$ DOLAR → Alış: 6,26 / Satış: 6,29
€ EURO → Alış: 7,37 / Satış: 7,40

SON DAKİKA:

AYRILIK VAKTİ

Sabah uyandığında içi kıpır kıpırdı.

Kurtuluş BAŞTİMAR
Kurtuluş BAŞTİMAR
  • 25.08.2018
  • 565 kez okundu

Sabah uyandığında içi kıpır kıpırdı. Artık onca kötü gün geçmişte kalmıştı ve onun için yeniliklerle dolu bir hayat başlıyordu. Aklına ilk gelen kişi hiç görmediği kızı oldu. İçinde tarifi imkânsız bir özlem vardı. İlk iş kızının hangi yetiştirme yurduna verildiğini bulmaktı. Herkes uyanmış, koğuşun ortasına toplanmıştı. Sekiz yıl önce demir kapı ardından kapanınca herkesin koğuşun ortasına toplanıp “Allah kurtarsın” dediği günü hatırladı. İlk gün yaptığı gibi, elindeki çantasını yere bıraktı ve mahkûm arkadaşlarını baştan sona süzdü. Hepsinin yüzünden mutluluk ve hüzünle karışık bir ifade okunuyordu. Gözleri doldu. Teker teker sarıldı ve hepsinden helallik istedi. Bütün mahkûmlar aynı sözleri söylüyorlardı: “Allah bir daha düşürmesin abi…” Ayrılık vakti zordu. Kelimeler boğazda düğümleniyordu…
Veda sırası, sekiz yılı omuz omuza kardeşten öte geçirdiği Nazmi ve Habib’e gelmişti. Habib iki eliyle Ahmet’in omuzlarını kavradı. Gözlerinde beliren yaşların akmaması için kendini zor tutuyordu. Adeta gözleriyle konuşup, gözleriyle vedalaştılar sanki. Bir şey söylemeden sarıldılar birbirlerine. Habib bir ara Ahmet’in eline kâğıt tutuşturdu. Sıra Nazmi’ye gelince Nazmi kendini tutamadı ve ağlamaya başladı. Mahkûmlar onu ilk defa öyle görüyorlardı. Duygusuz, mobilya oymaktan başka bir şey bilmez sandıkları adam bir anda herkesi şaşırtmıştı.
Nazmi Usta ve Habib, Ahmet’i dış kapıya kadar uğurlamak için gardiyandan izin istediler. Üç arkadaş son kez adımlıyorlardı beton zemini, son kez birlikte geçiyorlardı o rutubetli koridorları. Gardiyan eşliğinde dış kapıya kadar geldiklerinde Habib gözlerini Ahmet’in gözlerine dikti. Artık daha fazla dayanamamış ve ağlamaya başlamıştı. Gözyaşları sakalını ıslatırken son bir kez daha sarıldı Ahmet’e ve ekledi:
“Sana verdiğim kağıtta bizim arkadaşların adresi yazıyor.”
“Ya bizi bu kez de kaçakçılıktan almasınlar Habib?” dedi Ahmet gülümseyerek.
“Bırak gırgırı be kardeşim. Yazılan adreste bizim arkadaşların bir kahvesi var. Güzel iş yapıyor. Kağıda not da yazdım. Kahveye girer girmez Hüseyin’i sor, notu ona ver. O sana yardımcı olur.”
“Tamamdır arkadaş.”
“Her şey düzelecek inşallah, hadi Allah bir daha düşürmesin. Ben de iki sene sonra tahliye olurum, o zamana kadar gebermezsek tabii bu gâvur ölüsünde.”
“Sana bir şey olmaz arkadaş” dedi Ahmet.
Nazmi daha fazla dayanamadı:
“Hadi be kardeşim, bırak iki kelam da biz edelim Ahmet’imle.”
“Peki peki…” dedi Habib.
“Ben öyle pek bilmem süslü laflar etmeyi, o yüzden kısa keseceğim. Burada, bu dört duvar arasında tanıdığım en yiğit, en mert adam sendin, kardeşim. Sen gidiyorsun ya benim için anlamını yitirdi bu hapishane. Neyse ki cezamız az kaldı. Ben de Habib’den bir ay sonra çıkıyorum. Buluşuruz, dert etme.”

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Düşüncenizi Paylaşın

Önceki yazıyı okuyun:
Son Baba ; Hakan Taşıyan

Arabesk müziğin efsane isimlerinden Hakan Taşıyan hakkında detaylı bir araştırma yazısı geliyor...

Kapat