$ DOLAR → Alış: 4,55 / Satış: 4,57
€ EURO → Alış: 5,34 / Satış: 5,36

SON DAKİKA:

GÖÇ EDEN SANAT

İlim ve sanat takdir görmediği yerden göç eder…

Kurtuluş BAŞTİMAR
Kurtuluş BAŞTİMAR
  • 10.03.2018
  • 269 kez okundu

İlim ve sanat takdir görmediği yerden göç eder…Çok güzel bir söz gerçekten.O kadar güzel özetlemiş ki kitaplar yazılarak anlatılamayacak bir gerçeği.Hayat öyle esrarengiz olaylar ile tasdikler ki o büyük insanların söylediği sözleri şaşırıp kalırız çağları aşıp gelen bu doğruluk karşısında.
Ülkemizin karadeniz bölgesinin yetiştirdiği genç,duruşuyla yiğit,sevinçleri ile çocuk ve samimiyeti ile hakiki anlamda bir dost olan Cüneyt Tandoğan ile yollarımız kesişiyor.Farklı coğrafyalarda,şehirlerde yetişmiş olmamıza rağmen o kadar çok ortak payda var ki buluştuğumuz bu güzel insan ile..Bazen bir yeşilcam film repliği,bazen geçmişte yürünmüş aynı gençlik yollarında bıraktığımız yaşanmışlık kokan hikayeler.Ve tabii ki hiç şüphesiz kitaplar. Arkadaşım Cüneyt de tam bir kitap aşığı insan.Çoğu kez kitaplar üzerine,yazmak üzerine konuşuruz.
Bir sabah,hayatın kavgası olan ekmeği bölüşerek yaptığımız kahvaltıda çaylarımızı yudumlarken konu yine sanat ve kitaptı.Elimizden geldiği kadarıyla konuşuyor ve kendi fikirlerimizi, ülkemizde sanatın olması gerektiği yeri konuşuyorduk.Cüneyt,sağlam Osmanlıca bilir.Ve artık yabancısı olduğumuz ecdadın dilinde çeviri yapan bu insan,bizlere birkez daha hatırlatıyor bazı şeylerin unutulmaya yüz tutsa da unutulamayacağını.Öylesine hakim olmuş ki bu dile, Osmanlıcadan kitap çevirileri yapmaya başlamış.Yani bütün teknikleri ile,bütün hakimiyeti ile, hücresinde yetiştirdiği soğanı sulayan bir mahkum inceliğinde yapıyor bu işi.
Başından geçen bir olayı anlatıyor bana.Göçe zorlanan bir sanatın öyküsünü.Başarıya ulaşmış bir insanın sahip olduğu bir gururun nasıl utanılmadan yerden yere vurulduğunun öyküsünü.Ve şöyle başlıyor sözlerine:‘Daha üniversite öğrencisi iken gecemi gündüzüme katarak çalışıyordum.Ama hiç ara vermeden.Elime Osmanlıca bir metin geçmişti ve yayınevi bu metni türkçeye çevirmemi istiyordu.Masa başında,metroda ve tramvayda hep bunun ile meşguldum.Bu uğraş bana zor gelmediği gibi tam aksine büyük bir zevk veriyordu.Sevdiği işi yapan kişinin neden yorulmadığını anlıyordum o zaman.Yaptığım bu çeviri ile Türkçeye bir eser daha kazandırılacaktı.
Nihayet uzun bir çaba ve gayretin sonunda çevirimi tamamlayıp yayınevine yolladım.Ve beklenen gün geldi,kitabım çıktı.İlk elime aldığım zaman içimde tarifi imkansız bir sevinç duymuştum.Üniversite yıllarında olmama rağmen ilk çeviri kitabım çıkmıştı.Elime alır almaz çok yakın bildiğim bir arkadaşıma götürdüğüm kitabı kendisi tarihçiydi aynı zamanda.Bu işlere değer verir diye düşünmüştüm.Yanına vardığımda kitabı eline aldı şöyle bir inceledi,evirdi çevirdi,sanki ilk defa kitap alıyordu eline.Küçük görmenin gelip konduğu bir bakış ile kitabı inceledikten sonra insanlık suçu işlemiş bir yüze atılan bakışlar gelip kondu yüzüme.Ağzından çıkan tek kelime şu oldu:Cüneyt senin fazla boş vaktin var galiba çeviri yaptığına göre.‘Yer yarılsada içine girseydim diyor Cüneyt.’
Sanata bakış acısı bu olursa,sanatçıya verilen değer bu olursa,bizim dünya çapında edebiyatçı müzisyen çıkaramamızın ardında başka düşman aramamıza gerek yok.Takdir etmezsek göç edip gider sanat.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Düşüncenizi Paylaşın

Önceki yazıyı okuyun:
Hatay’a gelen komandolar sınır birliklerine sevk edildi

Hudutlar ile bölgede güvenlik ve istikrarı sağlamak, Afrin'de YPG/PKK-DEAŞ mensuplarını etkisiz hale getirmek, halkı terör örgütü üyelerinin baskı ve zulmünden...

Kapat