$ DOLAR → Alış: 5,64 / Satış: 5,67
€ EURO → Alış: 6,50 / Satış: 6,53

SON DAKİKA:

“Şiirleri Susmayan Kadın”

Sözyaşlarım, Kalinihta Girit, Gönül Dergahı, Tanrı’nın Islak Kadınları, Ayaz ve Uçurum gibi başarılı eserlerin yazarı Melike Melis ile bir araya geldik. Kitaplar, şiirler, edebiyat ve kendi hayatı üzerine sohbet ettiğimiz başarılı yazar/şair bu hafta sizlerle…

“Şiirleri Susmayan Kadın”
  • 25.04.2017
  • 1.382 kez okundu

Hoş geldiniz Melike Hanım. Öncelikle sizi tanıyalım istiyorum. Kimdir Melike?

1982 yılında Mersin’in Tarsus ilçesinde doğdu. Aslen Selanik göçmeni bir baba, Girit kökenli bir annenin tek kızlarıdır. İlk ve orta öğrenimini, Tarsus Kasım Ekenler İlköğretim Okulunda, lise öğrenimini, Tarsus Anadolu Kız Meslek Lisesinde, Üniversiteyi ise Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Burdur Eğitim Fakültesinde, Okul Öncesi Eğitimi alarak tamamladı. Halen,
Mersin’de yaşamaktadır. Birçok dergi ve gazetede makale ve şiirleri yayımlanmıştır.
Eserleri: Sözyaşlarım, Kalinihta Girit, Gönül Dergahı, Tanrı’nın Islak Kadınları, Ayaz, Uçurum

Kitaplarınızdan bahseder misiniz?

“Sözyaşlarım” ilk şiir kitabımdır, ilk olarak şiir ile başladığım için bir süre bu alanda devam ettim. Birçok Antolojinin hazırlanmasına vesile oldum. “Kalinihta Girit” Girit mübadillerine ithafen yaptığım bir eserdir. “Tanrının Islak Kadınları” şiddet gören kadınlara yönelik bir çalışmadır. “Uçurum” isimli eserim ortak bir eserdir ve bu eserin bende ayrı bir yeri vardır. Eserde kullanılan kurgu yöntemi üzerinde çok düşünülmüş ve emek harcanarak özel olarak hazırlanmıştır. Bu kurgu yönteminin fikir babalığını Uçurum isimli eserin ortak yazarı Tolga Çağlayan tasarlamıştır. Onunla tanışmam edebiyat alanında ufkumun gelişmesine neden olmuştur. Yazar eğitmeni ve kurgu danışmanı olarak bir çok genç kaleme yardımcı olan Tolga Çağlayan “Uçurum” kitabından sonra gerçek bir hayat hikayesinin işlendiği Ayaz isimli eserimde de bana kurgu alanında destek olmuştur. Şuan hazırlanan ve yakında piyasaya çıkacak olan küçük okurlarımız için özenle tasarladığımız “Beyaz Ülke 1” ve “Beyaz Ülke 2” isimli eserlerimizle çocuk kitapları dalında da eser vermeyi amaçlamaktayım.

 


“Yazmak benim için; kendimle ve hayatla yüzleşmektir. Çünkü ancak yazdığım zaman nefes aldığımı hissediyorum. Hayat, her zaman benim için ahşap, çürük bir merdiven gibiydi; hep yukarıya çıkmak isterken, kırılırdı ve ben hep en büyük düşüşleri yaşadım geçmişimde. Ruhumun örselenen yanlarını kelimelere döktüm; anlaşılmaktan öte yaşamak için, nefes almak için. Bir çocuğunki kadar kırılgan ve naif bir kalbim vardı. Maviye âşık, denizin o iyot kokusuna hayrandım. Belki de en güzel şiirlerimi, o eşsiz maviliğin kıyısında yazdım. İnsanlara her şeye rağmen, dost olmayı seçtim. Şiirlerim, barıştırdı kızdıklarıma ve yaşamak denen ağrılarımı aldı. Üzüntüm, sevinçlerim, sevmelerim, küskünlüklerim, isyanlarım ve öfkelerim… Ne varsa konuşmak istemediğim, satır aralarına sığdırmayı yeğledim. Şiir, benim yüreğimin dili ve ben sussam da o hiç susmayacak.”

 

 

Peki nasıl başladınız bu yolculuğa? Yazarlığa ilk adımınızı nasıl attınız?

İlk olarak şiirlerle başladım, ardından Tanrının Islak Kadınları isimli deneme kitabım yayımlandı, çalışmalarımla birçok ödül aldım, Uçurum ve Ayaz ile farklı bir serüvene atıldım. Hem Uçurum hem de Ayaz okuyucusundan tam not alınca edebiyat alanında başarılı olduğumu ve yanlış bir tercih yapmadığımı hissettim.

Yakın zamandaki projelerinizden bahseder misiniz?

Yakın zamanda çocuklara yönelik bazı projelerim olacak, bunlardan ilki Beyaz Ülke serisi ve eğitimsel olarak tasarlanmış Pembe Peti adında başka bir projem daha var.

İnsanlar sizi neden okumalılar?

Güzel bir soru, elbette bu sorunun güzel de bir cevabı olmalı. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki edebiyat piyasası son zamanlarda akıl almaz tuhaflıklarla doldu. İçerik bakımından boş olan, kıyıdan köşeden aparılarak hazırlanan, başkalarının fikirlerinden aşırılan, satış için değişik yöntemler uygulanan kitaplar adına edebi eser denilerek insanların beğenisine sunulmakta. Eğitimli bir toplum olmanın en önemli aşamalarından birini es geçerek kendini okur pozisyonunda gören insanların ne yazık ki dünya klasikleri ve de Türk klasikleri hakkında hiçbir şey bilmediklerine tanıklık ediyoruz. Eserlerimiz farklı özellikler içermekte ve ticari meta olmanın çok ötesinde. Okuyucuyu doyuracak, haz verecek ve ona türlü oyunlar oynayacak kurgularla hazırlandı. Kitaplarıma para ödeyip okuyan insanların o paraları nasıl zorluklarla kazandıklarını bildiğimiz için en azından esere verdikleri parayı gönül rahatlığı ile helal etmesi gerekiyordu ve bizde bunu sağlamak amacıyla sıkı çalışmalar sonucunda eserler ürettik. Eserlerimiz üç günlük değil yıllarca insanların okuyacağı türden eserler ve insanlar illa ki bizi değil bu türden eserler okumalı.

 

 

“Benim için tüm eserlerim değerlidir aslında ama Ayaz’ın yeri çok farklıdır. Öncelikle gerçek bir hikayeden esinlenilerek kurgulanan Ayaz aslında bir noktada edebiyat piyasasına kafa tutan bir eser olma özelliği taşıyor. Nitelikli okurların elinden düşmeyen ve mükemmel yorumlar alan bir eser olma özelliğine sahip. Ticari meta ve kitap arasındaki farkı ortaya koyan, üzerinde çok düşünülmüş, her kelimesi süzgeçten geçirilmiş uzun soluklu bir eser. Bu yüzden Ayaz benim için en önemli eser olma niteliğine sahip.”

 

 

Kitaplarınızda genel olarak amacınız / vermek istediğiniz mesaj nedir?

Kitaplarımda hep mesajlar vardır, örneğin Uçurum isimli eserimizin içeriği farklı bir sistemle hazırlanmıştır. İçerisinde aslında insanın doğaya karşı her zaman güçsüz olduğunu, kendi doğasına zarar verenler aslında kendi geleceklerini baltalamakta olduklarını bilmeli diyerek bu eseri hazırladık. Eseri okuyanlar içinde farklı dersler bulabiliyorlar, aynı durum Ayaz için de geçerli. Okuyan, araştıran ve sorgulayan bir insanın istediğinde neler başarabileceğini Ayaz’da açıkça görebiliyoruz.
Okuyucu kitlenizi nasıl buluyorsunuz? Sizce okurlar bilinçli olarak mı kitap okuyorlar?

En azından şunu söyleyebilirim ki benim okurlarım nitelikli ve bana bir şekilde ulaşmayı bilen, kitaplarım hakkındaki fikirlerini, görüş ve önerilerini açıkça belirtebilen okuyuculara sahibim. Bunun dışında ticari amaçla tasarlanan kitapların da amacına ulaştığını görmek üzücü, maalesef herkes bilinçli okuyucu diyemeyeceğim.

 


Gelecek zamanlar için yazarlık ile ilgili hedef ve hayalleriniz neler?

İnsanların eserlerimden esinlenmesi, araştırması, sorgulaması, bilinçlenmesi beni mutlu ederdi, bunu da kısmen başarmış sayılırım, amacım bu kotayı olabildiğince geniş tutmak ve daha çok insana ulaşmak. Bu yönde çalışmalarım devam edecek.

Sizce en büyük Türk kimdir? Ve son olarak neler söylemek istersiniz?

En büyük Türk ATATÜRK… Gazetenize bu güzel söyleşi için teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim.

 

 

Röportaj: Yağmur Tanyıldız

Etiketler: /

Japonya’dan Kaşıkçı’nın öldürülmesinin aydınlatılması çağrısı
Kabine Sekreteri Yoşihide Suga, "Japonya, Türkiye'nin yürüttüğü soruşturma aracılığıyla gerçeklerin ivedilikle ortaya çıkarılmasını ve tepkilerin adil ve şeffaf şekilde ortaya...
İsrail askerleri El Halil’de bir Filistinliyi şehit etti
İsrail askerleri, işgal altındaki Batı Şeria'nın El Halil kentinde "bıçaklı saldırı girişiminde bulunduğu" iddiasıyla Filistinli bir genci şehit etti.
İstanbul Yeni Havalimanı ilkleriyle tarihe geçecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından 29 Ekim'de ilk fazı hizmete alınacak İstanbul Yeni Havalimanı, büyüklüğünden altyapısına, güvenlik sistemlerinden mimarisine kadar pek çok...
İstanbul Yeni Havalimanı THY’nin uçuş noktaları arasına eklendi
29 Ekim'de ilk fazı açılacak İstanbul Yeni Havalimanı, Türk Hava Yollarının internet sitesindeki uçuş noktalarına eklendi.
Adnan Oktar suç örgütü soruşturmasında 33 kişiye gözaltı kararı
Adnan Oktar suç örgütüne yönelik soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen 33 şüpheliden 14'ü yakalandı.
Dünya Suudilerin açıklamasından tatmin olmadı
Hükümetler ve liderler Suudi Arabistan'ın "Kaşıkçı arbede sonucu vefat etti" açıklamasını tatmin edici bulmadı.
Kaşıkçı soruşturmasında konsolosluk çalışanları ifade veriyor
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesiyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda çalışan bazı kişilerin ifadesi alınıyor.
Fenerbahçe’ye Mehmet Ekici’den kötü haber
Sarı-lacivertlilerin, Spor Toto Süper Lig'de Demir Grup Sivasspor'la oynadığı maçta sakatlanan Mehmet Ekici, sahalardan 2-3 hafta uzak kalacak.
Eski belediye başkanları komisyonda
TBMM İçişleri Komisyonu, eski belediye başkanlarını bir araya getirdi.
Türk Kızılayı’ndan Irak’ta 100 aileye yardım
Türk Kızılayı, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ndeki (IKBY) Erbil kentinde ihtiyaç sahibi 100 aileye yardımda bulundu.
Kuveyt ve Moritanya’dan Suudi Arabistan’a destek
Moritanya ve Kuveyt Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz Al Suud tarafından alınan kararlara destek verdi.
Başkentte ‘Akıllı Park’ projesi hayata geçecek
Ankara Büyükşehir Belediyesi, parklarda yaşanan güvenlik olaylarıyla mücadele için "Akıllı Park" projesini hayata geçirecek.
İranlı siyasetçiden Kaşıkçı olayında ‘özgür basın’ vurgusu
İran Meclis Başkan Yardımcısı Ali Mutahhari, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı olayının önce Türk ardından dünya medyasının üzerine gitmesi sayesinde üstünün...
İranlı ekonomistten ‘toplumsal ayaklanma’ uyarısı
İran Ez-Zehra Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Hüseyin Ragfer, ekonomik kriz içerisindeki İran'da halkın ayaklanmaya doğru gittiğini söyledi.
İsrail’de ABD’li kız öğrenciye ‘çirkin afiş’
Kudüs İbrani Üniversitesinden bir grup öğrenci Lara Alkasım'ın fotoğrafının yer aldığı "Seni burada istemiyoruz" yazılı afişleri kampüs duvarlarına astı.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Düşüncenizi Paylaşın

Önceki yazıyı okuyun:
Rajtoral için saygı duruşu yapılacak

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), Gaziantepspor'un Çek futbolcusu Frantisek Rajtoral'ın vefatı nedeni ile bugünden itibaren 1 Mayıs'a kadar oynanacak resmi maçlardan...

Kapat