bir role sahip olduğu vurgulanan bildiride, şunlar kaydedildi:

"Çocuk ihmal ve istismarını azaltma hedefi doğrultusunda, ebeveynlere olumlu ebeveynlik becerilerini artırmaya yönelik destek programlarının sunulmasının yanı sıra toplum genelinde ihmal ve istismar konularında farkındalık eğitimlerinin düzenlenmesi büyük bir önem arz etmektedir. Ailenin küresel tehditlere karşı korunmasına yönelik kültür ve sanat alanındaki yapımların, dizi, sinema, dijital medya vb. içeriklerin üretilmesinin teşvik edilmesi ve bu konuda gereken mevzuatın düzenlenmesi önem taşımaktadır. Ülkemizde faaliyet gösteren, düşünce, söylem ve eylemleri ile Türk aile yapısını ve gençliği tehdit edici oluşumlar yakından takip edilmeli, faaliyetlerini şeffaf ve denetlenebilir bir yapıda yürütmeleri sağlanmalıdır. Çocukların ekranların etkisinden korunması için oyun oynamalarını sağlayabilecek şekilde şehir planlamalarının yapılması, yatay mimariden ziyade geleneksel mimarinin teşvik edilmesi, ev planlarının aile içi iletişimi teşvik edecek şekilde ve milli kültürümüzü yansıtan mimari planlama felsefesine geçilmesi büyük önem taşımaktadır. Gençlerin evliliğe teşvik edilmesi ve evliliğin desteklenmesi, milli güvenlik meselesi olarak gördüğümüz Türkiye'nin demografik gücünün artırılması açısından son derece önem taşımaktadır."

Bildiride, bu yılki sempozyumun Filistinli ailelere ithaf edildiği de yer aldı.

Kaynak: AA