$ DOLAR → Alış: 3,78 / Satış: 3,79
€ EURO → Alış: 4,65 / Satış: 4,67

SON DAKİKA:

“Şiirleri Susmayan Kadın”

Sözyaşlarım, Kalinihta Girit, Gönül Dergahı, Tanrı’nın Islak Kadınları, Ayaz ve Uçurum gibi başarılı eserlerin yazarı Melike Melis ile bir araya geldik. Kitaplar, şiirler, edebiyat ve kendi hayatı üzerine sohbet ettiğimiz başarılı yazar/şair bu hafta sizlerle…

“Şiirleri Susmayan Kadın”
  • 25.04.2017
  • 583 kez okundu

Hoş geldiniz Melike Hanım. Öncelikle sizi tanıyalım istiyorum. Kimdir Melike?

1982 yılında Mersin’in Tarsus ilçesinde doğdu. Aslen Selanik göçmeni bir baba, Girit kökenli bir annenin tek kızlarıdır. İlk ve orta öğrenimini, Tarsus Kasım Ekenler İlköğretim Okulunda, lise öğrenimini, Tarsus Anadolu Kız Meslek Lisesinde, Üniversiteyi ise Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Burdur Eğitim Fakültesinde, Okul Öncesi Eğitimi alarak tamamladı. Halen,
Mersin’de yaşamaktadır. Birçok dergi ve gazetede makale ve şiirleri yayımlanmıştır.
Eserleri: Sözyaşlarım, Kalinihta Girit, Gönül Dergahı, Tanrı’nın Islak Kadınları, Ayaz, Uçurum

Kitaplarınızdan bahseder misiniz?

“Sözyaşlarım” ilk şiir kitabımdır, ilk olarak şiir ile başladığım için bir süre bu alanda devam ettim. Birçok Antolojinin hazırlanmasına vesile oldum. “Kalinihta Girit” Girit mübadillerine ithafen yaptığım bir eserdir. “Tanrının Islak Kadınları” şiddet gören kadınlara yönelik bir çalışmadır. “Uçurum” isimli eserim ortak bir eserdir ve bu eserin bende ayrı bir yeri vardır. Eserde kullanılan kurgu yöntemi üzerinde çok düşünülmüş ve emek harcanarak özel olarak hazırlanmıştır. Bu kurgu yönteminin fikir babalığını Uçurum isimli eserin ortak yazarı Tolga Çağlayan tasarlamıştır. Onunla tanışmam edebiyat alanında ufkumun gelişmesine neden olmuştur. Yazar eğitmeni ve kurgu danışmanı olarak bir çok genç kaleme yardımcı olan Tolga Çağlayan “Uçurum” kitabından sonra gerçek bir hayat hikayesinin işlendiği Ayaz isimli eserimde de bana kurgu alanında destek olmuştur. Şuan hazırlanan ve yakında piyasaya çıkacak olan küçük okurlarımız için özenle tasarladığımız “Beyaz Ülke 1” ve “Beyaz Ülke 2” isimli eserlerimizle çocuk kitapları dalında da eser vermeyi amaçlamaktayım.

 


“Yazmak benim için; kendimle ve hayatla yüzleşmektir. Çünkü ancak yazdığım zaman nefes aldığımı hissediyorum. Hayat, her zaman benim için ahşap, çürük bir merdiven gibiydi; hep yukarıya çıkmak isterken, kırılırdı ve ben hep en büyük düşüşleri yaşadım geçmişimde. Ruhumun örselenen yanlarını kelimelere döktüm; anlaşılmaktan öte yaşamak için, nefes almak için. Bir çocuğunki kadar kırılgan ve naif bir kalbim vardı. Maviye âşık, denizin o iyot kokusuna hayrandım. Belki de en güzel şiirlerimi, o eşsiz maviliğin kıyısında yazdım. İnsanlara her şeye rağmen, dost olmayı seçtim. Şiirlerim, barıştırdı kızdıklarıma ve yaşamak denen ağrılarımı aldı. Üzüntüm, sevinçlerim, sevmelerim, küskünlüklerim, isyanlarım ve öfkelerim… Ne varsa konuşmak istemediğim, satır aralarına sığdırmayı yeğledim. Şiir, benim yüreğimin dili ve ben sussam da o hiç susmayacak.”

 

 

Peki nasıl başladınız bu yolculuğa? Yazarlığa ilk adımınızı nasıl attınız?

İlk olarak şiirlerle başladım, ardından Tanrının Islak Kadınları isimli deneme kitabım yayımlandı, çalışmalarımla birçok ödül aldım, Uçurum ve Ayaz ile farklı bir serüvene atıldım. Hem Uçurum hem de Ayaz okuyucusundan tam not alınca edebiyat alanında başarılı olduğumu ve yanlış bir tercih yapmadığımı hissettim.

Yakın zamandaki projelerinizden bahseder misiniz?

Yakın zamanda çocuklara yönelik bazı projelerim olacak, bunlardan ilki Beyaz Ülke serisi ve eğitimsel olarak tasarlanmış Pembe Peti adında başka bir projem daha var.

İnsanlar sizi neden okumalılar?

Güzel bir soru, elbette bu sorunun güzel de bir cevabı olmalı. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki edebiyat piyasası son zamanlarda akıl almaz tuhaflıklarla doldu. İçerik bakımından boş olan, kıyıdan köşeden aparılarak hazırlanan, başkalarının fikirlerinden aşırılan, satış için değişik yöntemler uygulanan kitaplar adına edebi eser denilerek insanların beğenisine sunulmakta. Eğitimli bir toplum olmanın en önemli aşamalarından birini es geçerek kendini okur pozisyonunda gören insanların ne yazık ki dünya klasikleri ve de Türk klasikleri hakkında hiçbir şey bilmediklerine tanıklık ediyoruz. Eserlerimiz farklı özellikler içermekte ve ticari meta olmanın çok ötesinde. Okuyucuyu doyuracak, haz verecek ve ona türlü oyunlar oynayacak kurgularla hazırlandı. Kitaplarıma para ödeyip okuyan insanların o paraları nasıl zorluklarla kazandıklarını bildiğimiz için en azından esere verdikleri parayı gönül rahatlığı ile helal etmesi gerekiyordu ve bizde bunu sağlamak amacıyla sıkı çalışmalar sonucunda eserler ürettik. Eserlerimiz üç günlük değil yıllarca insanların okuyacağı türden eserler ve insanlar illa ki bizi değil bu türden eserler okumalı.

 

 

“Benim için tüm eserlerim değerlidir aslında ama Ayaz’ın yeri çok farklıdır. Öncelikle gerçek bir hikayeden esinlenilerek kurgulanan Ayaz aslında bir noktada edebiyat piyasasına kafa tutan bir eser olma özelliği taşıyor. Nitelikli okurların elinden düşmeyen ve mükemmel yorumlar alan bir eser olma özelliğine sahip. Ticari meta ve kitap arasındaki farkı ortaya koyan, üzerinde çok düşünülmüş, her kelimesi süzgeçten geçirilmiş uzun soluklu bir eser. Bu yüzden Ayaz benim için en önemli eser olma niteliğine sahip.”

 

 

Kitaplarınızda genel olarak amacınız / vermek istediğiniz mesaj nedir?

Kitaplarımda hep mesajlar vardır, örneğin Uçurum isimli eserimizin içeriği farklı bir sistemle hazırlanmıştır. İçerisinde aslında insanın doğaya karşı her zaman güçsüz olduğunu, kendi doğasına zarar verenler aslında kendi geleceklerini baltalamakta olduklarını bilmeli diyerek bu eseri hazırladık. Eseri okuyanlar içinde farklı dersler bulabiliyorlar, aynı durum Ayaz için de geçerli. Okuyan, araştıran ve sorgulayan bir insanın istediğinde neler başarabileceğini Ayaz’da açıkça görebiliyoruz.
Okuyucu kitlenizi nasıl buluyorsunuz? Sizce okurlar bilinçli olarak mı kitap okuyorlar?

En azından şunu söyleyebilirim ki benim okurlarım nitelikli ve bana bir şekilde ulaşmayı bilen, kitaplarım hakkındaki fikirlerini, görüş ve önerilerini açıkça belirtebilen okuyuculara sahibim. Bunun dışında ticari amaçla tasarlanan kitapların da amacına ulaştığını görmek üzücü, maalesef herkes bilinçli okuyucu diyemeyeceğim.

 


Gelecek zamanlar için yazarlık ile ilgili hedef ve hayalleriniz neler?

İnsanların eserlerimden esinlenmesi, araştırması, sorgulaması, bilinçlenmesi beni mutlu ederdi, bunu da kısmen başarmış sayılırım, amacım bu kotayı olabildiğince geniş tutmak ve daha çok insana ulaşmak. Bu yönde çalışmalarım devam edecek.

Sizce en büyük Türk kimdir? Ve son olarak neler söylemek istersiniz?

En büyük Türk ATATÜRK… Gazetenize bu güzel söyleşi için teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim.

 

 

Röportaj: Yağmur Tanyıldız

Etiketler: /



Doğu Guta’ya şiddetli saldırılar sürüyor
Suriye'deki Esed rejiminin Doğu Guta'ya dün düzenlediği saldırılarda 38 sivil hayatını kaybetti.
Vergiye uyumlu mükellefin borcuna 60 ay taksit imkanı
Vergiye uyumlu ve çok zor durumda olan mükelleflerin borçları, bulundukları şartlara göre 60 aya kadar taksitlendirilebilecek.
Dink cinayetinin eski savcısına “Dink iddianamesi”
Hrant Dink cinayeti ve 25 Aralık kumpas soruşturmalarını da yürüten, FETÖ'cü eski savcı firari Muammer Akkaş hakkında Dink cinayeti soruşturması...
Ruhsata aykırı çalışan müteahhite yetki belgesi iptali
Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yap-sat müteahhitlik firmalarına yönelik 2017'de yapılan denetimlerde, ruhsata aykırı iş yaptığı tespit edilen 900 firmanın yetki...
Yüksek Tahsil Vakfı çalışanlarına FETÖ fezlekesi
Yüksek Tahsil Vakfı'na yönelik yürütülen FETÖ soruşturması sonunda, vakıf çalışanı 84 şüpheli hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan fezleke...
Türk topçusu Afrin’de destan yazıyor
HATAY Güvenlik ve Strateji Uzmanı Abdullah Ağar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Afrin bölgesinde 372 meskun mahal bulunduğunu, bunların yaklaşık yüzde...
Sibirya yüksek basıncı Türkiye’yi ‘teğet geçecek’
Balkanlar ve Orta Avrupa başta olmak üzere Avrupa'nın büyük bölümünde yoğun kar yağışına yol açacak Sibirya yüksek basıncı, Türkiye genelinde...
‘KKTC olarak Türkiye’nin yanındayız ve destekçisiyiz’
KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Özersay, Zeytin Dalı Harekatı'na ilişkin, "KKTC olarak Türkiye'nin yanındayız ve destekçisiyiz." dedi.
Hollanda Temsilciler Meclisinin kararı bizim için yok hükmündedir
AB Bakanı ve Başmüzakereci Çelik, Hollanda Temsilciler Meclisinin kararına ilişkin "Bu parlamentonun aldığı kararı kınıyoruz, bizim için yok hükmündedir." dedi.
Zeytin Dalı Harekatı’nda 1873 terörist etkisiz hale getirildi
Türk Silahlı Kuvvetlerince, Zeytin Dalı Harekatı'nın başlangıcından bu yana 1873 teröristin etkisiz hale getirildiği bildirildi.
Hedef oydaki zayiatı minimize etmek, adeta yok etmektir
Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim ittifakı teklifine ilişkin, "Hedef oydaki zayiatı minimize etmek, adeta yok etmektir." dedi.
Çiftçilerimizin kullandığı mazotun yarısını ödemeye başlıyoruz
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Fakıbaba, "Bir ilke daha imza atarak çiftçilerimizin kullandığı mazotun yarısını ödemeye başlıyoruz." dedi.
UNICEF’ten 720 bin Arakanlı çocuk için acil çağrı
UNICEF, 720 bin Arakanlı Müslüman çocuğun ihtiyaçlarının giderilmesi için uluslararası topluma "acil çaba" gösterilmesi çağrısında bulundu.
CHP’li kadınlardan çocuk istismarına ortak ses
CHP kadın kolları örgütleri, çocuk istismarına tepki amaçlı ülke genelinde eş zamanlı eylem yapacak.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Düşüncenizi Paylaşın

Önceki yazıyı okuyun:
Rajtoral için saygı duruşu yapılacak

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), Gaziantepspor'un Çek futbolcusu Frantisek Rajtoral'ın vefatı nedeni ile bugünden itibaren 1 Mayıs'a kadar oynanacak resmi maçlardan...

Kapat