istanbul escort

izmir escort

izmir escort

izmir escort

şişli escort

maltepe escort alanya escort

Yeni Çağrı Gazetesi

istanbul eskort ankara escort

İş fırsatları için hemen tıkla!

DİNÇER KARACALAR İLE SAĞLIKLI GÜNLER

DİNÇER KARACALAR İLE SAĞLIKLI GÜNLER
Avatar
Dinçer KARACALAR( [email protected] )
13 Kere Okundu
22 Ağustos 2019 - 13:21

Cellvizio Nedir? Nerelerde ve Nasıl Kullanılır?

Cellvizio Fransa’da geliştirilen ve vücudun tüm boşluklarında mikroskobik görüntü almaya olanak tanıyan lazer aracılı özel bir endoskopik görüntüleme sistemidir.

Yaygın olarak sindirim ve solunum sistemi hastalıklarında kullanılmaktadır. Normal mide ve barsak endoskopisi ya da akciğer hastalıklarında uygulanan bronkoskopi işlemi sırasında aletin çalışma kanalından geçirilen özel bir prob aracılığı ile mikroskobik görüntü alabilen ve görülen hastalıklı alanın tanınmasına olanak sağlayan bir sistemdir.

İstanbul Florence Nightingale Hastanesi, göğüs hastalıkları bölümünden, Prof. Dr. Levent Dalar, bu ileri mikroskopik görüntüleme sisteminin geleceğin teknolojisi olarak nitelendirildiğini ve ileride birçok hastalığın tanı ve tedavisinde biyopsi alma zorunluluğunu ortadan kaldıracağına dikkat çekiyor…

Hasta için ek bir yük getirmez ağrı ya da acıya neden olmaz!

Rutin işlem sırasında kolayca uygulanabilir ve kimi durumlarda biyopsi alınması gerekliliğini ortadan kaldırır.

Peki hangi alanlarda kullanılır?

Akciğer hastalıklarında;

Özellikle erken dönem kanser lezyonlarnın belirlenmesi için diğer bronkoskopik yöntemlerle birlikte iyi sonuçlar verir. Ameliyat sonrası kalan bronş dokusunda kanser varlığını göstermede yardımcıdır. Biyopsi alınacak doğru alanın seçimine yol gösterir. Akciğerin dokusunun bozulması ile giden kimi hastalıklarda yol göstericidir.

Sindirim sistemi hastalıklarında;

Kronik reflüye bağlı yemek borusunda yapı değişikliği anlamına gelen ve kansere ilerleyebilen barret özofagus hastalığının tanınmasında biyopsi gerekliliğini ortadan kaldırır.

Pankreas ve safra yolu hastalıklarında tanıya yardımcıdır.

Chron ve ülseratif kolit gibi inflamatuar barsak hastalıklarının tedavi sonrası takibinde ve erken dönem kalın barsak tümörlerinin tanınmasında kullanılır.

Ürolojide ise mesane tümörlerinin tanı ve takibinde oldukça önemlidir.

Bu ileri mikroskopik görüntüleme sistemi geleceğin teknolojisi olarak nitelenebilir ve ileride birçok hastalığın tanı ve tedavisinde biyopsi alma zorunluluğunu ortadan kaldıracaktır!

Özel boyama yöntemlerinin geliştirilmesi ve eşzamanlı patolojik değerlendirme sadece işlem sırasında elde edilen görüntüler kullanılarak yapılabilecek ve biyopsi işleminin yaratabileceği problemleri ortadan kalkacaktır.

 

Mutlu Olmaktan da Korkulur

Uzman Psikolog Yasemin Aydoğdu Mutluluk korkusu hakkında bilgiler verdi.

Mutluluk korkusu yaşayan kişi, mutlu olduğunda ardından kötü bir şey olacakmış gibi hisseder.

Mutluluğun olumsuz sonuçlara sebep olacağına inanır. Bu nedenle bazen mutluluktan kaçar.

Sevinç ve mutluluk gibi duygular her zaman keyif verici değildir. Bazen de korku oluşturur.

Mutluluk korkusu geçmişteki yaşantılardan kaynaklanabilir.

Çocukluğunda mutlu bir olay yaşadıktan sonra sıkıntılı olay yaşayan kişide mutlu olma korkusu oluşabilir. Eğlenirken ailesi ceza verdiğinde de bu korku oluşabilir.

Böylece yetişkinliğinde mutlu bir olay yaşadıktan sonra kötü bir olay olacağına inanarak yaşamaya başlar.

“Çok gülmeyelim, sonrasında çok ağlarız” şeklinde konuşmalara şahit olan çocuklar yetişkinliğinde mutluluk korkusu yaşayabilirler.

Birey mutlu olmayı hak etmediğini de düşünebilir.

Mutluluk korkusu yaşayan birey her zaman mutsuz değildir. Mutlu görünmekten korkar.

Mutluluk yaşatan olaylardan kaçar.

Mutluluğun her an bozulabileceğine inanırlar.

Kontrollü davrandıkları için anda yaşayamazlar.

Mutlu olmaya çalışmanın vakit kaybı olduğunu düşünürler.

Kişinin yaşadığı olumsuz olayların, mutlu olmasıyla bağlantılı olmadığını anlaması gerekir.

Hipnoterapi – Psikoterapi ile mutluluk korkusuna sebep olan durumlar, olaylar, duygular ve düşünceler bilinçaltı düzeyde ortaya çıkarılarak anlamlandırılır, telkinler verilir ve çözümlenir.

 

Uzman Psikolog Yasemin Aydoğdu

[email protected]

 

 

20 yıllık peruk gitti

 

Türk futboluna büyük emeği gecen usta futbolcu Suat Kaya 20 yıllık perukların dan kurtuldu. Önceki gün Arena Saç Merkezinde saç uzmanı Serkan Aydın’a 7200 greft, yani seansta 20 bin saç teli ektirdi. 20 yıllık peruklarından kurtula efsane futbolcu’nun yapılan operasyon’dan sonra nasıl bir görüneceği şimdiden merak uyandırdı..

 

Sanayici baba oğuldan ‘Engelsiz Havuzlar’ 

Engelli havuz asansörünün yurt dışından geldiğini öğrenen Ahmet Çekirdek ve makine mühendisi oğlu Burak Çekirdek, tamamen kendi imkânlarıyla yerli ve milli engelli asansörü üretti.

Dört kuşaktır sanayici olan baba oğul, dörtte bir fiyatına mal ettikleri engelli asansörü ile Türkiye’deki havuzları engelsiz havuza dönüştürmeyi hedeflerken, asansörü deneyimleyen engelli bireyler ise cihaza tam not verdi. Baba Ahmet Çekirdek, oğlunun çizimlerini tamamladığı asansörün üretim aşamasını gerçekleştirdiğini ifade ederek, “Bu asansör yurt dışından korkunç fiyatlara geliyor. Biz devlet desteği ile bunu daha da geliştirebiliriz” dedi. Asansörün AR-GE çalışmaları sırasında çevrelerinde bulunan engelli bireylerin yaşadığı zorlukları göz önünde bulundurduklarını dile getiren Burak Çekirdek ise, “Sloganımız ‘Engelsiz Havuzlar.’ Umarım bu ürünün Türkiye’de girmediği havuz kalmaz. Daha büyük projelerimiz için destek bekliyoruz” diye konuştu. Engelli asansörünü deneyimleyen Milli Masa Tenisi Sporcusu Nergis Altıntaş, “Bir engelli için bulunmaz bir nimet olduğunu düşünüyorum. Her havuzda kullanılmasını isteriz” dedi.

 

Kanserde Alternatif Tedavinin Bilimsel Kanıtı Yok

Doç. Dr. Sönmez: “Çoğu alternatif ürünün faydasının olduğuna, daha da önemlisi zararının olmadığına dair bilimsel bir kanıt yoktur. Maalesef bazı hastalarımız kemoterapi korkusu ile bazı alternatif yollara başvurabiliyor ve bu da hayatlarına mal oluyor.”

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Özlem Sönmez, tüm konvansiyonel kanser tedavilerinin, hastalığı tedavi ettiğini ispatlamak için bilim ve sağlık otoriteleri ile yasalarca titiz testlere tabi tutulduğunu, çoğu alternatif ürünün faydasının olduğuna, daha da önemlisi zararının olmadığına dair bilimsel bir kanıtı bulunmadığını belirtti.

Sönmez, kanser tedavisinin kişiye özel planlandığını, hastadan alınan doku ve kan örneklerinin çeşitli analizlere tabi tutulduğunu, moleküler ve biyokimyasal özelliklerinin belirlendiğini ve bu bilgilerin hastanın klinik ve görüntüleme sonuçlarıyla değerlendirilerek tedavinin planlandığını ifade etti.

Çoğu zaman tümör konseylerinde tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi, cerrahi, nükleer tıp, radyoloji gibi uzmanlık dalı uzmanlarının bir araya gelerek tedaviyi planladığını aktaran Sönmez, şöyle devam etti:

“Hastalığın kaynaklandığı organa göre üroloji, kadın doğum, kulak burun boğaz, ortopedi, gastroenteroloji, endokrinoloji ve göz hastalıkları uzmanları gibi diğer branşlardan uzmanlar da konseyde bulunuyor. İkiz kardeşinizde aynı kanser olsa bile farklı moleküler özellikler taşıyabilir, farklı tedavi planlanabilir. Pek çok kemoterapi ilacının çıkış noktası bitkiler olmakla beraber ileri teknolojik çalışmalar sonucu ilaç haline geliyor. Tedavi planlaması bu kadar hassas ve karmaşık iken ‘Şu kansere bu bitki iyi gelir, onu kullan hastalığı geçsin.’ diye bir şey söz konusu olamaz. Tüm konvansiyonel kanser tedavileri, hastalığı tedavi ettiğini ispatlamak için bilim ve sağlık otoriteleri ve yasalarca titiz testlere tabi tutulurlar. Çoğu alternatif ürünün faydasının olduğuna, daha da önemlisi zararının olmadığına dair bilimsel bir kanıt yoktur. Maalesef bazı hastalarımız kemoterapi korkusu ile bazı alternatif yollara başvurabiliyor ve bu da hayatlarına mal oluyor.”

Sönmez, kanser tedavisi alan hastaların tedaviyi güçlendirmek, yan etkileri azaltmak, immün sistemi güçlendirmek gerekçesiyle aldıkları ürünlere değinirken, şunlara dikkati çekti:

“Bu tür ürünler kemoterapi ilaçları ile etkileşime girerek tedavinin başarısını olumsuz yönde etkileyebiliyor. Karaciğer ve böbrek yetmezliklerine neden olabiliyor. Tedavi alan hastaların kendilerini takip eden tıbbi onkoloji uzamanın bilgisi olmadan herhangi bir takviye ürün kullanması son derece sakıncalıdır. Kanser tedavi edilebilir bir hastalıktır ve ülkemizin her köşesinde en yeni bilgileri ve çağın yeniliklerini takip eden onkoloji uzmanları hizmet vermektedir. En doğru yol bilimin yoludur.”

“ALTERNATİF TIP SADECE GÜNLERİNİZİN KISALMASINA NEDEN OLUR”

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Basın ve Halkla İlişkiler Komisyon Üyesi Prof. Dr. Sezer Sağlam ise, modern tıbbın çözemediği bir problemin, tamamlayıcı ve alternatif tıp ile çözülmesinin mümkün olmadığını vurguladı.

Sağlam, modern tıp ile insanın ortalama ömrünün 120 yılda 35 yıldan 75 yıla çıktığını kaydederek, ömrü uzatan gelişmelerden bazılarını “cerrahi tekniğin son derece yüksek gelişme göstermesi”, “bakteri ve virüs aşıları”, “kalp damar tıkanıklığının çözülmesi”, “ateroskleroz ilaçları”, “inme tedavisindeki gelişmeler” ve “şeker hastalığının insülin ile tedavisi” şeklinde sıraladı.

Söz konusu gelişmelerin geçirdiği bilimsel süreçlerin çok zorlu olduğunu ve hastayı korumak için çok tedbirli yapıldığını anlatan Sağlam, şu değerlendirmede bulundu:

“Bütün bu çalışmaları yok sayıp, inanmayıp, son derece karmaşık bir bilimsel konu olan kanserin tedavisine alternatif veya tamamlayıcı tıp ile yaklaşmak sadece ve sadece yaşamımızdan günlerin kısalmasına neden olur. İnsülin ihtiyacı olan bir diyabet hastasının tedavisinde alternatif veya tamamlayıcı tıp yöntemleri ile insülin sağlamanız mümkün değildir. Kalp damarı yüzde 90 tıkalı birinde, alternatif veya tamamlayıcı bir yöntemle bu damarı açmanız stentsiz mümkün değildir. Onkolojik tedaviler ise yukarıda saydığımız iki örnekten çok daha karmaşık tedavilerdir.”

 

KOAH ve Astım Hastaları Yazın Nelere Dikkat Etmeli? Tatilde Nereleri Tercih Etmeli!

KOAH ve astım hastalarına nefes aldıracak öneriler

Yüksek sıcak ve nem oranlarının KOAH ve astım şikayetlerini artırdığına dikkat çeken TÜSAD KOAH Çalışma Grubu, hastaların yaz mevsimini rahat geçirmeleri için tavsiyelerde bulundu. Prof. Dr. Öztürk, “KOAH ve astım hastaları aşırı sıcak havaya maruz kalmaktan kaçınmalı. Tatilde ise havası temiz yerleri tercih etmeli” diyerek, bu mevsimde gidilebilecek şehir önerilerini paylaştı.

Türkiye Temmuz ve Ağustos aylarında mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava değerleriyle kavrulurken, KOAH ve astım hastaları da sıcak ve nemden olumsuz etkileniyor. Hava kirliliğinin yanı sıra artan sıcaklık ve yüksek nem oranı, alt solunum yollarının kronik hastalıklarından olan astım ve KOAH hastaları için rahatsız edici etkilere yol açarak yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor. Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği (TÜSAD) KOAH Çalışma Grubu, artan şikayetler üzerine KOAH ve astım hastalarının yaz mevsimini rahat geçirebilmeleri ve keyifli bir tatil yapmaları için önemli tavsiyeler hazırladı.

TATİLDE NERELER TERCİH EDİLEBİLİR?

TÜSAD KOAH Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Can Öztürk tarafından yapılan açıklamada, “Hem KOAH hem de astım hastaları için solunan havanın özellikleri hastalığın seyrini belirlemede önem taşıyor” hatırlatması yapıldı. Hava kirliliğinin her iki hastalıkta da sigarayı bırakmış hastalarda dahi nefes darlığı, öksürük, tıkanıklık hissi gibi belirtilerin artmasına ve tedavi değiştirme ihtiyacı duyulan atakların gelişmesine neden olabildiğini belirten Prof. Dr. Öztürk, bu durumda tatil için tercih edilebilecek alternatifleri paylaştı:

  • Marmara ve Ege Bölgesi’nde hava kirliliğinin diğer illere göre daha az olduğu bildirilen illerden Kırklareli, Tekirdağ, Çanakkale, Balıkesir, Karadeniz Bölgesi’nde ise Kastamonu, Sinop, Artvin, Rize KOAH ve astım hastaları tarafından tatil için tercih edilebilir.
  • Ayrıca deniz kenarında yer almasa da hem temiz havası hem de doğal ve tarihi güzellikleriyle İç Anadolu Bölgesi’nde Eskişehir, Nevşehir ve Kırşehir, Doğu Anadolu Bölgesi’nde ise Van ve Tunceli KOAH ve astım hastaları tarafından seçilebilecek alternatif rotalar arasında yer alıyor.

HASTALAR NELERE DİKKAT ETMELİ?

Hava kirliliğinin yanı sıra havadaki nem oranın da önem taşıdığına dikkat çeken Öztürk, “Yaz mevsiminde KOAH ve astım hastaları aşırı sıcağa maruz kalmamalı. Bu hastalar 30 derecenin üzerinde seyreden sıcakta ve nemin yüzde 60’ı aştığı günlerde özellikle öğle saatlerinde dışarıya çıkmamalı” uyarısı yaptı. Prof. Dr. Öztürk, KOAH ve astım hastalarının seyahatlerini rahat ve sorunsuz geçirmesi içinse şu önerilerde bulundu:

  • KOAH ve astım hastaları oksijen oranı düştüğü için yüksek irtifaya çıkmaktan kaçınmalı.
  • Polen alerjisi olan astım hastaları tatil için polen mevsiminin geçmesini beklemeli.

  • Otelde kalacak hastalar rutubetsiz, duvarlarında küf olmayan, zemini halı olmayan ve daha önce sigara içilmemiş odaları tercih etmeli.

  • KOAH ve astım hastaları nerede olurlarsa olsunlar sıcak ve yüksek nemli günlerde saat 12:00 -17:00 arası dışarıda bulunmayıp iç ortamları tercih etmeli.

  • Sıcağın ve nemin yüksek olduğu günlerde bol sıvı ve su içilmeli.

  • Aşırı sıcak ve nemli günlerde uzun yürüyüşler gibi ağır efordan sakınmalı.

  • Klimalı ortamlarda çok uzun süre kalmamalı.

  • Günlük ilaçlarını düzenli kullanmalı ve kurtarıcı ilaçlarını yanlarında bulundurmalı.

  •  

    HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
    Yorum Yok

    YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
    PİYASALARDA SON DURUM
    • DOLAR
      -
      -
      -
    • EURO
      -
      -
      -
    • ALTIN
      -
      -
      -
    • BIST 100
      -
      -
      -
    Hava durumu
    -
    -
    -
    Nem Oranı: -
    Basınç: -
    Rüzgar Hızı: -
    Rüzgar Yönü: -

    Hangi işletim sistemli telefonu kullanıyorsunuz?

    Hangi işletim sistemli telefonu kullanıyorsunuz?

    • iOS (iPhone) --> 4
    • Android --> 3
    Gönder
    Sonuçlar

    Yeni Çağrı Gazetesi © 2019 - Web Tasarım : GNS Ajans

    alsancak escort buca escort karşıyaka escort fake taxi porno ensest porno tecavüz porno

    istanbul escort

    izmir escort

    izmir escort

    izmir escort

    şişli escort