<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Yeni Çağrı Gazetesi - Güncel Haberler, Son Dakika ve Özel Röportajlar</title>
    <link>https://www.yenicagri.com</link>
    <description>Yeni Çağrı Gazetesi ile son dakika haberleri, güncel gelişmeler, ekonomi, politika, spor ve dünya gündemini anında takip edin. Doğru ve hızlı haberin adresi!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.yenicagri.com/rss/politika" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Yeni Çağrı Gazetesi © 2026 | Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kopyalama ve yayımlama yasaktır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 30 Sep 2026 19:11:20 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/rss/politika"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Bosna Hersek'te seçimlerin değişmeyen 'AB üyeliği' vaadi, 'içi boşaltılmış slogana' dönüştü]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/bosna-hersekte-secimlerin-degismeyen-ab-uyeligi-vaadi-ici-bosaltilmis-slogana-donustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/bosna-hersekte-secimlerin-degismeyen-ab-uyeligi-vaadi-ici-bosaltilmis-slogana-donustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akademisyenler, Bosna Hersek'te 4 Ekim'deki genel seçim öncesinde partilerin yıllardır kampanyalarının merkezine koyduğu AB üyeliği hedefinin somut bir yol haritasından yoksun olduğunu ve giderek 'içi boşaltılmış bir slogana' dönüştüğünü belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SARAYBOSNA (AA) - Ülkede yapılacak genel seçimde, 3 milyon 414 bin 364 seçmenin oy kullanma hakkı bulunurken, Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyinin Boşnak üyeliği için 4, Sırp üyeliği için 3 ve Hırvat üyeliği için 3 olmak üzere 10 aday, ülkedeki iki entiteden biri olan Sırp Cumhuriyeti (RS) başkanlığı için ise 12 aday yarışacak.</p><p>Uluslararası Saraybosna Üniversitesi (IUS) Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Jahja Muhasilovic ve IUS Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Krupalija, ülkenin AB üyelik sürecinin mevcut siyasi ve anayasal yapıdaki tıkanıklıklar nedeniyle ilerleyemediğine dikkati çekti.</p><p>Muhasilovic, AA muhabirine, Bosna Hersek'teki mevcut siyasi sistemin birçok konuda ilerleme sağlanmasını zorlaştırdığını ifade ederek, 'Savaştan bu yana devam eden Avrupa Birliği ve NATO söylemi bir slogan halinde kaldı. NATO'ya nasıl üye olacağız, Avrupa Birliği yolunda nasıl ilerleyeceğiz, bunun somut adımlarını kimse sunmuyor.' dedi.</p><p>Doç. Dr. Muhasilovic, 'Avrupa Birliği'ne doğru somut adımlar atmak isteseniz bile Sırp siyaseti bunu durdurabiliyor çünkü ellerinde böyle mekanizmalar var. Boşnaklar bu mekanizmaları uzun zaman önce kaybettikleri için sürekli Sırplar ve Hırvatlarla anlaşmak zorundalar.' diye konuştu.</p><p>Genel seçimin Bosna Hersek açısından büyük önem taşıdığını belirten Muhasilovic, bu seçimin 1992-1995'teki savaştan sonra en önemli seçim olduğunu dile getirdi.</p><p>2022'deki seçim sürecinde yapılan sistem değişikliklerinin Boşnaklar açısından olumsuz sonuçlar doğurduğunu savunan Muhasilovic, seçim gecesi Yüksek Temsilci tarafından seçim kanununda değişiklik yapılmasını eleştirdi.</p><p>Muhasilovic, 'Bu, tarihte görülmemiş bir şeydir. Yapılan seçim kanunu değişiklikleri Boşnakları dezavantajlı durumda bıraktı. Bosna Hersek'in bazı yerlerinde bir Hırvat'ın oyu, bir Boşnak'ın oyundan 7 kat daha değerli hale geldi.' ifadesini kullandı.</p>'Boşnak siyaseti, bölünmenin zayıflamaya yol açtığını hiçbir zaman anlayamadı'<p>Bosna Hersek'teki en büyük Boşnak partisi Demokratik Eylem Partisinin (SDA) en güçlü parti olmasına rağmen iktidarın dışında kaldığını aktaran Muhasilovic, 'Ya Yüksek Temsilci'nin kurduğu adaletsiz sistem devam edecek ya da vatansever partiler başa gelerek bu sistemi değiştirecek. Basitleştirmek gerekirse durum bu.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Boşnak siyasi partileri arasında birlik, enerji, vizyon ve strateji eksikliği bulunduğunu kaydeden Muhasilovic, Sırp ve Hırvat partilerinin ise temel meselelerde daha ortak hareket ettiğini söyledi.</p><p>Muhasilovic, 'Sırp siyasetinde iktidar ve muhalefet var ancak kırmızı çizgiler söz konusu olduğunda Sırp partileri ciddi bir birlik gösteriyor. Hırvat siyasetinde ise Hırvat Demokrat Birliğinin (HDZ) hakimiyeti var. Küçük Hırvat partileri de HDZ'nin uyduları gibi hareket ediyor.' diye konuştu.</p><p>Boşnak siyasi partilerinin ortak bir platform oluşturamadığına dikkati çeken Muhasilovic, bunun Bosna Hersek'i ve Boşnakların siyasi konumunu zayıflattığını savundu.</p><p>Muhasilovic, Cumhurbaşkanlığı Konseyindeki güç dengesinin kritik önem taşıdığını ve seçimlerde SDA'nın en güçlü parti olarak çıkmasının beklendiğini aktararak, 'Hırvat ve Sırp üyeler çoğunluğu ellerine geçirirse Boşnak üye, kim olursa olsun azınlıkta kalacak ve oyu sürekli yetersiz olacaktır.' ifadelerini kullandı.</p><p>Bosna Hersek'te yaklaşık 1 milyon kişinin sandığa gittiğini ve katılım oranının genellikle yüzde 50 civarında kaldığını belirten Muhasilovic, 'Boşnak siyaseti, bölünmenin zayıflamaya yol açtığını hiçbir zaman anlayamadı. Sırp ve Hırvatlar birlik olurken diğer taraf bölündüğünde Boşnaklar hiçbir şey yapamıyor ve mağdur oluyor.' değerlendirmesinde bulundu.</p>'AB üyelik süreci, içi boşaltılmış, nasıl ve kimlerle yürütüleceği belli olmayan bir slogana indirgenmiştir'<p>Dr. Krupalija ise AB üyeliğinin seçim kampanyalarında sıkça dile getirilmesine rağmen sürecin nasıl yürütüleceğine ilişkin açık ve kapsamlı bir yaklaşım bulunmadığını belirtti.</p><p>AB üyelik süreci konusunda adaylardan net bir açıklama gelmediğini aktaran Krupalija, 'AB üyelik süreci, Bosna Hersek seçim kampanyasında daha çok bürokratik bir slogan olarak karşımıza çıkıyor. Biraz da içi boşaltılmış, nasıl ve kimlerle yürütüleceği belli olmayan bir slogana indirgenmiştir.' dedi.</p><p>Krupalija, AB ile ABD arasında küresel ölçekte yaşanan görüş ayrılıklarının Bosna Hersek'e de doğrudan yansımaya başladığını ve bunun en açık örneklerinden birinin Bosna Hersek'teki iki entiteden biri olan Sırp Cumhuriyeti'nde görevden alınan eski başkan Milorad Dodik'e yönelik yaptırımlar olduğunu söyledi.</p><p>Siyasi yasaklı olmasına rağmen parti başkanlığını sürdüren Dodik'in ABD'nin yaptırım listesinden çıkarıldığını ancak bazı önde gelen AB ülkelerinin yaptırım listelerinde kalmaya devam ettiğini dile getiren Krupalija, adayların sosyal politikalar ve ekonomik kalkınmaya yönelik vaatlerden çok kendi etnik kimliklerinin koruyucusu olarak öne çıktığını belirtti.</p><p>Krupalija, bunun Dayton Barış Antlaşması'nın oluşturduğu anayasal düzen ve mevcut siyasi yapıyla doğrudan bağlantılı olduğunu kaydederek, 'Tüm siyasi aktörler bu oyunun kurallarına uymak ve kendi etnik topluluklarının temsilciliğini üstlenmek zorunda kalıyor. Kurucu halklar veya etnik topluluklar, ortak bir gelecek tasavvuru ya da ortak değerler üzerine herhangi bir şey söylemiyor.' diye konuştu.</p>'Bu seçimlerde de en güçlü siyasi aktörün yine SDA olduğu görülüyor'<p>Seçimlerden sonra üç tarafın aynı masaya oturarak koalisyon kuracağını dile getiren Krupalija, hükümetlerin görece hızlı kurulmasına rağmen sonrasında sistemsel tıkanıklıkların ortaya çıktığını anlattı.</p><p>Krupalija, seçim kampanyasının başlamasından kısa süre önce savaş suçlusu Ratko Mladic'in ölmesinin ülkedeki kronik sorunların toplumu nasıl etkilediğini gösterdiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:</p><p>'Ratko Mladic, uluslararası mahkemeler tarafından savaş suçlusu ve Srebrenitsa soykırımının baş mimarı olarak tescillenmiş bir isimdir. Sırp siyasi cephesinin bu isme ve yaptıklarına mesafe koyamadığını gördük. Hatta onu daha da kahramanlaştırdılar. Dolayısıyla yalnızca ortak gelecek tasavvuru ve ortak değerler üzerinde anlaşamayan değil, geçmişle yüzleşme kapasitesine ve isteğine de sahip olmayan tarafların varlığına şahit oluyoruz.'</p><p>Önceki seçimlerin ardından SDA dışındaki partilerin ortak bir blok kurmasının Boşnak seçmenlerde ortak hareket edilebileceğine yönelik umut oluşturduğunu belirten Krupalija, aradan geçen dört yılın sonunda bu umudun boşa çıktığını savundu.</p><p>Krupalija, bu durumun Boşnak seçmenler arasında siyasi ilgi ve istekliliğin azalmasına yol açtığını belirterek, 'Bu seçimlerde de en güçlü siyasi aktörün yine SDA olduğu görülüyor. SDA, Boşnak kamuoyu tarafından halen en çok destek gören partidir. Boşnak seçmen, özellikle kriz dönemlerinde güvenilir ve sınanmış bir aktörü tercih ediyor.' değerlendirmesini yaptı.</p><br><p>Muhabir: İsmail Özdemir</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Saraybosna</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/bosna-hersekte-secimlerin-degismeyen-ab-uyeligi-vaadi-ici-bosaltilmis-slogana-donustu</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 12:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/09/bosna-hersekte-secimlerin-degismeyen-ab-uyeligi-vaadi-ici-bosaltilmis-slogana-donustu.jpg" type="image/jpeg" length="76954"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş, Portekiz'de mevkidaşı Aguiar-Branco tarafından resmi törenle karşılandı]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/tbmm-baskani-kurtulmus-portekizde-mevkidasi-aguiar-branco-tarafindan-resmi-torenle-karsilandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/tbmm-baskani-kurtulmus-portekizde-mevkidasi-aguiar-branco-tarafindan-resmi-torenle-karsilandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, beraberindeki parlamento heyetiyle birlikte ziyarette bulunduğu Portekiz'in başkenti Lizbon'da Portekiz Cumhuriyet Meclisi Başkanı Jose Pedro Aguiar-Branco tarafından resmi törenle karşılandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>LİZBON (AA) - TBMM Başkanı Kurtulmuş'un Portekiz Cumhuriyet Meclisi'ne gelişinde mevkidaşı Aguiar-Branco tarafından karşılanmasının ardından iki ülkenin milli marşları çalındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Tören mangasını selamlayan Kurtulmuş, daha sonra Aguiar-Branco ile heyetlerini birbirlerine takdim etti.</p><p>Kurtulmuş ve Aguiar-Branco, ardından baş başa ve heyetler arası görüşme gerçekleştirdi.</p><p>Görüşmede, TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl, Türkiye-Portekiz Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Denizli Milletvekili Nilgün Ök, TBMM Katip Üyesi ve Yeni Yol Partisi Gaziantep Milletvekili Ertuğrul Kaya, MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın ile Türkiye'nin Lizbon Büyükelçisi Haldun Koç yer aldı.</p><br><p>Muhabir: Ahmet Buğra Olaç</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Lizbon</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/tbmm-baskani-kurtulmus-portekizde-mevkidasi-aguiar-branco-tarafindan-resmi-torenle-karsilandi</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/09/tbmm-baskani-kurtulmus-portekizde-mevkidasi-aguiar-branco-tarafindan-resmi-torenle-karsilandi.jpg" type="image/jpeg" length="40829"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş, Portekiz'deki Müslüman toplumun temsilcileriyle bir araya geldi]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/tbmm-baskani-kurtulmus-portekizdeki-musluman-toplumun-temsilcileriyle-bir-araya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/tbmm-baskani-kurtulmus-portekizdeki-musluman-toplumun-temsilcileriyle-bir-araya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, resmi ziyaret gerçekleştirdiği Portekiz'in başkenti Lizbon'da, Lizbon Merkezi Camisi'ni ziyaret ederek, Müslüman toplumun temsilcileriyle görüştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM (AA) - Görüşmede, TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl, Türkiye-Portekiz Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Denizli Milletvekili Nilgün Ök, TBMM Katip Üyesi ve Yeni Yol Partisi Gaziantep Milletvekili Ertuğrul Kaya, MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın ile Türkiye'nin Lizbon Büyükelçisi Haldun Koç yer aldı.</p><p>TBMM Başkanı Kurtulmuş, burada yaptığı konuşmada, sıcak misafirperverlikleri için katılımcılara teşekkür ederek, 'Lizbon'da böyle büyük bir cami gördüğümüz için çok şaşırdık. Bu durum Lizbon ve Portekiz Müslüman toplumu için gerçekten çok büyük bir fırsat.' dedi.</p><p>Batı ülkelerindeki Müslümanların artık yaşadıkları ülkelerin asli unsurları haline geldiğini ve bundan dolayı da memnuniyet duyduklarını belirten Kurtulmuş, şunları kaydetti:</p><p>'Portekiz'de iyi entegre olmuş Müslüman toplumu olarak varlığınızı görmekten memnuniyet duyuyoruz. Artık Müslümanlar Avrupa ülkelerinin asli unsurlarındandır. Avrupa'daki Müslüman topluluklar arasındaki işbirliğinin artırılması ortak vazifemiz olmalıdır. Portekiz'de, Fransa'da, Almanya'da, Hollanda'da, İspanya'da, bütün Avrupa kıtasında Müslümanların her 'Allahüekber' deyişi, aslında sadece ibadet için bir yönelmeyi değil aynı zamanda fikri ve ortak hisler bakımından da bir birleşmeyi temsil etmelidir. Burada Sayın Büyükelçimiz'le ve Türkiye'nin kurumlarıyla iyi ilişkiler içerisinde olduğunuzu biliyoruz. Bizim her zaman kapımızın da gönlümüzün de sizlere açık olduğunu ifade etmek isterim.'</p><p><br> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Muhabir: Ali Kemal Akan</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Tbmm</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/tbmm-baskani-kurtulmus-portekizdeki-musluman-toplumun-temsilcileriyle-bir-araya-geldi</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 22:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/09/tbmm-baskani-kurtulmus-portekizdeki-musluman-toplumun-temsilcileriyle-bir-araya-geldi.jpg" type="image/jpeg" length="70210"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Kabinesi toplandı]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/cumhurbaskanligi-kabinesi-toplandi-17</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/cumhurbaskanligi-kabinesi-toplandi-17" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki toplantı, saat 16.25'te başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><br> </p><p>Muhabir: Mümin Altaş</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/cumhurbaskanligi-kabinesi-toplandi-17</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 17:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/09/cumhurbaskanligi-kabinesi-toplandi.jpg" type="image/jpeg" length="49507"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TBMM'de 28. Dönem 4. Yasama Yılında 367 bine yakın ziyaretçi kabul edildi]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/tbmmde-28-donem-4-yasama-yilinda-367-bine-yakin-ziyaretci-kabul-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/tbmmde-28-donem-4-yasama-yilinda-367-bine-yakin-ziyaretci-kabul-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM'yi 28. Dönem 4. Yasama Yılında 366 bin 384 kişi ziyaret ederken, bunların 65 bin 698'ine 'rehberlik hizmeti' sunuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM (AA) - AA muhabirinin TBMM Başkanlığının 28. Dönem 4. Yasama Yılı Faaliyet Raporu'ndan derlediği bilgilere göre, TBMM'de yürütülen ziyaretçi kabul ve yönlendirme hizmetleri kapsamında 28. Dönem 4. Yasama Yılında 366 bin 384 kişiye hizmet sunuldu.</p><p>Meclis bünyesinde düzenlenen rehberlik hizmetlerinden ise 65 bin 698 kişi faydalandı. Bu kapsamda milletvekili misafiri 269 grupta 14 bin 738 kişi, 14 gruptan oluşan 304 yabancı msafir ve sivil toplum kuruluşlarını temsil eden 87 grupta 4 bin 254 kişiye rehberlik sağlandı.</p><p>Tanıtım turları çerçevesinde 479 grupta yer alan 42 bin 672 öğrenci TBMM'yi gezerek bilgi alırken, Halk Günü etkinliklerinden 3 bin 218 kişi yararlandı.</p><p>Ayrıca Meclis bahçesindeki biyolojik çeşitliliğin tanıtılması ve çocuklarda çevre farkındalığının oluşturulması amacıyla düzenlenen ekolojik turlara 21 grupta 512 öğrenci katılım gösterdi.</p><p>Öte yandan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında TBMM'nin ev sahipliğinde düzenlenen 'Meclis Bahçesi Çocuk Bahçesi' etkinliği, 20-24 Nisan 2026 tarihlerinde gerçekleştirildi. 5 gün süren etkinlik boyunca Meclis bahçesinde 60 binin üzerinde ziyaretçi ağırlandı.</p>Bilgi edinme başvuruları<p>TBMM'ye 28. Dönem 4. Yasama Yılında yapılan 1658 bilgi edinme başvurusunun tamamı işleme alındı. Başvurulardan 893'üne olumlu cevap verilerek talep edilen bilgi ve belgelere erişim sağlandı. 10 başvuru ise kısmen olumlu ve kısmen reddedilerek yanıtlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ile ilgili yönetmeliklerde belirtilen şekil şartlarını taşımayan ve olumsuz yanıt verilen başvuruların toplam sayısı 530 olurken, başvurulardan 225'i ise konusuna göre ilgili diğer kurum ve kuruluşlara yönlendirildi.<br> </p><p>Muhabir: Huzeyfe Tarık Yaman</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Tbmm</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/tbmmde-28-donem-4-yasama-yilinda-367-bine-yakin-ziyaretci-kabul-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 11:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/09/tbmmde-28-donem-4-yasama-yilinda-367-bine-yakin-ziyaretci-kabul-edildi.jpg" type="image/jpeg" length="21510"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev'e 'Anım Günü' telefonu]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/cumhurbaskani-erdogandan-azerbaycan-cumhurbaskani-aliyeve-anim-gunu-telefonu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/cumhurbaskani-erdogandan-azerbaycan-cumhurbaskani-aliyeve-anim-gunu-telefonu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan'ın 'Anım Günü' kapsamında Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile telefonda görüştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Erdoğan, Aliyev'le görüşmesinde, Azerbaycan'ın 'Anım Günü' dolayısıyla tebriklerini ileterek, şehitleri rahmetle yad etti.</p><p><br> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Muhabir: Alper Şaşmaz</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/cumhurbaskani-erdogandan-azerbaycan-cumhurbaskani-aliyeve-anim-gunu-telefonu</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 23:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/09/cumhurbaskani-erdogandan-azerbaycan-cumhurbaskani-aliyeve-anim-gunu-telefonu.jpg" type="image/jpeg" length="36129"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Güler: Cumhurbaşkanımızın liderliğinde uluslararası güvenlik mimarisinin etkin aktörlerinden biri haline geldik]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/bakan-guler-cumhurbaskanimizin-liderliginde-uluslararasi-guvenlik-mimarisinin-etkin-aktorlerinden-biri-haline-geldik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/bakan-guler-cumhurbaskanimizin-liderliginde-uluslararasi-guvenlik-mimarisinin-etkin-aktorlerinden-biri-haline-geldik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 'Böylesine çetin bir dönemde Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde huzur ve güvenliğini korurken uluslararası güvenlik mimarisinin de etkin aktörlerinden biri haline gelmiştir.' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Güler, 'Türkiye Yüzyılı Buluşmaları' kapsamında Maltepe'de bir dizi ziyarette bulundu.</p><p>İlk olarak AK Parti Maltepe İlçe Başkanlığına gelen Güler'i partililer karşıladı. Program, saygı duruşunda bulunulması ve İstikal Marşı'nın okunmasıyla başladı.</p><p>Güler, yaptığı konuşmada Preveze Deniz Zaferi'nin 488'inci yıl dönümünü ve Deniz Kuvvetleri Günü'nü kutladı.</p><p>Maltepe'nin köklü tarihi ve stratejik konumuyla İstanbul'un Anadolu Yakası'nda tarih boyunca önemini koruyan güzide yerlerden biri olduğunu belirten Güler, 'Osmanlı devrinde de ordumuz için önemli bir lojistik menzil merkezi olan bu bölge, Milli Mücadele yıllarında da İstanbul'dan Anadolu'ya gerçekleştirilen geçişlerde kritik roller üstlenmiştir. Cumhuriyet Dönemi'nde belediyeleşme süreciyle birlikte gelişimini sürdüren Maltepemiz, güzel sahili ve denizle iç içe konumunun sağladığı imkanlarla İstanbul'un sosyal hayatında da kendine özgü bir yer edinmiştir.' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Güler, bugün tüm dünyada güvenlik dengelerinin yeniden şekillendiği, bölgede risk ve tehditlerin giderek çeşitlendiği son derece kritik bir dönemden geçildiğini söyledi.</p><p>Yakın coğrafyada yaşanan siyasi ve ekonomik belirsizlikler, çatışmalar ve hatta savaşların, güçlü devlet yapısının, milli birlik ve beraberliğin, dirayetli ve istikrarlı liderliğin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdiğini vurgulayan Güler, şöyle konuştu:</p><p>'Böylesine çetin bir dönemde Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde huzur ve güvenliğini korurken uluslararası güvenlik mimarisinin de etkin aktörlerinden biri haline gelmiştir. Ülkemizin bugün ulaştığı bu müstesna konumu, ihtilaflı meselelerin çözümündeki yapıcı tutumumuz ile uluslararası arenada yürüttüğümüz yoğun diplomasi trafiğinde de açıkça görüyoruz. Nitekim, Sayın Cumhurbaşkanımızın stratejik liderliğinde başta Birleşmiş Milletler ve NATO olmak üzere uluslararası platformlarda ülkemizin ortaya koyduğu çok yönlü yaklaşım, krizlerin çözümüne, barışa, adalete ve istikrara katkı sunmayı amaçlayan bir anlayışın yansımasıdır.'</p><p>Türkiye'nin, bugün kendi güvenliğini sağlarken çevresindeki krizlere kayıtsız kalmayan, diplomasinin imkanlarını sonuna kadar kullanan, gerektiğinde inisiyatif alan ve çözüm için yeni yollar açabilen bir ülke olduğuna dikkati çeken Güler, 'Sayın Cumhurbaşkanımızın da Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda dünya kamuoyunda güçlü yankı uyandıran veciz ifadeleriyle vurguladıkları üzere, uluslararası mekanizmaların yetersiz kaldığı durumlarda bölgesel sahiplenmeyi, açık diplomasiyi, karşılıklı güveni ve ortak kalkınmayı esas alan yaklaşımlar daha da önem kazanmaktadır.' dedi.</p><p>Güler, şöyle devam etti:</p><p>'Bu anlayışla hareket eden ülkemiz, Irak ve Suriye'deki istikrarsızlık ve kaosun sona erdirilmesinden Libya'daki sorunların çözümüne, Kafkaslar'da kalıcı barış ve huzurun sağlanmasından Karadeniz'de güvenliğin korunmasına kadar uluslararası güvenlik, huzur ve barış için yoğun diplomatik çabalar yürüttü, yürütmeye devam ediyor. Köklü devlet geleneğimizin, medeniyet değerlerimizin ve sorumluluk anlayışımızın bir gereği olarak aynı şekilde başta Filistin olmak üzere kriz ve çatışma bölgelerinde insani değerlerin ve uluslararası hukukun korunmasını savunuyor, ihtiyaç sahiplerine desteğimizi sürdürüyoruz. Elbette ülkemizin diplomasi masasında güçlü olmasının en önemli dayanaklarından biri de sahada etkin ve caydırıcı bir güce sahip olmasıdır. Bu noktada kahraman ordumuz, ülkemizin güvenliği ve asil milletimizin huzuru için yurt içinde ve sınır ötesinde fedakarca görev yapmaktadır.'</p>'Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, ülkemizin en önemli güç ve gurur kaynaklarından biridir'<p>Bakan Güler, gazi ve muzaffer ordunun, hudutların güvenliğinden terörle mücadeleye, mavi ve gök vatandaki hak ve menfaatlerinin korunmasından uluslararası görev ve misyonlara kadar verilen bütün görevleri büyük bir başarıyla yerine getirdiğini söyledi.</p><p>'Fedakarlığın ve kahramanlığın temsilcisi Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, sahip olduğu tecrübeli ve nitelikli personeli, her türlü tehdit ve tehlikeye karşı yüksek hazırlık seviyesi ve üstün harekat kabiliyetiyle ülkemizin en önemli güç ve gurur kaynaklarından biridir.' diyen Güler, ordunun sahip olduğu bu üstün kabiliyetleri yerli ve milli savunma sanayisinde gerçekleştirdikleri büyük atılımlarla daha da ileriye taşıdıklarını vurguladı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliği ve teşvikiyle gerçekleştirilen bu büyük dönüşümün, dışa bağımlılığı azaltırken stratejik hareket serbestisini ve teknolojik bağımsızlığı da güçlendirdiğine işaret eden Güler, milli gemilerden insansız hava araçlarına, füze ve hava savunma sistemlerinden kara, hava ve deniz platformlarına kadar geliştirdikleri yerli ve milli sistemlerle, Türk Silahlı Kuvvetlerinin etkinliğini ve caydırıcılığını her geçen gün artırdıklarını belirtti.</p><p>Güler, artık Türkiye'nin, güvenliği konusunda başkalarının vereceği kararlara göre hareket eden değil kendi ihtiyaçlarını belirleyen, kritik teknolojileri en modern şekilde geliştirebilen ve stratejik hamlelerini hayata geçirebilen bir ülke olduğunu söyledi.</p><p>Bu üstün kabiliyetlerin, Türkiye'nin dünyadaki gücünü ve konumunu daha da ileriye taşıdığını vurgulayan Güler, şunları kaydetti:</p><p>'Güçlü Türkiye hedefimizin en sağlam dayanaklarından biri de hiç şüphesiz milletimizin sahip olduğu birlik ve beraberliğidir. Ülkemizin güvenliğini sağlamak, milletimizin huzurunu ve kardeşliğini korumak için 40 yılı aşkın süre boyunca terörle büyük bir mücadele yürüttük. Kahraman Mehmetçiğimizin, güvenlik güçlerimizin, aziz şehitlerimizin ve gazilerimizin büyük fedakarlıkları sayesinde terörle mücadelede çok önemli güvenlik kazanımları elde ettik. Bugün, Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde yürütülen Terörsüz Türkiye süreciyle de bu kazanımları kalıcı hale getirmeyi, terörü ve şiddeti ülkemizin gündeminden tamamen çıkarmayı, bin yıllık kardeşliğimizi daha da tahkim etmeyi hedefliyoruz.</p><p>Terörden tamamıyla arınmış bir Türkiye, kaynaklarını daha fazla üretime, teknolojiye eğitime, yatırıma ve vatandaşlarının refahına yöneltebilen, şehirlerini ve ilçelerini çok daha hızlı geliştirebilen, bu açıdan geleceğine daha güvenle bakabilen bir Türkiye demektir. Hiç şüphesiz, içeride birlik ve beraberliğini tahkim eden, güvenlik kazanımlarını kalıcı hale getiren Türkiye, uluslararası alandaki etkinliğini de daha ileriye taşıyacaktır.'</p>'Ülkemizin ve Maltepemizin geleceği için çalışmaya devam edeceğiz'<p>Güler, 'Ülkemiz, güvenlik ve uluslararası ilişkilerdeki güçlü konumu ve sürdürülen Terörsüz Türkiye süreci ile eş zamanlı olarak ekonomisini büyüten, bilim ve teknolojide yeni kabiliyetler kazanan, şehirlerini geliştiren ve vatandaşlarının refahını yükseltmeyi hedefleyen büyük bir kalkınma hamlesini de sürdürmektedir. Türkiye, bugün savunmasıyla, güvenliğiyle, ekonomisiyle, teknolojisiyle, diplomasisiyle ve nitelikli insan kaynağıyla geleceğe çok daha büyük hedeflerle yürümektedir.' diye konuştu.</p><p>Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda bu büyük hedeflerin hayata geçtiği asıl yerlerin ise şehirlerin, ilçelerin ve vatandaşların günlük hayatı olduğunu dile getiren Güler, 'Nitekim partimizin ana parolası olan eser ve hizmet siyasetinden Maltepemiz de büyük ölçüde istifade etmiştir.' dedi.</p><p>Güler, ilçenin son 20 yılda hemen hemen her alanda büyük bir dönüşüm yaşayarak modern kimliğe büründüğünü belirterek, bugün Maltepe'nin sahip olduğu imkanlar ve güçlü potansiyelin, ilçenin mevcut dinamizmini daha ileriye taşıyabilecek, yeni ekonomik ve sosyal fırsatlar oluşturabilecek, gençlere daha geniş imkanlar sunabilecek önemli gelişmelere açık olduğunu da gösterdiğini söyledi.</p><p>Bakan Güler, şöyle devam etti:</p><p>'Bu hedeflere ulaşmada vatandaşlarımızla doğrudan temas halinde bulunan sizlere de önemli sorumluluklar düşmektedir. Sizler, Maltepe'nin mahallelerini, insanlarını, ihtiyaçlarını ve beklentilerini yakından bilen, vatandaşlarımızla kurumlarımız arasındaki iletişime katkı sunan önemli bir konumdasınız. Bu nedenle sizler vasıtasıyla yapılan hizmetlerin doğru biçimde aktarılması, vatandaşlarımızın talep ve beklentilerinin ilgili mercilere ulaştırılması, yanlış bilgi ve dezenformasyon karşısında doğrulanmış bilginin esas alınması, birlik ve kardeşlik ikliminin korunması büyük önem taşımaktadır.'</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın üstlendiği büyük sorumluluğun, ülke ve millet için ortaya koyduğu yoğun gayretlerin bilinciyle, kendilerine düşenin de bulundukları her yerde sorumluluklarını en iyi şekilde yerine getirmek olduğunu belirten Güler, 'Bu istikamet doğrultusunda fitneye, nifak tohumlarına ve kutuplaşmaya fırsat vermeden devletimize hizmet etmeye ve milletimizin birlik-beraberliğini her şeyin üzerinde tutarak ülkemizin ve Maltepemizin geleceği için çalışmaya devam edeceğiz.' dedi.</p><p>Güler, buradaki programının ardından Maltepe Meydanı'nda esnafı ziyaret etti.</p><p>İş yeri sahipleriyle görüşen Güler, vatandaşlarla fotoğraf çektirdi.</p><p>Bakan Güler, esnaf ziyaretinin ardından, 1995 yılında Diyarbakır'ın Lice ilçesinde teröristlerle girdiği çatışmada şehit olan er Alaettin Buluç'un Maltepe'de yaşayan ailesine ziyarette bulundu. </p><p>Güler, ziyarette aileye plaket takdim etti.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Ali Cevahir Aktürk</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, İstanbul</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/bakan-guler-cumhurbaskanimizin-liderliginde-uluslararasi-guvenlik-mimarisinin-etkin-aktorlerinden-biri-haline-geldik</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 21:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/09/bakan-guler-cumhurbaskanimizin-liderliginde-uluslararasi-guvenlik-mimarisinin-etkin-aktorlerinden-biri-haline-geldik.jpg" type="image/jpeg" length="11095"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş: Meclisin açılmasıyla izleme komisyonu hızlı şekilde kurulacak]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/tbmm-baskani-kurtulmus-meclisin-acilmasiyla-izleme-komisyonu-hizli-sekilde-kurulacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/tbmm-baskani-kurtulmus-meclisin-acilmasiyla-izleme-komisyonu-hizli-sekilde-kurulacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun kapsamında Meclis'te kurulması planlanan komisyona ilişkin, 'Meclisin açılmasıyla birlikte izleme komisyonu hızlı bir şekilde kurulacak.' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM (AA) - TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM'deki 28. Dönem 4. Yasama Yılı Değerlendirme Toplantısı'nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, gazetecilerin sorularını yanıtladı.</p><p>Bir gazetecinin Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun kapsamında Meclis'te kurulması planlanan izleme komisyonunun yapısına ilişkin sorusu üzerine Kurtulmuş, söz konusu çalışmalara Meclis açıldıktan sonra başlanacağını bildirdi.</p><p>Kurtulmuş, komisyonun yapısı, üye sayısı ve çalışma prensiplerinin siyasi partilerle yapılacak müzakereler sonucunda belirleneceğini belirterek, 'Herhalde öyle çok geniş bir komisyon olmasına ihtiyaç yok. Zaten üzerinde bir yürütme görevi olmadığı için yani alacağı bir karar, hazırlayacağı bir rapor da olmayacağı için daha fonksiyonel bir komisyon şeklinde bunu kurarız.' diye konuştu.</p><p> </p><p> </p><p>Sahadan gelen raporlar doğrultusunda terör örgütünün silah bırakma sürecindeki son durumuna ilişkin soru üzerine Kurtulmuş, her şeyin 'tıkır tıkır işlediğini' ifade etti. </p><p>Kurtulmuş, şunları söyledi:</p><p>'Fitne çıkarmak, provoke etmek isteyenlerin, bölgede terör ve kan görmeye alışmış olanların heveslerine rağmen bu süreç Allah'ın izniyle sonuna kadar başarıyla yürütülecek ve nihayete erecektir. Ayrıca ifade ettiğim gibi, Suriye ve Irak başta olmak üzere bölgedeki gelişmeler de 'terörsüz bölge' iradesini destekleyen, tahkim eden gelişmelerdir. Bu çerçevede ilgili birimlerimiz, terör örgütünün silah bırakması ve kendini feshetmesi süreciyle ilgili bütün detayları takip ve kontrol ediyorlar. Yine oluşturulan kurul vasıtasıyla da sahadaki gelişmeler takip edilecek.'</p><p>Dünyadaki hemen hemen bütün çatışma çözümlerinde örgütlerle devlet arasındaki süreci kontrol eden ya yabancı bir ülke ya da uluslararası kuruluşların bulunduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, bunun 'üçüncü göz' olarak tanımlandığını anlattı.</p><p>Terörsüz Türkiye sürecinin en önemli özelliklerinden birini yabancı bir üçüncü gözün bulunmaması olarak nitelendiren Kurtulmuş, 'Üçüncü göz milletin bizatihi kendisi, milleti temsil eden TBMM'dir. TBMM'de oluşturulacak komisyon da tabiri caizse millet adına bu süreci murakabe edecek bir komisyon olarak görev yapacaktır.' diye konuştu.</p><p>Sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmalara dair TBMM'nin bir sorumluluk üstlenip üstlenmeyeceği sorulan Kurtulmuş, olayın, Türkiye ekonomisini derinden sarsacak bir noktaya gelmeden tespit edildiğini dile getirdi.</p><p>Kurtulmuş, olayın üzerine sonuna kadar gidilmesi gerektiğine işaret ederek, 'Bu mesele ümit ediyorum ki çok dar bir alanda bir kriminal mesele olarak kalsın ve Türkiye ekonomisine güveni sarsacak bir noktaya gelmesin. Bunun için de kimsenin gözünün yaşına bakmadan, kim varsa, nereye uzanıyorsa bu soruşturmaların tamamlanarak ilgililerin mahkeme önünde hesap vermelerinin temin edilmesi lazım.' dedi.</p><p>Bir gazetecinin son dönemde İçtüzük, Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu'na yönelik bazı taleplerin bulunduğunu ifade edip, 'Sizce bu üç düzenlemenin önümüzdeki yasama döneminde en azından altlıklarının teşkil edilebileceği bir ortam oluşur mu?' sorusuna Kurtulmuş, 'Oluşmalıdır.' yanıtını verdi.</p><p> </p><p>Türkiye'nin yeni, kapsayıcı, demokrat, kuşatıcı, insan hakları ve özgürlükleri esas alan, hukukun üstünlüğünü teyit eden yeni bir anayasaya ihtiyaç duyduğunu dile getiren Kurtulmuş, bunu bir 'zorunluluk' olarak değerlendirdi. </p><p>Bu konuda artık zamanın geldiğini vurgulayan Kurtulmuş, şunları kaydetti:</p><p>'Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun hem çalışmaları hem de raporda ortaya koyduğu konsensüs bize bir şeyi ispat etti: TBMM, müzakereci demokrasiyi fevkalade ciddi bir şekilde uygulayabiliyor. Bu kadar çok siyasi partinin, farklı fikrin var olduğu bir Meclis, aslında yeni bir anayasa yapmaya en uygun Meclis'tir. Hiçbir partinin tek başına anayasa yapma çoğunluğu yok. Partilerin bir araya gelerek, herkesin kendi ideal anayasası kendisine ama ortak, Türkiye'nin bugünkü ihtiyaçlarını karşılayacak ve Türkiye'yi geleceğe taşıyacak güçlü, demokrat, katılımcı bir anayasa yapılmalıdır.'</p><p>Kurtulmuş, Meclis çalışmalarında yaşanan aksaklıkların en önemli nedenlerinden birinin, demokratik akışı sağlayacak ve çalışmaları hızlandıracak bir içtüzük eksikliği olduğunu belirtti.</p><p>Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu'nu da 'değişmesi zorunlu olan siyasi metinler' olarak niteleyen Kurtulmuş, 'Buna ilave olarak Türkiye'de bir siyasi etik yasasının da oluşturulması herhalde Türkiye demokrasisine katkı sunacak metinlerdir.' dedi.</p><p>'Yeni anayasa' süreciyle 'Terörsüz Türkiye' sürecinin paralel ilerleyip ilerlemediği sorusuna Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye sürecinden önce yeni anayasa arayışının olduğunu hatırlattı.</p><p>Geçmişte 'Terörsüz Türkiye süreci ve yeni anayasa sürecinin farklı başka şeyler olduğu' yönünde açıklamalar yaptığını anımsatan Kurtulmuş, 'Hiçbir şekilde yeni anayasa sürecinin Terörsüz Türkiye meselesiyle karıştırılmamasına özen gösterildi. Ben bu açıdan da bütün siyasi partilere teşekkür ediyorum. İkisi ayrı konulardır ama her ikisi de TBMM'nin uhdesi altında olan konulardır. Dolayısıyla bunları birbirine karıştırmadan ama olgunlukla anayasa konusundaki tartışmalarımızı da süratle sürdürmek ve sonuçlandırmak noktasındayız.' ifadelerini kullandı.</p><p>Bir gazetecinin Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın Meclis'e sunulmasıyla ilgili takvimi ve 'anlaşma yürürlüğe girmeden toplantı yapılması tartışmaları' hakkındaki değerlendirmesini sorması üzerine Kurtulmuş, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Bu konuda henüz TBMM'ye iletilmiş olan bir teklif yok. Herhangi bir uluslararası anlaşmanın yürürlüğe girebilmesi için TBMM'ye sunulması lazım. Zannediyorum Meclis'in açılmasıyla birlikte en kısa süre içinde bu konu TBMM'nin gündemine gelecektir. Kaldı ki şu anda bildiğim kadarıyla Mekke Anlaşmasıyla ilgili yapılan çalışmalar hazırlık mahiyetinde olan çalışmalardır. Evet, Cumhurbaşkanımızın da katılımıyla Mekke'de anlaşma imzalanmış, irade ortaya konulmuş, beyan edilmiş. Bundan sonraki süreçte de her ülkenin kendi yasal süreçleri içerisinde anlaşma her ülkenin meclislerinde ya da ilgili kurullarında kabul edilerek yürürlüğe girecektir. Önümüzdeki dönemde bu konuyla ilgili konunun Meclis gündemine geleceğini düşünüyorum.'</p><p>Bazı sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirilmesinin 'belirli kesimin sesinin kesilmesi' olarak yorumlanması ve Meclis İçtüzüğünün 'muhalefetin sesinin kısılması' şeklinde değiştirilebileceği iddiaları hakkındaki görüşleri sorulan Kurtulmuş, Meclis'teki sandalye dağılımında muhalefetin oranına dikkati çekti.</p><p>Meclis'te toplumdaki siyasi fikirlerin temsil edildiğini ve demokratik katılımın yüzde 99 olduğunu belirten Kurtulmuş, 'Bu Türkiye demokrasisi bakımından önemlidir. Birtakım eleştirilerse her zaman her dönem oldu. Bizim hepimizin ortak sorumluluğu bu eleştirileri mümkün olduğu kadar azaltmak ve Türkiye'de herkesin çok daha güçlü bir şekilde demokratik süreçlere katılımını temin etmektir.' ifadelerini kullandı.</p><p>TBMM Başkanı Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun çalışma sürecinde siyasi partilerin hazırladığı raporlarda herkesin farklı görüş belirttiğini ancak Komisyon'un raporunda 'ittifaklı bir metin' ortaya çıktığını hatırlattı.</p><p>İçtüzük değişikliği iddialarına ilişkin Kurtulmuş, 'Bir parti diyebilir ki 'benden başka kimse konuşmasın'. Öteki diyebilir ki 'şunlar şu kadar az konuşsun'. Mesele konuşmak değil, karşı taraftakinin de görüşüne tahammül edebilecek bir demokratik olgunluğu göstermektir. Şu an için TBMM çatısı altında 5 muhalefet grubu var. İktidarda ise iki grup var. İktidarın muhalefete göre 5'te 2 konuşma hakkına sahip olduğu bir yasama yılını açacağız 1 Ekim'de. Dolayısıyla bunun doğru bir tespit olmadığı kanaatindeyim.' değerlendirmelerinde bulundu.</p>'Mazlum milletlerin de takdirle izlediği bir konuşma oldu'<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurul görüşmelerinde katılımcılara hitabı ve ayakta alkışlanması ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun kürsüye çıktıktan sonra protesto edilmesine yönelik değerlendirmesi sorulan Kurtulmuş, TBMM ve millet adına Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür ederek, Erdoğan'ın konuşmasını duygulanarak ve cümlelerini dikkatle izlediğini belirtti.</p><p>'Fevkalade önemli, tarihi bir konuşmaydı ve 16 yıldır BMGK'de sürdürdüğü bu çizgiyi bir merhale daha yukarıya taşıyan son derece etkili bir konuşmaydı. Sadece bizi, Türk milletini değil, bütün mazlum milletleri, dünyanın dört tarafındaki mazlum milletlerin de takdirle izlediği bir konuşma oldu.' diyen Kurtulmuş, Netanyahu'ya yönelik protestoya ilişkin ise şunları söyledi:</p><p>'Kalbinde azıcık merhamet ve insaf olan, insanlığa ait azıcık bir değer olan kim olursa olsun, böylesine insanlık tarihinin gördüğü en barbar katille aynı salonda olmamak için yolunu değiştirdi. Bu sadece bir siyasi protesto değil, aynı zamanda insanların büyük bir kısmının, neredeyse salonun tamamına yakınının 'biz buradayız ve biz insanız' diye ortaya koyduğu deklarasyondu. Bundan sonra tehlike çanları Netanyahu ve çetesi için çalıyor. Bundan sonra giderek İsrail'in soykırımcı hükümetinin uluslararası alanda çok daha fazla yalnızlaşacağı bir döneme girdiğimizi ifade ediyorduk. O görüntü bunun ispatıdır. New York'a apar topar gelmiş, kaçarcasına da New York'tan uzaklaşmıştır. Nereye kaçarlarsa kaçsınlar, insanlığa karşı işledikleri bu suçların hesabını mutlaka ama mutlaka vereceklerdir.'</p><p>Erken seçim ve öne alınmış seçimlerle ilgili tartışmalar hatırlatılarak, 'Yakın zamanda böyle bir kararın Meclis'ten çıkmasını bekliyor musunuz?' sorusu üzerine Kurtulmuş, 'Beklemiyorum.' yanıtını verdi. </p><p>Kurtulmuş, şu açıklamalarda bulundu:</p><p>'Şu anda erken seçim tartışmalarının yeri ve zamanı değildir. Zaten seçim tartışmaları tartışıldığı için erken seçim olmaz, siyasi şartlar olgunlaştığı için Türkiye'de erken seçim olur. TBMM şu anda vaktinde bir seçime hazırlanıyor. Eğer erkene alınmak istenirse burada irade TBMM'nindir. 360 bulunduğu anda TBMM seçimleri yenileme kararı alır. Bizde biliyorsunuz yasal olarak 'erken seçim' yok, 'seçimlerin yenilenmesi kararı' var. Seçimlerin yenilenmesi kararını alacak olan merci Türkiye Büyük Millet Meclisidir.'</p><p>'Eldeki silahları bırakmak kafi gelmez zihinlerdekileri de bırakmak gerekir.' dediniz. Neyi ve kimi kastettiniz?' sorusuna Kurtulmuş, 'Silahların zihinlerde bırakılması gerekir dediğim şey, terör örgütü ya da eli silahlı bir mücadele peşinde koşanların artık zihinlerinde de bu silahları bırakmaları lazım. Bunun için de ısrarla bir şey söylüyorum, önce bu dönemin gerektirdiği şekilde dillerimizi revize etmemiz lazım. Ne ayrılıkçı bir dilin kullanılmasını ne de ayrımcı bir dille toplumun bir kesimini ötekileştirmeyi doğru bulmuyoruz.' karşılığını verdi.</p><p>Türkler ve Kürtlerin bir iç savaştan çıkarak buraya gelmediğini, asırlardır yan yana kardeşçe yaşayan bir millet olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, emperyalistlerin bir asırdır geniş coğrafyaya dağıttığı parçaları derleyip toparlanma sürecinin tam başında olduklarını söyledi.</p><p>'Dillerimizi de düzeltmemiz lazım, zihnimizi de düzeltmemiz lazım.' diyen Kurtulmuş, barış ve kardeşlik ikliminin gerektirdiği gibi yapıcı bir şekilde konuşmak gerektiğini aktardı.</p><p>Kurtulmuş, 'Biz Türkler, Kürtler, Aleviler, Sünniler, bu topraklarda yaşayan bütün farklı dinlerden, mezheplerden meşreplerden ırklardan insanlar biriz, beraberiz ve bu birliği beraberliği zedeleyecek, tereddüde düşürecek her türlü sözden, her türlü zihinsel çabadan uzak durmamız lazım. Kastettiğim şey budur.' ifadelerini kullandı.</p><p> </p>Mekke Anlaşması<p>'Mekke Antlaşması'nın İran'a karşı konuşlanmış olduğu' iddiası hatırlatılan Kurtulmuş, bölgedeki sorunun ana kaynağının İsrail'in saldırgan politikaları olduğuna işaret etti.</p><p>İsrail'in saldırgan politikaları çerçevesinde çok sayıda ülkeye sorgusuz sualsiz saldırıda bulunduğunu anımsatan Kurtulmuş, özellikle son ABD-İsrail'in İran'a karşı saldırıları sonrasında bölgede de dengelerin tamamıyla değiştiğini anlattı.</p><p>Sadece askeri ve siyasi dengeler değil aynı zamanda dünya ekonomisini de derinden etkileyecek bir durumun ortaya çıktığına dikkati çeken Kurtulmuş, şunları kaydetti:</p><p>'Bölge ülkelerinin kendi güvenliklerini tesis ve temin edecek işbirliklerini artırmasını öneriyoruz. Mekke Anlaşması'nı da bu çerçevede İran'a karşı bir anlaşma olarak asla görmüyoruz ve asla öyle olmamalıdır. Mekke Anlaşması, hatta genişlemesiyle birlikte İran da dahil belki diğer bölge ülkelerinin de işin içerisine gireceği bölge ülkeleri ve geniş anlamda İslam coğrafyasının güvenliğini sağlayacak bir anlaşmaya dönüşsün. Bu, hiçbir ülkeyi bizim açımızdan tehdit etmek için, hiçbir ülkeye karşı tedbir almak için oluşturulmuş bir anlaşma değil, bölge ülkelerinin birliğini, beraberliğini ve güvenliğini temin etmek için oluşturulan bir anlaşmadır. Henüz başlangıç safhasındadır, tam şekillenmiş değildir. Ümit ederiz ki diğer bölge ülkelerinin katılımıyla da çok daha güçlü bir anlaşma haline gelir.'</p><p>'Basın mensuplarının özlük haklarını güvence altına alacak yeni gelişmeler olacak mı?' sorusu üzerine Kurtulmuş, 'Basın emekçilerinin yanındayım. Bütün gücümüzle, bizlere ileteceğiniz her türlü çabanızın, desteğinizin, teklifinizin gerçekleşmesi için size destek oluruz.' dedi.</p><p>'Her seçim döneminde birkaç aylık periyotlarla Meclis'in seçim yenileme kararı alması durumunda Sayın Cumhurbaşkanı'nın 2 dönem süresinden daha fazla aday olması hususunu hukuken nasıl buluyor, değerlendiriyorsunuz?' sorusuna TBMM Başkanı Kurtulmuş, şu yanıtı verdi:</p><p>'Erken seçim tartışmalarının siyasi partilerin kendi açılarından bir siyasi argümana dönüştürüldüğü tartışmanın içine girmem. TBMM'nin seçimi yenileme kararını nasıl alacağı bellidir. Hukuki olarak hiçbir boşluk yoktur. Ne zaman TBMM seçimi yenileme kararı alırsa Türkiye yenilenmiş bir seçime gider. Dolayısıyla bu tartışmanın içerisine Meclis Başkanı olarak benim girmem doğru değil ama hukuki olarak hiçbir problem olmadığını söylemek isterim.'</p><p>Yoğun bir dönemi geride bıraktıklarını dile getiren Kurtulmuş, bu dönemde 571 kanun teklifinin milletvekilleri tarafından Bütçe ve Kesin Hesap Kanun tekliflerinin de Cumhurbaşkanı tarafından TBMM Başkanlığa sunulduğunu anlattı.</p><p>Halihazırda Genel Kurul gündeminde 121, komisyonlarda da 3 bin 538 kanun teklifinin bulunduğunu belirten Kurtulmuş, '4. Yasama Yılı'nda 36 kanun kabul edilmiş, 41 TBMM Kararı alınmıştır. Bu süre içerisinde 125 birleşimde toplam 929 saat 21 dakika çalışılmış ve yaklaşık 24 bin 150 sayfa tutanak tutulmuştur. İhtisas ve Meclis Araştırma Komisyonlarında ise 901 saat çalışılmış ve 27 bin sayfayı aşkın tutanak tutulmuştur.' diye konuştu.</p><p>TBMM'nin dünyanın en yoğun çalışan meclisleri arasında yer aldığını vurgulayan Kurtulmuş, yaptıkları ziyaretlerde, meclis başkanlarıyla görüşmelerde karşılıklı olarak meclislerin çalışmalarını gözden geçirdiklerini, orada TBMM'nin fevkalade yoğun, ciddi ve planlı bir çalışmayı gerçekleştirdiğini tespit ettiklerini söyledi.</p><p>Yasama dokunulmazlıkları ve fezlekelere değinen Kurtulmuş, '4. Yasama Yılı'nda TBMM Başkanlığına 160 Yasama Dokunulmazlığı Tezkeresi sunulmuştur. Halihazırda 1096 tezkerenin Karma Komisyonda olduğunu hatırlatmak isterim.' ifadelerini kullandı.</p><p>Kurtulmuş, geçen yasama yılındaki en önemli faaliyetlerden birinin TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun çalışmaları olduğunu belirterek, Genel Kurulda Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un kabul edilmesiyle yeni bir döneme geçildiğini vurguladı.</p><p>TBMM tarihindeki müzakereci demokrasi bakımından en olgun örneklerden başlıcalarının bu çalışmalar olduğunu bildiren Kurtulmuş, söz konusu komisyonun 21 toplantı yaptığını, farklı bölgelerden politik oryantasyonlara sahip çok sayıda sivil toplum kuruluşu, akademisyen, eski meclis başkanları ve siyasetçileri dinlediğini, bu toplantılarda toplam 90 saat müzakere oluşturulduğunu ve 4 bin 318 sayfa tutanak tutulduğunu dile getirdi.</p><p>Komisyon çalışmaları sona erdiğinde Türkiye demokrasisinin ender görülen ittifaklarından birinin gerçekleşerek 47 milletvekilinin 'kabul' oyuyla komisyon raporunun kabul edildiğini hatırlatan Kurtulmuş, bu kabulle 'Terörsüz Türkiye' süreciyle ilgili kapının aralandığını belirtti.</p><p>Bu açılan kapıdan sonra da Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin TBMM Genel Kurulunda 467 milletvekilinin oyuyla kabul edildiğini anımsatan Kurtulmuş, şunları söyledi:</p><p>'Bildiğimiz kadarıyla, TBMM'de şimdiye kadar herhangi bir yasa teklifi üzerinde oluşmuş olan en yüksek ittifak, en yüksek konsensüstür. Rapor kapının aralanması, yasanın bu kadar büyük oyla kabul edilmesi de kapının sonuna kadar açılmasıdır. Bu kapı yeni bir yola çıkmıştır, yeni bir yol karşımızdadır. Bu yol başından beri iddiayla söylediğimiz gibi Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölgenin inşa edilmesi yoludur. Bundan sonra bu ülkede birliğin, beraberliğin, kardeşliğin, dayanışmanın ve demokratik standartları yüksek bir ülke içerisinde, terörden tamamen kurtulmuş bir Türkiye'nin kurulduğunu inşallah hep beraber göreceğiz.'</p><p>Kurtulmuş, bölgedeki gelişmelerin 'Terörsüz Türkiye' meselesinin sadece bir temenni ve siyasi bir retorik olmadığını, yavaş yavaş ete kemiğe büründüğünü ortaya koyduğunu vurguladı.</p><p>Suriye yönetimi içerisinde PYD unsurlarının entegrasyonunun hızlı ve başarılı şekilde sürdürülmesinin terörsüz bölgeye ulaşmak bakımından önemli bir adım olduğunu dile getiren Kurtulmuş, 'Aynı şekilde geçtiğimiz haftalarda bize de gelen Irak Temsilciler Meclisi Başkanı Heybet Halbusi ile yaptığımız görüşmelerde dile getirilen, en son Sayın Cumhurbaşkanımızın BM toplantısı marjında Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile yaptığı görüşmede gündeme gelen Irak'taki silahlı milislerin elindeki silahların alınması ve Irak'ta devlet otoritesinden başka hiçbir gücün elinde silah kalmaması süreci de bu ayın sonu itibarıyla ya da ekimin başında başlayacak. Böylece Irak içinde devletten başka kimsede silahın olmadığı, meşru tek otoritenin silahları da elinde bulunduran güç olduğu bir Irak'a inşallah en kısa süre içerisinde geçilecektir.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un kabul edilmesinin ardından atılan adımlara de değinen Kurtulmuş, bu yasa çerçevesinde, örgütün silahlarını bıraktığının ve kendini feshettiğinin tespit ve tayiniyle ilgili Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın başkanlığında üst düzey bir kurulun oluşturulduğunu ve çalışmalarına başladığını anımsattı.</p><p>Sürece ilişkin Meclis'te atılacak adımlara işaret eden Kurtulmuş, şöyle konuştu:</p><p>'Meclisin açılmasıyla birlikte bu süreçte önemli bir görev görecek olan izleme komisyonu hızlı bir şekilde kurulacak, yasanın kendisine yüklediği sorumluluğu yerine getirecektir. Bundan sonraki süreçte Meclisimize üç sorumluluk düşüyor: Konunun sonuna kadar takibini en ciddi şekilde gerçekleştirmek. Terör örgütünün silahsızlanma ve feshi ile ilgili kurulun dosya bazlı çalışmaları da dikkate alarak hukuk ölçüsü içinde bu sürecin izlenmesi ve Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığındaki bu kurul ile Meclis arasındaki uyumun tesis edilmesi. Üçüncü olarak da ihtiyaç halinde yeni birtakım yasal düzenlemelerin yapılmasına ilişkin müzakerelerin gerçekleştirilmesi.'</p><p>Yasanın büyük bir titizlikle çalışıldığını, içine üç emniyet sibobunun konulduğunu ifade eden Kurtulmuş, şunları kaydetti:</p><p>'Örgütün gerçekten fesih ve silahsızlanma sürecinin yolunda gittiğinin tespitinin Türkiye'nin en üst kurulu olan MGK tarafından ifade edilmesi, ilan edilmesiyle birlikte bu yasa uygulamaya konulacak. Yani örgütün feshi ve silahsızlanması sağlanmadan yasa uygulanmayacak. İkinci sigorta, yasanın yedinci maddesi gereğince oluşturulan bu süreci yürütecek olan yürütmenin bünyesinde kurulmuş olan kurul. Bu kurul da çok üst düzey bir temsil ile görevini yerine getirecek. Üçüncüsü ise millet adına bu süreçleri başından sonuna kadar takip edecek ve yasal düzenlemeleri yapmakla yükümlü olan TBMM bünyesinde oluşturulacak izleme kurulu yani bu üç önemli sigorta, bu sürecin fevkalade ciddi bir şekilde garantisidir. Hepimizin beklentisinin üzerinde bir ittifakla rapor ortaya çıktıysa bu sürecin takip ve kontrolüyle ilgili izleme de aynı şekilde büyük bir demokratik olgunluk içerisinde gerçekleşecektir.'</p><p>Kurtulmuş, 4. Yasama Yılı'nda toplam 14 bin 354 soru önergesi verildiğini, bunlardan 6 bin 720'sinin cevaplandırıldığını belirterek, TBMM Başkanlığı olarak düzenli olarak her yıl aralık ve haziran ayında ilgili bakan ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı'na tek tek yazı yazarak milletvekillerinin sorularına vaktinde ve etkili cevap verilmesiyle ilgili tavsiyelerini tekrarladıklarını ifade etti.</p><p>TBMM Başkanı'na ise 133 yazılı soru önergesi verildiğini, bunlardan 125'inin vaktinde cevaplandırıldığını, kalanların da cevaplandırma süreci içinde olduğunu anlatan Kurtulmuş, 'Kağıtsız parlamento' anlayışı çerçevesinde milletvekillerine e-posta ve SMS yoluyla, parti gruplarına da e-posta aracılığıyla yanıtları gönderdiklerini belirtti. Kurtulmuş, 'Bu dönemde 1403 Meclis Araştırma Önergesi verildi. Bunların içerisinde ittifakla kabul edilen 12 önergenin sonucu olarak iki Meclis Araştırma Komisyonu kurulmuştur. 59 genel görüşme önergesi de bu dönem içerisinde Meclis Başkanlığına sunulmuştur.' dedi.</p>Parlamenter diplomasi çalışmaları<p>Parlamenter diplomasi ve temsil açısından TBMM'nin gerçekleştirdiği faaliyetlere ilişkin bilgi veren Kurtulmuş, 'TBMM olarak parlamenter diplomasiyi dünyada en etkin kullanan parlamentolardan birisiyiz. Bu çerçevede uluslararası parlamenter asamblelerce toplam 191 toplantı ya da karşılıklı ziyaret yapılmış, ihtisas komisyonlarınca toplam 105 faaliyette bulunulmuş, 10 seçim gözlemine iştirak edilmiş, parlamentolar arası dostluk grupları tarafından ise toplam 52 etkinlik gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda Meclisimizden yurt dışına 209 heyet resmi ziyaretlere gitmiş, yabancı parlamenterlerden oluşan 36 heyet de ülkemizde ağırlanmıştır.' diye konuştu.</p><p>TBMM Başkanı olarak parlamenter diplomasi çalışmaları kapsamında 8'i cumhurbaşkanı, devlet başkanı, devlet başkan yardımcısı, 52'si meclis ve senato başkanı olmak üzere çeşitli düzeylerde toplam 95 ikili görüşme gerçekleştirdiğini belirten Kurtulmuş, geçen 1 Ekim'den bu yana 5 ülkeye ikili çerçevede resmi ziyarette bulunduğunu, 10 ülkeden meclis ve senato başkanının da ikili temaslar bağlamında Türkiye'ye resmi ziyaret gerçekleştirdiğini söyledi.</p><p>Kurtulmuş, TBMM Başkanı olarak Türkiye ve yurt dışındaki 11 uluslararası toplantıya katıldığını belirterek, TBMM'nin bu yıl İstanbul'da gerçekleştirilen Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152. Genel Kuruluna ev sahipliği yaptığını hatırlattı.</p><p>PAB'ın uzun yıllardır en yüksek katılımlı ve en etkin genel kurul çalışmasını yaptıklarını, 80'i meclis başkanı olmak üzere 157 ülkeden 2 bin 420 delegenin toplantılara katıldığını anlatan Kurtulmuş, 'Bu Genel Kurul çerçevesinde 15 Nisan 2025'te Filistin'i Destekleyen Parlamentolar Grubu olarak İstanbul'da ilkini yaptığımız toplantının ikincisini gerçekleştirdik. Ayrıca TÜRKPA'nın birinci gayriresmi toplantısını da bu toplantı marjında gerçekleştirdik. Yine Kadın Parlamenterler Forumu'nun, Genç Parlamenterler Forumu'nun ve Bağlantısızlar Hareketi Parlamenter Ağı'nın toplantılarını da İstanbul'daki Genel Kurul çerçevesinde gerçekleştirmiş olduk. Ayrıca 152. Genel Kurul marjında meclis başkanları ve uluslararası kuruluşların başkanlarından 41 kişiyle ikili görüşme yapma imkanı buldum.' ifadelerini kullandı.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde Ankara'da gerçekleştirilen NATO Liderler Zirvesi'nden bir hafta önce İstanbul'da NATO Parlamenter Zirvesi'ne TBMM olarak ev sahipliği yapıldığını bildiren Kurtulmuş, bu zirvenin Washington ve Brüksel'den sonra üçüncü olma özelliği taşıdığını söyledi.</p><p>Kurtulmuş, söz konusu zirvede 20 meclis başkanı ve 4 meclis başkanvekilinin yer aldığını belirterek, sadece liderler düzeyinde değil parlamentolar düzeyinde de NATO üyesi ülkelerin karşılıklı görüş alışverişinde bulunması ve parlamentolar arasındaki diyaloğun kuvvetlendirilmesi için son derece kıymetli bir toplantıya ev sahipliği yaptıklarını vurguladı.</p><p>Türkiye'de gerçekleştirilen başka bir önemli toplantının da 17-19 Kasım 2025 tarihlerinde İstanbul'daki AGİT PA'nın 23. Sonbahar Toplantısı olduğunu dile getiren Kurtulmuş, bu toplantının da 56 ülkeden 53'ünün katılımıyla gerçekleştiğini bildirdi.</p><p>Kurtulmuş, Kahire'de yapılan Akdeniz İçin Birlik Parlamenter Asamblesi Genel Kurulundaki seçim sonucunda TBMM'nin Başkanlık Divanında yer aldığını da söyledi.</p>Filistin'i Destekleyen Parlamentolar Grubu<p>Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı bir diğer önemli organizasyonun da Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi (COP31) olacağını bildiren Kurtulmuş, 'Antalya'da gerçekleştirilecek bu toplantının Türkiye için fevkalade önemli bir etkinlik ve prestij olduğunun altını çizmek isterim. Antalya'daki toplantının parlamenter ayağını 16 Kasım'da Parlamentolar Arası Birlik ve Türkiye Büyük Millet Meclisi ortaklaşa gerçekleştirecek.' dedi.</p><p>TBMM'nin, İsrail'in Gazze'de ve Filistin'de sürdürdüğü insanlık dışı suçları tespit etmek ve ilan etmek bakımından dünyanın en etkin parlamentosu olduğunun altını çizen Kurtulmuş, 'Bu çerçevede 7 Ekim 2023'ten tarihinden bu yana TBMM Genel Kurulunda 9 TBMM Başkanlık Tezkeresi ittifakla kabul edilmiş ve Resmi Gazete'de yayımlanarak devlet politikasının resmi belgeleri haline gelmiştir.' diye konuştu.</p><p>Kurtulmuş, 4. Yasama Yılı'nda Genel Kurula TBMM Başkanlığı Tezkeresi olarak sunulan 'İsrail'in Gazze'ye Giden İnsani Yardım Filolarına Yönelik Saldırılarına Dair Karar'ın 8 Ekim 2025 tarihinde, 'Küresel Sumud Filosu'na İsrail Ordusu Tarafından Yapılan Silahlı Müdahale Hakkında Karar'ın da 30 Nisan 2026 tarihinde Genel Kurulda ittifakla kabul edildiğini ve her iki kararın da Resmi Gazete'de yayımlandığını söyledi.</p><p>Filistin'i Destekleyen Parlamentolar Grubu'nun, TBMM'nin inisiyatif aldığı alanlardan biri olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, grubun ikinci toplantısına 30 ülkenin ya meclis başkanı ya da çeşitli düzeylerde katılım sağladığını bildirdi.</p><p>Kurtulmuş, Filistin'i Destekleyen Parlamentolar Grubu'nun gelecek dönemde genişleyerek dünyanın farklı bölgelerinden ülkelerin de katıldığı vicdani uluslararası platform haline geleceğinin altını çizdi.</p><p>Meclis'teki tanıtım ve organizasyonlar ile gerçekleştirilen projeler ve sunulan hizmetler konusunda da bilgi veren Kurtulmuş, hizmetlerin eksiksiz şekilde sürdüğünü bildirdi. </p><p>Tasarrufa yönelik tedbirlere de değinen Kurtulmuş, şunları kaydetti:</p><p>'Haziran 2023'ten bu yana yaptığımız tasarruf tedbirleri sonucunda 2 milyon 500 bin kilovatsaat elektrik, 300 bin metreküp doğal gaz ve 20 bin ton su tasarrufu sağlanmıştır. Ayrıca Meclis'te çevreye duyarlı ve yenilenebilir enerji meselesine dikkat çekmek üzere çalışmalar sürdürüyoruz. Konya'da, kullandığımız enerji kadar güneş enerjisi üretmek amacıyla bir güneş enerjisi santrali kurulmasıyla ilgili faaliyetlere başladık. Yine TBMM'nin çok katlı otoparkında da otopark tipi güneş enerjisi santralini kurmak üzere çalışmalarımız devam etmektedir.</p><p>Bunlarla birlikte, bugünün değerleriyle söylüyorum, yenilenebilir enerji alanında yaptığımız yatırımlarla birlikte 115 milyon TL ilave bir ekonomik katkı sağlanacaktır. Ayrıca Sıfır Atık ve Sürdürülebilirlik Merkezi ile ilgili bir merkezimiz de inşa edilmektedir. TBMM çatısı altında mümkün olduğu kadar yazılı evrakı ortadan kaldırmaya gayret ediyoruz ve bu alandaki faaliyetlerimiz de sürüyor. Ana Bina ve Halkla İlişkiler Binası bakımından da 'yeşil sertifika' belgesi almaya hak kazandık.'</p><p><br> </p><p>Muhabir: Oğuzhan Sarı, Huzeyfe Tarık Yaman, İsa Toprak,Ali Kemal Akan, Adem Balta</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Tbmm</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/tbmm-baskani-kurtulmus-meclisin-acilmasiyla-izleme-komisyonu-hizli-sekilde-kurulacak</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 15:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/09/tbmm-baskani-kurtulmus-meclisin-acilmasiyla-izleme-komisyonu-hizli-sekilde-kurulacak.jpg" type="image/jpeg" length="52856"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16'ncı kez Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na hitap edecek]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/cumhurbaskani-erdogan-16nci-kez-birlesmis-milletler-genel-kuruluna-hitap-edecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/cumhurbaskani-erdogan-16nci-kez-birlesmis-milletler-genel-kuruluna-hitap-edecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'na 22 Eylül Salı günü 16'ncı kez hitap edecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NEW YORK (AA) - AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, başbakanlık görevinde bulunduğu 2005'te ilk kez BM 60. Genel Kurulu görüşmelerine katıldı.</p><p>Erdoğan, Genel Kurul'daki hitabında, 'Her şeyden önce kendini yenileyen, daha demokratik ve şeffaf, tüm üyelerin ortak iradesini temsil kabiliyetine sahip, uluslararası ihtilafların çözüm zemini olan, dünya barışının teminatı olarak görülen, saygınlığı, tüm üyeleri tarafından yüceltilen, daha aktif ve daha dirayetli bir BM teşkilatı, insanlığın ortak yararınadır.' mesajını verdi.</p><p>Erdoğan'ın katıldığı sonraki BM Genel Kurulu ise 2007'deki 62. Genel Kurul görüşmeleri oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Buradaki konuşmasında terörle mücadele konusuna dikkati çeken Erdoğan, 'Dünyanın herhangi bir köşesinde yaşanan terör eylemi hepimizi hedef alan bir insanlık suçudur. Sınır tanımayan terörü lanetliyor, terörün acı tecrübesini bizzat yaşamış bir ülkenin başbakanı olarak tüm insanlığa yönelik bu tehditle mücadelede dayanışma ve daha etkin işbirliği çağrısını buradan yineliyorum.' ifadelerini kullandı.</p><p>Erdoğan, 2009'da katıldığı BM 64. Genel Kurulu'nda ise BM'nin yapısının reforme edilmesi gerektiğine işaret etti.</p><p>Adil ve katılımcı bir küresel düzenin kurulması için BM'nin etkinliğinin artması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, 'Temsil kabiliyeti güçlendirilmiş, demokratik, şeffaf, adil ve etkin bir Birleşmiş Milletler'in, küresel barış ve istikrara daha fazla katkı yapacağına inanıyoruz. Birleşmiş Milletler, iklim değişikliği, sürdürülebilir kalkınma, yoksullukla mücadele, kadın-erkek eşitliği, insan hakları ve insan onurunun korunması konularında, daha etkin bir kurum haline gelmelidir. Bu amaca matuf reform girişimlerine tam destek veriyoruz. Fakat Birleşmiş Milletler sistemindeki reformun, Güvenlik Konseyi de reforma tabi tutulmadığı müddetçe başarılmış sayılamayacağı muhakkaktır.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>2011'deki BM 66. Genel Kurulu'nda bölgesel konulara değinen Erdoğan, Suriye, Libya, Somali, Filistin'e ilişkin mesajlar verdi, Azerbaycan topraklarının yıllardır süren haksız işgalinin sona ermesi gerektiğini belirtti.</p><p>Erdoğan, 'Karabağ sorununun bu şekilde çözümsüz kalması asla kabul edilemez, uluslararası sorunlara, kangren haline gelmeden çözümler bulunması, hepimizin siyasi ve ahlaki sorumluluğudur.' dedi.</p><p> </p><p> </p>'Dünya beşten büyüktür'<p>Erdoğan, Cumhurbaşkanı sıfatıyla ilk kez 2014 yılındaki BM 69. Genel Kurulu'na hitap etti.</p><p>BM'nin reform ihtiyacını, 'Dünya beşten büyüktür' ifadesiyle dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:</p><p>'Daha fazla gecikmeden, daha fazla mazlum insan, masum insan hayatını kaybetmeden, küresel vicdan daha fazla yaralanmadan, Birleşmiş Milletler sorunlara ağırlığını koymalıdır. Altını çizerek ifade etmek isterim ki, dünya beşten büyüktür. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi daimi üyesi 5 ülkenin dünya gerçekleriyle bağdaşmayacak şekilde Birleşmiş Milletleri etkisiz hale getirmesi, küresel vicdanın kabul edebileceği bir durum değildir. Tüm alınan kararlar, bakıyorsunuz bir ülkenin iki dudağı arasındadır. Eğer 'hayır' derse hayır, 'evet' derse o zaman icraata geçilebiliyor. Filistin'de sadece birkaç ay içinde 2 binden fazla masum insan katledilirken Birleşmiş Milletler beklenen çözümü üretememiştir. Suriye'de 4 yıldır 200 binden fazla kişi katledilirken, 9 milyona yakın insan yer değiştirirken, Birleşmiş Milletler yine etkili çözümler sunamamıştır.'</p>FETÖ'ye karşı önlem çağrısı<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminden yaklaşık 2 ay sonra BM 71. Genel Kurulu'na katıldı.</p><p>Burada dost ülkeleri FETÖ'ye karşı önlem almaya çağıran ve terörle mücadele konusunda önemli mesajlar veren Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>'Bu darbe girişimi, milletimizin demokrasisine, hükümetine, özgürlüklerine, geleceğine ve anayasal düzenine kahramanca sahip çıkmasıyla bertaraf edildi. Bu bakımdan milletimle iftihar ediyorum. Demokrasisine sahip çıktığı için iftihar ediyorum. 29 gün, gece sabahlara kadar demokrasi nöbetleri tuttukları için iftihar ediyorum. Hain darbe teşebbüsünü canını hiçe sayarak bedenini tankların önüne siper ederek engelleyen milletimle iftihar ediyorum. Şayet bugün karşınızda bulunuyorsam, milletimizin işte bu cesur ve asil duruşu sayesindedir. Unutulmasın ki Türkiye'deki darbe girişimi, aynı zamanda dünya demokrasisine de yapıldı. Milletimiz o gece darbe heveslilerine tarihi bir ders verirken demokrasiye inanan tüm halklar için de ilham kaynağı oldu. Bu yeni nesil terör örgütü, sadece Türkiye'nin değil, varlık gösterdiği 170 ülkenin tamamı için bir milli güvenlik tehdididir. Diğer bir deyişle, bugün bu Genel Kurul'da temsil edilen ülkelerin büyük bölümü bu yapılanmanın tehdidi altındadır. Bu örgüt Türkiye'nin ötesinde tüm dünyayı boyunduruğu altına almak gibi derin bir zihni sapkınlık içindedir.'</p>Suriye ve terörle mücadele mesajları<p>2017'de yapılan BM 72. Genel Kurulu'ndaki konuşmasında ise Erdoğan'ın Suriye ve terörle mücadele mesajları öne çıktı.</p><p>Türkiye'nin, Suriye ve Irak'taki istikrarsızlıktan beslenen DEAŞ ve PKK gibi bölgenin en eli kanlı terör örgütleriyle kıyasıya bir mücadele içinde olduğuna vurgu yapan Erdoğan, 'Bunun yanında ülkemizin meşru, demokratik rejimini kanlı bir darbeyle değiştirmeye teşebbüs eden FETÖ terör örgütüyle mücadelemiz de devam ediyor.' dedi.</p><p>Erdoğan, Suriye'nin kuzeyinde başlatılan Fırat Kalkanı Operasyonu'nun, bölgenin işgalinden bu yana terör örgütü DEAŞ'a karşı elde edilen en büyük başarı olduğunu vurguladı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2018'deki BM 73. Genel Kurulu'nda, BM'ye yönelik eleştirilerde bulunarak Filistin meselesini gündeme getirdi.</p><p>'Birleşmiş Milletler'in insanlığın barış ve refah beklentilerini karşılamaktan uzaklaştığı da bir gerçektir.' diyen Erdoğan, BM Güvenlik Konseyi'nin sadece veto hakkına sahip 5 üyenin çıkarlarına hizmet eden, dünyanın diğer bölgelerine, yaşanan zulümlere seyirci kalan bir yapıya büründüğünü belirtti.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:</p><p>'Geçmişte Bosna'da, Ruanda'da, Somali'de, yakın tarihte Myanmar'da, halen Filistin'de yapılan katliamlar hep Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin gözü önünde gerçekleşmiştir. Filistinlilere uygulanan zulme ses çıkarmayanların, onlara yapılan yardımları kısma konusundaki gayretleri sadece zalimlerin cesaretini artırmaktadır. Tüm dünya arkasını dönse bile, Türkiye olarak biz mazlum Filistinlilerin yanında yer almaya, ilk kıblemiz Kudüs'ün tarihi ve hukuki statüsüne sahip çıkmaya devam edeceğiz.'</p>Düzensiz göç sorunu<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019'daki BM 74. Genel Kurulu'nda ise düzensiz göç sorununu 'Aylan bebek' örneğiyle anlattı.</p><p>Muğla'nın Bodrum ilçesinde, sahile vuran minik bedeniyle düzensiz göç meselesinin sembolü haline gelen Aylan bebeğin fotoğrafını gösteren Erdoğan, 'Dünya, canlarını kurtarmak için çıktıkları yolculukları ya Akdeniz'in karanlık sularında ya da sınırlara gerilen tel örgülerin önlerinde sonlanan milyonlarca mazlumu maalesef çok çabuk unuttu. Özellikle işte gördüğünüz gibi Aylan bebeği dünya çok çabuk unuttu. Unutmayın ki bir gün ola ki aynı durum sizlerin de başına gelebilir. Çünkü Aylan bebekler bir değil binler, milyonlar, bütün bunlara karşı tedbirimizi almak durumundayız.' mesajını verdi.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1947'den bu yana Filistin haritasındaki değişimi anlatan görselle Filistin sorununa işaret ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>'Ben merak ediyorum, bu İsrail neresidir? Acaba bu İsrail'in toprakları nereleri kapsıyor? 1947'de İsrail neresiydi, bunun ardından acaba 1949, 1967'de İsrail neresiydi ve şu anda İsrail neresi? Bakınız sene 1947, neredeyse burada İsrail yok gibi, tamamı Filistin. Sene 1947, paylaşım planı var ve Filistin küçülüyor, İsrail büyüyor. Geliyorum 1967'ye 1949'la birlikte, İsrail büyüyor, Filistin küçülüyor. Ve geliyorum bugüne, güncel durum şu: Artık adeta Filistin yok, neredeyse tamamına yakını İsrail... İsrail doyuyor mu? Hayır, doymuyor. İsrail şimdi de kalanını almanın gayreti içerisinde. Peki, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin, Birleşmiş Milletler'in İsrail'le ilgili almış olduğu bunca kararlar var, bu kararlar uygulamaya geçiyor mu? Hayır, geçmiyor. Peki, o zaman Birleşmiş Milletler ne işe yarıyor? O zaman bu çatının altında bizler aldığımız kararla tesirli olamıyorsak, adalet nerede temerküz edecek? İşte sıkıntımız burada.'</p>'İnsanlığın kaderi sınırlı sayıdaki ülkenin keyfine bırakılamaz'<p>BM 75. Genel Kurulu, 2020'de tüm dünyayı etkileyen Kovid-19 salgını nedeniyle video konferans aracılığıyla düzenlendi.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu'na 10'uncu hitabını, video konferans yöntemiyle gerçekleştirdi.</p><p>BM'nin yapısına yönelik eleştirilerini yineleyen Erdoğan, konuşmasında şunları dile getirdi:</p><p>'Birleşmiş Milletler başta olmak üzere çok taraflı örgütlerin reform ihtiyacı bulunuyor. Mevcut küresel mekanizmaların bu krizde ne kadar etkisiz kaldığını gördük. Öyle ki Birleşmiş Milletlerin en temel karar alma organı olan Güvenlik Konseyi'nin salgını gündemine alması haftalar, hatta aylar sürdü. Salgının başlarında ülkelerin kendi hallerine terk edildiği bir manzara ortaya çıktı. Böylece yıllardan beri bu kürsüden ısrarla dile getirdiğim, 'Dünya beşten büyüktür' tezinin haklılığını bir kez daha görmüş olduk. İnsanlığın kaderi sınırlı sayıdaki ülkenin keyfine bırakılamaz. Uluslararası örgütlerdeki itibar kaybının önüne geçmek için öncelikle zihniyetimizi, kurumlarımızı ve kurallarımızı gözden geçirmeliyiz.'</p><p>2021'deki BM 76. Genel Kurulu konuşmasında dünyanın farklı bölgelerindeki sıcaklık artışının neden olduğu afetlere işaret eden Erdoğan, Asya ve Avrupa'da seller, Amerika'da kasırgalar, Afrika'da kuraklık, Akdeniz ülkelerinde yangınlar, Grönland'ın zirvesinde yağmur, çöllerde kar görülmesi gibi alışık olunmayan hadiseler yaşandığına dikkati çekti.</p><p>Erdoğan, şöyle konuştu:</p><p>'Bu afetler çevreye ve ekosisteme verdiği zararlar yanında, insanların can ve mal güvenliğini de tehdit ediyor. Pek çok yerde insanlar, toplu olarak başka yerlere gitmeye, göç etmeye hazırlanıyor. Halbuki dünya henüz Suriye ve Afganistan gibi çatışma kaynaklı kriz bölgelerinin yol açtığı mülteci meselesine çözüm bulamadı. Böyle bir dönemde kuraklık, gıda sıkıntısı, hava olayları gibi bu tür sebeplere dayalı yüzlerce milyonluk göçlerle nasıl baş edileceği meçhuldür.'</p>Karadeniz Tahıl Koridoru<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM 77. Genel Kurulu'nda Rusya-Ukrayna Savaşı ile ilgili gelişmelere değinerek, Karadeniz Tahıl Koridoru ve taraflar arasındaki müzakerelere ilişkin Türkiye'nin çalışmalarını anlattı.</p><p>Anlaşma kapsamında tahıl taşıyan bir geminin İstanbul Boğazı'ndaki fotoğrafını gösteren Erdoğan, 'Sayın Genel Sekreter ile yürüttüğümüz yoğun çabalar neticesinde, Ukrayna tahılının Karadeniz üzerinden dünyaya ulaşmasını temin ettik. Bu gelişmeyi sağlayan İstanbul Mutabakatı'nın ikinci ayı dolarken, sevkiyatın her geçen gün ivme kazanmasını memnuniyetle izliyoruz. Tahıl arzının sürdürülmesinin sağlanmasında kritik öneme sahip bu mutabakat Birleşmiş Milletler'in son yıllarda imza attığı en büyük başarılardan biridir. Dünyanın dört bir yanında uluslararası camiadan medet umanların Birleşmiş Milletler'e besledikleri güven, bu başarıyla yeniden tazelenmiştir. İstanbul Mutabakatı, taraflar açısından hayati önem arz eden meselelerde müzakerelerin sonuç verdiğini de ispatlamıştır.' ifadelerini kullandı.</p>'Uluslararası toplumu KKTC'nin bağımsızlığını tanımaya davet ediyoruz'<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2023'te düzenlenen BM 78. Genel Kurulu'nda da BM'ye yönelik eleştirilerini sürdürdü.</p><p>Terörle mücadele, İslam düşmanlığı ve ırkçılık gibi konularda mesajlarını paylaşan Erdoğan, Rusya-Ukrayna Savaşı, Filistin meselesi, Doğu Akdeniz'deki gelişmelere de değindi.</p><p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'yle ilgili de mesajlar veren Erdoğan, 'Uluslararası toplumu, KKTC'nin bağımsızlığını tanımaya, bu ülkeyle diplomatik, siyasi ve ekonomik bağlar kurmaya davet ediyoruz.' ifadeleriyle dünya devletlerini KKTC'yi tanımaya çağırdı. Erdoğan, ayrıca 'Ada'daki BM Barış Gücü'nden tarafsızlığa riayet bekliyoruz. İtibarı zedelenen bu gücün, Kıbrıs'ta yeni itibar kaybıyla karşı karşıya kalmasını istemeyiz.' dedi.</p><p>Karabağ'ın Azerbaycan toprağı olduğunu vurgulayan Erdoğan, 'Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki görüşme sürecini başından beri destekledik. Ancak Ermenistan'ın, bu tarihi fırsatı yeterince değerlendiremediğini görüyoruz. Ermenistan'ın başta Zengezur Koridoru'nun açılması olmak üzere verdiği sözleri yerine getirmesini bekliyoruz. Artık herkesin kabul ettiği gibi Karabağ, Azerbaycan toprağıdır. Bunun dışında bir statünün dayatılması asla kabul edilmeyecektir.' diye konuştu.</p>Uluslararası topluma İsrail'in saldırılarına karşı durması için çağrı<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 Eylül 2024'te BM 79. Genel Kurulu'na 14'üncü kez hitap etti.</p><p>Uluslararası topluma İsrail'in saldırılarına karşı durma çağrısında bulunan Erdoğan, 'Filistin'i tanımayan diğer devletleri, bu kritik dönemde tarihin doğru tarafında yer alarak Filistin devletini bir an evvel tanımaya davet ediyorum. 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğü haiz bir Filistin Devleti'nin vücut bulması artık daha fazla ertelenemez. Bundan 70 sene önce nasıl Hitler, insanlığın ittifakıyla durdurulmuşsa, Netanyahu ve cinayet şebekesi de insanlığın ittifakıyla durdurulmalıdır.' diye konuştu.</p><p>BM'nin yapısına yönelik eleştirilerini yineleyen Erdoğan, 'Üzülerek görüyoruz ki son yıllarda Birleşmiş Milletler kuruluş misyonunu ifa etmekte yetersiz kalıyor. Giderek işlevsiz, hantal ve atıl bir yapıya dönüşüyor. 'Dünya beşten büyüktür' şiarının temsil ettiği değerlere, bugünlerde daha çok daha fazla ihtiyaç duyuyoruz.' ifadelerini kullandı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM 79. Genel Kurulu'nda, Gazze konusunda uluslararası toplumu artık harekete geçmeye çağırdığı konuşması, yabancı basında da geniş yer buldu.</p>'Bir yanda elinde en öldürücü silahlar olan düzenli ordu, diğer tarafta ise masum çocuklar var'<p>Erdoğan, BM 80. Genel Kurulu'ndaki konuşmasının da büyük bölümünü Filistin'e, Gazze'de devam eden soykırıma ayırdı. Erdoğan'ın gündeminde, Suriye, Rusya-Ukrayna savaşı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin tanınması ile dünyanın muhtelif bölgelerindeki çözüm bekleyen sorunlar da vardı.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu'ndaki konuşmasında, şunları söyledi:</p><p>'Gazze'de bir savaş yoktur. Gazze'de iki taraftan söz edilemez, Gazze'de bir yanda elinde en modern, en öldürücü silahlar olan düzenli ordu, diğer tarafta ise masum siviller, masum çocuklar vardır. İsrail, Gazze ve Batı Şeria ile sınırlı kalmıyor, Suriye'ye, İran'a, Yemen'e, Lübnan'a saldırılar düzenleyerek bölge barışını da tehdit ediyor.'</p><p>Gazze'de yaşanan soykırımı bölgeden fotoğraflarla anlatan ve dünya liderlerine seslenen Erdoğan, 'Gün bugündür. Gün, insanlık adına Filistinli mazlumların yanında dimdik durma günüdür. Halklarınız Gazze'deki barbarlığa tepki gösterirken, gelin sizler de adım adım cesaretinizi gösterin. Çocukların çocukları büyüttüğü Gazze'ye karşı insanlık görevinizi yerine getirin.' dedi.</p>16'ncı kez hitap edecek<p>Her yıl dünya liderlerini ABD'nin New York kentinde bir araya getiren BM Genel Kurulu görüşmelerinin 81'incisi, 22 Eylül'de 'Güveni yeniden tesis etmek, dönüşümü yönetmek: Herkes için sonuç veren bir BM' temasıyla başlayacak.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, yüksek düzeyli hafta olarak bilinen ve liderlerin konuşmalarına ev sahipliği yapacak BM 81. Genel Kurulu'nda ilk gün dördüncü sırada söz alması öngörülüyor. Genel Kurul'a 195 ülkeden üst düzey katılım sağlanması bekleniyor.</p><p>Yüksek düzeyli hafta olarak bilinen ve liderlerin konuşmalarına ev sahipliği yapacak BM 81. Genel Kurulu'nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ilk gün dördüncü sırada söz alması öngörülüyor.</p><p>BM Genel Kurulu'na 16'ncı kez hitap edecek Erdoğan'ın konuşmasının ana gündem maddesinin ise İsrail'in Gazze'de uyguladığı soykırım, Filistin'in devlet olarak tanınması ve uluslararası alanda İsrail'e karşı atılacak adımlar olması bekleniyor.</p><p>Erdoğan'ın özellikle Gazze'deki duruma dikkati çekmesi, üye ülkelerden İsrail'in saldırılarına karşı durmalarını talep etmesi öngörülüyor.</p><p>Zirve kapsamında devlet ve hükümet başkanlarıyla da görüşmeler gerçekleştirecek Erdoğan'ın, 23 Eylül'de de BM Genel Sekreteri İklim Etkinliği'nde konuşma yapması bekleniyor.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Zafer Fatih Beyaz</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/cumhurbaskani-erdogan-16nci-kez-birlesmis-milletler-genel-kuruluna-hitap-edecek</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 12:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/09/cumhurbaskani-erdogan-16nci-kez-birlesmis-milletler-genel-kuruluna-hitap-edecek.jpg" type="image/jpeg" length="24092"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu'na katılmak üzere ABD'ye gitti]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/cumhurbaskani-erdogan-bm-genel-kuruluna-katilmak-uzere-abdye-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/cumhurbaskani-erdogan-bm-genel-kuruluna-katilmak-uzere-abdye-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'na katılmak üzere 'TUR' uçağıyla ABD'nin New York kentine hareket etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı, Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi'nden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Valisi Davut Gül ile AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir uğurladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, eşi Emine Erdoğan'ın yanı sıra Adalet Bakanı Akın Gürlek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ile Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım da eşlik etti.</p>Kurulda 16. kez hitap edecek<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, yüksek düzeyli hafta olarak bilinen ve liderlerin konuşmalarının yer alacağı BM 81. Genel Kurulu'nun ilk günü olan 22 Eylül'de dördüncü sırada söz alması bekleniyor.</p><p>BM Genel Kurulu'na 16'ncı kez hitap edecek Erdoğan'ın konuşmasının ana gündem maddesinin İsrail'in Gazze'de uyguladığı soykırım, Filistin'in devlet olarak tanınması ve uluslararası alanda İsrail'e karşı atılacak adımlara ilişkin olması öngörülüyor.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın özellikle Gazze'deki duruma dikkati çekmesi, üye ülkelerden İsrail'in saldırılarına karşı durmalarını talep etmesi bekleniyor.</p><p>Zirve kapsamında devlet ve hükümet başkanlarıyla da görüşecek Erdoğan'ın, 23 Eylül'de de BM Genel Sekreteri İklim Etkinliği'nde konuşma yapması planlanıyor.<br><br> </p><p>Muhabir: Koray Taşdemir, İrem Demir</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, İstanbul</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/cumhurbaskani-erdogan-bm-genel-kuruluna-katilmak-uzere-abdye-gitti</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 12:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/09/cumhurbaskani-erdogan-bm-genel-kuruluna-katilmak-uzere-abdye-gitti.jpg" type="image/jpeg" length="70095"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, kaymakam adaylarıyla bir araya geldi]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-kaymakam-adaylariyla-bir-araya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-kaymakam-adaylariyla-bir-araya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 'Kaymakamlarımızdan beklentimiz, hukuku, vicdanı ve kamu yararını esas alan, vatandaşımıza yakın, sahaya hakim ve çözüm odaklı bir yönetim anlayışıyla görev yapmalarıdır.' ifadesini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, 111. Dönem Kaymakamlık Kursu vesilesiyle İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin ev sahipliğinde kaymakam adaylarıyla bir araya geldiklerini bildirdi.</p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Kaymakamlarımızdan beklentimiz, hukuku, vicdanı ve kamu yararını esas alan, vatandaşımıza yakın, sahaya hakim ve çözüm odaklı bir yönetim anlayışıyla görev yapmalarıdır. Kaymakam adaylarımızın görevleri boyunca devletimizin hizmetlerini, şefkatini ve adaletini her bir haneye ulaştıracaklarına, ilçelerimizin potansiyelini harekete geçirerek güçlü bir koordinasyon ortaya koyacaklarına inanıyorum. Devletin asıl gücü milletinin kalbindeki yeridir. Görev yapacakları her ilçede gönüllerde güzel izler bırakmaları temennisiyle kaymakam adaylarımıza görevlerinde başarılar diliyorum.'</p><p><br> </p><p>Muhabir: Aynur Ekiz</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-kaymakam-adaylariyla-bir-araya-geldi</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 14:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/09/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-kaymakam-adaylariyla-bir-araya-geldi.jpg" type="image/jpeg" length="28043"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP Genel Başkanı Bahçeli'den Ahilik Haftası mesajı]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/mhp-genel-baskani-bahceliden-ahilik-haftasi-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/mhp-genel-baskani-bahceliden-ahilik-haftasi-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 'Ahilik, sadece metai değer veya sermaye birikimi üreten değil, insanı ve ahlakı merkeze koyan bütüncül bir dünya görüşüdür.' ifadesini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 'Ahilik Haftası' dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, Ahilik sisteminin, 13. yüzyıldan itibaren Anadolu'nun ruhunu dokuyan, Türk-İslam evren tasavvurunu mesleki ve etik ilkelerle mühürleyen muazzam bir medeniyet projesi olduğunu belirtti.</p><p>Ahiliğin, Asya'dan Anadolu'ya akın eden insanların bu topraklara kök salmasını sağlayan, kentleşmeyi ve mesleki uzmanlaşmayı vicdan ve ahlakla buluşturan özgün bir sosyo-ekonomik model olduğunu kaydeden Bahçeli, 'Ahi Evran'ın öncülüğünde kurumsallaşan bu yapı, Bizans loncalarının patron odaklı, katı hiyerarşik anlayışına adeta tarihi bir yanıt vermiştir.' açıklamasında bulundu.</p>'Ahilik sisteminde eğitim yaşam boyu süren bir olgunlaşma yolculuğu'<p>Ahilik sisteminde eğitimin sadece tezgah başında bitmeyeceğini, yaşam boyu süren bir olgunlaşma yolculuğu olduğunu vurgulayan Bahçeli şunları kaydetti:</p><p>'Ahlak ve Liyakatle Şekillenen Mesleki Hiyerarşi: Yamaklıktan ustalığa giden yolda, örneğin 1001 günlük o çetin çıraklık sürecinde sadece bilek gücü değil, karakter sınanır. Yeterliliğini ve ahlakını ispatlayan yiğitler, şed kuşanma törenleriyle makam bulur. Gündüz Zanaat, Gece Hikmet: Ahiler gündüz iş yerlerinde 'yaparak öğrenme' prensibiyle eğitilirken, akşamları zaviye ve yaren odalarında ilimle, edebiyatla, sanatla yoğrulmuştur. Gelecek Kaygısına Karşı Orta Sandığı: Ustalık payesine erişene esnafın ortak birikimi olan 'orta sandığı' vasıtasıyla sermaye aktarılır, dükkan açma imkanı verilerek istihdam güvencesi altına alınırdı.'</p>'Ahiliğin bıraktığı mirası sadece tarih sayfalarına gömemeyiz'<p>MHP Genel Başkanı Bahçeli, şöyle devam etti:</p><p>'Bugün modern yönetim biliminin 'yeni' diye önümüze koyduğu kavramlar gerçekten yeni midir? Bizim bugün ISO 9001 veya TSE standartları dediğimiz Kalite Yönetimi'nin ilk yazılı tohumları, 16. yüzyılın başındaki Bursa, İzmir ve Edirne İhtisab Kanunnameleri ile bu topraklarda atılmadı mı? Hatalı üretim yapanın 'pabucunu dama atan' o tavizsiz kalite anlayışı değil miydi? Bugün pazarlamada 'dış müşteri memnuniyeti' dediğimiz şey, Ahinin müşteriyi 'velinimet' sayan o derin saygısı değil midir? Usta ve kalfanın çırağa rehberlik etmesi, modern yönetim literatüründeki Mentorluk kuramının ta kendisi değil midir? Aynı zanaat kolunun aynı çarşıda toplanmasıyla sağlanan oto-kontrol ve adil fiyatlandırma, günümüzün kümelenme ve modern AVM modellerinin erken bir işareti değil midir?'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bu muazzam yapının, Sanayi Devrimi'nin ucuz seri üretimi, 1838 Baltalimanı gibi kapitülasyon antlaşmaları ve zamanla yaşanan içsel problemler karşısında kan kaybettiğini belirten Bahçeli, şunları kaydetti:</p><p>'Fakat Ahiliğin bıraktığı mirası sadece tarih sayfalarına gömemeyiz. Ahilik, sadece metai değer veya sermaye birikimi üreten değil, insanı ve ahlakı merkeze koyan bütüncül bir dünya görüşüdür. Günümüz iş dünyasının boğuştuğu etik krizlere, kalite sorunlarına ve tüketici ihlallerine karşı Ahilik, tarihten yükselen en güçlü, en işlevsel rehberdir. Sadece geçmişi yad etmekle kalmamalı, Ahiliğin insan merkezli değerlerini modern yönetim ilkeleriyle yeniden sentezleyerek geleceğin çalışma hayatını inşa etmeliyiz.'</p><p>Ahilik kültürünün temel değerlerinin gelecek nesillere aktarılması temennisinde bulunan Bahçeli, tüm esnaf ve sanatkarların Ahilik Haftası'nı kutladı.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Aynur Ekiz</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/mhp-genel-baskani-bahceliden-ahilik-haftasi-mesaji</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 14:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/09/mhp-genel-baskani-bahceliden-ahilik-haftasi-mesaji.jpg" type="image/jpeg" length="10782"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Valisi Canbolat ve beraberindeki heyeti kabul etti]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/cumhurbaskani-erdogan-ankara-valisi-canbolat-ve-beraberindeki-heyeti-kabul-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/cumhurbaskani-erdogan-ankara-valisi-canbolat-ve-beraberindeki-heyeti-kabul-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Valisi Yakup Canbolat ve beraberindeki heyeti kabul etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki kabul basına kapalı gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kabulde, Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran ile Ankara Ticaret Borsası Başkanı Faik Yavuz da yer aldı.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Mümin Altaş</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/cumhurbaskani-erdogan-ankara-valisi-canbolat-ve-beraberindeki-heyeti-kabul-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 17:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/09/cumhurbaskani-erdogan-ankara-valisi-canbolat-ve-beraberindeki-heyeti-kabul-etti.jpg" type="image/jpeg" length="97087"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adnan Menderes'in idamının üzerinden 65 yıl geçti]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/adnan-menderesin-idaminin-uzerinden-65-yil-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/adnan-menderesin-idaminin-uzerinden-65-yil-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk demokrasisi için unutulmayacak bir kara leke olarak tarih sayfalarına kazınan merhum Başbakan Adnan Menderes'in 17 Eylül 1961'de idam edilmesinin üzerinden 65 yıl geçti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, Türk siyasi tarihinin simge isimlerinden Ali Adnan Menderes, 1899'da Aydın'da dünyaya geldi. Annesi Tevhide Hanım, babası Ethem Bey ve ablası Melike'yi verem hastalığından kaybeden Ali Adnan, okulunu bitirmesinin ardından dedesi Hacı Ali Paşazade'nin kendisine miras bıraktığı Çakırbeyli Çiftliği'nin başına geçti.</p><p>Siyasi kariyerine Serbest Cumhuriyet Fırkasında başlayan Menderes, partinin feshedilmesinin ardından CHP'ye katıldı.</p><p> </p>Atatürk'ün keşfiyle milletvekilliğine giden yol<p>CHP il yönetiminde göreve başlayan Menderes, parti teşkilatını Aydın'da yeniden kurdu.</p><p>Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Aydın'ı ziyareti kapsamında Menderes ile bir araya geldi ve soğuk başlayan görüşme 4 saat sürdü. Menderes'in görüşleri Atatürk'ün dikkatini çekti ve bunlardan bir rapor hazırlamasını istedi. Menderes, hazırladığı raporu Atatürk'e iletti.</p><p>1931 yılındaki erken seçimde aday olmadığı halde milletvekili seçilen Menderes, kendisini aday listesine Atatürk'ün koyduğunu öğrendi. Menderes, 1935, 1939, 1943 seçimlerinde CHP Aydın Milletvekili olarak aralıksız 14 yıl parlamentoda CHP grubunda görev aldı. Menderes, hükümetin Toprak Reformu Tasarısı'nın 1945'te Meclis'teki görüşmeleri sırasında sergilediği karşı duruş sonrasında siyaset sahnesinde tanınan bir isim haline geldi.</p><p> </p><p> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>Dörtlü Takrir<p>İzmir Milletvekili Celal Bayar, Aydın Milletvekili Adnan Menderes, İçel Milletvekili Refik Koraltan ve Kars Milletvekili Fuat Köprülü, 7 Haziran 1945'te CHP Meclis Grubuna kanunlardaki ve parti tüzüğündeki demokratik olmadığını düşündükleri hükümlerin kaldırılmasını içeren bir önerge verdi.</p><p>Menderes ve arkadaşları, Türk siyasi hayatına 'Dörtlü Takrir' olarak geçen bu önergenin verilmesinin ardından parti içi muhalefetten dolayı partiden ihraç edildi.</p>Demokrat Partinin kuruluşu<p>Demokrat Parti (DP) 7 Ocak 1946'da Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan tarafından kuruldu.</p><p>Demokrat Partinin kuruluşu üzerinden 4 ay geçmeden erken seçim kararı alınarak önce yerel, ardından genel seçim sürecine girildi. 26 Mayıs 1946'da yapılan yerel seçimlere girmeme kararı alan Demokrat Parti, partilileri sandığa gidip gitmemekte serbest bıraktı.</p><p>CHP'nin kazandığı 1946 genel seçimlerinde Menderes, memleketi Aydın'dan değil, Kütahya'dan milletvekili seçildi.</p>Demokrat Partinin 1950 seçimlerindeki zaferi<p>CHP Hükümeti, 1 Mart 1950'de genel seçimlerin 14 Mayıs 1950'de yapılmasına karar verdi. Halkın Demokrat Partiye ilgisi, aday listelerinde de kendisini gösterdi. Büyük bir seçim kampanyası başlatan Demokrat Partide milletvekili adaylığına yoğun talep oldu. Adnan Menderes de İstanbul'dan milletvekili seçildi.</p><p>Demokrat Parti, seçimleri yüzde 55 oy oranıyla kazandı.</p><p>Seçim sonuçlarının ardından Demokrat Parti Grubunda yapılan oylama sonucunda Bayar'ın Cumhurbaşkanı olmasına karar verildi.</p><p>Adnan Menderes, Bayar'ı evinde ziyaret ederek Fuat Köprülü'nün başbakan olmasını önerdi. Bunun üzerine Bayar, 'Başvekil sizsiniz Adnan Bey' diyerek Menderes'in parti liderliğini de almasını istedi.</p><p>Menderes, Demokrat Partinin seçim zaferini, '14 Mayıs, bir devre son veren ve yeni bir devir açan müstesna ehemmiyette tarihi bir gün olarak daima anılacaktır. Bu tarihi günün hatırasını yalnız partimizin değil Türk demokrasisinin bir zafer günü olarak yad ediyoruz.' ifadeleriyle yorumlamıştı.</p>Ezan aslına döndürüldü<p>Menderes, Demokrat Parti iktidarında, Anadolu halkı tarafından kabul görmeyen çok sayıda politikaya son verdi.</p><p>Menderes, 1932 yılından itibaren Diyanet İşleri Başkanlığının talimatıyla uygulanan 'Arapça ezan okuma yasağı'nı 18 yıl aradan sonra kaldırdı.</p><p>Din eğitimi, Menderes döneminde, dördüncü sınıftan itibaren velinin isteğine bağlı olarak yeniden verilmeye başlandı.</p><p>Menderes'in İzmir İl Kongresi'nde yaptığı konuşmadaki şu ifadeleri oldukça dikkati çekmişti:</p><p>'Şimdiye kadar baskı altında bulunan dinimizi baskıdan kurtardık. İnkılap softalarının yaygaralarına ehemmiyet vermeyerek ezanı Arapçalaştırdık. Mekteplerde din derslerini kabul ettik. Radyoda Kur'an okuttuk. Türkiye bir Müslüman devletidir ve Müslüman kalacaktır. Müslümanlığın bütün icapları yerine getirilecektir.'</p>Kore'deki başarının NATO üyeliğindeki etkisi<p>Menderes Hükümeti tarafından, 25 Temmuz 1950'deki Bakanlar Kurulu toplantısında Kore'ye askeri bir kuvvet gönderilmesine karar verildi.</p><p>Türk askerinin Kore'deki başarısı Türkiye'nin NATO'ya üye olmasında etkili oldu.</p><p>Türkiye tarafından NATO'ya girmek için ilk başvuru 11 Mayıs 1950'de yapılmıştı. Adnan Menderes Hükümeti döneminde ise Türkiye, 1952'de NATO'ya tam üye olarak kabul edildi.</p><p>2 Mayıs 1954'te yapılan genel seçimlere katılım, hiçbir kanuni zorlama olmamasına rağmen yüzde 88,63 gibi oldukça yüksek bir oranda gerçekleşti.</p><p>Demokrat Parti, yüzde 58 oy oranıyla seçimleri kazandı.</p>Menderes'in ekonomik kalkınma atılımları<p>Adnan Menderes, iktidara geldiği ilk günden itibaren ekonomide liberal bir politika izledi. Menderes'in politikalarıyla ekonomide kalkınma dönemine giren Türkiye'de, serbest piyasa ekonomisine geçişe hız verildi.</p><p>İthalata getirilen kısıtlamaları kaldıran Menderes hükümeti tarafından kredi faizleri düşürülerek özel sektörün daha fazla kredi kullanımı teşvik edildi. Gelen kredilerin özellikle tarım alanında kullanılması önerilirken tarımda makineleşme çalışmaları başladı.</p><p>Yabancı sermaye girişini teşvik etmek amacıyla yasal mevzuat hazırlanarak KİT'lerin özel sektöre devri öngörüldü.</p><p>Marshall Planı'nın da katkısıyla ülkede yeni sanayi tesisleri kuruldu. 1954 yılında Türkiye Vakıflar Bankası kuruldu.</p><p> </p><p> </p>Darbenin ayak sesleri '6-7 Eylül olayları'<p>Demokrat Partinin 1954'te kazandığı bu zaferin ardından, Kıbrıs'ta yaşanan sorunlar tüm ağırlığıyla hissedilmeye başlandı.</p><p>Kıbrıs konusunun müzakere edilmesi için 29 Ağustos 1955'te gerçekleştirilen Londra Konferansı'ndan, Türkiye'de yaşanan '6-7 Eylül olayları' nedeniyle bir sonuç alınamadı.</p><p>'Atatürk'ün evinin bombalandığı'na ilişkin bir haberle başlayan '6-7 Eylül olayları', sıkıyönetim ilan edilerek ancak bastırılabildi.</p>1957 genel seçimleri<p>Demokrat Parti, 27 Ekim 1957'de yapılan genel seçimlerde yüzde 48 oy aldı.</p><p>Menderes, seçimlerin ardından parti içinde bir öz eleştiriye giderek seçim sonuçlarını teşkilatın yeterince çalışmamasına, basında yer alan yalan haberlere bağladı.</p>İnönü'nün 'şartlar tamam olduğunda ihtilal meşru haktır' sözü<p>18 Nisan 1960'ta TBMM'de 'muhalefet ve basının faaliyetlerini incelemek' amacıyla Demokrat Partili 15 milletvekilinden oluşan Tahkikat Komisyonu kuruldu.</p><p>Bu komisyon nedeniyle, CHP yöneticileri, Demokrat Partiyi diktatörlüğe gitme amacında olmakla suçladı.</p><p>CHP Genel Başkanı merhum İsmet İnönü, 'Şartlar tamam olduğu zaman milletler için ihtilal meşru bir haktır' şeklindeki meşhur sözünü, bu komisyonun kurulmasının hemen ardından ifade etmişti.</p>'Bir başbakanın boğazını sıkıyorsun bundan ala hürriyet mi var'<p>Basında yer alan iddialar, büyük öğrenci olaylarının yaşanmasına neden oldu.</p><p>İlk büyük öğrenci gösterisi 19 Nisan'da Kızılay'da düzenlendi.</p><p>Öğrenciler, bu olayların ardından '555K' koduyla, 5 Mayıs'ta saat 5'te Kızılay Meydanı'nda toplandı. Adnan Menderes, kendisine karşı eylem yapılan yere giderek, eylemcilerin arasına girdi. O sırada bir genç Menderes'in boğazını sıktı. 'Ne istiyorsun?' diye sorduğu gençten 'Hürriyet istiyorum' cevabını alan Menderes, 'Bir başbakanın boğazını sıkıyorsun bundan ala hürriyet mi var?' ifadelerini kullandı.</p><p> </p><p> </p>27 Mayıs 1960 askeri darbesi<p>Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki bazı general ve subayların oluşturduğu 38 kişilik Milli Birlik Komitesi, 27 Mayıs 1960'ta sabaha karşı yönetime el koydu.</p><p>Adnan Menderes, aynı gün yurt gezisi kapsamında bulunduğu Kütahya'da Albay Muhsin Batur tarafından gözaltına alınarak Ankara'ya götürüldü ve daha sonra diğer tutuklu Demokrat Parti üyeleriyle Yassıada'da hapsedildi.</p><p>Yassıada'daki yargılamalar, 14 Ekim 1960'ta başladı ve 15 Eylül 1961'de karara bağlandı. Yargılamalar sonucunda Adnan Menderes 17 Eylül 1961'de idam edildi.</p><p>'Yeter söz milletindir' diyerek çıktığı siyaset yolunda güçlü Türkiye hayalini politikaları ve kalkınma atılımlarıyla gerçekleştirmeye çalışan Menderes, 'demokrasi şehidi' olarak tarihine geçti.</p><p>TBMM tarafından 11 Nisan 1990'da kabul edilen bir kanunla Adnan Menderes ve onunla birlikte idam edilen arkadaşlarının itibarları iade edildi.</p><p>Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu'nun naaşı, 17 Eylül 1990'da İmralı'dan alınarak devlet töreniyle İstanbul Vatan Caddesi'nde yaptırılan anıt mezara taşındı.</p><p>Yassıada'nın ismi 2013'te 'Demokrasi ve Özgürlükler Adası' olarak değiştirildi. 2015'te de yeniden düzenleme faaliyetlerine başlanarak kültür ve kongre merkezi haline getirilmesine karar verildi.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla başlatılan proje kapsamında Yassıada, 60 yıl sonra 'Demokrasi ve Özgürlükler Adası'na dönüştü. Demokrasi ve Özgürlükler Adası, 27 Mayıs 1960 darbesinin 60. yılında, demokrasi ve milli iradeyi yansıtacak müze, kütüphane, konferans salonu ve Demokrasi Feneri gibi birçok sembol yapıyla yenilenerek özel bir törenle halka açıldı.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Aynur Ekiz</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/adnan-menderesin-idaminin-uzerinden-65-yil-gecti</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 15:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/09/adnan-menderesin-idaminin-uzerinden-65-yil-gecti.jpg" type="image/jpeg" length="25990"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Ersoy: Depremden etkilenen 11 ilimizde restorasyon için 12 milyar 265 milyonu aşan kaynak kullandık]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/bakan-ersoy-depremden-etkilenen-11-ilimizde-restorasyon-icin-12-milyar-265-milyonu-asan-kaynak-kullandik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/bakan-ersoy-depremden-etkilenen-11-ilimizde-restorasyon-icin-12-milyar-265-milyonu-asan-kaynak-kullandik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 6 Şubat 2023 depremlerinden etkilenen 11 ilde, bakanlığına tahsisli yapıların restorasyon proje ve uygulamaları için bugüne kadar 12 milyar 265 milyon lirayı aşan kaynak kullandıklarını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KAHRAMANMARAŞ (AA) - Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, deprem bölgesi illerinin valileri, milletvekilleri ve belediye başkanlarının katılımıyla Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası'nda düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, 6 Şubat depremlerinin ülke genelini etkilediğini dile getirdi.</p><p>Bakanlık olarak deprem bölgesinde kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini aktaran Ersoy, şöyle konuştu:</p><p>'Depremden etkilenen 11 ilimizde, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğümüz aracılığıyla Bakanlığımıza tahsisli yapıların restorasyon proje ve uygulamaları için bugüne kadar toplam 12 milyar 265 milyonu aşan kaynak kullandık. Deprem bölgesindeki 11 ilimizde yer alan taşınmaza yönelik 79 işi tamamladık. 17 işte çalışmalarımız devam ediyor. 4 işin ise ihale süreçlerini yürütüyoruz.'</p><p>Mehmet Nuri Ersoy, vatandaşların mülkiyetindeki tescilli taşınmaz kültür varlıklarına yönelik de destek sağladıklarını belirterek, 1297 proje ve 311 uygulama yardımı olmak üzere toplam 1608 taşınmaz kültür varlığı için sözleşme imzalandığını kaydetti.</p><p>Bu kapsamda 2 milyar 140 milyon lirayı aşan destek programı yürütüldüğünü söyleyen Ersoy, tarihi kent dokularını ve şehir hafızasını koruyacak bütüncül bir anlayışla çalıştıklarını anlattı.</p><p>Deprem sonrasında yıkılan veya ağır hasar gören tarihi yapılardaki kültür enkazının korunması, ayrıştırılması ve belgelenmesine de öncelik verdiklerini vurgulayan Ersoy, tarihi yapılara ait parçaların geçmişten geleceğe aktarılan belgeler niteliğinde olduğunu ifade etti.</p>678 vakıf kültür varlığı incelendi<p>Vakıflar Genel Müdürlüğünün deprem bölgesindeki 11 il için 22 milyar lira bütçe ayırdığını bildiren Ersoy, teknik ekipler ve Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi'nin Türkiye Milli Komisyonu uzmanlarının katılımıyla hasar tespit çalışmaları yapıldığını aktardı.</p><p>Ersoy, bölgede 678 vakıf kültür varlığının incelendiğini belirterek, bunlardan 31'inin tamamen yıkılmış veya göçmüş, 144'ünün ağır, 104'ünün orta, 98'inin hafif hasarlı olduğunu, 301 eserin ise depremi hasarsız atlattığını vurguladı.</p><p>Restorasyon ve ihya programında toplam iş yükünün yarısından fazlasının tamamlandığını ifade eden Ersoy, 2026 sonuna kadar 58, 2027'de ise 110 olmak üzere 168 işin daha tamamlanmasının planlandığını kaydetti.</p><p>Ersoy, deprem bölgesinde bugüne kadar 24 milyar liralık iş gerçekleştirildiğini, kalan projelerin tamamlanmasıyla toplam yatırımın 34 milyar liraya ulaşacağını belirtti.</p><p><br> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Muhabir: İzzet Mazı</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Kahramanmaraş</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/bakan-ersoy-depremden-etkilenen-11-ilimizde-restorasyon-icin-12-milyar-265-milyonu-asan-kaynak-kullandik</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/09/bakan-ersoy-depremden-etkilenen-11-ilimizde-restorasyon-icin-12-milyar-265-milyonu-asan-kaynak-kullandik.jpg" type="image/jpeg" length="31642"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Gazze'deki zulümlere karşı çıkan tüm üniversiteleri selamlıyorum]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-gazzedeki-zulumlere-karsi-cikan-tum-universiteleri-selamliyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-gazzedeki-zulumlere-karsi-cikan-tum-universiteleri-selamliyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 'Dini, etnik yapısı, milliyeti ne olursa olsun dünyanın neresinde olursa olsun Gazze'deki zulümlere karşı çıkan, karşı koyan tüm üniversiteleri, üniversite mensuplarını ve öğrencilerini selamlıyorum.' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KONYA (AA) - Yılmaz, bir dizi programlara katılmak için geldiği Konya'da, ilk olarak Valiliği ziyaret etti.</p><p>Burada Vali İbrahim Akın'dan kentte yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alan Yılmaz'a, AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, AK Parti Konya milletvekilleri Ünal Karaman, Hasan Ekici, Meryem Göka, Ziya Altunyaldız ile merkez ilçe belediye başkanları eşlik etti.</p><p>Cevdet Yılmaz, daha sonra Necmettin Erbakan Üniversitesi'nin 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni'ne katıldı.</p><p>Üniversitenin Ahmet Keleşoğlu Yerleşkesi Nezahat Keleşoğlu Konferans Salonu'nda düzenlenen açılış töreninde konuşan Yılmaz, bilgi çağında değişimin tarihte görülmemiş bir hız ve ölçüye ulaştığını söyledi.</p><p>Bilimsel keşiflerin kısa sürede teknolojiye, teknolojik gelişmelerin ise üretim süreçlerinde köklü dönüşümlere yol açabildiğini ifade eden Yılmaz, bu dönüşümlerin ülkeler arasındaki ekonomik dengeleri de etkilediğini dile getirdi.</p><p>Yılmaz, dünyada jeopolitik gerilimlerin, risklerin ve belirsizliklerin arttığı bir dönemden geçildiğine işaret ederek, güç dengelerinin yeniden şekillendiği bu süreçte bilimsel ve beşeri kapasite ile bilgiyi ekonomik ve toplumsal değere dönüştürme becerisinin öne çıktığını vurguladı.</p>'Üniversiteler aynı zamanda birer kalkınma kurumudur'<p>Üniversitelerin yalnızca eğitim ve araştırma kurumları olmadığına dikkati çeken Yılmaz, şöyle konuştu:</p><p>'Üniversiteler aynı zamanda birer kalkınma kurumudur. İçinde bulunduğu toplumu dönüştürmeyen bir üniversite, gerçek anlamda üniversite rolünü icra edemiyor demektir. Bir üniversite hangi alanla ilgili olursa olsun etrafındaki şehre, topluma açık bir sistem oluşturamıyorsa tam anlamıyla görevini icra edemiyor demektir. Bu noktada da hep şunun altını çizmek istiyorum. Üniversitelerin etrafında fiziki duvarlar olabilir. Hani şartlar gerektiriyorsa onunla ilgili bir problemim yok ama üniversitenin zihninde duvarlar olmamalı. Etrafını zihinsel duvarlarla kapatmış bir üniversitenin, içinde bulunduğu topluma çok büyük bir faydası olamaz. Üniversite açık bir sistem olmak durumunda. Sanayiciyle, çiftçiyle, yerel yönetimle, sivil toplumla etrafında kim varsa bu kesimlerle, paydaşlarla bir araya gelebilen, onlarla birlikte sorun tarif eden, sorunları çözmek için kapasitesini devreye sokan bir üniversite çok kıymetli.'</p>'Bilimi, teknolojiyi erdemle, ahlakla, merhametle, hukukla buluşturmadığınız sürece bunun bir anlamı yok'<p>Cevdet Yılmaz, hikmet, marifet, ahlak ve insani değerlerle buluşturma boyutunun da önemli olduğunun altını çizdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bilim ve teknolojide ilerlemenin tek başına yeterli olmadığını dile getiren Yılmaz, şunları kaydetti:</p><p>'Bilimi, teknolojiyi erdemle, ahlakla, merhametle, hukukla buluşturmadığınız sürece bunun bir anlamı yok. Üniversitenin de burada bir pozisyonunun olması lazım. Gazze'de yaşananları hep birlikte görüyoruz. O zulmü işleyenlerin bir eğitim, teknoloji, bilim problemi yok. Maalesef insanlık tarihinin en ağır suçlarını işleyebiliyorlar. Bir soykırımdan bahsediyoruz. Dolayısıyla üniversitelerin duruşu bu anlamda çok önemli. Bu çerçevede dini, etnik yapısı, milliyeti ne olursa olsun dünyanın neresinde olursa olsun Gazze'deki zulümlere karşı çıkan, karşı koyan tüm üniversiteleri, üniversite mensuplarını ve öğrencilerini Necmettin Erbakan Üniversitesi'nden selamlıyorum.'</p>'Konya'nın sanayisi daha katma değerli hale gelmeli'<p>Yılmaz, Konya'nın geçmişte tarımıyla öne çıkan önemli bir merkez olduğunu, kentin son yıllarda sanayi alanında da önemli ilerlemeler kaydettiğini aktardı.</p><p>Konya'nın 4 milyar doları aşan ihracatı bulunduğunu ifade eden Yılmaz, kentin sanayi potansiyelinin daha da geliştirilmesi gerektiğini dile getirdi.</p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, savunma sanayisi, sağlık endüstrileri, enerji ve ulaştırma ekipmanları gibi alanlarda daha katma değerli üretime yönelmenin önemine dikkati çekerek, yeşil ve dijital dönüşümün yakalanması gerektiğini vurguladı.</p><p>Yılmaz, gerçek kalkınmanın, bilginin kitaplarda kalmayıp üretime, gençlerin hayallerine ve toplumun refahına katkı sunduğu zaman başladığını ifade etti.</p><p>Türkiye'de üniversitelerin yaygınlaştırılmasının ve bu kurumlara yapılan yatırımların, toplumun refahına ve ülkenin gelişimine katkı sağlaması amacı taşıdığının altını çizen Yılmaz, 'Bu dönem, Sayın Cumhurbaşkanı, 81 vilayette üniversite kurduysa bu sistemi geliştirdiyse ve bütçemizden, vatandaştan topladığımız vergilerle buralara bu kadar ciddi yatırımlar yaptıysak bunun elbette topluma geri dönmesini istiyoruz. Vatandaşımıza refah olarak, daha güçlü bir Türkiye olarak geri dönmesini istiyoruz. Bütün bunların gerçek patronu vatandaşımız, milletimiz, insanımız. Onun kaynaklarıyla oluyor.' ifadesini kullandı</p><p>Yılmaz, bu yatırımların meyvelerini verdiğini, Necmettin Erbakan Üniversitesi'nin kısa sayılabilecek kuruluş geçmişine rağmen dünyayla rekabet eden bir üniversite haline geldiğini bildirdi.</p>'Yeni nesil üniversitelerimizle daha açık sistem üniversitelerimizle Türkiye, dünyada çok daha farklı bir yere gelecek'<p>Eğitim yatırımlarının sonuçlarının uzun vadede ortaya çıktığını anlatan Yılmaz, şöyle devam etti:</p><p>'İnşallah yeni nesil üniversitelerimizle daha açık sistem üniversitelerimizle Türkiye, dünyada çok daha farklı bir yere gelecek. Eğitimde de son dönemlerde güzel haberler alıyoruz. OECD'nin yaptığı 'PISA' diye bir test var biliyorsunuz. Burada bütün ülkelere gidip ölçüyorlar. Fende, matematikte, dil ve okuma becerilerinde çocukların durumu nasıl' diye. Bu üç eksenli bir test yapıyorlar. Son yapılan testlerde Türkiye, OECD ülkeleri arasında her 3 alanda da puanını çok ciddi şekilde arttırabilen tek ülke oldu. Hepimiz iftihar ediyoruz bununla. Burada tabii mevcut Milli Eğitim Bakanımızı, ekibini tebrik ediyoruz ama bir taraftan da şunu vurgulamamız lazım. Bu işler bir anda olmuyor. Son 22-23 yılın bir birikimi var burada.'</p>'İnsan odaklı bir kalkınma anlayışına sahibiz'<p>Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın iktidara geldiği günden bugüne Milli Eğitimi bütçede bir numaralı hale getirdiğini anımsatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p><p>'Bugün 1 milyonu aşkın öğretmenimiz, yüz binlerce yeni yaptığımız dersliğimiz, okullardaki teknoloji kullanımı, müfredatımız, birçok yeniliklerle Türkiye, bugün hakikaten çok önemli bir yere geldi. Bugün anasınıfında yaptığınız bir değişikliğin, iş gücü piyasalarına yansıması en az 20 yılı alır her halde. Eğitim öyle bir alan. Gerçek anlamda kalkınma da bu. İnsan odaklı bir kalkınma anlayışına sahibiz. Bir nesli iyi eğittiğiniz zaman, bir nesli nitelikli hale getirdiğiniz zaman o nesil kendini yeniden üretiyor. Nesiller boyu bir etki oluşturuyorsunuz. Kötüleştiğinde de tersine maalesef bir etki var. Dolayısıyla insan yetiştirme meselesi en kritik mesele. Bunu bir defa başarırsanız bu uzun bir süre kendini yeniden üreterek nesilden nesle aktarılarak devam ediyor ve Türkiye son çeyrek asırda bunu fazlasıyla başardı. Bunun etkilerini inşallah nesiller boyu göreceğiz. Bu kritik ilerlemeye liderlik yapan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a ve tüm emeği geçenlere huzurunuzda milletimiz adına şükranlar sunuyorum.'</p><p>Yılmaz, son 24 yılda eğitime büyük öncelik verdiklerini söyledi.</p><p>Bu dönemde yüksek öğretime erişimi ülkenin tamamına yayarken, akademik insan kaynağını ve araştırma imkanlarını güçlendirdiklerini ifade eden Yılmaz, 'Bugün 6,3 milyona yaklaşan üniversite öğrencimiz var ve yaklaşık 190 bin akademik personelle çok güçlü bir kapasiteye sahibiz.' diye konuştu.</p><p>Cevdet Yılmaz, üniversitelerin, ülkenin kalkınmasına daha fazla katkı sağlaması için güçlü olduğu alanlarda derinleşmesinin, araştırmalarını gerçek ihtiyaçlara yöneltmesi ve birbirini tamamlayan yetkinlikler oluşturmasının çok önemli olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:</p><p>'Bu noktada da şunun altını çizmek istiyorum, biz birbirinin kopyası üniversiteler istemiyoruz farklılaşan üniversiteler istiyoruz. Elbette her üniversitede olmazsa olmaz benzer bilimler, bölümler olacaktır. Yanlış anlamayın, onu kastetmiyorum ama her üniversite kendini belli konularda farklılaştırarak öne çıkmak durumunda. Kişiler için de bu böyle, kurumlar için de böyle. Diğerlerinin kopyası olan bir üniversitenin çok fazla bir faydası yok. Farklılaşan üniversiteler istiyoruz. İçinde bulunduğu bölgeye göre, sektöre göre, dünyadaki gidişata göre kendini belli konularda ihtisaslaştıran, uzmanlaştıran, belli konularda en iyi olma iddiasını ortaya koyan üniversiteler istiyoruz.'</p><p>Yılmaz, Türkiye'de 23 araştırma üniversitesi olduğunu hatırlatarak, yayın kalitesi, işbirlikleri gibi birçok boyutuyla önemli olan bu araştırma üniversitelerinin Türkiye'ye küresel düzeyde rekabet gücü kazandıracak üniversiteler olduğunu bildirdi.</p><p>26 bölgesel kalkınma odaklı üniversite tayin edildiğini dile getiren Yılmaz, şöyle devam etti:</p><p>'Burada da hep şunu söylüyoruz, 'Üniversitenin kalkınma, gelişme stratejisi ile içinde bulunduğu bölgenin kalkınma stratejisini mümkün olduğu kadar örtüştürmek gerekiyor. En azından arada bir tenakuzun olmaması gerekiyor. 25 üniversitemizde ise yapay zeka, sağlıkta dijital teknolojiler, enerji ve gıda biyoteknolojisi gibi stratejik bilim alanlarında ihtisaslaşmayı destekliyoruz. Politik olarak bunları yapıyoruz. Araştırma üniversiteleri, bölgesel kalkınma üniversiteleri ve yine belli stratejik sektörlerde üniversiteler... Bölgesel kalkınma odaklı üniversitelerimizin tarım, hayvancılık, enerji, turizm, madencilik, gıda ve hassas tarım gibi alanlarda uzmanlaşmasını, bu politikanın sahadaki karşılığını ortaya koyan bir gelişim olarak görüyoruz. Böylece üniversitelerimizin bilgi ve araştırma gücünü bölgelerimizin mevcut potansiyelini geliştirmek için kullanırken stratejik alanlardaki ihtisaslaşmayla ülkemize yeni bilimsel ve teknolojik yetkinlikler kazandırıyoruz.'</p>'Üniversite sadece bugünün ekonomisi için, toplumu için insan yetiştiren bir kurum olmamalı'<p> </p><p>Cevdet Yılmaz, üniversitelerin eğitim programlarını da ekonominin ve teknolojinin değişen ihtiyaçlarına göre yapılandırdıklarını belirterek, istihdamla bağı kopan 175 programı sistemden çıkarıp, 54 programı sektör beklentilerine göre dönüştürürken, 100 üniversitede yapay zeka ve dijitalleşme alanında yeni programları hayata geçirdiklerini anlattı.</p><p>Yapay zeka başta olmak üzere yeni yatay teknolojilerin neredeyse tüm mesleklerin icra ediliş biçimini değiştireceğini öngördüğünü aktaran Yılmaz, 'Meslek ortadan kalkmasa da mesleğin icra ediliş biçimi, yöntemi değişecek. Dolayısıyla üniversite sadece bugünün ekonomisi için, toplumu için insan yetiştiren bir kurum olmamalı. Geleceğin ihtiyaçlarını şimdiden öngörüp gençlerimizi, çocuklarımızı o geleceğin ihtiyaçlarına göre yetiştirmeli. Böylece çocuklarımız, gençlerimiz dünyayla daha kolay rekabet edebilir hale geleceklerdir.' sözlerini sarf etti.</p><p>Yeşil dönüşüm programlarını 48, sağlıkta dijital dönüşüm programlarını 26, tarımda dijital dönüşüm programlarını ise 13 üniversiteye yayarak gençleri geleceğin ihtiyaç duyacağı alanlara hazırladıklarını dile getiren Yılmaz, üniversiteyle üretim hayatı arasındaki bağı da mezuniyet sonrasına bırakmadan, 104 üniversitedeki 381 meslek yüksek okulunu 283 oda ve borsayla eşleştirerek öğrencilerin sektörle eğitim sürecinde buluşmasını sağladıklarını vurguladı.</p>'Staj programlarına, uygulamaya lütfen hep birlikte önem verelim'<p>Öğrencilere tavsiyelerde bulunan Yılmaz, şöyle devam etti:</p><p>'Tabii ki dersliklerde ders öğreneceksiniz ama uygulama olmadan inanın çok fazla anlam ifade etmiyor bu bilgiler. Dolayısıyla staj programlarına, uygulamaya lütfen hep birlikte önem verelim. Bunu bir formalite gibi görmeyelim. Bakın burada önümüzde güzel bir örnek var bizim. Tıp fakülteleri. Türkiye hakikaten tıpta çok başarılı. Iyi doktorlar yetiştiriyoruz. Milyarlarca dolar şu anda sağlıklı turizminden para kazanıyor ülkemiz. İyi bir noktadayız. Altyapıya da büyük yatırımlar yaptık. Teorik bir eğitimi var ama doktorların hayatının önemli bir kısmı eğitim aşamasından başlayarak hastanelerde geçiyor. Aynı şey bütün dallar için geçerli olmalı. Bir mühendis de kendi alanıyla ilgili sahada olmalı. Eğitim eğitiminin bir parçası olmalı bu uygulama. Sosyolog da öyle olmalı. Sahada, bu aldığı teorik eğitimin somut karşılığını hayata geçirebilir becerileri kazanabilmeli.</p><p>Gençlerin bu dijital teknolojilerde yapay zeka başka olmak üzere yetkinleşmesi ama bir taraftan da asosyal hale gelmemeleri lazım. Sosyal medya aslında asosyal medya. Bizleri yalnızlaştıran toplumdan koparan bir medya. Buna karşı takım çalışmasının ben çok önemli olduğuna inanıyorum. Süpermen yok değerli arkadaşlar. Hep birlikte bir araya gelip iş başaran insanlar var. Dolayısıyla bu ekip çalışması ve iletişimin çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Gençlere bunu da tavsiye ediyorum. İletişime, ekip çalışmasına önem verin, uygulamaya önem verin. Sadece derslikte dinlemeyin konuları ve üniversite hayatınızda farklı aktivitelerle hayatınızı zenginleştirin.'</p><p>Türkiye'nin bilimsel yayın sayısında 2002 yılında dünyada 29. sırada olduğunu kaydeden Yılmaz, geçen yıl 15. sıraya yükseldiğini anımsattı.</p><p>Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Türkiye Stratejik Teknoloji İnsan Kaynağı Programı'nı ilan ettiğini hatırlatarak, şunları paylaştı:</p><p>'İlk yıl 550 doktora öğrencisi alacağız ve araştırma görevlisi olarak istihdam edilecekler. Beş yıl içinde yapay zeka, bilişim, siber güvenlik ve donanım alanlarında toplam 3 bin genç araştırmacıyı yetiştireceğiz. Bunun da ben çok önemli bir stratejik proje olarak altının çizilmesi gerektiğini ifade ediyorum. Üniversitelerimiz için ortaya koyduğumuz bu hedeflerin şehirlerimizde karşılık bulması, yüksek öğretim ile kalkınma arasındaki bağı daha da güçlendiriyor.'</p>'Hem güçlü olacağız hem de haklı olacağız. İkisini aynı anda başaracağız'<p>Son dönem dünyada, bölgede 'Güçlüysem her şeyi yapabilirim' anlayışının ortaya çıktığını vurgulayan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>'Gücün kuvvetin varsa önünde hiçbir engel yoktur, diye bir zihniyet... Bu insanlık adına çok tehlikeli bir zihniyet. Bunun karşısında Türkiye Cumhuriyeti olarak biz şunu söylüyoruz; evet güçlü olmak zorundayız. İçinden geçtiğimiz dönem hiç kimsenin merhametine güvenebileceğimiz bir dönem değil. Dolayısıyla güçlü olmak zorundayız ama sadece güçlü olmak yetmez. Biz diyoruz ki; hem güçlü olacağız hem de haklı olacağız. İkisini aynı anda başaracağız. Asıl fark da burada. Merhum Necmettin Erbakan hocamızın yıllar önce vurguladığı 'önce ahlak ve maneviyat anlayışı' da bilimin, üretimin ve kalkınmanın nasıl bir insan tasavvuru üzerinde yükselmesi gerektiğine dair güçlü bir ölçü oluyor. Adını taşıyan bu üniversitede yetişecek gençlerin alın telini ve emeği mukaddes bilerek, bilgiyi erdemle, başarıyı sorumlulukla ve bilimsel yetkinliği güçlü bir ahlak anlayışıyla buluşturacak olması bu mirasın en anlamlı karşılığı olacaktır.'</p><p>NEÜ Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu ise Konya'nın asırlardır ilimle, irfanla, ticaretle, ahlakla ve hayır kültürle yoğrulmuş bir büyük bir medeniyetin merkezi olduğunu belirterek, 'Mevlana Celaleddin Rumi'nin, Sadreddin Konevi'nin ve nice gönül mimarının mirası bugün hala bu şehrin sokaklarında, taşında, toprağında yaşamaktadır. Bizler bu hafızanın mirasçılarıyız. Konya'dan aldığımız ruh sırtımıza ağır bir çalışma mecburiyeti yüklemektedir. Bilgimiz şehrimizin sorunlarına dokunmalı, araştırmalarımız insanımızın dertlerine derman olmalı. Öğrencilerimiz bu kadim kültürün ikliminde pişmelidir.' ifadesini kullandı.</p><p>Konya Valisi İbrahim Akın da küresel rekabetin yoğun olduğu bu çağda üniversitelerin, yüksek katma değer sağlayan projeleri, AR-GE faaliyetleri ve sektörle iç içe yapısıyla ön plana çıktığını dile getirdi.</p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz daha sonra Zorlu'yu makamında ziyaret etti.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Abdullah Doğan, Zehra Melek Tuğlu</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Konya</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-gazzedeki-zulumlere-karsi-cikan-tum-universiteleri-selamliyorum</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 16:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/09/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-gazzedeki-zulumlere-karsi-cikan-tum-universiteleri-selamliyorum.jpg" type="image/jpeg" length="60124"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İçişleri Bakanı Çiftçi, 81 ildeki okullarda ve çevrelerinde uygulanacak güvenlik tedbirlerini açıkladı]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/icisleri-bakani-ciftci-81-ildeki-okullarda-ve-cevrelerinde-uygulanacak-guvenlik-tedbirlerini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/icisleri-bakani-ciftci-81-ildeki-okullarda-ve-cevrelerinde-uygulanacak-guvenlik-tedbirlerini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Çiftçi, 2026-2027 eğitim öğretim yılında okullarda ve çevrelerinde uygulanacak güvenlik tedbirleri kapsamında emniyet ve jandarma ekiplerinin sahada olacağını, anlık denetimlerle daha güvenli eğitim ortamı tesis edeceklerini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 2026-2027 eğitim öğretim yılında okullarda ve çevrelerinde uygulanacak güvenlik tedbirleri kapsamında emniyet ve jandarma ekiplerinin sahada olacağını, anlık denetimlerle daha güvenli eğitim ortamı tesis edeceklerini bildirdi. NSosyal hesabından 'Evlatlarımız için sahadayız' başlığıyla yaptığı paylaşımda, 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrencilerin huzur ve güven içinde eğitimlerini sürdürebilmeleri amacıyla okullarda ve çevrelerinde uygulanacak güvenlik tedbirlerini açıkladı.</p><p>Çocukların okullarına güvenle gitmeleri ve yuvalarına huzurla dönmeleri için tedbirlerin en üst seviyeye çıkarıldığını belirten Çiftçi, 'Emniyet ve jandarma ekiplerimiz, evlatlarımız için sahada. Anlık denetimlerle daha güvenli bir eğitim ortamı tesis ediyoruz. 81 ilimizde 31 bin okul bahçe görevlisi için planlamamızı tamamladık. Öncelikli okullarımızda kullanılmak üzere 2 bin 804 el dedektörü tedarik ettik.' ifadelerini kullandı.</p><p>Bakan Çiftçi, okulların risk durumlarına göre değerlendirildiğini, okul kolluk görevlilerinin, güvenli eğitim koordinasyon görevlilerinin ve devriye ekiplerinin ihtiyaca göre hassasiyetle görevlendirildiğini vurguladı.</p><p>Çiftçi, şunları kaydetti:</p><p>'Eğitim öğretim yılı boyunca ülke genelinde 'Çocuk ve Gençlerin Korunmasına Yönelik Okul Çevreleri ile Servis Araçları Denetim Uygulaması' gerçekleştireceğiz. Uyuşturucuyla mücadeleden trafik ve siber güvenliğe kadar evlatlarımızı tehdit edebilecek her konuda kararlılıkla sahadayız. Gayemiz çok açık, çocuklarımız güven içinde eğitim görsün, anne babalarımızın gözü arkada kalmasın. Bu vesileyle yeni eğitim öğretim yılının hayırlı olmasını diliyor, tüm öğrencilerimize başarılar temenni ediyorum.'</p>Ekip ve devriye faaliyetleri artırılacak<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre de alınan tedbirlerle öğrencilerin eğitimlerini huzur ve güven içinde sürdürebilmeleri, okul çevrelerindeki risklerin azaltılması ve kurumlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi hedeflendi.</p><p>Bu kapsamda, eğitim öğretim yılı boyunca okul giriş ve çıkış saatlerinde ekip ve devriye faaliyetleri artırılacak, öncelikli olarak belirlenen okullarda güvenlik tedbirleri yoğunlaştırılacak.</p><p>Güvenlik kameralarının yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar sürdürülürken okullarda görev yapan özel güvenlik görevlilerine yönelik denetimler de artırılacak. Okul yönetimleri ile ilgili kurum ve kuruluşlar arasındaki bilgi paylaşımı ve koordinasyon etkin şekilde sürdürülecek.</p><p>Okul çevrelerinde bulunan internet kafeler, oyun salonları, büfeler, seyyar satıcılar ve benzeri iş yerlerine yönelik denetimler, ilgili kurumlarla koordinasyon içinde artırılacak.</p><p>Okulla ilişkisi bulunmayan ve öğrencilerin güvenliği açısından risk oluşturabilecek kişilere yönelik gerekli kontroller gerçekleştirilecek, mahalle sakinlerinden gelen gözlem ve ihbarlar da değerlendirilerek ihtiyaç duyulan ilave güvenlik tedbirleri alınacak.</p>Okul çevrelerinde narkotik denetimlerine ağırlık verilecek<p>Uyuşturucu ve uyarıcı maddelerle mücadele kapsamında ilgili kurumların katılımıyla 'güvenlik tedbirleri toplantıları' gerçekleştirilecek. Başta narkotimler olmak üzere ilgili kolluk birimlerinin okul önleri ve çevrelerindeki faaliyetleri artırılacak.</p><p>Alkol, sigara ve tütün mamulleri ile kesici, delici ve yaralayıcı unsurların okul çevrelerinde bulundurulması ve satışının önlenmesine yönelik denetimler de eğitim öğretim yılı boyunca sürdürülecek.</p><p>Öğrencilere yönelik kişisel güvenlik, suçtan korunma yöntemleri ve siber güvenlik konularında bilgilendirme ve bilinçlendirme faaliyetleri gerçekleştirilecek.</p>Servis araçlarına yönelik denetimler artırılacak<p>Trafik güvenliği kapsamında da Bakan Çiftçi'nin talimatıyla 81 ildeki okul çevrelerinde yaya ve öğrenci güvenliğine yönelik denetimler artırılacak ve yayalara ilk geçiş hakkına ilişkin kontroller gerçekleştirilecek. Trafik işaret ve levhaları ile diğer fiziki tedbirler kontrol edilerek belirlenen eksikliklerin giderilmesi sağlanacak.</p><p>Öğrencilerin güvenli şekilde okullarına ulaşmalarının sağlanması amacıyla okul servis araçlarına yönelik denetimler de 2026-2027 eğitim öğretim yılı boyunca yoğunlaştırılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Okullarda alınacak tedbirler kapsamında Bakan Çiftçi tarafından duyurulan 7 basamaklı güvenlik modeli uyarınca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca İŞKUR aracılığıyla Toplum Yararına Programlar (TYP) kapsamında 31 bin okul bahçe görevlisi kontenjanı tahsis edildi.</p><p>Görevlendirmeler, okulların öncelik dereceleri dikkate alınarak gerçekleştirilecek.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Zehra Tekeci Eser</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/icisleri-bakani-ciftci-81-ildeki-okullarda-ve-cevrelerinde-uygulanacak-guvenlik-tedbirlerini-acikladi</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 13:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/09/icisleri-bakani-ciftci-81-ildeki-okullarda-ve-cevrelerinde-uygulanacak-guvenlik-tedbirlerini-acikladi.jpg" type="image/jpeg" length="48808"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, partisinin kadın belediye başkanlarını kabul etti]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-partisinin-kadin-belediye-baskanlarini-kabul-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-partisinin-kadin-belediye-baskanlarini-kabul-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin kadın belediye başkanlarını kabul etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - AK Parti Kongre Merkezindeki kabul, basına kapalı gerçekleşti.</p><p>Kabulde, AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Mustafa Demir, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin'in de aralarında bulunduğu 18 il ve ilçe belediye başkanı da hazır bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><br> </p><p>Muhabir: Zafer Fatih Beyaz, Aynur Ekiz</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-partisinin-kadin-belediye-baskanlarini-kabul-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/09/cumhurbaskani-ve-ak-parti-genel-baskani-erdogan-partisinin-kadin-belediye-baskanlarini-kabul-etti.jpg" type="image/jpeg" length="51748"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Bağımlılıkla mücadeleyi, suç ekonomisinin kaynaklarını kurutan anlayışla yürütüyoruz]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-bagimlilikla-mucadeleyi-suc-ekonomisinin-kaynaklarini-kurutan-anlayisla-yurutuyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-bagimlilikla-mucadeleyi-suc-ekonomisinin-kaynaklarini-kurutan-anlayisla-yurutuyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 'Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde bağımlılıkla mücadeleyi, insanı koruyan, aileyi güçlendiren ve suç ekonomisinin kaynaklarını kurutan kapsamlı bir anlayışla yürütüyoruz.' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığında düzenlenen 'Bağımlılığa Dur De: Yasa Dışı Bahis ve Kumar Bağımlılığıyla Mücadele' panelinde konuştu.</p><p>Cevdet Yılmaz, panelin, bireyin huzurunu, aile yapısını ve gençlerin geleceğini tehdit eden yasa dışı bahis ve kumarla mücadeleye önemli katkılar sunacağına inandığını belirtti.</p><p>Dijitalleşmenin, hayatın pek çok alanında önemli imkanlar sağlarken, suç ve bağımlılık biçimlerini de dönüştürdüğüne işaret eden Yılmaz, çevrim içi platformların yaygınlaşması, mobil erişimin kolaylaşması ve yeni ödeme araçlarının çeşitlenmesiyle yasa dışı bahis ve kumar faaliyetlerinin daha hızlı, daha geniş kitlelere ulaşabilen ve sınır aşan bir yapıya kavuştuğuna dikkati çekti.</p><p>Kolay kazanç vaadinin, özellikle gençleri oyun ve eğlence görüntüsü altında işleyen büyük bir sömürü mekanizmasının hedefi haline getirdiğini söyleyen Yılmaz, 'Bir kişinin hesabında başlayan kayıp, aile içindeki güveni, çalışma hayatını, sosyal ilişkileri ve geleceğe dair umutları aşındıran ağır sonuçlara dönüşebiliyor.' diye konuştu.</p>'Karşımızdaki çok boyutlu tehdit, koordineli hareket etmeyi gerektiriyor'<p>Yasa dışı bahis ve kumar ağlarının, kayıt dışı finansal yapılar ve organize suç örgütleriyle kesişerek kamu düzenini ve ekonomik güvenliği de tehdit ettiğini anlatan Yılmaz, 'Karşımızdaki çok boyutlu tehdit, güvenlik, hukuk, finans, sağlık, eğitim, sosyal politika ve iletişim alanlarında koordineli hareket etmeyi gerektiriyor.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>'Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde bağımlılıkla mücadeleyi, insanı koruyan, aileyi güçlendiren ve suç ekonomisinin kaynaklarını kurutan kapsamlı bir anlayışla yürütüyoruz' diyen Yılmaz, bu doğrultuda 2025'te yürürlüğe giren Sanal Ortamda Yasa Dışı Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele Eylem Planı'nın sanal ortamda tespit ve erişim engellemeden finansal tedbirlere, kolluk ve adli kapasitenin güçlendirilmesinden toplumsal farkındalığa ve uluslararası işbirliğine kadar uzanan bütüncül bir mücadelenin zeminini oluşturduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>Yılmaz, MASAK'ı çalışmalarından dolayı tebrik etti<p>Eylem Planının hazırlıklarında sekreterya görevini özellikle Mali Suçları Araştırma Kurulu'na (MASAK) verdiklerini anlatan Yılmaz, 'Finansı takip ettiğiniz zaman, finansın üzerinden bu hadiseleri izlediğiniz zaman engellemek de daha kolay hale geliyor.' ifadesini kullandı. Yılmaz, MASAK'ı yaptığı çalışmalardan dolayı tebrik etti.</p><p>MASAK'ın 2 ayda bir gelişmeleri takip ettiğini, 4 ayda bir de kendisinin başkanlığındaki İzleme Kurulunda bir araya gelerek tüm kurumların yaptığı çalışmaları izlediklerini bildiren Yılmaz, 'Bugüne kadar yürüttüğümüz çalışmalarla teknik tespit ve erişim engelleme kapasitemiz geliştirilmiş, finansal denetim yoğunlaştırılmış, kiralık hesaplara ve yasa dışı ödeme altyapılarına yönelik ciddi tedbirler alınmıştır.' bilgisini paylaştı.</p>'Bütün kurumların etkin kullanabileceği bir yapay zeka altyapısı da oluşturuyoruz'<p>Siber Güvenlik Başkanlığının çalışmalarıyla kurumlar arası veri paylaşımını güçlendirerek yapay zekayla tespit imkanlarını daha etkili kullanmak için çalışmaların başlatıldığını açıklayan Yılmaz, 'Birkaç kurumumuz tarafından bu çalışmalar yürütülüyordu. Bunları bir havuzda toplayıp bütün kurumların etkin kullanabileceği bir yapay zeka altyapısı da oluşturuyoruz. Bu da mücadelemize daha farklı bir etkinlik katacak.' sözlerini sarf etti.</p><p>Cevdet Yılmaz, değişen suç yöntemlerini hızla belirleyen ve risklere büyümeden proaktif biçimde müdahale yeteneğini daha ileri seviyeye taşıdıklarını aktardı.</p><p>Bu mücadelede arz ve talep olmak üzere iki boyut olduğunu anlatan Yılmaz, zehir tacirleri ve kumar baronları ile çok güçlü mücadele içinde olan İçişleri ve Adalet bakanlıklarına teşekkür etti.</p><p>'Arz tarafıyla bu zehir tacirleriyle, kumar baronlarıyla mücadele güzel ama yetmez' ifadesini kullanan Yılmaz, sadece arzla uğraşmakla bu işin içinden çıkılamayacağını, işin talep tarafına da mutlaka bakılması gerektiğini belirtti.</p>'Akademik dünyamızın temel meselelerde çok daha fazla katkısını bekliyoruz'<p>Suç ağlarını, internet sitelerini ve finansal altyapıları hedef alan çalışmaları bu mecralara yönelimi önleyecek sosyal politikalarla desteklediklerini aktaran Yılmaz, 'Bağımlılığın ortaya çıkmadan önlenmesi, risklerin erken aşamada belirlenmesi, gençlerimizin ve ailelerin dijital mecralardaki yönlendirmelere karşı bilinçlendirilmesi bu alandaki mücadelemizin temelini oluşturuyor.' dedi.</p><p>Bu amaçla toplumsal farkındalık ve eğitimin, Eylem Planının temel öncelikli alanlarından biri olarak belirlendiğini kaydeden Yılmaz, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca hazırlanan 'Kumar Bağımlılığıyla Mücadele Aile Rehberi'nin, ailelerin risk işaretlerini tanımasına ve doğru destek mekanizmalarına ulaşmasına katkı sağladığını dile getirdi.</p><p>Yılmaz, Sağlık Bakanlığı, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) ve Yeşilay işbirliğindeki saha araştırmalarıyla sorunun nedenleri ve toplumsal etkilerinin incelendiğini, elde edilen bulgular doğrultusunda farkındalık çalışmalarının yapıldığını anlattı.</p><p>Bu anlamda akademik çalışmalara da değinen Yılmaz, 'Akademik dünyamızın ekonomiden sağlığa, teknolojiden bağımlılıkla mücadeleye, nüfus politikalarından başka alanlara varıncaya kadar temel meselelerde çok daha fazla katkısını beklediğimizi ifade etmek isterim.' diye konuştu.</p><p>Yılmaz, 'Terörsüz Türkiye' konusunda çalışmalar yapılmasına yönelik Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanlığının çağrısının önemli olduğunu vurguladı.</p>'Kalıcı başarı insanımızın bu tuzağa düşmesini engellemek'<p>Kapatılan internet siteleri, engellenen finansal işlemler ve gerçekleştirilen operasyonların, mücadelenin önemli sonuçları olduğunu kaydeden Yılmaz, 'Kalıcı başarı ise insanımızın bu tuzağa düşmesini engellemek ve bağımlılık yaşayan vatandaşlarımızın yeniden hayata tutunmalarını sağlamakla mümkündür.' ifadesini kullandı.</p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p><p>'Özgürlük kavramı adı altında gençlerimizi bağımlılığa sürükleyen bir kültürel atmosfer var. Bununla da mücadele etmemiz gerekiyor. Aslında bağımlılık özgürlük demek değil, tam aksine kölelik demek. Özgürlüğünden, iradesinden insanın vazgeçmesi demek. Tanımı gereği böyle. Ama sanki bu bir özgürlükmüş gibi, bunları yapmak özgürlüğün bir parçasıymış gibi topluma sunulduğunu görüyoruz. Gerçek özgürlük insanın iradesini hiçbir şeye teslim etmemesi, iradesiyle hareket edebilme kabiliyetini korumasıdır. Dolayısıyla bu anlamda bağımlılığın özgürlüğe karşıt olduğunu, özgürlüğümüzü elimizden aldığını her fırsatta vurgulamakta fayda var.'</p>'Sosyal medyada farklı kahramanlar oluşturulduğunu görüyoruz'<p>Bahis ve kumarın dijital mecralarda giderek normalleşmesi veya normalleştirilmesinin, bağımlılığı besleyen en tehlikeli unsurlardan biri olduğunun altını çizen Yılmaz, kolay kazanç vaadi ile sunulan reklamlar, oyun görüntüsü altındaki zararlı içerikler ve sosyal medya paylaşımlarının, gençlerin risk algısını zayıflattığını belirtti.</p><p>Üretim kültürünün ve emeğin değerinin çok güçlü bir şekilde vurgulanması gerektiğini kaydeden Yılmaz, 'Gerçek kahramanlar üretenlerdir, alın teri dökenlerdir. Özellikle medyada, sosyal medyada farklı kahramanlar oluşturulduğunu görüyoruz. Gençlere, yeni nesillere anlatmamız gereken şey bu: Kolay kazanç değerli değil, alın teriyle elde edilen, emekle elde edilen kazanç değerlidir.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Kumar oynayanların değil, kumarı oynatanların her zaman kazandığına dikkati çeken Yılmaz, 'O tezgahı kuranlar kazanır. Diğerleri de o tezgahta heba olup giderler.' sözlerini sarf etti.</p><p>Cevdet Yılmaz, üretimin, emeğin, alın terinin değerini yeni nesillere, eğitim ve iletişim sistemi içinde mutlaka aktarılması gerektiğinin altını çizdi.</p>'Bahis ve kumarı özendiren içerik ve yayınların önlenmesi, mücadelenin en öncelikli unsuru'<p>Bahis ve kumarı özendiren içerik ve yayınların önlenmesi, dijital platformlarda sorumlu yayıncılık anlayışının güçlendirilmesi, toplumu bilinçlendirici, doğru mesajlar verilmesinin bu mücadelenin en öncelikli unsurları arasında yer aldığını belirten Yılmaz, medya kuruluşlarından yayıncılara, dijital platformlardan spor camiasına kadar tüm paydaşların üstleneceği sorumlulukların, bahis ve kumarın toplumda normalleşmesinin önüne geçeceğini kaydetti.</p><p>Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının koordinasyonunda yürütülen çalışmaların, toplumsal farkındalığın güçlendirilmesine, doğru mesajların geniş kitlelere ulaştırılmasına ve mücadelede ortak etkili ve kararlı bir iletişim dilinin oluşmasına büyük katkılar sağladığına dikkati çekti.</p><p>Desteklerinden dolayı İletişim Başkanı Burhanettin Duran'ın şahsında tüm ekibine ve İletişim Başkanlığına teşekkürlerini ileten Yılmaz, 'Bugünkü panel de yasa dışı bahis ve kumar bağımlılığına karşı yürüttüğümüz mücadelenin iletişim boyutunu inanıyorum ki daha da güçlendirecektir.' dedi.</p>'Hukuk devletinin tüm imkanlarını kararlılıkla seferber ediyoruz'<p>Koruyucu ve önleyici politikaları sürdürürken, hukuki altyapıyı da değişen suç yöntemlerine uygun bir şekilde geliştirdiklerini aktaran Yılmaz, şöyle devam etti:</p><p>'Yasa dışı ödeme altyapılarına müdahale imkanlarının artırılması, riskli hesaplara yönelik yeni tedbirlerin uygulanması ve finansal veri paylaşımının güçlendirilmesi amacıyla çalışmalarımız devam ediyor. Suçların örgüt faaliyeti kapsamında veya çocuklar kullanılarak işlenmesi durumunda daha ağır yaptırımların uygulanması, hapis cezaları ile adli ve idari para cezalarının arttırılmasına yönelik çalışmalarımız da devam ediyor. İnsanımızı bağımlılık tuzağına düşüren, gençlerimizi suç ağlarının içine çekmeye çalışan ve ailelerimizin geleceğini tehdit eden yapılara karşı hukuk devletinin tüm imkanlarını kararlılıkla seferber ediyoruz. Merkezi ve yerel düzeyde topyekün mücadelemizden hiçbir taviz vermeden çocuklarımızı ve gençlerimizi korumayı, ailelerimizin huzur ve güvenliğini sağlamayı sürdüreceğiz.'</p>'Bu mücadelenin uluslararası işbirliği gündemine taşınmasına Türkiye olarak öncülük ediyoruz'<p>Yasa dışı bahis ve kumar ağlarının sınır aşan yapısının, bu mücadelede uluslararası işbirliğinin de güçlendirilmesi gerektirdiğini ön plana çıkardığını vurgulayan Yılmaz, 'Teknik altyapısı, ödeme kanalları ve hizmet sağlayıcıları farklı ülkelerdeki bu yapılarla mücadele için kaynak ülkelerle görüşüyor, bilgi paylaşımı ve işbirliği uygulamalarını güçlendirerek ortak mücadele kapasitemizi artırıyoruz. Bu kapsamda yasa dışı yayın yapan 517 internet sitesiyle bunlara oyun ve içerik sağlayan 109 tedarikçi platformun kaynak ülkeleri belirlenerek diplomatik girişimler yapılmış ve 53 ülkeden geri dönüş alınmıştır.' bilgisini paylaştı.</p><p>Dışişleri Bakanlığının proaktif çalışmaları ve etkili koordinasyonuyla bazı ülkelerde erişim engelleme, kapatma uyarısı ve operatörlere yönelik doğrudan tedbirler uygulanması gibi somut kazanımlar sağlandığını bildiren Yılmaz, 'Birleşmiş Milletler, Türk Devletleri Teşkilatı ve Avrupa Konseyi Macolin Sözleşmesi kapsamındaki girişimlerimizle bu mücadelenin uluslararası işbirliği gündemine taşınmasına Türkiye olarak öncülük ediyoruz. Bundan da gurur duyuyoruz.' ifadesini kullandı.</p><p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, gelecek dönemde de tüm dünyanın bu mücadelede ortak hareket etmesi, dayanışması için Türkiye'nin öncü bir ülke olarak mücadelesini uluslararası alanda da sürdüreceğini söyledi.</p>'Mücadelemizin başarıya ulaşacağına yürekten inanıyoruz'<p>Gelecek dönemde kaynak ülkeler nezdindeki diplomatik girişimleri artıracaklarını ve sınır aşan ağların teknik ve finansal altyapılarına karşı ortaklaşa çalışmaları güçlendireceklerini aktaran Yılmaz, 'Mücadelemizin, devletin kararlılığı, bireyin güçlü iradesi, ailenin koruyucu gücü, eğitim kurumlarımızın rehberliği, akademi dünyasının bilgi ve birikimi, medyanın sorumluluğu ve sivil toplumun saha tecrübesiyle başarıya ulaşacağına yürekten inanıyoruz.' açıklamasında bulundu.</p><p>Merkezi idare ve yerel yönetimin yanı sıra sivil toplumun bu mücadelede olması gerektiğini kaydeden Yılmaz, 'Resmi kuruluşlardaki rehabilitasyon başarı oranıyla, sivil toplumun devreye girmesiyle oluşan başarı oranları arasındaki fark, sivil toplumun ne kadar etkili olduğunu bize gösteriyor. Mutlaka burada kamu-sivil toplum işbirliğini güçlendirmemiz lazım.' diye konuştu.</p><p>Suç ağlarının kaynaklarını kurutan, bağımlılık riskini azaltarak vatandaşları hayata kazandıran politikaları kararlılıkla sürdüreceklerini belirten Yılmaz, panel kapsamında yapılacak değerlendirmelerin devam eden çalışmalara önemli katkılar sunacağına, ivme katacağına inandığını dile getirdi.</p><p>Yılmaz, başta Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olmak üzere programın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek, panelin hayırlara vesile olmasını diledi.</p><p>Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'a, İletişim Başkanı Duran tarafından Hucurat Suresi 6. ayetinin yazılı olduğu bir hat çalışması takdim edildi.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Aynur Ekiz</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-bagimlilikla-mucadeleyi-suc-ekonomisinin-kaynaklarini-kurutan-anlayisla-yurutuyoruz</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 16:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/09/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-bagimlilikla-mucadeleyi-suc-ekonomisinin-kaynaklarini-kurutan-anlayisla-yurutuyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="20848"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş: Iraklı kardeşlerimizin en kısa zamanda terörden kurtulacağını ümit ediyoruz]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/tbmm-baskani-kurtulmus-irakli-kardeslerimizin-en-kisa-zamanda-terorden-kurtulacagini-umit-ediyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/tbmm-baskani-kurtulmus-irakli-kardeslerimizin-en-kisa-zamanda-terorden-kurtulacagini-umit-ediyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, 'Terörsüz Türkiye yaklaşımının bütün bölgeye etki edeceğini, terörden çok çekmiş olan Iraklı kardeşlerimizin de en kısa zamanda terörden ve silahlı gruplardan kurtulacağını ümit ediyoruz.' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM (AA) - TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye'ye resmi ziyaret gerçekleştiren Irak Temsilciler Meclisi Başkanı Heybet Halbusi ile Meclis'te bir araya geldi.</p><p>Kurtulmuş, Halbusi ile baş başa görüşme gerçekleştirdi, heyetler arası toplantıya başkanlık yaptı.</p><p>Görüşmelerin ardından ortak basın toplantısında konuşan Kurtulmuş, Irak Temsilciler Meclisi Başkanı Halbusi ve heyetini TBMM'de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Kurtulmuş, iki ülkeyi, bölgeyi ve dünyayı ilgilendiren konuları teferruatlı bir şekilde ele aldıklarını belirtti.</p><p>Türkiye ile Irak arasında son zamanlarda fevkalade olumlu bir ivmenin yakalandığını, bu olumlu sürecin başarılı bir şekilde sürdürülmesi için bugünkü ziyareti de önemsediklerini vurgulayan Kurtulmuş, 'Sayın Halbusi ve arkadaşlarının Türkiye'ye yapmış olduğu bu ziyaret, Türkiye ve Irak arasında yakalanmış bu pozitif gündemin daha da ileriye götürülmesi için fevkalade büyük bir adım teşkil edecektir.' diye konuştu.</p><p>Hükümetler arasında var olan olumlu gündemin, her iki ülkenin parlamentolarında da olumlu bir şekilde ilerletileceğini ve Türkiye-Irak parlamentoları olarak yakın işbirliği içerisinde çalışmalarını sürdüreceklerini belirten Kurtulmuş, ele alınan konuların takip ve koordinasyonu için her iki ülkenin parlamentolarında başta dostluk grupları olmak üzere oluşturulacak komitelerle bu sürecin takip edilmesini arzuladıklarını kaydetti.</p><p>Dünyanın içinden geçtiği sürece işaret eden Kurtulmuş, bu süreçte mevcut sistemin bütün kurumlarıyla, bütün kuruluşlarıyla, bütün kurallarıyla çökmüş vaziyette olduğunu söyledi.</p><p>Yeni dünya düzeninin henüz kurulamadığını da dile getiren Kurtulmuş, başta bölge olmak üzere bütün dünyada yaşanan çatışmaların, gerilimlerin ve istikrarsızlıkların dünyadaki sistemsizlik durumunun bir yansıması olduğunun altını çizdi.</p><p>TBMM Başkanı Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>'Hiç şüphesiz dünyadaki gerilim, çatışma ve istikrarsızlıktan en fazla etkilenen bölgelerin başında da Türkiye ve Irak olarak içinde bulunduğumuz Orta Doğu coğrafyası gelmektedir. Dolayısıyla biz bütün bu bölgede yaşananları çok yakinen takip etmek ve tedbirlerimizi almak mecburiyetindeyiz. Zaten var olan istikrarsızlıklara bir de İsrail'in bölgedeki yayılmacı politikaları ve hemen hemen bölge ülkelerinin tamamına karşı geliştirdiği hasmane tavrı, bölgedeki istikrarsızlaştırıcı politikaları da dikkate alındığında çok daha uyanık, çok daha güçlü ve çok daha fazla işbirliği halinde olmamız gerektiği aşikardır.</p><p>Bu çerçevede biz Türkiye olarak bölgede yaşanan sorunlara 'bölgesel sahiplenme' ilkesi çerçevesinde yaklaşıyoruz. Yani bu bölgede yaşanan hiçbir sorun Türkiye'nin ihmal edebileceği bir sorun değildir. Herhangi bir dost ülkede yaşanan karışıklık, gerilim ya da çatışma da Türkiye'nin bigane kalabileceği bir konu değildir. Dolayısıyla bu çerçevede Irak'ta yaşananları da yakinen takip ediyoruz.'</p><p>Sadece komşu değil, tarih boyunca çok yakın ilişkiye sahip, kardeş, dost, hatta iç içe geçmiş akraba iki ülke olarak Irak'ın geleceğini ve istikrarını fevkalade önemsediklerini belirten Kurtulmuş, Irak hükümetinin, İsrail ve Amerika'nın İran'a başlattığı savaştan sonra ortaya çıkan gerilim ve ihtilafların dışında kalma çabalarını da takdirle karşıladıklarını vurguladı.</p><p>Irak Temsilciler Meclisi Başkanı Halbusi'nin heyetinin teşkil edilmesinin de Irak'ın kültürel ve toplumsal zenginliğini göstermesi bakımından önemli olduğunu söyleyen Kurtulmuş, neredeyse Irak'taki bütün grupların; etnik, dini ve mezhebi farklılıklara sahip olarak bugün ağırladıkları heyetin içerisinde yer almasının her türlü takdirin, her türlü övgünün üstünde olduğunu söyledi. Kurtulmuş, 'Bu, Irak'ın demokrasiye saygısının ve birlikte yaşama iradesinin de açık bir göstergesidir. Bundan dolayı değerli dostum Sayın Halbusi'yi tebrik ediyor, teşekkür ediyorum.' dedi.</p>'Kalkınma Yolu Projesi kapsamında destek vereceğimizi teyit ettik'<p>Türkiye ve Irak'ın da içinde bulunduğu bölgeyle ilgili iki önemli konuya işaret eden Kurtulmuş, şunları kaydetti:</p><p>'Kalkınma Yolu Projesi, bağlantısallığın en mükemmel manada sağlanacağı ve önümüzdeki dönemde hem Irak'ın gelişmesini hem bölgenin gelişmesini, kalkınmasını sağlayacak hem de Türkiye'nin gelişmesine katkıda bulunacak çok önemli bir projedir. Bu proje vasıtasıyla Asya ile Avrupa, Irak ve Türkiye üzerinden birbirine bağlanacak, Asya ve Avrupa ekonomileri birbirleriyle entegre hale gelecektir. Onun için Kalkınma Yolu Projesi kapsamında atılacak her türlü adıma sonuna kadar destek vereceğimizi bir kere daha karşılıklı olarak teyit ettik. Bu sürecin hızlanması için neler yapılması gerektiği konusunda da fikirlerimizi paylaşmış olduk.</p><p>Şunu temenni ve ümit ediyorum ki Kalkınma Yolu Projesi en kısa süre içerisinde bütün bileşenleriyle birlikte aktif, görünür ve hayata geçirilmiş bir proje, uygulama haline gelsin. Böylece, kazan-kazan prensibi çerçevesinde her iki ülkenin de büyük bir kazanç elde edeceğini düşünüyoruz. Bu sadece maddi kazanç değil, halkların, kültürlerin ve bölgedeki şehirlerin birbirlerine bağlanması anlamına gelecektir ki dağılan parçalarımızın birleşmesi anlamında fevkalade değerli bir projedir.'</p><p>- 'Terörsüz Türkiye sürecinin bölgeye tesirlerine şahit olacağız'</p><p>Kurtulmuş, ikinci önemli projenin ise 'Terörsüz Türkiye' ve 'terörsüz bölge' projesiyle ilgili adımlar olduğunu anlatarak, TBMM Genel Kurulu'nda 10 Ağustos'ta 467 milletvekilinin oyuyla 'Terörsüz Türkiye' hedefine ilişkin teklifin yasalaştığını anımsattı.</p><p>Böylece Türkiye'nin, Cumhuriyet'in ilk asrının yarısını heba ettiği terör meselesini bütünüyle geride bıraktığını belirten Kurtulmuş, PKK'nın, bütün unsurlarıyla birlikte kendisini feshettiğini ve silahlarını teslim etme sürecini başlattığını ifade etti.</p><p>Kurtulmuş, bu sürecin bir yansıması olarak Suriye sınırları içerisinde PYD, YPG ve KCK'nın da hızlı bir şekilde yeni Suriye yönetimine entegre olmasını takdirle karşıladıklarını söyledi.</p><p>'Türkiye'deki bu 'Terörsüz Türkiye' yaklaşımının bütün bölgeye de etki edeceğini, terörden çok çekmiş olan Iraklı kardeşlerimizin de en kısa zamanda terörden ve silahlı gruplardan kurtulacağını ümit ediyoruz.' diyen Kurtulmuş, çok sayıda örgütün Irak'ın da başına bela olduğu, Irak halkına ne kadar büyük zulmettiğini bildiklerini dile getirdi.</p><p>TBMM Başkanı Kurtulmuş, şu değerlendirmelerde bulundu:</p><p>'Şimdi Irak'ın da her yeri ve her tarafı terör örgütlerinden temizlenecek, Irak silahlı milis gruplarından arındırılacak ve inşallah terörsüz bir Irak da inşa edilecektir. Türkiye'deki PKK terörünün sona ermesinin, 'Terörsüz Türkiye' sürecinin olmasının pratik olarak bütün bölgeye tesirlerine en kısa süre içerisinde şahit olacağız.</p><p>Bu çerçevede önümüzdeki aydan itibaren başlanacak olan Irak'taki silahlı grupların, milis grupların silahlarını Irak Merkezi Hükümetine devretmesiyle ilgili hazırlığın da çok önemli olduğunu ifade etmek isterim. Irak'ı yöneten cumhurbaşkanı, başbakan, meclis başkanı ve yüksek yargı başkanı başta olmak üzere Irak'ın bütün unsurlarının da Irak'taki milislerin silahsızlandırılması konusunda ittifak halinde olması Irak için önemli bir kazançtır. Ümit ediyorum, bugün konuştuğumuz ve önümüzdeki ay başlayacağınız Irak'ın silahsızlandırılması projesinin de en kısa zamanda hayata geçirilmesiyle birlikte bütün Irak'ın her yeri, her şehri, her kasabası barış ve esenliğin hakim olduğu bir coğrafya olur. Aynı şekilde PKK ve türevlerinin de silahı bırakmasıyla birlikte sadece Türkiye değil, Suriye'nin her yeri barış türkülerinin söylendiği bir coğrafya olur.'</p>'Dağılan parçalarımızı bir araya getiriyoruz'<p>Bir asır önce kardeşçe yaşayan coğrafyanın, emperyalistlerin projeleri çerçevesinde paramparça edildiğini kaydeden Kurtulmuş, şimdi 'Terörsüz Türkiye' ve 'terörsüz bölge' süreçleriyle dağılan parçaları bir araya getireceklerini vurguladı. Kurtulmuş, 'Birleşiyoruz, beraber oluyoruz, barış içerisinde, kardeşlik içerisinde inşallah hep beraber daha güçlü bir Orta Doğu, daha güçlü bir bölgeyi inşa etme kararlılığıyla yolumuza devam ediyoruz.' dedi.</p>Halbusi: Kalkınma Yolu Projesi Irak açısından stratejik bir konu<p>Irak Meclis Başkanı Heybet el-Halbusi de görüşmede çok önemli ve stratejik konulara değindiklerini belirterek, 'Terörsüz Türkiye' süreci kapsamında Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un TBMM tarafından onaylanmasının önemine işaret etti. Halbusi, 'Bu konu çok önemli. Hem Türkiye için hem bölge için hem çevredeki diğer ülkeler için Türkiye'yi çevreleyen ülkeler için.' dedi.</p><p>Halbusi, Irak'ta devlet otoritesi dışındaki silahların devlet kontrolüne alınması için çalışma yaptıklarını vurgulayarak, bu konunun ulusal bir konu olduğunu aktardı.</p><p>'Biz istiyoruz ki bütün bölgemiz artık terörsüz bir bölge olsun. Silahlı gruplar görülmesin. Bu konu gerçekten bütün ülkelerin istikrarını yakından ilgilendirmektedir. İran'ın, Türkiye'nin ve diğer ülkelerin.' diyen Halbusi, Kurtulmuş ile bu konulara da değindiklerini kaydetti.</p><p>Halbusi, Türkiye-Irak arasında bir çerçeve anlaşmasının imzalandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:</p><p>'İki ülke arasında gerçekleşecek Kalkınma Yolu Projesi stratejik bir konu bizim için. Hürmüz Boğazı'ndaki son gelişmelerle Irak petrolünü gönderebilmek, sevk edebilmek için yeni kapılar aramaktadır. Ovaköy-Fişhabur Sınır Kapısı bizim için büyük önem teşkil edecektir. Petrol boru hatının da anlaşmasını uzattık. Çerçeve anlaşması bu konuda büyük rol oynayacaktır iki ülke arasında.'</p><p>TBMM Başkanı Kurtulmuş ile su konusunu da ele aldıklarını belirten Halbusi, konun Irak açısından stratejik olduğunu kaydetti.</p><p>Halbusi, suyun rasyonel kullanımı ve bu konuda yeni teknolojilerin kullanılması konusunda Türk firmalarının katkı sağlayacağını dile getirdi.</p><p>2025'te iki ülke arasında 17 milyar dolar ticaret hacmine ulaştıklarını aktaran Halbusi, önümüzdeki yıllarda bunu 30 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Halbusi, Türk yatırımcıların Irak'a girişi konularında kolaylıkların sağlanması için çalışmalar yaptıklarını da sözlerine ekledi.</p><p>TBMM Başkanı Kurtulmuş, basın toplantısının ardından Irak Temsilciler Meclisi Başkanı Halbusi'ye Genel Kurul salonunu gezdirdi, 15 Temmuz 2016 gecesi FETÖ mensuplarınca TBMM'ye atılan bombanın düştüğü alana karanfil bıraktı.</p><p>Görüşmede, Cumhurbaşkanı Irak Özel Temsilcisi ve eski Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Türkiye-Irak Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı AK Parti Bursa Milletvekili Muhammed Müfit Aydın, Parlamentolar Arası Birlik (PAB) Türk Grubu Başkanı AK Parti Ankara Milletvekili Asuman Erdoğan, İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) Türk Grubu Başkanı AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Abdürrahim Dusak, TBMM Katip Üyesi AK Parti Ankara Milletvekili Kurtcan Çelebi, AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız, AK Parti Bursa Milletvekili Osman Mesten de yer aldı.</p><p><br> </p><p>Muhabir: Ali Kemal Akan, Ahmet Buğra Olaç,Mehmet Şah Yılmaz</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Tbmm</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/tbmm-baskani-kurtulmus-irakli-kardeslerimizin-en-kisa-zamanda-terorden-kurtulacagini-umit-ediyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 17:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/09/tbmm-baskani-kurtulmus-irakli-kardeslerimizin-en-kisa-zamanda-terorden-kurtulacagini-umit-ediyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="61314"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
