Abdulkadir DESTAN
Abdulkadir DESTAN
Yazarın Makaleleri
Çingene ruhlular; Kör gözleri ile sevgiyi betimleyendir
Çingene ruhluların yeminleri; Yargılamanın günah, Düşüncelere çarpan tutuğun elin,  'Yanlışlarını” doğru sayacağına, tutuğum elin zayıflığının” Bana düşen yanını güçlü kılacağıma, Dışarıda yalanlarla yanar...
Yüzünüzdeki kırışıklar; yaşanmışlıklar mezarıdır…
Size nesne olmayı dayatan, 'özne” olmanızı reddeden, paylaştığınızın ortamın sizde yarattığı duygulardır. Aradığınız, anlaşılmak dediğiniz, huzur dediğiniz, mutluluk dediğimiz; Özne olmanın üçlü saç ayaklarını yaratan...
 “Fırtınalar; benliğinde görünmez çiziktir”
Bir bardak çayda; 'Sabır ve çaresizliği” karıştırarak içtiğiniz çayın deminden, geçmişin hüküm sürdüğünü, anlarsınız. Demsiz içenler; geçmişi ile yüzleşmek cesaretini gösteremeyenleri çağrıştırır.  Tabi ki burada...
Kandırdığın; insanda saklanan “HAK” dır
Yaşamak; Sessizlikte tek bir 'çığlık” olmaktır. İnsan var imana getiren. İnsan var imandan eden. İnsan var şehir sevdiren, İnsan var şehir küle çeviren. Nefes nefese değince can veren, Nefes nefese değince can alan… Gülüş vardır....
“Emeği terde, Sevdayı düştüğün, Tende ara.”
(Yaşamı ve yaşanmışlıkları sürekli geviş getirerek yaşmak istemiyorum.) Düşmek.  Düşkün olmak.  Düşünmek.  Düşünürken düşmek ve düştüğüne düşkün olmak.  Koşmak.  Çırpınmak.  Aramak.  Çırpınarak...
Yaşam ve ölüm, ikiz kardeştir…
'Yaşam Merdivenini dayadığın duvar önemli, Çıktığın basamak sayısı değil.” Bizler aslında labirentlerde dönüp duran, 'belirsizlikler ile kaygının” ters orantılı olarak düşünce sistemimize yerleştirilmiş,  'Saklanamadığımız...
Fırtına görmeden “sessizlik” 
Fırtına görmeden 'sessizlik”,  Dinginlik değil. Heyecanı düşük yapmış beklentidir.  Her sabah kalktığımda alnımın ortasında oturmuş bir serçe ile uyanırım.  Dengeli kalkmamamın nedeni bundandır.  Ürksün istemem. ...
“İç huzur dediğimiz şey teslimiyettir”
İnsan geleceğini; 'benlik dehlizlerinde” yaşamak denen içgüdü ile körebe de sobelenmeden çıkarsa ancak gökyüzünü maviye çalan kolları ile sarabilir. Yaşamak dediğimiz şey, Toplum denen platformda oyuncu olmayı gerektirir. Oyun oynarken...
“Herkesin bir toprağı vardır. Kimisi sevgiden delişmen, Kimisi sevgiden çorak”
'Herkesin bir toprağı vardır. Kimisi sevgiden delişmen, Kimisi sevgiden çorak” dedi. Huysuz Mina abla. Akşamın duygu karmaşasından yapılmış çarşaf ile herkesi örttüğü, inilti, sevinç, kahkaha, gözyaşı ve iniltilerinin görülmediği...
"Asli kurucu iktidar" 
Asli kurucu iktidar, bir ülkede anayasayı sıfırdan oluşturan veya tümden değiştiren iktidara denir.  Bu iktidar genellikle ihtilal, askeri darbe, iç savaş, yabancı işgaller, ülkenin bağımsızlığına kavuşması gibi sebeplerden ortaya...
Toplumsal direnç-uzlaşı...
Toplumsal ilişkilerden yola çıkarsak, örneğin terimlere bakarsak patron işçi olmadan bir anlama ifade eder mi? Patron ve işçi ancak ilişki temelinde bir anlam ifade eder. İlişkiden bağımsız olarak sadece terimlerden yola çıkarak toplumdaki...
Ve de “Yan yana” olma zamanımızdır...
İnsanı var kılan 'Savaştığım; bireysel yanıma karşı toplumsal yanım.” Dediği süreçle başlayan ve soruları ”topluma olan sorumluluğu mu? Kendine olan sorumluluğu mu?' olan bir yaşamdır. Bu iki soru bizim dönemsel olarak kendi...
“Kanun yapıcının, kanununa yabancılaşması”
Kanunları insanlar yapar. Bir süre sonra kendi yaptığı kanunlara artık bir mistik ve üst bir anlam yükler. Artık o kanunlara yabancısıdır. Oysa kendisi yapmıştır o kanunları Parayı insanlar alışverişi kolaylaştırmak için oluşturmuşlardı. ...
Doğal hukuk, pozitif hukuk savaşı…
Pozitif hukuk; belli bir toplumda ve belli bir zamanda yürürlükte bulunan hukuk kurallarının bütünüdür. (Mevzu hukuk ya da müspet hukuk) denir. Bir ülkede yürürlükte olan yasa, tüzük, yönetmeliklerin tümüdür.      Doğal...