DİNÇER KARACALAR'LA SAĞLIK NOTLARI

Şengül PEHLİVAN
Şengül PEHLİVAN
06 Ağustos 2020 Perşembe 16:59
16 Okunma
DİNÇER KARACALAR'LA SAĞLIK NOTLARI

HAREKETSİZLİK İDRAR KAÇIRMA PROBLEMLERİNE DAVETİYE ÇIKARIYOR

Akşam yemeklerini hafif tüketmemiz gerektiğini söyleyen Kontinans Derneği Başkanı Prof. Dr. Tufan Tarcan, “Hareketli bir yaşam sürmeli ve yaşa uygun spor yapmalıyız. Aşırı kilodan da uzak durmalıyız. Çünkü yaşlanmayla birlikte hareketsizlik önemli bir sorun.” dedi ve ekledi: “Hareketsiz kaldığınız zaman idrarla ilgili birçok probleme davetiye çıkarıyorsunuz.”

İnsan ömrü uzadıkça farklı hastalıkların ön plana çıktığını ifade eden Kontinans Derneği Başkanı Prof. Dr. Tufan Tarcan, “Bu farklı hastalıkların başında nörolojik hastalıklar (Demans, Alzheimer) geliyor. Yaş ilerledikçe damar sertliği ihtimali de artıyor. Damar sertliği nedeniyle tromboembolik olaylar yaşanabiliyor. Bunlarda beyne gittiğinde beynin idare ettiği organlarda işlev bozukluğu ortaya çıkıyor. Mesanede işlev bozukluğu da en sık gördüğümüz problemlerden bir tanesi.” diye konuştu.

İnsan ömrü uzadığı için sağlıklı yaşlanmayı kendimize hedef olarak almamız gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Tufan Tarcan, “Sağlıklı yaşlanmanın en önemli kriterlerinden bir tanesi kardiyovasküler risk faktörlerinden (hipertansiyon, tütün kullanımı, hiperlipidemi, diyabet, obezite, hareketsiz yaşam, depresyon) uzak durmak. Yaşa uygun sporları yapmak da çok önemli. Çünkü yaşlandıkça kas ve bağ dokusunda zayıflık ortaya çıkıyor. Bu yapıyı da koruyabilmek özellikle idrar yolları için çok önemli.” dedi.

Pandemi sonrası spora dönüşte dikkat edilecek 7 nokta 

Henüz bitmediyse de Covid-19 salgınının o ilk zor dönemini atlattığımız yavaş yavaş yeni normale alıştığımız bu dönemde, çoğumuzun ilk hedefi tekrar fit ve zinde olmak. Tecrit döneminde gelişen mutfak becerilerimizin bize kazandırdığı tek artı sanırım kilolarımız oldu. Bunun yanında, gerek ev ortamının verdiği tembellik, gerekse de iş ortamından uzak kalmak maalesef kas kuvvetimizde ciddi bir azalmaya neden oldu. Her ne kadar ev ortamında egzersiz yapmaya çalışmış olsak da, iş yaşamında harcadığımız enerji ve zorlayıcı aktiviteyi yakalamamız mümkün olmadı. En fit olanımız bile en azından esneklik kaybını yaşadığının farkındadır. 

Pandemi sonrası sakatlıktan uzak bir şekilde spora dönüşe değinen Therapy Sport Center Fizik Tedavi Merkezi’nden Uzman Fizyoterapist Altan Yalım, “Hangi sporu yaparsak yapalım, artık eski değil, yeni normale adapte olmamız gerektiğini unutmadan, ilk hedefimiz sakatlıklardan uzak güvenli spor olmalıdır” dedi. 

Uzman Fizyoterapist Altan Yalım, pandemi sonrası spora dönüşte dikkat edilecek noktalar hakkında şunları kaydetti: 

1-İlk önlem aslında, yaşadığımız dönemi iyi tahlil edip, artık Nisan başındaki seviyede olmadığımız farkındalığıdır. Bu bizi aşırı zorlayıcı aktivitelere hemen başlamamız gerektiğini kabul etmemizi sağlar.

2-Gerek kas kuvvetinde yaşadığımız gerileme, gerekse de kas ve bağ gerginliğinin artması, sakatlıklar için uygun ortam yaratmaktadır. Spora tekrar dönerken, azami önlem esneklik üzerine verilmelidir.

3-Spora verdiğimiz arayı, periyodu sıkılaştırarak kapatmaya çalışmakta başka bir hatadır. Yaklaşık 4 aylık ara sonrasında, spor yapma frekansımızı yavaş yavaş arttırmalıyız. Eskiden haftada 3-4 kere gidiyorsak, ilk haftalar bunu 2-3 ile sınırlamak bizi aşırı yüklemeden koruyacaktır.

4-Ağırlık çalışmalarında, kaldığımız yerden 1 hatta 2 basamak alttan başlamak, önceliğimizi ağırlığı arttırmak değil, tekrar sayılarımız arttırmak olarak belirlemeliyiz. Böylece kas dokusu dirence kendini koruyarak alışacak ve eski dayanıklılığına tekrar kavuşacaktır.

5-Eğer koşu, yürüyüş yada bisiklet gibi sporlar yapıyorsak, benzer şekilde öncelikle programımızı düz zeminde kısa mesafeler ve arada germe egzersizleriyle desteklemek en güvenilir yöntem olacaktır. Günlük değil, haftalık hedefler belirlemek daha mantıklı olacaktır.

6-Vücut sadece kaslar ve bağlardan oluşmaz, spor için belki de asıl önemli olan kardiovasküler yapının direncidir. Bu dönem bizi aslında bu konuda daha fazla vurdu, hem kondisyonumuz düştü, hem de damar dayanıklılığımız ve akışkanlığımız bir miktarda olsa azaldı. Dolayısıyla risk faktörlerimiz arttı, tedrici artırılan antrenman programı bu riskleri minimuma indirecektir.

7-Halı sahalar, tenis kortları, havuzlarda oldukça yoğun kullanılmaya başlandı. Bu dönemde ve asıl tehlike de, aslında bu bölgelerde daha yoğunlaştı. Eskisi gibi eskisi kadar yapmak istesekte, vücudumuz bunu ilk dönemde karşılamakta zorlanacaktır. O yüzden kendimizi dinlemek ve vücudumuzun yeter dediği noktada durmayı bilmek, olmazsa olmazımız olmalıdır.

       

Maske Orchestra, şimdi de Türkiye Sakatlar Derneği'nin Zonguldak şube binasının yapımı için bağış yaptı. 

Sosyal farkındalık projelerine destek olma amacıyla farklı iş dallarıyla ilgilenen bir grup müzik sevdalısının bir araya gelerek kurduğu Maske Orkestra, pandemi nedeniyle konser verememelerine rağmen engellilere yardımı ihmal etmiyorlar...

Türkiye Sakatlar Derneği'ne yardım

Fotoğraf sanatçısı Şenan Kerçin'in kurduğu grup konser gelirleriyle engellilere tekerlekli sandalye bağışında bulunuyorlardı. Grup, pandemi dönemine konser verememelerine rağmen engellileri unutmadılar ve Türkiye Sakatlar Derneği Zonguldak şubesi binasının yapımını üstlendiler. Şu an küçük bir kulübede hizmet veren derneğin yeni binasının inşaatı başladı. 

Tarhan Telli'den büyük başarı 

İş insanı Tarhan Telli'nin sahibi olduğu TT Medical Group'un ürettiği maskelerin yüzde 99.9 filtrasyona sahip olduğu belgelendi... 

Ürettiği tasarım motorlarla, dünya motorsiklet devlerine kafa tutan Tarhan Telli, kurduğu TT Medical Group ile de adından başarıyla söz ettiriyor. TT Medical Group'un ürettiği üç katlı tıbbi maskenin yüzde 99.9 filtrasyona sahip olduğu test sonuçlarıyla belgelendi. Dünyada ve Türkiye'de ilk ve tek olan bu özellikle maskeler bakterileri önlüyor. 

Virüs ve mikropları yarı yarya azaltıyor

Yapılan test sonuçlarıyna göre TT Medical Group'un ürettiği üç katlı antibakteriyel maskelerin virüs ve mikropları da yarı yarıya azalttığı kanıtlandı.

COVID-19 MİDE VE BAĞIRSAK SİSTEMİNİ ETKİLİYOR MU?  

Aralık ayının son günlerinde Çin’de ortaya çıkan kısaca COVID-19 olarak da bilinen corona virüsü kısa sürede tüm dünyayı etkisi altına aldı. Haziran ayının sonu itibari ile dünya genelinde toplam vaka sayısı 10 milyonu geçerken hayatını kaybedenlerin sayısı 500 bini aştı. İlk vakanın tespit edildiği 11 Mart'tan bu yana Türkiye de vaka sayılarının hızla artması sonucu çok ciddi tedbirler alındı.  Okulların tatil edilmesi, seyahat kısıtlamaları, kuaförlerin kapatılması, toplu ulaşımdaki düzenlemeler, restoran, kafe, eğlence mekanları, otel ve tatil beldelerinin kapatılması gibi pek çok önlemler alındı. 65 yaş üstü ve kronik hastalığı olan kişiler ile 20 yaş altındakilere de sokağa çıkma kısıtlaması getirildi.  Bu önlemler neticesinde vaka sayılarındaki belirgin azalma ve iyileşen hasta sayısındaki artışlar sonucunda birçok yasak ve kısıtlamalar kademli olarak kaldırıldı ve 1 Haziran itibarıyla normalleşme süreci başladı. 

Yeni normal nasıl olmalı?

Ancak ilk başlarda normalleşme sürecinin toplumda özellikle de gençlerde yanlış anlaşıldığını gördük. Bunun sonucu olarak ülkemiz genelinde tekrar vaka sayılarında hafif artışlarda başladı.  Bu yüzden artık yeni normal dediğimiz bu süreçte maske kullanımı, sosyal mesafenin korunması, temizlik ve hijyen kurallarına uyum olmasa olmazımız olmalı.

Hastalık mide ve bağırsak sistemini etkiliyor mu?  

Şubat, mart ve nisan aylarında yaz dönemi yaşanan güney yarım kürede yüksek sıcaklıklara rağmen corona virüsü hızla artarak yayılmış ve birçok insanı hasta etmiştir. Yani yaz aylarında ve sıcak havalarda virüsün etkisini kaybetmediği artık bilimsel bir gerçektir. Özellikle yaz mevsimine girdiğimiz bu süreçte pek çok insan tatile gitmekte veya tatil planı yapmaktadır.  Bu yıl pandemi nedeni ile otel, tatil köyü, konaklama, yeme-içme tesisleri hijyen kriterleri çerçevesinde uluslararası standartlara göre daha sıkı denetlenecek. Bu nedenle sosyal mesafeye uyulması, kalabalık ve kapalı ortamlarda maske takılması ve el hijyenine mutlak dikkat edilmesi şartı ile bu yılda güvenli bir tatil yapılabilir. Bununla birlikte bu kurallara mutlak surette uyacak olan tatilcilerin daha önceki yıllara göre özellikle COVID 19 dışı enfeksiyonlara daha az yakalanacağını tahmin ediyorum. 

Sıcaklarda artışla birlikte patojen olarak tanımladığımız mikroorganizmalar daha çabuk çoğalmakta ve insanları daha çabuk hasta edebilmektedir. Gastroenteroloji doktorları olarak bizler özellikle yaz mevsiminde ishal, karın ağrısı, bulantı ve kusma gibi şikayetlere sebep olan gastroenterit adı verilen mide bağırsak enfeksiyonu ile daha sık karşılaşmaktayız. 

YENİ ÇAĞRI GAZETESİ

Son Güncelleme: 06.08.2020 17:12
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.