Yeni Çağrı Gazetesi

İş fırsatları için hemen tıkla!

DİNÇER KARACALAR’LA SAĞLIK NOTLARI

DİNÇER KARACALAR’LA SAĞLIK NOTLARI
14 Kere Okundu
02 Mayıs 2019 - 19:22

GENÇ BAKIŞLARA GÖZ KAPAĞI ESTETİĞİ İLE KAVUŞUN !

Göz kapağı estetiği sayesinde daha genç ve canlı görünmek mümkün. Göz Hastalıkları Uzmanı Doç.Dr.Barış YENİAD konu ile ilgili bilgiler verdi.

Göz kapaklarının estetik cerrahisi (blefaroplasti), yaşın ilerlemesine bağlı olarak üst ve alt göz kapağındaki fazla cilt ve yağ dokusu ile bazı kırışıklıkların giderilmesi amacı ile uygulanan en sık tedavilerden biridir. Dünyada en fazla yapılan cerrahi işlemlerden biridir. Ameliyat sonrasında yüzdeki yorgun ve yaşlı görünüm kaybolmakta, daha genç ve dinamik bir yüz görünümüne kavuşmak mümkündür.

Bu ameliyat genellikle 30 yaşın üstündeki kişilerde tavsiye edilmekle beraber bazı durumlarda ailesel ve genetik özellikler nedeni ile daha erken yaşlarda da yapılmaktadır. Yaşın ilerlemesi ile birlikte en erken bulgular yüz bölgesinde ve özellikle üst ve alt kapaklarda görülmektedir. Üst kapaklarda fazla cilt dokusunun oluşması ile birlikte göz kapaklarında düşme görülür, makyaj mesafesinin kaybolması nedeni ile makyaj yapmak problem haline gelir. İleri durumlarda fazla cilt görmeyi engeller hale gelebilir. Alt kapaklardaki torbalanmalar yorgun ve hastalıklı bir görünüme neden olur.

Göz kapaklarının estetik cerrahisi lokal anestezi altında uygulanır ve hastaların hastanede kalmasına gerek yoktur. Üst ve alt göz kapaklarının ameliyatı aynı anda veya ayrı ayrı uygulanabilir. Ameliyat sırasında üst göz kapaklarında fazla cildin alınmasında ölçüm çok iyi yapılmalıdır. Ölçüm yanlış yapılırsa ameliyat sonrasında göz kapaklarını kapatamama, fazla iz kalması veya asimetri görülebilir. İyi bir cerrahi sonrasında üst ve alt göz kapakları ameliyatları sonrasında iz kalmamaktadır.

AĞRISIZ VE ACISIZ GENÇLEŞMENİN YOLU; İPLE YÜZ GERME

İnsanların yaşlarının ilerlemesi ile ciltlerinde bozulmalar meydana gelir. Yaş ilerledikçe kırışıklıklar ve sarkmalar başlar.Son zamanlarda sonuçları son derece yüz güldürücü olan iple yüz germe işlemleri ile tüm bu estetik sorunlardan kurtulmak mümkün.Uzman Dr. Jale Şenyurt konu ile ilgili bilgiler verdi.

Yaşlanmanın ilk belirtileri özellikle yüz bölgesinde kendini belli etmeye başlıyor.İlerleyen zamanla birlikte yüzde ve vücutta sarmalar ve kırışıklıklar oluşmaya başlıyor.Bu tatsız sorunlar yüz ve boyun kısmında kendine daha çok gösteriyor. Bunun sebebi ise yer çekimi ve yüzümüzdeki hacmin ve kollajenin azalması.Ameliyatsız iple yüz germe cerrahi operasyona bir alternatif olabilir sizin için. Yüze, boyuna ve vücudun her bölgesine uygulana bilen bir tekniktir.

Lifting etkisi bir yandan uygulanan iğneler tarafından, diğer yandan vücudun iplere reaksiyon olarak hayata geçirdiği aksiyon mekanizması tarafından sağlanır. Bu reaksiyon anında vücut tarafından algılanır ve vücut biyolojik fibroplast, kollajen ve elastin üretir. Böylece lifting etkisi iki katına çıkmış oluyor.

Bu uygulamanın en iyi yanlarından biri, uygulama botoksta olduğu gibi kişinin mimiklerine herhangi bir zarar vermiyor.Yüz hareketlerini kısıtlamadığı için de popülerliği giderek artıyor.

Ameliyatsız İple Yüz Germe Uygulamasını kimler yaptırabilir ?

Eğer sizde aşağıda belirttiğimiz şartlardan en az birini taşıyorsanız iple yüz germe uygulaması için uygun bir adaysınız demektir.

  • Yüzünüzde kırışıklıklar var ise
  • Yüzünüzde sarkmalar oluşmuş ise
  • Alt göz kapaklarınızın altında kırışıklıklar var ise
  • Ağız/dudak çevresinde kırışıklıklar var ise
  • Çene altındaki cildiniz sarkıyor isev – Yüzünüzü gençleştirmek ve yenilemek istiyorsanız 

    Ameliyatsız iple Yüz Germe Uygulaması Muayenesi Nasıl Yapılacak? 

Doktorunuz sizi muayene ederek ameliyat öncesi fotoğraflarınızı çekecektir. Muayene esnasında doktorunuzla medikal geçmişinizi, kullandığınız ilaçları, ilaç alerjileri, diğer tüm bilgilerinizi paylaşmalısınız. Doktorumuz edindiği tüm bilgiler ile sizin ameliyatınızın tüm değerlendirmelerini yapacaktır. Muayene sonrası durumunuza göre ameliyat öncesi yapılması gereken tüm detaylar sizinle paylaşacaktır.

İple Yüz Germe Estetiği

Ameliyatsız İple Yüz Germe Uygulaması Nasıl Yapılmaktadır?

Öncelikle yüzünüz temizlenir. Bunu takiben yüzünüze anestezik krem uygulanır. Uygulama şu şekilde tarif edile bilir; gereken bölgelerde işaretlenen noktalara, çok ince iğneler içerisine yerleştirilmiş PDO (polidioksanon) ipler uygulanır (enjekte edilir). PDO iplere reaksiyon olarak vücut fibroplast ve büyüme faktörü içeren kollajen üretiyor. Böylece lifting etkisi çifte katlanmış oluyor. Uygulama sonrası aradaki fark hemen görüle bilir. Bu fark zaman geçtikçe daha net belli olacak, cildiniz giderek daha çok gerilecek. 3 ay sonra nihai sonuç tamamen görülebilir ve etkisini 12-18 ay boyunca sürdürecektir. Uygulama süresi yaklaşık 30 dakikadır.Tedavi sonrasında hemen makyaj kullanmanız mümkün. İpler kendiliğinden çözümlenebilir ve zararsızdır. Kolajen (büyüme faktörü içeriyor) üretimini aktive eder. İnce kırışıklıkları giderir. Lokal anestezi altında uygulanır.

SAĞLIKLI NESİLLERİ AŞIYA BORÇLUYUZ

7’den 70’e hastalıklardan koruyan aşı, günümüzde sağlık bilimi açısından en önemli gelişmelerin başında yer alıyor. Uzun yıllar boyu insanlığı etkileyen hastalıklar, aşının koruyucu etkisi ile günümüzde korkulur olmaktan çıktı. Günümüzde hala bazı ebeveynler, çocuklarına aşı yaptırmaktan çekinse de uzmanlar hastalıklara karşı hayatta olmamızı aşı yaptırılmasına borçlu olduğumuzu söylüyor.

Türkiye İş Bankası İştiraki Bayındır Kavaklıdere Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Füsun Kitapçı Uysal, aşının gelişimi ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu:

  • Aşı, bazı hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda enjekte edilen ölü ya da zayıflatılmış bakteri ve virüsler demektir. Şu anda hayattaysanız anneniz tetanos aşısı olduğu için ya da babanıza kolera aşısı yapılmış olduğu için olabilir. Belki de küçüklüğünüzde kızamık aşısı olmasaydınız, bu günleri göremeyecektiniz. Uçuş korkunuz olmayabilir ama çocuğunuz, uçakta öksüren birinden her an menenjit mikrobu alabilir.
  • Mikroplar pek çok nedenle vücudumuza yerleşebilir. İshal, hapşırma, öksürme, kaşınma, açık yaralar, kan ve vücut sıvıları yolu ile insandan insana bulaşıcılık mümkündür. Sivrisinekler ya da keneler de hastalıklara neden olan mikropları taşırlar. Hiçbir şey yapmadan yediğimiz ya da içtiğimiz gıdalarda bulunan mikroorganizmaların ağız yolu ile vücuda alınması da vücudumuzda çeşitli hastalıkların oluşumuna neden olabilir. Eskiden ölümcül olan hastalıkların çoğu aşı nedeniyle kontrol altına alınsa da, turistik seyahatler ve göçlerin arttığı, sınırların kalktığı günümüzde aşısı olmayan ya da hastalık taşıyıcısı olan insanlar aracılığı ile hastalıklar çok hızlı yayılabiliyor.
  • Hekimin birincil görevi sağlıklı kişinin sağlığını korumasını sağlamak yani koruyucu hekimliktir. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olarak çocuğun gelişimini, beslenmesini ve bağışıklanmasını izlemek en önemli görevimizdir.

AŞI İLE SAĞLIKLI NESİLLER

  • Yüzyıllarca süren ve son yüzyılda hızlanan bütün teknolojik gelişimeler sayesinde uzaya gidiyoruz, Dünya’nın öbür ucu ile anında konuşabiliyoruz, oturduğumuz yerden Louvre Müzesini gezebiliyoruz. MR ile kanser teşhisi yapabiliyor, pek çok hastalığı yeni ilaçlar sayesinde tedavi edebiliyoruz. 
  • 100 kişiden otuzunu öldüren çiçek hastalığından, anne karnında %40’a varan sakat doğuma neden olan kızamıkçıktan, kurtulma şansının olmadığı kuduz veya yenidoğan tetanozundan korunabiliyorsak, 1998’den beri ülkemizde çocuk felci vakası ile karşılaşmıyorsak, aşıları bulan bilim insanlarına, yaygınlaştıran ve günlük hayatımıza sokan sağlık çalışanlarına çok şey borçluyuz. Koruyucu hekimlik ve bunun temel taşı olan aşılar ihmal edilmemeli, bilimsel olmayan söylentilere kulak asmamalıyız.

ESKİ UYGARLIKLARDAN BU YANA AŞILAMA

  • Aşılama artık herkesin yakından bilgi sahibi olduğu sağlık bilgisi olsa da aşının ortaya çıkışı uzun yıllara dayanıyor. Yazılı kayıtlara göre MÖ 560 yılında Çinlilerin “Variolasyon” olarak tanımlanan ilkel aşılama yöntemleri varmış.
  • Variolasyon, çiçek hastalığını hafif geçirmekte olan hastaların yaralarının kabukları kurutularak, tozların buruna inhalasyon yolu verilmesi ile veya sıklıkla tozun sulandırılıp çizilen deriden vücuda inokulasyonu ile uygulanmaktaydı.
  • Osmanlı hamamlarında variolasyon yönteminin uygulandığına tanık olan İngiliz Konsolosunun eşi Lady Mary Montagu, 1718 yılında çocuğuna çiçek aşısı yaptırmak için izin istediği Papa’ya bir mektup yazarak bu yöntemin batı ülkelerine duyurulmasını sağlamıştır.
  • 1796 yılında Edward Jenner ilk canlı viral aşı olan çiçek aşısı ‘Cowpox’ veya ‘Vaksinia’ fikrini geliştirerek bilimsel olarak tıpta bir çığır açmış ve modern immünolojinin temellerini kurmuştur. Jenner’den 100 yıl sonra Pasteur tarafından enfeksiyon hastalıklarının kaynağının mikroplar olduğunu keşfedilmiştir.
  • Pasteur, 1885 yılında daha önce köpeklerde etkinliğini kanıtladığı kuduz aşısını, bir köpek tarafından ısırılmış olan Joseph Meister adlı kişiye uygulamıştır. Bu uygulama insan bağışıklamasındaki en önemli atılımdır. 1892 yılında Laffnike adlı araştırıcı kolera aşısını, 1896 yılında Wright tifo aşısını geliştirmiştir. Bugün BCG adıyla bildiğimiz tüberküloz (verem) aşısı, Calmette ve Guerin tarafından 1921 yılında geliştirilmiştir. 1927 yılında Ramon ve Zoeller tetanos aşısını üretmişlerdir. Bundan sonra kullanıma sunulan çeşitli aşılar birbirini izlemiştir.

AŞILANMA ÖMÜR BOYU DEVAM EDER

  • Tüm bu veriler unutulmadan, çocuklarımızın aşılarını dikkatle takip etmeliyiz. Yaşları büyüse de, yılda en az bir kez çocuk doktoru veya aile hekimi ile temas ederek, hatırlatma dozları ve yeni aşılar ile ilgili bilgi edinmeliyiz. Aşı takibinde önemli olan aşı kartlarını kaybetmemeliyiz. Son olarak, güvenilir kaynakları tercih ederek, bilgi kirliliği ile mücadele edelim.

HAYATI ZORLAŞTIRAN HASTALIK;PANİK ATAK

Psikolog Gülcem Yıldırım panik atak hastalığı konusunda önemli bilgiler verdi.

Panik atak dışarıdan baktığımızda ölme, daha derin baktığımızda ise öldürülme korkusudur. Kişi panik atak geçirirken öleceğinden korkar. Bu korku ölüm korkusu değil öldürülme korkusudur. Kişi zihinsel olarak bulunduğu ortamda duygusal olarak öldürülme tehdidine maruz kalıyorsa beynimiz hayatta kalabilmek için vücudumuzda pek çok değişiklik yapar. Aslında Panik atak; fiziksel bir saldırı olmaksızın kişinin kendisini fiziksel bir saldırıya hazırlamasıdır. Bizim beynimiz fiziksel saldırıya karşı gösterdiği belirtileri duygusal saldırılara karşı da gösterme eğilimindedir.

Panik atak belirtileri;
Panik atak esnasında vücudumuz savaşmaya veya kaçmaya programlandığı için vücudumuzda birtakım belirtiler meydana gelir. Sempatik sinir sistemimiz devreye girer, vücudumuz adrenalin ve kortizol hormonları salgılamaya başlar. Adrenalin tehlike anında salgılanan bir hormondur. Adrenalin salgılandığı zaman aşağıdaki belirtiler ortaya çıkar;
Kalp atışlarımız hızlanır,solunumumuz hızlanır,damarlarımız kasılır,muhakeme yetimizi kaybederiz,öleceğimizden korkarız,kalp kanı beyne ve kaslara gönderir,tansiyonumuz çıkar ve çarpıntı olur.

Psikolog Gülcem Yıldırım sözlerine şöyle devam etti;

Bunlar olurken hızlı nefes alıp vermeye başlarız. Hızlı nefes alıp verdikçe de hava açlığımız artar. Oksijen ihtiyacımız artar. Uzun süre hızlı nefes alıp veren kişide de yine fiziksel bir sonuç olan vücuttaki kalsiyumun azalmasından kaynaklanan ellerimizde kasılmalar olur. Bütün fiziksel belirtiler olup biterken kişiyi en çok korkutan kısım çoğunlukla bu olur. Ellerin kasılmasıyla beraber felç oluyorum ya da ölüyorum korkusu daha da artar.Panik atak esnasında bunların yaşanması çok normaldir. Fiziksel olarak yaşanan her şey gerçekken, gerçek bir ölüm tehlikesi yoktur. Buradaki önemli olan nokta şudur. Bu mekanizma sadece fiziksel bir saldırıyla karşı karşıya kaldığımızda devreye girmez. Tehdit ve savunma mekanizmamız duygusal bir saldırıyla karşı karşıya kaldığımızda da devreye girer. Panik atak krizi yaşayanların ki duygusal bir saldırıdan kaynaklanan bir korkudur.


Panik Atak Sırasında Yapılması Gerekenler;
• Zihni başka yöne kaydırma; Örneğin parmağa odaklanıp, parmağın üzerindeki çizgilere bakmak. Zihnin aynı anda iki şeye odaklanamıyor.
• Nefese odaklanmak; Nefes alıp vermeye odaklanmak kriz anında yapılabilecek bir diğer davranıştır.
• Eft; Kişinin yaşadığı duyguyu içinden sürekli tekrarlaması panik atak anında yapılabilecek bir diğer davranıştır. Yani öldürülmekten korkuyorum, öldürülmekten korkuyorum… gibi

Psikolog Gülcem Yıldırım şunları ekliyor;

Panik Atak Sebepleri;
Preödipal Sebepler
Panik Atağın çocukluk yaşantılarıyla bağlantısı vardır. Panik atakta iki tane temel sebep vardır. Birincisi ailede panik olan bir ebeveyn veya bakıcı vardır. Ailede panik olan bu kişiyle çocuk özdeşim kurar. Yani bu kişiyi taklit eder. Panik atak geçiren kişiler çoğunlukla normal hayatlarında çok hızlı hareket eden kişilerdir. Hızlı yürürler, hızlı yemek yerler, hızlı sevişirler. Kişi bunu çocukluğunda bir ebeveyninden ya da bakıcılarından birinden(anne,baba, hala, babane,teyze vs) görmüş olabilir.

Ödipal Sebepler
Bir diğer sebep ise Ödipal sebeplerdir. Yani kişi çocukluğunda ödipal dönem dediğimiz ortalama 3-6 yaşlar arasında kalan dönemde annesiyle ya da babasıyla aşk yaşar. Çocuğun karşı cinsi keşfetmesiyle beraber ebeveyninin beğenisi almak için uğraşır. Örneğin erkek çocuğu bu dönemde büyüdüğü zaman annesiyle evlenme hayalleri kurar. Bu bu dönem için geçici ve normal bir şeydir. Çocuk bu hayalleri kurarken ona rakip olan hemcinsinden de korkar yani babasından. Annesiyle evlenirse babası ona kızar diye düşünür. Babanın kızması tehlikelidir yani baba kızarsa çocuğu öldürebilir. Panik atak hastalığı olan kişiler çocukluklarında yaşadıkları bu korkuyu yetişkin hayatlarına taşırlar. Dışarda bir kadın beğendiklerinde babanın onu cezalandırmasından ya da öldürmesinden korkarlar. 

Panik Atak Tedavisi;
Panik atak hastalarının çoğunun en büyük korkusu tekrar panik atak geçireceğim korkusudur. Psikoterapi tekniği ile panik atağın tedavisi mümkündür. Terapide panik atağın öncelikli olarak sebebi bulunur ve danışana fark ettirilir. Farkındalıkla beraber danışan süreçte duygularını anlamlandırmayı ve kontrol altına almayı öğrenir. Bizim zihnimiz karışıklıktan endişe duyar, duygularını anlamak ve kendi kendine yorumlamayı öğrenmek danışanın dışarıdaki hayatında daha konforlu ve daha az kaygılı yapar.

Small girl using inhaler device, playing with toys on a floor


Bahar alerjisi olan açık havada spor yapmasın

Bahar aylarının gelişini hepimiz dört gözle beklesek de kimilerimiz için bu aylar sıkıntılı geçebiliyor. Bahar aylarıyla birlikte başlayan polen alerjileri; gözlerde yanma ve yaşarma, burun akıntısı, hapşırık, geçmeyen öksürük, kaşıntı, ciltte kızarıklıklar ve nefes almada güçlük ile kendini hissettiriyor. Batıgöz Balçova Cerrahi Tıp Merkezi’nden Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Sedat Bayrakçı, öncelikle mevsimsel alerjik rinit tanısı konulmuş kişinin, kendini dış etmenlerden olabildiğince izole ederek koruması gerektiğini, bunun için bulunulan ortamlarda camların açılmaması (ev ve araç camları), klima filtrelerinin sıklıkla temizlenmesi gerektiğine dikkat çekti. Dışarı çıkmak zorunda olan hastaların ise maske ve güneş gözlüğü kullanarak, sık sık yüzlerini yıkayıp burunlarını temizleyerek de tedbirli olabileceğini vurguladı.

Batıgöz Balçova Cerrahi Tıp Merkezi’nden Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Sedat Bayrakçı, alerjik rinit ile ilgili merak edilenleri yanıtladı…

ÇOCUKLARDA DA GÖRÜLÜYOR

Bahar alerjisi kimlerde görülür?

Bahar alerjisi; 4-40 yaş arası çocuk, erişkin, kadın, erkek herkeste görülebilen bir rahatsızlıktır. Dünya genelinde de görülme sıklığı oldukça fazladır. Ailesinde astım ve alerjik rinit olan kişiler bu rahatsızlığa daha yatkın olmakla birlikte çevresel faktörler de hastalığın görülmesinde etkilidir.

Alerjik rinitin belirtileri nelerdir?

Alerjik rinitin ölümcül bir hastalık olmadığını ama hastanın yaşam kalitesini olumsuz etkileyen ve performansını düşüren bir rahatsızlık olduğunu belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Sedat Bayrakçı, “Hapşırma ve öksürme atakları, burunda ve genizde kaşıntı ve yutkunma güçlüğü, horlama, burun, geniz ve göz akıntıları, uykusuzluk; alerjik rinitin belirtilerinden bazılarıdır. Yaşanılan coğrafyaya göre polenlenme süresi değişeceğinden hastanın rahatsız olduğu sürenin uzunluğu da değişecektir. Bu uzayan süre ile birlikte rahatsızlık; sinüzit, astım ve kulak iltihaplanmasına kadar gidebilmektedir” dedi.

PARFÜM VE BOYA KOKUSU OLUMSUZ ETKİLER

Alerjik rinite karşı ne yapılmalı, nasıl önlem alınmalıdır?

Polenlerin uçuşma zamanı sabah saatlerinde daha yoğun olduğu için evi havalandırma ve dışarıda yapılması gereken işlerin öğleden sonra planlanması daha uygun olur. Ayrıca yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte güzel havaları fırsat bilen kişilerin açık havada spor yapma istekleri de artıyor. Ancak bahar alerjisi olan kişilerin kesinlikle bundan kaçınması gerekiyor. Sigara dumanı da bu hastaları olumsuz etkileyeceğinden, kullanmak bir yana mümkünse böyle ortamlardan mümkün olduğunca uzaklaşılmalı. Parfüm, boya ve deterjan kokusunun yoğun olduğu ortamlar, hastayı olumsuz etkileyeceğinden uzak durulmalı. Dışardan eve gelindikten sonra da kıyafetlerin tümü yıkanmalı ve hasta da duş alarak polenlerden tamamen arınmalıdır.

Alerji testi nasıl yapılır?

Alerji testleri iki farklı şekilde uygulanır: Kan alınarak ya da cilt üzerinden. Her iki test uygulamasında da sonuçlara en kısa sürede ulaşılarak tedaviye başlanır.

SİGARA VE ALKOLDEN UZAK DURULMALI

Tedavisi mümkün müdür?

Tedavisi kişinin alerjisine göre planlanır ve kişiye özgüdür. Tedavisi sabır gerektiren ve belli bir süre hekim ziyaretlerinin düzenli devam edilmesi gereken bir rahatsızlıktır. Tedavinin en önemli etabı alerjenlerden, bahsedilen tedbirler ile korunmaktır. Sonrasında ise burundan kullanılan kortizonlu spreyler ve anti-alerjik ilaçlar gelir. Bağışıklık sistemiyle doğrudan bağlantılı olan bu hastalıkta; dengeli beslenmeli, düzenli uyumalı, A, B, C ve E vitamininden zengin beslenmeli, bol su tüketilmeli ve sigara ile alkolden uzak durulmalıdır. Bunların yeterli olmadığı hastalarda ise immünoterapi yani aşı tedavisi uygulanır. 5 yaş üstü hastalarda, ilaçların yan yetkisinden şikayetçiyse ve en az iki mevsim ve 6 ay boyunca alerji bulguları devam ediyorsa bu tedavi uygulanabilir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -
Hava durumu
-
-
-
Nem Oranı: -
Basınç: -
Rüzgar Hızı: -
Rüzgar Yönü: -

Hangi işletim sistemli telefonu kullanıyorsunuz?

Hangi işletim sistemli telefonu kullanıyorsunuz?

  • iOS (iPhone) --> 4
  • Android --> 2
Gönder
Sonuçlar

Yeni Çağrı Gazetesi © 2019 - Web Tasarım : GNS Ajans

kaçak iddaa kaçak bahis güvenilir bahis siteleri iddaa siteleri en iyi bahis siteleri illegal bahis en iyi canlı bahis siteleri casino siteleri canlı bahis siteleri ensobet üyelik bonus veren siteler