Yeni Çağrı Gazetesi

İş fırsatları için hemen tıkla!

SAĞLIKLI GÜNLER

SAĞLIKLI GÜNLER
21 Kere Okundu
18 Temmuz 2019 - 18:07

Yaz tatili sünnet için iyi bir fırsat

Sünneti 2 yaşına kadar yaptırın

Türkiye’de dini gerekçeler, dünyada ise sağlık ön planda tutularak yapılan sünnet, erkeklerin sağlıklı bir yaşam sürmesini sağlıyor. Sünnet için en doğru zaman ise doğduktan sonraki ilk iki yıl olarak gösteriliyor

 

Binlerce yıldır tüm dünyada erkek çocuklarına yapılan bir ritüel olan sünnet, sağlık açısından da avantajları bulunan cerrahi bir işlem. Batıgöz Sağlık Grubu’ndan Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Şükrü Özbek, sünnetle ilgili merak edilenleri anlattı…

Sünnet; oldukça basit cerrahi bir işlem olup hem inançlarımız gereği, hem de sağlık açısından yapılması gereken bir prosedürdür. Öncelikle sünnet derisinin altında salgılanan sıvının birikmesine bağlı olarak meydana gelebilecek ağrı, şişlik ve kızarıklık gibi şikâyetler önlenmiş olur. Sünnet derisinin yapışıklığına bağlı olarak (fimozis) gelişebilecek idrar yapmaktaki problemler önlenmiş olur ve son olarak da cinsel yolla bulaşan hastalıkların oranında azalma görülür.

YENİ DOĞAN SÜNNETİ 6. AYA KADAR YAPILABİLİR

İdeal sünnet yaşı kaçtır?
2 yaşından önce ve 7 yaşından sonra yapılması, psikolojik travmayı azaltması açısından daha uygundur. Benim tecrübe ve gözlemlerim, doğumdan sonra her yaş grubunda yapılabileceğidir. Burada önemli olan, ailenin çocuğunu buna hazırlamasıdır fakat kişisel önerim; doğumdan sonra fazla zaman geçmeden yapılması yönündedir. Çünkü yeni doğan sünnetinde genital bölgedeki sinir dokuları henüz tam anlamıyla gelişmediğinden çocuk, acı olarak hiçbir şey hissetmeyecek ve psikolojik olarak da bir travma yaşamayacaktır. Yeni doğan sünneti bebeğin 6. ayına kadar yapılabilir.

AİLELER TATİL DÖNEMİNİ TERCİH EDİYOR

Sünnet için önerilen bir mevsim ya da sezon var mı?

Aileler, iyileşme süresi ve çocuğun konforunu da göz önüne alarak okulların tatil olduğu zaman aralıklarını tercih etmektedir; yoksa her zaman ve her mevsim yapılabilir.

KANAMA YOK DENECEK KADAR AZDIR

Sünnette kanama görülür mü?

Biz sünneti yaparken iyi bir kanama kontrolü yapıyoruz böylece artık bandajla bile sarmıyoruz yani kanama yok denecek kadar azdır. Cerrahi bir işlem olduğu için dikiş vardır fakat bu dikişler 2 hafta ile 1 ay arasında kendiliğinden atar. Sünnet sonrası ilk hafta da çocuğu mutlaka kontrole çağırırız.

ÜÇÜNCÜ GÜNDEN İTİBAREN DENİZE GİREBİLİR

Sünnet sonrası nelere dikkat edilmelidir?

Sünnet artık eskisi gibi uzun ve zor olmadığından zaten çocuğu hemen taburcu ediyoruz. Günlük faaliyetlerine de hemen dönebiliyor, 2. günden sonra banyo yapabiliyor, hatta deniz ve havuza bile girebiliyor. Arkadaşlarıyla da istediği gibi oynayabilir fakat burada sadece dikkat edilmesi gereken sünnetli bölgeye darbe almamasıdır. Çocuk, tüm aktivitelerde bu konuya dikkat ederek, serbesttir.

Peki, özel bir bakım?

Çocuğu 2. günden sonra sıcak suya oturtuyoruz. Biraz açmak gerekirse; yara yerinin çabuk iyileşmesi ve ödeminin azalması için bir leğene banyo sıcaklığında su koyuyoruz ve çocuğu sabah, akşam ve gün içinde bir iki defa 10 dakika kadar bu suya oturtuyoruz ve bunu 5 gün devam ettiriyoruz.Böylece kabuk da hızlı dökülüyor ve çocuk daha kısa sürede rutin yaşamına dönebiliyor.

ÇOCUKLARI GÜNEŞİN ZARARLARINDAN KORUYACAK 5 YÖNTEM

Özellikle çocukların sağlıklı büyümesi, bedensel ve psikolojik olarak sağlıklı olabilmesi için harekete, açık havaya, güneşe ihtiyaçları vardır. Özelikle bebeklerin açık havaya çıkarılması güneş alması çok önemlidir. Gün ışığının kemik ve doku gelişimi için gerekli olduğunu söyleyen Liv Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Gör. Emre Çenesiz “Yazın güneş ışınlarının dik olmadığı saatler (11. 00 -15.00 dışındaki saatler) tercih edilmelidir” diyor ve uyarıda bulunuyor: “Gözlük takın, gölgede kalın, güneş koruyucu kullanın, güneşe göre giyinin, şapka takın.”

Gölgede kalın

UV ışınlarının en zararlı olduğu zaman gün ortasıdır. Özellikle öğle saatleri çocukların kapalı yerlerde olmasına özen gösterilmelidir. Bunun mümkün olmadığı durumlarda ağaç, şemsiye veya bir tente altında durmak tercih edilebilir.

Güneşe göre giyinin

Uzun kollu t-shirtler, uzun pantolonlar da UV ışınlarından koruma sağlayabilir. Islak giysiler kurulara, açık renkler de koyu renklere göre daha fazla koruma sağlar.

Şapka takın

Başı, yüzü, kulakları ve boynu gölgede tutan bir şapka iyi bir koruma sağar.

Gözlük takın

UVA ve UVB ışınlarını yüzde 100 bloke eden güneş gözlüğü kullanılması gerekir. Aksi halde UV ışınları ilerleyen yaşlarda katarakta neden olabilir.

Güneş koruyucu kullanın

Çocuğunuz her dışarıya çıktığında UVA ve UVB ışınlarına karşı koruma sağlayan, en az 50 koruma faktörlü güneş kremi kullanın. Krem sürerken burun, kulaklar, dudaklar ve ayak sırtı unutulmamalıdır. 6 aydan küçük bebekler doktorlarının önerdiği güneş kremlerini kullanabilir. Bulutlar UV ışınlarını bloke etmez. Bu nedenle bulutlu ve serin günlerde dahi güneşten korunma unutulmamalıdır.

Eksik dişler yüzde kırışıklığa neden oluyor

Ağız içindeki dişlerin formlarının yüz ifadesine büyük etkisi olduğunu söyleyen Doç. Dr. Yeliz Çavuşoğlu Yüce,“Arka dişler kaybedildiği zaman, hem yanaklarda bir çökme oluyor hem de burun ile çene arasındaki mesafede bir küçülme oluyor. Dolayısıyla yanlarda kırışıklıklar ortaya çıkıyor ve dişler eksik olduğunda yüz çöküyor” dedi.

Son zamanların popüler estetik türü olan ‘dijital gülümseme tasarımı’ ya da ‘gülüş tasarımı’ yüze bambaşka bir ifade katmaya yardımcı oluyor. Ağız içindeki dişlerin yapısının büyük rol oynadığı gülümseme, diş eksikliğinde ise yüzde kırışıklığa da neden oluyor. Dijitalleşmenin artmasıyla adını gülüş tasarımı olarak duyduğumuz uygulama hakkında bilgi veren Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) Diş Hekimliği Fakültesi Öğr. Üyesi Doç. Dr. Yeliz Çavuşoğlu Yüce, diş sağlığı ve tasarımı hakkında bilgiler verdi.

Gülümseme tasarımının her zaman kullanıldığını ifade eden Doç. Dr. Yeliz Çavuşoğlu Yüce, “Diş tedavisinde herhangi bir uygulama yapılacaksa zaten bu yüzdeki gülümsemeyi de etkileyeceği için amaç görüntüyü düzeltmek. Önceden de tasarım işlemi vardı. Sadece bunun adına gülümseme tasarımı denmiyordu. Buradaki yenilik, eskiden teknisyen bunu eliyle tek tek yapar hastaya çok müdahale ettiremezdi. Şimdi ise daha en baştan ‘yuvarlak formlu’, ‘kenarları üçgenli’, ‘uçları tırtıklı’ dişler istiyorum gibi bir ifade de bulunabiliyor hasta. Biz onu birebir seçip ya da dijital kütüphaneden yüzlerce seçenek arasından hastanın hoşuna giden modeli seçerek, kendisinin fotoğrafı üzerinde gösterebiliyoruz. Hasta birebir kendi seçmeye başladığı için daha çok hastaya ulaşmaya başladı bu uygulama” diyen Yüce, şöyle devam etti;

“Arka dişlerdeki kayıp yüzün çökmesine neden oluyor”

“Ağız içindeki dişlerin formu yüzdeki ifade üzerindeki etkisi büyük. Arka dişleri sadece fonksiyon diye düşünüyoruz çünkü estetiği görünmezdir bizim. ‘Julia Roberts’ gülüşü dediğimiz bir gülüş vardır. Eğer öyle bir gülüşünüz yoksa normal şartlarda arka dişleriniz, estetik bölge değildir. Fonksiyon görür, nedir bu fonksiyon? Çiğnemenizi sağlar mesela. Ama arka dişler kaybedildiği zaman, hem yanaklarda bir çökme oluyor hem de burun ile çene arasındaki mesafede bir küçülme oluyor. Dolayısıyla yanlarda kırışıklıklar ortaya çıkıyor ve dişler eksik olduğunda yüz çöküyor. Bu durum devam ederse, yani hasta ön dişleriyle çiğneme devam ederse, dişlerde açılmalar meydana geliyor. Bu sefer de hastanın dikey boyut kaybı dediğimiz, alt üst yüksekliği kayboluyor. Yani burun ile çene arasındaki mesafe gibi. Bu da otomatikmen yüzü değiştiriyor. Halbuki arka dişleri sabit protezlerle düzgünleştirdiğimiz zaman hastanın çene boyutları yeniden normale geliyor. Bu da yüze yansıyor. Ön bölgede ise otomatikman dudakların desteği dişler zaten. Burada dişler kaybolduğu anda çene kemiklerinde de küçülme olur. Örneğin, dişiniz çekildiği zaman çekim yerine baktığınızda bir çukur görürsünüz. Çünkü, kemikte erime olur. Dudak desteği dişlerden geldiği için diş gittiği zaman dudak da içeri çökeceği için yine kötü bir görüntü olacaktır. Ağız içindeki ufak tefek dolgular hariç, çoğu resterasyon hastanın estetiğine doğrudan etkisi var”

DENİZ, KUM, GÜNEŞ ZAMANI VAJİNAL VE İDRAR YOLLARI ENFEKSİYONLARINA DİKKAT

Sıcak havaların gelmesi ile birlikte kadınlarda vajinal ve idrar yolları enfeksiyonlarında artış gözleniyor. Özellikle tatil zamanı ıslak mayo ile oturmak, dar kıyafetler giymek, hijyenik olmayan tuvaletler kullanmak hastalıklara davetiye çıkartıyor.

Sıcak havalarda genital hijyene daha sık dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Türkiye İş Bankası İştiraki Bayındır İçerenköy Hastanesi ve Levent Tıp Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Nilgün Turhan, “Hijyeninden emin olduğunuz havuz ve saunayı tercih edin. Her yüzme aktivitesi sonrası mutlaka mayonuzu değiştirin. Anormal vajinal akıntı olması durumunda da doktor kontrolünü ihmal etmeyin.” diyor.

  • Yaz aylarında hava ısısının ve nem oranının artması, havuz ve denize girerken hijyen kurallarına yeterince dikkat edilmemesi sonucunda kadınlarda vajinal ve idrar yolları enfeksiyonlarının görülme sıklığı artmaktadır. Havuzlarda bazen hijyenin yeterince sağlanamaması ve su deviniminin iyi olmaması nedeni ile bakteri, virüs ve mantar gibi hastalıklar bulaşabilir.
  • Yaz aylarında terlemenin artması ile birlikte genital bölgenin daha az havalanması bakterilerin üremesine ve enfeksiyon oluşumuna neden olabilir. Genital enfeksiyona bağlı yaşanan vajinal akıntı ve diğer şikayetler, hijyenin en iyi şekilde sağlanması ile azalabilir, enfeksiyonun ortaya çıkması engellenebilir.

HAVA SICAK, MAYOM ÜZERİMDE KURUSUN DEMEYİN

  • Vajinal akıntıların en sık nedeni vajinal floranın bozulmasıdır. Normalde vajinada doğal olarak bulunan zararsız mikroplar ile vajinanın asidik olmasını sağlayan laktobasiller arasında bir denge vardır. Vajinal ortamın bu dengesi bozulursa laktobasiller azalır, vajina pH’ı değişir, vajinada az miktarda doğal olarak bulunan zararsız mikroplar fazlalaşıp, vajinal enfeksiyona neden olurlar.
  • Hormonal değişiklikler, sıcaklık nedeni ile genital bölgenin nemli ve havasız olması, adet kanaması veya sık cinsel ilişki, yaz aylarında ev dışında ortamlarda vakit geçirilmesi, hijyenik olmayan tuvaletlerin kullanılması, sık sık denize veya havuza girilmesi, ıslak mayo bikini ile kalınması, susuzluk, uykusuzluk, antibiyotik kullanımı, doğum kontrol ilaçları, kortizon gibi ilaçların kullanımı, diyabet hastalığı, anemi, tiroit problemleri, alkol ve sigara kullanımı, bazı kozmetik ürünlerin kullanımı, rahim içerisine yerleştirilen spiraller, genital bölgeye uygulanan ameliyatlar, vajinal florayı bozup vajinal enfeksiyonlara neden olabilirler.

KAŞINTI VE KIZARLIKLIĞI İHMAL ETMEYİN

  • Kadınlarda en sık rastlanılan vajinal akıntı nedeni mantar enfeksiyonlarıdır. Yapılan araştırmalarda yetişkin kadınların %75’inin yaşamlarının bir döneminde kandida vajiniti dediğimiz mantar enfeksiyonu problemi yaşadığı görülmüştür. Hastalıkta en sık belirti kaşıntıdır. Yaz aylarında ısı etkisi ile artan kaşıntı problemi geceleri daha sık yaşanabilir. Kaşınma sonucunda kızarıklık ve tahriş olabilir. Kaşıntıya ek olarak mantar enfeksiyonunun neden olduğu akıntı genellikle beyaz parçalar halinde süt kesiği görünümündedir. Bu belirtilerin yanı sıra ağrılı cinsel ilişki, vajina bölgesinde kötü koku ve dış genital bölgede özellikle idrar yapma sırasında yaşanan ağrı sıkça görülür.

 

Seiko Optik ile Baktığımız Yerler Edirne’de Yeşermeye Devam Ediyor.

Seiko Optik Türkiye’nin sosyal ve çevreci marka kimliğiyle hayata geçirdiği ‘Baktığımız Yerler Yeşerecek’ projesi büyüyerek devam ediyor. TEMA Vakfı iş birliği ile geçtiğimiz yıl Gaziantep Nur Dağı’nda 10.000 fidan bağışı ile ‘Seiko Optik Hatıra Ormanı’ oluşturan marka, projeyi Edirne Subaşı’ndaki 2. Hatıra Ormanı ile devam ettiriyor. Kullanıcıları adına fidan bağışında bulunan ve fidan sertifikalarını da kullanıcılarına hediye eden marka, 10.000 fidan karşılığı 10.000 sertifikayı da sahipleri ile buluşturdu. İkinci hatıra ormanı için 10.000 fidan daha bağışlayarak projeyi büyüten marka, Türkiye’nin birçok bölgesinde hatıra ormanları oluşturma hedefinde.

Tüketicilerin doğada dikili bir fidanı oluyor

‘Her cam, geleceğe dikilen birer fidan’ sloganı ile tüketicilerini projeye fidan sertifikalarını hediye ederek dahil eden Seiko Optik, alınan her cam için bir fidan bağışlıyor. Farklı ihtiyaçlara göre kaliteli, fonksiyonel ve teknolojik ürünler geliştirerek tüm görme sorunlarına çözüm oluşturan Seiko Optik, ‘Baktığımız Yerler Yeşerecek’ projesini yurt genelindeki 700 optikçi ile birlikte yürütüyor. Dikilen fidanların sertifikaları, kullanıcıların ismine özel düzenlenerek, satın aldıkları ürünle birlikte teslim ediliyor. Gaziantep Nur Dağı’nda 10.000 fidanı toprakla buluşturan marka, 10.000 sertifikayı da tüketicileri ile buluşturdu. Tüm bayilerine fidan sertifikalarını ulaştıran, projenin büyüyebilmesi için sahada yoğun tanıtım çalışmaları yürüterek hızla duyuran Seiko Optik Türkiye, nihai tüketicinin de projeye aktif olarak katılmasını sağladı. Seiko Optik’ten gözlük camı alan tüketicilerin Gaziantep Nurdağı’nda dikili fidanları oldu. Sırada Edirne Subaşı var.

Kalabalık Havuzlarda Enfeksiyona Dikkat!

Aşırı sıcakların başlamasıyla birlikte, tatil köylerinde, sitelerde ve spor merkezlerinde bulunan havuzlar, serinlemek isteyen kalabalık grupların tercihi oluyor. Özellikle havuza toplu girilen yerlerde, kulak enfeksiyonu şikâyetlerinde artış gözleniyor.

Yaz aylarında kulak enfeksiyonlarına bağlı şikayetlerin arttığına dikkat çeken Çevre Hastanesi doktorlarından Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Abdülkadir Kilimcioğlu şöyle konuştu;Kulağın tıkanması, işitme azlığı, kulak ağrısı gibi problemlerin yanı sıra kulak tıkanıklığına bağlı dengede yaşanan şikâyetler yaz aylarında artıyor. Denize ve havuza toplu girilen yerlerde dış kulak yolu enfeksiyonu daha çok görülüyor. Kulak enfeksiyonlarının yanı sıra, kulak kirinin (kulak kanalındaki buşon) su alarak şişmesi ve kulağı tıkaması işitme problemleri yaratıyor. Kulak kanalına su girmesi ile oluşan, çok ağrılı tıkayıcı bir enfeksiyondur. Kanal cildi şişer, kızartır ve kulağı tıkar. Hasta, kulak kepçesini hareket ettiremez. Özellikle ağrı; çene hareketleri ve yemek yeme sırasında ortaya çıkar. Enfeksiyonun ilerlemesi sonucunda, ağrı daha fazla şiddetlenir. Burada dış kulak yolu, tabii enfeksiyona bağlı şişkinliği arttıracağı için yolu daralttığından, işitme kaybı da ortaya çıkabilir; enfeksiyona bağlı akıntı da meydana gelebilir. Ağrı başladığında hemen hekime başvurulmalıdır. Aksi takdirde kulak kanalında ki enfeksiyon ilerler, yüze ve kulağın iç kısımlarına yayılır.”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -
Hava durumu
-
-
-
Nem Oranı: -
Basınç: -
Rüzgar Hızı: -
Rüzgar Yönü: -

Hangi işletim sistemli telefonu kullanıyorsunuz?

Hangi işletim sistemli telefonu kullanıyorsunuz?

  • iOS (iPhone) --> 4
  • Android --> 3
Gönder
Sonuçlar

Yeni Çağrı Gazetesi © 2019 - Web Tasarım : GNS Ajans

kaçak iddaa kaçak bahis güvenilir bahis siteleri iddaa siteleri en iyi bahis siteleri illegal bahis en iyi canlı bahis siteleri casino siteleri canlı bahis siteleri ensobet üyelik bonus veren siteler