<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Yeni Çağrı Gazetesi - Güncel Haberler, Son Dakika ve Özel Röportajlar</title>
    <link>https://www.yenicagri.com</link>
    <description>Yeni Çağrı Gazetesi ile son dakika haberleri, güncel gelişmeler, ekonomi, politika, spor ve dünya gündemini anında takip edin. Doğru ve hızlı haberin adresi!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.yenicagri.com/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Yeni Çağrı Gazetesi © 2026 | Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kopyalama ve yayımlama yasaktır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 03 Sep 2026 23:53:19 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Fransa'da aşırı sıcaklar, müze ve tarihi yapıların gelir kaybetmesine neden oldu]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/fransada-asiri-sicaklar-muze-ve-tarihi-yapilarin-gelir-kaybetmesine-neden-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/fransada-asiri-sicaklar-muze-ve-tarihi-yapilarin-gelir-kaybetmesine-neden-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa'da yaz aylarında etkili olan aşırı sıcaklar, müze ve tarihi yapıların ziyaretçilere kapılarını daha erken kapatmasına yol açarken, söz konusu kurumların gelir kaybetmesine neden oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>(AA) - Fransız Le Monde gazetesinin haberine göre, bu yaz aşırı sıcaklardan dolayı ülkedeki farklı müze ve tarihi yapıların ziyaret saatlerinde değişikliğe gidildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bu süreçte bazı müze ve tarihi yapılarda ziyaret sayısında düşüş yaşanırken, çok sayıda biletin ücreti iade edildi. Bu durum söz konusu kültürel kurumların gelir kaybetmesine neden oldu.</p><p>Fransa'da devlete ait tarihi yapıların yönetiminden sorumlu kurum olan Milli Yapılar Merkezi, bünyelerindeki yapıların ziyaretçilere erken kapatılması nedeniyle 525 bin avro tutarındaki bilet ücretlerini iade etti.</p><p>Milli Yapılar Merkezi Genel Direktörü Kevin Riffault, asıl gelir kaybının söz konusu yapıları ziyaret etmek için rezervasyon yapmaktan vazgeçenlerden kaynaklandığını söyledi.</p><p>Riffault, sorumlu oldukları yapıların tamamında ziyaretçi sayısında yüzde 7'yi aşkın düşüş yaşandığını belirtti.</p><p>Versay Sarayı bu yaz ziyaretçilere kapılarını 11 kez daha erken kapatırken, sıcak havaların en etkili olduğu zamanlarda ziyaretçi sayısında yüzde 33 azalma kaydedildi. Bu durumdan dolayı, Versay Sarayı 260 bin avro gelir kaybetti.</p>Louvre Müzesi'nde bilet iadeleri 1 milyon avroya mal oldu<p>Paris'teki tarihi yapı ve müzelerin ziyaretleri de sıcak havalardan etkilenirken, Louvre Müzesi haziran ve temmuzda 11 kez kapılarını ziyaretçilere daha erken kapattı.</p><p>Bu nedenle müzeyi ziyaret etmek için satın alınan 60 bin biletin ücreti sahiplerine iade edilirken, bu durum müze için 1 milyon avroya mal oldu.</p><p>Paris'teki Orsay Müzesi 70 bin avro, Orangerie Müzesi ise 60 bin avro tutarındaki bilet ücretini iade etti.</p>Fransa, hava durumu kayıtlarının tutulmaya başlandığı 1900'den bu yana en sıcak yazını geçirdi<p>Barbut, başkent Paris yakınlarında Saint-Mande kentinde Fransız meteoroloji ajansı Meteo-France'ın merkezinde basına, yaz aylarında etkili olan aşırı sıcaklar ve orman yangınlarına ilişkin açıklama yaptı.</p><p>Fransa'da hava durumu kayıtlarının tutulmaya başlandığı 1900'den bu yana kayda geçen en sıcak yazı yaşadıklarını aktaran Barbut, bu yılki yaz mevsiminin tarihe geçeceğini dile getirdi.</p><p>Barbut, bu yaz sıcaklar nedeniyle bazı okullarda eğitime ara verildiğini hatırlatarak 'Hastaneler 35 dereceyi aşan sıcaklarda hastaları ağırlamak durumunda kaldı.' dedi.</p><p>Orman yangınlarının da etkili olduğu yaz aylarıyla ilgili Barbut, 'Bazı evler yıkıldı ve sıcaklar nedeniyle gençler dahil çok fazla Fransız hayatını kaybetti.' ifadesini kullandı.</p><p>Barbut, iklim değişikliğine uyum sağlamak için Fransa'nın hayatın her alanında ve ekonomide çözüm yelpazesine ihtiyaç duyduğunu vurgulayarak, gelecek yaza kadar tüm okullarda yenileme yapamayacaklarını ancak panjur ve vantilatör yerleştirebileceklerini belirtti.</p><p>Fransız Bakan 'Ağustos sonunda orman yangınları halihazırda son 20 yılın ortalamasından 6 kat daha fazla alanı küle çevirmişti.' diye konuştu.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Esra Taşkın</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat, Ile-de-france</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/fransada-asiri-sicaklar-muze-ve-tarihi-yapilarin-gelir-kaybetmesine-neden-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 20:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/09/fransada-asiri-sicaklar-muze-ve-tarihi-yapilarin-gelir-kaybetmesine-neden-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="27128"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akbank Sanat'ın 36. Akbank Caz Festivali 26 Eylül'de başlayacak]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/akbank-sanatin-36-akbank-caz-festivali-26-eylulde-baslayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/akbank-sanatin-36-akbank-caz-festivali-26-eylulde-baslayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Akbank Genel Müdürü Kaan Gür: - 'Akbank Caz Festivali'nin bundan sonra da İstanbul'un müzik kültürüne yön veren, yeni seslere alan açan ve kendi izini bırakan bir ekol olarak yoluna devam etmesini diliyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Akbank Sanat ve BKM işbirliğiyle düzenlenen 36. Akbank Caz Festivali, 26 Eylül-11 Ekim'de 15'ten fazla ülkeden yaklaşık 200 sanatçının katılımıyla İstanbul'da gerçekleştirilecek.</p><p>Akbank Sanat'tan yapılan açıklamaya göre, farklı müzik türlerini içeren programda 36 konserin yanı sıra çok yönlü panel, atölye ve ustalık sınıfı etkinlikleri yer alıyor.</p><p>Festival kapsamında özel 'tribute' projeleri, söyleşiler, dinleme kulübü ve çocuk atölyeleri düzenlenirken, müziğin hafıza, arşiv, görsel kültür ve eğitimle ilişkisini ele alan etkinlikler de gerçekleştirilecek.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, Akbank Caz Festivali'nin 36 yıldır İstanbul'un müzik hayatının içinde olduğunu belirtti.</p><p>Gür, festivalin geldiği noktada kendi geleneğini ve dinleyici kitlesini oluşturarak özgün bir ekol haline geldiğini vurgulayarak, 'Yıllar içinde değişen müzik dünyasına ayak uydururken cazın özgür ruhunu, yaratıcı gücünü ve sınırları aşan etkisini İstanbul'a taşıyor. Akbank Caz Festivali'nin bundan sonra da İstanbul'un müzik kültürüne yön veren, yeni seslere alan açan ve kendi izini bırakan bir ekol olarak yoluna devam etmesini diliyoruz.' ifadelerini kullandı. </p><p>Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı da festivalin bu yıl dünya çapında önemli isimleri müzikseverlerle buluşturacağını aktardı.</p><p>Bigalı, festivalin 36. yılında cazın özgür, çoğulcu ve yenilikçi ruhunu İstanbul'un farklı noktalarına taşıdıklarına işaret ederek, şunları kaydetti:</p><p>'Cazın doğasında var olan doğaçlama, diyalog ve birlikte üretme kültürü, bugün özellikle gençler için çok güçlü bir ilham kaynağı. Festivalimizle bu ruhu sahnelerden atölyelere, söyleşilerden genç müzisyenlere yönelik özel projelere kadar geniş bir alana yayıyoruz. JAmZZ Masterclass Programı ile de genç caz müzisyenlerine ustalarıyla bir araya gelme, sahne deneyimi kazanma ve yurt dışında eğitim fırsatlarına erişme imkanı sunarak onların gelişim yolculuklarına katkı sağlıyoruz. Cazın her kuşakta kendini yenileyen ruhuyla, festivalimizin geleceğe ilham vermeye devam edeceğine inanıyoruz.' </p><p>Akbank Caz Festivali Proje Danışmanı Ayşegül Turfan Mumcuoğlu ise BKM organizasyonuyla gerçekleştirilen festivalin 36. yılında İstanbul'un farklı noktalarındaki 24 mekana yayıldığını ifade etti.</p><p>Mumcuoğlu, bu süreçte festivalin gerçekleştirilmesine katkı sunan tüm partnerlere, sanatçılara ve dinleyicilere teşekkür ettiklerini belirterek, şunları kaydetti:<br></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Festivalimizin kuruluşundan 2013'e kadar direktörlüğünü üstlenen sevgili Mehmet Uluğ'u ve İstanbul'un müzik hayatına bıraktığı derin izleri anmak üzere bu yıl da özel bir projede bir araya geliyoruz. 30 yıl önce yayımladığı ilk albümü New Conception of Jazz'den ismini alan projesiyle Bugge Wesseltoft'a çelloda Gülşah Erol eşlik edecek. Bu özel projeyi ve daha pek çok özel sanatçıyı Akbank Caz Festivali'nde sanatseverlerle buluşturuyoruz.'</p><p>- Festival programı</p><p>Genç caz müzisyenlerinin gelişimine ve sahne deneyimine alan açan JAmZZ Masterclass, farklı enstrümanlardan müzisyenleri ustalık sınıflarında bir araya getirirken programın öne çıkan isimlerine Akbank Caz Festivali'nde konser verme imkanı da sunuyor.</p><p>Geçen yıl 35. Akbank Caz Festivali kapsamında gerçekleştirilen programın ardından seçilen yedi müzisyen, bu yıl 4 Ekim'de Akatlar Kültür Merkezi'nde düzenlenecek JAmZZ Sessions kapsamında aynı sahnede buluşacak.<br></p><p>Barış Alp Dönmez, Doruk Liman, Ulaş Özdemir ve Öykü Damla Gözel, 21. Nardis Genç Caz Müzisyeni Yarışması'nda kazandıkları Akbank Caz Festival Ödülü'nün ardından yarışmanın birincisi Selami Baysal ile Corda Quintet çatısı altında 26 Eylül'de Yeldeğirmeni Sanat'ta sahne alacak.</p><p>Tam bursla 17 yaşında Berklee College of Music'e kabul edilen, Şarkı Yazarlığı ile Kayıt ve Prodüksiyon alanlarında eğitim gören Ada Canata da vokal ve arpı buluşturan repertuvarıyla 27 Eylül'de Sakıp Sabancı Müzesi'nde müzikseverlerle buluşacak.</p><p>Bununla birlikte James Hakan Dedeoğlu da folk ve ambient müzikten beslenen TSU! projesiyle uzun bir aranın ardından 30 Eylül'de Bant Mag. Havuz / Bina'da festival sahnesine dönecek. Dedeoğlu'na konserde Mert Aslan Üçer ve görselleriyle Aylin Güngör eşlik edecek.</p><p>Festivalin Caz Kulüpleri Gecesi serisi kapsamında 29 Eylül'de Rişe Özkan, hocası Sheila Jordan'a ithaf ettiği performansıyla Asa Khai'de, Öner Karaçuha Quartet ise İdil Meşe ve Dipnot'un katılımıyla Bova'da sahne alacak. Aynı gün Barış Doğukan Yazıcı Quintet, piyanist Marko Churnchetz ile 'Miles Davis Centennial Celebration' projesini Nardis Jazz Club'da müzikseverlerle buluşturacak.</p><p>Seri, 6 Ekim'de farklı mekanlarda düzenlenecek konserlerle devam edecek. Ezgi Sevgi Can, Bova'da 'Karanfiller' albümünden bestelerini seslendirirken, Cansu Nihal Akarsu Nardis Jazz Club'da, Cenk Esen ise Pera 77'de sahne alacak.<br></p><p>Festival kapsamında söyleşi ve yan etkinlikler de gerçekleştirilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İstanbul, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/akbank-sanatin-36-akbank-caz-festivali-26-eylulde-baslayacak</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/09/akbank-sanatin-36-akbank-caz-festivali-26-eylulde-baslayacak.jpg" type="image/jpeg" length="67550"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2 bin yıllık tarih Antalya'nın kalbinde, Kaleiçi'nde yaşatılıyor]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/2-bin-yillik-tarih-antalyanin-kalbinde-kaleicinde-yasatiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/2-bin-yillik-tarih-antalyanin-kalbinde-kaleicinde-yasatiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da Roma'dan, Bizans'a, Selçuklu ve Osmanlı'ya uzanan köklü geçmişin izlerini taşıyan Kaleiçi, tarihi yapıları, mimarisi ve begonvillerle süslü sokaklarıyla yılın her döneminde ziyaretçilerine açık hava müzesi deneyimi sunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - Antalya'nın tarihi kent merkezi Kaleiçi, yerli ve yabancı turistlerin kentin geçmişine tanıklık ettiği önemli turizm noktalarının başında geliyor.</p><p>Milattan önce 2. yüzyılın ortalarında Bergama Kralı II. Attalos tarafından liman kentine dönüştürülen Kaleiçi, tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptı. Bölge, 1972'de 'sit alanı' ilan edilerek koruma altına alındı.</p><p>Kaleiçi'nde 85 anıtsal yapı, 6 cami, 3 medrese, 4 türbe, 5 hamam, 56 burç ile kale ve surların yanı sıra 456 sivil mimarlık örneği yapı bulunuyor.</p><p>Tarihi evleri, küçük dükkanları, restoranları, yat limanı ve dar sokaklarıyla ziyaretçilerine farklı bir atmosfer sunan Kaleiçi, geçmişle bugünün iç içe geçtiği yapısıyla dikkati çekiyor.</p>Tarihin simge yapıları Kaleiçi'nde<p>Kaleiçi'ne girişte ziyaretçileri Antalya'nın simge eserlerinden Yivli Minare karşılıyor. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan ve kentin ilk Türk-İslam eserlerinden biri olarak kabul edilen Yivli Minare, bölgenin siluetine damga vuruyor.</p><p>Kale kapısının hemen yanında yer alan Saat Kulesi de Kaleiçi'nin önemli tarihi yapıları arasında bulunuyor. Roma döneminden kalan sur burçlarından biri üzerine inşa edilen yapı, Osmanlı döneminde saat kulesine dönüştürülerek bugüne ulaştı.</p><p>Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubat döneminde yaptırılan Antalya Mevlevihanesi de Kaleiçi'nin önemli tarihi yapılarından biri olarak ziyaret edilebiliyor.</p><p>Antalya'da Osmanlı döneminde camiye dönüştürülen Şehzade Korkut Camisi, halk arasında 'Kesik Minare' olarak da biliniyor. Roma İmparatoru Hadrianus'un Antalya'yı ziyareti anısına inşa edilen Hadrianus Kapısı ise kentin en önemli tarihi girişlerinden biri olarak öne çıkıyor.</p><p>Denize açılan bölümde yer alan Hıdırlık Kulesi de Kaleiçi'nin en bilinen yapıları arasında bulunuyor. Yarım daire biçiminde doğal liman özelliği taşıyan Yat Limanı ise bölgeyi ziyaret edenlerin gezi rotalarının önemli duraklarından birini oluşturuyor.</p>Antalya'nın en değerli noktası Kaleiçi<p>Antalya Valisi Hulusi Şahin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kaleiçi'nin çok sayıda değerli tarihi eseri bünyesinde barındırdığını söyledi.</p><p>Kaleiçi'nin Antalya'nın en önemli cazibe merkezlerinden biri olduğunu belirten Şahin, bölgenin turistlerin kentte en çok ziyaret ettiği nokta olduğunu dile getirdi.</p><p>Şahin, 'Antalya Havalimanı'ndan ayrılan turistlere 'Nereleri gezdiniz?' diye sorulduğunda birinci sırada Kaleiçi çıkmış. Yani Antalya'nın en çok ziyaret edilen noktası Kaleiçi, gerçekten markası. Aynı zamanda Antalyalılar için çok nostaljik ve romantik bir yer.' dedi.</p><p>Kaleiçi'ni bir sinema platformuna benzeten Şahin, her sokağın ziyaretçiye farklı bir manzara sunduğunu ifade etti.</p><p>Bölgenin korunması ve geliştirilmesi için otel işletmecileriyle çalışmalar yürüttüklerini belirten Şahin, Kaleiçi'nin geleceğinin parlak olduğunu söyledi.</p><p>Şahin, '4-5 yıl sonra Kaleiçi'ndeki herhangi bir iş yerinin değerinin bugünden çok daha ötelere ulaştığını göreceksiniz. Antalya'nın en değerli noktası Kaleiçi.' diye konuştu.</p>2 bin yıldır yaşayan bir şehir<p>Antalya Turistik Otelciler ve Pansiyoncular Birliği Başkanı Alp Özel de Kaleiçi'nin 2 bin yıldan uzun süredir ayakta duran tarihi bir kent olduğunu belirtti.</p><p>Kaleiçi'nin her köşesinin geçmişin izlerini taşıdığını ve bugünün koşullarına uygun farklı güzellikleri barındırdığını ifade eden Özel, bölgenin günde yaklaşık 40 bin ziyaretçiyi ağırladığını söyledi.</p><p>Ziyaretçilerin Kaleiçi'nde Bergama Krallığı'ndan Roma'ya, Bizans'tan Selçuklu ve Osmanlı'ya kadar farklı dönemlerin izlerini görebildiğini dile getiren Özel, şunları kaydetti:</p><p>'2 bin yıldan fazla bir medeniyet zincirinin izlerini burada görebilirsiniz. Osmanlı'yı, Selçuklu'yu, Doğu Roma'yı, antik çağlardan kalma eserleri görebilirsiniz. 2 bin yıldan beri yaşayan bir şehir burası.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><br> </p><p>Muhabir: Hatice Özdemir Tosun</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat, Antalya</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/2-bin-yillik-tarih-antalyanin-kalbinde-kaleicinde-yasatiliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/09/2-bin-yillik-tarih-antalyanin-kalbinde-kaleicinde-yasatiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="83110"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Avangart Neydi?' seçkisi Pera Film'de izleyiciyle buluşuyor]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/avangart-neydi-seckisi-pera-filmde-izleyiciyle-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/avangart-neydi-seckisi-pera-filmde-izleyiciyle-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi Film ve Video Programları (Pera Film), Türk sinemasının 4 kült filmini 'Avangart Neydi?' başlıklı özel bir programla izleyiciyle buluşturacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - 16-27 Eylül'deki programda, 1950'lerden 1980'lere uzanan süreçte yerli sinemanın korku, fantastik ve gerilim türlerindeki cesur denemeleri perdeye taşınacak. İstanbul'daki gösterimlerin ardından The Nickel Cinema ortaklığıyla Birleşik Krallık'a uzanılarak Yeşilçam'ın avangart eserleri izleyicinin beğenisine sunulacak.</p><p>Seçki, dünya sinemasından ve klasik edebiyattan beslenerek kendine özgü estetik diller kuran 4 önemli yapıma odaklanıyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>William Shakespeare'nin tragedyasını Fatma Girik performansıyla sahneleyen Metin Erksan imzalı 1976 yapımı 'İntikam Meleği-Kadın Hamlet' filmi, 16 Eylül'de Pera Müzesi Oditoryumu'nda gösterilecek.</p><p>23 Eylül'de Mertin Erksan'ın 1974 yapımı 'Şeytan' filmi izlenebilecek. 25 Eylül'de Bram Stoker'ın gotik anlatısını Türk sinemasına uyarlayan Mehmet Muhtar imzalı 1953 yapımı 'Drakula İstanbul'da' sinemaseverlerin beğenisine sunulacak.</p><p>Atıf Yılmaz'ın 1986 yapımı 'Aaahh Belinda' filmi ise 27 Eylül'de seçkinin kapanış filmi olarak gösterilecek.</p><p>Filmlerin kuramsal bağlamını irdeleyen metinler ve müzik listelerinden oluşan özel bir fanzinin eşlik ettiği programa, Pera Müzesi'nden ve müzenin web sitesinden ulaşılabiliyor.</p><p>Gösterimlerin biletleri, Biletix üzerinden ve Pera Müzesi resepsiyonundan temin edilebiliyor.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Asya Setinay Karagül</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İstanbul, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/avangart-neydi-seckisi-pera-filmde-izleyiciyle-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 12:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/09/avangart-neydi-seckisi-pera-filmde-izleyiciyle-bulusuyor.jpg" type="image/jpeg" length="92478"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Pera Müzesi'nde 3 kült film gösterilecek, DJ performansları sunulacak]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/pera-muzesinde-3-kult-film-gosterilecek-dj-performanslari-sunulacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/pera-muzesinde-3-kult-film-gosterilecek-dj-performanslari-sunulacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, 3 kült filmi 'Şimdi Uzaklardasın' programı kapsamında gösterecek, filmlerin ardından izleyiciye ücretsiz DJ performansları sunulacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi Film ve Video Programlarının (Pera Film) hazırladığı programda, 'Ucuz Roman', 'Genç ve Heyecanlı' ile 'Büyük Lebowski' filmlerinin ardından Engin Ertan, Doğu Yücel, Nil Kural ve Murat Güneş DJ performansları sergileyecek.</p><p>Gösterimlerin yapıldığı akşamlarda 19.00-23.00 saatlerinde müze sergileri de ücretsiz gezilebilecek.</p><p>Program, 12 Eylül saat 18.00'de Quentin Tarantino'nun 'Ucuz Roman' filminin gösterimiyle başlayacak. Gösterimin ardından 21.00'de sinema ve müzik yazarı Engin Ertan, DJ kabinine geçecek.</p><p>Seri, 19 Eylül'de Richard Linklater imzalı 'Genç ve Heyecanlı' filmiyle devam edecek. 18.30'daki gösterim sonrası uzun yıllar müzik yazarlığı yapan Doğu Yücel, filmin müzikal hafızasından ilhamla oluşturduğu seçkisini dinletecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>26 Eylül'de ise Coen Kardeşler'in kült filmi 'Büyük Lebowski' gösterilecek. Gösterimin ardından katılımcılara sinema yazarı ve gazeteci Nil Kural ile editör ve yazar Murat Güneş'in seçkisi sunulacak.</p><p>Etkinlik serisi kapsamındaki tüm DJ performansları ve akşam saatlerindeki sergi girişleri halka açık ve ücretsiz olacak.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Asya Setinay Karagül</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İstanbul, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/pera-muzesinde-3-kult-film-gosterilecek-dj-performanslari-sunulacak</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/09/pera-muzesinde-3-kult-film-gosterilecek-dj-performanslari-sunulacak.jpg" type="image/jpeg" length="72479"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğa tutkunlarının ilgi gösterdiği sarp kayalıklardaki kaleye ulaşım artık daha kolay]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/doga-tutkunlarinin-ilgi-gosterdigi-sarp-kayaliklardaki-kaleye-ulasim-artik-daha-kolay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/doga-tutkunlarinin-ilgi-gosterdigi-sarp-kayaliklardaki-kaleye-ulasim-artik-daha-kolay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzurum'un Uzundere ilçesinde yaklaşık 150 metre yüksekliğindeki sarp kayalıklar üzerinde bulunan tarihi Engüzekkapı Kalesi, yapılan yol ve çevre düzenlemeleriyle ziyaretçilerin daha kolay ulaşabileceği bir turizm noktası haline geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ERZURUM (AA) - Tortum-Uzundere kara yolu üzerinde yaklaşık 150 metre yüksekliğindeki sarp kayalıklar üzerinde yer alan tarihi kalenin, Orta Çağ'dan kaldığı belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğu Roma İmparatorluğu ve Türk beyliklerinin bazılarınca kullanılan, yaklaşık 30 metre yüksekliğindeki surlarıyla dikkati çeken kalenin önünden Tortum Çayı akıyor.</p>

<p>Uzun yıllar ulaşım imkanlarının yetersiz olması nedeniyle ziyaret edilmesi güç olan ve doğa tutkunlarının yoğun ilgi gösterdiği kaleye, Erzurum Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle 1200 metrelik asfalt yol yapıldı.</p>

<p>Çevre düzenleme çalışmaları kapsamında kalenin çevresindeki yaklaşık 800 metrekarelik alan da kilit taşlarla kaplanarak ziyaretçilerin kullanımına uygun hale getirildi.</p>

<p>'Güzelliğini halen muhafaza ediyor'</p>

<p>Vali Aydın Baruş, AA muhabirine, kentin tarih ve kültür hazinelerine sahip olan medeniyetlerin kesiştiği bir konumda olduğunu söyledi.</p>

<p>Kalenin turizm için önemli olduğunu belirten Baruş, 'Engüzekkapı Kalesi Orta Çağ'dan kalma, basit yontma taşlarla yapılmış ama geçirdiği onarımlar sayesinde bugüne kadar gelebilmiş ve güzelliğini halen muhafaza ediyor.' dedi.</p>

<p>Kalenin bulunduğu konum nedeniyle dikkati çektiğini ifade eden Baruş, şöyle konuştu:</p>

<p>'Bu yoldan geçerken bu güzelliği görenler mutlaka buraya uğramak istiyorlar. Bugüne kadar kolay ulaşılabilir nokta değildi. Yolun zeminin kötü olması sebebiyle normal araçlarla çıkılamıyordu. Büyükşehir Belediyemizle güzel bir işbirliğiyle iyi bir çalışma yaptık. 1200 metrelik yolu sıcak karışımlı asfalt haline getirdik. Kalemizin etrafında araçların park edebileceği 800 metrekarelik bir alana doğal taş döşedik. Yol kenarlarında tehlikeli olan yerlere korkuluk yapacağız. Ziyaretçilerin can güvenliğinin tehlikeye düşmemesi için kenarlara kuruldan izin alarak korkuluk yapacağız. Kalemizde esaslı onarımları gerçekleştireceğiz, böylece kolay ziyaret edilebilir ve insanların güvenle gezebileceği bir ortam haline gelecek.'</p>

<p></p>

<p>'Günlük yaklaşık 500-600 kişi burayı ziyaret ediyor'</p>

<p>Baruş, kalenin uzun yıllara rağmen ihtişamını koruduğunu vurgulayarak, 'Gelenler güzel fotoğraflar çekip Erzurum ile Uzundere'nin güzelliklerine yukarıdan bakma imkanına sahip olacak. Kontrollü bir giriş yok ama bundan sonra gelen araçlardan ziyaretçi sayısını tahmin etmeye başlayacağız. Günlük yaklaşık 500-600 kişi burayı ziyaret ediyor. Yazın ziyaretçi sayısı artıyor. Umarız sayı artar, bu güzellikler herkes tarafından görülür. İlimizin sahip olduğu güzellikleri daha kıymetli ve ulaşılabilir hale getirmek vazifemiz.' diye konuştu.</p>

<p>İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer de tarih ve doğaseverleri kaleye davet ederek, 'Muhteşem bir eser, yapım aşamasında Romalıların etkili olduğunu düşünüyoruz. Yapı tarih ve doğaseverlere hitap ediyor. Son yıllarda yapının ziyaretinde birtakım sıkıntılar yaşanıyordu. Yapıya giden yollar yapıldı ve tarih ve doğaseverler rahatça kaleye gelebilirler.' ifadelerini kullandı.</p>

<p><br />
 </p>

<p>Muhabir: Talha Koca</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Erzurum, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/doga-tutkunlarinin-ilgi-gosterdigi-sarp-kayaliklardaki-kaleye-ulasim-artik-daha-kolay</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 12:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/08/doga-tutkunlarinin-ilgi-gosterdigi-sarp-kayaliklardaki-kaleye-ulasim-artik-daha-kolay.jpg" type="image/jpeg" length="71021"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir'deki Smyrna Antik Kenti'nde üç yeni mekan ve duvar resimleri bulundu]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/izmirdeki-smyrna-antik-kentinde-uc-yeni-mekan-ve-duvar-resimleri-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/izmirdeki-smyrna-antik-kentinde-uc-yeni-mekan-ve-duvar-resimleri-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'in tarihi kent merkezindeki Smyrna Antik Kenti'nde yürütülen kazılarda, Geç Antik Çağ'a tarihlenen üç yeni mekan ile daha önce rastlanmayan duvar resimleri ortaya çıkarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İZMİR (AA) - İzmir Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi adına yürütülen kazı çalışmalarında Smyrna Agorası'nda yeni buluntulara ulaşıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yürütülen kazılarda, geçen yıl ortaya çıkarılan mozaik tabanın devamında üç yeni mekan tespit edildi. Mekanlardan ikisinin tabanının mozaik, diğerinin ise mermer döşemeden oluştuğu belirlendi.</p><p>Kazı çalışmalarında Agora ve Smyrna Tiyatrosu çevresinde daha önce karşılaşılmayan duvar resimleri de bulundu.</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Türk-İslam Arkeolojisi Bölümü Öğretim Üyesi ve Kazı Başkanı Prof. Dr. Akın Ersoy, yeni ortaya çıkarılan mekanların Efes Antik Kenti'ndeki Yamaç Evleri'ne benzer özellikler taşıdığını, yapıların kamusal bir işleve sahip olabileceğini söyledi.</p><p>Ersoy, 'İlk defa bu mekanlarda duvar resimlerine ulaştık. Bugüne kadar Smyrna Agorası'nda ve tiyatro çevresinde hiç karşılaşmamıştık.' ifadelerini kullandı.</p><p>Mekanların milattan sonra 5. ve 6. yüzyıllara yani Geç Antik Çağ'a tarihlendiğini aktaran Ersoy, Roma İmparatorluğu'nun 395 yılında ikiye bölünmesi ve Hristiyanlığın yayılmasıyla kentlerin yapısında önemli değişimler yaşandığını, yeni buluntuların Smyrna'nın bu dönüşümüne ilişkin bilgiler sunduğunu kaydetti.</p>2 bin yıldır akan suyun kaynağı araştırılıyor<p>Kazı çalışmalarında Roma döneminden kalma ve yaklaşık 2 bin yıldır su akmaya devam ettiği belirtilen antik su kanalının bir bölümü de takip edildi.</p><p>Smyrna'nın su ihtiyacının Roma döneminde pınarlarla bağlantılı kanallar aracılığıyla karşılandığını belirten Ersoy, yaklaşık 150 metrelik bölümü takip edilen kanalın kaynağının henüz tespit edilemediğini vurguladı.</p><p>Agora'nın güneyinde bulunan Namazgah Hamamı ve Kurşunlu Cami çevresinde bir pınar olabileceğini aktaran Ersoy, suyun yaklaşık 150 metrelik bir güzergahın ardından Smyrna Agorası'na ulaştığını belirtti.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Gökhan Düzyol</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat, İzmir</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/izmirdeki-smyrna-antik-kentinde-uc-yeni-mekan-ve-duvar-resimleri-bulundu</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 12:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/08/izmirdeki-smyrna-antik-kentinde-uc-yeni-mekan-ve-duvar-resimleri-bulundu.jpg" type="image/jpeg" length="69941"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye Plastik Atık Çalıştayı İstanbul'da başladı]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/turkiye-plastik-atik-calistayi-istanbulda-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/turkiye-plastik-atik-calistayi-istanbulda-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- İstanbul Valisi Davut Gül: - 'Dolayısıyla da bir kültür oluşacaksa, bir şehirden dünyaya mesaj verilecekse 'Sıfır Atığın Başkenti' iddiasıyla ortaya çıkan İstanbul'da yapılabilir' - Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş: - 'Türkiye Plastik Atık Çalıştayı'nı altı temel eksen üzerine kurduk, atık, kirlilik, çevre, ekonomi, gıda güvenliği, insan sağlığı. Bizim hedefimiz çevre ile ekonomi arasında bir tercih yapmak değil, çevreyi koruyan, ekonomiyi güçlendiren ve insanı merkeze alan bir dönüşümü birlikte gerçekleştirmek' - 'Gerekiyorsa plastik atık ithalatının yasaklanmasını da konuşabilmeliyiz. Çevreyi plastik atıklarla kirletenlere yönelik hapis cezası dahil daha ağır yaptırımları da tartışabilmeliyiz. Çünkü ortak akıl, yalnızca kolayca uzlaştığımız konuları konuşmak değildir. Ortak akıl, zor soruları da aynı masa etrafında konuşabilmektir']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Sıfır Atık Vakfınca Türkiye'nin plastik kirliliğiyle mücadele ve döngüsel ekonomi hedeflerine katkı sunmak amacıyla 17 bakanlık ile bu bakanlıkların plastik döngüsünün farklı aşamalarında görev ve sorumluluk üstlenen yaklaşık 50 genel müdürlüğü, başkanlığı ve bağlı kuruluşunun katılımıyla düzenlenen 'Türkiye Plastik Atık Çalıştayı' İstanbul'da başladı.</p><p>İstanbul'da bir otelde düzenlenen program saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından açılış filmiyle başladı.</p><p>Programda konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, sorunu gördüklerini, bildiklerini ve sorunun sadece Türkiye açısından değil, dünya açısından çok büyük olduğunun farkında olduklarını söyledi.</p><p>Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>'Sınırları kontrol edilebiliyor ama çevreyle ilgili, havayla, denizlerle, toprakla ilgili, hele ithalatın ihracatın bu kadar yaygın olduğu bir dönemde mesele yerel değil, küresel bir mesele. Bunun farkında olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Çevre Şehircilik Bakanımız Murat Kurum koordinasyonunda önemli mesafeler katedildi. Yeterli mi? Sorun ortadan kalktı mı? Hiç şüphesiz kalkmadı. Halen gidilecek bir yol var mı? Evet, var. İstanbul da bunların içerisinde en isabetli şehirlerden bir tanesi. 60 üniversitemiz var, 1 milyondan fazla üniversite öğrencimiz var, 3 milyona yakın orta ve ilköğretim öğrencimiz var. Dolayısıyla da bir kültür oluşacaksa, bir şehirden dünyaya mesaj verilecekse 'Sıfır Atığın Başkenti' iddiasıyla ortaya çıkan İstanbul'da yapılabilir. Başta Samed Başkanımız olmak üzere, himayelerini esirgemeyen saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendiye, bugün çok yoğun programına rağmen gelen Sayın Kültür ve Turizm Bakanımıza ve tüm katılımcılara teşekkür ediyor, çalıştayın hayırlara vesile olmasını diliyorum.'</p><p>Programda konuşan Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ise Girne'den Mersin Taşucu'na hareket eden yolcu gemisinin Girne açıklarında geçirdiği kazada hayatını kaybedenlere rahmet diledi ve yaralılara geçmiş olsun dileklerini iletti.</p><p>Ağırbaş, 'Sıfır Atık Hareketi'ni başlatan ve bu hareketin küresel bir vizyona dönüşmesine öncülük eden Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanımız Sayın Emine Erdoğan Hanımefendinin selamlarını sizlere iletmek istiyorum. Plastik, hayatımıza bir sorun olarak değil, bir çözüm olarak girdi. Gıdadan sağlığa, tarımdan sanayiye kadar hayatımızın pek çok alanında önemli imkanlar sundu ve sunmaya devam ediyor. Bu nedenle meselemiz, plastiği hayatımızdan tamamen çıkarmak değildir. Asıl meselemiz, nerede gerçekten ihtiyaç duyduğumuzu, nerede gereğinden fazla kullandığımızı ve kullandıktan sonra ne yaptığımızı sorgulamak.' diye konuştu.</p><p>Plastik kirliliğinin yalnızca denizlerimizin ve kıyılarımızın meselesi olmadığını, Türkiye'nin dört bir yanında tarımdan sanayiye, turizmden şehirleşmeye kadar farklı kaynaklarla karşımıza çıktığını ifade eden Ağırbaş, bu nedenle plastik meselesini birkaç şehir veya sektör üzerinden değil Türkiye'nin tamamını ve plastiğin bütün yaşam döngüsünü kapsayan bir mesele olarak ele almak gerektiğini vurguladı.</p><p>Sıfır Atık Hareketi'nin atığı yalnızca toplanması gereken bir sonuç olarak değil, önlenmesi, azaltılması, yeniden kullanılması ve ekonomiye yeniden kazandırılması gereken bir kaynak olarak görmeyi öğrettiğini kaydeden Ağırbaş, 'Bu anlayışın temelinde de israfı önlemek ve kaynaklarımızı doğru, verimli kullanmak var. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ortaya konulan güçlü irade, bu dönüşümün ülke politikalarına taşınmasını sağladı. Türkiye Plastik Atık Çalıştayı'nı da bu anlayışın yeni bir adımı olarak görüyoruz.' dedi.</p><p>Bu çalıştaya hazırlanırken yalnızca masa başında çalışmadıklarını kaydeden Ağırbaş, Adana'da, Mersin'de, Muğla'da ve Antalya'da valilerimizin başkanlığında kamu, yerel yönetimler, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplumla bir araya geldiklerini, tarım alanlarından akarsulara, sanayiden limanlara turizm bölgelerinden kıyılara sahadaki sorunları dinlediklerini, yerinde değerlendirdiklerini aktardı.</p><p>- 'Gerekiyorsa plastik atık ithalatının yasaklanmasını da konuşabilmeliyiz'</p><p>Ağırbaş, 'Hedefimiz kendi kaynaklarını döngüde tutan, kendi atığını etkin yöneten ve yüksek katma değer üreten güçlü bir geri dönüşüm ekonomisi olmalıdır. Bir başka mesele mevzuat ve denetim. Kurallarımız, denetimlerimiz ve cezalarımız var.<br>Ama şu soruyu sormalıyız: 'Yeterince sonuç alabiliyor muyuz?' Gerekiyorsa plastik atık ithalatının yasaklanmasını da konuşabilmeliyiz. Çevreyi plastik atıklarla kirletenlere yönelik hapis cezası dahil daha ağır yaptırımları da tartışabilmeliyiz.<br>Çünkü ortak akıl, yalnızca kolayca uzlaştığımız konuları konuşmak değildir. Ortak akıl, zor soruları da aynı masa etrafında konuşabilmektir.' ifadelerini kullandı.</p><p>Plastik kirliliğinin görünmeyen bir boyutu daha olduğunu kaydeden Ağırbaş, Kuzey Pasifik'te, Hawaii ile Kaliforniya arasında Büyük Pasifik Çöp Adası olarak anılan devasa bir plastik kirliliği alanı bulunduğunu, Türkiye'nin yüzölçümünün yaklaşık iki katı büyüklüğünde bir alandan söz ettiğini kaydederek, bu tablonun plastiğin atıldığı yerde kalmadığını gösterdiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>- 'Türkiye Plastik Atık Çalıştayı'nı altı temel eksen üzerine kurduk'</p><p>Plastik atığın akarsularla denizlere, denizlerden okyanuslara bir ülkenin kıyısından, başka bir ülkenin kıyısına taşınabildiğini vurgulayan Ağırbaş şunları söyledi:</p><p>'Çünkü kirliliğin sınırı yok. Üstelik zamanla parçalanıyor. Mikroplastiklere dönüşüyor. Toprağa, suya, canlılara ve oradan gıda zincirine kadar ulaşabiliyor. Bu nedenle plastik meselesi yalnızca bir atık ve çevre kirliliği meselesi değildir. Gıda güvenliği meselesidir. İnsan sağlığı meselesidir. Aynı zamanda iklim, ekonomi ve rekabet meselesidir. Çünkü bugün çevresel performans ihracatın, pazara erişimin ve uluslararası rekabet gücünün de belirleyicilerinden biri haline gelmiştir. Türkiye Plastik Atık Çalıştayı'nı altı temel eksen üzerine kurduk, atık, kirlilik, çevre, ekonomi, gıda güvenliği, insan sağlığı. Bizim hedefimiz çevre ile ekonomi arasında bir tercih yapmak değil, çevreyi koruyan, ekonomiyi güçlendiren ve insanı merkeze alan bir dönüşümü birlikte gerçekleştirmek. Çalıştayımızın hedefini de bu anlayışla ifade ediyoruz. Atığı azaltan, kirliliği önleyen Türkiye: Temiz çevre, güçlü ekonomi, güvenli gıda, sağlıklı nesiller.'</p><p>İki gün boyunca 15 tematik çalışma masasında bu konuları ele alacaklarını belirten Ağırbaş, üretimden tüketime, yeniden kullanımdan geri dönüşüme, mevzuattan ticarete, mikroplastiklerden gıda güvenliği ve insan sağlığına kadar plastik döngüsünün bütün boyutlarını değerlendireceklerini söyledi.</p><p>- 'Hedef açık, Türkiye'nin plastikle kurduğu ilişkiyi yeniden tasarlamak'</p><p>Çalıştaydan, somut, uygulanabilir ve ölçülebilir sonuçlarla ayrılmak istediklerini vurgulayan Ağırbaş, 'Bütün bu çalışmaların sonunda ulaşmak istediğimiz hedef açık. Türkiye'nin plastikle kurduğu ilişkiyi yeniden tasarlamak. Kaynaklarını verimli kullanan, kendi atığını toplayıp ekonomiye yeniden kazandıran, sanayisinin rekabet gücünü artıran, çevresini, gıda güvenliğini ve insan sağlığını koruyan bir Türkiye hedefliyoruz. Bunu hiçbir kurum tek başına gerçekleştiremez. Kamuyu, yerel yönetimleri, özel sektörü, bilim dünyasını, sivil toplumu ve vatandaşlarımızı aynı hedef etrafında buluşturmak zorundayız.' diye konuştu.</p><p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali Dönmez de çalıştayda bir konuşma yaptı.</p><p>Çalıştay oturumlarla devam edecek.</p><p>- Çalıştayın önemi</p><p>Yarın da devam edecek çalıştayda, plastik kirliliğinin yalnızca atıkların yönetimi üzerinden değil, plastik döngüsünün tamamını kapsayan bütüncül bir yaklaşımla ele alınması hedefleniyor.</p><p>Çalıştay kapsamında gereksiz kullanım ve israfın azaltılmasından ürün tasarımına, ham madde ve üretim süreçlerinden tüketime, yeniden kullanımdan toplama, ayrıştırma, geri dönüşüm ve geri kazanıma, ikincil ham madde kullanımından plastik kirliliğinin önlenmesine kadar uzanan süreç bütüncül şekilde değerlendirilecek.</p><p>Bu konular, çevresel kazanımların yanı sıra Türkiye'nin kaynak verimliliği, üretim kapasitesi, ihracatı, pazara erişimi ve sanayi rekabetçiliği açısından da ele alınacak.</p><p>- Çalıştay çıktıları Türkiye'nin plastik vizyonuna katkı sunacak</p><p>Çalıştay sonunda tematik masa raporları, Türkiye Plastik Döngüsü Sonuç Raporu ve sonuç bildirisi hazırlanacak.</p><p>Çalıştayın, Türkiye'nin ulusal mevzuatı ve strateji belgeleriyle birlikte uluslararası gelişmeler doğrultusunda şekillenen 2053 Türkiye Plastik Vizyonu'na katkı sunması hedefleniyor.</p><p>Ortak Akıl Platformu kapsamında düzenlenen çalıştay, ilgili bakanlıklar ve kamu kurumları, valilikler ve yerel yönetimler, üniversiteler, meslek kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör, finans kuruluşları ve alan uzmanlarını bir araya getirdi.</p><p>Çalıştay, 17 bakanlık ile bu bakanlıkların plastik döngüsünün farklı aşamalarında görev ve sorumluluk üstlenen yaklaşık 50 genel müdürlüğü, başkanlığı ve bağlı kuruluşunun katılımıyla gerçekleştiriliyor.</p><p><br></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İstanbul, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/turkiye-plastik-atik-calistayi-istanbulda-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 12:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/08/turkiye-plastik-atik-calistayi-istanbulda-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="47971"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Atıl alanlar sporla değerlendirildi, 3 bin çocuk dijital bağımlılıktan uzaklaştırıldı]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/atil-alanlar-sporla-degerlendirildi-3-bin-cocuk-dijital-bagimliliktan-uzaklastirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/atil-alanlar-sporla-degerlendirildi-3-bin-cocuk-dijital-bagimliliktan-uzaklastirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzincan'da 2024'te başlatılan proje kapsamında kamu kurumlarının kullanılmayan alanlarında oluşturulan 24 spor kulübünde 78 antrenör eşliğinde 4 ile 18 yaş arasındaki çocuklara 21 branşta eğitim veriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ERZİNCAN (AA) - Erzincan'da kamu kurumlarına ait binaların kullanılmayan bölümlerinin değerlendirilmesiyle hayata geçirilen 'Değer Erzincan Spor Kulüpleri' Projesi kapsamında yaklaşık 3 bin çocuk, 21 farklı branşta spor yaparak dijital bağımlılık ve zararlı alışkanlıklardan uzak tutuluyor.</p><p>Kentte Valilik koordinesinde 2024 yılında başlatılan projeyle çocukların okul dışındaki zamanlarını verimli şekilde değerlendirmeleri, sportif yeteneklerini geliştirmeleri ve sosyal hayata daha aktif katılmaları hedefleniyor.</p><p>İlçelerle birlikte 24 spor kulübünün faaliyet gösterdiği projede 78 antrenörün öncülüğünde 4 ile 18 yaş arasındaki yaklaşık 3 bin çocuğa futbol, voleybol, basketbol, karate, jimnastik ve masa tenisi başta olmak üzere 21 branşta eğitim veriliyor.</p><p>Kamu kurumlarına ait binaların kullanılmayan bölümlerinin spor merkezlerine dönüştürüldüğü projede her kulübün giderleri adını taşıdığı kurum tarafından karşılanıyor. Böylece çocuklar, yetenek ve ilgilerine uygun spor dallarında eğitim alırken okul sonrası zamanlarını da dijital ekranlardan uzak, sosyal ve sportif faaliyetlerle değerlendiriyor.</p><p>Proje sayesinde çocukların fiziksel gelişimlerinin yanı sıra sosyal becerilerinin de geliştirilmesi amaçlanırken spor aracılığıyla dijital bağımlılık ve zararlı alışkanlıklardan uzak tutulmalarına katkı sağlanıyor.</p>'Şu andaki öğrenci sayımız toplam 3 bin kişi'<p>Vali Hamza Aydoğdu, AA muhabirine, çocukların akademik çalışmalarla birlikte bedensel ve ruhsal olarak da kendilerini iyi şekilde yetiştirmeleri için spor kulüplerini açtıklarını söyledi.</p><p>İlçelerle birlikte 24 spor kulübünün bulunduğunu ve iki ay içinde 4 mahallede daha yeni merkezlerin açılacağını ifade eden Aydoğdu, şöyle konuştu:</p><p>'Şu andaki öğrenci sayımız toplam 3 bin kişi. 78 antrenörümüzün öncülüğünde 21 branşta çocuklarımız burada eğitim alıyor. İnsan tek yönlü bir varlık değildir. İnsanın yemeğe, içmeye, yatmaya ne kadar ihtiyacı varsa bedeninin, ruhunun, kalbinin de gıdaya ihtiyacı var. Onun için sportif faaliyetleri sadece bir spor olarak görmemek lazım. Aslında spor, bir empati yeteneğini geliştiren, beraber bir kültür oluşturan, beraber yaşama kültürünü oluşturan, yardımlaşmayı ön plana çıkaran, birbirinin yardımına koşan, birbirinin eksiğini tamamlayan, onu koruyan, kollayan duyguları da geliştiren bir alan.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Değer Erzincan Spor Kulüplerinde çocuklara milli ve manevi değerler eğitiminin de verildiğini anlatan Aydoğdu, 'Çocuklarımız hem bedenen hem kalben hem ruhen hem de aklen, beyin olarak kendilerini geliştirmeleri için elimizden gelen bütün gayret ve çabayı gösteriyoruz. Bu projenin en güzel taraflarından birisi de her spor kulübünü bir kurumumuza zimmetlemiş olmamız. Böylece 4 yaşından 18 yaşına kadar bütün çocuklarımız 21 branşta istedikleri spor dalında kendi yetenek ve kabiliyetlerine uygun bir şekilde kendilerini geliştirebiliyorlar. Değer Erzincan Spor Kulüpleri olarak dokunmadığımız ve kalbine girmediğimiz hiçbir çocuğumuz kalmayacak, o güne kadar bunu devam ettireceğiz.' diye konuştu.</p>'Bağımlılıktan çocukları kurtarabilmek için bir iklim oluşturmanız gerekiyor'<p>Okul sporlarında Erzincan'ın 3 yıldır Türkiye birincisi olduğunu vurgulayan Aydoğdu, kentte çocukların katılım oranının yüzde 98 olduğunu dile getirdi.</p><p>Aydoğdu, sosyal medyanın bütün kötü alışkanlıkların en başında gelebilecek bağımlılık olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p><p>'Bu bağımlılıktan çocukları kurtarabilmek için bir iklim oluşturmanız gerekiyor. Bu iklimin de olabilmesi için aile, okul, kurumlar bir makinenin çarkları gibi birbirini tamamlayan mütemmim cüzler gibi hareket etmeli. Eğer böyle hareket ederseniz çocuklar bir sevgi ortamında yetişecekleri için bu bağımlılığı en aza indirgemiş olursunuz. Erzincan'da bu projelerle birlikte şu anda asayiş olaylarında Türkiye'de en iyilerden birisiyiz. Zararlı madde kullanımında da Türkiye'de en iyilerinden birisiyiz. Görüyoruz ki çocuk kendine bir spor dalı, kitap okuma, kütüphaneye gitme yani hayatın içerisinde bir sosyal ağ oluşturduğu zaman diğer türlü sosyal ağa düşmüyor.'</p>'Milli değerler eğitimleri de alıyoruz'<p>Proje kapsamında Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne bağlı kulüpte futbol oynayarak Erzincanspor U16 Takımı'na seçilen 15 yaşındaki Yiğit Hasret Koç da Değer Erzincan Spor Kulüpleri Projesi'yle tanıştığı için mutlu olduğunu söyledi.</p><p>Yaşıtları belki daha çok sosyal medyayla uğraşırken kendilerinin sosyal medyadan biraz daha uzak olduklarına dikkati çeken Koç, 'Değer Erzincan sayesinde gerçek hayatı yaşayıp gerçek hayattaki şeyleri öğreniyoruz. Değer Erzincan sayesinde birçok aktiviteye, birçok müsabakaya, birçok başarıya imza atıyoruz. Spor ve antrenmanlarımızın yanı sıra milli değerler eğitimleri de alıyoruz. Peygamber Efendimizin hayatı, adabımuaşeret gibi derslerimizi alıyoruz. Tarih hocalarımızdan tarih derslerini de alıyoruz.' diye konuştu.</p><p>Halime Zümre Albayrak da 4,5 yıldır karate yaptığını ve proje sayesinde daha disiplinli çalışarak başarılar elde ettiğini anlattı.</p><p>Sporun yanı sıra ahlak ve yurttaşlık gibi dersler de aldıklarını anlatan Albayrak, yaşıtlarını da Değer Erzincan Spor Kulüpleriyle tanışmaya davet etti.</p><p> </p><p>Muhabir: Emin Ferhat Sevilir</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat, Erzincan</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/atil-alanlar-sporla-degerlendirildi-3-bin-cocuk-dijital-bagimliliktan-uzaklastirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/08/atil-alanlar-sporla-degerlendirildi-3-bin-cocuk-dijital-bagimliliktan-uzaklastirildi.jpg" type="image/jpeg" length="32757"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilgisayar mühendisi halıları portre çizimleriyle sanat eserine dönüştürüyor]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/bilgisayar-muhendisi-halilari-portre-cizimleriyle-sanat-eserine-donusturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/bilgisayar-muhendisi-halilari-portre-cizimleriyle-sanat-eserine-donusturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elazığ'da yaşayan 35 yaşındaki bilgisayar mühendisi Gizem Aytaç, halı yüzeylerine tarihi şahsiyetleri, kadın sultanları ve tanınmış yüzleri çizerek evlerin duvarlarını süslüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KAYSERİ (AA) - Çocukluk yıllarında babasının çizdiği resimlerden etkilenen Aytaç, zamanla geliştirdiği resim tutkusunu halı yüzeylerine taşıdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kağıt ve tuval yerine halıları zemin olarak kullanan Aytaç, sosyal medya üzerinden paylaştığı ve beğeni toplayan duvar halılarını dünyanın dört bir yanına sipariş üzerine gönderiyor.</p><p>Elazığ'da bir kurumda mühendis olarak çalışan Aytaç, zaman zaman Kayseri'de yaşayan teyzesinin evinde de resim çalışmalarını sürdürüyor.</p><p>Gizem Aytaç, AA muhabirine, babasının çok güzel resimler yaptığını, çocukluk yıllarında buna özendiğini ve defterlerine özellikle kız çocuğu resimleri çizdiğini söyledi.</p><p>Fırat Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü'nde okurken bir süre uzak kaldığı resme salgın döneminde esnek çalışmayla birlikte yeniden başladığını anlatan Aytaç, sosyal medyada gördüğü resim çizme videolarından çok etkilendiğini belirtti.</p><p>Bu tutkunun gittikçe büyüdüğünü ifade eden Aytaç, 'Resim çizince dış dünyadaki bütün sıkıntılarımı, dertlerimi unuttuğumu, hayal dünyamın içerisinde çok güzel vakit geçirdiğimi gördüm. Bu benim için çok güzel bir tutkuydu.' dedi.</p><p>Aytaç, hem işine devam ettiğini hem de akşamları ve hafta sonları resim yaptığını, kara kalem ve yağlı boya çalışmalarını sosyal medyada paylaştığını, özellikle portre çalışmalarının çok beğenildiğini vurguladı.</p>'Halıya resim çizmek kırılma noktam oldu'<p>Bir halı firmasının kendisine portrelerini halı yüzeyine çizmeyi teklif ettiğini dile getiren Aytaç, şunları kaydetti:</p><p>'Burası benim kırılma noktam oldu. Resimde çok farklı bir alandı çünkü tuval gibi, kağıt gibi bir yüzey değil, bambaşka bir yüzey. Burası bizim aslında geçmişle bağ kurduğumuz bir yüzey, halı yüzeyi, halı desenleri, Türk motifleri. İlk önce tedirginlikle yaklaştım aslında bu teklife. İlk resmimi çizdikten sonra hem motiflerin hem de resimle birlikte dengeli şekilde o eserin görüntüsü beni çok fazla cezbetti, eskiye götürdü. Eskiyle birlikte modern sanatın birbiriyle o şekilde bir görüntü oluşturması bende büyük bir yankı uyandırdı.'</p><p>Aytaç, eserlerinin görülmesi için sosyal medyaya koyduğunu, bu kadar beğenileceğini tahmin etmediğini dile getirdi.</p><p>Hatta bazı ressamların ve sanatkarların da denemek istediğini belirten Aytaç, 'Bu benim için de çok güzel bir deneyimdi. Dünyada böyle resim yapan sanatçılar da varmış. Onların eserleri de çok güzeldi. Türkiye'de de sanırım ilk farkındalık neredeyse benimle oluşmuş oldu. Bambaşka bir yüzeye, geleneksel motiflerin üzerine bağ kurduğumuz tarihten insanların yansıtılmasını insanlar çok sevdi.' ifadelerini kullandı.</p>'Yurt dışında pek çok kişiyle çalıştım'<p>Aytaç, öncelikle çizeceği temayı belirlediğini, sonra buna uyumlu halıyı seçtiğini, dijital bir ortamda bunu simüle ettiğini, temanın halının üzerinde nasıl durduğuna baktığını ve daha sonra kömürle ya da akrilik boya ile eserin taslağını çıkardığını, nihayetinde de akrilik ve yağlı boya ile boyama yaptığını söyledi.</p><p>4 metrekarelik halıya kadar resim yaptığını ve bunu 6 metrekarelik bir halıda planladığını belirten Aytaç, tema portreyse çalışmayı 8-10 günde tamamladığını, yanında başka temalar da varsa biraz daha zaman alabildiğini dile getirdi.</p><p>Aytaç, tarihi şahsiyetleri, kadın sultanları ve tanınmış yüzlerin portreleri ile Anadolu parsı, at gibi figürler ve manzaraları halı yüzeyine çizdiğini ifade etti.</p><p>Kadife halılar başta olmak üzere bambu, akrilik, ipek halılarla da çalıştığını anlatan Aytaç, 'Yurt dışında pek çok kişiyle çalıştım. Özellikle Almanya, Hollanda, Suudi Arabistan, Senegal, ABD. Birçok ülkeye, birçok yere eserlerimi gönderdim ve çalışmalar yaptım.' diye konuştu.</p><p>Aytaç, bitirdiği bir esere baktığı zaman hem kendiyle gurur duyduğunu hem de kökleriyle sanki yeniden bağ kurup konuşuyormuş gibi hissettiğini sözlerine ekledi.</p><p>Muhabir: Esma Küçükşahin</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat, Kayseri</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/bilgisayar-muhendisi-halilari-portre-cizimleriyle-sanat-eserine-donusturuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/08/bilgisayar-muhendisi-halilari-portre-cizimleriyle-sanat-eserine-donusturuyor.jpg" type="image/jpeg" length="88374"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstilacı türler ve toprak sağlığı 'İyileştiren Sofralar'da konuşuldu]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/istilaci-turler-ve-toprak-sagligi-iyilestiren-sofralarda-konusuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/istilaci-turler-ve-toprak-sagligi-iyilestiren-sofralarda-konusuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MUĞLA (AA) - Akdeniz ve Ege'de yayılımı giderek artan istilacı deniz türlerinin ekosistemler üzerindeki etkileri ile sürdürülebilir gıda sistemleri, toprak sağlığı ve küçük üreticilerin geleceği, 'İyileştiren Sofralar' programında gastronomi üzerinden ele alındı.</p><p>Etki Çemberleri Vakfı-Harman, Ekomiras-Green Rangers ve Gümüşlük Müzik Festivali işbirliğinde düzenlenen etkinlik, Gümüşlük Festival Merkezi'nde gerçekleştirildi.</p><p>Açılış konuşmalarını, Etki Çemberleri Vakfı Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Aylin Gezgüç, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) GEF-SGP Küresel Çevre Fonu Küçük Destek Programı Türkiye Koordinatörü Gökmen Argun, Bodrum Gümüşlük Müzik Festivali Koordinatörü ve müzisyen Meriç Fıratlı ile Ekomiras Derneği Kurucusu deniz biyoloğu Dr. Mert Gökalp yaptılar.</p><p>Etkinliğin 'Harman Yeri' başlıklı ilk bölümünde, yerel üretimden küçük üreticinin geleceğine, deniz ekosistemlerinden gıda israfına uzanan meseleler sofrada konuşuldu. 'Deniz' başlığı bölümündeki 'İstilacılar Sofrası'nda ise Bodrum kıyılarından yakalanan deniz canlılarının kullanıldığı özel menü üzerinden istilacı türlerin tüketimi ve deniz ekosistemleri üzerindeki çevresel etkileri değerlendirildi. Yerel üretimin önemi vurgulanan 'Toprak' bölümünde de karakılçık buğdayı, yerel bakliyatlar, Memecik zeytinyağı ve mevsim ürünleri menüde kullanıldı.</p><p>Üreticileri, şefleri, bilim insanlarını, sivil toplum ve sektör temsilcilerini aynı meseleler etrafında buluşturan etkinliğe Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Mustafa Alabora, Ayşe Arman, Jehan Barbur ve Sinan Özer de katıldı.</p><p>Etkinlikte, Gümüşlük Festival Akademisi ustalık sınıfı (masterclass) öğrencileri ve keman sanatçısı Faruk Kalaycı da kısa bir müzik dinletisi gerçekleştirdiler.</p><p>- İstilacı türlerin tüketilmesi tek başına çözüm değil</p><p>İstilacı türlerin gastronomi yoluyla değerlendirilmesinin bu türlerin oluşturduğu ekolojik soruna tek başına çözüm olmadığı üzerinde durulan etkinlikte, istilacı türlerin yerel deniz ekosistemleri ve küçük ölçekli balıkçılık üzerindeki etkileri ele alındı. Gastronominin istilacı türlere ilişkin farkındalık oluşturmanın yanı sıra deniz ekosistemindeki değişimi görünür kılabilecek ve yerel balıkçılığı destekleyecek yeni yaklaşımların geliştirilmesine katkı sunabilecek bir alan olduğu ifade edildi.</p><p>- Yerel üretimin önemi vurgulandı</p><p>'İyileştiren Sofralar' kapsamında ayrıca yerel üretimin ve küçük ölçekli üreticilerin desteklenmesinin gıda sistemlerinin sürdürülebilirliği açısından önemi değerlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Toprağın verimliliğini koruyan üretim yöntemlerinin yaygınlaştırılması, yerel ürünlerin ve üretim bilgisinin korunması, toprağı besleyen üreticilerin üretimde kalabilmesi ve gıda israfının azaltılması konuları da buluşmanın gündeminde yer aldı.</p><p>Program kapsamında ayrıca onarıcı tarım ve gıda dönüşümüne katkı sunan paydaşları bir araya getirmeyi amaçlayan Harman Paydaş Haritası ile iyi, temiz ve adil gıda süreçlerine katkı sağlayanları desteklemek üzere hazırlanan Harman Ödül Programı tanıtıldı.</p><p>Etkinliğin sonunda konuklara, Aylin Gezgüç'ün döngüsel ekonomi, liderlikte yeni dönem ve değişimin dinamiklerini ele aldığı 'Gücün İki Yüzü' adlı kitabı hediye edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat, Muğla</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/istilaci-turler-ve-toprak-sagligi-iyilestiren-sofralarda-konusuldu</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 10:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/08/istilaci-turler-ve-toprak-sagligi-iyilestiren-sofralarda-konusuldu.jpg" type="image/jpeg" length="28672"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DOA mobil uygulaması 3 milyon kullanıcıya ulaştı]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/doa-mobil-uygulamasi-3-milyon-kullaniciya-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/doa-mobil-uygulamasi-3-milyon-kullaniciya-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) sistemi kapsamında kullanılan mobil uygulamaya kayıtlı kişi sayısı 3 milyona ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - AA muhabirinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı Türkiye Çevre Ajansından edindiği bilgiye göre, DOA sisteminde 1 Temmuz'da başlatılan ulusal entegrasyon süreci devam ediyor.</p><p>Sisteme en yoğun ilgi gösteren iller arasında Antalya, İzmir ve İstanbul öne çıkıyor. Bu illerde hem iade noktalarının kullanım yoğunluğu hem de sisteme katılımı diğer illere kıyasla daha yüksek seyrediyor.</p><p>DOA sistemi kapsamındaki mobil uygulamaya kayıtlı kişi sayısı 3 milyon olurken bu kullanıcıların tamamı sistemi aktif olarak kullanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>DOA sistemi kapsamında vatandaşların iade ettikleri her uygun ambalaj için kazandıkları 1 lira teşvik bedeli ise DOA Cüzdan'a aktarılıyor. Vatandaşlar bakiyelerini alışverişlerde kullanabiliyor, banka hesaplarına transfer edebiliyor, ATM'den çekebiliyor ve fatura ödemelerinde değerlendirebiliyor.</p><p>Böylece vatandaşların kazandıkları teşvik bedelini günlük yaşamlarında farklı ihtiyaçları için kullanabilmelerine imkan sağlanıyor.</p>DOA Cüzdan'ın kullanım imkanları geliştirilecek<p>Vatandaşların sisteme katılımını artırmak amacıyla finansal teşviklerin yanı sıra farklı kampanya ve uygulamalar da hayata geçiriliyor.</p><p>Bu kapsamda '100 bin Ambalaj Challenge' gibi projelerle vatandaşların sisteme daha aktif katılımının desteklenmesi ve geri dönüşüm alışkanlığının yaygınlaştırılması amaçlanıyor.</p><p>Gelecek dönemde DOA Cüzdan'ın kullanım imkanlarının geliştirilmesi, farklı teşvik ve katılım modelleriyle sistemin daha cazip hale getirilmesi hedefleniyor.</p><p>Bu çalışmalarla ambalaj iadesinin günlük yaşamda kolay, erişilebilir ve kalıcı bir parçası haline gelmesi amaçlanıyor.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Fatma Sevinç Çetin Obuz</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/doa-mobil-uygulamasi-3-milyon-kullaniciya-ulasti</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 13:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/08/doa-mobil-uygulamasi-3-milyon-kullaniciya-ulasti.jpg" type="image/jpeg" length="91554"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırgızistan '6. Dünya Göçebe Oyunları'na hazır]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/kirgizistan-6-dunya-gocebe-oyunlarina-hazir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/kirgizistan-6-dunya-gocebe-oyunlarina-hazir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırgızistan, 6. Dünya Göçebe Oyunları ile 90'dan fazla ülkeden 4 bin sporcuyu ve binlerce ziyaretçiyi ağırlayarak, kadim göçebe kültürünü yeniden dünyayla buluşturuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KIRGIZİSTAN (AA) - 'Güçte birlik, ruhta birlik' sloganıyla düzenlenecek '6. Dünya Göçebe Oyunları', 31 Ağustos-6 Eylül tarihlerinde ev sahibi Kırgızistan'da gerçekleştirilecek.</p><p>Dünyanın göçebe halklarının etnik sporlarını ve geleneksel kültürünü korumayı, geliştirmeyi ve yaygınlaştırmayı amaçlayan Dünya Göçebe Oyunları, 31 Ağustos'ta yerel saatle 21.00'de Bişkek Arena Stadyumu'nda düzenlenecek açılış töreniyle başlayacak.</p><p>Organizasyonda, ülkenin eşsiz doğası, zengin göçebe kültürü, misafirperverliği, ikramperverliği ve organizasyonun simgesi olan 'kar parsı'nın yanı sıra Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov liderliğinde ülkede gerçekleştirilen reformlar da dünyaya tanıtılacak.</p><p>İlk 3'ü 2014, 2016 ve 2018'de Kırgızistan'da yapılan, ardından Türkiye'de (İznik) ve Kazakistan'da (Astana) organize edilen bu oyunlar, yeniden başlangıç noktasına dönüyor.</p><p>Göçebe halkların kültürlerini keşfetmek için önemli fırsat sunan Dünya Göçebe Oyunları'nda ziyaretçiler, atölyelere katılabilecek, geleneksel el sanatlarını ve göçebe mutfağını deneyimleyebilecek.</p><p>Oyunların organizasyonu, Kırgızistan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu tarafından üstlenildi.</p>Açılış, Bağımsızlık Günü'nde Bişkek Arena'da yapılacak<p>Oyunların görkemli açılış töreni, Kırgızistan'ın Bağımsızlık Günü'nün 35. yılı kutlamalarıyla eş zamanlı 31 Ağustos akşamı başkentteki 51 bin seyirci kapasiteli Bişkek Arena Stadyumu'nda gerçekleştirilecek.</p><p>Törene, 1 Eylül'de Kırgızistan'ın dönem başkanlığında gerçekleşecek Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Liderler Zirvesi'ne katılacak devlet başkanları ve heyetlerin katılması bekleniyor.</p><p>Kültür programları ve resmi kapanış törenleri de doğal güzellikleriyle ünlü Issık Göl kıyısındaki Çolpon-Ata şehri ile Kırçın Yaylası'nda tertip edilecek.</p>Açılış töreninde, suların birleşme anı canlandırılacak<p>Olimpiyat Oyunları'ndaki meşale geleneğine benzer şekilde Dünya Göçebe Oyunları'nın ana sembolü haline gelen su, birlik ve beraberliğin simgesi olmaya hazırlanıyor.</p><p>Başlatılan 'Su Kervanı' projesi kapsamında, ülkenin 40 şehrinde 40 gün boyunca dolaşılarak ​​​​​​​Tanrı Dağı'ndaki kutsal kaynaklardan alınan sular toplandı.</p><p>Ülkenin dört bir yanını temsil eden yiğitler tarafından özel kaplara doldurularak başkent Bişkek'e getirilen bu sular, 6. Dünya Göçebe Oyunları'nın görkemli açılış töreninde tarihi bir anın başrolü olacak.</p><p>Bişkek Arena Stadyumu'na giriş yapacak yiğitler, Kırgızistan'ın tüm bölgelerinden taşınan suları, uluslararası katılımcı ülkelerin delegasyonlarının getirdiği sularla buluşturacak.</p><p>Tüm suların tek bir dev kapta harmanlanacağı bu an, dünya halkları arasındaki bağı, kültürel uyumu ve karşılıklı saygıyı simgeleyerek organizasyonun unutulmaz sembollerinden biri haline gelecek.</p>Issık Göl'deki müsabakalara 90'ı aşkın ülke ve 4 bin sporcu bekleniyor<p>Organizasyona, bu yıl 90'ı aşkın ülkeden 4 bin sporcu ve heyet temsilcisinin yanı sıra binlerce yabancı turistin katılması bekleniyor.</p><p>At yarışı, milli güreş, geleneksel entelektüel oyunlar, dövüş sanatları, geleneksel okçuluk, ulusal kuş avcılığı gibi 42 spor dalında düzenlenecek oyunlarda, etkinliklerin sorunsuz ilerlemesi için 3 bin gönüllü görev yapacak.</p>Resmi maskot: Kar parsı 'Batay'<p>Kırgızistan dağlarının asil hakimi ve ülkenin ulusal sembolü olan kar leoparı (kar parsı), bu yılki oyunların resmi maskotu ve görsel yüzü oldu.</p><p>'Batay' adı verilen maskot; gücü, özgürlüğü ve sarsılmaz duruşu simgeliyor. İsimdeki 'Ba' kelimesi 'leopar' anlamını taşırken, ikinci kısmı olan 'Tay' ise 'destek' anlamına gelen kelimenin kısaltmasından oluşuyor.</p>Oyunlarda spor, kültür ve bilim tek çatı altında toplanacak<p>Spor, kültür ve bilim olmak üzere 3 temel sütun üzerine inşa edilen organizasyon, geçmişin kadim değerlerini modern dünya ile buluşturmayı hedefliyor.</p><p>Dünya Göçebe Oyunları, Issık Göl'ü kıyısındaki Çolpon-Ata şehir hipodromundaki Kök Börü Arenası'nda, Gazprom Spor Kompleksi'nde, Ruh Ordo Cengiz Aytmatov Kültür Merkezi'nde, Örnök tatil köyündeki Kurmancan Datka Göçebe Medeniyeti Merkezi'nde, Kara-Oy tatil köyündeki Avrasya Otel Spor Alanı'nda ve Bosteri tatil köyündeki Dordoy Nomad Amfi Tiyatrosu'nda 6 farklı ana merkezde toplam 835 kültürel etkinlik düzenlenecek.</p><p>Atlı okçuluk, kısa ve uzun mesafe at yarışları ile heyecan verici at müsabakaları, Çolpon-Ata Hipodromu ve Kök Börü Arenası'nda izlenebilecek.</p><p>Ulusal ve uluslararası stillerdeki güreşler, Gazprom Spor Kompleksi'nde, 'zeka ve strateji oyunları' kategorisinde turnuvalar, Avrasya Otel Spor Alanı'nda geçecek.</p><p>Yüzlerce çadırın ve dev sahnelerin kurulduğu Kırçın Yaylası'nda etno-pazarlar, geleneksel okçuluk, kartal ve şahinle avcılık gösterileri, halat çekme, sırıkla atlama, bilek güreşi, en hızlı çadır kurma yarışları ve geleneksel mutfak festivalleri ile spor gösterileri düzenlenecek.</p><p>Ülkenin dört bir yanından gelen zanaatkarların el sanatları, geleneksel müzik ve dans gösterileri, etnokültürel festivaller, unutulmaya yüz tutmuş ritüeller ve ulusal mutfağın eşsiz lezzetleri burada sergilenecek.</p><p>Dünya Göçebe Oyunları kapsamında 3 Eylül'de Örnök tatil köyündeki Kurmancan Datka Göçebe Medeniyeti Merkezi'nde 'Göçebe Medeniyetler: Miras, Paradigmalar ve Gelecek Perspektifleri' başlıklı uluslararası bilimsel konferansı gerçekleştirilecek.</p><p>Oyunların resmi kapanış töreni, konser programı ve 7. Dünya Göçebe Oyunları'na ev sahipliği yapma hakkının devri töreni de 6 Eylül'de yerel saatle 18.00-00.00 arasında şehir hipodromunda yapılacak.</p><p><br> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Muhabir: Nazir Aliyev Tayfur</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/kirgizistan-6-dunya-gocebe-oyunlarina-hazir</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/08/kirgizistan-6-dunya-gocebe-oyunlarina-hazir.jpg" type="image/jpeg" length="47452"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya'daki 1900 yıllık Hadrian Kapısı kentin tarihine ışık tutuyor]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/antalyadaki-1900-yillik-hadrian-kapisi-kentin-tarihine-isik-tutuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/antalyadaki-1900-yillik-hadrian-kapisi-kentin-tarihine-isik-tutuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın tarihi Kaleiçi bölgesinin simge yapılarından Hadrian Kapısı, yaklaşık 1900 yıllık geçmişi, zengin süslemeleri ve görkemli mimarisiyle kentin tarihine tanıklık ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - Muratpaşa ilçesindeki Kaleiçi'nin girişinde yer alan ve halk arasında 'Üçkapılar' olarak adlandırılan Hadrian Kapısı, Antalya'nın bugüne ulaşan en iyi korunmuş tarihi yapıları arasında bulunuyor.</p><p>Roma İmparatoru Hadrianus'un milattan sonra 130'da Antalya'yı ziyareti onuruna, kenti çevreleyen surların üzerine anıtsal zafer takı olarak inşa edilen yapı, sütun gövdeleri dışında büyük ölçüde beyaz mermerden oluşuyor.</p><p>Üç simetrik kemerden meydana gelen kapının her bir kemeri 4,15 metre genişliğinde ve 6,18 metre yüksekliğinde. Yaklaşık 15 metre yüksekliğindeki kuleleriyle dikkati çeken yapının kapı bölümü ise 8 metre yüksekliğe ulaşıyor.</p><p>Zengin kabartma ve oymalarla süslenen kapının tavanındaki kasetli bölümlerde papatyagilleri andıran çiçek desenleri ile meyve ve yaprak motifleri bulunuyor. Bu süslemelerin, antik dönemde Antalya ve çevresinde yetiştirilen ürünleri ve bölgenin bereketini simgelediği değerlendiriliyor.</p><p> </p>Antik Çağ ile modern kenti buluşturuyor<p>Saçak bölümünde aslan başı figürlerinin yer aldığı Hadrian Kapısı'nın iki yanında savunma amacıyla kullanılan kuleler bulunuyor.</p><p>Güneydeki kulenin Roma dönemine ait olduğu, kuzeydeki kulenin alt bölümünün Antik Çağ'dan kaldığı, üst bölümünün ise Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad döneminde yapıldığı biliniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Uzun yıllar şehir surlarının arkasında kalan ve bu sayede dış etkenlerden büyük ölçüde korunarak bugüne ulaşan yapı, 1882'de sur kalıntılarının kaldırılmasıyla yeniden ortaya çıkarıldı.</p><p>1959'da kapsamlı bir restorasyon geçiren Hadrian Kapısı, bugün kentin tarihi dokusuyla modern yaşamı buluşturan önemli bir geçiş noktası olmayı sürdürüyor.</p><p>Yerli ve yabancı turistlerin Antalya'da en çok ziyaret ettiği ve fotoğraf çektirdiği tarihi yapılardan biri olan Hadrian Kapısı, Antalya Valiliğince gerçekleştirilen çalışmayla ışıklandırıldı.</p><p>Işıklandırma sayesinde akşam ve gece saatlerinde de farklı bir görünüme kavuşan tarihi yapının mimari detayları daha belirgin hale gelirken, kapı kentin tarihi ve kültürel dokusunu gece saatlerinde de yansıtmaya devam ediyor.</p><p> </p>Sur hattının aydınlatılması artırılacak<p>Antalya Valisi Hulusi Şahin, AA muhabirine, Hadrian Kapısı'nın ışıklandırılma çalışmasının Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü üzerinden Valiliğin yürüttüğü bir proje olduğunu söyledi.</p><p>Çalışma bütçesinin Valilik tarafından karşılandığını belirten Şahin, ışıklandırma sürecinin tamamlandığını ifade etti.</p><p>Şahin, 'Işıklandırma süreci tamamlandı. Şu anda da gördüğüm kadarıyla herkes memnun. Bunu devam ettirmeyi ve o sur hattının aydınlatılmasını artırmayı düşünüyoruz.' dedi.<br> </p><p><br> </p><p>Muhabir: Ayşe Şensoy Boztepe</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat, Antalya</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/antalyadaki-1900-yillik-hadrian-kapisi-kentin-tarihine-isik-tutuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/08/antalyadaki-1900-yillik-hadrian-kapisi-kentin-tarihine-isik-tutuyor.jpg" type="image/jpeg" length="68178"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adramytteion Antik Kenti'nde Roma dönemine ait olduğu değerlendirilen villa ortaya çıkarıldı]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/adramytteion-antik-kentinde-roma-donemine-ait-oldugu-degerlendirilen-villa-ortaya-cikarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/adramytteion-antik-kentinde-roma-donemine-ait-oldugu-degerlendirilen-villa-ortaya-cikarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BALIKESİR (AA) - Balıkesir'in Burhaniye ilçesinde 2012'den bu yana sürdürülen Adramytteion Antik Kenti kazılarında, Roma dönemine ait olduğu değerlendirilen, mozaikleri büyük ölçüde korunmuş villa kalıntıları bulundu.</p><p>Balıkesir Kuva-yı Milliye Müzesi Müdürlüğü başkanlığında, Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Adramytteion Araştırmaları Heyeti Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Murat Özgen'in bilimsel danışmanlığında Ören Mahallesi'nde sürdürülen kazılarda, kentin Roma dönemine ilişkin konut alanlarından biri ortaya çıkarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Dr. Öğr. Üyesi Özgen, AA muhabirine, Ören Mahallesi'nde yaklaşık 9 bin metrekarelik alanda iki kampanya halinde çalışma yürüttüklerini söyledi.</p><p>Alanda gerçekleştirilen tespit sondajlarında çok tabakalı kültür katlarına ulaştıklarını belirten Özgen, ikinci kampanyada Roma dönemine ait konut yapısını ortaya çıkardıklarını ifade etti.</p><p>Özgen, yapının merkezinde 'atrium' adı verilen bölümün bulunduğunu, bu merkezi alanın çevresinde ise üç büyük salonun yer aldığını aktardı.</p><p>Salonların mozaik döşemeler, fresklerle kaplı duvarlar ile figüratif ve geometrik bezemelerle süslendiğini anlatan Özgen, şöyle konuştu:</p><p>'Özellikle kuzey salonda 15 panel halinde farklı türlerde kuşlar, balık figürü ve Adramytteion kentinin milattan önce 4. yüzyıldaki sikkelerinde temsil edilen kanatlı at figürü yer alıyor. Kanatlı atın, bu motifin sikkelerde kullanılmasından yaklaşık 500 yıl sonra, Roma dönemine ait bir yapıda da kenti temsil eden bir unsur olarak karşımıza çıkması oldukça önemli.'</p><p>- Mozaiklerde evcil hayvanların isimleri yer alıyor</p><p>Mozaiklerde kedi ve köpek figürlerinin de bulunduğunu belirten Özgen, hayvanların isimlerinin yazıtlarla birlikte işlendiğini söyledi.</p><p>Kedi figürünün 'Zümrüt' anlamına gelen bir isimle, köpeğin ise 'Okyanos' adıyla tasvir edildiğini aktaran Özgen, bu ayrıntıların yapının sahibine ilişkin değerlendirmeler yapılmasına imkan verdiğini kaydetti.</p><p>Özgen, mozaiklerde Medusa ve Gorgon figürlerinin yanı sıra kuşlara sataşan pigme figürlerinin de bulunduğunu belirterek, 'Pigme motifini özellikle Kuzey Afrika mozaik repertuvarında görüyoruz. Adramytteion'un iki limanıyla Doğu Akdeniz havzasına açık bir ticaret kenti olması, yapının Kuzey Afrika bağlantılı bir tüccara ait olabileceği fikrini gündeme getiriyor.' dedi.</p><p>Doğu salondaki bezemelerin ve buluntuların yapının milattan sonra 2. yüzyıldaki kullanımına işaret ettiğini dile getiren Özgen, yapının sonraki dönemlerde de kullanıldığını belirtti.</p><p>Özgen, Roma dönemindeki yapıda yaşanan yıkımın ardından, milattan sonra 4. ve 5. yüzyıllarda merkezi holün güneyine yeni bir salon eklendiğini ifade ederek, bu bölümde dönemin geometrik ve figüratif bezeme repertuvarının görüldüğünü söyledi.</p><p>Aynı parselde Helenistik döneme ait büyük bir yapının temellerini de tespit ettiklerini anlatan Özgen, 'Roma döneminde bu temellerin yeniden kullanıldığını, alanda bir süreklilik bulunduğunu gördük. Bulgular, burada sofistike bir Roma konutunun ıslak kullanım mekanları ve drenaj sistemleriyle birlikte varlığını net biçimde ortaya koyuyor.' diye konuştu.</p><p>Konut yapısında teknik altyapı uygulamalarının da dikkati çektiğini belirten Özgen, drenaj sistemleri, künk hatları ve ıslak mekanlarla bağlantılı altyapı unsurlarının belgelendiğini kaydetti.</p><p>Özgen, çalışmaların yalnızca konutun mimari özelliklerini değil, antik kentteki yaşam biçimini, ticari ilişkileri ve farklı dönemler arasındaki kültürel sürekliliği de anlamaya katkı sunduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat, Balıkesir</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/adramytteion-antik-kentinde-roma-donemine-ait-oldugu-degerlendirilen-villa-ortaya-cikarildi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 18:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/08/adramytteion-antik-kentinde-roma-donemine-ait-oldugu-degerlendirilen-villa-ortaya-cikarildi.jpg" type="image/jpeg" length="72169"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul Park, 2031 sezonunun sonuna kadar Formula 1 yarışlarına ev sahipliği yapacak]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/istanbul-park-2031-sezonunun-sonuna-kadar-formula-1-yarislarina-ev-sahipligi-yapacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/istanbul-park-2031-sezonunun-sonuna-kadar-formula-1-yarislarina-ev-sahipligi-yapacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye Grand Prix'sinin 2027 sezonundan itibaren yeniden FIA Formula 1 Dünya Şampiyonası takviminde yer alacağını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Kültür ve Turizm Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, İstanbul Park, beş yıllık anlaşma kapsamında 2031 sezonunun sonuna kadar Formula 1 yarışlarına ev sahipliği yapacak.</p><p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 2027 sezonundan itibaren yeniden İstanbul Park'ta düzenlenecek Türkiye Grand Prix'sine yönelik hazırlıkları değerlendirmek üzere Atatürk Kültür Merkezi'nde bir araya geldi.</p><p>Toplantıda, Türkiye Grand Prix'sinin hazırlık süreci, organizasyonda görev alacak kurumlar arasındaki koordinasyon, ulusal ve uluslararası tanıtım çalışmaları ile önümüzdeki dönemde atılacak adımlar ele alındı.</p><p>Bakan Ersoy, toplantının ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Formula 1'in yeniden İstanbul'a döneceğini duyurdu.</p><p>Ersoy, paylaşımında Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Atatürk Kültür Merkezi'nde bir araya gelerek 2027'den itibaren İstanbul Park'ta düzenlenecek Türkiye Grand Prix'sine yönelik hazırlıkları değerlendirdiklerini belirtti.</p><p>Türkiye'nin uluslararası organizasyonlardaki deneyimini Formula 1 heyecanıyla yeniden buluşturmak için hazırlıkların sürdüğünü ifade eden Ersoy, İstanbul Park'ın yapılan beş yıllık anlaşma kapsamında 2031 sezonunun sonuna kadar Formula 1 yarışlarına ev sahipliği yapacağını bildirdi.</p>Hazırlık süreci tüm yönleriyle değerlendirildi<p>Toplantıya Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürü Timuçin Güler, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Genel Müdürü Sinan Seha Türkseven, Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. Veli Ozan Çakır, Spor Toto Teşkilat Başkanı Dr. Mehmet Ata Öztürk ile Gençlik ve Spor Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürü Prof. Dr. Süleyman Şahin katıldı.</p><p>Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) Başkanı Eren Üçlertoprağı, TOSFED Genel Sekreteri Serhan Acar ve federasyonun başkan yardımcılarının da yer aldığı toplantıda, Türkiye Grand Prix'sinin en yüksek standartlarda gerçekleştirilmesi amacıyla yürütülen çalışmalar değerlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Görüşmede, organizasyon kapsamında ilgili kurumların üstleneceği görevler, kurumlar arası koordinasyon ve yarışın ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımına yönelik çalışmalar üzerinde duruldu.</p>Formula 1, 2027'de İstanbul'a dönüyor<p>Formula 1 yönetimiyle yapılan beş yıllık anlaşma kapsamında Türkiye Grand Prix'si, 2027 sezonundan itibaren FIA Formula 1 Dünya Şampiyonası takvimine yeniden dahil olacak.</p><p>İstanbul Park, 2027-2031 yılları arasında Formula 1 yarışlarına ev sahipliği yapacak.</p><p>Türkiye, daha önce 2005-2011 ve 2020-2021 yıllarında Formula 1 yarışlarına ev sahipliği yapmıştı. İstanbul Park'ta yeniden gerçekleştirilecek organizasyonun, Türkiye'nin uluslararası spor organizasyonlarındaki konumunun güçlendirilmesine ve İstanbul'un küresel ölçekte tanıtımına katkı sağlaması bekleniyor.<br> </p><p>Muhabir: Aişe Hümeyra Akgün</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İstanbul, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/istanbul-park-2031-sezonunun-sonuna-kadar-formula-1-yarislarina-ev-sahipligi-yapacak</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 17:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/08/istanbul-park-2031-sezonunun-sonuna-kadar-formula-1-yarislarina-ev-sahipligi-yapacak.jpg" type="image/jpeg" length="97455"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aspat Kalesi, Çökertme Türküsü'nün ezgileriyle tarihe ışık tutuyor]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/aspat-kalesi-cokertme-turkusunun-ezgileriyle-tarihe-isik-tutuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/aspat-kalesi-cokertme-turkusunun-ezgileriyle-tarihe-isik-tutuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bodrum Yarımadası'nın güneybatısında, Akyarlar ile Bağla koyları arasında yükselen Aspat Kalesi, binlerce yıllık geçmişi ve farklı medeniyetlere ait izleriyle bölgenin önemli tarihi değerleri arasında yer alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MUĞLA (AA) - Ege'nin masmavi sularına hakim sarp bir kayalık üzerine kurulan kale, doğal güzelliğinin yanı sıra Antik Çağ'dan Bizans'a, Menteşe Beyliği'nden Osmanlı dönemine uzanan geçmişiyle ziyaretçilerine adeta açık hava müzesi sunuyor.</p><p>Arkeolojik araştırmalara göre Aspat olarak bilinen bölge, antik dönemde önemli bir liman yerleşimi olarak kullanıldı. Erken Demir Çağı'nda Termera'nın limanı olduğu değerlendirilen bölge, Bizans döneminde ise Strobilos adıyla önemli bir yerleşim ve savunma merkezi haline geldi.</p><p>Stratejik konumu nedeniyle Orta Çağ boyunca önemini koruyan kale, Menteşe Beyliği döneminde de kullanıldı.</p><p>Osmanlı kaynaklarında 'Asbat', 'Azpat' ve 'Usput' gibi farklı isimlerle anılan yapı, askeri önemini zamanla kaybetse de deniz ulaşımındaki konumunu uzun süre korudu.</p><p>Bölgeyi 17. yüzyılda ziyaret eden Evliya Çelebi de eserinde Aspat Kalesi'nden söz etti. Çelebi, yüksek kayalık üzerine kurulu kalenin aşağısındaki limana gemilerin demirlediğini, bölgedeki tatlı su kaynağının ise denizciler için önemli bir ikmal noktası olduğunu aktardı.</p><p>Halk arasında 'Çıfıt Kalesi' olarak da bilinen yapı ve çevresindeki kalıntılar, farklı uygarlıkların izlerini günümüze taşıyor.</p>Çökertme Türküsü'nde yaşayan Aspat<p>Aspat'ın tarihi öneminin yanı sıra bölgenin adı, Muğla yöresinin en çok bilinen türkülerinden Çökertme ile de kuşaktan kuşağa aktarılıyor.</p><p>Türküde geçen 'Aspat' adı, Bodrum'un bu kıyılarını işaret ediyor. Bodrum ve Milas çevresinde yaşanan olaylar ve Halil Efe'nin trajik hikayesiyle ilişkilendirilen türkü, zamanla yörenin kültürel hafızasının önemli parçalarından biri haline geldi.</p><p>Aspat'ı ziyaret edenler, bir yandan Ege kıyılarının doğal güzelliklerini seyrederken diğer yandan türküde adı geçen tarihi ve coğrafyayı yakından görme fırsatı buluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>Bölge tarihi açısından büyük önem taşıyor<p>Eski Bodrum Kalesi Müdürü ve su altı arkeoloğu Yaşar Yıldız, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bağla ile Akyarlar arasında sarp ve konik bir tepe üzerine kurulan Aspat Kalesi'nin bölge tarihi açısından büyük önem taşıdığını söyledi.</p><p>Kalenin milattan önce 7. yüzyılda Lelegler tarafından kullanıldığının bilindiğini belirten Yıldız, halk arasında Çıfıt Kalesi olarak da adlandırılan yapının kare ile dikdörtgen arasında bir plana sahip olduğunu ve köşelerindeki kulelerin günümüze kadar ulaştığını ifade etti.</p><p>Yıldız, kalenin farklı dönemlerde çeşitli medeniyetler tarafından kullanıldığını anlatarak, şöyle konuştu:</p><p>'Bölgede geçmişte arazi sahibinin desteğiyle temizlik ve kazı çalışmaları yürütüldü. Yapılan incelemeler doğrultusunda Azmak mevkisindeki bu alanın Termera Antik Şehri'nin limanı olduğunu değerlendiriyoruz. Strobilos adıyla da bilinen stratejik yapı Selçuklu, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde aktif olarak kullanılmıştır. Özellikle Osmanlı'nın son dönemlerinde Kos (İstanköy) Adası ile iletişim kurmak isteyen kaçakçıların gözetleme ve haberleşme amacıyla burada ateş yaktığı bilinmektedir.'</p><p>Kalenin bulunduğu alanın sarp olması nedeniyle ulaşımın güç olduğuna dikkati çeken Yıldız, tarihi yapının ziyaretçiler için daha erişilebilir hale getirilmesi gerektiğini söyledi.</p><p>Kalenin özellikle doğa sporları ve kültür turizmi açısından değerlendirilebileceğini belirten Yıldız, 'Kış aylarında ulaşımın daha kolay sağlanabileceği bu tarihi değerin, doğa sporları ve kültür meraklılarına yönelik düzenlemelerle turizme kazandırılması gerekmektedir.' ifadelerini kullandı.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Ali Ballı</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat, Muğla</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/aspat-kalesi-cokertme-turkusunun-ezgileriyle-tarihe-isik-tutuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/08/aspat-kalesi-cokertme-turkusunun-ezgileriyle-tarihe-isik-tutuyor.jpg" type="image/jpeg" length="61375"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karaköy Palas 'Temas' sergisiyle semtin hafızasına ışık tutuyor]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/karakoy-palas-temas-sergisiyle-semtin-hafizasina-isik-tutuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/karakoy-palas-temas-sergisiyle-semtin-hafizasina-isik-tutuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür Medeniyet Vakfı (KÜME) tarafından Karaköy Palas'ta açılan 'Temas' sergisi, yapının mimari geçmişinden hareketle Karaköy'ün tarihsel, toplumsal ve kültürel dönüşümüne ışık tutuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Küratörlüğünü Murat Kösemen'in üstlendiği sergi, Karaköy Palas'ı yalnızca bir sergi mekanı olarak değil, semtin geçirdiği dönüşümlerin tanığı ve İstanbul'un kent hafızasının bir parçası olarak ele alıyor.</p><p>Sergide, yapının mimari özelliklerinin yanı sıra mimar Giulio Mongeri'nin hayatı, dönemin mimarlık anlayışı, Mongeri'nin öğrencileri ve dönem arkadaşlarının Türkiye'deki çalışmalarına da yer veriliyor.</p><p>İki kata yayılan serginin ilk katında Karaköy Palas'ın mimari özellikleri ve geçmişi ele alınırken, ikinci katta Karaköy'ün dönüşümü, Mongeri'nin yaşamı ile öğrencileri ve dönem arkadaşlarının çalışmalarına odaklanılıyor.</p>'Burası, bir durak haliyken arada bir koridora dönüşmüş'<p>Küratör Murat Kösemen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 'Temas'ın Karaköy Palas'ta gerçekleştirilen ilk sergi olan 'Mümkün'ün devamı niteliğinde olduğunu söyledi.</p><p>İlk sergide yapının kültür sanat alanında nasıl kullanılabileceğine ilişkin bir yaklaşım ortaya koyduklarını belirten Kösemen, Karaköy Palas'a yerleştikten sonra semtin tarihine ilişkin okumalar yapmaya başladıklarını anlattı.</p><p>Kösemen, Karaköy'ün farklı temasların ve etkileşimlerin şekillendirdiği bir yerleşim olduğuna işaret ederek, bu hikayenin en canlı tanıklarından birinin Karaköy Palas olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Giulio Mongeri tarafından 1920'de inşa edilen ve Mongeri'nin bir dönem ofis olarak da kullandığı yapının, Karaköy'ün finans merkezi olarak gelişimindeki mimari etkileşimleri yansıttığını aktaran Kösemen, 'Aslında bütün hikaye, o dönem yaşayan mimarların birbirleriyle etkileşimlerinden, temaslarından, buradaki binaların Karaköy'e katkılarından oluşuyor. O dönemde burası bir durak haliyken arada bir koridora dönüşmüş.' dedi.</p>'Karaköy'ün değişiminin en canlı tanığı bu binaydı'<p>Murat Kösemen, Karaköy'ün zaman içerisinde bir geçiş alanından yeniden insanların uğradığı bir bölgeye dönüşmeye başladığına dikkati çekerek, son yıllarda kültür sanat kurumlarının ve etkinliklerinin bölgede yoğunlaşmasının da bu dönüşümün bir parçası olduğunu söyledi.</p><p>Karaköy Palas'ın Karaköy Meydanı'na bakan önemli yapılardan biri olduğuna işaret eden Kösemen, semtin tarihindeki karşılaşmaların yapının geçmişinde de görülebileceğini belirtti.</p><p>Sergiyi herkesin gelip görmesini istediklerini ifade eden Kösemen, şunları kaydetti:</p><p>'Sergide Karaköy Palas'la başladık, Karaköy Palas'la bitiriyoruz. Aradaki hikayeyi açmaya çalıştık. Karaköy'ün değişiminin en canlı tanığı bu binaydı. Bu yüzden binayı biraz anlatmak istedik. Bina eklektik bir yapıya sahip. Giulio Mongeri de aslında İtalyan asıllı olmasına rağmen Türkiye'de doğmuş büyümüş. Kendisini Türk olarak gören bir mimar. İtalya'dan almış olduğu eğitimle birlikte kendisi de Osmanlı'yı, Selçuklu'yu, Bizans'ı çok iyi araştırmış. Bütün yapılarında bunları çok iyi kullanabilen bir mimar.'</p>'Çok keyifli bir görsel biyografi sergisi oldu'<p>Kösemen, serginin devamına dair, 'Daha sonrasında Giulio Mongeri'nin öğrencileri, dönem arkadaşları ve onların birinci ulusal mimarlık akımıyla birlikte yapmış oldukları, yapıların da neler olduklarını anlatmaya çalıştım. O yüzden de çok keyifli bir görsel biyografi sergisi oldu. İki kata yayılıyor.' şeklinde konuştu.</p><p>Karaköy Palas'ın ilk sergiyle birlikte çevreden geçenlerin dikkatini çekmeye başladığını aktaran Kösemen, 'Artık buraya bilerek gelen insanlar, Kültür Medeniyet Vakfını da tanıyorlar. Palas binasının bir galeri mekanı ya da sergi mekanı olduğunu biliyorlar. Biz kendimizi ne kadar öyle konumlandırmasak da insanların kafasında böyle bir hikaye ve yer edinmiş olduk. O yüzden de şu anda sergiye ilgi çok iyi.' dedi.</p><p>İlk sergi ile 'Temas' arasındaki bağlantının da ziyaretçiler tarafından olumlu karşılandığını belirten Kösemen, sanatseverleri sergiyi görmeye davet etti.</p><p>Giulio Mongeri tarafından tasarlanan Karaköy Palas, inşa edildiği dönemden bugüne farklı zamanların ve kullanımların izlerini taşıyor. Sergi, bu izleri nostaljik bir geçmiş anlatısına indirgemeden, bugünle temas etmeyi sürdüren canlı bir hafızanın parçaları olarak ele alıyor.</p><p>Sergi, haftanın her günü 10.00-19.00 saatlerinde 1 Ekim'e kadar ziyaret edilebilecek.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Özlem Limon</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İstanbul, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/karakoy-palas-temas-sergisiyle-semtin-hafizasina-isik-tutuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/08/karakoy-palas-temas-sergisiyle-semtin-hafizasina-isik-tutuyor.jpg" type="image/jpeg" length="67895"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aigeai Antik Kenti'nde kaya oyma ve sandık türü 10 mezar gün yüzüne çıkarıldı]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/aigeai-antik-kentinde-kaya-oyma-ve-sandik-turu-10-mezar-gun-yuzune-cikarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/aigeai-antik-kentinde-kaya-oyma-ve-sandik-turu-10-mezar-gun-yuzune-cikarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'daki Aigeai Antik Kenti'nin Helenistik Dönem'e tarihlenen nekropolünde yürütülen kurtarma kazılarında 10 mezar gün ışığına çıkarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ADANA (AA) - Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinesinde Adana Müze Müdürlüğünce Yumurtalık ilçesinde bulunan antik kentteki arkeolojik çalışmalar, yaklaşık 33 dönümlük nekropolde yoğunlaştı.</p><p>Ceyhan Nehri'nin doğusunda yer alan ve geçmişte liman kenti olarak öne çıkan bölgede, ilk etapta yaklaşık 30 mezar olduğu tespit edildi.</p><p> </p><p> </p><p>Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faris Demir'in bilimsel danışmanlığında yürütülen kazılarda, koridorlu ve merdivenli kaya oyma mezarlar ile sandık türü mezarlardan 10'u ortaya çıkarıldı.</p><p>Staj yapan arkeoloji öğrencilerinin de yer aldığı kazı ekibi, mezarların yanı sıra pişmiş topraktan lahitler ile 'mezar hediyeleri' olduğu değerlendirilen gözyaşı şişeleri ve kap parçaları buldu.</p>'Sandık mezarların kenarları kireç harçla sıvanmış'<p>Doç. Dr. Faris Demir, AA muhabirine, geçmişi Helenistik Dönem'e (milattan önce 323-31) uzanan nekropolün, Roma Dönemi'nde de kullanıldığını söyledi.</p><p>Kazının devam etmesiyle birçok mezarı daha açığa çıkaracaklarını dile getiren Demir, şöyle konuştu:</p><p>'Mezarların, Orta Çağ'dan günümüze kadar tahribata uğradığını görmekteyiz. Sandık mezarların kenarları kireç harçla sıvanmış, bazılarında harcın üzeri rozet motifleriyle süslenmiş. Kaya mezarlarda da cenazenin konulduğu kaya içine oyulmuş platformlar yer alıyor. Mezarların koruma altına alınmasına yönelik proje geliştirmeye başladık.'</p><p>Demir, kazıda birçok 'mezar hediyesi' bulunduğunu belirterek, 'Gözyaşı şişeleri, kap parçaları, pişmiş topraktan lahitler ortaya çıkarıldı. Bu eserlerin, Adana Müzesi'nde sergilenmek üzere restorasyonları yapılmaktadır. Bu alandaki mezarları da ilerleyen dönemde restorasyonla turizme kazandırmayı planlamaktayız.' dedi.</p>'Mezarların, Makedon askerlere ait olma ihtimali bulunmaktadır'<p>Eski Makedonya Kralı Büyük İskender'in milattan önce 333 yılındaki İssos Savaşı'nın hazırlıklarını bu bölgede yaptığını anlatan Demir, şunları kaydetti:</p><p>'Aigeai Antik Kenti, Büyük İskender'in anısına Makedon askerler tarafından kurulmuştur. Bu nedenle burada ortaya çıkardığımız Helenistik Dönem mezarlarının Makedon askerlere ait olma ihtimali bulunmaktadır. Bir kısmının bu askerlere ait olduğunu düşünmekteyiz.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Demir, kazı çalışmalarının eylül ayı başında sona ereceğini, bulguların değerlendirilmesine göre çalışmalara devam etmeyi planladıklarını sözlerine ekledi.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Bekir Ömer Fansa</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-sanat, Adana</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/aigeai-antik-kentinde-kaya-oyma-ve-sandik-turu-10-mezar-gun-yuzune-cikarildi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/08/aigeai-antik-kentinde-kaya-oyma-ve-sandik-turu-10-mezar-gun-yuzune-cikarildi.jpg" type="image/jpeg" length="34242"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TRT 1'in yeni dizisi 'Evlilik Güzeldir' 7 Eylül'de izleyiciyle buluşacak]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/trt-1in-yeni-dizisi-evlilik-guzeldir-7-eylulde-izleyiciyle-bulusacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/trt-1in-yeni-dizisi-evlilik-guzeldir-7-eylulde-izleyiciyle-bulusacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TRT 1'in yeni dizisi 'Evlilik Güzeldir', 7 Eylül'de ilk bölümüyle izleyici karşısına çıkacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - TRT'den yapılan açıklamaya göre, yönetmenliğini Şafak Bal ve Serap Danış Koçak'ın üstlendiği dizinin senaryosunu Baykut Badem, Hasan Tolga Pulat, Hazan Toma ve Seçil Çömlekçi kaleme alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Dizide, hayatı boyunca binlerce çiftin nikahını kıyan nikah memuru Mesut Bahtiyar'ın, beş kızının hayatında yaşanan gelişmelerle birlikte değişen yaşamı konu ediliyor.</p><p>Dizinin yayınlanan yeni tanıtımında beş kız kardeşin hayatına giren yeni karakterlerle yaşanan karşılaşmalar, romantik atışmalar ve geçmişten gelen hesaplaşmalara ilişkin görüntüler yer aldı.</p><p>Aile ilişkileri, aşk, karşılaşmalar ve yeni başlangıçların işlendiği dizide Fikret Kuşkan, İlayda Alişan, Hande Soral, Seçkin Özdemir, Yusuf Çim, Nil Sude Albayrak, Berk Bakioğlu, Gözde Okur, Ferit Aktuğ, Anıl Çelik, Sera Tokdemir, Hazım Körmükçü, Öznur Ön, Hande Katipoğlu, Derda Yasir Yenal, Cansu Savcı, Feride Bağ, Alper Haliloğlu, Uğur Akay, Selin Soydan, Hayal Garip, Alihan Demirbilek, Sıla Gözüm, Anastasia Geptina ve Yıldız Kültür rol alıyor.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Özlem Limon</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İstanbul, Kültür-sanat</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/trt-1in-yeni-dizisi-evlilik-guzeldir-7-eylulde-izleyiciyle-bulusacak</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 12:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/08/trt-1in-yeni-dizisi-evlilik-guzeldir-7-eylulde-izleyiciyle-bulusacak.jpg" type="image/jpeg" length="53434"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
