$ DOLAR → Alış: 6,31 / Satış: 6,33
€ EURO → Alış: 7,37 / Satış: 7,40

SON DAKİKA:

ANNE, ELMA KOKUSU GELİYOR

Kurtuluş BAŞTİMAR
Kurtuluş BAŞTİMAR
  • 07.04.2018
  • 520 kez okundu

Unutulan insanların yaşadığı bir diyarda dünyaya geldim. Çok küçük yaşlarda tanıştım yoksullukla, çaresizlikle ve açlıkla. Yaşadığım toprakların bağrında açan çiçekler, o topraklar için kendini feda eden insanların kanı ile sulanmıştır. Belki de bu yüzdendir bizim doğduğumuz topraklardaki bütün çiçeklerin kırmızı renkte açması.
Çocuklar masal dinleyerek uyurlarmış başka ülkelerde ama ben hep uzun ve ardı gelmeyen kış gecelerinde, tek pencereli evimizin camından içeri buyur edilmeyi bekleyen yıldızlara bakarak, yüzlerini doğru dürüst görmediğim insanların sınırdan kaçakçılık yaparken bacağını nasıl kaybettiğini, mayına basarak sevgilisinden koparılmış bir yürek misali param parça olan bedenlerin hikayeleri ile büyüdüm. Kış benim gözümde hep engel demekti. Güneş ile bizi, şehir merkezi ile bizi, gidenler ile bizi ayıran ama hep ayırma görevini zaman kadar büyük bir ciddiyetle yapan bir engel. Halepçe’ nin köylerinden birinde dünyaya geldim ben. Annem beni hep sırtında taşımış.
Koyun sagarken, tezek toplarken veya tarlada çalışırken beni hep sırtında taşımış, yüreğimde bir ömür taşımaya yemin ettiğim bu insan. Bu topraklarda mutlu olmak çok basit: mutluluk, basında sekiz köşeli kasketi, ipli saati ve yıllara meydan okumuş bozarmış elbiseli bir ihtiyar için duvarın dibine oturup, kaçak tutun sarmaktır. Mutluluk, edep ve haya ile örülen bir kilimde sevgiyi nakış nakış işleyebilmektir yüreği avcunda koşan bir genç kız için. Mutluluk, okulda saçlarında bit dolaşan arkadaşlar ile bahçesinde yeşilliklerin hiç açmadığı okulda oynadığımız oyun demekti. Öğretmenimizin gözlerinde hep yarını arardık çünkü hiç birimiz yarın ne demekti bilmiyorduk. Öyle büyük hayaller kurardık ki köşesinde binlerce gerçeği saklamış dünya dar gelirdi bu hayallere. Ama severdik arkadaşlarla hayal kurmayı. Mesela okul çıkışı, tam güneş batmaya yakın bir kızıllık kaplardı ortalığı. Üç arkadaş yan yana yürürken gölgelerimize bakar gülüşürdük. Gölgelerimiz büyümüştü ve bize köyün şehre açılan yolunu gösteriyordu. Daha o zaman anlamıştık büyüdüğümüz zaman gitmelerin yakamızdan tutup bizi gurbete fırlatacağını…
Evcilik oynardık mesela evin içinde. Ben baba olurdum, komşumuzun kızı Sevda ise anne. Çamurdan bardak tabak yapardı Sevda, ben evin duvarlarını yapardım ama tam her şey bitti derken bir ses ile irkilirdik :“ Baban çağırıyor“ acaba hayatta büyükler gibi miydi? Tam mutlu olduk derken bizi çağıracak mıydı birileri büyüdüğümüz zaman?
Ben bir insanın utandığını ilk okulda gördüm. Ayağındaki ayakkabının yırtığını saklamaya çalışan bir kız çocuğunun yüzünde, sürgün yemeyi hak etmiş bir suçlu gibi duruyordu utanma duygusu.
O zamana kadar sistem bizi hiç adam yerine koymadığı için, bize büyüdüğün zaman ne olacaksın diye sorulduğunda, biz hep adam olacağız derdik.
Büyüdük…
Sırtlandık coğrafyadan miras kalmış gitmeleri, dikmek için yalnızlık bayrağını yalın ayaklarımızı bağrına basan, eteklerinde bilinçsiz kalabalıklar ağırlayan dağlara. Birer birer gittik, onar onar gittik, yüzer yüzer gittik ve yüreklerimizde o kadar hasretler taşıdık ki içinden geçtiğimiz şehirlere yüreklerimizdeki hasretlerin adını verdik.
Ve gölgelerimiz doğru yolu göstermiş meğer. Ben yıllar yılı gidemedim köyüme. Komşumuzun kızı sevda orta okulu bitirir bitirmez evlendi ve bir daha da görmedim. Çocukluk arkadaşlarım farklı yerlere dağıldılar. Ama biz o arkadaşlar ile hep bir kokuda bir araya geliriz; elma kokusu. Halepçe demek bizler için elma kokusu demektir. Halepçe demek büyüyememektir. Neden elma kokusu Halepçe’dir biliyor musun? Kimyasallar ile saldırıldığında Halepçe nin çocukları “Anne elma kokusu geliyor “ diyerek koşmaya başladılar elma kokan kimyasalları ciğerlerine çektikçe hepsi yavaş yavaş ölmeye başladı. Hayatlarında tatmadıkları bir meyvenin tadında ölmektir Halepçe’de çocuk olmak.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Düşüncenizi Paylaşın

Önceki yazıyı okuyun:
Sular Yükselirken

Kapat