Apartman kültürü

Sevgili okurlarım merhaba, köylerden şehirlere göç eden bizler kendimizce bir apartman kültürü geliştirmişiz.

Apartman kültürü

Sevgili okurlarım merhaba, köylerden şehirlere göç eden bizler kendimizce bir apartman kültürü geliştirmişiz. Köylerimizin samimi güzel komşuluk ilişkilerini şehre taşımamız gerekiyorken gereksiz hangara içindeyiz. Apartmanda güvercin beslemeden tutunda bina çevresini çöp konteyner yerine kullanıp bir merhaba yerine elimize geçen nesneleri apartman etrafına atarak birbirimizi selamlıyoruz. Sabah karşılaşınca günaydın öğlen karşılaşınca iyi günler akşam karşılaşınca iyi akşamlar demek bizlere zor geliyor. Oysa sıcak bir merhabanın insan psikolojisinde yarattığı güzellik günümüzü güzel geçirmemize vesiledir!..
Hani: “Ev alma komsu al.” Diyorlar ya…
Yerinde söylenmiş bir söz olsa gerek üst katta güvercin besleniyor güvercinler kanatlarını çırptığı an dışkılar balkona masamın üzerine doluyor. Maalesef sabah kahvaltımı balkonda yapamıyorum. Bu durumu komşuma birkaç kere söyledim, ama sanıyorum fazla ciddiye alınmadım ve umursanmadım. Onlara göre Avrupalıyım ne anlarım Türkiye’deki yaşamdan kanunlardan. Apartmandaki diğer komşularda sorundan rahatsız fakat her nedense bugüne kadar hiçbir sonuca varılmamış. Ev sahibiyse kulağının üstüne yatıyordu. Nasıl olsa kirasını alıyordu. Ona göre kiracısının sorunu neden üzerine alsın ki?
Hatta onlar isterlerse saç başa girsinler kavga etsinler sanki umurunda mıydı?
Zaten aynı binada oturmuyordu, kiracısıysa güvercinlerin üretimi peşindeydi. yönetici sorundan şikayetçi olmasına rağmen sorunun üzerine gitmiyordu.
“Başvurmam gereken yerlere başvurdum çözüm bulamadım.” Deyip yapması gereken işin sinsice dışına çıkıyordu.
Ben mi kanundan anlamıyor?
Birileri birilerini koruyup kolluyor mu?
Anlamış değilim, ama kat malikleri arasında ikiyüzlülüktür aldı başını gidiyor. Sonunda olan oluyor bu sorun kavgayla Emniyette son buluyor. Peki, sonuç? Güvercinler daire balkonunda hala besleniyor. Yöneticimizden yönetim planı istiyorum. Yönetim planı kanunen yönetimde olması gerekirken hiç yüzü kızarmadan “yok” diyor. İnsan sağlığını tehdit eden soruna kulak tıkayıp göz yumuyor. İş başa düşmüştü tapu sicil müdürlüğüne gittim. Yönetici adına yönetim planını aldım. Planda apartman etrafını temiz tutmak, dairede evcil hayvan beslemek yasaktı. Yöneticinin eline yönetim planının bir fotokopisini verdim ve kat maliklerinden imza toplamasını istedim. Sağ olsun onu bari yerine getirdi. Fakat yine kaytarıp: “Ben çalışıyorum ve ilgilenemeyeceğim siz ilgilenin.” Deyip sorunu üzerinden attı.
Bahane mi yoksa birisine göz yumup sorunu başkasına yüklemenin ispatı mı?
Bilmiyorum, ama apartman etrafında bulunan kirliliğin resimli yazılı ve imzalı evraklarıyla birlikte Belediye’ye gittim. Zabıtaya yönlendirdi. Zabıtaya gittim. Emniyete yönlendirdi. Emniyete gittim. Orman bölge müdürüne yönlendirdi. Müdür bey, yardımcı olacağını söyledi. “Nihayet yahu nihayet” Dedim.
İmzalı evrakı balkon ve bina çevresindeki kirliliğin fotoğraflı belgesini inceledi. Bu konuda gerekeni yapacağını bildirdi ve ekledi: “Evet, apartmanda hayvan beslemek yasak, ama cezası cüzi bir rakam fazla caydırıcı olmaz.” Dedi.
“Anlıyorum, ama bu sizin için sorun olmamalı. Güvercinleri kaldırın ikazında bu cüzi rakamı güvercin tanesine vererek ikiye üçe katlayabilirsiniz.” Dedim.
Bu kadar uğraştan sonra sonuç?
Orman bölge müdürlüğünden: “Bu sorunu çözeceğiz.” Sözünü alarak çıktım.
Verilen söz tutuldu, iki gün içinde güvercinler kaldırıldı. Üç yıldır çözemeyip bahanelerle gelen yöneticimiz orman bölge müdürlüğünün sorunu iki günde çözmesine her nedense sessiz ve aynı zamanda şaşkın kaldı!..
Böylece apartman balkonunda beslenen ve üretilen güvercinlerden binanın etrafına balkona yayılan dışkılardan etrafa yayılan dağılan berbat kokudan kurtulmuştum kurtulmuştuk!..
Hani: “Komşu komşunun külüne muhtaçtır.” Diyorlar ya…
Artık yeni nesil komşu komşunun külüne değil imzasına muhtaçtı…
Tıpkı yönetim planında olduğu gibi düzenli temiz bir çevre için birlik olmalıyız ve komşuların huzuruna sükununa dikkat etmek zorundayız. Birilerinin vurdumduymazlığı hepimizi vurdumduymaz yapmamalı. Oturduğumuz köyde ilde ilçede şehirde çevrede mahallede buna benzer sorunlarda herkes üstüne düşen görevi üşenmeden üstlenmeli ve görevini yönetici adabınca yapmalı. Onu yönlendirmek görevini adam gibi yapmasını sağlamak görevimiz olmalı temiz bir çevre için ne gerekiyorsa yapılmalı!..
Sevgi ve saygılarımla Zekiye Doğan

Not: Yazmış olduğum bu makale Almanya’da TürkHaber Gazetesinde Türkçe olarak yayınlanmıştır.

 

YORUM ALANI

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.