<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Yeni Çağrı Gazetesi - Güncel Haberler, Son Dakika ve Özel Röportajlar</title>
    <link>https://www.yenicagri.com</link>
    <description>Yeni Çağrı Gazetesi ile son dakika haberleri, güncel gelişmeler, ekonomi, politika, spor ve dünya gündemini anında takip edin. Doğru ve hızlı haberin adresi!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.yenicagri.com/rss/turkiye" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Yeni Çağrı Gazetesi © 2026 | Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kopyalama ve yayımlama yasaktır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 16 Aug 2026 12:19:54 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/rss/turkiye"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[TÜRK KADIN BİRLİĞİ BAKIRKÖY ŞUBESİ BAHARA MERHABA KAHVALTISINDA BULUŞTU]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/turk-kadin-birligi-bakirkoy-subesi-bahara-merhaba-kahvaltisinda-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/turk-kadin-birligi-bakirkoy-subesi-bahara-merhaba-kahvaltisinda-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kadınların siyasi ve toplumsal haklarını kazanması amacıyla 1924 yılında Ankara’da kurulan Türk Kadınlar birliği halen Türkiye’nin bir çok yerinde çalışmalarını sürdürmektedir. Türk Kadınlar Birliği Bakırköy Şube Başkanı Asuman Erkan tarafından düzenlenen Bahara Merhaba kahvaltısı İstanbul Bakırköy Manzara Restaurantta yapıldı. Bir çok kadın üyenin katıldığı toplantıya İstanbul İli Bakırköy İlçesi Belediye Başkanı Dr Ayşegül Ovalıoğlu ve bir çok dernek ve vakıf yöneticileri  katıldı. Açılış konuşması yaparak katılımcılara teşekkür eden Başkan Asuman Erkan sözü Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Ayşegül Ovalıoğlu’na bıraktı. Ovalıoğlu sözlerini söyle sürdürdü; Bu gün bir arada olmak benim için ayrı bir önem taşıyor. Şöyle ki ; Belediye Başkanlığı Aday adaylığım ve adaylık döneminde ilk ziyaret ettiğim yerlerden biriydi. Kadın temsiliyeti anlamında ne kadar önemli olduğumu ve olduğunuzu, ne kadar önemli yer teşkil ettiğinizi gördüm. Bu birlik ve dayanışmanın uzun yıllar sürerek önemli çalışmaları ortaya çıkaracağına inanıyorum.”</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="534" src="https://yenicagricom.teimg.com/yenicagri-com/uploads/2026/05/03324543-86b9-459b-8888-4d5e1d8d108b.jpg" width="425" /></p>

<p></p>

<p>Toplantıya Uzman Psikolog  Canay Bahsi Ilgın Duygusal Denge konusuyla, Uzman Psikolog Diyetisyen Ecem Bilgin Beslenme Farkındalığı konularıyla katıldılar. Toplantıda Beş nokta Otizm Yaşam Derneği Kurucu Başkanı Ayşegül Aydın derneğin “Gel çek, karavan cafe” sosyal sorumluluk proje çalışmalarını anlattı. Toplantı sonrası Türk Kadınlar Birliği Başkanı Asuman Erkan tarafından günün anlam ve önemine binaen Başkan Ovalıoğlu ve konuklara hediyeler takdim edildi.</p>

<p><strong>HABER: HATİCE OPAKBİLGİN</strong>                     </p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/turk-kadin-birligi-bakirkoy-subesi-bahara-merhaba-kahvaltisinda-bulustu</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 15:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/05/bc55c4c2-332c-4496-a393-9aa994b6094a.jpg" type="image/jpeg" length="52178"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kamuran Akbay: “Kentsel Dönüşüm Hem Hayat Kurtarıyor Hem Kazandırıyor”]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/kamuran-akbay-kentsel-donusum-hem-hayat-kurtariyor-hem-kazandiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/kamuran-akbay-kentsel-donusum-hem-hayat-kurtariyor-hem-kazandiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamuran Akbay Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı ve Yüksek Mimar Kamuran Akbay, Türkiye’de artan deprem riskine dikkat çekerek, kentsel dönüşümün yalnızca güvenlik açısından değil, yatırım değeri bakımından da önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="auto">Türkiye’de artan deprem riskiyle birlikte yapı güvenliği yeniden gündemin ilk sıralarına yerleşirken, kentsel dönüşüm projeleri de hem güvenli yaşam alanları hem de ekonomik kazanç açısından önemini artırıyor. Uzmanlar, eski ve riskli yapıların yenilenmesinin vatandaşlara yalnızca güvenli konut değil, aynı zamanda ciddi bir değer artışı sağladığını belirtiyor.</p>

<p dir="auto">Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Kamuran Akbay Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı ve Yüksek Mimar Kamuran Akbay, kentsel dönüşümün artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="auto">Depreme dayanıklı yapıların önemine dikkat çeken Akbay, “Kentsel dönüşüm, vatandaşın can güvenliğini doğrudan ilgilendiren en önemli konuların başında geliyor. Depreme dayanıksız yapıların yenilenmesi artık ertelenemez bir ihtiyaçtır” dedi.</p>

<p dir="auto"><img height="686" src="https://yenicagricom.teimg.com/yenicagri-com/uploads/2026/05/f48b118c-9f61-4718-8b94-52b2e49cdf70.jpeg" width="567" /></p>

<p dir="auto"></p>

<p dir="auto">Kentsel dönüşümün yatırım açısından da önemli avantajlar sunduğunu belirten Akbay, eski yapıların dönüşüm sonrasında modern projelere dönüştüğünü söyledi. Akbay, “Eski bir daire, dönüşüm sonrası sosyal donatıları bulunan modern bir yaşam alanına dönüşüyor. Böylece aynı lokasyonda çok daha yüksek piyasa değerine sahip bir gayrimenkul ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p dir="auto">Vatandaşların dönüşüm süreciyle birlikte çift yönlü kazanç elde ettiğini kaydeden Akbay, “İnsanlar hem güvenli konutlara kavuşuyor hem de sahip oldukları mülkün değeri artıyor. Bazı projelerde otopark, sosyal alan ve ek metrekare gibi avantajlar da sunuluyor. Bu nedenle kentsel dönüşüm, güçlü bir yatırım fırsatı olarak da değerlendirilmeli” diye konuştu.</p>

<p dir="auto">Sürecin başarılı ilerleyebilmesi için doğru firma seçiminin büyük önem taşıdığını vurgulayan Akbay, deneyimli ve referans sahibi şirketlerle çalışılması gerektiğini söyledi. Akbay, “Her dönüşüm projesi aynı sonucu vermez. Doğru proje ve güvenilir firmalarla ilerlemek, hem sürecin sağlıklı yürütülmesi hem de yatırım değerinin artması açısından kritik öneme sahiptir” dedi.</p>

<p>Uzmanlar ise önümüzdeki yıllarda Türkiye genelinde kentsel dönüşüm projelerinin daha da hız kazanacağını, bu sürecin hem şehirlerin yenilenmesi hem de bireysel yatırımcılar açısından önemli fırsatlar barındırdığını ifade ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/kamuran-akbay-kentsel-donusum-hem-hayat-kurtariyor-hem-kazandiriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 09:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/05/5ccdfe04-8d69-4492-9ab5-0b8a197b6c17.jpeg" type="image/jpeg" length="48394"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MADOST'ta Dev Buluşma, Şefik Yılmaz Dizdar Konuk Oldu]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/madostta-dev-bulusma-sefik-yilmaz-dizdar-konuk-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/madostta-dev-bulusma-sefik-yilmaz-dizdar-konuk-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İş dünyasının duayen isimlerinden ve LC Waikiki’nin kurucu ortaklarından Şefik Yılmaz Dizdar, 30 Nisan 2026 tarihinde Manisa'da gerçekleştirilen "Sevgi ve Dostluk Buluşmaları" kapsamında MADOST'un konuğu oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MADOST (Manisa Sevgi ve Dostluk Cemiyeti) tarafından DoubleTree by Hilton Manisa'da düzenlenen bu özel söyleşide Dizdar, "Yokluktan Dünya Devliğine" uzanan başarı hikâyesini ve tecrübelerini katılımcılarla paylaştı.</p>

<p><img height="376" src="https://yenicagricom.teimg.com/yenicagri-com/uploads/2026/05/resim-23.jpg" width="567" /></p>

<p>Bu anlamlı etkinlik, Manisalı iş insanları ve yerel cemiyet üyeleri tarafından büyük bir ilgiyle takip edildi. LC Waikiki’nin "sessiz gücü" olarak bilinen Dizdar’ın konuşması yerel basında geniş yankı uyandırdı.</p>

<p><img height="406" src="https://yenicagricom.teimg.com/yenicagri-com/uploads/2026/05/1000346170.png" width="425" /></p>

<p>Girişimcilik ve başarı üzerine konuşma yapan Dizdar, "iş dünyasında kalıcı bir marka yaratmanın ve başarının şifrelerini anlatarak girişimci adaylarına yol gösterdi. Safranbolu’dan başlayıp küresel bir dev haline gelen LC Waikiki’nin ardındaki süreci, insan ilişkilerinin önemini ve iş dünyasındaki etik değerlerden bahsederken, gençlere tavsiyelerde bulundu. Kariyer basamaklarını tırmanırken karşılaşılan zorluklarla nasıl başa çıkılacağına dair kendi hayatından kesitler sundu."</p>

<p><img height="386" src="https://yenicagricom.teimg.com/yenicagri-com/uploads/2026/05/1000345539.jpg" width="567" /></p>

<p><strong>Gençlere Önemli Tavsiyelerde Bulundu</strong></p>

<p></p>

<p>Konuşmasında eğitim ve iş hayatındaki tecrübelerine odaklanan Dizdar, gençlere şu mesajları verdi:</p>

<p>Başarıya giden yolun azimli çalışmaktan geçtiğini ve kendi yokluktan gelen başarı hikayesini örnek verdi. Tecrübe aktarımı, iş dünyasında karşılaşılan zorluklar ve bu zorluklarla başa çıkma yöntemleri üzerine tavsiyelerde bulundu.</p>

<p></p>

<p><img height="470" src="https://yenicagricom.teimg.com/yenicagri-com/uploads/2026/05/1000345586.png" width="425" /></p>

<p>Gençlerin potansiyeline inandığını belirten iş insanı, kariyer planlaması yapan öğrencilerin eğitim hayatlarını titizlikle sürdürmeleri gerektiğini hatırlattı.</p>

<p></p>

<p><img height="343" src="https://yenicagricom.teimg.com/yenicagri-com/uploads/2026/05/1000345542.jpg" width="567" /></p>

<p>Karabük doğumlu olan ve Türkiye'nin en büyük perakende markalarından birinin mimarları arasında yer alan Şefik Yılmaz Dizdar, özellikle Safranbolu bölgesindeki eğitim kurumlarına verdiği desteklerden de bahsetti.</p>

<p></p>

<p><img height="497" src="https://yenicagricom.teimg.com/yenicagri-com/uploads/2026/05/1000345952.jpg" width="567" /></p>

<p>Son olarak MADOST yönetimine, üyelere ve katılımda bulunan herkese teşekkür etti.</p>

<p><img height="560" src="https://yenicagricom.teimg.com/yenicagri-com/uploads/2026/05/2-198.jpg" width="720" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkinlik Dizdar'ın, Türk sanat müziği şarkıları seslendirmesi ve katılımcılara kitabını hediye etmesiyle son buldu.</p>

<p><img height="735" src="https://yenicagricom.teimg.com/yenicagri-com/uploads/2026/05/1-235.jpg" width="540" /></p>

<p><img height="614" src="https://yenicagricom.teimg.com/yenicagri-com/uploads/2026/05/1000345540.jpg" width="425" /></p>

<p><strong>Haber - Hasret Dilek Delier</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/madostta-dev-bulusma-sefik-yilmaz-dizdar-konuk-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/05/1000345982.jpg" type="image/jpeg" length="97096"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MANİSA’DA ŞİFA SAÇILDI: 10 TON MESİR DAKİKALAR İÇİNDE TÜKENDİ!]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/manisada-sifa-sacildi-10-ton-mesir-dakikalar-icinde-tukendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/manisada-sifa-sacildi-10-ton-mesir-dakikalar-icinde-tukendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa'da 486 yıldır devam eden köklü gelenek Mesir Macunu Festivali, bu yıl da Sultan Camii kubbelerinden saçılan 10 ton şifalı macun ve on binlerce kişinin katılımıyla tam bir karnaval havasında kutlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MANİSA - UNESCO Dünya Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, muhteşem bir finalle sona erdi. Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi Ayşe Hafsa Sultan’ın hastalığına şifa olması amacıyla Merkez Efendi tarafından hazırlanan 41 çeşit baharatlı macun, asırlardır süren gelenekle halkla buluştu.</p>

<p></p>

<p><img height="394" src="https://yenicagricom.teimg.com/yenicagri-com/uploads/2026/04/1-234.jpg" width="709" /></p>

<p></p>

<p><strong>SULTAN CAMİİ’NDE ADIM ATACAK YER KALMADI</strong></p>

<p></p>

<p>Tarihi Sultan Camii önündeki meydanda toplanan on binlerce vatandaş, cami kubbeleri, minare şerefeleri ve çevre binaların balkonlarından saçılacak şifayı bekledi. Temsili Hafsa Sultan ve Merkez Efendi’nin berat vermesinin ardından protokol üyeleriyle birlikte 10 ton mesir macunu 44 farklı noktadan halka saçılmaya başlandı.</p>

<p></p>

<p><img height="378" src="https://yenicagricom.teimg.com/yenicagri-com/uploads/2026/04/2-197.jpg" width="567" /></p>

<p></p>

<p><strong>ŞEMSİYELER TERS AÇILDI, İZDİHAM YAŞANDI</strong></p>

<p></p>

<p>Macunlardan kapabilmek için birbirleriyle yarışan vatandaşlar renkli görüntüler oluşturdu. Bazı katılımcılar daha fazla macun toplayabilmek için şemsiyelerini ters açarken, bazıları ise ağaçların ve elektrik direklerinin üzerine çıktı. Dakikalar içinde tükenen 10 ton macun için yaşanan büyük heyecan, yer yer izdihama da neden oldu.</p>

<p></p>

<p><img height="375" src="https://yenicagricom.teimg.com/yenicagri-com/uploads/2026/04/3-138.jpg" width="567" /></p>

<p><img height="375" src="https://yenicagricom.teimg.com/yenicagri-com/uploads/2026/04/4-125.jpg" width="567" /></p>

<p></p>

<p><img height="314" src="https://yenicagricom.teimg.com/yenicagri-com/uploads/2026/04/5-96.jpg" width="567" /></p>

<p></p>

<p><img height="376" src="https://yenicagricom.teimg.com/yenicagri-com/uploads/2026/04/6-51.jpg" width="567" /></p>

<p></p>

<p><img height="377" src="https://yenicagricom.teimg.com/yenicagri-com/uploads/2026/04/7-53.jpg" width="567" /></p>

<p></p>

<p><img class="" height="375" src="https://yenicagricom.teimg.com/yenicagri-com/uploads/2026/04/8-29.jpg" width="567" /></p>

<p></p>

<p><strong>TARİH VE KÜLTÜRÜN KARNAVALI</strong></p>

<p></p>

<p>Saçım töreni öncesinde gerçekleştirilen kortej yürüyüşü ise tam bir görsel şölene dönüştü. Türkiye’nin ve dünyanın en eski geleneklerinden biri kabul edilen festival, Manisa sokaklarında gerçek bir karnaval havası estirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><strong>Haber - Hasret Dilek Delier</strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/manisada-sifa-sacildi-10-ton-mesir-dakikalar-icinde-tukendi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 10:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/04/ilk.jpg" type="image/jpeg" length="89997"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bandırma Belediyesi "23 Nisan Çocuk Şenliği" Coşkuyla kutlandı...]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/bandirma-belediyesi-23-nisan-cocuk-senligi-coskuyla-kutlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/bandirma-belediyesi-23-nisan-cocuk-senligi-coskuyla-kutlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını Cumhuriyet Meydanında coşkuyla kutlayan Bandırma " Çocuk Şenlikleri" kapsamında eğlencelere devam etti.</p>

<p>25 Nisan Cumartesi (2026) günü Bando, Jimnastik,Halk oyunları,Modern Danslar, Çocuk Korosu etkinlikleriyle adeta yeniden bayram coşkusunu yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><img height="418" src="https://yenicagricom.teimg.com/yenicagri-com/uploads/2026/04/1000321769.jpg" width="567" /></p>

<p>Ayrıca Bandırma 'lı çocuk kitabı yazarları Dilek Şen, Ayşe Kayacan, Burcu Adsay, Yeşim Kekeç, Eren Tüm standlarında yerlerini alarak yazar &amp; çocuk buluşması ve imza etkinlikleri ile minik kalplere dokundular.</p>

<p></p>

<p>Gün boyu süren " Çocuk Şenlikleri" kapsamında ki etkinlikler Bandırma halkına hem eğlenceli hem de unutulmaz anı bırakarak 23 Nisan bayramını devam eden etkinliklerle coşkuyla kutlamanın mutluluğunu yaşattı.</p>

<p><strong>Haber: Bahar Önen BÜKE</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/bandirma-belediyesi-23-nisan-cocuk-senligi-coskuyla-kutlandi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 11:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/04/1000321771.jpg" type="image/jpeg" length="82334"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[29 EKİM KADINLARI, 23 NİSAN COŞKUSUNU ÇOCUKLARA RESİMLERLE YAŞATTI]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/29-ekim-kadinlari-23-nisan-coskusunu-cocuklara-resimlerle-yasatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/29-ekim-kadinlari-23-nisan-coskusunu-cocuklara-resimlerle-yasatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>29 Ekim Kadınları Derneği Manisa Şubesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında çocuklarla bir araya geldi.</p>

<p></p>

<p>Düzenlenen etkinlikte çocuklar, hayallerindeki 23 Nisan'ı ve Atatürk sevgisini kağıtlara döktü.</p>

<p><img height="555" src="https://yenicagricom.teimg.com/yenicagri-com/uploads/2026/04/1000340080.jpg" width="567" /></p>

<p>Etkinlikte çocuklarla tek tek ilgilenen dernek üyeleri, bayramın önemine vurgu yaptı. Resim atölyesine katılan çocuklar, renkli kalemlerle Atatürk portreleri ve Türk bayrakları çizerek bayram heyecanını doyasıya yaşadı.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dernek üyeleri, bu tür etkinliklerle çocukların hem eğlenmesini hem de milli bayramların önemini kavramasını amaçladıklarını belirtti.</p>

<p><img height="413" src="https://yenicagricom.teimg.com/yenicagri-com/uploads/2026/04/1000340084.jpg" width="425" /></p>

<p>Program sonunda minik sanatçıların eserleri sergilenirken, çocuklara çeşitli hediyeler takdim edilerek bayramları kutlandı.</p>

<p></p>

<p>Ayrıca 29 Ekim Kadınları Derneği Manisa Şube Başkanı Fatma Ayhan, basın açıklamasında bulundu.</p>

<p></p>

<p>Ayhan, tüm olumsuzluklara rağmen 23 Nisan’ı kutladıklarını ifade etti.</p>

<p><img height="324" src="https://yenicagricom.teimg.com/yenicagri-com/uploads/2026/04/1000340085.jpg" width="567" /></p>

<p>Başkan Ayhan, bu yıl 23 Nisan’ın büyük bir üzüntüyle karşılandığı belirtilerek, Kahramanmaraş ve Siverek'te yaşanan olaylarda hayatını kaybeden çocuklar ve eğitim emekçilerinin acısının derin olduğu belirtti.</p>

<p></p>

<p>Eğitimde yaşanan sorunlara dikkat çeken Ayhan, sendikalar ve sivil toplum kuruluşlarının uzun süredir uyarılarda bulunduğu ancak bu uyarıların yeterince dikkate alınmadığı, eğitim sisteminde ayrıştırıcı uygulamaların ve bilimsel temelden uzaklaşmanın eleştirildiği, laik ve bilimsel eğitimin önemine vurgu yaptı.</p>

<p></p>

<p><img height="423" src="https://yenicagricom.teimg.com/yenicagri-com/uploads/2026/04/1000340096.jpg" width="567" /></p>

<p>Ayrıca 23 Nisan’ın yalnızca bir bayram değil, ulusal egemenliğin ilan edildiği ve millet iradesinin devlet yönetiminde söz sahibi olduğu tarihi bir dönüm noktası olduğu, bu anlamlı günün çocuklara armağan edilmesinin, geleceğin onların ellerinde yükseleceğine olan inancın göstergesi olduğu söyledi.</p>

<p></p>

<p>Okulların çocuklar için güvenli, özgür ve şiddetten uzak alanlar olması gerektiğine dikkat çekti. Eğitim ortamlarının bilimin ve dayanışmanın hâkim olduğu mekânlara dönüştürülmesi çağrısında bulundu.</p>

<p></p>

<p>Açıklamanın sonunda, Ulusal Egemenlik ve Cumhuriyet değerlerine sahip çıkmanın herkesin ortak sorumluluğu olduğuna değinen Ayhan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutladı.</p>

<p></p>

<p><strong>Haber - Hasret Dilek Delier</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/29-ekim-kadinlari-23-nisan-coskusunu-cocuklara-resimlerle-yasatti</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 10:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/04/1000340010.jpg" type="image/jpeg" length="81185"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Baharda sıcaklıklar mevsim normallerinin üzerinde seyredecek]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/baharda-sicakliklar-mevsim-normallerinin-uzerinde-seyredecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/baharda-sicakliklar-mevsim-normallerinin-uzerinde-seyredecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ülke genelinde, baharda sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü Analiz ve Tahminler Şube Müdürü Şahin Şahbaz, AA muhabirine, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün üç aylık öngörülen mevsimsel sıcaklık verilerini değerlendirdi.</p>

<p>Bu kapsamda mart, nisan ve mayısta beklenen hava durumuna ilişkin bilgi veren Şahbaz, 'Özellikle sıcaklıkların yurdumuzun büyük kesiminde mevsim normallerinin üzerinde seyredeceğini öngörüyoruz.' dedi.</p>

<p>Şahbaz, martta sıcaklık ve yağışların mevsim normalinde yaşandığını aktararak, 'Yurdun batı kesimlerinde yer yer mevsim normalleri üzerinde olmasını bekliyorduk. Ülkemizi son dönemde etkileyen yağışlı sistemle beraber özellikle Akdeniz ve Ege kesimlerinde yağışlar mevsim normalleri üzerinde oldu. Yurdun geri kalanında mevsim normallerinde yağışlar gördük.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Mevsimsel sıcaklık tahminlerine göre nisan ayı sıcaklıklarının yurdun büyük bölümünde mevsim normallerinde seyredeceğini dile getiren Şahbaz, 'Nisan ayında yurdun batı ve güney kesimlerinde mevsim normallerinin birkaç derece üzerinde olacak. Doğu Anadolu'nun kuzeydoğusunda ise sıcaklıkların mevsim normalleri civarında olmasını bekliyoruz.' diye konuştu.</p>

<p>Şahbaz, İç Anadolu'nun batısı ve İç Ege'de sıcaklıkların mevsim normallerinin 1 ila 2 derece üzerinde olmasının tahmin edildiğini bildirdi.</p>

<p>Mayıs ve haziranda öngörülen sıcaklık verilerini değerlendiren Şahbaz, sıcaklıkların genel olarak mevsim normallerinin 0,5 ila 2 derece üzerinde seyredeceğini öngördüklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yurt genelinde mayıs ve haziranda yağışların mevsim normallerinde seyredeceğini ifade eden Şahbaz, 'Nisanda Ege'nin kıyı kesimleri ile Batı Akdeniz'in kıyı kesimlerinde yağışların mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşmesini bekliyoruz. Yurdun geri kalanında ise mevsim normallerinde yağışlar göreceğiz.' bilgisini verdi.</p>

<p>Şahbaz, 3 aylık dönemde sıcaklıkların mevsim normallerinin altına zaman zaman düşebileceğini ancak ortalama sıcaklıkların mevsim normalleri üzerinde olacağını kaydetti.</p>

<p></p>

<p>Muhabir: Ayşe Karaosmanoğlu</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/baharda-sicakliklar-mevsim-normallerinin-uzerinde-seyredecek</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/03/baharda-sicakliklar-mevsim-normallerinin-uzerinde-seyredecek.jpg" type="image/jpeg" length="80670"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sanal prodüksiyonla kurulan 'Dedektif Reptır: Birlikte Gülelim' görsel dünyasıyla öne çıkıyor]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/sanal-produksiyonla-kurulan-dedektif-reptir-birlikte-gulelim-gorsel-dunyasiyla-one-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/sanal-produksiyonla-kurulan-dedektif-reptir-birlikte-gulelim-gorsel-dunyasiyla-one-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyada Unreal Engine ile Virtual Production tekniklerinin kullanıldığı ilk kukla filmi 'Dedektif Reptır: Birlikte Gülelim', sanal prodüksiyon stüdyosunda çekildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TÜRKIYE (AA) - Yönetmenliğini Emre Karayel ile Leyla Yaman'ın üstlendiği filmin senaryosunu Emre Işındağ kaleme aldı.</p><p>Türkiye'de kukla sineması açısından dikkati çeken bir prodüksiyon modeliyle hazırlanan film için tamamen 3D ve Unreal Engine (gerçek zamanlı 3D dünyalar üretmeye yarayan bir oyun ve görsel prodüksiyon motoru) uyumlu bir şehir tasarlandı. Çekimler Virtual Production (kuklacıların yeşil ekran önünde performans sergilediği ve sahnenin dijital ortamla gerçek zamanlı birleşmesini sağlayan prodüksiyon tekniği) teknolojisiyle gerçekleştirildi.</p>Hızlı, dinamik ve renkli bir dünya oluşturulması hedefiyle çekildi<p>Filmin VFX süpervizörlüğünü (görsel efekt sorumlusu) üstlenen Onur Ünlü, filmin görsel dünyası ve teknik sürecine ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, görsel tasarım sürecinde hedeflerinin belirli bir yaş grubunun dikkatini çekecek hızlı, dinamik ve renkli bir dünya oluşturmak olduğunu dile getirdi.</p><p>Ünlü, bu nedenle sanal plato kurduklarını belirterek, 'Bu plato içerisinde kameraların dolaşabilmesini sağladık ve çekim alanlarını burada belirledik. Görsel olarak stilize, üç boyutlu bir dünya kurduk.' dedi.</p><p>Yaklaşık 1,5 aylık çalışmanın ardından çekime başladıklarını anlatan Ünlü, 'Bu süreçte ekip olarak çalıştık. Yaklaşık 50 bina ve bu binaların varyasyonu, yüzlerce 'props' dediğimiz set içinde kullanılan çeşitli malzeme ve objenin tasarım süreci, dünyanın tasarımı ve ışık tasarım süreçlerini de yoğun şekilde çalışarak tamamladık.' ifadelerini kullandı.</p><p>Onur Ünlü, çekim öncesi hazırlıklara ilişkin şunları söyledi:</p><p>'Yönetmen ve sanat yönetmenimizle çekim öncesi uzun toplantılar yapmak durumunda kaldık. Sağ olsunlar benim görsel tarafıma güvenerek işi biraz da bana emanet ettiler ama birlikte çalışma devam etti. Hatta teknik olarak nasıl çözeceğimizi önceden belirleyemediğimiz bölümleri set esnasında çözdük, orada tasarladık. Tabii post prodüksiyon konusunda da müdahalelerimiz, revizyonlarımız bol miktarda oldu. Yorucu ama keyifli bir süreç oldu.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>'Sanal prodüksiyon stüdyosunda çekildi'<p>Film için sanal prodüksiyon stüdyosu kullanıldığına dikkati çeken Ünlü, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>'Bu film, dünyada bir kukla filminin sanal prodüksiyon stüdyosu kullanılarak çekildiği ilk film. Sanal stüdyo nedir? Öncelikle kameralar arka planla senkron çalışıyor ve canlı olarak oyuncular kendilerini mekanın içinde görme şansı buluyor. Bu güzel bir teknikti ama şöyle bir sıkıntısı vardı. Bu, kukla dünyasında daha önce denenmemiş bir teknik olduğu için bizim de çözmemiz gereken birçok problemimiz oldu ama güzelce hallettik. Biz bunu yapabilmek için Unreal Engine ve Blender programlarını kullandık. Unreal Engine, zaten bu teknolojiyi kullanabilmemizi sağlayan kilit program ve dünyadaki 3D modellerin modellenmesi kısmında da Blender ağırlıklı çalıştık. Çekim esnasında tabii ki kuklaların etkileşim halinde olduğu kısımlarda pratik efektlere yönelirken, dijital tarafta da uçan kitaplar, bazı özel karakterler gibi 3D animasyon olarak yaptığımız kısımlar da oldu.'<br></p><br><p>Muhabir: Edanur Ermiş</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/sanal-produksiyonla-kurulan-dedektif-reptir-birlikte-gulelim-gorsel-dunyasiyla-one-cikiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 14:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/03/sanal-produksiyonla-kurulan-dedektif-reptir-birlikte-gulelim-gorsel-dunyasiyla-one-cikiyor.jpg" type="image/jpeg" length="69926"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alman piyanist Uwe Dringenberg'in Türk eserlerine yorumu, sosyal medyada yoğun ilgi gördü]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/alman-piyanist-uwe-dringenbergin-turk-eserlerine-yorumu-sosyal-medyada-yogun-ilgi-gordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/alman-piyanist-uwe-dringenbergin-turk-eserlerine-yorumu-sosyal-medyada-yogun-ilgi-gordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alman piyanist, besteci ve piyano eğitmeni Uwe Dringenberg, sosyal medyada paylaştığı Ahmet Kaya, Barış Manço, Sezen Aksu, Duman ve Tarkan'ın seslendirdiği unutulmaz eserleri piyanosuyla yorumlayarak Türk izleyicilerin dikkatini çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - 'Gülpembe', 'Kara Sevda', 'Kum Gibi', 'Senden Daha Güzel', 'Nazende Sevgilim', 'Unutmamalı' gibi eserleri yorumlayan Dringenberg, bir sosyal medya yayınıyla tesadüfen başlayan ve kısa sürede yüzbinlerce kişiye ulaşan Türk müziği yolculuğunu AA muhabirine anlattı.</p><p>Almanya'nın Karlsruhe kentinde piyano eğitimi alan ve klasik müzik geleneğinden gelen Dringenberg, Türk ezgileriyle ilk temasının bir canlı yayın sırasında gerçekleştiğini belirtti.</p><p>İzleyicisinden gelen istek üzerine Toygar Işıklı'nın, Kara Sevda dizisi için bestelediği eseri çaldığını aktaran sanatçı, videonun kısa sürede 1 milyon izlenmeye ulaştığını ve bunun kendisi için büyük sürpriz olduğunu söyledi.</p>'Avrupa müziği daha mesafeli ve çok sesli bir yapıya sahip'<p>Avrupa müziğinin genellikle daha mesafeli ve çok sesli bir yapıya sahip olduğunu kaydeden Dringenberg, 'Türk müziğinde çok fazla acı, özlem, gurur, sıcaklık ve içsel bir güç algılıyorum. Bu müzik doğrudan kalbe gidiyor. Türk ve Azerbaycanlı dinleyicilerin tepkileri de aynı şekilde çok samimi, şefkatli ve dostça.' değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sanatçı, repertuvarında Ahmet Kaya ve Barış Manço'nun eserlerinin yanı sıra 'İki Keklik' gibi halk türkülerine ve Duman grubunun 'Senden Daha Güzel' parçasına da yer verdiğini vurgulayarak, piyanosuyla farklı türleri yorumlamayı sürdürdüğünü dile getirdi.</p>'Müziği kendi içinde yaşa, müzikte kendini temsil etme'<p>Gelecekte Türkiye'yi ziyaret etme veya konser verme fikrine sıcak baktığını belirten Dringenberg, 'Bunu çok isterdim. Maalesef uçağa binemiyorum ve arabayla da mesafe uzak kalıyor.' ifadesini kullandı.</p><p>Uwe Dringenberg, piyano öğretmeninden öğrendiği 'Müziği kendi içinde yaşa, müzikte kendini temsil etme' ilkesini benimsediğini dile getirerek, Türk dinleyicisiyle kurduğu bağın temelinde bu sahiciliğin yattığına inandığını kaydetti.</p><br><p>Muhabir: Edanur Ermiş</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/alman-piyanist-uwe-dringenbergin-turk-eserlerine-yorumu-sosyal-medyada-yogun-ilgi-gordu</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/03/alman-piyanist-uwe-dringenbergin-turk-eserlerine-yorumu-sosyal-medyada-yogun-ilgi-gordu.jpg" type="image/jpeg" length="11714"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ragıp Savaş, oyunculuktan genel sanat yönetmenliğine uzanan tiyatro kariyerini anlattı]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/ragip-savas-oyunculuktan-genel-sanat-yonetmenligine-uzanan-tiyatro-kariyerini-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/ragip-savas-oyunculuktan-genel-sanat-yonetmenligine-uzanan-tiyatro-kariyerini-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakırköy Belediye Tiyatroları (BBT) Genel Sanat Yönetmeni ve oyuncu Ragıp Savaş, 'Genel sanat yönetmenliği, koltuklar, masalar, titrler benim için önemli değil. Bir tiyatro işçisi olarak görürüm kendimi.' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TÜRKIYE (AA) - Savaş, Türk sinemasının efsanesi Tarık Akan'ın kaleminden 12 Eylül anılarını sahneye taşıyan ve 7 Mart'ta prömiyeri yapılacak 'Anne Kafamda Bit Var' oyununda Akan'ı canlandıracak.</p><p>Kendi adını taşıyan akademide bugüne dek 17 bin öğrenci mezun eden Savaş, oyunun yanı sıra sektördeki takipçi sayısı baskısını, eşiyle 25 yıllık evliliğini, 19 yaşındaki kızı Nil ile bağını, oyunculuktan genel sanat yönetmenliğine uzanan kariyerini ve hayattaki duruşunu AA muhabirine anlattı.</p><p>Öncelikle geçmiş olsun. Kolunuzu incittiniz provalar sırasında. İyi misiniz?</p><p>Evet, tiyatro bizi birleştiriyor. Çok teşekkür ederim. Omuzumda sıkıntı oldu provalarda ama şimdi çok daha iyiyim, daha iyi olacağım oyuna kadar diye düşünüyorum.</p><p>Rahmetli Tarık Akan'ın anı kitabından uyarladığınız 'Anne Kafamda Bit Var' oyununun provasındasınız. Gerçekten heyecan verici bir proje geliyor sanırım.</p><p>Öyle görünüyor. Biz zaten daha öncesinde buna karar verdiğimizde bile çok heyecanlıydık. Tabii bir oyun, birçok aşamadan geçiyor sahneye çıkana kadar, dramaturji, dekor, kostüm, tasarım anlamında. Büyük bir iş 'Anne Kafamda Bit Var.' Sevgili Tarık ağabeyin 12 Eylül döneminde yaşadıkları, belki de çoğu seyircinin bilmediği bir hikaye. Kendi kaleminden, 'Anne Kafamda Bit Var' romanından, Gökhan Aktemur uyarlaması ve Turgay Kantürk rejisiyle 7 Mart'ta prömiyer yapacak oyunumuz.</p><p>Sizin Tarık Akan yorumunuzla sahnelenecek değil mi?</p><p>Evet, ben de varım. Tarık ağabeyi oynayacağım. Ama şurası çok önemli, altını çizerek söylemek isterim ki, Tarık Akan'a benzemek, Tarık Akan'ı taklit etmek gibi bir talihsizlik içerisinde değiliz. Tarık Akan'a kimse benzeyemez ondan başka. O taklit edilemez. Dolayısıyla biz Tarık Akan'ın yazdığı hikayeyi, sahneden seyirciye anlatan oyuncularız. Seyirci, beni mavi lensli, onun saçı gibi perukla ya da benzetilmiş makyajlı halimle görmeyecek. Ben Ragıp olarak Tarık ağabeyi yorumluyorum, anlatıyorum. Ben bir anlatıcıyım. Onun yazdıklarını seyirciye aktaran bir ekibiz. Yani onu taklit etmek yok. Oyunda başkaları da var. Müjdat Gezen var, Rutkay Aziz var, Uğur Dündar var. Yani biz onları birebir taklit etmek derdinde değiliz. Fiziken belki benzeyebilir, belki konuşmaları, jestleri ama taklitçilik halinde değil. Sadece onları tatlı bir biçimde seyirciye anlatmayı hedefliyoruz.</p><p>Okuyucusuyla buluşmuş anıları sahneye yansıtma fikri nasıl ortaya çıktı?</p><p>Aslında bu proje daha önceden yapılmış, planlanmış, programlanmış fakat bir şekilde, sebeplerini bilmiyorum, olmamış bir proje. Tarık ağabey, Bakırköy çocuğu, Bakırköy'ün evladı. Bakırköy sahilinde yaşamış, Ataköy plajlarında o zaman denize girmiş ve burada zaman geçirmiş, çocukluğunu ve gençliğini yaşamış. Duyduk ki diğer proje yapılmayacak, biz de gerekli iletişimi sağlayıp, görüşmelerden sonra yapmaya aday olduk ve anlaştık. Ondan sonra da provalara başladık.</p>'Gülümseten ve hüzünlendiren çok keyifli bir oyun geliyor'<p>Müzikli bir oyun olarak, barkovizyonda anılara, fotoğraflara da yer vereceksiniz galiba?</p><p>Tabii ki... Barkovizyonda arkada görüntüler akarken biz önde anlatacağız. Anlattıklarımızın hepsinin görüntüleri var. 'Yol' filmi, 'Maden' filmi, Yılmaz Güney ile hapishanede görüşmeleri, kendi içeride hücredeki görüntüleri, mahkumlarla hikayeleri falan hepsi var. Hem gülümseten hem de hüzünlendiren, çok keyifli, modern bir rejiyle seyirciyle buluşacağımız bir oyun geliyor.</p><p>Provanızda 'İncitilsem de incitmem' sözleri geçen bir türkü söylüyordunuz. Çok hoştu.</p><p>'Yaşlı Atın Türküsü' o. Şarkı söylüyorum. Ben de söylüyorum, arkadaşlarımız da söylüyor. Çok şarkı yok. Müzikal değil zaten, olamaz. Öyle bir metin değil ama çok dramatik sahnelerin arkasına birkaç şarkı koyduk. Tolga Çebi, sağ olsun aranjmanlarını yaptı. Faruk Üstün de oynuyor, aynı zamanda oyunun şarkılarının sözlerini yazdı. Koreografiyi Pınar Ataer yaptı. Dekor ve ışık Cem Yılmazer tarafından yapılıyor. Dolayısıyla çok iyi bir ekiple, modern bir rejiyle, güzel bir anlatımla Tarık Akan'ın 'Anne Kafamda Bit Var' oyunu 7 Mart Cumartesi saat 20.00'de Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi'mizde seyircisiyle buluşacak.</p><p>Baruthane Sahnesi'nin tarihi dokusu, Bakırköy Belediye Tiyatrolarının yeni dönem manifestosu mu oldu?</p><p>Ekrem (İmamoğlu) Bey zamanında başlanmış ve zannediyorum bir yıl içerisinde harabe halindeyken tamamlanmış bir yerleşke Baruthane. Bizim Yunus Emre Kültür Merkezi de barut yapımında kullanılmış tarihi bir bina. Burası da aynı şekilde. Mahir Polat liderliğinde orası yapılmış. İçeride çok güzel bir kütüphane, bir müze ve sergi salonu var. Bir de tiyatro salonu vardı. Ama tiyatro salonunda bir performans gerçekleşememişti birçok sebepten dolayı. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin kullanımında bir yer. Bir şekilde bir sohbette konuşuldu. Dedik ki, 'Biz yapalım. Biz de burada, Ataköy'deyiz.' Konuştuk. Birtakım teknik eksikler, olması gerekenler vardı. Onları yaptırdık içine. Sahneyi tiyatroya daha müsait hale getirdik. Sevgili Özen Yula'nın 30 yaşındaki kült oyunu 'Ay Tedirginliği'nin prömiyerini yaptırdık yakın zamanda. İki kişilik bir oyun.</p><p>'Ay Tedirginliği' ile Baruthane'de perde açmak sizin için sanatsal risk taşıyor mu?</p><p>Hepsinin riskleri var ama tabii biz bunları çok çalıştık, çok düşündük. Çarşamba günleri orada oynuyoruz. Tek perdelik, 1 saat 15 dakikalık bir oyun. Dolayısıyla bütün matematiğini, her şeyi hesapladık. Olabileceğine inandıktan sonra oraya başladık. Sahneyi tiyatro yapılabilir hale getirdik. Çok keyifli. 'Ay Tedirginliği'ni dekoruyla izleyeceksiniz. Dekorunu 324 yaşındaki o binanın atmosferine göre tasarladık. Yani aslında oranın oyunu. Burada gala yaptı ama mekana göre tasarlanmış bir oyun aslında. Müthiş bir akustiği var. Oyunun dekoruyla, içeriğiyle bütünleşiyor. Çok keyifli bir oyun oldu. Çok güzel oynanıyor. Çok temiz bir rejiyle. Burcu Halaçoğlu rejisini yaptı. Damla Karaelmas ve Emre Koç oynuyor. Resital gibi bir şey oldu. Çok dingin ama çok heyecanlı. Şimdi spoiler vermek de istemiyorum oyuna dair ama çok keyifli seyircinin izlediği ve güzel geri dönüşler aldığımız bir oyun oldu şükür.</p><p>'Oyuncu olmak için doğdum'<p>Sanatın, tiyatronun, sanatsal atmosferde yüzlerce yıllık binaların içinde olması ne kadar güzel değil mi?</p><p>Çok güzel, çok. Bambaşka bir ruh, bir heyecan katıyor. Bizde de var ama daha çoğalmasını istiyoruz. Onun için çok heyecanlandım. Ben 2 senedir uğraşıyorum Baruthane ile. Olabileceğine inandık, 'Ya acaba mı?' dedik ama sonra 'Tamam, yapacağız.' dedik, sonunda yaptık. Çok şükür, güzel oldu.</p><p>Oyunculuğunuzun yanı sıra genel sanat yönetmeni olarak doğmuşsunuz gibi. Öyle mi hissediyorsunuz siz de?</p><p>Yok, ben oyuncu olmak için doğdum. Oyuncu olmak istedim.</p><p>Geçmiş 35 yıla bakınca Bakırköy Belediye Tiyatrolarında Müşfik Kenter'in yardımcısıydınız.</p><p>Aslında Zeliha (Berksoy) Hoca ile başladık. 'Reji yapayım, sanat yönetmeni olayım.' gibi bir adımım çok olmadı. Evet, idarecilik yeteneğim, o supleksim var ama beni en çok ilgilendiren şey sahne, oyunculuk. Zeliha Hanım kurdu ve 4-5 yıl sonra görevden alındı. Sebepsiz şekilde hoyratça hocamızı aldılar ve bırakmak zorunda kaldık. Tabii biz şaşkın ördek yavruları olarak, çok gençtik o zaman. Ne yapacağız biz? Hocamız gitti, yok. Düşünsenize ne yapacağız? 'Biz yapmak zorundayız.' diyerek, bunları öğrendik. Yönetim kuruluna girdik, genel sanat yönetmeni yardımcılığı yaptım. Müşfik Hoca'yı getirdik. Onun yanındaydım, ister istemez öğrendim mecburiyetten.</p><p>Yani suya düşüp yüzme öğrendiniz?</p><p>Aynen öyle oldu. Suya düştük, dediğin gibi yüzmeyi öğrendik. Müşfik Hoca ile çok çalıştım. Zaten baba oğul gibiydik, yıllarca beraberdik. Genel sanat yönetmenliği, koltuklar, masalar, titrler benim için önemli değil. Bir tiyatro işçisi olarak görürüm kendimi.</p><p>Nezaketli, sakin, kimseyi kırmadan ve usulca hedefe ilerleyen biri olarak tanımlanıyorsunuz.</p><p>Kimseyi kırmam. Öyle olmak zorundayım.</p><p>Bu bir karakter yapısıdır muhakkak ama Müşfik Kenter'de de böyle bir zarafet vardı. Ondan da bazı şeyler öğrenmiş ve almış olabilir misiniz?</p><p>Tabii ki muhakkak vardır, çok şey almışızdır. Onların rahle-i tedrisatından geçtiğimiz için onlara benzediğimiz, onları örnek aldığımız noktalar vardır. Gurur da duyarım. Benim hayat felsefem, 'İyilik yap, iyilik bul.' Kimsenin kimseye kötü davranma hakkı yok bu hayatta. Kimsenin omzuna bile şöyle dokunamazsın. Kimseye hakaret etme, kimseyi aşağılama, kötü davranma hakkımız yok. Kavga edebiliriz ama hakaret edemeyiz. İş için kavga edebiliriz. Kırmadan, incitmeden iş için kavga ediyorsak işe yarar o zaten. Ama insanları aşağılamak, hor görmek, onu ayırmak, bunu kayırmak, benim hayat felsefemde böyle bir şey yok. Ben böyle bir yapıdayım, böyle bir adamım. Yöneticiliğim de böyle. Net, sarih. Hiç öyle karanlık değil. Ya siyahımdır ya beyazımdır. Oluyorsa olur, olmuyorsa olmaz.</p><p>Yunus Emre Kültür Merkezi'ndeki renovasyon bittiğinde izleyiciyi nasıl bir model tiyatro anlayışı ve atmosfer bekliyor?</p><p>Çok güzel projeler çizildi, heyecanla bekliyorum. Tabii birinci derece tarihi eser olduğu için şu anda projeler Anıtlar Kurulunda konuşuluyor. Hemen alıp başlayamıyorsunuz. Birkaç şey geri döndü. Anıtlar Kurulu zor bir yerdir. Çok titizleniyorlar, projeler renove ediliyor. En kısa zamanda, mart, nisan gibi başlaması düşünülüyor. Çok özledik Yunus Emre'yi. Bir an önce dönmek istiyoruz. Bizim baba, ata ocağımız Yunus Emre'dir. Seyirci çok soruyor, devamlı mesajlar geliyor, 'Yunus Emre ne oldu, ne olacak?' diye. Sağ olsun Başkanımız Ayşegül Ovalıoğlu çok büyük destekçimiz. Orada 2 ay diye gelip, 25 yıl kalan bir nikah dairesi hikayesi vardı. Tiyatro kimliğimizi kaybettirdiler bize. Başkanımız sağ olsun, ortak istişareler sonucunda nikah salonunu oradan gönderdi. Artık Yunus Emre Kültür Merkezi'nde nikah kıyılmayacak. Orası sadece bir kültür ve sanat mekanı olacak.</p><p>Mutlaka çok iyi projelerde yer aldınız, izledik ama yine de bir klasik olarak gözüken 'Neredesin Firuze'den bu yana filmlerde de o eski samimiyeti neden yakalayamıyoruz?</p><p>Evet o başka bir şeydi. Zannediyorum dediğin gibi kült oldu o film. Arkasından 'Hacivat-Karagöz Neden Öldürüldü?' yine aynı şekilde. Şöyle yorumlayabiliriz, 'Proje var, proje var. Yönetmen var, yönetmen var.' Dolayısıyla yönetmen, proje iyiyse iş çok farklı oluyor ve insanın yüreğine dokunuyor. Elbette güzel işler yapılıyor ama galiba biraz artık daha kolay, nasıl diyeyim, daha belden aşağı, daha çabuk güldüren işler çekilmeye ve gitmeye başladı. Bu da olabilir. Tercih meselesi ama ben tercih etmiyorum öyle işlerin içinde olmayı.</p>'Yankı, iyi bir kadroyla sevdiğim güzel işlerimden biri oldu'<p>Tabii'nin orijinal dizisi olarak çektiğiniz 'Yankı: Görünmez El'deki Cemal karakteri, bir aktör olarak toplumsal hafızanıza ne kattı?</p><p>Yankı güzel iş oldu. Gerçek ve yaşanmış bir hikayeydi. Cemal, medya yöneticisi. Onun çok tanıdığımız bir karşılığı var. Seyirci tahmin etti, yazdılar da bana. Birçok yaşanan şeyden esinlenerek, gerçek hikayeden tasarlanan bir senaryo idi. Çok keyifli oynadık. Çok da beğendim işi. Çok iyi montajlanmış, çok iyi müzikler kullanılmış. İyi bir kadroyla güzel, sevdiğim işlerimden biri oldu o iş.</p><p>Şu anda yeni başka bir proje var mı?</p><p>Şu anda maalesef tiyatro var. Tiyatro ile dizi olmuyor. Çünkü program olarak uyduramıyorlar birbirlerine. Ya tiyatro yapacak oyuncu ya da dizi. Ya da oyunun çıkmışsa, eğer oynuyorsan oyunu yapabiliyorsun. Ama prova aşamasındayken dizi çekemiyorsun maalesef.</p><p>Kendi akademinizdeki öğrencilerinize Bakırköy Belediye Tiyatrolarında bir gelecek vaadi ve yolu açıyor musunuz?</p><p>Yok, ben vadetmem hiçbir şey kimseye. Ben oluyorsa 'Oluyor.' dedim. Vaat vermek benim çok hoşuma giden bir şey değil. Hayal kurdurmak da öyle. Hayal önemli ama başkalarına hayal kurdurmayı çok sevmiyorum. Kendim çok hayal kurarım.</p><p>Yaklaşık 17 bin öğrenci mezun ettim. 2007 yılında başladım bu işe tabii. İzmit, Sakarya, Bursa ve İstanbul. Sonra ortaklığı bitirince Bursa, İstanbul'u ben aldım. İzmit, Sakarya'yı verdim ama Bursa'yı kapadım, yetişemedim çünkü. Burada İstanbul'da 550 talebem olan bir akademim var. 3 bin metrekare, çok branşlı bir okul. 12 yaşında orası. Eşim başında, 12 yıldır bizimle beraber olan genel koordinatörümüz Berrin var. 40 hocamız, 6 personelimiz var. Kocaman, 50 kişilik bir ailemiz var Ragıp Savaş Sanat Akademisinde. Orayı da çok önemsiyorum. Çok uğraştım, çok emek verdim akademiye.</p><p>Orası da benim için çok kıymetli ama kimseye bir söz vermiyorum. 'Sen burayı oku bitir, tiyatro bölümünü bitir, seni şuraya sokarım.' diye bir gücüm yok benim hayatta.</p><p>Öyle beklentiye giriyor mu öğrenciler?</p><p>Soranlar oluyor tabii haklı olarak ama şu anda kadro diye bir şey yok tiyatrolarda. Her kurumda böyle. Sadece ben onların kanatlarını çıkarıyorum. Uçmak artık onlara kalıyor. Uçarken de yolda tabii ki onlara elim dokunuyor, yardımcı oluyorum, serüvenlerinden haberim oluyor. Bir şey yapabiliyorsam destek oluyorum ama 'Sen gel bizim okulda oyunculuğu bitir. Ben seni Bakırköy Belediye Tiyatrolarına sokarım ya da devlete.' gibi bir yanlışın içine düşmüyorum. Maalesef yapamam böyle bir şey.</p><p>Gençleri yetiştirirken sizin de bir genç kız babası olduğunuzu es geçmeyelim. Kaç yaşında oldu şimdi Nil?</p><p>Evet kızım 19 yaşına geldi. Sen küçük hallerini biliyorsun. Çok acayip, zaman çok acımasız. Gerçekten çok acımasız yani bakıyorum inanamıyorum Nil'i öyle gördüğüme. Çok çabuk geçti. Üniversite talebesi oldu. Birinci sınıfta. Medya Görsel Sanatlar okuyor kızım. Çok vicdanlı, duygusal, sosyal yanı çok güçlü bir evlat yetiştirdiğimizi düşünüyorum. Onun için de karıma çok teşekkür ediyorum. Onun da çok büyük emeği var.</p><p>Fadime Hanım ile de 20 küsur yıl oldu değil mi evliliğiniz? Bu da ayrı bir başarı aslında değil mi?</p><p>25 yıl oldu. Ben aslında böyle iyi görünüyorum ama evde zor bir adamım. Ben akrep burcuyum. Titiz bir adamım. Evlilikteki en büyük şeyin uyum olduğunu anladım. Birbirini anlamak... Tabii ki sevgi, aşk, saygı, ok. Ama eğer birbirini anlıyorsan, birbirine saygı duyuyorsan, birbirini değiştirmeye çalışmıyorsan, o zaman o evlilik iyi gidiyor. Büyük bir şans benim için. Eşim beni, benim işlerimi anlayan, akademinin başında olan bir iş kadını.</p><p>Evlilikteki başarı için hep derler ki 'İşi kapının dışında bırakıp öyle içeri gir.' Ama sizde öyle bir şey mümkün değil galiba?</p><p>Yok değil. O da artık sanatı öğrendi, sanatçıyı anlayabiliyor. Öngörüsü çok kuvvetli bir kadın. Beni yanlıştan döndürebiliyor zamanı geldiğinde. Onun için çok şükür, böyle güzel, mutlu, huzurlu bir birlikteliğimiz var.</p>'Çok takipçisi olan her aktör ya da aktris çok iyidir diye bir şey yok'<p>Sizce bugün sektörde takipçi sayısı yeteneğin önüne geçti mi? Konservatuvarlı ustalar dijital işlerin süsü mü oldu?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Tabii bu çok konuşuluyor. Şöyle bakmak lazım, aslında hiçbir şekilde 10 milyon takipçisi olan bir aktör ile 300 bin takipçisi olan bir aktör kıyaslanamaz. 10 milyon olan öbüründen iyidir diye bir şey yok. Sayısı iyidir ama oyunculuk öyle bir şey değil. Ama tabii özellikle dizi işinde takipçi sayısı çok önemli bir şey. Reyting getireceğini düşündükleri insanlar onlar. Ama bazen alıyorsun 10 ya da 3 milyon takipçisi olan kızı ya da oğlanı ama bakıyorsun olmuyor. Anlatabiliyor muyum? Onun bir dengesi olmalı. Her çok takipçisi olan aktör ya da aktris çok iyidir diye bir şey yok.</p><p>60 yaşındaki Ragıp Savaş, seyircisine, sevenlerine, genç oyunculara, yeni yeteneklere ne söylemek ister?</p><p>Çok güzel şeyler söylemek isterim ama dediğim gibi şimdi çocuklar konservatuvara giriyor, mezun oluyor bir yerden. Kadro sınavları yok, kadro açılmıyor. Mecralar daralıyor. Özel tiyatroların sıkıntıları malum. Konservatuvar bitiren müzisyen ya da dansçı, balerin ya da oyunculardan bahsediyorum. Genelinde bu sıkıntı var. Yani artık biraz daha farklı yönetimsel şeylerle farklı alanlar açmak lazım ya da bu kadar konservatuvarları çoğaltmamak lazım mı özellerde? Bir denge kurulmalı, çünkü çocuk umut, hayal eder, girer, bitirir. Bitirdikten sonra bir şey yapamıyorsa onun için de çok acı bir süreçtir o. Psikolojileri bozuluyor, bağımlılıkları artıyor çocukların. Başka şeylere takılıyor, başaramadıklarını zannediyorlar. Aslında başaramayanlar onlar değil. Sistem başaramıyor, onları içine almıyor. Dolayısıyla orada bir çalışma yapılmalı. Dışarıdan mezun olup gelen oyuncu ya da sanatçı var ama sistem onları içine alamıyor. Bunun bir döngüsü bir gerçekçiliği olmalı.</p><br><p>Muhabir: Dilek Dallıağ</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/ragip-savas-oyunculuktan-genel-sanat-yonetmenligine-uzanan-tiyatro-kariyerini-anlatti</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/03/ragip-savas-oyunculuktan-genel-sanat-yonetmenligine-uzanan-tiyatro-kariyerini-anlatti.jpg" type="image/jpeg" length="50494"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Usta sanatçı Mustafa Keser yarın İstanbul'da vereceği halk konserinde hayranlarıyla buluşacak]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/usta-sanatci-mustafa-keser-yarin-istanbulda-verecegi-halk-konserinde-hayranlariyla-bulusacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/usta-sanatci-mustafa-keser-yarin-istanbulda-verecegi-halk-konserinde-hayranlariyla-bulusacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk müziğinin usta ismi, kendine has yorumu ve engin repertuvarıyla geniş kitlelerin gönlünde taht kuran sanatçı Mustafa Keser, 80 yıllık ömrüne sığdırdığı sanat hayatında, halk konserleriyle yeni bir dönemin kapısını aralıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Usta sanatçı, çarpıcı, içten ve o meşhur 'dobra' üslubuyla kariyerinden özel hayatına, siyasetten aile değerlerine kadar pek çok konuda AA muhabirine açıklamada bulundu.</p><p>Meslek hayatında bir dönüm noktasına hazırlanan Keser, Türkiye'nin dört bir yanını kapsayacak turne programıyla sevenlerinin karşısına çıkmayı planlıyor. Bu turneyi 'bir milat' olarak gören sanatçı, yarın İstanbul'da Sarıyer Boğaziçi Kültür Merkezi'nde müzikseverlerle buluşacak. Sanatçı 27 Mart'ta Gaziantep, 10 Nisan'da Bursa, 16 Nisan'da Denizli, 25 Nisan'da İzmir'de, 26 Nisan'da Balıkesir, 8 Mayıs'ta Konya, 9 Mayıs'ta Antalya, 15 Mayıs'ta Kayseri, 16 Mayıs'ta Diyarbakır, 21 Mayıs'ta Ankara'da, 22 Mayıs'ta Eskişehir'de, 19 Haziran'da Samsun'da halk konserleri verecek.</p><p>Bizi ağırladığınız için teşekkür ederiz. Nasılsınız?</p><p>Merhaba, hoş geldiniz, estağfurullah. Şeref verdiniz. Fena değilim, idare eder, Allah'a şükürler olsun.</p><p>Sizi İstanbul'da bulabildik ancak başka şehirlerde de programlarınız olacak sanırım. Halk konserleri dizisinin sizin için milat olacağının müjdesini verdiniz. Neler söyleyeceksiniz?</p><p>Evet, bir şeyler olacak, ilk ve son milat. Şöyle söyleyeyim, bu yaşa kadar, 60 yıllık meslek hayatımın 15 senesi müzisyenlikle geçti. Sonrasında ses sanatçısı olarak devam ettim ama ben hiç halk konseri yapmadım yani bugüne kadar pek kısmet olmadı. Bundan 25 sene önce festivaller olurdu, giderdik ama son 15-20 yıldır festivaller de kalmadı. Eskiden yazın belediye festivalleri çok olurdu. Onlar da olmayınca halkla bu şekilde buluşma imkanımız kalmadı. Tabii ki halkla buluşuyoruz. Haftada bir gün konserim var ama bunlar müzikhol denilen yerlerde, gazino konserleri şeklinde oluyor. Yani 'Mal alıcısını buluyor' diyebiliriz. Hafta sonları, cuma ve cumartesi günleri muhakkak bizi çağırırlar, programlarım olur. Ama geniş kitleler itibarıyla bugüne kadar hiç olmamıştı.</p><p>Bu işe küçük oğlum öncülük yaptı. Üç oğlum var benim, Athos, Porthos ve Aramis. Ben de D'artagnan oluyorum. Nihayet küçük oğlum Erkan'ın sayesinde iş icraata döndü. Erişebildiğimiz kadarıyla Türkiye'nin her yöresine gitmeyi düşünüyoruz. Ancak salon sorunu var, büyük salon bulmak zor. Benim gideceğim salon bin kişinin altında olmamalı ki daha fazla kitleye ulaşabilelim. Bu maliyeti karşılamamız için salonun en az bin kişilik olması lazım ki bu fakire de emeğinin karşılığında bir şeyler kalsın. Kalsın ki biz de ihtiyaç sahiplerine verebilelim. Bizimle birlikte gelecek müzisyenler var, niyetimiz karın bir kısmını gittiğimiz vilayetteki bir hayır kurumuna bağışlamak. Ama konser vereceğimiz halka 'Gelin, yardımcı olun.' falan demiyorum. Çünkü millet artık bu vakıf ve yardım taleplerinden bıktı. Bizim öyle bir talebimiz yok. Kişi parasını verecek, gelecek ve konserini izleyecek. Biz de kazancımız doğrultusunda, elimizden geldiğince bir yerlere yardımcı olmaya çalışacağız.</p>'Ramazan ayında İstanbul'da bir-iki iftariyelik konser düşünebiliriz'<p>Peki, halk konserleriniz için kesinleşmiş yerler var mı? Hangi iller bunlar?</p><p>Önce İstanbul'la başlayalım dedik, kapımızın önüdür, tecrübe olur. Şu an doğru dürüst ilan bile çıkmadı ama biletlerin neredeyse dörtte biri satılmış. İnsanlar bizi bu kadar çok seviyor. İstanbul'da Sarıyer Boğaziçi Kültür Merkezi'nde olacağız. Seyirciler Biletix gibi platformlar üzerinden biletlerini alabilir.</p><p>Yeni yılla birlikte güzel bir heyecan başladı o zaman sizin için?</p><p>Evet, 11 Şubat'ta başlayacağız. Ama başlamamızla kapanmamız bir olacak gibi çünkü mübarek Ramazan ayı geliyor. Belki Ramazan ayı içinde de İstanbul'da bir-iki 'iftariyelik' konser düşünebiliriz. Ama bu işe sponsor olmadan girmek çok zor, masrafı çok. Bayramla birlikte yaza kadar devam edeceğiz. Yaz konserlerini ayrı düşünüyoruz. açık hava ve amfitiyatro gibi yerlerde olacak inşallah. Yaz konserleri için henüz bir girişimimiz yok ama nisan ve mayısta her hafta en az bir konserimiz kesinleşti. Kayseri, Eskişehir, Konya, Gaziantep ve Diyarbakır var. Biletix'te belli olan illerin satışları başladı. 'Ya Allah' deyip gideceğiz inşallah. Çok yorucu iş ama olsun.</p><p>Babanız rahmetli Cemil Keser ile başlayan keman ve müzik tutkunuz daha çocukluk çağlarında oluşmuş. Babanızın sizin için yaptığı 'çeyrek keman'ı gören annenizin 'Bu çocuk okula gitmez' korkusuyla onu saklaması nasıl gelişti?</p><p>Evet, o zamanlardaki düşünce öyleydi, aklını çalgıya veren okumazdı. Şimdiki gibi çocuğunu kolundan tutup Unkapanı'na götürerek 'Küçük Hüsamettin, Küçük Hasan, Küçük Şaziye' yapmaya çalışmazlardı. Gerçi o devir de geçti. Şu anda Unkapanı için ne denir? 'Kelin tırnağı olsa kendi kafasını kaşır.' Eskiden öğle yemeklerinde kebaplar yenirdi, şimdi gevrek ve peynir. Çünkü devir değişti, dijital platformlar bu işleri bitirdi. Ama annemin, babamın yaptığı kemanı saklaması pek anlam ifade etmedi. Ortaokulu bitirinceye kadardı o süreç. Ben Elazığ'ın Maden ilçesindeydim. Orada ortaokul yoktu. Liseyi Sivas'ta yatılı okudum. İlk sömestr eve geldiğimde bir kolumda cümbüş, bir kolumda ud, bir kolumda keman, bir kolumda bağlama vardı. Hepsini üç ay içinde öğrendim. Annem beni öyle görünce saçını başını yoldu tabii. 10 senedir, 'Aklını çalgıya verir.' diye enstrümanları kaçırıyordu. Baktı ki olmuyor, sonunda peşimi bıraktılar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İyi ki bırakmışlar. bugün 60 yıllık emeğiyle karşımızda duran, sevilen bir müzik çınarısınız.</p><p>Eyvallah. Ama dediğim gibi, altında 60 yıllık emek yatıyor. Bizde 'Sebepsiz kuş uçmaz.' derler. Hiçbir şey sebepsiz olmaz. Bunun altında büyük bir çalışma var. Bu söz belki konuşanların diline pelesenk olmuştur ama gerçek bu, çalışmak, çalışmak, çok çalışmak. Hatta her yerde söylüyorum, kayda geçsin, çok veciz bir laf vardır, beyit midir, faili meçhul müdür bilmem... Der ki: 'Başarı için ömürlerinin bir bölümünü bedel olarak ödemeyenler, başarısızlığın bedelini bir ömür boyu öder.' Harika bir laftır. Her anne-baba bu lafı kapının arkasına yazmalı ki çocuklar okula giderken okuyup çıksın. Bu fakir buralara gelinceye kadar hep böyle çalıştı. Yine bir söz vardır: 'Yüksek tepelerde hem yılana hem kuşa rastlanır. Bazısı uçarak, bazısı sürünerek oraya çıkmıştır.' Bu fakir buralara kuş gibi uçarak gelmedi, kertenkele gibi sürünerek geldik.</p><p>Birçok farklı mesleği de tecrübe ettiğinizi görüyoruz. Memuriyet, marketçilik, minibüs şoförlüğü... Sahnede devleşen 'Halk Adamı Mustafa Keser'e giden o uzun ve zorlu yolun hikayesi aslında bu değil mi?</p><p>Keser: Eyvallah. Ama tabii bu saydığınız işleri yaparken, daha doğrusu müziği icra ederken bunlar da hayatımdaydı. 'Bu işleri bıraktım da müziğe girdim.' durumu yok. Zaman zaman televizyonlarda şoför kardeşlerimiz çıkıp, 'Mustafa Keser şoförlükten sanatçı oldu. Biz de oluruz.' diyorlar. Ben de esprili bir yanıt veriyorum, 'Oğlum bakın sakata gelmeyin. Ben şoförlükten sanatçı olmadım. Zaten sanatçıyken şoförlük yapıyordum.' Müzikten kazandığım para yetmediği için ilave işler yaptım. Memuriyet, havaalanında taksicilik, minibüsçülük, market işletmeciliği, bayan çeyiz dükkanı gibi işlerle uğraştım. Bu durum, İzmir Radyosunun açtığı 'yetişmiş sanatçı' sınavını Türk sanat müziği dalında kazanana kadar devam etti. Radyoya girip müzikten kazandığım parayla ayakta durabilecek duruma gelince diğer işleri bıraktım.</p><p><br>Fotoğraf: Şevval Vicir/AA</p>'60 yılın 40 yılını, her gün çalışarak geçirdim'<p>Hepsini bir arada yürütmek çok yorucu olmalı.</p><p>Keser: Bu 60 yılın 40 yılını, her gün çalışarak geçirdim. Mesela Çiğli Askeri Havaalanı'nda 6 yıl memuriyet yaptım. Oradaki tek sivil memur bendim. Bunları konuşurken dile kolay geliyor ama üzerinde düşünüldüğünde olağanüstü bir tempoydu. Bazen kendime, 'Ulan oğlum sen biyonik adam mısın, nasıl dayandın bu işlere?' diye soruyorum. Altı sene boyunca gecede sadece 2 saat uyudum. Bak, altı hafta falan değil ha, tam 6 sene. Gece 04.00'te yatıyorum, 06.00'da annem dürtüyor 'Kalk işe.' diye. Gözlerimi gören esrar içiyorum zannederdi, kan çanağı gibiydi. Hiç oturmak istemezdim çünkü oturduğum an belimden aşağısı sızım sızım sızlamaya başlardı. Ayaktayken pek fark etmiyordu ama oturunca ağrılar başlardı. 6 yıl böyle geçti. Yaklaşık 15-20 yıl öncesine kadar hep bu tempoda çalıştım.</p><p>İyi ki o kapıları çalmış, onlarla birlikte olmak için elinizden geleni yapmışsınız.</p><p>Hanımefendi, ben idealleri ve hedefleri olan bir adamdım. Hedefi olmayan adamı hiç sevmem. Hedefi olmayan bir gencin bir değer üretmesi de mümkün değildir. Önce bir hedef koyacaksınız. Mesela ben çeşitli sebeplerle üniversite okuyamadım. Aslında çevremde herkes bana 'Bu çocuk 2-3 üniversite bitirir.' gözüyle bakardı ama ailevi durumlardan dolayı olmadı. Ben de aynı filmlerdeki gibi sazımı ve bavulumu aldım, Haydarpaşa'da indim. İstanbul'a kaçıp geldim. Beyoğlu'nda dolaşıp organizasyon bürolarına 'Şarkı söylerim, keman ve bağlama çalarım.' diyerek iş aradım. Bazıları soruyor, 'Müziği nasıl seçtin?' diye. 'Müzik benim hayatım, onsuz yapamam, kanım canım.' falan diyorlar. Bende öyle bir şey yok. Ben mecburiyetten müzisyen oldum. Profesyonel olarak çalıyordum, lise mezunu bir gençtim. Baktım ki bu enstrümanları çok kısa sürede ustalık derecesinde çalmayı öğrendim, 'Mesleğim, ekmek param bu olsun.' dedim. O şekilde devam ettim yani 'onsuz yaşayamam' felsefesiyle başlamadım.</p><p>Solist olan ama aynı zamanda iyi müzisyen olan, bizlerin bu yönünü fazla bilmediğimiz ve ilk dönemlerinizde fikir alışverişi yaptığınız sanatçı var mı?</p><p>Keser: Türkiye'de maalesef bu eksiklik var. Batıya baktığımızda aklınıza kim geliyorsa, irili ufaklı, Madonna'sından tutun birçoğu çok iyi müzisyendir. Hepsi bir enstrüman çalıyor, hepsi. Bizde müzisyen-şarkıcı neredeyse yok denecek kadar azdır. Saydığımız isimlerin hiçbiri enstrüman çalmaz, müzisyen değildir. Çünkü çalan insan çalmayana göre 10 kat daha güzel, daha bilerek okur. Sesi diğerinden kötü olmasına rağmen ondan daha güzel okur. Güzel okuma sadece güzel sesi olmakla ilgili değil. Onun bir sürü bileşkeleri vardır.</p><p>Hem Mustafa Keser kimliğini gerçekten sevilen-saygı duyulan bir yere taşıdınız tüm bu ustaların rahle-i tedrisinden geçerek hem de Türkiye'nin en geniş repertuvarına sahip sanatçısı oldunuz, neler söyleyeceksiniz?</p><p>Öyle bir tevatür var ama ben katılmıyorum.</p><p>Neden? Çok büyük bir repertuvarınız var.</p><p>Vardır tabii de şimdi kimse oturup kaç şarkı bildiğimi saymamıştır. Başkasının da kaç şarkı bildiğini tam bilmek mümkün değil. Ona, repertuvarı en geniş olanların başında gelir diyebiliriz. En çok bilen kelimesi doğru bir tespit değil.</p>'Repertuarı geniş olanların başında geliyor olabilirim'<p>Sizi repertuvar konusunda geçebilecek var mı?</p><p>Şöyle olabilir: Mesela bir arkadaşımız vardır, o aklını fikrini klasik musikiye takmıştır. Kendi o yönde icraat yapmıştır. Şimdi mesela ben 500 klasik eser biliyorsam, o 1500 tane bilebilir. Çünkü hep ona çalışmış. Ama onun benden fazla bildiği klasiğe karşılık ben de 500 tane pop, 500 tane Türk halk müziği, 500 tane arabesk bilirim. Çeşitlilik anlamında belki benim gibi pek az olabilir. Bütün musikilere, bütün dallarına vakıf, repertuarı geniş olanların başında geliyor olabilirim. Ama repertuarı en çok olan kelimesi pek doğru olmuyor.</p><p>Ama sizin dışınızda bir isim yok?</p><p>Evet, bir tek ben kaldım zaten. 'İşte geldik, gidiyoruz. Şen olasın Halep şehri.' demişler.</p><p>Allah gecinden versin.</p><p>Arkamıza baktığımız zaman gelen de yok. Çünkü gazino sahnesinde bir senedir dilime bunu takmışım, her programda söylüyorum, 'Sayın seyirciler sizin için üzülüyorum.' diyorum. 'Niye hocam?' diyorlar. 'Emrihak vaki olur da gidersem, ki olacak, yakındır, bu dinlediğiniz şarkıları benden başka okuyacak adam kalmadı. Arkamdan gelen de yok. Son olarak biri size bu şarkıları söylüyor. Benimle beraber bir devir, bir üslup bitecek. Benimle beraber bu iş bitecek.' diyorum. 'Aman hocam Allah gecinden versin' diyorlar. Tabii yanlış anlaşılmasın, 'Bunların hepsini ben biliyorum. Benden başka bilen yok. Ben çok iyi bir sanatçıyım.' manasında söylemiyorum. Konservatuvarlarda, devlet korolarında çok iyi sesli, çok değerli genç kardeşlerimiz de usta sanatçılar da var. Ama bunların halka ulaşma durumu yok. Bir tek görünen yüz Mustafa Keser kaldı. Halkın bildiği, halka ulaşan, 30 senedir karşılarında bir ben kaldım. Ben birinciyim çünkü başka gelen yok. Onun için hakikaten çok üzücü. Ben sahnenin haricinde şarkı söylemem biliyor musun? İçimden hiç şarkı söylemek gelmez benim.</p><p>Eşiniz 'Bana şarkı söyler misin?' dese.</p><p>Sıkıysa istesin, kızarım. Şarkı söylemek ciddi iştir. 'Söyle.' denince pata küte söylenmez. 'Bu akşam gel oturalım müzik yapalım.' deriz ayrı ama nedense benim içimden gelmez.</p><p>Şimdi her şey telefonun içinde, şarkılar da öyle. Sizin de YouTube kanalınız var ve gençlere de oradan ulaşıyorsunuz aslında değil mi?</p><p>Evet var. Orayı daha işler hale getireceğiz. Bu konserlerin ara gazıyla inşallah özel programlar çekeceğimiz kanalımızı daha canlandırmaya çalışacağız. Elimizde olan şeyleri yapacağız.</p><p>Eşinizle evliliğiniz 45 yılı aştı sanırım.</p><p>1978'den bu yana 47 senedir. Mayısta 48 oluyor. 41 kere maşallah.</p><p>Maşallah. 3 tane aslanlar gibi oğullarınız var.</p><p>Allah bağışlasın cümlemizinkini.</p><p>Cumhurbaşkanımızla resepsiyonda geçen, Beylerbeyi'ndeki müzikholünüzü sorduğu esprili bir sohbetiniz vardı. Biraz bahseder misiniz?</p><p>TBMM'nin sezon açılış resepsiyonuna davet edildik, gittik. Sağ olsun bütün millet Cumhurbaşkanımızın başına üşüşmüş. Benim de maşallah boyum uzun ya, görünmüyorum arkada. Aralardan gördü beni. Sağ olsun beni çok sever. Hatta orada belki videoda duydunuz, bana 'Ağabey' diye hitap ediyor. Beni görünce 'Açılın, Mustafa abim gelsin.' dedi. Millet döndü baktı, kim bu ağabey diye. Gördüler ki Mustafa Keser.</p><p>Benim hanım 3 senedir kanser tedavisi görüyor, hanımın rahatsızlığını da biliyor. Onu sordu, 'Nasıl hanım?' dedi. Videoda gördüğünüz 3-5 dakika sohbetimiz oldu ayaküstü. Ondan sonra sağ olsun yardımcılarına, profesörlere, hepsine 'Hanımının tedavisiyle ilgili ne gerekiyorsa yapın.' dedi. Bu arada Beylerbeyi'nde oturuyordu ya, Beylerbeyi'ndeki yerimi biliyordu, sordu. 'Kapadık.' dedim. 'Sen devam ediyor musun?' dedi. Ben de 'Devam, mal alıcı buluyor' dedim. Benim konuşmalarım doğal. Ben herkesle böyle konuşuyorum.</p><p>Uzun yıllardır her gördüğünde sohbet eder, sever beni. Mesela TRT'de program yaparken genel müdüre, 'Hocaya söyle bana kasetlerinden çeksin göndersin.' demiş. Beni çok seviyormuş. Yani görüştüğümüz zaman beni sever, bana 'Abi, bir isteğin var mı?' diye hitap eder. 'Sağ olun efendim, duacınızım sağlığınıza. Allah'a şükür.' derim. Daha bugüne kadar bir şey istemiş değilim. İstemem. Yapım o değil.</p><p>O gün 'Okusana 1-2 şarkı' dedi bana. Ortam ana baba günü, kalabalık. 'Olsun, sen oku.' dedi. 'Tamam, buyurursanız olur okurum, sorun yok.' dedim. Hemen Numan (Kurtulmuş) Bey'e, 'Numan, sahneyi hazırla, abim şarkı söyleyecek.' dedi. Çıktık okuduk. Tabii burada şaka ile laubaliliği, ciddiyetle somurtkanlığı, cimrilikle tutumluluğu birbirine karıştırmamak lazım. Bunlar önemli noktalar. Adam bana 'Abi' dedi diye 'İyidir, senden n'aber birader mi diyeceğim?' Her zaman 'Efendim' diye hitap etmişizdir. Saygıda kusur olmaz. O bir makamdır çünkü. Orada hangi sanatçı çıksaydı 'Sayın Cumhurbaşkanım teşekkür ederim, oraya, buraya teşekkür ederim.' derdi. Ben oraya çıktım 'Selamünaleyküm cemaat-i müslimin.' dedim. Benden beklenen o, millet biliyor beni. Bunu kimse de yadırgamaz çünkü benim tavrımı, tarzımı biliyorlar. Bunu kimse söylemez. Televizyonda da yapıyorum aynısını. Millet başladı gülmeye. İki tane şarkı, türkü söyledik. Hanımı Hanımefendi Siirtli. Benim hanım da Mardinli ya, onların da ayrı ülfetleri var.</p><br><p>Muhabir: Dilek Dallıağ</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/usta-sanatci-mustafa-keser-yarin-istanbulda-verecegi-halk-konserinde-hayranlariyla-bulusacak</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Feb 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/02/usta-sanatci-mustafa-keser-yarin-istanbulda-verecegi-halk-konserinde-hayranlariyla-bulusacak.jpg" type="image/jpeg" length="20050"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sultanbeyli Tiyatro Akademisi, ilk oyunu 'Bizim Evin Hikayesi' ile turnelere başladı]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/sultanbeyli-tiyatro-akademisi-ilk-oyunu-bizim-evin-hikayesi-ile-turnelere-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/sultanbeyli-tiyatro-akademisi-ilk-oyunu-bizim-evin-hikayesi-ile-turnelere-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Toplumsal değerleri ve aile yapısını merkeze alan tiyatro çalışmalarına imza atan Sultanbeyli Belediyesi bünyesinde kurulan tiyatro akademisi, ilk oyunu 'Bizim Evin Hikayesi' ile turnelere başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - AA muhabirine açıklamada bulunan akademi eğitmeni, aynı zamanda oyunun yazarı ve yönetmeni Recep Çavdar, kültürel değerlerle bağını koparmayan bir sanat anlayışı doğrultusunda akademi eğitimlerine 2024'te başladıklarını söyledi.</p><p>Çavdar, akademiye alınacak sanatçı adaylarını mülakatla seçtiklerini belirterek, 'Bunu yaparken Sultanbeyli Belediyesinin vatandaşa hizmet etme sorumluluğunu da göz ardı etmeden, işi kararınca yapmaya çalıştık. 15 kişilik bir öğrenci grubuyla eğitimlerimize başladık.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>'Sadece estetik değerler ya da oyunculuğun sahne kısmıyla ilgilenmedik'<p>Akademide eğitim sürecinin yalnızca sahne ve estetikle sınırlı olmadığını vurgulayan Çavdar, öğrencileri bu toprakların kültürel ve sanatsal birikimiyle birlikte değerlendirmeye gayret ettiklerini dile getirerek, 'Bu toprakların sanatçısı olabilecek zemine sahip arkadaşlarımızı, bu toprakların donanımlarıyla birlikte yetiştirmeye çalıştık. Bununla birlikte tiyatro ve oyunculuk sanatının ihtiyaç duyduğu tüm teknik ve teorik bilgileri de imkanlarımız ölçüsünde aktardık.' diye konuştu.</p><p>Recep Çavdar, akademi bünyesinde aile temalı oyunlar sahneleyeceklerini ve bu seri kapsamında ilk oyunlarının da 'Bizim Evin Hikayesi' olduğunu belirtti.</p><p>Toplumun ihtiyaçlarını önceleyerek, insanları bilinçlendirecek oyunlar üretmeye devam edeceklerini söyleyen Çavdar, şöyle devam etti:</p><p>'Akademideki arkadaşlarımız 'Bizim Evin Hikayesi' oyununu oynamaya devam ediyor. İstanbul'un ve Türkiye'nin çeşitli yerlerinde turneler yapılıyor. Aynı zamanda yeni bir ekip için de eğitim sürecini sürdürüyorum. Hedefimiz her yıl yeni bir oyun çıkararak, hem oyun sayısını hem de ekipleri çoğaltmak.'</p><p>Çavdar, 2026-2027 sanat sezonunda akademinin yeniden öğrenci alacağı bilgisini vererek, mülakat sisteminin devam edeceğini ve temel kriterleri karşılayan adaylara imkanlar dahilinde eğitim vereceklerini kaydetti.</p>'Ailenin yeniden inşa edilebileceğini göstermek istedik'<p>Sultanbeyli Belediyesi Kültür İşleri Müdürü Mustafa Tepe, akademinin ilk oyunu olan 'Bizim Evin Hikayesi'ni defalarca izlediğini ve her seferinde keyif aldıklarını ifade etti.</p><p>Tepe, oyunun hayatın içinden bir hikaye anlattığına işaret ederek, oyunda her ailenin kendisinden bir şey bulduğu görüşünü paylaştı.</p><p>Sultanbeyli'nin kültür ve sanatta iddialı bir ilçe olduğunun altını çizen Tepe, akademi oyuncularının tamamının eğitim sürecinden geçtiğini ve sahnede profesyonel bir performans sergilediklerini belirterek, emeği geçenleri tebrik etti.</p><p>Sultanbeyli Belediyesi Kültür İşleri Müdürlüğünde İnsan ve Şehir Akademisi Şefi Kader Çelik, oyunun aile yapısına dair önemli bir meseleye odaklandığını belirtti.</p><p>Son dönemde anne ve babaların iş hayatı, gençlerin ise sosyal medya ile fazla vakit geçirmesinin aile içi boşluklar oluşturduğunu dile getiren Çelik, 'Aile Yılı kapsamında sahnelenen bu oyunun halkta güçlü bir karşılık bulduğunu düşünüyoruz. Bizim sloganımız 'aileyi yaşat ki millet yaşasın.'' diye konuştu.</p><p>'Bizim Evin Hikayesi' oyununda iki çocuk annesi ve kariyer sahibi Ayşe karakterini canlandıran Büşra Çil de rolüne hazırlanırken Türk annesinin fedakar yönünü merkeze aldığını söyleyerek, 'Bu süreçte kendimle ilgili farklı yönlerimi keşfettim. Doğaçlama, ses ve tirat çalışmaları yaptık. Eğitim bitmez, kendimi geliştirmek için ek eğitimler almayı planlıyorum. Bu sağlam temel benim için çok kıymetli.' ifadelerini kullandı.</p><p>Şirket yöneticisi ve baba Ahmet karakterine hayat veren Abdullah Dursun ise oyunun yaklaşık bir yıllık hazırlık sürecinin ardından farklı ilçelerde sahnelendiği bilgisini vererek, 'Ne kadar çok oynarsak oyunun o kadar çok sevildiğini gördük. Boşanmanın tek çözüm olmadığını, ailenin yeniden inşa edilebileceğini göstermek istedik. Finalde karakterlerin barışması da bu mesajı güçlendiriyor' değerlendirmesinde bulundu.</p><p><br></p><p>Muhabir: Edanur Ermiş</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/sultanbeyli-tiyatro-akademisi-ilk-oyunu-bizim-evin-hikayesi-ile-turnelere-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Feb 2026 14:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2026/02/sultanbeyli-tiyatro-akademisi-ilk-oyunu-bizim-evin-hikayesi-ile-turnelere-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="46622"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye 2026'da dünyaca ünlü müzisyenleri ağırlayacak]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/turkiye-2026da-dunyaca-unlu-muzisyenleri-agirlayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/turkiye-2026da-dunyaca-unlu-muzisyenleri-agirlayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye, 2026 yılı boyunca düzenlenecek konserlerde, uluslararası müzik dünyasında önemli başarılara imza atmış sanatçı ve grupları ağırlayacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TÜRKIYE (AA) - Orta Doğu müziğini modern tınılarla buluşturan Filistinli 3 kardeşin bir araya gelerek kurduğu müzik grubu Le Trio Joubran, 10 Ocak 2026'da Haliç Kongre Merkezi'nde vereceği konserle yılın konser takvimini başlatacak.</p><p>Güney Koreli deneysel metal grubu Madmans Esprit ise 30 Ocak'ta İstanbul Dorock Heavy Metal Club'da sahne alacak.</p><p>Polonyalı grup Behemoth, 11 Şubat'ta İstanbul Zorlu PSM'de, 12 Şubat'ta Ankara Jolly Joker'de konser verecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Post-rock türünün sevilen gruplarından God Is An Astronaut ise 13 Şubat'ta Zorlu PSM'de dinleyiciyle buluşacak.</p><p>'For the Damaged Coda' ve '23' gibi parçalarıyla tanınan Blonde Redhead 21 Şubat'ta İstanbul Volkswagen Arena'da sahneye çıkacak.</p>Uluslararası sanatçılar Türkiye turnesine çıkacak<p>Arap metal sahnesinin öne çıkan gruplarından Myrath, 4 Nisan'da IF Performance Hall Beşiktaş'ta konser verecek.</p><p>'Sweater Weather' şarkısıyla tanınan alternatif rock müzik grubu The Neighbourhood, 26 ve 27 Nisan'da KüçükÇiftlik Park'ta sahne alacak.</p><p>İsveçli progresif metal grubu Katatonia 6 Mayıs'ta Zorlu PSM'de konser verirken, 'Duvet' adlı şarkısıyla geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan Boa, 9 Mayıs'ta aynı mekanda müzikseverlerle buluşacak.</p><p>Pagan folk müziğinin temsilcilerinden Faun, 9 Mayıs'ta Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu'nda, 10 Mayıs'ta ise Jolly Joker Ankara'da dinleyiciyle buluşacak. Post-metal müzik gruplarından Amenra 15 Mayıs'ta Paribu Art Ana Sahne'de konser verecek.</p><p>ABD'li müzisyen, besteci ve akademisyen John Maus, 12 Mayıs 2026'da IF Performance Hall Beşiktaş'ta hayranlarıyla bir araya gelecek.</p><p>Rock müziğin önemli isimlerinden, National Book Award sahibi Patti Smith ise 17 Mayıs'ta Bonus Parkorman'da konser verecek.</p>Rock ve metal müziğin yıldız isimleri sahnede olacak<p>Grammy ödüllü Alice Cooper 13 Haziran'da Life Park'ta, aynı gün Kasabian, Bonus Parkorman'da konser verecek.</p><p>'Wicked Game' adlı parçasıyla tanınan Amerikalı sanatçı Chris Isaak 20 Haziran'da Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu'nda, Fransız besteci ve piyanist Yann Tiersen ise aynı gün Maximum Uniq Açıkhava'da sahne alacak.</p><p>Thrash metalin öncü gruplarından Grammy ödülü adayı Megadeth 23 Haziran'da KüçükÇiftlik Park'ta konser verirken, progresif rock sahnesinin temsilcileri The Gathering ve The Pineapple Thief 25 Haziran'da Zorlu PSM'de müzikseverlerle buluşacak.</p><p>Elektronik müziğin dünya çapında tanınan isimlerinden Moby 29 Haziran'da Zorlu PSM'de sahne alacak. Trivium ise 30 Haziran'da Maximum Uniq Açıkhava'da konser verecek. Alternatif metal grubu Three Days Grace aynı gün KüçükÇiftlik Park'ta sahne alacak.</p>Temmuz ayında takvim yoğunlaşacak<p>Japon metal sahnesinin temsilcisi Babymetal 1 Temmuz'da Life Park'ta, indie rock müziğin sevilen ismi Mac DeMarco 2 Temmuz'da KüçükÇiftlik Park'ta sahne alacak. Punk rock grubu The Offspring ise 10 Temmuz'da Life Park'ta konser verecek.</p><p>Progressive rock efsanelerini bir araya getiren BEAT projesi (Steve Vai, Adrian Belew, Tony Levin, Danny Carey) 11 Temmuz'da Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu'nda performans sergileyecek.</p><p>'Forever Young' şarkısıyla bilinen Alphaville 12 Temmuz'da Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu'nda dinleyiciyle buluşacak.</p><p>Brit Award ve Grammy ödüllü İngiliz sanal müzik projesi Gorillaz, 14 ve 16 Temmuz'da Parkorman'da sahne alacak.</p><p>Mercury Prize ödüllü İngiliz alternatif rock grubu Wolf Alice, 15 Temmuz'da KüçükÇiftlik Park'ta, Britpop akımı gruplarından Suede ise 17 Temmuz'da Zorlu PSM'de dinleyiciyle buluşacak.</p><p>Metal müzikte konsept albümleriyle tanınan ABD'li heavy metal grubu Savatage ise 19 Temmuz'da Zorlu PSM Turkcell Sahnesi'nde konser verecek.</p><p>Lamb of God 24 Temmuz'da Bonus Parkorman'da, melodik death metal grubu In Flames ise 26 Temmuz'da Maximum Uniq Açıkhava'da performans sergileyecek.</p><p>Progressive rock müziğin önemli gruplarından Jethro Tull 14 Kasım'da, caz ve dünya müziğinin önemli isimlerinden Jan Garbarek ise 4 Aralık'ta Zorlu PSM'de müzikseverlerle buluşacak.</p><br><p>Muhabir: Edanur Ermiş</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/turkiye-2026da-dunyaca-unlu-muzisyenleri-agirlayacak</guid>
      <pubDate>Wed, 31 Dec 2025 17:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2025/12/turkiye-2026da-dunyaca-unlu-muzisyenleri-agirlayacak.jpg" type="image/jpeg" length="21490"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uluova-Yeşilyurt Fay Zonu hendek açılarak inceleniyor]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/uluova-yesilyurt-fay-zonu-hendek-acilarak-inceleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/uluova-yesilyurt-fay-zonu-hendek-acilarak-inceleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akademisyenler, Elazığ'ın Palu ilçesinden Malatya'nın Yeşilyurt ilçesine uzanan "Uluova-Yeşilyurt Fay Zonu"nu incelemek için açılan hendeklerle bölgenin deprem geçmişini mercek altına aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="selectionShareable">Fırat Üniversitesi (FÜ) Jeoloji Mühendisliği Fakültesinden Dr. Serap Çolak Erol'un yürütücülüğünü yaptığı "Uluova-Yeşilyurt Fay Zonu'nun Depremselliği ve Paleosismolojisi" isimli TÜBİTAK projesi kapsamında bu fay zonunda meydana gelen eski depremlerin izlerinin araştırılması için çalışma ekibi oluşturuldu.</p>

<p class="selectionShareable">Dokuz Eylül Üniversitesinden Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümünden Doç. Dr. Mustafa Softa, FÜ Jeoloji Mühendisliği Fakültesinden Prof. Dr. Ercan Aksoy, 19 Mayıs Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümünde Dr. Öğr. Üyesi Serkan Gürgöze'nin yer aldığı uzman ekip, büyük deprem üretme potansiyeli bulunan yaklaşık 200 kilometre uzunluğundaki Uluova-Yeşilyurt Fay Zonu'nda 3 ay önce inceleme başlattı.</p>

<p class="selectionShareable"><span>Bu kapsamda merkeze bağlı Gedikyolu köyü kırsalından geçen fay zonu üzerinde 3-4 metre derinliğinde, 30-32 metre uzunluğunda iki hendek açtıran akademisyenler, hendek duvarlarında geçmişte yaşanan depremlerin bıraktığı izler üzerinde araştırma yapıyor.</span></p>

<p class="selectionShareable">Akademisyenler, binlerce yıl öncesine ait depremlerin izlerini belirleyip kayıt altına almak için faydaki jeolojik katmanlardan numune aldı.</p>

<p class="selectionShareable">Laboratuvarda, radyokarbon ve OSL (bir maddenin kristal yapısında hapsolmuş elektronları kullanarak iyonlaştırıcı radyasyondan kaynaklanan dozları ölçmek için kullanılan bir teknik) yöntemi ile tarihlendirme yapılarak fayın büyük deprem üretme periyodu ortaya çıkarılacak.</p>

<p class="selectionShareable"><img alt="" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/23525b19-4139-468c-8051-ba931b6738e4/AGUSTOS%202024%2Ffayy45.jpg" /></p>

<h3>"Bu fayın gelecekte ne yapacağı çok önemli"</h3>

<p class="selectionShareable">Prof. Dr. Sözbilir, AA muhabirine, 6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerin ardından 100'e yakın bilim insanının Türkiye genelinde fay zonlarının paleosismoloji (depremler oluştuktan çok sonra eski deprem izlerinin araştırılması) amacıyla farklı bölgelerdeki fayları mercek altına aldığını söyledi.</p>

<p class="selectionShareable">Buradaki ana hedefin deprem tehlikesinin farklı illerdeki düzeyini ortaya çıkartmak ve buna göre deprem master planlarına buralardan elde edilecek verilerin adaptasyonunu sağlamak olduğunu ifade eden Sözbilir, bu kapsamda Uluova-Yeşilyurt Fay Zonu'nda yaklaşık 3 aydır inceleme yaptıklarını belirtti.</p>

<p class="selectionShareable"></p>

<p class="selectionShareable">Sözbilir, Doğu Anadolu Fayı Hattı'nın yan kolu olan Uluova-Yeşilyurt Fayı'nda, kentte 24 Ocak 2020'de meydana gelen 6,8 büyüğündeki deprem ile 6 Şubat 2023'teki depremlerin etkisiyle stres birikmesine bağlı olarak büyük bir deprem riskinin olup olmadığını tespit etmeyi hedeflediklerini kaydetti.</p>

<p class="selectionShareable">"Bu depremlerde Doğu Anadolu Fayı'nın farklı parçaları kırıldı. Bu kırılan parçalara en yakın faylardan biri de Uluova-Yeşilyurt Fay Zonu. Dolayısıyla bu fayın gelecekte ne yapacağı çok önemli. Yani 2020 ve 2023'teki depremler acaba bu fay üzerinde belirli bir stres yükledi mi?" diyen Sözbilir, bu amaçla açtırdıkları hendeklerde inceleme yaptıklarını anlattı.</p>

<p class="selectionShareable">Sözbilir, şöyle devam etti:</p>

<p class="selectionShareable">"Bu fay üzerinde 6 hendek amaçlamıştık, 2'sini açtık ve bu fayın en az 3 kez yıkıcı depreme neden olduğunu saptamış durumdayız. Şimdi bu hendeklere ait fayın içindeki düzeylerden örnekler aldık. Bu örnekler bize bu büyük depremlerin zamanlarını söyleyecek. Elde ettiğimiz veriler bize bu fayın kaç yılda bir deprem ürettiğini, son depremin ne zaman olduğunu ve bundan sonra ne zaman deprem üreteceği konusunda bilgi verecek."</p>

<h3>"Bu kol üzerinde risk yükseldiği için bu fayı anlamaya çalışıyoruz"</h3>

<p class="selectionShareable">Prof. Dr. Ercan Aksoy da Uluova-Yeşilyurt Fay Zonu'nda son olarak 17 Şubat 2023'te meydana gelen merkez üssü Yolüstü köyü olan 4,6 büyüklüğündeki depremin ardından Keban Baraj Gölü'nde suların çekildiğini, sahadaki yarıklarda zemin sıvılaşmasının gözlemlendiğini belirtti.</p>

<p class="selectionShareable"><img alt="" src="https://cdnuploads.aa.com.tr/uploads/userFiles/23525b19-4139-468c-8051-ba931b6738e4/AGUSTOS%202024%2Ffayy1.jpg" /></p>

<p class="selectionShareable">Doğu Anadolu Fay Zonu'nun birden çok faydan oluştuğunu, bunlardan birinin de Uluova-Yeşilyurt Fay Zonu olduğunu ifade eden Aksoy, şunları kaydetti:</p>

<p class="selectionShareable">"2020'de 6,8 büyüklüğünde Elazığ depremi meydana geldi ve bu ana kırık üzerindeydi. Bulunduğumuz yerin hemen güneyinden Doğu Anadolu Fay Zonu'nun ana kırığı geçiyor. O ana kırığın biraz kuzeyinde Uluova-Yeşilyurt Fay Zonu uzanıyor. 27 Aralık 2020'de Elazığ Kavaktepe köyünde 5,6 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Dolayısıyla bu fay zonunun büyük deprem riskinin ortaya konulabilmesi için bu proje yürütülüyor. 6 Şubat 2023'te 9 saat arayla iki büyük deprem meydana geldi. Dolayısıyla şu anda bulunduğumuz yerin güneyindeki ana kırıktan sonra bu kol üzerinde risk yükseldiği için bu fayı anlamaya çalışıyoruz. Yani bu fay üzerinde en son ne zaman büyük deprem olmuş, ne kadar yıl geçmiş ve deprem tekrarlama aralığından yararlanarak böyle bir tehlike yakın zamanda var mı, bunu anlamak için bu çalışmayı yürütüyoruz."</p>

<p class="selectionShareable"></p>

<p class="selectionShareable">Proje yürütücüsü Dr. Serap Çolak Erol da yaklaşık 6 aydır yürütülen projede önemli yol aldıklarını belirterek, hendek duvarlarındaki jeolojik tabakalar arasındaki farktan, tarihi bilinmemekle beraber geçmişte 3 büyük deprem meydana geldiğini tespit ettiklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="selectionShareable">Bundan sonraki süreçte aldıkları toprak numuneleri üzerinde yapacakları radyokarbon ve OSL analizi ile fayın büyük deprem üretme periyodunu belirleyeceklerini anlatan Erol, "Amacımız bu fay zonu üzerinde olan eski depremleri tespit etmek, onların yerlerini bulmak ve aldığımız örneklerle fayın geçmişini anlayarak geleceğine de ışık tutmaktır." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/uluova-yesilyurt-fay-zonu-hendek-acilarak-inceleniyor</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Sep 2025 15:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2025/09/h-e-n-d-e-k.jpg" type="image/jpeg" length="65025"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Galatasaray'dan Victor Osimhen açıklaması!]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/galatasaraydan-victor-osimhen-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/galatasaraydan-victor-osimhen-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galatasaray, Nijeryalı futbolcu Victor Osimhen'in "ayak bileği bağlarında orta düzeyde gerilme ve kanama" tespit edildiğini duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sarı-kırmızılı kulübün açıklamasında, "Futbol A Takımı oyuncumuz Victor Osimhen'in bugün sponsor hastanemizde yapılan tetkiklerinde, ayak bileği bağlarında orta düzeyde sprain (gerilme ve kanama) tespit edilmiş olup futbolcumuzun en kısa sürede sahalara dönmesi amacıyla gerekli tedaviye başlanmıştır." ifadeleri kullanıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/galatasaraydan-victor-osimhen-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Sep 2025 15:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2025/09/galatasaraydan-victor-osimhen-aciklamasi.jpg" type="image/jpeg" length="75454"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye 26 yılda 448 bin kez sallandı]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/turkiye-26-yilda-448-bin-kez-sallandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/turkiye-26-yilda-448-bin-kez-sallandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afet Yönetimi Uzmanı, Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bülent Özmen, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin ardından 26 yılda Türkiye'de 448 bin deprem kaydedildiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="selectionShareable">Doç. Dr. Özmen, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin 26. yılı dolayısıyla AA muhabirine açıklama yaptı.</p>

<p class="selectionShareable">"Marmara Depremi'nin ardından geçen 26 yıllık süreçte Türkiye'de 448 bin deprem meydana geldi." diyen Özmen, yıllara göre sırasıyla en fazla depremin 2023, 2017, 2020 ve 2024'te meydana geldiğini söyledi. Özmen, 2023'te yaklaşık 74 bin sarsıntı yaşandığına dikkati çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="selectionShareable">Geçen 26 yıllık süreçte 6 ila 6,9 büyüklüğünde 46 deprem meydana geldiğini bildiren Özmen, "Ortalama her 6,5 yılda bir, 7'den büyük depremle karşılaşıyoruz. Yılda iki kere de 6'dan büyük depreme maruz kalıyoruz." diye konuştu.</p>

<p class="selectionShareable">Özmen, 1999'dan bu yana yaşanan depremlerde 77 bine yakın kişinin hayatını kaybettiğini, ekonomik kaybın ise 200 milyar dolara yaklaştığını dile getirdi.</p>

<p class="selectionShareable">17 Ağustos'ta Kuzey Anadolu Fayı'nın Yalova açıklarına kadar kırıldığını hatırlatan Özmen, Marmara Denizi'ndeki bazı fayların ise 1766'dan bu yana 7'den büyük deprem üretmediğini, bu nedenle "sismik boşluk" olarak değerlendirildiğini söyledi.</p>

<p class="selectionShareable"><img alt="" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/c9f1ae26-3cf3-4ab4-9d72-230dedd01a4c/20250816_2_70379230_116088063.jpg" /></p>

<h3>"Olası 7'den büyük bir deprem İstanbul'u çok ciddi şekilde etkileyecek"</h3>

<p class="selectionShareable">Doç. Dr. Özmen, İstanbul'da 2019'da 5,8, bu yıl ise 6,1 büyüklüğünde depremler yaşandığını ancak bunların fay hattındaki gerilimi boşaltmadığını vurguladı.</p>

<p class="selectionShareable">Kuzey Anadolu Fayı'nın kuzey kolunda kırılmayı bekleyen fayların olduğunu belirten Özmen, "Olası 7'den büyük bir deprem İstanbul'u çok ciddi şekilde etkileyecek. Marmara'nın güneyinde, Gemlik Körfezi'nden geçen fay hattı da uzun süredir büyük deprem üretmedi. Buradaki olası bir sarsıntı tüm Marmara kıyılarını etkileyecek." ifadelerini kullandı.</p>

<p class="selectionShareable">Özmen, 26 yılda yasal, hukuki ve teknik alanda pek çok adım atıldığını ancak bunların yeterli olmadığına işaret ederek her depremde yıkımlar ve can kayıplarının olmasının, hala bu adımlarda istenilen seviyeye gelinmediğini gösterdiğini söyledi. Özmen, kentsel dönüşümün önemine de dikkati çekti.</p>

<h3>Sındırgı'daki deprem Balıkesir'in riskini bitirmedi</h3>

<p class="selectionShareable">Özmen, Balıkesir Sındırgı'da meydana gelen 6,1 büyüklüğünde depremin artçılarının, 5,1-5,2 büyüklüğüne kadar çıkabileceğini belirtti.</p>

<p class="selectionShareable">Bölgede 20'ye yakın aktif fay bulunduğunu aktaran Özmen, sarsıntıda yalnızca Simav Fay Zonu'nun 20 kilometrelik kısmının kırıldığını ifade etti. Doç. Dr. Özmen, "Bu depremden sonra artık burada olmaz düşüncesi doğru değil. Balıkesir, Türkiye'nin pek çok ili gibi yüksek deprem riski taşıyor. Sındırgı'daki fay hattı ile İstanbul'u etkileyen Kuzey Anadolu Fayı farklı hatlar. Dolayısıyla Sındırgı depreminden önce İstanbul'un deprem tehlikesi neyse bugün de aynı seviyede." değerlendirmesini yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/turkiye-26-yilda-448-bin-kez-sallandi</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Aug 2025 16:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2025/08/deprem.jpg" type="image/jpeg" length="51896"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tokat'ta baraj yatağı içinde bulunan yol suların çekilmesiyle kullanılabiliyor]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/tokatta-baraj-yatagi-icinde-bulunan-yol-sularin-cekilmesiyle-kullanilabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/tokatta-baraj-yatagi-icinde-bulunan-yol-sularin-cekilmesiyle-kullanilabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tokat'ın Almus ilçesinde baraj suyunun çekilmesiyle ortaya çıkan köy yolu, daha çok yaz aylarında ulaşım için kullanılabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="selectionShareable">Yaz aylarında Almus Baraj Gölü suyunun tarımsal sulama, elektrik üretimi ve buharlaşma gibi nedenlerle azalması nedeniyle onlarca köy ile beldeye ulaşımı sağlayan baraj yatağında bulunan Sol Sahil Grup Yolu ortaya çıkıyor.</p>

<p class="selectionShareable">Almus Kaymakamlığı, belediye, belde belediyeleri ve köy muhtarlıklarının girişimiyle 2022 yılında 18 yerleşim birimine ulaşım için yapılan yaklaşık 500 metrelik yol, vatandaşlara hem zaman hem de yakıt tasarrufu sağlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="selectionShareable"><img alt="" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/c9f1ae26-3cf3-4ab4-9d72-230dedd01a4c/20250816_2_70379827_116089616.jpg" /></p>

<p class="selectionShareable">Baraj gölünde su seviyesinin artmasıyla birlikte stabilize yol yeniden yaya ve araç trafiğine kapanıyor. Yol, yöre halkı tarafından ulaşım sürelerini ciddi oranda düşürdüğü için tercih ediliyor. Yazın açılan kışın ise suların yükselmesiyle kapanan yol, yöre halkı için önemli bir güzergah haline geldi.</p>

<p class="selectionShareable">Yolu kullanan vatandaşlardan Kamil Turan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, söz konusu yolun yılın 5-6 ayında yağışların durumuna göre kullanıldığını söyledi.</p>

<p class="selectionShareable">Turan, yolun bulunduğu yerin suyla dolduğunu anlatarak, "Burası normalde yaklaşık 2 metre suyla doluyor. Dolu zamanlarda tehlike yaşanmaması için yol kapatılıyor. Bu sene de bayağı bir yağmur yağdı. Ancak açık olduğunda yolu oldukça kısaltıyor. Bu yolda Almus'tan köye 12 dakikada çıkıyoruz. Öbür taraftan dolandığımızda 35 dakikaya çıkıyorsun. Buraya köprü yapılabilir." diye konuştu.</p>

<p class="selectionShareable">Yöre halkından Halil Gül de yolun yaklaşık 2 ay öncesine kadar kapalı olduğunu şimdilerde ise kullandıklarını ifade etti.</p>

<p class="selectionShareable">Gül, "Sular çekilince ve havalar sıcak olunca sular boşalıyor. Yoksa bu yol sürekli kapalı oluyor. Bu yol yazın 5-6 ay açık kalıyor. Kışın sürekli kapalı. Bu yol açık olduğunda yolu kısaltıyor." dedi.</p>

<p class="selectionShareable">Taştan Develi ise yaklaşık 2 ay önce yolun kullanılmaya başladığını dile getirerek, "Kışa kadar, yol su altında kalana kadar bu yoldan geçebiliyoruz. Daha uzun kullanmamız bizim avantajımıza. Yol daha kısalıyor. Burada bir köprü olsa daha iyi olur. Çevre köylerin tamamı bundan etkileniyor. Genelde bahar aylarında karın eridiği ve ırmakların coştuğu zaman baraj doluyor. Dolduğu zaman otomatik olarak yol kesiliyor. Yol kullanıma kapanıyor." şeklinde konuştu.</p>

<p class="selectionShareable">Develi, Haziran-Temmuz aylarında açılan yolun Şubat-Mart aylarına kadar kullanıldığını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/tokatta-baraj-yatagi-icinde-bulunan-yol-sularin-cekilmesiyle-kullanilabiliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Aug 2025 16:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2025/08/tokat.jpg" type="image/jpeg" length="47852"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz Kur'an kursları sona erdi]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/yaz-kuran-kurslari-sona-erdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/yaz-kuran-kurslari-sona-erdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığınca, yurt genelindeki il ve ilçe müftülükleri aracılığıyla açılan yaz Kur'an kursları sona erdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyanet İşleri Başkanlığının her sene okulların yaz tatiline girmesiyle başlattığı yaz Kur'an kursları, ülkenin dört bir yanında binlerce çocuğun katılımıyla bu yıl da yoğun ilgi gördü.</p>

<p class="selectionShareable">Başkanlıkça bu yılki teması, "Yazımda Kur'an var", "Her yaz yeni bir heyecan, cami, çocuk ve Kur'an" olarak belirlen kurs süresince çocukların hem manevi gelişimlerine hem de sosyal yönlerinin güçlendirilmesine yönelik etkinlikler düzenlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="selectionShareable">Bu yıl 30 Haziran-15 Ağustos tarihlerindeki yaz Kur'an kursları, yurt genelinde düzenlenen kapanış programlarıyla tamamlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/yaz-kuran-kurslari-sona-erdi</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Aug 2025 16:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2025/08/k-u-r-a-n.jpg" type="image/jpeg" length="13796"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Orman yangınlarından etkilenen alanlarda avlanmak yasaklandı]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/orman-yanginlarindan-etkilenen-alanlarda-avlanmak-yasaklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/orman-yanginlarindan-etkilenen-alanlarda-avlanmak-yasaklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, orman yangınlarından etkilenen alanlarda 2025-2026 döneminde avlanmanın yasaklandığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün Next Sosyal'deki hesabından konuya ilişkin paylaşım yapıldı.</p>

<div>
<p class="selectionShareable">Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde meydana gelen orman yangınlarının, ekosisteme zarar vermesi yanında, bunun bir parçası olan yaban hayvanlarını da olumsuz etkilediğine işaret edilen paylaşımda, şunlar kaydedildi:</p>

<p class="selectionShareable">"Bu nedenle, yangından etkilenen alanlarda 2025-2026 av döneminde avlanmanın yasaklanmasına karar verilmiştir. Yaban hayatının korunması ve ekosistemin sürdürülebilirliği adına, alınan bu karara tüm vatandaşlarımızın hassasiyetle riayet etmesini bekliyor, yasağa uymayanlar hakkında ilgili mevzuat uyarınca cezai işlemler uygulanacağını hatırlatıyoruz."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="selectionShareable">Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı da CNN Türk televizyonunda katıldığı programda av yasağına ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>

<p class="selectionShareable">Orman yangınlarının, o bölgelerdeki yaban hayatını etkilediğine dikkati çeken Yumaklı, "Bu sene avla ilgili yasak getiriyoruz. Çünkü, oradaki hayvanlar, can havliyle başka yerlere kaçıyor. Onların orada avlanmasına sebep olacak bir ortamın kabul edilmesi mümkün değil." ifadelerini kullandı.</p>
</div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/orman-yanginlarindan-etkilenen-alanlarda-avlanmak-yasaklandi</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Aug 2025 16:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2025/08/o-r-m-a-n.jpg" type="image/jpeg" length="55741"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tedbirler sıkılaştırıldı]]></title>
      <link>https://www.yenicagri.com/tedbirler-sikilastirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenicagri.com/tedbirler-sikilastirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Orman Genel Müdürlüğü (OGM) ekipleri, orman yangını riskinin yüksek olduğu haftada yangınlara karşı önleyici tedbirlerini artırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span>OGM'den yapılan açıklamaya göre, sıcaklıkların yüksek, nem oranının düşük ve rüzgarın etkili olmasının beklendiği bugünden itibaren başlayan hafta orman yangını riski açısından oldukça yüksek olarak değerlendiriliyor.</span></p>

<p class="selectionShareable">Bu durum karşısında yetkililer harekete geçerken, yangınlara karşı alınan önleyici tedbirler sıkılaştırıldı. Yangınların önüne geçmek için özellikle ormanlık alanlarda denetimler artırılırken, vatandaşların bilinçlendirilmesi amacıyla orman köylerinde duyurulara devam ediliyor.</p>

<p class="selectionShareable">Ormanlarda sigara içmenin, ateş yakmanın ve izinsiz kamp kurmanın yasak olduğu anımsatılarak, özellikle yangına karşı hassas bölgelerde yürütülen denetimlerle bu tür ihlallerin önüne geçilmesi hedefleniyor.</p>

<p class="selectionShareable">Bu kapsamda yetkililer, orman yangınlarının büyümeden kontrol altına alınması için pek çok yöntem kullanıyor. Uyarıcı anonslarla, orman köylerinden başlayarak yangın riski yüksek bölgelerde halk, yangın tehlikesi ve kurallarla ilgili sürekli bilgilendiriliyor.</p>

<h3>Ormanlar 7 gün 24 saat izleniyor</h3>

<p class="selectionShareable">Türkiye genelindeki ormanlarda toplam 776 gözetleme kulesi yer alıyor. Bu kulelerin 184'ünde 368 kamera sistemi bulunuyor. OGM bu kulelerden olası yangınlara karşı ormanları 7 gün 24 saat izliyor.</p>

<p class="selectionShareable">Dakikada 3,5 milyon hektarı tarayan insansız hava aracı (İHA) da kullanan OGM, jandarma gibi kolluk kuvvetlerinden de destek alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="selectionShareable">Özellikle Muğla, Marmaris, İzmir, Balıkesir, Çanakkale gibi yangın riskinin yüksek olduğu illerde ekipler jandarmayla orman gözetleme ve müşterek devriye faaliyetleri yürütüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.yenicagri.com/tedbirler-sikilastirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 Aug 2025 15:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenicagricom.teimg.com/crop/1280x720/yenicagri-com/uploads/2025/08/orman.jpg" type="image/jpeg" length="71800"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
