$ DOLAR → Alış: 4,08 / Satış: 4,10
€ EURO → Alış: 4,98 / Satış: 5,00

SON DAKİKA:

TIPKI 2192 YIL ÖNCESİ GİBİ: SAGALASOS

Can gezikolikler, sevgili dostlar; hepinize kucak dolusu selamlar. Yazılarımızı Facebook ve Instagram üzerinden MURAT AK SEYAHAT YAZARI sayfamıza beğeni yaparak takip edebilir, aynı isimli Facebook grubumuza da katılabilirsiniz.

Murat AK
Murat AK
  • 26.04.2017
  • 1.205 kez okundu

ANTİK ROMA’NIN SERAMİK MERKEZİ

Bu seyahatimizde, sizleri Antik Romanın 5 önemli seramik üretim merkezinden biri olan müthiş bir medeniyetin ayak izlerini sürmeye, tarihin gelmiş geçmiş en büyük komutanlarından biri olarak kabul edilen Büyük İskender’e meydan okuyan bir şehre Sagalassos’a götürmek istiyorum. Tarihi, M.Ö. 3000’li yıllara kadar uzanan, büyük bir medeniyete beşiklik yapmış olan Sagalassos Antik Kenti, Burdur ili Ağlasun sınırları içerisinde bulunuyor. Arkeolojik kazı çalışmalarını yürüten ekipte Belçikalılar başta olmak üzere Türk, Sri Lankalı, ABD’li ve Slovenyalı bilim adamları arkeologlar, jeofizikçiler, jeoloji uzmanları, jeomorfologlar, zoologlar, botanikçiler ve öğrenciler yer almaktadır. Evet can gezikolikler, görüldüğü gibi uluslararası, ortaklaşa çalışan zengin bir ekip, Sagalassos’ta kazı çalışmalarını yürütmektedir. 2009 yılında UNESCO dünya kültürel geçici miras listesine giren nadide antik kent, kalıcı listeye de girmek için emin adımlarla ilerlemektedir.

12.000 YILLIK TARİHİYLE MUHTEŞEM ÖTESİ BİR ANTİK KENT

Sevgili dostlar, Sagalassos Antik Kenti’nin, bilim ve turizm dünyası için taşıdığı büyük önemde topraklarında ki arkeolojik tarihin, günümüzden 12 bin yıl kadar öncesine kadar dayanıyor olmasının büyük payı vardır. Sıkı durun can gezikolikler, Sagalassos Antik Kenti, o kadar muazzam bir orijinal görselliğe ve zerafete sahip ki günümüze kadar en iyi şekilde korunarak ulaşan antik yerleşimlerden biri olarak kabul ediliyor. Neredeyse hiç yağmalanmadan, talan edilmeden bu günlere kadar gelebildiği için şehrin hemen hemen neredeyse bütün yapılarının, orijinalliğini koruduğu ifade edilmektedir. Sevgili dostlar, halen büyük bir özenle ve gayretle sürdürülen çalışmalar sonucunda, eserlerin ilk günkü gibi özelliklerini koruması ve bu büyüleyici antik kentin hayat bulması amaçlanıyor.

BÜYÜK İSKENDER’İN DAHİ TAM OLARAK ELE GEÇİREMEDİĞİ BİR KENT: SAGALASSOS

Sagalassos, Psidya Bölgesi’nin en zengin, en güzel şehirlerinden bir tanesiydi. Savaşçı ve sanatsal zevkleriyle nam salan Antik Romalılar, bu şehri öylesine iyi konumlandırmışlardı ki ne Makedonyalı Büyük İskender’in orduları, ne de depremler yok edememişti. Muhteşem konumu sayesinde yağmadan da talan edilmekten de korunmuştu. Yazılı kaynaklardan kentin bilinen tarihi, Büyük İskender’in M.Ö. 333 yılına tarihlenen fethi ile başlamaktadır. Fakat bu şehrin oldukça enteresan bir yönü vardır sevgili dostlar. Yenilmez komutan olarak nam salmış Makedonya kralı Büyük İskender, her ne kadar MÖ. 333 yılında Psidya’nın önemli şehirlerinden biri olan Sagalassos’u ele geçirmiş olsa da tarihi kaynaklar, şehrin tam olarak ele geçirilemediğini belirtmektedir. Nitekim Sagalassos, Roma imparatoru Augustus Dönemi’nin sonlarına kadar özgürlüğünü korumuştur.

İSKENDER TEPESİ

Can gezikolikler, Büyük İskender’in biyograflarından biri olan Arrianus’un, antik kentin ön tarafında konik bir tepeyi işaret ettiği görülmektedir. Günümüzde bu tepe, İskender Tepesi olarak bilinmekte ve kabul edilmektedir. Sagalassos’ta MS. 268-270 yıllarında basıldığı düşünülen ve Makedonya kralı Büyük İskender’in MÖ. 333 yılında kenti zaptederken betimleyen sikkelerde de bu tepe, belirgin bir şekilde tasvir edilmektedir.

TIPKI 2196 YIL ÖNCE OLDUĞU GİBİ AKMAYA DEVAM EDEN MUHTEŞEM BİR ESER: ANTONİNLER ÇEŞMESİ

Sevgili dostlar, 2010 yılında restorasyonu tamamlanarak ülke turizmine kazandırılan Antoninler Çeşmesi, Sagalassos Antik Kenti’nin en önemli ve en dikkat çeken sembol yapıtlarından biridir. MÖ. 161 – 180 yılları arasında, Roma İmparatoru Marcus Aurelius zamanında yaptırılan bu muhteşem görsellikteki anıtsal çeşme için yedi farklı türde mermer taşın kullanıldığı ifade edilmektedir. Çeşmenin bulunduğu anıtlar, ikisi Romalıların sözde tanrısı Dyonysos’a ait olmak üzere pek çok heykelle süslenmiştir. 28 metre uzunlukta olup 9 metre de yüksekliğe sahip anıtın tümünde, sözde tanrı Dionysos için kullanılmış semboller ve simgeler bulunmaktadır. Mükemmel bir ustalıkla işlenerek yapıya monte edilen bu taşların ortaya çıkardığı şaheser çeşmenin, günümüzde de halen aynı güzelliğini koruyarak akıyor olması, biz gezginlere apayrı bir keyif veriyor doğrusu. Çeşmeyi süsleyen heykellerin şu anda imitasyonları mevcut. Asıl heykeller ise koruma amacıyla Burdur Müzesi’ne alınmış ve halen müzede ziyaretçiler için sergilenmektedir.

DÜNYAYA NAM SALAN SAGALASSOS SERAMİKLERİ

Gezimizin başında demiştik ya Sagalasos, Antik Roma İmparatorluğu’nun beş önemli seramik üretim merkezinden biri olarak kabul ediliyor. Öyle ki sevgili dostlar, Sagalasos’ta üretilen seramikler, sadece Anadolu içine değil, Avrupa, Ortadoğu ve Afrika’nın önemli antik kentlerine, ticaret yoluyla ulaştırılmaktaymış. Tarihlenebilen Sagalasos seramikleri, bu nedenle bilimsel açıdan da büyük önem taşımakta ve bilim tarihine de ışık tutmaktadır.

EFESTE CELSUS, SAGALASOS’TA NEON KÜTÜPHANESİ

Can gezikolikler, MS. 120’li yıllarda inşa edildiği düşünülen kütüphane, kentin en önemli kültürel eserlerinin başında geliyor. Kütüphane, aynı zamanda mozaikli kütüphane olarak da isimlendirilmektedir. Kentin seçkinleri, bu tür sosyo-kültürel mekanları ve anıtları inşa etmekle hem kendi zenginliklerini göstermek hem de geriye sanatsal ve kültürel eserler bırakmak istemişler. Kütüphaneyi Titus Flavius Severianus Neon, ölen babası için yaptırır. Neon, Sagalassos’un en önemli ailelerinden birinden gelmekte ve Sagalassos’un başlıca hayırseveridir. Neon, aynı zamanda kentin oyunlarının (spor ve eğlence) da finansörü ve sponsoru olarak bilinmektedir. Sevgili dostlar, kütüphane pek çok bakımdan Efes’te yer alan Celsus Kütüphanesine benziyor.

DÜNYACA ÜNLÜ HADRİAN VE MARCUS HEYKELLERİ

Arkeoloji dünyasın da büyük ün sahibi olan Hadrian ve Marcus Aurelius heykelleri de Sagalassos Antik Kenti’nden çıkarılmıştır. Bu kadar da değil dahası da var, aynı zamanda Apollon, Satilla ve Poseidon gibi ünlü imparatorların heykelleri de Sagalassos Antik Kenti’nden çıkarılarak bilim ve turizm dünyasına kavuşturulmuştur.

SAGALASSOS’TA MUTFAK KÜLTÜRÜ NASILDI DERSİNİZ ?

Özellikle hanımefendi gezginlerimizin ilgisini çekebilir. Sagalassos’ta bulunan mutfak, şimdi kullanılan mutfaklara göre oldukça küçükmüş. Zemininde ise hiç fayans bulunmamakta sadece toprak zeminden oluşmaktadır. Geç Roma döneminin insanları, günümüz insanlarından hijyen yönünden farklı düşünmüş olmalılar. Sadece hijyen yönünden değil, ergonomik bakımdan da günümüz insanları için zor bir mutfak. Ama onlar öyle kullanmışlar sevgili dostlar. Ortasına odun, kömür koyup üzerine bir de çanak yerleştirmişler. İçine bulgur, et koymuşlar. Yanına iki çanak daha koyup sıcak tutmuşlar. O zaman ekmek yokmuş ancak bizlerin de halen aşina olduğumuz tandır kullanmışlar ve tandır ekmeği yemişler. Can gezikolikler, aradan binlerce yıl geçmiş ama halen gördüğünüz üzere geçmişe özlem devam ediyor ve büyük bir keyifle tandır ekmeğini ve yemeklerini yemeye devam ediyoruz.

YUKARI AGORADA HAYAT

Can gezikolikler, şehrin çarşısı olan yukarı agoranın her bir köşesinde, agorayı yaptıran kişilerin heykellerini taşıyan yüksek, tek başına ayakta duran 4 sütun varmış. Bu sütunlar, kentin ileri gelenleri tarafından yaptırılmış. Agorada, kazı çalışmaları halen devam ediyor sevgili dostlar ve 2018 yılında bitirilmesi planlanıyor. Böylelikle inşallah bütün yukarı agora, biz seyahat düşkünlerinin gezilerine hazır olacak.

DÜNYANIN EN YÜKSEK İRTİFADA BULUNAN TİYATROLARINDAN BİRİ

Muhteşem şehir Sagalassos’taki en büyüleyici, en iyi korunmuş yapılardan biri olarak tiyatro gösteriliyor. Bu görülesi tiyatronun, helenistik mimari üslup ile MÖ. 180 – 210 yılları arasında inşa edildiği ve 9 bin kişilik bir kapasiteye sahip olduğu, depremlerden zarar görmüş olsa da büyük bölümünün sağlam kaldığı anlaşılmaktadır. Sagalasos Tiyatrosu’nun en önemli özelliğini ise dünyanın en yüksek irtifadaki tiyatrolarından biri olması oluşturuyor.

MACELLUM (ET BALIK PAZARI), BATI KONUT (SONDAJ), ROMA HAMAMI, GÜNEY CEPHESİ, KONUT ALANLARI VE TEPE DÜZENDE ÇALIŞMALAR

Macellumda (Et balık pazarında) yürütülen kazı çalışmaları sayesinde, logar kapakları ve meydandaki havuz, antik hamamda ise frigidaryum bilgileri açığa çıkarılmış ve Roma hamamı ısıtma sistemi hakkında bilgi sahibi olunmuştur. Bununla birlikte Sagalassos Antik Kenti’nde halen Macellum (Et Balık Pazarı), Batı konut (sondaj), Roma hamamı, Güney cephesi, Konut alanları ve Tepe düzen’de kazı çalışmaları devam etmekte olup biz gezikoliklerde, dört gözle çalışmaların bitmesini beklemekteyiz.

SAGALASSOS’A YELKEN AÇIN

Can gezikolikler; Türkiye’nin ikinci Efes’i olma yolunda emin adımlarla ilerleyen, Pisidya bölgesinin en önemli ve en güzel antik şehirlerinden biri olan Sagalassos Antik Kenti’ne yelken açın, hep seyahatte kalın..

Facebook ve Instagram: MURAT AK SEYAHAT YAZARI

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Düşüncenizi Paylaşın

Önceki yazıyı okuyun:
YA VİCDANLARDAKİ ‘’HAYIRLAR’’..?

16 Nisan Halk Oylaması; çok az bir farkla da olsa, parlamenter sistemin güçler ayrılığı ilkesinin sonunu getirecek ‘evet’ oylarıyla bitmiştir....

Kapat