Yeni Çağrı Gazetesi

İş fırsatları için hemen tıkla!

SAĞLIKLI GÜNLER

SAĞLIKLI GÜNLER
Avatar
Dinçer KARACALAR( [email protected] )
30 Kere Okundu
25 Temmuz 2019 - 17:55

Diş Beyazlatma Zararlı Bir Uygulama mıdır?

Diş Hekimi Erce Beleçoğlu,diş beyazlatma konusunda önemli bilgiler verdi.

 

Diş estetiğine verilen önemin artmasına bağlı olarak başlıca estetik diş hekimliği tedavilerinden biri olan diş beyazlatma (teknikleri, yan etkileri, zararlı olup olmadığı vb.) hakkında bir çok soru almaktayız.

Diş beyazlatma uygulamalarında amaç; dişi kozmetik olarak geliştirmek ve bu sırada dişin sağlığına hiçbir zarar vermemektir.

 

Diş beyazlatma, teknik olarak kesinlikle dişe zarar vermemek, yalnızda diş renklerini ağartmak amaçlı geliştirilmiş bir protokoldür. Beyazlatma sistemlerinde kullanılan ürüne göre değişiklik gösteren uygulama teknikleri olabilir ve bu kurallara uyulduğunda başarılı sonuçlar alınmaktadır.

Bir diğer önemli belirleyici ise hasta faktörüdür. Dişlerdeki aşınma miktarı, çatlaklar, eski restorasyonlar, köprüler, kronlar tümüyle değerlendirilir ve hastaya beyazlatma işlemi uygulanamayacağına karar verilebilir. Beyazlatma ile sonuç alınamayacağı bu karara neden olabilir veya ciddi çatlaklar bulunan dişler için aşırı hassasiyet gibi sorunlarla karşılaşılacağı ön görülerek uygulanmayabilir. Detaylı bir muayene ile bu sorularınıza diş hekiminiz tarafından cevap alabilirsiniz ve sonuç yaklaşık olarak tasarlayıp işleme başlanabilir. İnternet üzerinden satılan ve diş sağlığınız için zararlı bir çok ürün mevcuttur, beyazlatıcı etkisinin yüksek olması için aşırı konsantrasyonda olan ürünler dişte kalıcı hasarlara neden olabilmektedir.

 

Diş Beyazlatma hassas bir işlemdir ve hekim kontrolünde gerçekleştirilmelidir.

Ayrıca bu tedavi için uygun olmayan bir kişiye yapılması, vaka seçiminin yanlış olması da problem oluşturabilir. Ciddi diş hassasiyeti, çatlakları, aşınmaları olanlarda daha temkinli yaklaşmak gereklidir. Bu işlem ile dentin tübülleri bir süreliğine, o an olduğundan daha açık hale gelecektir. Özellikle hali hazırda böyle bir problem yaşayan kişilerde ciddi sorunlar ile karışılaşılabilir.

Diş beyazlatıcı Tozlar Zararlı mıdır?

Beyazlatma sistemlerinde amaç sadece dişin rengini açmak olmamalıdır. Aynı zamanda bu işlemin dişin canlılığında ve ömründe olumsuz etki yapmaması gereklidir. Diş beyazlatıcı tozlar, dişin mine yapısını etki eder ve başlangıçta tatmin edici bir beyazlama etkisi sağlar, fakat sonrasında dişlerde hızlıca renkleşmeler görülür.  Tozların etkisi ile çizilen mine yüzeyi uzun vadede daha pürüzlü bir hal alır. Uzun süreli kullanımda, artık daha açık hale gelmeyecek koyu renkler kalıcı olabilmektedir.

 

Diş beyazlatıcı diş macunlarını kullanırken dikkat edin !

İhtiyaç ve beklentideki artışa bağlı olarak diş beyazlatmak için üretilen diş macunu sayısı her geçen gün artmaktadır. Bu macunlar içindeki aşındırıcı miktarı, ürünün markasına göre değişiklik göstermektedir. Aşındırma etkisinin yanında diş yüzeyinden sarı rengi mavi ve yeşil tonları ile kırarak daha beyaz bir görünüş sağlayan diş macunları da bulunmaktadır. Tüm beyazlatıcı macunlar dişlere zarar verir gibi bir şey söylemek kesinlikle yanlıştır.

 

YAZ AYLARINDA KALBİNİZİ SU İLE CANLANDIRIN

SICAK HAVALARDA TANSİYONU DAHA SIKI TAKİP EDİN

Yaz ayları, özellikle tansiyon ilacı kullananlar ile kalp yetmezliği olan hastalar açısından büyük risk taşıyor. Gün içinde sıvı kaybına bağlı düşen, gece ise yükselen tansiyona eşlik eden sıcak havalar, beyin kanamasına dahi neden olabiliyor. Türkiye İş Bankası İştiraki Bayındır İçerenköy Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mutlu Güngör, “Kalp hastası olan ya da risk altında olan kişilerin mutlaka sıcak havalarda daha dikkatli olması ve kendi kendini takip etmesi gerekir. Tansiyonun sürekli dalgalanmasına karşı mutlaka günlük tansiyon ve nabız takibi yaparak doktorunuzu ziyaret etmeyi unutmayın.” diyor.

  • Son yılların en sıcak günlerini yaşıyoruz. Deniz, kum, güneşten oluşan tatil üçlüsü sıcak havalarda bir nebze serinlememizi sağlarken, günlük hayat içerisinde aşırı sıcak havalar vücudumuzu sıvı kaybı, tuz kaybı nedeniyle olumsuz yönde etkiliyor. Özellikle ileri yaşta olan hastaların sıvı alımını artırmaları, mineral ve tuz dengesinin kontrol altında tutmaları ve aşırı sıcaklardan kendilerini korumaları beyin, böbrek, kalp gibi hayati organların beslenmeleri açısından büyük önem arz ediyor.

AYAKTA UYUMA DURUMU SUSUZLUK KAYNAKLI OLABİLİR

  • Sıvı kaybı ve mineral dengesindeki bozulma, kişi uyumadığı halde ve çaba göstermesine rağmen çevresinde olanları tam fark edememe durumu, yorgunluk, huzursuzluk, hızlı soluk alıp verme, kalp hızında artış şeklinde kendini gösterebilir. İdrar söktürücü tansiyon ilacı kullanan hastalarda bu duruma daha çok rastlanır.

TANSİYON GÜNDÜZ DÜŞÜYOR GECE İSE YÜKSELİYORSA SIVI DENGENİZİ KONTROL EDİN

  • Sıcak havalarda özellikle tansiyon tedavisi gören hastaların çok dikkatli olması gerekir. Nemli havalarda bu durum daha da önem arz etmektedir. Çünkü kuru hava terin buharlaşmasına sebep olarak vücut ısısının düşmesine yardımcı olurken, nemli havalar vücut ısısını dengeleyerek kan basıncını olumsuz etkiler.
  • Aşırı sıcaklarda, gün içinde vücut ısı artışına bağlı olarak damarların genişlemesi ve sıvı kaybına bağlı tansiyon seviyesinde düşme, gece saatlerinde ise artış görülebilir. Bu tansiyondaki dalgalanmanın belirgin olması durumlarında, beyin kanaması gibi vakalarla karşılaşmanıza sebep olabilir.

GÜNEŞİN DİK OLMADIĞI SAATLERDE DIŞARI ÇIKIN

  • Özellikle ileri yaştaki hastaların, damar yapılarının daha kırılgan olması sebebiyle güneşin dik olarak geldiği öğle saatlerinde dışarı çıkmamaları, şapka gibi koruyucu kıyafet kullanmaları, sıvı alımlarını artırmaları, tansiyon tedavilerini aksatmamaları, düzenli tansiyon takibi yapmaları gerekir. Genel durumlarında bir bozulma ya da nörolojik bir sorun olduğunda ise mutlaka hekimleriyle irtibata geçmeleri önerilir.

Bayındır Sağlık Grubu Hakkında:

Bayındır Sağlık Grubu’nun temeli, 1992 yılında o zamanki adıyla Bayındır Tıp Merkezi ile hizmet vermeye başlayan Bayındır Hastanesi’ne dayanmaktadır. İş Bankası iştiraklerinden olan grup, kısa sürede sağlık alanında referans kurumlardan biri haline gelmeyi başarırken, bunda tam zamanlı çalışan deneyimli hekim kadrosunun yanı sıra, hedeflenen nitelikli hizmet anlayışını sağlamak için kurum tarafından özümsenen temel değerler de önemli rol oynamaktadır. Etik değerlere saygılı, kanıta dayalı tıp ve hasta odaklı hizmet anlayışına sahip Bayındır Sağlık Grubu, Bayındır Söğütözü Hastanesi ile başlayan bu anlayışını kısa sürede Bayındır Kavaklıdere Hastanesi, Bayındır İçerenköy Hastanesi ve Bayındır Levent Tıp Merkezi’nin yanı sıra, İstanbul’da sayısı 5’e ulaşan Bayındır Diş Klinikleri ve İzmir’de bulunan Bayındır Alsancak Diş Kliniği’nde de başarıyla uygulayarak, vermekte olduğu sağlık hizmetinin etki alanını genişletmiştir.

 

Hava Kirliliği Yumurta Rezervlerini Azaltıyor

 

Avrupa İnsan Üreme ve Embriyoloji Derneği’nin Viyana’da düzenlediği 2019yıllık toplantısında, çevresel hava kirleticilerine maruz kalındığında, kadınların yumurtalık rezervinin azaldığına dikkat çekildi.

 

 

Viyana’da düzenlenen toplantıda Araştırmacılar, kadının hastane hormon ölçümlerini, Google Maps’i kullanarak coğrafikonum verileriyle birlikte, bölgesel yetkililerden azot dioksit ve partikülmadde seviyeleri hakkındaki gerçek zamanlı çevresel verilerle ilişkilendirmekiçin ‘büyük veri’ yaklaşımı kullandıklarını belirttiler. Çalışmalarında yüksekmiktarda hava kirletici ile ilişkili bir alanda yaşamanın, yumurtalık rezerviniiki ya da üç katına kadar ciddi oranda azalttığına dikkat çektiler.

 

Kirli havanın ve çevrenin üreme sağlığı üzerindeki etkilerini konuştuğumuzÇevreHastanesi Tüp Bebek Merkezi Sorumlusu Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr. Hürkan Akyol olumsuz çevresel faktörler hakkında bilgi verdi. Havakirliğinin birçok sağlık sorununa yol açtığını söyleyen Op. Dr. Hürkan Akyol şöyle konuştu: Hava kirliliği,küresel olarak ölümlere ve hastalıklara yol açan kaçınılabilir temelnedenlerden birisidir. Üreme sağlığını da olumsuz etkilemenin yanı sıra, düşükdoğum ağırlığı ve erken doğum gibi doğuma ilişkin süreçleri de olumsuzetkilemektedir. Hava kirleticileri arasında,havaiçerisinde asılı olarak bulunan katı ve sıvı parçacıkların karışımından oluşan,yaygın bir hava kirleticileri olan Partiküler maddeler, renksiz, alev-almaz vekeskin bir kokusu olan gaz Kükürt dioksit, havanın içerisinde ne zaman bir şeyyansa oluşan azot oksitleri, Ozon, renksiz, kokusuz ve tatsız bir gaz olanhavadan biraz daha hafif karbon monoksit, oda sıcaklığında kolaylıklabuharlaşabilen organik kimyasallardan Uçucu Organik Bileşkeler sayılabilir. v temizliğinde kullanılan mobilyacilası, çok amaçlı temizleyiciler, halı şampuanları, oda spreyleri, banyo vetuvalet temizliğinde kullanılan deterjanlar üreme sağlığına zarar verebilir. Buürünleri kullanırken eldiven kullanılması ve temizlenen mekânların iyihavalandırılması gerekir. Bunların yanı sıra aktif içici ya da pasif içiciolursa olsun dedi.

MASA BAŞI ÇALIŞANLARININ KABUSU BU HASTALIK !

El hastalıkları içinde en sık karşılaşılan Karpal Tünel Sendromu özellikle masa başı çalışanlarının hayatını kabusa çevirebiliyor.INCA Klinik Nöroşirurji Uzmanı Op.Dr.Kerem Bıkmaz konu ile ilgili bilgiler verdi.

Karpal Tünel Sendromu medyan sinir üzerindeki bantın kalınlaşması ve tekrarlayıcı hareketlerin kombinasyonu neticesinde bilekte sinirin enflamasyonu sonucu ortaya çıkar. Özellikle 40-60 yaşlarındaki kadınlarda, piyanistler, kuaförler, bilgisayar operatörleri, bankacılar, dişçiler, heykeltıraşlar, ev hanımları gibi ellerini aşırı kullanan meslek gruplarında sıklıkla izlenir. Tüm meslek grupları ile bağlantılı hastalıklar ve yaralanmalar içerisinde, iş gücü kaybına en fazla yol açan durumdur.

Karpal Tünel Sendromu hastalığının belirtileri;Ellerde ve bileklerde uyuşukluk, yanıcı bir ağrı veya karıncalanma,şikayetleriniz özellikle geceleri daha belirgin olması,nesneleleri düşürmeden elle tutmakta güçlük mü çekmek ve bilgisayar klavyesi ya da faresini kullanmak gibi tekrarlayıcı el hareketlerini tekrarlarken oluşan ağrı..

Hamilelik, şeker hastalığı, tiroid hastalıkları, menapoz, bilekte kırılan yada yerinden kayan kemikler ve aşırı şişmanlık hastalığın görülme oranını arttırır. Eller ile cisimlerin sık ve şiddetli şekilde tutulması, bileğin bükülmesi ve artrit benzer şekilde görülme oranlarını arttırır.

Bu şikayetlerin ilk ortaya çıkmasının ardından tedavi için zaman kaybetmeden başvurmak oldukça önemlidir. Başvurmak için ağrının aşırı artmasını, tahammül sınırlarını aşmasını beklemeyin.

Karpal tünel sendromundan korunmak, ellerimizin doğru kullanımı ile ilgili bazı altın öğütler

  • El bileğinin uzun süreli ve güçlü şekilde aşağı-yukarı hareketlerinden, gergin şekilde parmaklarla bir şeyi tutmaktan (dikiş iğnesi gibi), bileği başparmak veya küçük parmağa doğru bükme hareketinden kaçın
  • Avuç içi yukarı bakacak şekilde yük taşımamaya özen göster
  • Bileği sıkı saran bantlardan (kol saati gibi) uzak dur
  • Aşırı soğuk veya korunmasız vibrasyondan kaçın
  • Telefon gibi sık kullanılan objeleri calışma sahanıza olabildiğince yaklaştır. Böylece aşırı uzanmaktan kaçın.
  • Araba sürerken, eşya taşırken direksiyonu çok sıkı tutma. Mümkün olduğunca eli dinlendir.
  • Daktilo ya da keyboard kullanırken elleri her 15 dk da bir dinlendir.
  • Boya fırçası, kalem, gazete, veya kitap türü cisimleri uzun süre tutmaktan kaçın
  • Eller kullanılırken vücüdun genel postürüde çok önemlidir. Çalışma alanının yüksekliği, otururken ya da ayakta iken bileklerin notral ya da hemen hemen düz pozisyonda kalmasına imkan tanıyacak şekilde düzenlenmelidir. Çalışma esnasında omuzların yeteri kadar serbest, dirseklerin konforlu bir şekilde yanlarda olmasına özen gösterilmelidir.
  • Oturma esnasında sırt ve bel iyi desteklenmiş şekilde ayaklar yere basmalıdır. Oturulan sandalye her bireyin kendisine göre ayarlanmalıdır.
  • El aletlerinin seçimi önemlidir. El aletinin tutulan kısmı elinizin büyüklüğü ile orantılı olmalıdır.
  • Elinizi yoğun şekilde kullanmanızı gerektiren yeni bir iş ögrendiğinizde, elinize bu yeni işe alışması için zaman tanıyın. Bu tıpkı bir atletin bir yarışa hazırlanmasına veya diğer atletik yarışmalara benzer. Ellerin istirahati için yeterli aralıklarla molalar verilmelidir.
  • Eğer eldiven giyiyorsanız ellere uygun ölçülerde olmalıdır. Çok büyük olursa objeyi tutmak için gerekli harcanacak güç daha fazla olacak, çok sıkı olursa elleri sıkıştıracaktır.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -
Hava durumu
-
-
-
Nem Oranı: -
Basınç: -
Rüzgar Hızı: -
Rüzgar Yönü: -

Hangi işletim sistemli telefonu kullanıyorsunuz?

Hangi işletim sistemli telefonu kullanıyorsunuz?

  • iOS (iPhone) --> 4
  • Android --> 2
Gönder
Sonuçlar

Yeni Çağrı Gazetesi © 2019 - Web Tasarım : GNS Ajans

kaçak iddaa kaçak bahis güvenilir bahis siteleri iddaa siteleri en iyi bahis siteleri illegal bahis en iyi canlı bahis siteleri casino siteleri canlı bahis siteleri ensobet üyelik bonus veren siteler