$ DOLAR → Alış: 5,28 / Satış: 5,30
€ EURO → Alış: 6,02 / Satış: 6,05

SON DAKİKA:

SAĞLIK NOTLARI

Dinçer KARACALAR
Dinçer KARACALAR
  • 29.11.2018
  • 115 kez okundu

 

TÜRK BÖBREK VAKFI 5. MEDYA ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU…

Türk Böbrek Vakfı tarafından gelenekselleştirilen ve bu yıl beşinci kez düzenlenen “Türk Böbrek Vakfı Medya Ödülleri” sahiplerini buldu. Sağlık alanında görev yapan basın çalışanlarının emeklerinin ödüllendirildiği gece, Elif Ece Uzun’un sunumuyla Point Otel’de gerçekleştirildi. Ödül törenine, Türk Böbrek Vakfı yönetim kurulu üyeleri, jüri komitesi, Türk Böbrek Vakfı’nın destekçileri Türkan Sabancı, Hasan Yalnızoğlu ve Tuğba Melis Türk’ün de aralarında bulunduğu çok sayıda isim katıldı.

Two Tenors Müzikal Düello’nun sahne performansı sergilediği gecede; uzun yıllardır vakfın destekçileri arasından yer alan Türkan Sabancı, hayatından ilk kez ödül vermenin heyecanını yaşadığını belirtti.

Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk başkanlığındaki jüri komitesinde; Prof. Dr. Mustafa Akıncı, Prof. Dr. İsmet Nane, Prof. Dr. Aydın Türkmen, Prof. Dr. Harun Arbatlı, deneyimli televizyoncu Lütfiye Pekcan ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Sibel Güneş yer aldı.

“Türk Böbrek Vakfı 5. Medya Ödülleri” kapsamında yazılı basın, görsel basın ve internet medyası olmak üzere toplam üç ana kategori ile haber- araştırma, röportaj, yazı dizisi-konu ve vaka-inceleme alt kategorilerinde haberler değerlendirildi.

 

Ödüle layık görülen basın mensupları, birbirinden değerli isimlerden ödüllerini teslim aldı:

  • Yazılı Basın Haber – Araştırma Dalında, “15 Temmuz Gazisi Robotla Ayağa Kalktı” başlıklı haberiyle; Sabah Gazetesi, Gül Kireklo ödülünü Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk’den,
  • Yazılı Basın Yazı Dizisi – Konu Dalında, “Akrilamid Tehdidi” başlıklı haberiyle; Milliyet Gazetesi, Mert İnan ödülü TBV Mütevelli Heyet Üyesi Canan Aksoy’dan,
  • Yazılı Basın Vaka – İnceleme Dalında Habertürk Gazetesi’nde yaptığı “İkişer Nakille Bebek Sahibi Olan Çift” başlıklı haberiyle; Habertürk TV ve Haberturk.com’dan, Ceyda Erenoğlu ödülü Prof. Dr. Mustafa Akıncı’dan,
  • Yazılı Basın Dergi Röportaj Dalında “Akciğer Kanserinde Sigara Hala Önemli Bir Risk Faktörü” başlıklı haberiyle; Popüler Sağlık Dergisi, Zeynep Çetinkaya ödülü TBV Mütevelli Heyet Üyesi İpek Tanrıyar’dan,
  • Televizyon Haber – Araştırma Dalında “Van’da Hasta Kurtarma Operasyonu” başlıklı haberiyle; ATV, Işıl Açıkel ödülü Lütfiye Pekcan’dan,
  • Televizyon Röportaj Dalında Kanal D’de yaptığı “Organ Bağışı İçin Stüdyoya Girdiler” başlıklı haberiyle; TGRT Haber, Özay Erad ödülü Türkan Sabancı’dan,
  • Televizyon Vaka – İnceleme Dalında “Kalp Nakli Bekleyen Çocuklar” başlıklı haberiyle; TRT, Fatma Demir Turgut ödülü Prof. Dr. Harun Arbatlı’dan,
  • İnternet Haber – Araştırma Dalında “Küba’nın kanser aşıları ne kadar etkili?” başlıklı haberiyle; com.tr, Tülay Karabağ ödülü TBV Mütevelli Heyet Üyesi Seval Ermiş’den,
  • İnternet Röportaj Dalında “Sağlıklı Bir Şehir Nasıl Olmalı? Yaşadığınız Şehir Size Kilo Aldırıyor mu?” başlıklı haberiyle; com.tr, Eser Akgül ödülü TBV Yönetim Kurulu Üyesi Hayati Babaoğlu’ndan,
  • İnternet Vaka – İnceleme Dalında “Duru Ameliyat İçin Gün Bekliyor” başlıklı haberiyle; com, Demet Demirkır ödülü TBV Yönetim Kurulu Vekili Aydın Ekinci’den aldı.

Sağlık Haberciliğinde 20. Yıl Onur Ödülü Sahipleri;

Arzu Kocabıçkıcı ödülünü TBV Yönetim Kurulu Genel sekreteri Fethi Hinginar’dan,

Ayşegül Aydoğan Atakan ödülünü TBV Yönetim kurulu üyesi Alp Özekici’den,

Çoşkun Bel ödünülü TBV yönetim kurulu üyesi Candan Toktürk’den,

Esra Kazancıbaşı Öztekin ödülünü TBV Yönetim Kurulu Genel Saymanı Necmi Gürsoy’dan,

Leyla Ataman ödülünü TBV Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Celal Doluel’den,

Mesude Erşan ödülünü Prof. Dr İsmet Nane’den,

Şule Öztürk ödülünü TBV Mütevelli Heyet Üyesi Prof. Dr. Cemal İbiş’den,

Ziyneti Kocabıyık ödülünü TBV Mütevelli Heyet Üyesi Prof. Dr. Mehmet Şükrü Sever’den,

Dilek Süzen ödülünü TBV ve Diyaliz Merkezleri Koordinatörü Lütfi Kona’dan aldı.

 

YÜZ ESTETİĞİNDE ”ENDOSKOPİ” AVANTAJI

 

Genel cerrahide kullanılan laparoskopik teknikler, artık estetik yüz cerrahisinde de çok popüler!!  Plastik,Rekonstrüktif  ve Estetik Cerrah Doç. Dr. Karaca Başaran konu ile ilgili bilgiler verdi.

Günümüzde artık hastalar, tüm estetik işlemlerde mümkün olan en az izle veya izsiz yapılan teknikleri tercih etmekte. Endoskopik yüz estetiği de, bu noktada hastaların imdadına yetişmekte!!

Endoskopik yüz germe, henüz “tam yüz gençleştirme” gerektirmeyen, yaşlanmanın erken belirtilerini gösteren hastalarda çok etkili sonuçları olan, çok az ve gizlenen bir kesiyle cerrahi prosedür olması nedeniyle popüler bir tekniktir.  Bu teknik, daha az deri sarkıklığı veya gevşekliği olan, alt yüz ve boyun bölgesinde herhangi bir problemi olmayan hasta için tek başına mükemmel bir seçenek olarak göze çarpıyor!!

 

Endoskopik yüz germe ameliyatında saçlı deri ve şakak bölgesinde ve bazen ağız içinde az sayıda, küçük görünmeyen kesiler yapılmakta. Yanaklardaki sarkan dokular bir endoskop (ışık kaynaklı küçük bir kamera) ve özel aletler yardımı ile yükseltilmekte ve yüz görünebilir herhangi iz yaratmadan neden yenilenir, gençleştirilir.

 

Eğer derinizde belirgin sarkma,ve boynunuzda fazla yağ veya deri varsa bu teknik kombine kullanılabilir. Yani; alın, kaşlar ve orta yüz endoskopik teknikle toparlanırken,  boyun ve cene hattı geleneksel yüz gençleştirme teknikleriyle düzeltilebilir.

 

 

BAŞ AĞRISI NEDEN OLUR?

Bir kişinin hayatı boyunca her hangi bir tipte baş ağrısı çekmesi olasılığı %90’dır. Bu oran migren için bir yılda %12 ve gerilim tipi baş ağrısı için ise bir yılda %38’dir. Migren 3. sıklıkta görülen hastalıktır.

Baş ağrılarının %90’ıbirincildir ve nörolojik muayene normaldir (migren, gerilim tipi baş ağrısı ve küme baş ağrısı gibi). Geri kalan %10 baş ağrısı ikincildir ve altta pek çok neden bulunabilir.

Başımızda hangi yapılar ağrıya duyarlıdır?

Aslında beynimizin kendisi ağrıya duyarlı değildir. Başımızda ağrıya duyarlı yapılar kafa sinirlerimiz, atar ve toplar damarlarımız, saçlı deri ve boyun kaslarımız, derimiz, yüzeysel sinirlerimiz, sinüslerimiz, dış kulak yolumuz ve kulak zarımız, göz yuvarlağımız ve çevresindeki yapılar, tükürük bezlerimiz, dişlerimiz, çene eklemimiz ve şah damarımız ve onun dallarıdır.

Tanıyı koymak için ayrıntılı baş ağrısı öyküsü en önemli unsurdur. Hastaların %90’ında ayrıntılı öykü ve nörolojik muayene ile birincil baş ağrısı tanısı koymak mümkündür.

Şişli Florence Nightingale Hastanesi, nöroloji bölümünden, Prof. Dr. Dilek Necioğlu Örken 10 adımda inceleme gerektiren baş ağrılarına dikkat çekiyor;

 

  • Eğer baş ağrınız ilk ve en şiddetli baş ağrınızsa
  • Baş ağrınızın sıklığı ve şiddeti giderek artış gösteriyorsa
  • Yeni başlamış günlük baş ağrınız ya da süreğen günlük baş ağrınız varsa
  • Baş ağrınız hep aynı tarafta oluyorsa
  • Eskiden beri bildiğiniz baş ağrınızın karakterinde değişiklik olduysa
  • Baş ağrınıza ateş ve kilo kaybı gibi sistemik bulgular eşlik ediyorsa
  • Elli beş yaşından sonra yeni başlayan baş ağrılarınız varsa
  • Kanser hastalığınız ya da immun sisteminizi baskılayan başka bir hastalığınız varsa, hamile ya da yeni doğum yapmışsanız ve yeni başlayan baş ağrınız varsa
  • Baş ağrınız egzersizle, öksürmekle ve ıkınmakla başlıyorsa
  • Baş ağrınız tedaviye cevap vermiyorsa

    vakit geçirmeden doktora başvurup ileri incelemelerin yapılması gerekmektedir.

 

 

NEFES KOÇLUĞU FEDERASYONU KANSER DERNEĞİNİNİ AÇTIĞI MUCİZE EVİ’NDE!

GÖNÜLLÜ DESTEK

 

2016 yılında Nevşah Fidan Karamehmet ve ekibi tarafından kurularak yönetim kurulu başkanlığını üstlendiği Nefes Koçluğu Federasyonu, gönüllülük esasına dayanarak Kanser Derneği’nin İstanbul dışında yaşayan ihtiyaç sahibi hastaları tedavi sürecinde ağırlamak için açtığı Mucizevi’nde gerçekleştirdiği nefes seansları ile hayata bağlanmalarına destek veriyor.

Federasyon başkan yardımcısı Ezgi Akçakoca liderliğinde 15 gün aralıklarla hastaların durumuna göre uygulamalı nefes semineri gerçekleştirilen Mucizeevi’nde her bir çalışma yaklaşık 2,5 saat sürüyor, katılımcı sayısına göre nefes koçu sayısı değişebiliyor.

 

Mucizevi’ndeki çalışmalarda radyoterapi alan ve ilaç tedavisi görenlerle çalıştıklarını belirten Ezgi Akçakoca, doğru nefes almanın kemoterapi kadar etkili olduğunu belirtiyor.

2017 yılı Nisan ayından beri Kanser Derneği ile çalışmalarını sürdüren Nefes Koçluğu Federasyonu üniversitelerde bilinçli nefes seminerleri de veriyor.

 

Türkiye’nin genelindeki tüm KANSER hastaları dernekleri www.nefeskoclugufederasyonu.com adresinden yetkililer ile iletişim kurabilir.

Sigarayı bırakmak için bir tarih belirleyin!

Sigara akciğer kanseri riskini artıran faktörlerin başında gelmektedir.  Biorezonans Terapisti Neslihan Baykal Yakışan, “Sigarayı bırakmak için tüm yöntemleri deneyin ve asla vazgeçmeyin” diyerek konu hakkında bilgiler verdi.

Neslihan Baykal Yakışan, “Sigara içen kişilerde meydana gelen akciğer kanser riski, sigaranın bırakılması ile orantılı olarak azalmaktadır. Akciğer kanseri vakalarının 4’ünden 1’i sigara kaynaklı olup bilimadamları ve uzmanlar tarafından kanıtlanmıştır. Sigaranın içinde katran ve nikotin başta olmak üzere 70’den fazla kansere sebep olan kimyasal madde içermektedir. Sigaranın dumanını bile soluduğumuzda tüm bu kimyasallar akciğerimize girerek vücudumuza yayılır.

Sigara kullanan kişiler ya kanserden yada farklı sigara kaynaklı hastalıklar nedeniyle yaşamlarını yitirmektedirler.

Sigara içmek fiziksel ve psikolojik bağımlılık olarak ikiye ayrılmaktadır. İstek ve yoksunluğu ayırt ederek fiziksel mi psikolojik bağımlı mısınız ayırt edebilmelisiniz. Yoksunluk sigaranın kendisine bağlı 72 saat süren belirtilerdir.” dedi.

Biorezonans Terapisti  Neslihan Baykal Yakışan tavsiyelerde bulundu: “Sigarayı bırakmaya karar verdiyseniz hiçbir engeliniz yok. Yeter ki karar verin ve bir tarih belirleyin.

Hedeflediğiniz tarihten 2 yada 3 hafta öncesinde nikotini düşük farklı bir markaya geçin.

Sigara içerken yarısını içerek hedeflediğiniz tarihi ve nedeninizi kendinize hatırlatın.

Kendinize yeni alışkanlıklar edinin, hobilerinizi ve sevdiğiniz şeyleri yapmaya başlayın. Örneğin puzzle, maket, takı tasarımı, örgü, satranç vb. gibi…

Spor, yürüyüş, pilates, yoga veya kişisel gelişime yönelik faaliyetler gibi…

Çay, kahve ve alkollü içecekler yerine bitki çayı, süt ve meyve sularını tercih edin.

Sigara bırakma sürecinizde yoksunluk hissi ve daha çok sakinliğinizi sağlayacak sarı kantaron çayını tercih edin.

Çok kuvvetli antioksidan içeren zencefil çayını tüketerek toksin atılımını hem de sigara içme isteğinizi azaltabilirsiniz.

Sigara bırakma sürecinizde bol bol su içmek hem sigara içme isteğinizi azaltacak hem de toksin atılımını hızlandıracaktır.

Evinizi, arabanızı ve kıyafetlerinizi temizleyerek sigara dumanını hatırlatacak ortamı temizleyin ve dizayn edin.

Ağız ve diş bakımınızı yaptırın.

Hamam, sauna ve bol duş almak sizleri rahatlatacaktır.

Arada sigara içme isteklerinizin olacağını ve bu durumda bu süreci nasıl yöneteceğinizi planlayın ve uygulayın.

Sigara bırakma sürecinizde birincil derece görüştüğünüz herkesten destek isteyin. Motive olmanıza yardımcı olacak plan ve programlar yapın.

Sigaranın zararlarını tekrar tekrar okuyarak kendinize verdiğiniz zararın farkında olun.

VAR OLAN ÇATLAKLARI GİDERİCİ KREM 

“Elancyl Gel Correcteur Vergetures”

 

Elancyl Gel Correcteur Vergetures Cream; içeriğinde bulunan kollajen, C vitamini ve fibrillin ile cilde nem desteği sağlar. Ani kilo alıp-verme ya da hormonal değişimlerin neden olduğu (doğum sonrası, ergenlik gibi) dönemlerde belirginleşen ve renk değiştirerek yerleşik hale gelen çatlakların görünümünde düzelme sağlamaya çalışır. Cilt tarafından kolayca emilir. Hoş kokusu ile çatlaklarla mücadele etmeyi zevkli bir hale getirir. İritasyonu yatıştırır ve cildi pürüzsüzleştirir. Maskeleyen pigmentler ile yüzeyde gözle görülen izleri azaltır.

 

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Düşüncenizi Paylaşın

Önceki yazıyı okuyun:
“Soğan fırsatçılarını takip ediyor olacağız”

Kapat