$ DOLAR → Alış: 5,33 / Satış: 5,35
€ EURO → Alış: 6,07 / Satış: 6,09

RÜZGAR AYRILIĞIN TÜRKÜSÜNÜ SÖYLÜYORDU

Kurtuluş BAŞTİMAR
Kurtuluş BAŞTİMAR
  • 05.01.2019
  • 100 kez okundu

Annem çalışmaktan nasır bağlamış elini alnımda, saçlarımda gezdirir, başımı okşar ve bir şekilde uyandırırdı. Uyanır uyanmaz, otururdum sofranın başına. Annem şaka ile karışık ve o tatlı Kürt şivesi ile gözlerimin içine bakarak: ‘Memo, ellerini yıka gurban olduğum hayde’ derdi. Çok üşenirdim. Çünkü ellerimi yıkamak için dışarı çıkmam gerekirdi. Soğuktu dışarısı. Ve uyanmak bile başlı başına işkenceydi o saatlerde. Yalnız benim için değil, çocuk olan herkes için çok zordu… Annem teneke bir leğeni avlu dediğimiz bir yere koyar, elinde tuttuğu mavi bir marşafa ve havlu ile beklerdi. Elime su döktükten sonra havlumu verir, elimi yüzümü iyice kurulamamı söylerdi. Annemin elime su dökmesi çok hoşuma giderdi. Su döktükçe avuçlarıma boşalan su değil de, onun kalbinin derinliklerinden gelen sevgi ve şefkatti. Cennetten bir pınara benzetirdim o elime dökülen suyun akışını.  Ben kahvaltımı yaparken annem yatağımı toplar, odanın içerisini süpürür ve tüm bunları yaparken bana kürtçe hikayeler anlatırdı. O hikayeleri dinlemeye başladığım zaman, uyuduğum odanın penceresinden dışarılara dalar, uzak çok uzak yerleri düşünürdüm. Gözlerim pencereye emanet iken ince belli çay bardağına iki elimle sımsıkı yapışır, uzaklarda gördüğüm diyarların sıcaklığını  sanki ellerimde, yüreğimde kısacası tüm benliğimde hissederdim. Annem hikayelerine başlamadan önce, penceremin önündeki ağaç hafiften sallanırdı. Bir rüzgar, bazen hiddetlenir ve çatlamış camları daha da zorlar hatta bir ıslık çalardı camları yalarken. Nedendir bilmiyorum ama o ıslık bana hep bir türkü melodisi gibi gelirdi. Bazen rüzgarın odamın camını döverek söylediği bu türkü ile uyanırdım.

Ancak annem hikayelerine başladığı zaman, dışarda ki sesler kesilir, bağrışmalar, çağrışmalar yerini derin ve huzur verici bir sükunete bırakırdı. Annemin şefkat dolu, sıcaklık dolu bu hikayeleri evimizin etrafında sanki gizli bir kalkan oluşturur ve onun hikayeleri bitene kadar hiçbir şey bize dokunmazdı. Kahvaltımı işte böyle bir ortamda yapardım her sabah. Gıcırdayan kapı sesi, yer sofrasında yapılan kahvaltı ve Kürtçe dinlediğim hikayeler.

***

Önlüğümü giyip çantamı hazırladım. Diğer okula gidecek olan tüm öğrenciler gibi ben de çok heyecanlıydım. Okulun ilk günü olmasının yanı sıra heyecanlanmam için bir başka neden daha vardı ki o da köyümüze dört yıl aradan sonra ilk kez bir öğretmen atanmıştı. Hem de bayan bir öğretmen. Bundan önceki yıllarda ise köyümüzden beden eğitimini okumuş bir köylümüz bizlere ders veriyordu. Kendisi uzun boylu, iri yapılı biriydi. Yüzü ince ve uzundu. Yüzünü çevreleyen çizgi sakalı köydeki herkesin diline düşmüştü. İstanbul’da okumuştu üniversiteyi ve orda ne gördüyse aynısını köye taşımıştı tarz olarak. Bu köylülerin garibine gitmiş olsa da, sonraları herkes alışmıştı. Zaten çoğu köylü arkasından eleştiriyorlardı. Yüzüne bir şey demeye cesaret edemiyorlardı. Tam aksine üniversite okuduğu için ona büyük bir saygı duyuyorlardı. İsmi Fırat idi. Köyde yapılan düğünlerde oynamayı, halay çekmeyi çok severdi. Köyde ne zaman bir düğün olsa Fırat hoca halayın başında olurdu. Aklımda binlerce sorular vardı: kimdi yeni öğretmenimiz? Nereden gelmişti?  Annem, beslenme çantama peynir ve ekmek koydu. Mavi, biraz bozarmış önlüğümü giyip üzerine büyük harflerle A B C yazan yakalığımı da taktıktan sonra yavaş yavaş yola koyuldum. Bizim ev okula çok yakındı. Yürüyerek yaklaşık on dakika kadar. Okulun bu kadar yakın olmasına rağmen ben hep saat altı sularında uyandırılırdım. Çünkü okula gitmeden yapmam gereken işler vardı: hayvanlara yem vermek, dereden su taşımak gibi.  Okula doğru ilerlerken köyün değişik yerlerinden öğrenciler okula akın ediyorlardı. Herkes, ailesinin okula başlamadan bir hafta yada on gün önce aldığı çanta, kalem, defter ve önlükleriyle geliyorlardı.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Düşüncenizi Paylaşın

Önceki yazıyı okuyun:
Yeni Çağrı Gazetesi 6 Ocak 2019 Pazar Tarihli Gazete Sayfaları

Gazetemizin tüm sayfalarına web sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

Kapat