$ DOLAR → Alış: 5,64 / Satış: 5,67
€ EURO → Alış: 6,50 / Satış: 6,53

SON DAKİKA:

31 MAYIS YENİ BİR MİLAT OLSUN!

Saygıdeğer okurlarım, bugün sizlere memnuniyetle terk edebileceğiniz bir sinsi katilden yani sigaradan bahsetmek istiyorum.

Yeni Çağrı
Yeni Çağrı
  • 01.06.2016
  • 414 kez okundu

Evet, bugün günlerden 31 Mayıs, Dünya sigarayı bırakma günü olduğunu hemen hemen hepimiz biliyoruz. Neden ancak hala bir türlü karar veremiyoruz? 40 yılı aşkın süredir bu konuya ilişkin olarak büyük gayretler sarf ettiğimi düşünüyorum. Bu süreçte Yeşilay Yönetim Kurulu Üyeliği, Bağımlılığa Hayır Derneği (Sarıay Derneği) Yönetim Kurulu Üyeliği, sigaranın zararlarına ilişkin konferanslar, karikatür sergileri bunlardan bazılarını oluşturuyor. Ancak görüyorum ki, tüm çabalara rağmen ne yazık ki bir arpa boyu yol bile gitmemişiz. Ülkemizde açık alan uygulamasına rağmen halen 25 milyon kişi sigara içmektedir Yani halkın hala o/o 36,8 i pofur pofur sigara tüttürmektedir. Maalesef, kadınlarımız bu konuda da erkekleri (!) sollamış durumdadırlar.
Biliyoruz ki, sigara kullanımının kanser gibi birçok ciddi hastalıklara % 87 oranında neden olmasının yanı sıra, ağız kokusuna, diş ve diş eti hastalıklarına yol açtığını, gastrit, ülser ve reflü hastalığına sebep oluğunu, akciğer, mide ve yemek borusu rahatsızlıklarına yol açtığı da bir gerçektir. Ayrıca, sigara tiryakilerinde erken menopoz ve rahim kanseri gibi hastalıkların görülme oranının çok yüksek olduğu da bilinmektedir.
Dünya Sağlık Örgütü değerlendirmelerine göre sigara tiryakisi sayılmak için düzenli olarak günde 1 sigara içmek yeterlidir. Bağımlılık kişinin madde alımı üzerindeki kontrolünü kaybetmesini ifade etmektedir. Sigara içme veya dumanının solunması zamanla kişide kuvvetli psikolojik ve zayıf fiziksel bağımlılık oluşturmaktadır. Her bir sigarada 4 bine yakın zararlı kimyasal madde bulunduğunu ve farmakolojik kanıtların, tütünde esas bağımlılık yapan maddenin “nikotin” olduğunu göstermektedir.
Sigara bağımlılığı üzerine yapılan tüm araştırmaların ortaya çıkardığı en önemli ve tartışmasız kabul gören gerçek, bu alışkanlığın yaklaşık yüzde 40 oranında 15-19 yaşlarında başlamış olduğudur. Tüm dünyada ve ülkemizde 15 yaşın üzerindeki nüfusun yaklaşık yüzde 45’inin ciddi boyutlarda sigara bağımlılığı olduğu varsayımı, sorunun özellikle gençlik açısından ne denli önemli olduğunu göstermektedir.
Sağlık Bakanlığının, 2010 yılında Ülkemizde yaptığı bir çalışmaya göre, halkın yüzde 36,8’nin sigara içtiğini, en çok da 30-39 yaş grubundaki kişilerin sigara içtiğini (yüzde 48,7) erkeklerin kadınlara oranla daha çok sigara tükettiğinin ortaya koymaktadır.
Unutmayalım, sigara bağımlılığının ciddi sağlık sorunlarına neden olan ve insanların yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir olgu olarak karşımızda durmakta ve hayatımızı duman etmektedir. Ayrıca sigaranın başta damar sertliği olmak üzere, beyin ve kalpte damar tıkanıklığı, kalp krizi ve tansiyon yükselmesi gibi hastalıklara açık davetiye çıkardığını da unutmamalıyız. Ayrıca, sağlığımızı olumsuz yönde şu şekilde de etkilemektedir: Dilde tat alma duyusunda bozulmalara yol açmakta, beyin hücrelerinin ölümüne neden olmakta, öğrenme bozuklukları, hafıza zayıflığı ve erken bunamaya neden olabilmektedir. Göz merceğinin saydamlığının azalmasına yani, katarakta da sebep olmaktadır. Cildin yapısının bozulmasına, leke ve kırışıklıkların meydana gelmesine, selülitlerin oluşmasına neden olmaktadır.
Burunda koku alma duyusu azalmasına neden olur. Sinüzit, farenjit, bademcik ve orta kulak iltihabı gibi üst solunum yolu hastalıklarına da yol açmaktadır. Erkeklerde iktidarsızlığın başlıca sebeplerindendir.
Peki, bu illetten nasıl kurtulabiliriz? Öncelikle bu arzumuzu beyinde bitirmeniz gerekir. Şöyle ki, neden bırakmak istediğinizden emin olmanız gerekir. Kendinize sigarayı bırakmak için bir gün belirleyin ancak bu takip eden 1 veya 2 hafta içinde olsun. Karar verdiğiniz günde sigarayı bırakın; daha önceden sayıyı azaltmayı denemeyin. Arkadaşlarınızdan size sigara vermemelerini isteyin. Eğer içkiyle sigara içiminiz arasında ilişki varsa ilk birkaç hafta içki içilen yerlerden uzak durun. Tütün tüketen arkadaş ortamlarından uzak durun. Tekrar başlama genellikle ilk 4-6 hafta içinde görülmesine karşın ilk 6 ay boyunca iradenizi güçlü tutmaya çalışın. Karşılaşacağınız problemlerle, gerginlik, konulara yoğunlaşma güçlüğü gibi konularda nasıl baş edeceğinizle ilgili yardım alın. Herhangi bir sakinleştirici kullanmayın çünkü faydası olmaz. Sigara için harcamış olacağınız parayı biriktirin ve kendinizi ödüllendirin. Bu rakam 30 yılda yaklaşık bir ev parasına tekabül etmektedir.
Sigarayı bırakmanın ardından, kalp atışlarında düşmenin yaşanacağını, el ve ayaklarına daha fazla kan gideceğini, 8 saat sonra zehirli karbon monoksit kırmızı kan hücrelerinin temizlenip yerini oksijenin bırakılacağını, 2 gün sonra da tat ve koku alma duyusunun yeniden işlev göreceğini, 3 ay sonra akciğer kapasitesinde artış olacağını, 9 ay sonra bağışıklık sisteminin güçleneceğini, öksürükte azalma olacağını, 2 yıl sonra da koroner kalp hastalığı geçirme olasılığının azalacağını, 10 yıl sonra akciğer kanserine yakalanma riskinin azalacağını, 15 yıl sonra kalp krizine yakalanma riskiniz sigara içmeyen birinin risk seviyesine düşeceğini, aklımızdan çıkarmamalıyız.
Haydi artık, yıllarca size bir dost gibi görünen, sinsi katili diğer adıyla tabut çivisini yaşamınızdan silip atın. Bağımsızlığınızı kazanıp, özgür olun. 31 Mayıs 2016 sizin için yeni bir milat olsun ve bu illette kurtulun. Siz sigara kullananların dostu, zararlı alışkanlıkların düşmanı bir kişi olarak, sizleri seviyor, sağlıklı ,mutlu nice güzel günler diliyor, saygılar sunuyorum.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Düşüncenizi Paylaşın

Önceki yazıyı okuyun:
Sosyal Faşizm!

Kendini kandıran insanın başkasına dürüst davranması saçma. Kendi isteği doğrultusu dışında, mecbur hissederek bir tavra yeltenmek iyi niyet olarak algılanamaz.

Kapat