Yeni Çağrı Gazetesi

İş fırsatları için hemen tıkla!

DİNÇER KARACALAR’LA SAĞLIK NOTLARI

DİNÇER KARACALAR’LA SAĞLIK NOTLARI
49 Kere Okundu
08 Ağustos 2019 - 15:00

İnsanlığın 2 bin yıllık düşmanı varis

Varis’i yenmenin yolları, varis nasıl önlenir?

Varis en basit tanımı ile vücuttaki toplardamarların çapının artması, genişlemesi ve damar duvar yapısının bozulması anlamına gelir.

İnsanoğlu’nun son iki bin yıldır varis hastalığı ile mücadele ettiğini söyleyen Prof. Dr. Onur Selçuk Göksel, görülme sıklığının arttığını söyledi. Varisi önlemenin yollarını anlatan Prof. Dr. Göksel aşırı dar giysiler, uzun süre güneş altında kalma ve hareketsizliğin varisi tetiklediğine dikkat çekti.

Günlük hayatı ciddi şekilde etkileyen varis hastalığının tedavi ve sonuçlarının değişkenlik gösterdiğini belirten Göksel şu bilgileri verdi;

“Yaklaşık iki bin yılı aşkın süredir bilinen varis hastalığı  günlük yaşamı ciddi şekilde etkileyen sağlık sorunlarından birisidir. Varis en basit tanımı ile vücuttaki toplardamarların çapının artması, genişlemesi ve damar duvar yapısının bozulması anlamına gelir. Toplumda yaşamın herhangi aralığında yaştan bağımsız görülme sıklığının % 10-27 arasında değiştiği bilinmektedir.

KADINLARDA DAHA SIK GÖRÜLÜYOR

Bu duruma toplardamarlardaki kapakçıkların şekil ve işlevlerindeki bozukluklar neden olmaktadır. 60 yaşına gelen kadınların % 75 sıklıkla görülen bir durumdur. Kadınlarda erkeklerden daha sık görülmekte ve yaşla birlikte görülme olasılığı artmaktadır.
Klinikte varisleri, şekil ve çaplarına göre 3 şekilde sınıflamaktayız. Bu sınıflara göre tedavi ve tedavinin sonuçları değişebilmektedir. Klinik olarak ayrıca varisler şiddetine göre 6 derece olarak değerlendirilir ve tedavi de bu verilere göre şekillendirilmelidir.

VARİS HASTALIĞININ BELİRTİLERİ

Hastadan hastaya değişmekle beraber sıklıkla ağrı, gece krampları, kaşıntı ve dolgunluk hissi, soğukla temas ihtiyacı gibi yakınmalar ön plandadır. Bu yakınmalar, uzun süreli ayakta durma sonucu ve bacakları sarkıtarak hareketsiz oturma sonucu; yaz ayları veya sıcak iklimde, kadınlarda menstruasyon dönemlerinde ve yüksek ısılı ortamlarda artabilir. Zaman içerisinde gözle görülen varisler, şişlik ve ödem, ayak bileğinden yukarı doğru ilerleyen kahverengi renk değişiklikleri ve sonrasında da maalesef yara açılmalarına kadar ilerleyen tablolar görülmektedir. Bu sırada bacaklarda şekil bozuklukları da görülmektedir.

TEDAVİSİNE ERKEN BAŞLANMALI

Bu konuda en önemli olan nokta, varislerin genellikle ihmal edilen bir hastalık olmalarıdır. Ancak, kozmetik sorunların yanı sıra varislerin derin toplardamar tıkanıklıklarına sebep olabilmeleri en önemli sonuçlarıdır. Bu tip tıkanmalarda akciğerlere pıhtı kaçması (pulmoner embolizm) hayatı tehdit edebilecek bir komplikasyondur. Bu nedenlerle diyoruz ki varisler, hayatınızda rahatsızlık veren önemsiz bir kozmetik sorun değil, tedavisinde ne kadar erken başlanırsa o kadar tıbbi ve kozmetik başarı getirecek önemli bir hastalıktır.

LAZERLİ OPERASYONLARDA BÜYÜK BAŞARI

Varislerin büyük çoğunluğuna neden olan büyük ve küçük bacak toplardamarları yetersizliği durumlarında ise eskiden beri uygulanagelen klasik operasyonlar büyük oranda terkedilmiştir. Son yıllardaki teknolojik gelişmelerle beraber hastalarımızın “kapalı ameliyat veya bıçaksız lazerli ameliyat” olarak adlandırdığı endovenöz teknikler ile hastalıklı bu damarların kapatılması ile tıbbi ve kozmetik olarak son derece yüz güldürücü sonuçlar almaktayız. Bu sistemlerin en önemli avantajları, hastaların narkoz almadan yapılabilmeleri, iz bırakmamaları, operasyon sonrasında hastaların günlük hayatlarına aynı gün dönebilmeleridir.  Daha da önemlisi orta ve uzun dönemde nüks oranları çok düşüktür.

VARİSLERDEN NASIL KORUNALIM?

Hareketsiz kalmayın: Uzun sure aralıksız hareketsiz ayakta durmayın veya oturmayın. Ancak mesleki olarak uzun sure ayakta kalmanız gerekiyorsa koruyucu basınçlı çorap giyin.

Yüksek topuklu ayakkabı giymeyin: Yüksek topuklu ayakkabılar baldır kası yerine kalça kaslarının kullanımına neden olduğu için dolaşım zorlaşır ve varis gelişimine zemin sağlar.

Aşırı dar giysiler giymeyin: Kan dolaşımını bozabilecek aşırı dar giysiler varies oluşumunu arttırır.

Uzun süreli güneşlenmeyin: Uzun süreli güneşlenme ve sıcak uygulaması damar genişlemesine neden olur.

Ayaklarınızı yukarı kaldırın: Mümkünse günde en az 3-4 defa olmak üzere, 5-10 dakika sure ile ayaklarınızı kalbinizin seviyesine kaldırarak dinlendirin.

Fazla kilolardan kaçının: Vücut ağırlığının artması, kanın bacaklardan kalbe doğru hareketini güçleştirir. Dolaşımın aksaması sonucunda varis gelişir.

Baharatlardan kaçının.

Soğuk su masajı yapın.

Düzenli ayak ve bacak jimnastiği yapın

 

 

SICAK HAVALARDA ÇOCUKLARDA İSİLİĞE DİKKAT !

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr.Melike Özberk Koç, bebeklerde ve çocuklarda sıkça görülen isilik konusunda önemli bilgiler verdi.

İsilik, ekrin ter bezleri ve kanallarının tıkanması ve terin cilt ve cilt altına geri akması nedeni ile meydana gelen özellikle yaz dönemlerinde bebek ve çocuklarda , sık görülen bir cilt problemidir.  Bu tıkanıklık deri altında biriken terin küçük kabarcık ve kızarıklık olarak kendini göstermesi ve genellikle kaşıntı eşlik etmesi ile rahatsız edicidir.  Sıklıkla yaz aylarında, ılık ve nemli iklimlerde en yaygın olarak görülmektedir. Döküntüler tedavi olmadan da bir süre sonra kendi kendine iyileşir. Ancak gerekli önlemler alınmaz ise cilt üzerinde daha komplike bir hal alabilir.

Çocuklarda islik oluşmasını azaltmanın yollarına değinecek olursak;en önemlisi bebek ve çocuğun kalın ve sentetik kıyafetler giymemesi,ince,teri emebilen pamuklu kıyafetlerin tercih edilmesidir. Özellikle yaz günlerinde kıyafetlerin sık sık değiştirilmesi ,kıyafetler yıkanırken kimyasal içerikli deterjan ve yumuşatıcılar yerine sadece ekolojik içerikli bir temizleyici ile yıkanması,yumuşatıcı kullanılmaması uygun olur.

Özellikle yaz dönemi terle atılan tuzun ter bezlerinde tıkaç oluşturmaması için bebek ve çocukların sık sık su ile yıkanması uygun olur. Eğer sık yıkamak mümkün değil ise bir pamuk pedi ıslatıp gün içinde boyun kıvrımları koltuk altı gibi isiliğe yatkın bölgeleri temizlemek ideal olacaktır. Ayrıca deniz suyuna girmek ,eğer denize girme imkanı yok ise ölü deniz mineralleri içeren tuzları az miktarda yıkanma suyuna atmak gözeneklerin açık kalmasına yardımcı olarak isiliği azaltabilir ve oluşmasını engeller.Korunmada ve hafif lezyonlarda alerjik bir durum yok ise tıbbi papatya ve kalendula çayları ile temizleme ya da papatya ve kalendula özlerini içeren doğal cilt bakım ürünleri inflamasyon sürecini azaltabilir. Ancak isilik geçsin diye yoğun içerikli yağlar ve pişik kremleri kullanılmamalıdır. Tüm önlemlerinize  rağmen çocuğunuzdaki isilik uzun süreli devam ediyor ise mutlaka dermatoloji  hekimine başvurulması gerekir.

 

 

L’Occitane cilt temizleyiciler ile infüzyon etkisi…

CİLT TEMİZLEYİCİNİZİ MODUNUZA GÖRE SEÇİN!

 

Sabah uyandığınız anda modunuz neyse ona göre bir temizleyici seçmeye ne dersiniz? Canlanma modundaysanız kekikle harmanlanan salatalık, rahatlamak istiyorsanız bal ve incir, sakinleştirici etki için ölmez otu ve aynı sefa çiçeği, konfor ihtiyacı duyuyorsanız altın rengi yağ bazlı bir temizleyiciye ihtiyaç duyuyorsunuz demektir.

L’Occitane’nın tazelik, yumuşaklık ve konfor sunan temizleyici seçenekleri Provence’nin organik meyve ve sebzeleri ile size çok iyi bir cilt dokusu kazandırmaya geldi.

MODUNUZU CİLDİNİZLE PAYLAŞIN!
Sabahları uyandığınız andan itibaren “tazelik” arzuladığınız günler vardır. Salatalıktan daha canlandırıcı ne olabilir? O gün mutlaka yeşil renkli formülü deneyin; salatalık ve kekik ile zenginleştirilmiş, sıvı ve jel yapısıyla, kokteyl havasında görünümlü temizleyicimizle cildinizde eğlencenin tadını çıkarın.

CİLT SORUNLARINIZIN NEDENİ PSİKOLOJİK OLABİLİR !

Uzman Klinik Psikolog Merve Kırna konu hakkında önemli bilgiler verdi.

Deri; en önemli organlarımızdan biridir. Vücudumuzun tüm yüzeyini  saran deri; zararlı maddelere, mikroplara karşı, iç ve dış uyaranlara karşı koruma sağlar. Peki vücudumuzda oluşan bazı deri hastalıklarının psikolojik kökenli olduğunu biliyor muydunuz?

Derimizin beynimizle olan ilişkisi, bebeğin anne karnındaki embriyonik dönemine kadar gider. Birbirinden bağımsız olmayan bu iki organ, ektodermden kökenini alır ve aynı hormon ve nörotransmitterden etkilenir. Anne karnında embriyon halindeyken bile derimiz  dış dünya ile ilgili uyaranları kayıt altında tutar ve iletir. Aynı zamanda derimiz dış dünya ile bağlantıda bizim ilk iletişim aracımızdır.  Dokunma 5 duyu organlarımızdan biridir ve dokunma deri vasıtasıyla olur. Bir bebek doğduğunda annesiyle ten tene teması derisi sayesinde kurar; dokunarak, hissederek, anneden gelen geri bildirim ile nasıl bir dünyaya doğduğu hakkında fikir sahibi olur.

Ayna ayna  söyle bana, cildimin verdiği mesaj nedir bana?

Derimiz iç dünyamızda oluşan bir duygu durumun dış dünyaya yansımasıdır, bir nevi ruhumuzun aynasıdır cildimiz.  Mesela; sevindiğimizde, üzüldüğümüzde, heyecanlandığımızda, kaygılandığımızda, korktuğumuzda, ağladığımızda, öfkelendiğimizde  ilk mesajı cildimiz verir bize. Nasıl mı?  Kızararak, morararak, sarararak ya da tüylerin ürpermesine neden olarak. Bazen oluşan cilt problemleri psikolojimizi olumsuz etkilerken, bazen de psikolojik sıkıntılar dermatolojik bir hastalığın ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Her iki durumda da bedenimizde oluşan rahatsızlık bizim psikolojik olarak kendimizi kötü hissettirmemize neden olur.

 

 

 

CİSED GENEL BAŞKANI PSİKOTERAPİST CEM KEÇE:

“BİLİMSELLİĞİ KANITLANMIŞ DOĞAL ÇÖZÜMLERE İLGİ ARTIYOR!”

Hormonlu ve suni ürünlerin hayatımıza iyiden iyiye girdiği günümüzde cinsel sağlığına özen gösteren ve ilişkinin uzun sürmesini isteyenlerin tercih ettiği “güvenli ve doğal gıda takviyeleri”ne olan ilgi her geçen gün artıyor. Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) cinsel terapistleri, sağlıklı ve mutlu bir cinsel yaşam için vatandaşların doğal ürünleri tercih ettiklerini ifade ederek, özellikle ABD ve Avrupa’da yoğun olarak kullanılan güvenli ve doğal gıda takviyeleri satan yerlerin yaygınlaşması gerektiğini belirtiyorlar.

“BANKA KREDİSİ Mİ KASADAKİ NAKİT Mİ? POLEMİĞİ”

Her şeyin sunileştiği modern dünyada her şeyin doğalının arandığına dikkat çeken CİSED Genel Başkanı, Psikoterapist Dr. Cem Keçe; “Besinlerin doğalını yeme arayışı, suni güzellik yerine doğal güzellik arayışı yakın ilişkilerde doğallık arayışına dönüştü. Bu durum cinsel istek ve uyarılmayı arttıran ilaçların kullanımının arttığı son yıllarda güvenli ve doğal gıda takviyelerine olan ilgiyi de arttırdı. Ama çok yanlış bir şekilde sanki bu iki durum yani ilaçlar ve gıda takviyeleri birbirinin alternatifi gibi bir algı ortaya çıktı. ‘Banka kredisi  mi kasadaki nakit mi?’ şeklinde bir polemik ortaya çıktı. Oysa gerçek böyle değil, ilaçlar ve gıda takviyeleri birbirini destekliyor ve birlikte kullanıldıklarında sonuçları daha güçlü ortaya çıkıyor, memnuniyet artıyor. Organik yani bedensel sorunlar nedeniyle cinsel istek ve uyarılma sorunu yaşayan çiftlere hekimler cinsel isteği ve sertleşmeyi arttıran ilaçlar öneriyor veya psikiyatrik bozukluğu olan hastalara hekimler psikiyatrik ilaçlar veriyor. Onaylı ve bilimsel yayınlarla etkinliği kanıtlanmış güvenli ve doğal gıda takviyeleri, sertleşme ve cinsel isteği arttıran ilaçların etkinliğini arttırabiliyor veya psikiyatrik ilaçların cinsel yan etkilerini azaltabiliyor.” dedi.

“GÜVENLİ DOĞAL ÜRÜNLERİN KULLANIMINI ÖNERİYORUZ”

CİSED cinsel terapistlerinin cinsel ilgi ve uyarılma bozukluğu yaşayan erkekler ve kadınlara, tüm dünyada uzun yıllardır kullanılan, etkinlikleri klinik çalışmalarla ispatlanmış, güvenli ve doğal gıda takviyelerini önerdiğini söyleyen Keçe; “CİSED cinsel terapistleri olarak cinsel isteği ve cinsel uyarılmayı arttırmak için, içeriğinde L-Arjinin HCL, L-sitrulin, Rosvita, Pycnogenol (Fransız sahil çamı kabuk extresi) gibi çok özel maddeler barındıran güvenli ve doğal gıda takviyelerini çiftlere öneriyoruz. Bu ürünlerin düzenli kullanımı; cinsel isteği arttırmaya, cinsel uyarılmayı kolaylaştırmaya, cinsellikten alınan hazzın devamına yardımcı olabilir ve çiftlerin cinsel yaşamlarında büyük fark yaratabilir.” dedi.

“CİNSEL SORUNLAR HEM KADIN HEM ERKEĞİ ETKİLİYOR”

Cinsel hayatı aktif olan her on kadından sekizinin, her on erkekten yedisinin hayatının bir döneminde cinsel işlev bozukluğu yaşadığına dikkat çeken Keçe; “Cinsel istek, cinsel uyarılma, plato, boşalma/orgazm ve çözülme (cinsel doyum) şeklindeki beşli cinsel siklusun herhangi bir evresinde bir bozulma olmasına veya cinsel siklusta olmayan ağrı, acı, kanama, tiksinti, korku, endişe gibi olumsuz durumların cinsel siklusa eşlik etmesine cinsel işlev bozukluğu (CİB) denir. Sertleşme bozukluğu, erken boşalma, kadında orgazm bozukluğu, vajinismus gibi CİB’ları, hem ruhsal hem cinsel hem de ilişkisel sorunlara neden olurlar ve cinsel terapistten alınacak cinsel terapi veya hekimlerden alınacak cinsel tedaviler ile kolaylıkla çözülürler. Tedavi olmayı asla ertelemeyin.” diye bilgi verdi.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -
Hava durumu
-
-
-
Nem Oranı: -
Basınç: -
Rüzgar Hızı: -
Rüzgar Yönü: -

Hangi işletim sistemli telefonu kullanıyorsunuz?

Hangi işletim sistemli telefonu kullanıyorsunuz?

  • iOS (iPhone) --> 4
  • Android --> 2
Gönder
Sonuçlar

Yeni Çağrı Gazetesi © 2019 - Web Tasarım : GNS Ajans

kaçak iddaa kaçak bahis güvenilir bahis siteleri iddaa siteleri en iyi bahis siteleri illegal bahis en iyi canlı bahis siteleri casino siteleri canlı bahis siteleri ensobet üyelik bonus veren siteler