$ DOLAR → Alış: 5,81 / Satış: 5,83
€ EURO → Alış: 6,54 / Satış: 6,57

SON DAKİKA:

RÜZGAR AYRILIĞIN TÜRKÜSÜNÜ SÖYLÜYORDU V.BÖLÜM

Kurtuluş BAŞTİMAR
Kurtuluş BAŞTİMAR
  • 09.02.2019
  • 196 kez okundu

Evimizin tam karşısında okulun arkasında gördüğüm gökyüzü simsiyah kesilmişti. Ve bu siyahlıkta yukardan aşağı ince sütunlar halinde beyazlıklar seçilebiliyordu. Bunu nerde görürsek, uzaklarda bir yerlere yağmurun yağdığını anlamamız gerektiğini bize öğretmişlerdi. Büyüklerimiz esen yelin hangisi olduğunu okul bayrağının dalgalanışına göre tayin ederlerdi. Ve kendilerince yorum yaparlardı, hangi yelin köye yağmur taşıyıp taşımayacağı konusunda. Ben onların yanıldığına hiç şahit olmadım. Sabahleyin penceremde esen rüzgar şimdi daha da şiddetlenmiş, okul direğinde asılı duran bayrağı bütün gücü ile dalgalandırıyordu. Sabah esen rüzgar da, şimdi bayrağı dalgalandıran rüzgarda nedendir bilinmez ama hem televizyonlarda dinlediğim hüzünlü bir melodiyi andırıyordu. Ama neden benzetiyordum her defasında esen bu rüzgarları birkaç kez dinlediğim ama bir türlü aklımda tutamadığım melodilere? Bir şeyler mi  anlatmaya çalışıyordu bana esen rüzgar?

Oturduğum yerden kalktım ve avlu kapısına kadar yürüdüm. Çantamı sırtımdan çıkarmayı unuttuğumu iki elimi belimde birleştirmeye çalıştığımda far kettim. Gökyüzünün siyaha kesmiş yerinden esen rüzgar soğuk buz kokusu getiriyordu. Aniden ceviz büyüklüğünde bir buz parçasının toprağa sert bir biçimde düşüp, birkaç kez sektikten sonra bir taşa çarparak durdu. Evet ceviz büyüklüğünde bir doluydu bu. Ve ardından teker teker inmeye başladı bu buz kütleleri. Okulun çatısına sanki silah sıkılıyormuş gibi sesler geliyordu. Köyümüzde bir tek çatı okulda vardı ve yağan dolunun şiddetini ordan anlayabiliyordum. Daha sonra yağan dolunun seslerini toprak damından dinlemeye başladım. Sanki gökten küçük taş tanelerini toprak dama fırlatıyorlarmış gibiydi. Önce birkaç farklı yerden teker teker gelen sesler daha sonra bir uğultu haline geldi. Sanki evimizin üzerinden şelale akıyormuş gibi bir hisse kapıldım o an. Böyle şiddetli dolu yağdığı zamanlar evlerde ezanlar okunur, dualar edilirdi. Babam evde olmadığından o gün bizim evde ezan okuyan olmadı. Birde kadınlar tuz atarlardı dışarıya. Bunu yağan dolunun biran önce yerini yağmura bırakması için yapıldığı söylenirdi. Düşen dolu taneleri sadece okul çatısına, toprağa yada dama düşmüyordu. Umutlarımıza, ekmeğimize, kışlık erzağımıza ve az da olsa ekmiş olduğumuz tarlalardan gelecek olan mahsule de iniyordu. Ve umutlarımız yere düşen dolu taneleri gibi param parça olup, yitip gidiyordu.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Düşüncenizi Paylaşın

Önceki yazıyı okuyun:
Demet Akalın öyle bir şaşırdı ki!

Sıra dışı gösterileriyle tanınan illüzyonist Olcay Kutluca, Demet Akalın’ın kızı Hira‘nın doğum günü partisinde sahne aldı. Hem ünlü şarkıcı hem...

Kapat