İSTANBUL - Sabancı Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi (SUNUM) ile bilim ve teknoloji şirketi Merck, biyoteknolojik ürün geliştirme alanında önemli bir adım atarak son teknolojiyle donatılmış biyoteknoloji Ar-Ge ve uygulama birimini hayata geçirdi. Yapılacak çalışmalarla Türkiye'yi ilaç araştırma ve geliştirme alanında önemli bir ülke konumuna getirmek ve bilim insanları ve ilaç şirketlerinin biyoteknolojik ilaç keşfi için çalışmalarda bulunabilecekleri bir merkez oluşturulması amaçlanıyor. Ayrıca yakın gelecekte Türkiye'nin ihtiyaç duyacağı yetişmiş insan gücünün oluşmasına katkı sunması da bekleniyor.

Sabancı Üniversitesi’nde gerçekleşen açılış törenine, Sabancı Üniversitesi Rektörü Yusuf Leblebici, Merck Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Şehram Zayer, SUNUM Yönetim Kurulu Başkanı Alpagut Kara, Sabancı Holding Sanayi Grubu Başkanı Cenk Alper, Merck Proses Çözümleri Avrupa Bölge Grup Başkanı Ron Bunschoten’in yanı sıra SUNUM Direktörü Fazilet Vardar Sukan ve Sabancı Üniversitesi akademisyenleri, Merck üst düzey yöneticileri ve sektör temsilcileri katıldı.

ZAYER: HASTALARA DEĞER KATMAYA ÇALIŞIYORUZ

Açılışta konuşan Merck Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Şehram Zayer, şirketin 350 yıllık bir ilaç geçmişi olduğunu ve 20 yıldır da Türkiye'de faaliyet gösterdiklerini belirterek, "İlaç sektörü insanların sağlığı için katma değer sağlıyor. Eskiden çok zor olan hastalıklarla bugün uğraşmak için daha iyi moleküller gelişti. Bu bilim ve teknolojinin maksimum düzeyde kullanılmasıyla oldu. Biz de bilim ve teknoloji şirketi olarak hastalara değer katmaya, hastaların karşılanmamış tıbbı ihtiyaçları için destek olmaya çalışıyoruz" dedi.

"DOKTORA ÖĞRENCİLERİNE BURS VERECEĞİZ"

Türkiye'nin biyoteknolojik ilaçlar geliştirme, Ar- Ge yapma gibi bir ekosistem oluşturma hedefi olduğunu vurgulayan Zayer, "Günümüzde multidisipliner yaklaşım çok önemlidir, bu laboratuar teknolojik gelişmeler için üniversite, özel sektör ve devlet iş birliğine güzel bir örnektir. Türkiye'deki doktora öğrencileri de bu merkezi kullanıp çalışmalar yapabilir. Sabancı Üniversitesi'nde Moleküler Büyoloji, Genetik ve Biyomühendislik Programı'ndan belirlenecek  doktora öğrencilerine burs imkanı sağlanacak. Ayrıca Türkiye'de kurulu şirketler de merkezle anlaşarak teknolojik ilaç geliştirmek için laboratuvarın imkanlarını kullanabilir" diye konuştu.

Böyle bir laboratuvarın Türkiye'de olmadığını söyleyen Zayer, "Biyoteknolojik ilaç, biyoloji ve teknolojinin birleşiminden oluşuyor. Kimyasal maddelerden değil canlı moleküllerle geliştirilen ilaçlardır" dedi.

KARA: KISA VADEDE BAŞARILI SONUÇLAR ALACAĞIZ

SUNUM'da 6 alt başlıkta gruplandırılan 12 laboratuvar ve toplamda 25 alt birim bulunduğunu belirten SUNUM Yönetim Kurulu Başkanı Alpagut Kara ise, "Böyle bir iş birliğinden dolayı oldukça heyecanlıyım. Buradaki çalışmalar özellikle immün sisteme yönelik olarak bir takım ürünler geliştirilmesine yönelik olacak. Türkiye için çok önemli bir merkez. Uzun yıllardır üniversite sanayi iş birliğinin tesis edilmesi için istenen bir oluşum, benzer bir örneği de yok. Yurt dışında 90'lı yıllardan günümüze birçok örneği var. Kısa vadede çok başarılı sonuçlar çıkaracağımıza inanıyorum" ifadelerini kullandı.

LEBLEBİCİ: MERCK İLE İŞ BİRLİĞİNİ ÖNEMSİYORUZ

Üniversitenin Türkiye'de araştırma alanında önde gelen kurum olma yolunda kararlı adımlar attığını söyleyen Sabancı Üniversitesi Rektörü Yusuf Leblebici de, "SUNUM bizim gurur kaynaklarımızdan bir tanesidir. Bu alanda yapacağımız çalışmaların en önemli destek merkezi olarak faaliyet gösteriyor.  Bugün SUNUM ile Merck arasında imzalanacak protokol bizim için büyük önem taşımaktadır. Merck, dünya çapında liderliğini kanıtlamıştır. Sektörün en önemli temel taşlarından birisi olduğunu bildiğimiz partnerimizle birlikte araştırmalarımızı ve insan gücü geliştirme çabalarımıza devam etmek bizim için son derece önemli" dedi.

BİYOTEKNOLOJİK ÜRÜNLER NASIL ÜRETİLİYOR?

Biyoteknolojik ürünler, bir canlı hücresine ait genin, diğer bir canlı hücresine naklini mümkün kılan 'rekombinant DNA teknolojisi' sayesinde üretiliyor. Bu teknoloji, vücudun kendi ürettiği doğal protein ve hormonların laboratuvar ortamında hücre kültürleri tarafından üretilmesini sağlıyor. Bu şekilde üretilen insan vücuduna uyumlu moleküller biyoteknolojik ürünler olarak adlandırılıyor.

23 MİLYAR DOLARLIK DEĞER YARATMA HEDEFİ

Türkiye’nin 2023 vizyonu kapsamında sağlık alanında yenilikçi ve ileri teknolojiyi kullanarak 23.3 milyar dolarlık bir değer yaratmak hedefleniyor. Yol haritasında araştırma geliştirme yatırımlarının arttırılması, yetişmiş insan kaynağının oluşturulması ve biyoteknolojik üretim merkezlerinin sayılarının arttırılması yer alıyor.

RAKAMLARLA İLAÇ SEKTÖRÜ

Dünyada ilaç sektörünün büyüklüğü 1 trilyon dolar civarında. 2018 yılında global ilaç sektöründe AR-GE’ye ayrılan pay 160 milyar dolar. Bu rakam ilaç sektörü cirosunun yaklaşık yüzde 15-20’sidir. 2017 yılı verilerine göre global çapta AR-GE’ye en çok yatırım yapan 14 firmanın 5 ‘i ilaç sektöründe. Türkiye’de ilaç sektörünün büyüklüğü 28 milyar liradır. Biyoteknolojik ürünler bu pazarın yüzde 18'ini oluşturuyor. Türkiye’deki ilaç sektöründe biyoteknolojik ürünlerin payı yaklaşık 5 milyar lira.

Açılış törenini konuşmaların ardından yapılan imza töreni ve SUNUM&MERCK Yaşam Bilimleri Uygulama Birimi tanıtım turu ile sona erdi.
Editör: TE Bilisim