$ DOLAR → Alış: 5,28 / Satış: 5,30
€ EURO → Alış: 6,02 / Satış: 6,05

SON DAKİKA:

BELEDİYE BAŞKANI OLMAK İÇİN BİR ÖZELLİĞE İHTİYAÇ YOK


Mustafa ÇATIKKAŞ
Mustafa ÇATIKKAŞ
  • 29.11.2018
  • 137 kez okundu

BELEDİYE BAŞKANI OLMAK İÇİN BİR ÖZELLİĞE İHTİYAÇ YOK

Meslek nedir?

Türk Dil Kurumu’na göre;

Meslek; ‘Belli bir eğitim ile kazanılan sistemli bilgi ve becerilere dayalı, insanlara yararlı mal üretmek, hizmet vermek ve karşılığında para kazanmak için yapılan, kuralları belirlenmiş iş’ demektir. 
Meslek kelimesinin kökeni ise; Arapça’dır.


Meslek sahibi olmak için illa belli bir okuldan mezun olmak gerekmez. Usta – Çırak ilişkisi veya dışarıdan belli bir program, kurs ve özel eğitim alınarak da insanlar meslek ve iş sahibi olabilirler.


Bu anlamda insanlar da ikiye ayrılır.

Birincisi mesleğini – işini iyi yapan insanlar,

İkincisi mesleğini – işini kötü yapan insanlar.


Kendi konusuyla ilgili belli bir eğitim almış veya iyi bir ustanın yanında, çırak, kalfa sürecinden geçerek işini öğrenmiş ve de mesleğini iyi yapan kişilere ise halk arasında ‘uzman’ derler.

Vaktiyle Rahmetli Çetin Altan bu konunun önemine dikkat çekerek ;’Türkiye mesleksiz insanlar cennetidir. Oysa gelişmiş ülkelerde herkesin bir mesleği vardır’ demiştir.

Belki de bu yüzden Ülkemizde en çok duyduğumuz söz; ‘Ne iş olursa yaparım abi’ dir.

Oysa gerçekte herkes her işi hem yaratılış olarak, hem yetenek olarak hem de alabileceği eğitim olarak yapamaz.


Örneğin;

Herkes beyin ameliyatı yapamaz.

Ya da herkes elbise de dikemez.


Dedik ya;

İşi – gücü olmayan, bir baltaya sap olamamış, belli bir konuda kendini ispatlayamamış, usta olamamış kişilerin işidir her işi yapmak.

Dahası yaptığını zannetmek.


Berber dükkanı mı açacaksın?

Hemen resmi bir Ustalık Belgesi isterler.

Şoförlük mü yapacaksın?

Hemen Ehliyetini sorarlar.

Avukatlık mı yapacaksın?

Hemen Diploma’nı sorarlar.


Amma velakin;

Belediye Başkanı olmak istersen ne ustalık belgesi, ne ehliyet ne de diploma sorarlar.

Gider başvurunu yapar, gerekli alavere dalevere bağlantılarını kurar, yatar pusuya beklersin.


Bir de belli bir mesleği olup da Belediye Başkanı olmak isteyenler var:

Örneğin kişi Öğretmen, Ama Belediye Başkanı olmak için tırmalıyor,

Örneğin kişi Avukat, Ama Belediye Başkanı olmak için tırmalıyor,

Örneğin kişi Doktor, Ama Belediye Başkanı olmak için tırmalıyor.


Neden?

Çünkü, Aslında iyi bir Öğretmen, iyi bir Avukat ya da iyi bir Doktor değil de o yüzden.

‘Kardeşim senin gül gibi mesleğin var, ne yapacaksın Belediye Başkanlığında?’ diye sorarsan mutlaka ‘Ben halka hizmet edeceğim’ diye sallayacaktır.

Meğer iyi bir mesleğin var, meğer mesleğinde bu kadar başarılısın. Ne işin var Belediye Başkanlığında, Bildiğin işi yaparak insanlara hizmet etsene…


İşin aslı ne biliyor musun?

Bu adamlar aslında yaptıkları işi tam anlamıyla bilmeyen, onun – bunun desteğiyle bir yerlere gelmiş hikayeden tipler.

Dertleri de ne halka ne de Hakk’a hizmet.


Bütün dertleri kedilerine bir etiket yapmak, yaşadıkları ve özünde dibine kadar hissettikleri aşağılık komplekslerini bu konumla maskelemek ve tüyü yetmemiş yetimin hakkını yemek.


Bu tür adamların yarattığı İlçelere, Şehirlere bir bak.

Nefes alamazsın.

Nefes alabiliyor musun?

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Düşüncenizi Paylaşın

Önceki yazıyı okuyun:
Yeni Çağrı Gazetesi 30 Kasım 2018 Cuma Tarihli Gazete Sayfaları

Gazetemizin tüm sayfalarına web sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

Kapat