KEMAL ÖZCANLI

25 Temmuz 2017 Salı 16:51
33 Okunma
KEMAL ÖZCANLI


Var mısın yok musun ile ekran yolculuğunuza başladınız. Sizin için bu serüven nasıl hayat buldu?

Uzun yıllar Mehmet Cansu’nun Mali şar koordinatörlüğünü yaptım 15 yıl sonra oradan ayrıldım. Bir gün milli piyango bileti almıştım, sonuçlarına internetten bakıyordum amorti çıkar diye düşünüyordum, nasıl olsa yüklü bir şey çıkmaz. Son iki rakama baktım benimki elli üç’tü sonuçlara baktım elli bir, elli iki, elli dört var elli üç yok. Yuh dedim artık bu kadar şanssızlık olur mu, o sırada televizyonda Acunu gördüm, Var Mısın Yok Musunu arayın diyordu. Şöyle baktım sanki o beni duyuyormuş gibi bende ona cevap verdim ‘nereden müracaat edeceğim’ dedim o da ekrandan cevap verdi ‘ acun.com dan müracaat edebilirsiniz’ diye. Sonra ben bunu Acuna söyledim, seninle ilk telepatiyi böyle yapmıştım dedim, konuştuk. Ondan sonra başvuruya gittim, ilk görüşmeyi Hamdi Bey ile yaptık, ikinci görüşme Acun ile oldu. O zamanlar bu kadar ki gibi dört, beş aşamalı değildi başvurular. Acun bana sordu hangi takımı tutuyorsun dedi, bende Galatasaraylıyım dedim. Şampiyon olur musunuz dedi? Biz oluruz sizden de dedim hiçbir şey olmaz. Şöyle baktı yüzüme 15 güne kadar görüştük görüştük, görüşemezsek kalpler bir dedi. Aradan iki ay geçti, bir gün aradılar Acun beni Stadyumda görmüş, çok da gürdü sesim hemen fark etmiş. Hayatım benim Galatasaray kulübünde geçtiği için hep stadyumlardaydım. Ondan sonra hemen yarışmacılar arasına alındım, sonrası da herkesin bildiği ekran yolculuğu

Var Mısın Yok Musun? Hayatına neler kattı?

1 – çok anlatılmaz bir insan sevgisi topladım, yani bir Kemal Ağabey imajı oluşturdum. Bu çok güzel bir şey benden büyüğü de bana Kemal Ağabey diyor, benden küçüğü de. Bu televizyon sektöründe herkesin başarabileceği bir şey değil, bu beni çok mutlu ediyor. Özel hayatımda da televizyon hayatımda da aynı Kemalim hiçbir değişiklik yok. Elimden geldiğince insanlara yardımcı olmaya çalışıyorum, sosyal medyada insanlarla konuşuyorum çünkü o duyguları çok iyi biliyorum. Bende futbolcularla küçükken konuşayım, görüşeyim diye mücadele ederdim. Elimden geldiğince insanlarla diyalog halindeyim. 2 – şu var çevrem çok genişledi, işte sen gelmeden evvel de gördün emlak sektörüyle bir yandan da koşturuyorum. Yani güzel taraflarını yaşıyorum.

Var Mısın Yok Musun da ne kadar kazandınız?

125 bin TL aldım, kutumda 400 TL Vardı. İyi ki kutuma gitmedim ve kazançlı oldum. Ben Var Mısın Yok Musunun iyi tarafından çıkanım.

 Koyu bir Galatasaray taraftarı olduğunuzu biliyoruz. Galatasaray – Beşiktaş maçını izlemek uğruna kendi düğününüze geç kaldığınız doğru mu?

Doğru, saat dokuz buçukta kendi düğünüme gitmiştim hatta patronumda Beşiktaşlıydı o maçta Galatasaray 3 -2 yenmişti. O gün bana dedi ki, Beşiktaş’ın yenildiğine mi yanayım? Burada beklediğime mi yanayım? Bu kadar yorulduğuma mı yanayım? Diye çok sitem etmişti bana. Galatasaray benim bir parçam, bir tarafım ailem, bir tarafım Galatasaray.

Şuan Survivor ekstrada yorumculuk yapıyorsunuz. Daha önce Survivor hayatını yaşamış biri olarak kendi yorumlarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bir kere bizim Survivor ile şimdi Survivor dünyalar kadar farklı. Biz 55 günde bitirmiştik, Nisan 1 gittik Mayıs 25 gibi döndük İstanbul’a bende son bir hafta kala elenmiştim. Ama şimdiki Survivor gerçekten daha zor, siz televizyonda onları iki, üç saat izliyorsunuz ona beş çarpı, yedi çarpı koyun üzerine öyle düşünün. Gerçekten açlık var, gerçekten özlem var, gerçekten psikolojik çatışma var. Oraya 26 tane ayrı dünya insan geliyor ve o insanlarla siz anlaşmaya, konuşmaya çalışıyorsunuz, gerçekten çok zor bütün yarışmacıları anlayabiliyorum ama konuşma üslubunun şartlar ne olursa olsun düzgün olmasına inanan insanlardanım. Ben onu yapabildim, ben 42 yaşında bunu yapabiliyorsam oradaki herkesin yapabileceğini düşünüyorum.

Son yıllarda yayınlanan Survivor yarışmalarında hatalı bulduğunuz konular veya tartışmalar var mı?

Şimdi orada şu var, insanlar gerçekten evet açlıktan dolayı ağızlarından çıkan kelimelerin ne olduğunu bilemiyorlar. Kimisi resmen kameralara oynuyor, kimisi özlem duyuyor kendini konsantre edemiyor ama şu bir gerçek, orası bir yaşam mücadelesi, herşeyiyle yaşam mücadelesi. Ben ilk başta survivor’a gideceğim zaman Ali Taran beni kenara çekti ‘ya oğlum orada tuvalet yok’ dedi. Dedim ki ağabey orada her taraf tuvalet. Yani dünyanız orası oluyor, yarışmaya gittiğiniz zaman bir an önce adaya döneyim, evime döneyim diyorsunuz. Oradaki o barınak sizin eviniz oluyor.

Kendi döneminizdeki Survivor da sorun yaşadığınız kişiler oldu mu? En çok hangi konuda sorun yaşadınız?

Ben en çok şunda yaşadım, ben yarışmayı adaya gittikten sonra başlayacak diye düşünüyordum ama ben sonra anladım ki yarışmaya gitmeden önce yarışma başlıyormuş. Daha İstanbulda kulisler falan yapılmış, adaya gittikten sonra ortaya çıkıyor. En çok ona kızdım, ona sinirlendim yoksa bende biliyordum ki kendimin orada şampiyon olamayacağını. Benden daha gençlerin olduğu bir ortamda parkur açısından benden daha avantajlı olduğunu biliyordum ama şartlar ne olursa olsun kişiliğinizi, karakterinizi bozmayacaksınız. Bunun sadece bir yarışma olduğunu sonra İstanbul’a döneceğinizi ve hayatınızın her döneminde yaptıklarınızın sizin karşınıza çıkacağını bilmeniz lazım.

Survivor’a tekrar katılma şansınız olsa tekrar katılmak ister miydiniz?

Zor, bu şekilde gitmek istemezdi çünkü 51 yaşındayım onu kaldıramam ama 30lu yaşlarda olsaydım isterdim. Çünkü ben Survivor’da kendimi kanıtladım ama parkur bazında iyi değildim onu hatırlıyorum şimdi gitsem bu konuda çok daha kendimi geliştirdiğimi düşünüyorum. Yani bir Ogeday olmasam bile onun kadar mücadele ederdim.

Hayatınızın dönüm noktası neresi oldu?

Şöyle bir şey var hayatımızın kırılma anları vardır, dönüm noktaları dediğimiz. Benim için birincisi Mehmet Cansu’nun yanına girmemdi, onunla beraber çalışmak gerçekten çok güzel bir duyguydu. Galatasaray’ın çok daha içindeydim antrenmanlarda, maçlarda hep beraberdik, zaten taraftar olarak hep içindeydim de iş hayatın olunca daha farklı oluyor. İkincisi evliliğim, dünyaya bir daha gelsem yine eşimle evlenirim o kadar doğru bir insan çıkmış karşıma. Allahıma hamd olsun. Üçüncüsü var mısın yok musun yarışmasına katılmam oldu ama diyorum ya ilk önce Kemal Özcanlı kimliğimle kaldım hayatımın sonuna kadar da bu devam edecek.

Hayatınızda karakter olarak en değer verdiğiniz şeyler nelerdir?

1 – dürüstlük; çünkü şöyle bir şey var dürüstlük sevgiyi getirir, sevgi saygıyı getirir. 2 – en çok saygıya önem veririm. Bunların içinde olmazsa olmazım yalan söyleyen biriyle işim olmaz, en nefret ettiğim şey yalandır. Ne kadar yalan söylerseniz söyleyin o yalan eninde sonunda çıkar, o yalanı kurtarmak için bir başka yalan daha söylersin sonra zincirleme yalanlar oluşur ve siz ilk söylediğiniz yalanı unutursunuz. Bu yüzden de yalandan nefret ederim. Şartlar ne olursa olsun, ne kadar zor duruma düşerseniz düşün doğrunun en doğru yol olduğunu bilirim.

Survivora katılma isteğiniz nereden doğdu?

Bizden doğmadı en azından benden doğmadı. Var mısın yok musun yarışmasın da yer alan arkadaşım Nilgün vardı o çok istiyordu Survivora katılmayı, Acuna bunu teklif etti, Acununda kafasına yattı. İkinci kez kutulara gittikten sonra yarışma bitti biz peşinden kendimizi panamada bulduk. Acun dedi ki panamaya gidiyoruz hatta ilk başta da kabul etmemiştim çünkü biliyorum Survivorda ki zorlukları ama acun ikinci kez aynı teklifle geldiğinde ona hayır diyemeyeceğimi Acunda biliyordu.
İyi ki gittim diyor musunuz?
Kesinlikle iyi ki gittim diyorum, hayatımın bir döneminde anı olarak kalacaktır. İnsanlar o mücadeleye gitmek için herşey yapıyorlar ama ben bunu yaşadım.

Survivor yarışmasını ilk başladığı zaman ile şimdiki zaman arasında kıyaslarsak göze çarpan en büyük değişiklikler nelerdir?

1 – parkurların değişmesi, biz grup halinde yarışıyorduk hani nasıl söyleyeyim sana futbol beyniyle anlatayım benim jenerasyonumun halı sahada maç yapması. Şuan ki survivor yaşa dayalı, fiziğe dayalı güce dayalı bir yarışma daha çok. Resmen savaş; psikolojik anlamda savaş, parkurda savaş, adada savaş, insanlarla savaş. Hepsinin ortak olduğu bir yarışma survivor. Bu yarışmayı kazanan gerekten bir survivordur benin için. 2 – bizim gittiğimiz zaman ada panamadaydı hepimiz 45’er dakikalık mesafede yarışmalara gidiyorduk. Ama şimdikiler dominikte. Birleşmeye kadar zorluk var ama birleşmeden sonra ödüller efsane, yani insanın hayal edemeyeceği ödüller yaşıyorsun. Ödülün ne Amerika’sı kalıyor, ne Venezüella’sı kalıyor, ne Küba’sı kalıyor, ne NBA kalıyor. Ama tabi normal hayatımızda da insanlar zorluklardan sonra mutlulukları yaşıyor ya bu da öyle bir şey engeller olmadan da olmuyor. Survivor ikiye ayrılıyor birinci bölüm birleşmeden önce, ikinci bölüm birleşmeden sonra. İkinci bölüme ulaşanlar her zaman şanslıdır.

İleriki dönemlerde Survivor olmak isteyenler için nasıl önerilerde bulunursunuz? Bir survivor olmak için ne yapmak gerekli?

1 – genç olmaları avantajdır, 2 – sporcu olmaları büyük avantajdır, 3 – karakterlerinden ödün vermemek en önemlisi. Survivorda parkurla bir yere gelirsin, karakterinle şampiyon olursun. Bu ikisinden birisi olmazsa eninde sonunda bir yerde tökezlersin ve survivor olamazsın. Bu sene Ogeday’ın kazanmasında benim şahsi görüşüm öyleydi. Aynı zamanda Turabinin, Atakanın kazanması aynı keza. Yani parkur iyi ama oraya karakterini de koyman lazım. Psikolojik savaşa açık olmaları lazım, çelik gibi sinirleri olması lazım herkesin yapacağı iş değil bu, eninde sonunda bir yerde patlıyorsunuz. Ailenizi görmüyorsunuz, iletişiminiz yok, farklı karakterli insanlarla aynı adayı paylaşıyorsunuz. Bu sene Eser West, evvelki senelerde duyguydu. Diskalifiye olundu, başarılı olamadılar. Reaksiyon göstermekten dolayı başaramadılar bu yüzden dolayı kendinizi hazırlıklı bulundurmanız lazım, 6 ay önceden, 1 yıl önceden kampa girilmesi lazım.

Canlı yayın heyecanınız var mı?

Kesinlikle yok, tam tersi eşim de söyler bunu nasıl rahat oluyorsun, kameraları görürken bir insan bu kadar nasıl rahat olur diye. Ben Karabük’te büyüdüm, doğma büyüme Karabüklüyüm orada yediden yetmişe insanlar vardır. O insanlarla devamlı diyalog halinde olduğum için, kameralardan rahatsız olmuyorum. Şimdi seninle nasıl konuşuyorsam, Furkan’la da öyle konuşuyorum, Esra Erol’la da öyle konuşuyorum, Acunla da öyle konuşuyorum.

Survivor dışında hayatınızı nasıl şekillendiriyorsunuz? Yapmak istediğiniz ya da yaptığınız bir mesleğiniz var mı?

Şuan da gayrimenkul danışmanlığı yapıyorum. Özellikle kentsel dönüşümle ilgili çalışmalar yapıyorum. Bunun dışında da turizmle ilgili bir çalışma yapmayı düşünüyorum, ben turizmi seviyorum, çok hoşuma gidiyor o dalda da bir çalışmam olabilir yani.

Futbola aşık biri olarak bir gün teknik direktör olsaydınız ne yapardınız?

yayında bu soruyu sordular bana teknik direktör olsan ne yapardın diye, bende teknik direktörlerin sadece futbolcuya bir şeyler katacak derecede olduğunu evet ama ikili diyalogların daha önemli olduğunu, o kişiyi maça çok iyi hazırlaması gerektiğini savunanlardanım. Bunun da en güzel örneklerinden birinin Fatih Terim olduğunu düşünüyorum, futbol bilgisine sonsuz güvenim var, ama onun dışında futbolcuyu maça nasıl hazırlayacağını çok iyi biliyor. Takımına aşık biriyim ben, şuna inanırım şartlar ne olursa olsun aslolan Galatasaraydır. Herkes gelip geçicidir ama Galatasaray kalıcıdır. Benim sevdiğim, benim aşkım armayadır. Hiçbir zaman futbolcuya bağımlı bir sistemin içinde olmadım, yönetimlere bağımlı olmadım ama armaya her zaman sonsuz saygı duymuşumdur. En büyük hayalim de o formayı giyinip Ali Samiyende bir gol atmaktır onu yaptıktan sonra 100 tane kurşun sıksalar koymaz bana.

Bu güzel yorumların sırrı nereden geliyor?

Şöyle ben 2008 de İtirazım Var programı ile başladım yorum sektörüne, orada alt yapıyı aldım diyebilirim. Ben televizyonda hep şunu yaptım, hayatımda yaşadıklarımı aktardım. Hani Cem Yılmaz da der ya; hepimizin yaşadıkları diye, bende hep onları yaşayarak anlattım. İnsanlara diyorum ki hepinizin hayatında bir şekilde varım çünkü aşağı yukarı hepimiz aynı şeyleri yaşıyorum. Bende onları dilimin döndüğünce anlatmaya çalıştım. Bir ara spor yazarlığına geçtim, ondan sonra Kanal D de santrafor yaptık. Peşinden Seda Sayanla program yaptım orada da gene jüri koltuğundaydım. Jüri derken yorumcuydum, birbirini tanımayan iki insan programa geliyor, üst taraftaki yetkililer onları birbirleriyle eşleştiriyor, bizim karşımıza geliyorlar bizde onlar için uyar mı? Uymaz mı? Onları yorumluyorduk. Kendi evliliğimden örnekler veriyordum. Çok başarılı bir programdı, reytinglerde de çok iyiydi. İşte bunların akabinde de survivor geldi, tabi survivor başka bir konsept o yüzden hayatın içinden anlatmalarım beni bugün iyi bir yorumcu yaptı. Dün bayanın biri çok güzel şeyler yazmış, sizi tekrar başka formatlarda, özellikle hayatın içinden formatlarında görmek istiyoruz diye bir mesaj yollamış, çok teşekkür ederim. Hep yayınlarda da söylerim hayatta satın alamayacağınız en önemli şey Güvendir. Para vereyim de bana güven ver diye bir şey yok. Onu kendiniz kazanıyorsunuz, tırnaklarınızla kazanıyorsunuz. Çok kırılgan bir kere kırıldığı zaman bitti, tuzla buz oluyor. Tekrar kazanmak için çok uzun yıllar geçmesi lazım. Şu ana kadar bir tane reklam filmi almadım, yapmadım. Çünkü karşıma düzgün reklam çıkmadı. Ben biliyorum ki insanlar o reklamı çektikten sonra benim orada oynamamda dolayı kalkıp o ürünü alacaklar ya da kafalarında değerlendirecekler. Eğer orada benim yapmış olduğum kötü bir reklamsa, o firma kötüyse insanlar şöyle diyecek ‘kemal ağabey kötü bir reklamın içinde bulunmuş’ o yüzden şuana kadar çok sık dokuyorum, yapacağım reklam gerçekten çok iyi bir firmanın reklamı olacak.
Kemal Sunalın da öyle bir filmi vardı, ismi şuan aklıma gelmiyor ama bir reklam filmine giriyordu herkes onun için alıyordu ama firma dolandırıcı çıkıyordu.
Ben izlemedim şuan senden duydum ama bu çok doğru bir şey. Tırnaklarımla kazıdığım Kemal Ağabeyi bir reklam uğruna harcamak istemem.

Teklif geliyor mu size?

Evet, geliyor ama ben kabul etmedim. İnan parayı bile konuşmadım, profesyonel bölümü konuşmadım sadece firmalara baktım hoşuma gitmedi. O yüzden de kabul etmedim. Birkaç tane inşaat firmasıydı, hallerini de görüyorum zaten.

Televizyon ekranlarında izlenilen birçok yarışma var ama Survivor Türkiyede en çok izlenen yarışma, bunun nedenini nasıl yorumluyorsunuz?

1 – En büyük neden, Acun Ilıcalı ismi olması. İşte demin konuştuğumuz mevzu bu, Acun Ilıcalı ismini de bir anda kazanmadı Acun, tırnaklarıyla kazıdı onun hayatından kesitler alabilirsiniz yani pamuk ipliğine bağlıdır devamlı kazalarla sınanmıştır. Annesini babasını trafik kazasında kaybetmiş, akrabalarını kaybetmiştir. Öyle bir insanı televizyonda gördük ve bizim güvenimizi kazandı. Acun Ilıcalı yapıyorsa doğru isim söylenmesinin altında bu yatıyor, Acunun yaptığı her program tuttu. O yüzden de Acun Ilıcalı oldu, bu sadece televizyonda görünen yüzü ben daha yakından tanıdığım için Adam gibi Adam kelimesinin karşılığıdır, vefayı hayatta unutmayan bir insandır. Sadece dışarıdan görünen yardımları vardır, bir de görünmeyen yardımları vardır. Kelimelerle ifade edilmez bunu yürekten söylüyorum. Onun hakkında pek de dışarıda konuşmamışımdır ilk defa seninle konuşuyorum. Çok düzgün bir insan hep söylüyorum Allah gönlünden geçen herşeyin hayırlısını ona versin. Elindeki imkanları hak eden bir insan. 2- Survivor yarışması bir sektör oldu, endüstriyel bir sektör oldu. Şimdi oraya katılan her yarışmacı diyor ki; ben yarışmadan çıktıktan sonra eski şöhretimi tekrar yakalayacağım, eski günlere tekrar döneceğim. Bu durum tabi insanlar için mali yönünü öne çıkartan bir durum. 3 – Acun yaptığı iş de tem bir profesyonel olan bir insan bunu a şöyle söyleyebilirim; biz bir gün yarışırken prodüksiyonun üzerine palalarla yürüdük, ekmek verin diye o kadar aç kaldık. O yüzden survivor bu kadar tutuluyor. Gerçek oluğu için, televizyonda ne görüyorsanız yaşanılan o hepsi aynı.
Siz yürüdünüz prodüksiyona
Evet, orada o kadar aç kalıyorsunuz ki, kuru ekmeğe muhtaç oluyorsunuz. Acun benim canım ciğerim, kardeşim gibi, kardeşimden geri kalmaz ama konu iş olunca tam bir profesyonel, hayatı boyunca taviz vermeyen, bu konuda bir numara olan bir insan. O yüzden işte bu programda bu kadar başarılı oluyor. İnsanlara bunun ne kadar doğal olduğunu bildiği için başarı kazanıyor, bir kere demin de seninle konuştuğumuz eğlenceye dayalı bir düzen. İnsanlar yoruldu artık futboldan, siyasetten, dizilerden. İnsanlar eğlence arıyor survivorda bunu fazlasıyla bulduğu için, gerçek bir şeyler bulduğu için sevilerek izleniyor. Bana bu sene özellikle anneannelerin, babaannelerin dua ederken bir videoları var aklınıza ziyan. Hani bir anneanne, bir babaanne bunu bu kadar takip ediyorsa, bu yarışma gerçekten izlenir.

Bir Karadeniz erkeği olarak kendinizi nasıl tanımlarsınız?

(gülerek) bunu fazla söylemem ama Maço olarak tanımlanabilirim. Dediğim gibi Karabük’te büyüdüm, Karadenizliyim ama şu a bir gerçek ne eşimin hakkını yerim, ne de benim veya çevremin hakkını yerim. Adalet sistemini çok iyi sağlarım. Bu benim eşim, bu benim annem, bu benim babam, bunlar benim çocuklarım, o dengeyi çok iyi sağlarım. O yüzden de hayatım boyunca hep mutlu olan bir insan oldum, Allaha bin şükür. Hep diyorum Tapılacak derecede bir eşim var, dünyaya bir daha gelsem hiç düşünmem yine onunla evlenirim.

Bu güzel sohbetle sevenlerinizi ve okurlarımızı çok mutlu ettiniz, Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Futbolla ilgili yaşadığım bir olayı anlatmak istiyorum. Futbol evet benim dünyam ama bizim en büyük rakibimiz Fenerbahçe’dir ama benim hayatımda çok büyük bir yeri vardır. 1995 yılında Fenerbahçe – Galatasaray maçında Atkinson vardı, o da geçen sene vefat etti toprağı bol olsun. Onun olduğu zaman maça gidemedim Karabük’te oturuyordum. İlk yarı bitti Fenerbahçe 3 – 0 öndeydi, ilk defa bir maçı yarım bıraktım, sinirlendim eve döndüm. Eve geldim kapıyı çaldım açan olmadı. Baktım ışık yanıyor evdeydi oğlum ve eşim. Telefonla aradım açan olmadı. Yan komşunun balkonundan bizim balkona geçtim, kapıyı kırdım, odaya girdim. O zaman kömür kullanıyorduk. 5 dakika daha geç kalsam eşim ve çocuğumu kaybediyordum. Yani hayatımın bir dönüm noktasıdır o, bir buçuk yaşındaydı oğlum o zaman. İyi ki Atkinson o gün 3 gol atmış, iyi ki ben sinirlenip maçtan çıkmışım, hemen eve gelmişim. O yüzden ne kadar rakibinizde olsa Fenerbahçe hayatımın bir etkisidir yani. Futbolu çok seviyorum hep de söylediğim bir şey, su testisi suyolunda kırılır, benimde ölümüm Galatasarayla ilgili bir şeyden olacak.

Bu güzel sohbet için çok teşekkür ederim.

Ben teşekkür ederim. Her şey için sağ ol, inşallah güzel bir sohbet olmuştur.
Son Güncelleme: 25.07.2017 16:51
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.