DİNÇER KARACALAR'LA SAĞLIKLI GÜNLER

09 Mart 2020 Pazartesi 11:42
25 Okunma
DİNÇER KARACALAR'LA  SAĞLIKLI GÜNLER





Karar Yorgunluğu



Uzman Psikolog Yasemin Aydoğdu, karar yorgunluğu ve nedenleri ile ilgili bilgiler verdi. 

Karar yorgunluğu, fazla karar alma sonrasında kişinin karar vermede güçlük çekmesidir.

Gün içinde verilen kararlar çoğaldıkça karar verme becerisi azalıyor.

Sabahtan akşama kadar tercih yapmak durumunda kalıyoruz. Yiyecek, giyecek kararları, gitmek istediğimiz yere hangi yoldan gideceğimiz gibi kararları vermemiz gerekiyor.

Alışveriş yaparken de karar yorgunluğundan dolayı sıkıntı yaşanabiliyor.

Karar yorgunluğu, karar verme davranışından uzaklaşmaya, değerlendirme becerisinin azalmasına sebep olur.

Önemli kararları yorgun olmadığımız zamanlarda vermemiz gerekiyor. Sabah alınan kararlar çok daha uygundur.

Hangisini giyeceğim diye zorlanmamak için kıyafet sayısı azaltılabilir. Böylece kişi daha az karar vermiş olur.

Birey, yapılacaklar listesi oluşturursa, gün içinde verilen karar sayısını azaltmış olur.

Molalar verilerek zihin dinlendirilebilir. Düzenli olarak spor yapmak zihin yorgunluğunu önlüyor.

Daha fazla karar, sağlıklı olmayan karardır.

Seçenekleri azaltmak yorgunluğu önler.

Karar yorgunluğunda kişi vereceği kararlarda zorlanmaya başlar. Ne yiyeceğine, ne giyeceğine zor karar verir. Verimliliği düşer.

Beynimiz gün içinde verilen fazla kararlardan dolayı yoğun bir şekilde enerji tüketir, bu da karar yorgunluğuna neden olur.

Karar yorgunluğu kişinin geçmiş yaşantılarında faydalı alışkanlıklar kazanamamasından dolayı oluşmuştur.

Hipnoterapi - psikoterapi ile bireye yeni alışkanlıklar kazandırılarak karar yorgunluğunu aşması sağlanır. 

 

 



ALERJİYE EN ÇOK NEDEN OLAN BESİNLER

Çocuk Alerji ve İmmunoloji Uzmanı Doç. Dr. Sakine IŞIK konu hakkında önemli bilgiler verdi.

Hangi besinler alerjiye daha çok neden olur ? Besin alerjileri hangi şikayetlere yol açar? Besin alerjisi tanısı nasıl konur? Besin alerjisi nasıl tedavi edilir ? Besin alerjilerinin doğal seyri nasıldır?

Besin alerjisinde şikayetler bağışıklık sistemimizin besinlerdeki proteini “tehlike” olarak algılayıp, anormal tepki vermesi sonucu ortaya çıkmaktadır. Besin alerjisi sıklıkla bebeklik ve çocukluk çağında görülmekle birlikte erişkin dönemde de ortaya çıkabilir. Besin alerjisi görülme sıklığı tüm dünyada artmaktadır ve bir halk sağlığı sorunu olarak görülmektedir. Araştırmaların sonucuna göre besin alerjisi erişkinlerde %3, çocuklarda %6 sıklıkta görülmektedir. Yüz yetmiş kadar besinin  alerjiye neden olduğu bilinmektedir. Ülkemizde besin alerjisine en sık neden olan besinlerin başında; inek sütü,  yumurta, fındık, ceviz gibi kuruyemişler, yer fıstığı,  soya, buğday, balık, kabuklu deniz ürünleri ve  daha nadir olarak da mercimek, susam,  kırmızı et gelmektedir.



 

Besin alerjileri iki şekilde bulgu vermektedir. Daha sık görülen “erken tip besin alerji” sinde şikayetler besin tüketildikten sonra ilk iki saatte ortaya çıkar ve ciltte yaygın kaşıntı, kızarıklık, dil ve dudakda şişme, ses kısıklığı, nefes darlığı, öksürük, morarma, bulantı, kusma, tansiyon düşüklüğü ve bayılma gibi şikayetlere neden olur.  Besin alerjilerin de görülen en ciddi reaksiyon ise ölümcül olabilen “Alerjik şok” tablosudur. Besin alerjilerinde görülen ikinci tablo ise “Geç tip besin alerjisi” dir. Geç tip besin alerjisinde sıklıkla gördüğümüz şikayetler özellikle 6 ay altı anne sütü ile beslenen bebeklerde görülen kanlı, mukuslu sümüksü ve yeşil renkli dışkılama, şiddetli gaz sancıları, makat çevresinde kızarıklık  yanısıra kol içleri, diz arkaları, yanaklar,kulak arkaları, boyun  ve göğüs ön yüzünde ortaya çıkan kaşıntılı, kuru, kızarıklıklar ile giden alerjik egzema ve tedaviye yanıt vermeyen reflü’dür.

Besin alerjisi tanısını koymada hastanın şikayetlerinin öyküsü en önemli basamaktır. Öyküden sonra ciltten ve kandan bakılan alerji testleri ve” besin karşılaşma testleri” tanıda kullanılan yöntemlerdir. Ciltten yapılan alerji testleri ve besin karşılaşma testleri “alerjik şok” a neden olabildiğinden riskli işlemler olup alerji uzmanları tarafından yapılması gereken testlerdir.

Hastanın alerjik olduğu besinlerden kaçınması alerjik reaksiyonları önlemenin ve tedavinin tek yoludur. Besin alerjisi olan hastalarda ortaya çıkan hafif reaksiyonlarda alerji şurupları, alerjik şok gibi ağır reaksiyonlarda adrenalin iğneleri kullanılmalıdır. 

Bazı besinlere karşı gelişen alerjiler zaman içerisinde düzelme eğilimindedir. İnek sütü, yumurta gibi besinlere bağlı alerjiler yaşa bağlı olarak geçebilir, yer fıstığı, balık, kabuklu deniz ürünleri ve kuruyemiş alerjileri çok uzun yıllar hatta yaşam boyu devam edebilir.

 

           

FİBROCELL İLE YAŞLANMAYA MEYDAN OKUYUN



Cilt Gençleştirme yöntemlerinden fibrocell ile ilgili Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op.Dr.Eser Aydoğdu ‘dan bilgi aldık. Cilt gençleştirme tekniklerinden olan kök hücre tedavisi yaşlanan ve genetik veya çevresel faktörlerle yıpranan ciltler için en çok tercih edilen uygulamalardan biridir. Temeli kişinin kendi kök hücresinin yine kendisinde kullanılmasından ibarettir.

İşlem oldukça basittir. Kulak arkasından Plastik Cerrah tarafından alınan minik bir biyopsi parçası  kök hücre laboratuarlarında çoğaltılır. Alınan parçada bulunan ve cildimizi genç tutan fibroblast parçası laboratuarda 4 veya 6 hafta içinde çoğaltılarak yeniden enjeksiyona hazır hale gelir. Soğuk zincir kullanılarak taşınan kök hücre dokuları yine plastik cerrahınız tarafından ciltte hücrelerin canlılığını kaybettiği bölgelere enjeksiyon ile verilir. Bu işlem ortalama 4 haftada bir toplam 3 kez olacak şekilde tekrarlanır. İlk etkiler 2-3 hafta içinde görülse de ortalama 6 aya yayılan bir iyileşme ve gençleşme etkisi görülmektedir. Bir nevi cilt yaşlanmasında saatleri tersine çevirir.

Kök Hücre ( Fibrocell) Tedavisinin başlıca etki alanlarını aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz.

· Yıllar geçtikçe azalan kollajen etkisiyle belirginleşen kırışıklıkları azalması, yüzdeki gevşekliklerin toparlanması ve cilt tonunun dengelenmesi,

· Boyun, gıdı ve dekolte bölgesinde yaşlanmaya bağlı azalan deri altı dokular nedeniyle meydana gelen sarkma ve deformasyonlar,

· İzler ve cilt çukurlarının giderilmesi.

Etkisi diğer cilt gençleştirme tedavilerine göre daha uzun süren kök hücre uygulaması, kişinin kendi hücrelerinin kullanılması sebebiyle herhangi bir alerjik reaksiyon oluşturmaz ve hasta açısından konforlu bir işlemdir.

 



Ödüllü Proje Keşif Dünyası, Çocukları Bilime Davet Ediyor…



Henkel’in, çocukların içindeki dâhiyi keşfetmek üzere gerçekleştirdiği Keşif Dünyası projesi, tüm küçükleri ücretsiz bilim atölyelerine bekliyor. Küçüklerin, Yaratıcı Çocuklar Derneği’nin öğretmenleri eşliğinde deneyler gerçekleştirerek bilime ilk adımlarını attığı ve sürdürülebilirlik konusunda bilgiler aldığı laboratuvar çalışmaları, Keşif Dünyası’nın Darüşşafaka Cemiyeti’nin Maslak kampüsünde bulunan merkezinde yapılıyor. Türkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk Derneği tarafından bu yıl 11’incisi düzenlenen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları Ödüllerinin Nitelikli Eğitim Kategorisi’nde, Altın Başarı Ödülü’ne layık görülen projeye katılan tüm çocuklar öğrenirken eğleniyor.

Keşif Dünyası, çocukları erken yaşta bilimle ilgilenmeye yönlendiriyor. Çocukların merak duygusunu ve soru sorma cesaretini geliştirmek, bu projenin temelini oluşturuyor. Keşif Dünyası’nda tüm çocuklar birer araştırmacı gibi deneyler gerçekleştiriyorlar. Üstelik deneylerde de araştırmalarını tamamen doğal malzemeler kullanarak yapıyorlar. Programın sonunda da mucit sertifikalarını alıyorlar. Ayrıca küçükler, sürdürülebilirlik için daha az tüketmenin, tekrar kullanmanın ve geri dönüştürmenin önemini de anlamış oluyorlar.

 



NADİR HASTALIKLARA ÇİZGİ ROMAN FARKINDALIĞI: NADİR-X



Ülkemizde 6 milyon, dünyada ise 350 milyon kişinin nadir hastalıklardan etkilendiği tahmin ediliyor. Bu rakamlar gün geçtikçe artarken, Kistik Fibrozis Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (KİFDER), GEN’in koşulsuz desteği ile 28 Şubat Dünya Nadir Hastalıklar Günü’nde, Nadir-X çizgi roman projesi için harekete geçti. Uzman Psikolog ve Pedagog Ebru Şen’in danışmanlığında, çizer Erhan Candan’ın kaleminden çıkacak bu 60 sayfalık çizgi romanın 9-13 yaşları arasındaki çocuklarda ve ailelerinde farkındalık yaratması hedefleniyor.



Türkiye’de nadir hastalıkların 6 milyon kişiyi etkilediği tahmin ediliyor. Dünyada ise bu sayı 350 milyona kadar ulaşıyor. En kötüsü ise bu rakamların gün geçtikçe yükseliyor olması. Kistik Fibrozis Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (KİFDER), GEN’in koşulsuz desteğiyle nadir hastalıklar konusunda farkındalık yaratmak için, bu sene Nadir-X çizgi roman projesini hayata geçiriyor. Uzman Psikolog ve Pedagog Ebru Şen’in danışmanlığında, çizer Erhan Candan’ın kaleminden çıkacak 60 sayfalık çizgi romanın 9-13 yaşları arasındaki çocuklarda ve ailelerinde farkındalık yaratması hedefleniyor. Öte yandan bu çizgi romanda Kistik Fibrozis hastalığına ilaveten iki nadir hastalığın daha işlenmesi planlanıyor.

 



Mentorlar buluşması



'Tanrılar Okulu' ve 'Dremer ve Sen' kitaplarının yazarı Elio D’Anna, ünlü konuşmacı ve eğitimci Sinan Ergin, mentor koçu Fatih Elibol ile Live Akademi'nin İstanbul Ritz Carlton Hotel'de düzenlediği organizasyonda buluştu. İtalyan yazar Elio D'Anna okurlarının sorularını yanıtlarken, Sinan Ergin ve Fatih Elibol da birikimlerini katılımcılarla paylaştı. 

Türkiye'nin ve dünyanın önde gelen iş adamlarının mentorluklarını ve koçluklarını yürüten isimler önceki gün İstanbul Ritz Carlton Hotel'de gerçekleşen organizasyonda bir araya geldi.

"Tanrılar Okulu" ve "Dremer ve Sen" kitaplarının yazarı İtaylan Elio D’Anna, Türkiye'nin lider isimlerini yetiştiren ünlü konuşmacı ve eğitimci Sinan Ergin ve dünya liderlerinin mentor koçu ve eğitimci Fatih Elibol, Live Akademi'nin düzenlediği etkinlikte buluştu.

İtalyan yazar Elio D Anna, okurların sorularını yanıtlarken Sinan Ergin ve Fatih Elibol da liderlik, mentorluk ve koçlukla ilgili bilgi ve birikimlerini katılımcılar arasında bulunan Türkiye'nin önde gelen iş insanlarıyla paylaştı.
Son Güncelleme: 09.03.2020 11:42
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.