$ DOLAR → Alış: 6,12 / Satış: 6,14
€ EURO → Alış: 7,20 / Satış: 7,23

SON DAKİKA:

MÜZİK PİYASASININ EN BÜYÜK SORUNU PLAYBACK SAHNELER

Turaç Berkay Özer ile İki Cihan şarkısına yaptığı feat çalışmasıyla geçtiğimiz yazın en çok dinlenen isimlerinden biri olan şarkıcı Belma Şahin ile Kurban Bayramı vesilesiyle buluştuk. Bu yaza Serdar Ortaç ile feat yaptığı Adı Üstünde şarkısıyla damga vuran Belma Şahin müzik kariyerinden özel hayatına kadar birçok açıklamada bulundu. Serdar Ortaç ile tanışmak hayatımın en büyük dönüm noktası diyen Belma Şahin, Sezen Aksu tarafından sesinin çok beğenildiğini de belirtti. 

Yeni Çağrı
Yeni Çağrı
  • 24.08.2018
  • 281 kez okundu

BURALARA ÇOK BÜYÜK ASİLİKLE GELDİM

Kendi cümlelerinle kendini anlatır mısın?

İlk, orta, liseyi Zonguldak’ta okudum. Ankara Hacettepe Üniversitesi’nde Çocuk Sağlığı ve Eğitimi bölümünü kazandım. O bölümü 3 sene okuduktan sonra bana uygun olmadığını anladım. Sonra müzik yapmak için İstanbul’a geldim. Yeşilköy Spor Kulübü’nde sahneye çıkmaya başladım. Konservertuvarı kazandım, iş ve okulu bir arada devam ettirdim. Sektör aslında o zamanlarda değişmeye başladı. 2000’lerde değişim başlamıştı. İşler farklılaştı, playback sahneler o zaman türedi.  İşler tabi değişmeye, canlı sahne yerine playback yapmaya başlayınca ben de işleri bırakayım dedim ve masa başı iş aramaya başladım. Tabi onu da başaramadım.

Çocuklarla ilgili bölümü okumaktan neden vazgeçtin?

O okulu bırakmaya sebep olan küçük bir çocuktu. Annesi babası tedavi olsun diye hastaneye bırakıp gitmişlerdi. Maddi durumları olmadığı için, belki burada tedavi olur diyerek bırakmışlardı. Çocuk ‘Anne, anne’ diye ağlıyordu. O görüntü hala bile gözümün önünden düşmez. 

Karadeniz’de sahne yapılıyor muydu?

Karadeniz’de sahne yapmak o zamana göre zordu, e daha öğrenciydim bir de. Annem zaten bu işi yapmamı istemezdi, ben çok büyük asilikle buralara geldim. 

Çocukken ne olmak istiyordun?

İnşaat mühendisi olmak istiyordum. Neden bilmiyorum ama bir arada dansöz olmak istedim.

Sesini nasıl keşfettin?

Çok küçükken, elimde mikrofonla şarkı söylerken resimlerim var. Benim ailemde musiki cemiyetine gider, babam kanuncudur, annem şarkı söyler.

Sesin o zaman doğuştan geliyor?

Doğuştan geliyor, bir de okulda olan eğitimim var. 

Nasıl bir ailede büyüdün?

İstanbul’da doğup büyüp evlendikten sonra Karadeniz’de yaşayan bir aile ile büyüdüm. Tipik Karadeniz insanı değiller. 

ÖNEMLİ OLAN ŞARKININ BENİ SEVMESİ

Turaç Berkay ile feat çalışması yaptığın İki Cihan şarkısıyla güzel bir patlama yaşadın. Nasıl oluştu bu şarkı?

İşi bıraktıktan sonra Kenan Işık ile çalıştım, İstanbul Devlet Tiyatrosunda iki oyunda çalışıyordum.

Oyunculuk var o zaman…

Oyunun şarkılarını seslendiriyorduk, hiç oynamadım. Kenan Hocam yeteneğimin olduğunu söylerdi. Bittikten sonra, Turaç aradı çok eskiden arkadaşız, düğünde tanışmıştık. Turaç’ın bir sürü şarkılarının demolarını ben seslendirirdim. Turaç kendisine proje yapacaktı, İki Cihan’ı bana ayırmıştı. 2 oktav 5 seslik bir ses aralığım var. İki Cihan’da sesime çok uygundu. Şarkıyı dinledim ve çok da kulüp tarzında bir şarkı olacağı için ben de alaturkaya yatkındım. Her neyse şarkı sesime oturdu ben de ‘Olur’ dedim.  Sevgili Samsun Demir’de ‘Çıkaralım’ demiş, biz de hemen çıkardık.

Şarkıda seni en çok ne etkiledi?

Benim için önemli olan şarkıyla uyuşmak. Şarkıyı sevmemden öte şarkının da beni sevmesi önemliydi. Ses tonuma uydu, iyi bir ikili olduk. 

Müzik piyasasına adım atarken korkuların var mıydı?

Bir korkum yoktu. Olacak olan olur, olmayacak olan olmaz. Herhangi bir şey de başarısız olmak beni çok korkutmaz.

Beğenilmeyi umuyor muydun?

Hiç hayalini kurmadım, sürpriz olsun istedim. Şarkı tutacak derseniz o karşılık gelmediği zaman mutsuz olursunuz. Beni mutsuz edecek şeylerden uzak dururum.

Tepkiler nasıldı?

İki Cihan şarkısına tepkiler çok iyiydi. Sosyal medya kullanan bir insan değilim ama Instagramdan o kadar çok mesaj aldım ki, YouTube’da çok yüksek bir rakam görmesem bile daha doğal birçok insana ulaştım. 

Fanların oluştu yani…

Hem de baya bir…

SERDAR ORTAÇ SAYESİNDE BESTECİ BELMA GELEBİLİR

Serdar Ortaç’ın müzik şirketinden ilk proje olarak sen çıktın. Nasıl oluştu bu proje?

Ablam Serdar Ortaç’ın ekibinde çalışıyor. Serdar Ortaç’ın da albümünde vokal gerekiyordu, ablam da beni aradı; ‘Hemen gel’ dedi. Ben de atladım gittim. Stüdoyda şarkıya vokal yaptım ve Serdar Ortaç, ‘Senin ne güzel sesin varmış, sana neden albüm yapmıyoruz? Yapalım’ dedi. Ben de çok şaşırmıştım, direkt kendisinden böyle birşey duymak beni çok sevindirdi. Zaman içinde diyaloğumuz ilerledi. Aranjör Tarık İster ile de şarkı arayışı içinde olduğum için sürekli irtibat halindeydik. Adı Üstünde şarkısını bana yolladı ve ben de çok beğendim. Serdar Ortaç’ta ‘Yapalım’ dedi. Bir şarkıcının prodüktörünün şarkıcı kimliğinin olması muazzam bir şey. Böyle bir avantajı birçok şarkıcı arkadaşım yaşamıyordur. Kendisi yaptı zaten single çalışmamı, o da bu yollardan geçti. Bana hep, ”Sen nasıl istiyorsan öyle olsun, şarkı tamamlandığında şarkıyla başbaşa kalacak olan sensin.” dedi. Bu çok önemlidir. 

Serdar Ortaç’ın sana en büyük katkısı ne oldu?

Bana galiba beste yaptıracak. Şöyle bir durumu var; sürekli bestecilik konusunda bana cesaret veriyor. En son beste yapacağım gibi geliyor. Bir şarkının melodisini değiştirip söyleyebiliyorsan bunu mutlaka yapabileceğimi belirtiyor. Bunu söyleye söyleye yapacağız herhalde. Besteci Belma gelebilir. 

Hayatının dönüm noktası nedir?

Serdar Ortaç ile tanışmam diyebiliriz. Baya da büyük bir dönüm noktası. 

Klip nasıl oluştu?

İstediğim farklı bir şeydi ama Alişan ile konuştuğum zaman böyle bir klibin olamayacağını öğrendim. Klip günü 12 saat kadar bir çekimimiz oldu. Benim için zordu, kameraya şarkı söylemek kolay iş ama şimdi şunu oyna demek çok zor. Hadi şimdi öyle yap, böyle yap çok yorucu. Yapamıyorum ki keşke oyunculuğum da olsa. Yağmur sahnesinde çok zorlandım, mayıs ayının gece soğuğunda gün boyu tankerin içinde beklenmiş su kafamdan aşağı dökülmüştü. Oyuncu arkadaşım Gökay Müftüoğlu ile birbirimize tutunurken, şarkıyı söyleyemiyorum dedim. O da ‘Ben de duramıyorum’ dedi. Hep böyle mi olur yağmur sahneleri bilmem ama bir daha yağmur sahnesi çekmem. Klibin güzel olduğunu düşünüyorum. 

Hedefin nedir?

Kalıcı olmayı istiyorum. Plan yapmayı da sevmem. Hayatın ne getireceğini bilemeyiz.

“MÜZİK PİYASASININ EN BÜYÜK SORUNU PLAYBACK SAHNELER!”

Ticari kaygıların oluyor mu?

Benim olmuyor. Onu yapımcılara sormak lazım.

Serdar Ortaç, Turaç, Berksan sevilen beğenilen isimler. Bir sonraki çalışmanızda kimle çalışmak isterdin?

Bir sonraki çalışmamda kendim olurum. Feat yapmam yani. Biraz daha geç olsaydı da Yıldız Tilbe’nin proje albümünde olmak isterdim.

Cover yapmak istesen hangi şarkıyı söylemek isterdin?

Benim senelerdir çok sevdiğim, Rober Hatemo söylediği zaman çok üzüldüğüm bir şarkı vardı. ‘Tanrım’ şarkısını coverlamak isterdim. Çok severim şarkıyı, popa yakın bir aranjeyle güzel gider. Belki bambaşka bir tarz şarkı da söyleyebilirim. Şarkılar beni sevdikten sonra diğer detaylar önemli değil. Rock bir şarkıda söyleyebilirim. Yani iddia ediyorum; Şebnem Ferah gibi rock söyleyebilirim.

Müzik piyasasındaki en büyük sorun sence ne?

Bence en büyük sorun playback sahneler. Aslında keşke hep canlı canlı sahneler olsa. Gerçi artık halk ve mekan sahipleri de playback talebinde bulunuyor. Canlı performans sergilenebilen çok yer yok. Playback bana soğuk geliyor. Ruhu olan bir şey değil. Duygu yok yani orada. Sevmiyorum.

Sahnede ilginç bir anı yaşadın mı?

Şarkı sözünü unuttuğum çok oluyor, karşınızdaki insanlar hoşgörülü oluyor, onlar devam ediyor. Kurtarabilme ihtimaliniz var. Playback sahnelerde öyle olmuyor, ona ayak uydurmaya mecbursun.

Müzik piyasasının dijitalleşmesiyle ilgili ne düşünüyorsun?

Onu da soğuk buluyorum. Sahte dinlenme oranı ne kadar yapılabilir ne kadar yapılamaz bilemiyorum. Organik en güzeli. Sahte dinlenme oranıyla bir konser versem insanlar bana bakacak, tanımıyorlar etmiyorlar. Birçok şarkıcı da böyle yapıyor gerçi. Çok korkunç bir şey. 5 milyon olsun benim olsun, beş milyonun içinden isteyerek beni izlemeye gelen 100 kişiyle çok daha mutluyuz aslında. Ben tercih etmiyorum.

“SEZEN AKSU HAKKIMDA ‘TÜRKİYE’DE BENDEN PES BİR KADIN VOKAL Mİ VAR? ‘ DEMİŞ”

Oldu ki feat yaptın, bir kadın isimle düet olur mu?

Neden olmasın, benim en çok sevdiğim Sezen Aksu’dur. Sezen Aksu benim sesimi dinlemiş ve beğenmiş bunu da biliyorum. Demomu dinlemiş, sevmiş. ‘Türkiye’de benden pes bir kadın vokal mi var?’ demiş. Tabii ben söyleyenlerin yalancısıyım.

“SEKTÖR ÖNÜNDE AŞK YAŞAMAYI TERCİH ETMEM”

Aşk hayatına gelelim. Aşk hayatında nasıl bir Belma var? 

Ben çok güzel severim, çok vericiyimdir. İyi bir sevgili olmama rağmen bu yüzden iyi bir sevgili değilim. Kör oluyorum.

Karşı tarafta dikkat ettiğin özellikler nelerdir?

Kriterlerim var diyemem, aşktır bu nasıl geleceği hiç belli olmaz. Fiziksel özelliği de çok umursamam, geçmişe dönüp bakıyorum, standart bir şeyim yok. Güvenebileceğim biri olmasını çok isterim, saygılı olması lazım benim için her ilişkide olmazsa olmazımdır. Sevmeyebilirsin ama saygı çok önemli. İlişkide de bu çok önemli bir şeydir. Saygı dediğim şey şunu getirir; arkadaşlarıyla bir yere gidiyordur, ‘Belma merak eder, ben nerede olduğumu söyleyeyim.’ Saygı bunu da getirir.

Magazin önünde aşk yaşar mısın? 

Sektör önünde bir aşk yaşamayı tercih etmem, iki kişi arasındaki bir şeyi ortaya dökmek müziğimi gölgeler. Yaptığınız işle ön plana çıkınca insanların aklında öyle kalırsınız. Aşk hayatıyla göz önünde olan birinin işi hep arka planda kalır.

Aynı sektördende aşk yaşar mısın?

Belli olmaz, inşaat sektöründeki biriyle de ortak yön bulabilirsiniz. O tamamen kafa beyin ile alakalı bir şey.

Seslendirdiği şarkılardan birini atfetmek istediğin oldu mu?

Eski sevgilim ‘İki Cihan” şarkım çıktığında beni aradı. ‘Nasılsın?’ dedi, ben de ‘İyiyim, napıyım şarkı çıkardım ,dinle istersen.’ dedim. Şarkıyı dinlemek için telefonu kapadı ve bir daha aramadı. (Gülüyor.) E tabi ‘İki Cihan’ eski sevgililere gönder gitsin bir şarkıydı. 

“AŞK ACISINDAN 10 GÜNDE 7 KİLO VERDİM”

Aşk acısı çektin mi?

Aşk acısından on günde yedi kilo verdim. Aldatıldığım da oldu. Tepkim ise anında o konuyu kapatmak oluyor. Bir insanın birini aldatması demek, o hislerin bitmiş olması demek. Benim hislerim bitmemiş bile olsa ben İkizler burcuyum, mantığımla düşünüyorum. Duygularımı çok yoğun yaşarım ama çok mantıklı ve radikal kararlar verebiliyorum. Çok aşık olmam hiç önemli değil, anında biter bu iş. Çeker giderim. Pişman olsam da fark etmez, onu biliyorum. Gitmek zorundayım düşüncesini bilmek hiç önemli değil. Pişman da olsam, geri dönmek de istesem dönmüyorum.

Sektördeki aşkların çok çabuk bitmesiyle ilgili ne düşünüyorsun?

Artık genellikle ilişkiler çok çabuk bitiyor. Eskiden ilişkiler maraton mantğıyla yaşanıyordu  artık 100 metre engelli koşusu mantığında yaşıyoruz ilişkileri. Şu anda gerçekten böyle. Sanat camiasındaki insanlar çok yoğun duygular yaşıyor zaten. Dizide mesela kaptırıyorsun kendini, o ilişkinin içerisindeymiş gibi. Dizi bittikten sonra da o ilişki bitebiliyor. Çok duygusal insanlarız, kaptırıyoruz kendimizi ama eskiye göre baktığımız zaman dediğim gibi.

Gözlerin lens mi?

Kendi gözüm, renkli göz aslında bozuklukmuş. Gözlerim bozuk.

Kendine öz eleştiri yapar mısın?

Tabii yaparım. En sevdiğim özelliğm çok adil olmam ve irademi çok severim. Çok anlık parlayabilirim en sevmediğim özelliğimdir. Çok çabuk da sönerim.

“RAHMETLİ MELİH KİBAR BANA MERCİMEK KÖFTESİ KRALİÇESİ DERDİ”

Boş zamanların nasıl geçiyor?

Kitap okumayı, sinemaya gitmeyi çok severim. En son okuduğum kitap Aret Vartanyan’ın ‘Gitme Zamanı’ diye bir kitabı. Şu anda o kitabı okumaya devam ediyorum. Kitap okumak için özel zaman yaratılmalı, boş zamanlarda yapılmamalı. İnsana öyle şeyler katıyor ki duygu olarak vs. O kadar güzel şeyler katıyor ki bunu herkesin yapması gerektiğini düşünüyorum. İnsanların çalışmaktan öyle bir zamanı olmuyor ama dinlenirken işte kafa boşaltma etkinliğidir.

Spor ve yemekle aran nasıl?

Spor da yapıyorum yemek de. Yemekleri lezzetli yaparım ama sorun yapmayı sevmemem de. Mercimek köftesi kraliçesi lakabım var. Rahmetli Melih Kibar takmıştı bu lakabı.

“SANAT ÖZGÜR OLMALI” 

Gelelim biraz gündem konulara… 

Türkiye’de sahne yapmak zor mu? Sahnelerinde ne kadar özgürsün? 

Ben sahnede özgürüm. Yapamadığım bir şey yok. Türkiye’de sahne yapmanın bana bir zorluğu yok.

Şarkılar zaman zaman sansürleniyor bu konuyla ilgili ne düşünüyorsun?

Şimdi sanatta sansür olmaz deniyor, olmamalıdır da. Ülkeyle de bağlantısı var böyle şeylerin, sanat özgür olmalı. Neye göre kime göre bilinmez. Öyle insanlar var ki özgürce sanat yaptığı zannediliyor ama bambaşka yere de çekilebiliyor. Bir şey desek bir şey yapsak yanlış tarafa çekiliyor. Çünkü sanat herkesin algılamasına göre değişiyor. Sen ne kadar iyi anlattığını düşünürsen düşün karşındakinin anladığı kadarsın. Masumane söylediğin bir şeyi öyle bir yere çekiyorlar ki karşındaki insanın aldığı kadarsın.

Gündemdeki kadın ve çocuğa karşı cinsel istismar olaylarıyla ilgili ne düşünüyorsun?

Dedim ya Hacettepe Üniversitesi’nde o çocuğun gördüğüm durumu okulu bırakmama sebep olmuştu. Çocuklara, hayvanlara, yaşlılara karşı benim bir duruşum vardır. Onlara karşı yapılan en ufak bir hareket bile müsamayı gerektirmez. Konuşurken bile etkilenirim. Okuyunca bile etkileniyorum. Karşımdaki insanın kolu acısın empati yaparım ve acısını yaşarım. Çok hassasım. Sen orada ağlarsan ben de ağlarım. Bu durumu ben düşünmek bile istemiyorum. Bir gün evde otururken arkadaşlar vardı, ağlamaya başladım. Gazetede okuduğum haber ile ilgiliydi bu ağlama durumum. Birinin çektiği acıyı anlatıyordu ve gerçekten hissettim. Konuşmak bile bana acı veriyor. Bırak bir insanın böyle insan dışı şeyler yapabildiğini düşünmeyi içim çok acıyor. Bu insanlar da zamanında masum bir çocuktular, yaşadıklarıyla mı bu duruma geldiler acaba? Asla yaptıkları hiçbir şeyi hoş görmemizi sağlamıyor bu ama çözüm iyi şartlarda insanca yaşayabilmek. İyi bir eğitim çok önemli, eğitimin merhametle bir alakası yok tabi ki ama aile eğitiminde merhamet çok önemli. ‘Bazen insanlar bunu benim çocuğum mu yaptı?’ diyor.  ‘Her alimden bir zalim, her zalimden bir alim doğar’ gibi bir söz var. Hiçbir çocuk suçlu olarak dünyaya gelmiyor, yaşadıklarıyla suçlu oluyor. O yüzden insanca yaşamayı sağlamalıyız.

Evcil hayvanın var mı?

Kedim var, her yerim tırmıklanmış durumda. Tekirimiz var, annesinin terk ettiği bir kedi. Kedi resmen kapıyı çalmış arkadaşımın onun da çok fazla kedisi olduğu için biz aldık. Çok da tatlı. Köpekleri de çok severim ama öncesinde bahçeli bir evim olmalı. Sokağa çıkıp benim hızımla yürüyen bir köpekçik düşünemiyorum. Koşmak istiyor o sonuçta rahat rahat bahçeli bir evimiz olursa köpek de sahiplenirim.

 ‘’KURBAN BAYRAMI’NDA KESİLEN HAYVANLAR İÇİN ÇOK ÜZÜLÜYORUM’’

Eski bayramları özlüyor musun? 

Eskiden olan birçok şeyi özlüyorum. Eski bayramlar insanların birbirlerini büyük bir pozitif enerjiyle ziyaret ettikleri bayramlardı. Yeni kıyafetler alınırdı, hazırlıklar yapılırdı. Çok güzeldi çok. Şimdi bayramlar çoğunlukla tatil anlamına geliyor.

Unutmadığın bir bayram anın var mı?

Babam bir bayramda kurbanı bir hafta öncesinden almıştı. Evimizin arkasında kocaman bir bahçemiz vardı. Orada baktık ona bir hafta boyunca ve bağlandık doğal olarak. Kesildiği zaman ağlamaktan içim çıkmıştı. Onun etini yiyememiştim ve uzunca bir zaman kurban eti yemedim. 

Kurban bayramları senin için önemli midir? 

Bayramlar insanların daha çok paylaştıkları, ihtiyacı olan birçok insanın ihtiyaçlarını giderebildiği zamanlardır ve bu anlamda çok değerlidir

Kurban ile ilgili ne düşünüyorsun?

Empati duygum çok fazla var. Kurban Bayramı’nda kesilen hayvanlar için çok üzülüyorum ve asla onlar kesilirken bakamam.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Düşüncenizi Paylaşın

Önceki yazıyı okuyun:
DÜNYANIN EN KIYMETLİ BİNASI: KÂBE-İ MUAZZAMA

Ne mutlu bizlere ki İslam’ın beş şartından biri olan “hac” ile gerekli şartları sağlayanlara vacip olan kurban ibadetlerinin yapıldığı günlere...

Kapat