$ DOLAR → Alış: 4,46 / Satış: 4,48
€ EURO → Alış: 5,26 / Satış: 5,28

SON DAKİKA:

“Şiirleri Susmayan Kadın”

Sözyaşlarım, Kalinihta Girit, Gönül Dergahı, Tanrı’nın Islak Kadınları, Ayaz ve Uçurum gibi başarılı eserlerin yazarı Melike Melis ile bir araya geldik. Kitaplar, şiirler, edebiyat ve kendi hayatı üzerine sohbet ettiğimiz başarılı yazar/şair bu hafta sizlerle…

“Şiirleri Susmayan Kadın”
  • 25.04.2017
  • 722 kez okundu

Hoş geldiniz Melike Hanım. Öncelikle sizi tanıyalım istiyorum. Kimdir Melike?

1982 yılında Mersin’in Tarsus ilçesinde doğdu. Aslen Selanik göçmeni bir baba, Girit kökenli bir annenin tek kızlarıdır. İlk ve orta öğrenimini, Tarsus Kasım Ekenler İlköğretim Okulunda, lise öğrenimini, Tarsus Anadolu Kız Meslek Lisesinde, Üniversiteyi ise Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Burdur Eğitim Fakültesinde, Okul Öncesi Eğitimi alarak tamamladı. Halen,
Mersin’de yaşamaktadır. Birçok dergi ve gazetede makale ve şiirleri yayımlanmıştır.
Eserleri: Sözyaşlarım, Kalinihta Girit, Gönül Dergahı, Tanrı’nın Islak Kadınları, Ayaz, Uçurum

Kitaplarınızdan bahseder misiniz?

“Sözyaşlarım” ilk şiir kitabımdır, ilk olarak şiir ile başladığım için bir süre bu alanda devam ettim. Birçok Antolojinin hazırlanmasına vesile oldum. “Kalinihta Girit” Girit mübadillerine ithafen yaptığım bir eserdir. “Tanrının Islak Kadınları” şiddet gören kadınlara yönelik bir çalışmadır. “Uçurum” isimli eserim ortak bir eserdir ve bu eserin bende ayrı bir yeri vardır. Eserde kullanılan kurgu yöntemi üzerinde çok düşünülmüş ve emek harcanarak özel olarak hazırlanmıştır. Bu kurgu yönteminin fikir babalığını Uçurum isimli eserin ortak yazarı Tolga Çağlayan tasarlamıştır. Onunla tanışmam edebiyat alanında ufkumun gelişmesine neden olmuştur. Yazar eğitmeni ve kurgu danışmanı olarak bir çok genç kaleme yardımcı olan Tolga Çağlayan “Uçurum” kitabından sonra gerçek bir hayat hikayesinin işlendiği Ayaz isimli eserimde de bana kurgu alanında destek olmuştur. Şuan hazırlanan ve yakında piyasaya çıkacak olan küçük okurlarımız için özenle tasarladığımız “Beyaz Ülke 1” ve “Beyaz Ülke 2” isimli eserlerimizle çocuk kitapları dalında da eser vermeyi amaçlamaktayım.

 


“Yazmak benim için; kendimle ve hayatla yüzleşmektir. Çünkü ancak yazdığım zaman nefes aldığımı hissediyorum. Hayat, her zaman benim için ahşap, çürük bir merdiven gibiydi; hep yukarıya çıkmak isterken, kırılırdı ve ben hep en büyük düşüşleri yaşadım geçmişimde. Ruhumun örselenen yanlarını kelimelere döktüm; anlaşılmaktan öte yaşamak için, nefes almak için. Bir çocuğunki kadar kırılgan ve naif bir kalbim vardı. Maviye âşık, denizin o iyot kokusuna hayrandım. Belki de en güzel şiirlerimi, o eşsiz maviliğin kıyısında yazdım. İnsanlara her şeye rağmen, dost olmayı seçtim. Şiirlerim, barıştırdı kızdıklarıma ve yaşamak denen ağrılarımı aldı. Üzüntüm, sevinçlerim, sevmelerim, küskünlüklerim, isyanlarım ve öfkelerim… Ne varsa konuşmak istemediğim, satır aralarına sığdırmayı yeğledim. Şiir, benim yüreğimin dili ve ben sussam da o hiç susmayacak.”

 

 

Peki nasıl başladınız bu yolculuğa? Yazarlığa ilk adımınızı nasıl attınız?

İlk olarak şiirlerle başladım, ardından Tanrının Islak Kadınları isimli deneme kitabım yayımlandı, çalışmalarımla birçok ödül aldım, Uçurum ve Ayaz ile farklı bir serüvene atıldım. Hem Uçurum hem de Ayaz okuyucusundan tam not alınca edebiyat alanında başarılı olduğumu ve yanlış bir tercih yapmadığımı hissettim.

Yakın zamandaki projelerinizden bahseder misiniz?

Yakın zamanda çocuklara yönelik bazı projelerim olacak, bunlardan ilki Beyaz Ülke serisi ve eğitimsel olarak tasarlanmış Pembe Peti adında başka bir projem daha var.

İnsanlar sizi neden okumalılar?

Güzel bir soru, elbette bu sorunun güzel de bir cevabı olmalı. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki edebiyat piyasası son zamanlarda akıl almaz tuhaflıklarla doldu. İçerik bakımından boş olan, kıyıdan köşeden aparılarak hazırlanan, başkalarının fikirlerinden aşırılan, satış için değişik yöntemler uygulanan kitaplar adına edebi eser denilerek insanların beğenisine sunulmakta. Eğitimli bir toplum olmanın en önemli aşamalarından birini es geçerek kendini okur pozisyonunda gören insanların ne yazık ki dünya klasikleri ve de Türk klasikleri hakkında hiçbir şey bilmediklerine tanıklık ediyoruz. Eserlerimiz farklı özellikler içermekte ve ticari meta olmanın çok ötesinde. Okuyucuyu doyuracak, haz verecek ve ona türlü oyunlar oynayacak kurgularla hazırlandı. Kitaplarıma para ödeyip okuyan insanların o paraları nasıl zorluklarla kazandıklarını bildiğimiz için en azından esere verdikleri parayı gönül rahatlığı ile helal etmesi gerekiyordu ve bizde bunu sağlamak amacıyla sıkı çalışmalar sonucunda eserler ürettik. Eserlerimiz üç günlük değil yıllarca insanların okuyacağı türden eserler ve insanlar illa ki bizi değil bu türden eserler okumalı.

 

 

“Benim için tüm eserlerim değerlidir aslında ama Ayaz’ın yeri çok farklıdır. Öncelikle gerçek bir hikayeden esinlenilerek kurgulanan Ayaz aslında bir noktada edebiyat piyasasına kafa tutan bir eser olma özelliği taşıyor. Nitelikli okurların elinden düşmeyen ve mükemmel yorumlar alan bir eser olma özelliğine sahip. Ticari meta ve kitap arasındaki farkı ortaya koyan, üzerinde çok düşünülmüş, her kelimesi süzgeçten geçirilmiş uzun soluklu bir eser. Bu yüzden Ayaz benim için en önemli eser olma niteliğine sahip.”

 

 

Kitaplarınızda genel olarak amacınız / vermek istediğiniz mesaj nedir?

Kitaplarımda hep mesajlar vardır, örneğin Uçurum isimli eserimizin içeriği farklı bir sistemle hazırlanmıştır. İçerisinde aslında insanın doğaya karşı her zaman güçsüz olduğunu, kendi doğasına zarar verenler aslında kendi geleceklerini baltalamakta olduklarını bilmeli diyerek bu eseri hazırladık. Eseri okuyanlar içinde farklı dersler bulabiliyorlar, aynı durum Ayaz için de geçerli. Okuyan, araştıran ve sorgulayan bir insanın istediğinde neler başarabileceğini Ayaz’da açıkça görebiliyoruz.
Okuyucu kitlenizi nasıl buluyorsunuz? Sizce okurlar bilinçli olarak mı kitap okuyorlar?

En azından şunu söyleyebilirim ki benim okurlarım nitelikli ve bana bir şekilde ulaşmayı bilen, kitaplarım hakkındaki fikirlerini, görüş ve önerilerini açıkça belirtebilen okuyuculara sahibim. Bunun dışında ticari amaçla tasarlanan kitapların da amacına ulaştığını görmek üzücü, maalesef herkes bilinçli okuyucu diyemeyeceğim.

 


Gelecek zamanlar için yazarlık ile ilgili hedef ve hayalleriniz neler?

İnsanların eserlerimden esinlenmesi, araştırması, sorgulaması, bilinçlenmesi beni mutlu ederdi, bunu da kısmen başarmış sayılırım, amacım bu kotayı olabildiğince geniş tutmak ve daha çok insana ulaşmak. Bu yönde çalışmalarım devam edecek.

Sizce en büyük Türk kimdir? Ve son olarak neler söylemek istersiniz?

En büyük Türk ATATÜRK… Gazetenize bu güzel söyleşi için teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim.

 

 

Röportaj: Yağmur Tanyıldız

Etiketler: /



Parolayı bilemeyen öğrenciye kantinden alışveriş yok
Çankırı'da Atatürk Ortaokulu'nda başlatılan "Anahtarım Türkçe Projesi"yle öğrencilere yazımı karıştırılan Türkçe kelimeler ve noktalama işaretlerinin kalıcı şekilde öğretilebilmesi için ilginç...
İnönü MBK subaylarına ‘Başladığınız işi bitirin’ demiş’
27 Mayıs darbesinden sonra gözaltına alınan ve Yassıada'da işkence sonucu hayatını kaybeden dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Faruk Oktay'ın oğlu Emre...
Burçin Orhon Yazar Oldu
Türkiye'de ilk defa Erbulak Oyunculuk ve Yazarlık Evi'nde hayata geçirilen ve aralarında ünlü isimlerin de bulunduğu 7 farklı ustadan; Ayşe...
Parti ve ittifakların pusuladaki yeri belli oldu
Milletvekili genel seçiminde kullanılacak oy pusulasında "Cumhur İttifakı" birinci, "Millet İttifakı" ise altıncı sırada yer alacak.
Buray’la 19 Mayıs coşkusu
Bayram coşkusu ve mezuniyet heyecanı bir arada yaşandı
Ege’den “Mustafa Kemal’in Askerleriyiz” Marşı
Pop müziğin efsane isimlerinden Ege, "Mustafa Kemal'in Askerleriyiz" Marşı ile karşımıza çıktı.
448 bin liralık su faturasında son sözü mahkeme söyledi
İzmir'in Tire ilçesinde yaşayan Haşim Erburhan, evine 54 günlük su kullanım karşılığı gelen 448 bin 561 lira fatura bedelini yargıya...
Cumhurbaşkanı Erdoğan Bosna Hersek’e gitti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, özel uçak "TUR" ile saat 11.05'te Bosna Hersek'e hareket etti.
448 bin liralık su faturasında son sözü mahkeme söyledi
İzmir'in Tire ilçesinde yaşayan Haşim Erburhan, evine 54 günlük su kullanım karşılığı gelen 448 bin 561 lira fatura bedelini yargıya...
Bakan Bak’tan Büyükşehir Belediye Erzurumspor’a tebrik
Gençlik ve Spor Bakanı Bak, Spor Toto Süper Lig'e yükselen Büyükşehir Belediye Erzurumspor'u tebrik etti.
Macaristan’da Osmanlı festivali
Macaristan'ın Tata kentinde düzenlenen Macar-Osmanlı Günü Festivali büyük ilgi gördü.
Büyükbaş hayvancılıkta ‘süper teşvik’in detayları belli oldu
Proje Bazlı Teşvik Sistemi kapsamında Sütaş Süt Ürünleri AŞ tarafından Bingöl'de yapılacak yatırıma sağlanan desteğin detayları belli oldu.
Dünya Bankası’ndan Özbekistan’a 940 milyon dolarlık kredi
Cumhurbaşkanı Mirziyoyev’in Dünya Bankası Başkanı Jim Yong Kim ile yaptığı görüşmelerin ardından Dünya Bankası’nın Özbekistan’a 940 milyon dolarlık kredi ayırmasına...
‘Erdoğan ile dostluğum babam Aliya’dan miras’
Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Bakir İzetbegovic, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın babam Aliya ile iyi bir dostluğu vardı. Bu dostluk, bana...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Düşüncenizi Paylaşın

Önceki yazıyı okuyun:
Rajtoral için saygı duruşu yapılacak

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), Gaziantepspor'un Çek futbolcusu Frantisek Rajtoral'ın vefatı nedeni ile bugünden itibaren 1 Mayıs'a kadar oynanacak resmi maçlardan...

Kapat