istanbul escort

maltepe escort alanya escort

Yeni Çağrı Gazetesi

istanbul eskort ankara escort

İş fırsatları için hemen tıkla!

Anne ve babada varsa, çocukta görülme olasılığı yüzde 60

İstatistiklere göre, anne ya da babadan birisi alerjikse çocuğun alerjik olma olasılığı yüzde 40, her ikisi de alerjikse yüzde 60 oranlarına çıkabiliyor.

Anne ve babada varsa, çocukta görülme olasılığı yüzde 60
30 Kere Okundu
10 Temmuz 2019 - 10:25

İSTANBUL (DHA) – Alerjilerin ortaya çıkmasında genetik etkinin önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Hülya Ercan Sarıçoban, çevresel etkenlerle birlikte hastalığın geliştiğini ifade etti. İstatistiklere göre, anne ya da babadan birisi alerjikse çocuğun alerjik olma olasılığı yüzde 40, her ikisi de alerjikse yüzde 60 oranlarına çıkabiliyor.

Yapılan çalışmalar 2050 yılında her iki kişiden birinin alerjik yapıya sahip olacağını gösteriyor. Türkiye’de toplam nüfusun yüzde 20’sinde alerjik rinit, astım, besin alerjileri ve diğer alerjik hastalıklara sahip olduğu biliniyor. En sık rastlanan tetikleyici faktörlerden biri olan polen alerjileri daha çok büyük çocukların ve ergenlerin sorunu olarak görülüyor. Bununla birlikte, deri ve böcek alerjilerinde bir yaş sınırlaması bulunmuyor.

YAZ AYLARINDA ÇOCUKLARDA ALERJİLER ARTABİLİYOR

Alerji her ne kadar bahar aylarıyla özdeşleşmiş olsa da sıcak yaz aylarında da alerjilerin alevlenmesi için birçok tetikleyici faktör bulunuyor. Yaz aylarında en sık deri ile ilgili alerjiler görülüyor. Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Çocuk Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Prof. Dr. Hülya Ercan Sarıçoban, polenler kadar güneş ve klorun da alerji için önemli bir tetikleyici olduğuna işaret etti.

Alerjilerin ortaya çıkmasında genetik etkinin önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Hülya Ercan Sarıçoban, çevresel etkenlerle birlikte hastalığın geliştiğini söyledi. İstatistiklere göre, anne ya da babadan birisi alerjikse çocuğun alerjik olma olasılığı yüzde 40, her ikisi de alerjikse yüzde 60 oranlarına çıkabiliyor. Ancak alerji anne ve babası alerjik olmayan çocuklarda da görülebiliyor. Prof. Dr. Hülya Ercan Sarıçoban, bunun en önemli nedeninin yaşam şekli olduğunu söyleyerek, daha steril koşullarda yaşamak, endüstriyel ürünleri daha fazla tüketmek ve daha fazla temizlik maddesi kullanmanın alerjik hastalıkların oluşumunu artırdığını işaret etti.

POLEN ALERJİSİ YAZ BOYU SÜRÜYOR

Çayır ve ot polenlerinin neden olduğu tepkiler genelde ilkbaharın son dönemlerinde başlıyor ve yaz boyu devam ediyor. Polenlere alerjisi olan çocuklarda burun akıntısının ilk belirti olduğunu anlatan Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Çocuk Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Prof. Dr. Hülya Ercan Sarıçoban sözlerine şöyle devam etti:

“Çocuklarda şeffaf, durdurulması zor burun ve geniz akıntısı vardır. Burunda kaşıntı ve art arda hapşırık şeklinde görülür. Bu halk arasında saman nezlesi-yaz nezlesi olarak bilinen tipik bir alerjik rinittir. Benzer tepkiler gözde de ortaya çıkabiliyor. Genelde göz nezlesi, saman nezlesiyle beraber de görülebiliyor. Gözlerde kızarma, batma, kaşıntı, sulanma ile kendini gösteriyor. Sürekli elle gözler kaşındığı için giderek enfekte de olabilir. Dikkat edilmezse enfektif konjoktiviite de dönebilir. Ailelerin bu dönemde rastlanan akıntıyı soğuk algınlığı ile karıştırmaması gerekiyor.”

GÜNEŞ VE KLOR DERİYİ ETKİLİYOR

Yaz aylarında deri alerjilerinde artış gözlendiğini hatırlatan Prof. Dr. Sarıçoban, bu noktada polenler kadar güneş ve klorun da etkili olabildiğine işaret ederek, belirtilerle ilgili, “Deri alerjisinin ilk belirtisi kaşıntıdır. Kaşıntı ile birlikte başlayan bir kabarıklık oluşur. Güneşin değdiği yerlerde kızarma, kabarma hatta zaman zaman yanık gibi de kendini gösterebilir. Bu belirtiler bazen havuzlarda kullanılan klora bağlı olarak da oluşabilir” bilgilerini paylaştı.

BÖCEKLERE DİKKAT

Sıcak havayla birlikte yaz aylarında böcek alerjileri de daha fazla ortaya çıkıyor. Böcek sokmaları çoğunlukla fark edilemeyebiliyor. En belirgin özelliği ise sıralı bir şekilde ilerlemesi oluyor ve genelde vücudun açıkta kalan kol, bacak, yüz gibi bölgelerinde görülüyor. Böcek sokmaları arasında reaksiyonu en fazla ve en tehlikeli olanı ise arı alerjileri olarak gösteriliyor. Prof. Dr. Sarıçoban, “Sadece arının soktuğu yerde kızarıklık, şişme yapabileceği gibi ani gelişen ve nefes darlığı, bilinç kaybı, kusma gibi reaksiyonlara sebep olan ‘anaflaktik şok’ denilen alerjik şoka da yol açabildiğini söylüyor. Arı dışında diğer böcek sokmaları arı kadar olmasa da deride abartılı reaksiyonlar ortaya çıkarabilir. Kaşınmayla birlikte bu reaksiyonlar yayılabilir” diye konuştu.

BESİN ALERJİSİ YAZIN ARTIYOR

Dışarıda geçirilen zamanın artması, tatil bölgelerine gidilmesi ve dolayısıyla evin dışında daha çok yemek yenmesi besin alerjilerine daha fazla dikkat gerektiriyor. Besin alerjilerinin önceleri yüzde 1-2 civarlarındaydı günümüzde bu oranın yüzde 10 oranlarına yükseldiği bilgisini veren Prof. Dr. Hülya Ercan Sarıçoban, “Parklarda, bahçelerde, plajlarda çocuklara alerjileri olan yiyecek ve içecekler ikram edilebilir. Olası alerji risklerini en aza indirmek için ebeveynlerin bu konuda uyanık olması son derece önemli. Zira çocuklar bu konuda bilgi sahibi olmayabilir ya da algılayamayacak kadar küçük olabilir” şeklinde açıklamada bulundu.

ÖNCE KORUNMA SONRA TEDAVİ

Alerjiler konusunda tedaviden önce önlem almak ve alerjenlerden kaçınmak gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Sarıçoban şunları kaydetti:

“Eğer alınan önlemler yetersiz kalıyorsa antihistaminik dediğimiz kaşıntı ve hapşırmayı önleyen şuruplar, göz ve burun damlaları gibi alerji ilaçları devreye sokulmalı. Polen ve arı alerjilerinin ilaçla kontrol edilemediği durumlarda uygun bulunan hastalara aşı tedavisini de öneriyoruz. İmmünoterapide alerjiyi yok etmeye ya da kullandığı ilaç miktarını azaltmaya yönelik bir tedavi yapıyoruz. Bu da bize avantaj sağlıyor. Kısacası kişiye özel basamak basamak tedavileri uyguluyoruz.”

ÇOCUKLARI YAZ ALERJİLERİNDEN KORUMAK İÇİN

“Çocuklar mümkün olduğunca klorlu havuzlara sokulmamalı. Havuza girdiyse de hemen duş alması sağlanmalı” diyerek yaz alerjisinden korunmak isteyenlere tavsiyede bulunan Prof. Dr. Sarıçoban, “Güneş alerjisi olan çocuklarda mutlaka güneş kremleri kullanılmalı. Ayrıca, uzun kollu ve ince kumaştan yapılmış kıyafetler seçilmeli. Güneş gözlüğü ve siperli şapka takılmalı. Polen alerjilerinden korumak için öncelikle polen mevsiminde çocukları ot ve ağaçların olduğu alanlara götürülmemeli. Mümkünse evde hepafiltreler kullanılmalı, polen salınımın yoğun olduğu saatlerde çocuklarının odalarında pencere ve balkon kapısı açılmamalı. Böcek, sinek ısırıklarından korumak için çocukların yataklarına cibinlik takılmalı, prizlere takılan sinek kovucu tabletler kullanılmalı” dedi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -
Hava durumu
-
-
-
Nem Oranı: -
Basınç: -
Rüzgar Hızı: -
Rüzgar Yönü: -

Hangi işletim sistemli telefonu kullanıyorsunuz?

Hangi işletim sistemli telefonu kullanıyorsunuz?

  • iOS (iPhone) --> 4
  • Android --> 3
Gönder
Sonuçlar

Yeni Çağrı Gazetesi © 2019 - Web Tasarım : GNS Ajans

kaçak iddaa kaçak bahis güvenilir bahis siteleri iddaa siteleri gaziantep escort porno en iyi bahis siteleri illegal bahis en iyi canlı bahis siteleri casino siteleri canlı bahis siteleri ensobet üyelik bonus veren siteler

alsancak escort buca escort karşıyaka escort fake taxi porno ensest porno tecavüz porno

istanbul escort