$ DOLAR → Alış: 5,34 / Satış: 5,36
€ EURO → Alış: 6,05 / Satış: 6,08

SON DAKİKA:

TÜRKİYE’DE SİNEMA DEYİNCE İLK AKLA GELEN İSİMLERDEN BİRİYİM

5 Ekim Cuma günü vizyona giren İstanbul Muhafızları Ab-ı Hayat filmini tüm sinema severlerimiz, yorumcularımız ve çocuğu olan tüm ebeveynler görmüş olmalıdır. Hem eğitici hem öğretici hem kendini izleten bir çizgi film. Trt ekranlarında çizgi dizi olarak ekrana gelen İstanbul Muhafızları kısa zamanda büyük beğeni toplamıştı ve bu sayede İstanbul Muhafızları Ab-ı Hayat’ı beyazperde’de izleme imkanı bulduk. İşte bu hafta bu çizgi filmin ve Türkiye’deki birçok çizgi filmin yönetmeni olan, kendini animasyon konusunda uzmanlaştıran Çağrı Cem Bayraklı ile sohbet ettik. Çocukluğundan beri bir çizgi film hayranı ve animasyonları gerçekten çok seviyor. Yani işini gerçekten severek yapan nadir insanlardan biri ☺

Gizem YILDIZ
Gizem YILDIZ
  • 20.10.2018
  • 216 kez okundu

Merhaba Çağrı Bey nasılsınız?

İyiyim, teşekkür ederim:) 

Yeni filminiz İstanbul Muhafızları – Abı- Hayat vizyonda… 

Evet 5 Ekim Cuma günü vizyona girdik, 3 Ekim’de de muhteşem bir galası oldu. İlk üç günlük gişesiyle bizi mutlu etti.

İstanbul Muhafızları çocuklar tarafından baya ilgi gören bir çizgi diziydi. Kariyerinizde bir çizgi diziyi film olarak çekmek bir ilk oldu…

Evet bu benim ilk uzun metraj filmim ve hibrit bir iş olması yani yarı animasyon yarı reel bir filmin üstesinden gelmek beni oldukça mutlu etti. Üstelik bu kadar beğenilen bir çizgi filmin  benim tarafımdan beyaz perdeye  uyarlanması ayrıca gurur verici.

Projeyi kabul etmenizi sağlayan, ilginizi çeken sizin için ne oldu?

Öncelikle ben animasyon (Çizgi film) bölümü mezunuyum. Uzun süre reklam filmleri  çektikten sonra son 10 senedir sadece çizgi film yapıyorum. Bu proje bana teklif edildiğinde ise  20 senelik kariyerimdeki birikimlerimi beyaz perdede en iyi şekilde İstanbul Muhafızları sinema filmi ile yansıtabileceğimi düşündüm. Ve açıkçası bu alanda yapılmış en iyi sinema filmini izleyiciye sunmayı amaçladım.

İzleyicilerinizin sizinle tanışması daha çok Tv çizgi dizleriyle olmuş. 

Reklam filmlerini saymaz isek aslında evet, Türkiye’de ki birçok çocuk son 10 yılda benim yaptığım işleri izleyerek büyüdü 🙂 Cille, Nane ile Limon, İstanbul Muhafızları (2.sezon) ,Kukuli gibi çok bilinen yapımlarda yönetmenlik yaptım.

Animasyon filmleri, çizgi diziler… Çocukların yüzünü güldüren yapımların içerisinde yer alıyorsunuz. Çocuğunuz var mı?

Hayır.

Siz animasyonların televizyondan izlenmesini mi, sinema koltuklarında izlenmesini mi daha doğru buluyorsunuz?

Tabi ki öncelikle sinema. Yurt dışında da bir çok animasyon film öncelikle beyazperde, ardından da  televizyona uyarlanmakta. Teknoloji ilerledikçe filmlerin 3 boyutlu hale getirilmesi, dolbydigitalsurround ses sistemleri ile sinema perdesinde izlenmesi yaptığımız işi seyir zevki açısından daha güzel kılıyor.

Daha önceden çizgi dizi olarak yayınlanmış bir animasyonu, film olarak izleyicilerin karşısına çıkartıyorsunuz. Arada net farklılıklar izleyecek miyiz?

Öncelikle ; İstanbul muhafızları televizyonda bir çizgi filmken ,sinemada karşımıza reel karakterler ile yayana ve gerçek dünyada karşımıza çıkıyor.Gerçek oyuncular ile iletişime geçip ,gerçek olan tarihi mekanlarda maceralara atılıyor. Tabi ki böylesine hibrit (biz bu tekniğe Liveaction diyoruz) bir filmin  teknik anlamda da çok farklı yönleri oluyor.

İstanbul Muhafızlarını, çizgi dizi iken siz mi yönetiyordunuz?

Dizinin ilk sezonunu yöneten başka bir arkadaşımızdı , ben 2. sezonda devraldım.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ ve Neher Prodüksiyon ortak yapımı olan “İstanbul Muhafızları” adlı çizgi dizi, beyazperdeye aktarılıyor. Yönetmenliğini (sağdan sola) Çağrı Cem Bayraklı’nın üstlendiği filmde, Merve Sevin, Funda Güray ve Lemi Filozof rol alıyor. ( Musa Alcan – Anadolu Ajansı )

İstanbul’un kültürel mekanlarını çocuklara aşılama isteğiyle doğan bu film, pedagog danışmanlığında çekilmiş. Çoğunlukla kaç yaş aralığında seyirciye hitap ediyor?

Filmimiz “Genel İzleyici” onayı ile vizyona girdi. 6-12 yaş gurubunun çok keyif alacağı bir film. Ama  bizim hedefimiz bu film ile aileleri de yakalayabilmek. Bu yüzden bir yaş sınırlaması koymanın doğru olmadığını düşünüyorum. 

Yetişkinlerin de severek izlediği bir çizgi dizi. Özellikle İstanbul’un kültürel miraslarını tanıtması öğretici bir animasyon haline çeviriyor. Filmin ana temasını açıklayabilir misiniz?

Film içinde birçok küçük temayı barındırıyor; aile, dostluk, yardımlaşma, sevgi, affetmek bunlardan bazıları. Ama bir çok hikayede olduğu gibi, iyi ve kötü çatışmasından yola çıkıyor. Bununla birlikte sizinde söylediğiniz gibi İstanbul’un kültürel miraslarını çocuklara öğretmek ve bunu yaparken de çok didaktik olmamak.

Nasıl bir çekim süreciniz geçti?

Çok eğlenceli, bol kahkahalı, biraz romantik, bol süprizli. Bu projede bana yardımcı olan başrol oyuncum Funda Güray ve onun muhteşem enerjisi sayesinde çok güzel bir set geçirdik İstanbul’un bir çok tarihi mekanında (Hidiv kasrı, Yerebatan Sarnıcı, Balat sokakları, 2. Mahmut bendi, Haydarpaşa gibi ) çok güzel çekimler yaptık.Çekimler boyunca bir aile gibiydik, ve setteki pozitif enerjimiz filme de yansıdı.

İstanbul Muhafızları’nın filminin çekileceği duyurulduktan sonra nasıl yorumlar geldi?

Olumlu tepkiler aldık, ama herkesin kafasında reel karakterler ve İstanbul Muhafızları animasyon karakterlerinin nasıl bir arada olacağı vardı. Açıkçası sonucu görene kadar yapımcılarımız bu endişeyi biraz olsun taşıdılar. Fakat sonuç herkesi fazlası ile tatmin etti.

Film seyirci karşısına çıktı. En çok güldüren, sevilen sahneleri hakkında nasıl yorumlar geliyor. Özellikle yetişkinlerden gelen mesajlar vardır?

İlk yorumlar ailelerden  geldi. İlk kez çocukları ile birlikte gittikleri filmde uyumadıklarını söylediler 🙂 Bu bizi oldukça mutlu etti. Aileler filmimizi izlerken ,en az çocukları kadar güldüklerini, gözlerini ayırmadan sonuna kadar izlediklerini ve hiç sıkılmadıklarını belirttiler.

Bir çok avm  organizasyonunda  çocuklar ile birlikte filmi izliyoruz.Orada gördüğümüz bir çok çocuk kahkahalar ile gülüyor. Çıkışta ise anne ve babalarına “bir kez daha gelelim mi” diye soruyorlar.Bu bizi çok mutlu ediyor.

İstanbul Muhafızları Abı – Hayat seri şeklinde devam edecek mi?

Şu andaki yorumlar oldukça iyi yönde. Hem çizgi seri, hem de sinema filminin 2.si için çalışmalar başladı diyebilirim 🙂

 Vizyondaki animasyonları da takip eder misiniz?

Evet hemen hemen hepsini severek izliyorum. Örnek alığım birçok film var.

Çocuk eğitiminde çizgi filmlerin rolünü nasıl yorumlarsınız? 

Bu çok konuşulan bir konu. 3-6 yaş gurubundaki çocuklar için çizgi film öğretici bir araç olabilir. Ama günümüzde yurt dışı da dahil bir çok yapım şirketi Çizgi filmleri öğretici değil, güldürme amaçlı yapıyor, bu sayede çocukları yakalamak çok daha kolay oluyor. Benim asıl amacım yaptığım işlerde öncelikle çocukları güldürebilmek ve öğretici bilgileri bölüm içlerindeki temalar ile verebilmek.

Siz çocukluğunuzda animasyon çok izler miydiniz?

Evet bende jenerasyonumdaki her çocuk gibi  sokaklarda “VoltranVoltranVoltran “diye gezen bir çocuktum 🙂

Ah şimdi ki gençlik diye yakınmalarla başlayan çok büyüklerimiz var. eskiden animasyon ve çizgi filmlerle çocuklar daha haşır neşirken şimdi tablet ve cep telefonları oyunları, o oyunların animasyonları çocukları sanki televizyon ve sinema koltuklarından biraz daha alıkoyuyor. 

Hayır tam olarak buna katılmıyorum. Çocuklar için her zaman daha popüler olan oyunlar olacak. Bizim zamanımızda sokaklarda misket oynamak, kız kaçıran atmak  nasıl popülerse, şimdiki çocuklar için de tabletlerden oyun oynamak daha popüler. Bunların getirdiği tehlikeler geçmiş için fiziksel olabilecekken şu anda psikolojik. Ama bu hep olacak.

Çocuklar eskiden çizgi filmleri televizyonlardan izlerken şu an tabletlerden izliyorlar. Sinema ise apayrı. Sinema salonlarındaki koltukların boş olmasının tek sebebi ekonomik. Mesela geçen seneye oranla sinema seyircisi oranı yüzde kırk daha düşük. Tabi kaliteli yapımların da eksikliği yok değil. Bunlara daha fazla özen gösterilmesi gerekiyor.

Kariyeriniz animasyon üzerine yoğunlaşmış durumda. Hep böyle olmasını mı istiyorsunuz?

Türkiye’de animasyon deyince ilk akla gelen isimlerden biriyim sanırım. Bu güzel bir şey tabi ki. Ama herkesin yaratıcılığının körelmemesi için bir müddet ara vermesi gerektiğini düşünüyorum. Reklam işi içinde böyleydi. Nasıl 10 sene önce reklam sektöründe çalışırken kısır döngüye girdiğimi düşünüyorsam, şuan çizgi film içinde biraz böyle. Bir müddet yeni bir şeyler denemek istiyorum. Tv dizisi ya da Sinema filmlerine yönelmek gibi bir düşüncem var.

Sizce eski neslin animasyon uyarlamaları, çizgi filmleri mi daha iyi işleniyor yoksa şimdikiler mi?

Eski her zaman bana daha cazip gelmiştir. “CelAnimsayon” (el ile çizilen animasyon) yapılan işleri daha kaliteli ve daha emek harcanmış işler olarak görürüm.Örneğin bir “Aslan Kral” yada bir ” Tarzan” izlediğimde benim için daha duygusaldır.Çünkü animasyonun temelidir. Bunun haricin de tekniği saymaz isek içerik her zaman daha ön plandadır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Düşüncenizi Paylaşın

Önceki yazıyı okuyun:
Merkel’den Kaşıkçı’nın öldürülmesine ilişkin açıklama

Kapat