$ DOLAR → Alış: 5,28 / Satış: 5,30
€ EURO → Alış: 6,02 / Satış: 6,05

SON DAKİKA:

İNSANA DEĞER

Fatih ALTINBEYAZ
Fatih ALTINBEYAZ
  • 10.11.2018
  • 220 kez okundu

Nöroblastom (çocukluk çağında görülen otonom sinir sistemi tümörü) hastası bir çocuk…

Koyu, İngiltere futbol ligi takımı Sunderland taraftarı Bradley Lowery…

Ve Sunderland’ın forvet oyuncusu Jermain Defoe…

Jermain Defoe ile Bradley Lowery arasında büyük bir dostluk ve sevgi vardı.

“Bradley’in acı çektiğini görmeye dayanamıyorum. Kendimi en kötüye hazırlamaya çalışıyorum. Hiç baba olmadım, ne yapmam gerektiğini bilmiyorum.” diyen, yüreği mangal gibi siyahî bir adam, Jermain Defoe.

Hastalıkla mücadele eden Bradley Lowery’in son aylarında yüzünü güldürmüş ve her basın toplantısında bu konu açıldığında gözyaşlarına boğulmuş bir futbolcu…

Defoe’nin korktuğu başına geldi. İllet çocuğun peşini bırakmadı; küçük adam, Bradley Lowery 07 Temmuz 2017’de melek oldu.

***

NBE (National Basketball Association)’de oynanan maçlarda görürdüm ve özenirdim.

Ölümcül bir hastalığı olan veya ağabeyleriyle birlikte basketbol maçı yapmayı çok istediğini bir şekilde belli eden ya da tuttuğu takıma ne kadar bağlı olduğunu sosyal medya aracılığıyla duyuran ‘küçük’ için, bir seremoni düzenlenirdi.

Herkes bunun farkında olurdu ve genç adam sahaya koşardı. İki takımın taraftarlardı da tempo tutardı.

Kameralar bu ânı ölümsüzleştirir ve büyük ekranlara yansıtırlardı.

Ebeveynleri ağlardı; kimisi sevinçten, kimisi de birkaç ay sonra kaybedecek oldukları evladından hatıra kalacak son şeylerden…

Hasta veya şanslı minik, kendinden emin bir şekilde topu götürür, genellikle siyahî bir abisi onun belinden tutar ve basket atmasını sağlardı.

Bütün salon inler ve bu çocuğu ayakta alkışlardı.

Ben böyle şeylerin biz de pek olmadığını, olsa da münferit kaldığını düşünürdüm, çünkü orası rüyaların ülkesiydi.

Her ne kadar göçmenlerin çocuklarını demir kafeslere kapatıp annelerinden babalarından ayırsalar da, her ne kadar insanları aç susuz köprülerde günlerce bekletebilseler de – göreceli bir şekilde – bireye, insana, çocuklara (yani kendilerinden olana) değer veriliyordu.

Ama geçtiğimiz yıllarda Türkiye’de de çok güzel bir olay yaşanmıştı. (Aynı şekilde başka örnekleri, münferit de olsa, görüyoruz.)

Lösemi hastası tanısı konulan 5 yaşındaki Ziya Yusuf Can Mermer’in polis olma hayali, ‘Bir Adım Bir Umut Elele Derneği’ aracılığıyla, dönemin Adana Emniyet Müdürü Osman Ak tarafından sürpriz bir törenle hayata geçirilmişti.

Polis arabaları koruma kordonu eşliğinde Ziya Yusuf Can’ın bindiği aracın arkasından takip etti, ona emniyet binasının önünde tekmil verildi, çevik kuvvet, Yunus abileri elini sıkmak için yarıştılar.

Ziya Yusuf Can, Emniyet Müdürü Osman Ak’ın koltuğuna oturdu, bir emri var mı diye soruldu, basın görüntü aldı, fotoğraflar çekildi.

Hastalıkla mücadele eden o çocukla konuşuldu, insana, gönlü kırık bir evladımıza değer verildi.

Demek ki böyle şeyler sadece Amerika’da olmuyordu. Türkiye’de de bireye, bir çocuğun hayalinin gerçekleştirilmesine önem veren ve farkındalık yaratan yüksek ruhlu insanlar vardı.

Umarım Yusuf Ziya Can kısa zamanda sağlığına kavuşur (kavuşmuştur) ve bu olay onun hatıralarının arasında mutlulukla kalır.

“Bu ülkede de güzel şeyler oluyor,” dedirten, o zamanın Adana Emniyet Müdür Osman Ak’a, Bu organizasyonu gerçekleştirdikleri, hatta minik, lösemi hastasını daha önce hastanede de yalnız bırakmadıkları için, ‘Bir Adım Bir Umut Elele Derneği’nin Adana üyesi Elif Bildik’e ve Mersin üyesi Hilal Ekin’e, bir vatandaş olarak şimdi bir kez daha çok teşekkür ederim.

Bradley Lowery ile aynı günlerde, Sakarya’da, kelimelerin anlatmaktan imtina edeceği bir şekilde katledilen Suriyeli Emani Al-Rahmun ve Halaf Al-Rahmun ile göklerde bir yerde buluşmuşlardır umarım. 

Emani Al-Rahmun; Bradley Lowery’in elinden tutmuş, daha bir yaşına basmamış oğlu ile doğmamış çocuğunu kucağına almıştır, dünyanın rezilliğine, insanların pislerine ve esfele sefilinlere sadece acıyorlardır.

Sunderland’ın forvet oyuncusu Jermain Defoe gibi merhamet sahibi, yüreği kocaman insanlara, örneğin dönemin Adana Emniyet Müdürü Osman Ak’a, Elif Bildik’e ve Hilal Ekin’e ise el sallıyorlardır.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Düşüncenizi Paylaşın

Önceki yazıyı okuyun:
TÜRKÇE KONUŞ ÇOK KONUŞ

Usulca  sokuldu yanına. Ellerini elinin üzerine koyarak yasladı başını omzuna. Gözleri evinizin duvarında bir noktaya dikti. Ama öyle bir inançla...

Kapat