$ DOLAR → Alış: 5,78 / Satış: 5,80
€ EURO → Alış: 6,69 / Satış: 6,72

SON DAKİKA:

EKMEK KORKUSU

Ahmet bakışlarını zorla da olsa etraftaki manzaradan alıp, dikiz aynasından gördüğü kadarıyla şoförün yüzüne baktı

Kurtuluş BAŞTİMAR
Kurtuluş BAŞTİMAR
  • 11.08.2018
  • 348 kez okundu

Ahmet bakışlarını zorla da olsa etraftaki manzaradan alıp, dikiz aynasından gördüğü kadarıyla şoförün yüzüne baktı. Alnında alt alta sanki büyük bir özenle yerleştirilmiş çizgilere ve altı şişmiş gözlerine bakarak konuşmaya başladı:
“Bu boş alanlara çoğu zaman halkın eğlenmesi için sinema, alışveriş ve eğlence mekanları yaptıklarını söylerler.” Şoför dayanamayıp Ahmet’in sözünü yarıda keserek:
“Aman abi, millette sinemaya gidecek zaman mı var?”
“Neden yok?”
“Millet gece-gündüz arı gibi çalışıyor abi”
“Peki neden arılar gibi bir arada değiller?
“Anlamadım?”
“Eğer okuyan insanlar bir olup, bu tür kararlara karşı tek ses olurlarsa o zaman daha farklı olmaz mı?”
“Aman abi, ne diyorsun iki üç insan bir araya gelse hemen tehdit sayılıyor. Senin dediğin şeyleri söylersek ekmeğimizden oluruz.”
“Cevabını kendin verdin işte sorunun.”
“Nasıl yani?”
“Bu yeşillik alanların sinema, alışveriş ve eğlence yerleri olarak insanlara hizmet için açılması ya da park yapılması insanları pek de ilgilendirmiyor, bunun için yeşillik alanların yok olması da öyle. Çünkü insanların hayat kavgasının ilk basamağı, daha doğrusu ilk amacı ekmek parasıdır. Sinema, sanat ve eğlence bizim ülkemizde ekmek parası kavramından sonra gelir. Diğer bir deyişle bunlar olmasa da olur. Ekmek teknem elimden gider, aç kalırım korkusu insanları diğer canlıların yok edilmesine karşı gelmek fikrine engel olan tek korku haline geldi.”
Şoför Ahmet’in konuşmasını, kaderi iki dudağı arasından dökülecek olan söze bağlı olan sanık gibi dinliyor ve cümleleri, kafasında yıllar yılı kalıplaşmış cümlelere karşı zafer ilan ediyordu. Şoför alışkın olmadığı bu konuşma ve sürekli baktığı bir çevreyi böyle değerlendirmesi karşısında sakinliğini gizlemeye çalışarak:
“Abi yanlış anlamazsan, ne iş yapıyorsun?”
“Estağfurullah, şu an bir işim yok. Hapisten yeni çıktım.”
“Hayırlısı olsun abi, çok geçmiş olsun.”
“Eyvallah.”
Şoför “bu kadar aklı başında bir adam nasıl olur da hapishaneye girer” diye düşünmeye başladı. Konuşma böyle sürerken, şoför geldiğini bildirdi ve arabadan Ahmet’le birlikte inip uzun uzun gideceği yeri tarif etti. Ahmet ücretini verdikten sonra şoförün tarif ettiği şekilde ilerledi.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Düşüncenizi Paylaşın

Önceki yazıyı okuyun:
Nasıl Bir Çocuk   

Dünya savaşı sırasında ormanda kaybolmuş 40-50 civarında çocuk var.

Kapat