$ DOLAR → Alış: 5,35 / Satış: 5,37
€ EURO → Alış: 6,08 / Satış: 6,10

SON DAKİKA:

BOYUNDAN BÜYÜK UMUTLAR

Suriyeli mültecilerin kaldığı Kilis’teki kampta bazen alışılmışın dışında şeyler de olurdu. Bozkır a dönen yüreklerin birinde güllerin açması gibi mesela.

Kurtuluş BAŞTİMAR
Kurtuluş BAŞTİMAR
  • 12.05.2018
  • 633 kez okundu

Suriyeli mültecilerin kaldığı Kilis’teki kampta bazen alışılmışın dışında şeyler de olurdu. Bozkır a dönen yüreklerin birinde güllerin açması gibi mesela.

Uzun boylu, simsiyah ve büyük gözlerinin bulunduğu yuvarlak yüzü ile herkesi kendine aşık edebilecek kadar güzel bir kızdı. Her sabah güneş in doğuşunu, çadırından çıkarak ve kampın sınıra en yakın yerine gidip, gözlerini bombaların, silahların patladığı ülkemize dikerek karşılardı. Elinde sürekli bir kağıt parçası ile yapardı bunu. Bu güzel ve ağır başlı kızın yaptığına daha fazla kayıtsız kalamadım. Bir sabah erken uyanmış bekliyorum. Kaldığım çadırın kapısını hafif aralayarak, onun her sabah güneşini karşıladığı yeri izliyordum.

Baş örtüsü ve simsiyah feracesi sabahın ince bir türkü tutturarak esen rüzgarı ile dalgalanıyordu. Yine her zaman ki yerine doğru yürüdü ve gözlerini dikip beklemeye başladı. Yerimden doğrulup hızlı adımlarla yanına doğru yürümeye başladım .

Çadırlarımızın bembeyaz yüzleri güneşin kızıllığını misafir ediyor, Suriye topraklarından esen rüzgarın kokusu çok ağır hasret kokuyordu. Bir daha asla dönemeyeceğimiz memleketin hasret kokusuydu bu.
Yanına yaklaştığımda adımlarımı yavaşlattım ve aramızda bir insan oturabilecek boşluk bırakarak oturdum. İlk başta yokmuşum gibi devam etti. Bakışlarını bilmediğim bir noktaya dikmiş duruyordu. Gözlerinden iki damla yaşın akarak çenesinin altında birleştiğini gördüm. Bütün cesaretimi toplayarak;
‘Uzun zamandır seni takip ediyorum . Her sabah buraya gelip bekliyorsun şafak vaktin de.’
Gözlerini sabitlediği yerden ayırmadan titrek bir sesle sordu; kimsin sen ?
‘ Milyonlarca Suriyeli den biriyim. Buraya sana yardımcı olmak için geldim dertlerini paylaşmak ister misin ?
Bu teklifin kendisine yapılmasını bekliyormuş gibi başladı anlatmaya ;
” ülkemizde savaş başlamadan önce çok güzel bir hayatımız vardı. Mutlu insanlardık . Üniversite okurken biri ile tanıştım. Çok az birlikte vakit geçirdikten sonra o yurtdışına gitmek zorunda kaldı. Ama beni sürekli aradı her zorluğu aşarak. Uzun uzun telefon görüşmelerimiz de bana mutlu yarınlar dan, gelecek güzel günlerden bahsederdi. Umutsuz olduğunuz hiç görmedim. Öyle uzun sürdü ki hasretlerimiz, yüreğim dayanmaz hale geldi. Ben hep ne zaman geri geleceksin diye sorduğumda – elinde olmayan sebeplerden dolayı gelemeyeceğini bile bile- O ise bana hep çok yakın da diye cevap verirdi.
Sonra , gurbet te umut ve güzel günlerin türkücüsü olan bu genç adamı terk etme kararı aldım. Umut etmek yetmiyordu çünkü.
Evlendim çok mutlu olacağımı zannederek ama olmadı. Bulunduğum şehir, onunla gittiğim sinema ve çay içtiğimiz her yer onun savunucusu yoldaşları gibi yüzüme vurdu onlarda kalan mazimizi. Bana her telefon konuşmasının sonunda, her mektubunun sonunda bir şafak vaktin de çalacağım kapını derdi.
Evelendikten sonra hiç aramadı beni. Ve ben onun hatıraları ile dolu şehri, caddeleri ve sokakları bir daha gezemez oldum. Son olarak bir mektup yollamıştı bana.”

Elindeki kağıdı bana uzattı. Aldım kırışmış kağıdı ve okumaya başladım kağıt ta sadece şunlar yazılıydı : uzaklıklara yenik düşmüş bir sevdanın tükenmiş sesi ,mutluluklar dilerim. Bir de özür dilerim sana boyundan büyük umutlardan ve Dünya dan bahsettiğim için.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Düşüncenizi Paylaşın

Önceki yazıyı okuyun:
Refah Sınır Kapısı 4 günlüğüne açıldı

Mısır yönetimi, İsrail ablukası altındaki Gazze'nin dünyaya açılan tek kapısı durumundaki Refah Sınır Kapısı'nı "insani durumlar" için 4 günlüğüne çift...

Kapat