Filistin davasının kalbi: Kudüs

ABD Başkanı Trump’ın Kudüs’ü “İsrail’in başkenti” olarak tanıma kararının ve İslam İşbirliği Teşkilatı’nın “Doğu Kudüs Filistin’in başkentidir” açıklamasının ardından gözler bir kez daha bu kutsal şehre çevrildi.

Filistin davasının kalbi: Kudüs
  • 14.12.2017
  • 79 kez okundu

KUDÜS

Müslümanların ilk kıblesi ve Hazreti Muhammed’in miraç yolculuğuna çıktığı yer olan Mescid-i Aksa ile Hristiyan ve Yahudilerin en kutsal mekanlarına ev sahipliği yapan Kudüs, 1917’de Osmanlı egemenliğinden çıktığından beri sıkıntılı günler yaşıyor.

Doğu Kudüs’ü 1967’de işgal eden İsrail ise yarım asırdır burayı Yahudileştirmek için yoğun çaba sarf ediyor. Etrafı surlarla çevrili kadim şehir ile Mescid-i Aksa’nın yanı sıra Hristiyan ve Yahudilerin en kutsal mekanları da Doğu Kudüs’te bulunuyor.

Bu nedenle Doğu Kudüs, Filistin davasının kalbi niteliğinde. İsrail ise 1980’de aldığı bir kararla doğusuyla batısıyla Kudüs’ü “İsrail’in birleşik başkenti” ilan etti.

Trump’ın kararıyla ABD bunu ilk tanıyan ülke oldu. İstanbul’da dün toplanan İİT ise “Doğu Kudüs, Filistin’in başkentidir” açıklamasında bulunarak tüm dünyaya burayı Filistin devletinin başkenti olarak tanıma çağrısında bulundu.

Doğu Kudüs’teki İsrail işgalinin tarihçesi şöyle
Doğu Kudüs’ün statüsü Filistin-İsrail meselesinin çözümünün önünde duran en büyük engellerden biri. Birleşmiş Milletler’in (BM) tarihi Filistin topraklarını Yahudiler ve Araplar arasında pay etmek üzere yayımladığı 1947 tarihli planda, Kudüs’ün özel bir statüye tabi tutularak uluslararası toplumun kontrolüne verilmesi öngörülüyordu.

Kudüs’e verilen bu özel statünün sebebi üç semavi din için de kutsal şehir olmasından kaynaklanıyordu.

Siyonist güçler, 1948’deki savaşta Kudüs’ün batısını ele geçirdi. Ürdün’ün kontrolünde olan surlarla çevrili Doğu Kudüs’ü de 1967’de ele geçiren İsrail, uluslararası hukuku ihlal ederek şehirde İsrail yasalarının geçerli olduğunu ilan etti. İsrail, bu şekilde Doğu Kudüs’ü de fiilen ilhak etmiş oldu.

İsrail meclisi 1980’de kabul ettiği bir yasayla Kudüs’ü doğusuyla batısıyla İsrail’in “birleşik başkenti” ilan etti. Böylece Doğu Kudüs’ün ilhakı resmiyet kazanmış oldu.

Buna karşılık BM Güvenlik Konseyi (BMGK) 1980’de İsrail’in Doğu Kudüs’ü ilhak ederek başkent ilan etmesini geçersiz sayan 478 sayılı kararı kabul etti.

ABD dahil uluslararası toplum Doğu Kudüs’ü işgal altında sayıyor.

Öte yandan geçen haftaya kadar hiçbir ülke Doğu veya Batı Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımıyordu. Ta ki Trump’ın “Kudüs İsrail’in başkentidir” yönündeki kararına kadar.

ABD, Trump’ın hamlesiyle Kudüs’ü “İsrail’in başkenti” olarak tanıyan ilk ülke oldu. Uluslararası toplumun tepkisini çeken Trump yönetimi, bölgenin kaosa sürükleneceği ve İsrail-Arap ihtilafının daha da çözümsüz hale geleceği yönündeki uyarıları göz ardı etti.

İsrail’i tanıyan tüm ülkelerin büyükelçilikleri Tel Aviv’de bulunuyor. Trump’ın kararına göre ABD, Büyükelçiliğini Tel Aviv’den Kudüs’e taşıyacak.

İsrail’in Doğu Kudüs’ü yasa dışı şekilde ilhak etmesi, uluslararası hukuktaki “işgalci güç, işgal ettiği topraklar üzerinde hakimiyet hakkına sahip değildir” ilkesinin ihlali anlamına geliyor.

Doğu Kudüs Filistin’den koparıldı
Öte yandan kadim Kudüs belki de artık tarihinde hiç olmadığı kadar yalnız ve tenha.

Çünkü Batı Şeria’da yaşayan 3 milyona yakın Filistinli, İsrail’in etraflarına ördüğü duvardan dolayı Kudüs’e giremiyor. Abluka altındaki Gazze Şeridi’nde yaşayan 2 milyon Filistinlinin de Kudüs’e girişi yasak.

Vatanlarından sürülerek dünyaya dağılan 5 milyon civarındaki Filistinli mülteci de en büyük rüyası olan Kudüs’e dönme imkanından yoksun.

Bugün İsrail işgali altındaki Doğu Kudüs’te yaşayan Filistinli sayısı sadece 300 binin biraz üzerinde. Onlar da ev yıkımlarından tutuklamalara dek pek çok tehdit ve zorluklarla karşı karşıya. Trump’ın kararı ise şehirdeki halkın hissettiği öfke ve hayal kırıklığını daha da artırmış durumda.

İhtiyarların dilinden Kudüs’ün yakın tarihi
Eğer şehirde biraz yaşarsanız, İsrail’in Doğu Kudüs’ü işgal ettiği tarih olan 1967’yi hatırlayan ihtiyarlardan, “Kudüs’e eskiden Gazzelisi çilek getirir satardı, El Halillisi üzüm, Tulkermlisi portakal getirirdi. Kudüs tüm Filistinlilerin buluşma noktasıydı. Özellikle cuma günleri surlarla çevrili bu kadim şehrin ana giriş kapılarından olan Şam Kapısı’nda ülkenin her yerinden gelen insanlara rastlayabilirdiniz. Şimdi ise burada kalabilenler bile Şam Kapısı’nda toplanmaktan çekinir oldu. Dükkanlar bile daha hava kararmadan kepenk indiriyor. İşgalci askerler her köşede ellerinde tetikte bekliyor.” şeklindeki serzenişleri sürekli duyarsınız.

Bu cümleler aslında Kudüs’ün içinde bulunduğu durumu gayet açık bir şekilde ortaya koyuyor.

Hiçbir ülkenin vatandaşı değiller
İsrail’in Doğu Kudüs’ü fiilen ilhak etmesine rağmen burada yaşayan Filistinliler İsrail vatandaşı sayılmıyor ve vatandaşlık haklarından yararlanamıyor. Doğu Kudüs’te yaşayan 300 binin biraz üzerinde Filistinli, İsrail makamlarının verdiği “Kudüs Kimlik Kartı” ile şehirde sürekli ikamet etme iznine sahip bulunuyor.

Söz konusu Filistinliler aynı zamanda Ürdün pasaportuna da sahipler ancak bu pasaportlarda da vatandaşlık numarası bulunmuyor. Bu nedenle tam olarak Ürdün vatandaşı da sayılmayan Doğu Kudüslü Filistinlilerin Ürdün’de çalışma ve devlet hizmetlerinden yararlanma hakkı da yok.

Bir nevi arafta kalan Doğu Kudüs’teki yüz binlerce Filistinli, ne İsrail ne Ürdün ne de Filistin vatandaşlığına sahip oldukları için “devletsiz” yaşıyor.

14 bin Filistinli Doğu Kudüs’ten sürüldü
İsrail vatandaşlığı bulunmayan ancak İsrail makamlarının verdiği “Kudüs Kimlik Kartı” ile şehirde sürekli ikamet izni olan Filistinlilerin, bu hakları da çeşitli bahanelerle ellerinden alınabiliyor. Bu nedenle Doğu Kudüs’teki 300 binin üzerindeki Filistinli her an doğdukları şehirden sürülme korkusuyla yaşıyor.

Doğu Kudüs’teki Filistinlilerin burada yaşamaya devam edebilmeleri için İsrail’in belirlediği bir dizi talebi yerine getirmesi gerekiyor. İster yabancı bir ülke, ister Batı Şeria olsun belli bir süre Doğu Kudüs’ün dışında yaşayan Filistinlilerin ikamet izinleri iptal edilerek şehre dönme hakları ellerinden alınıyor.

Doğu Kudüs’te ev yapmalarına izin verilmeyen Filistinliler, bu şekilde şehrin dışına çıkmaya zorlanırken, Kudüs dışında ikamet ettikleri tespit edilenlerin de bir daha şehre dönmeleri yasaklanıyor. Aile üyelerinden birinin İsrail’in “terör” olarak nitelediği saldırılara karışması da tüm ailenin Kudüs’ten sürülme sebebi sayılıyor.

İsrailli insan hakları kuruluşu B’Tselem’in yayımladığı verilere göre, İsrail 1967’den bu yana 14 bin Filistinlinin ikamet iznini iptal ederek Doğu Kudüs dışına sürdü.

Buna karşılık İsrail, dünyanın neresinde olursa olsun tüm Yahudileri İsrail’e gelerek Doğu Kudüs dahil istedikleri yere yerleşmeleri ve vatandaşlık almaları için teşvik ediyor.

200 bin Yahudi yerleşimci yaşıyor
Doğu Kudüs’teki nüfus yapısını Yahudiler lehine değiştirmeye çalışan İsrail yönetimi, uluslararası hukuka aykırı olarak burada 10 Yahudi yerleşim birimi inşa ettti.

Yahudi olmayanların ikamet etmesinin yasak olduğu bu yasa dışı yerleşim birimlerinde 200 binin üzerinde kişi yaşıyor.

İsrail bu yerleşimlere sürekli ek konut ekleyerek şehirdeki Yahudi nüfusunu arttırmaya çalışıyor.

Doğu Kudüs’teki mevcut Yahudi yerleşim yerlerine son bir yılda on binlerce yeni konut eklenmesi kararlaştırıldı. İsrail’in bu yerleşim birimlerine eklediği her bir konut, demografik yapının Yahudiler lehine değişmesi anlamına geliyor.

BM kararlarını hiçe sayıyor
Uluslararası hukuka göre, İsrail’in işgal altındaki Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da inşa ettiği Yahudi yerleşim yerleri yasa dışı sayılıyor. İsrail ise dünyadan gelen tepkileri dikkate almayarak işgal ve genişleme politikalarına devam ediyor.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde 23 Aralık 2016 tarihinde aldığı bir kararla, İsrail’in işgali altındaki Filistin topraklarında tüm yerleşim faaliyetlerini “derhal ve tamamen” durdurmasını talep etmişti.

BMGK’nın bu kararı da İsrail’e geri adım attıramadı.

Filistinlilerin ev yapması engelleniyor
İsrail makamları bir yandan Yahudi yerleşim yerlerini genişletirken diğer taraftan da şehirdeki yerleşik Filistinli nüfusun yeni konut inşa etmesinin önüne engeller çıkarıyor.

Bir Filistinlinin İsrailli belediyeden ev yapmak için izin almasının neredeyse imkansız olduğu şehirde, Filistinlilere ait 20 bin ev “ruhsatsız olduğu” gerekçesiyle İsrail güçlerince yıkılma tehlikesi altında bulunuyor. Belediye ekipleri zaman zaman bu evleri yıkıyor ve yıkım masraflarını da Filistinlilere ödetiyor.

Etiketler: / / / / / /



MGK toplandı
Milli Güvenlik Kurulu (MGK), Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı
Düşen askeri uçakta 3 şehit
Eskişehir'den eğitim amaçlı kalkan CASA tipi askeri uçak, Yalvaç bölgesinde düştü. Uçakta bulunan 2 pilot ve bir teknisyen şehit oldu.
Çavuşoğlu ve Lavrov telefonda görüştü
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Rus mevkidaşı Sergey Lavrov ile telefonda görüştü.
Dünyada otomotiv üretimi bu yıl 100 milyona ulaşacak
KPMG Türkiye'nin 2018 Otomotiv Sektörel Bakış Raporu, "Sektörde bu yıl üretimin dünyada 100 milyona yaklaşması, Türkiye’de ise 1,7 milyona ulaşması...
İngiltere’de “Yalnızlıktan Sorumlu Bakanlık” kuruldu
İngiltere'de Yalnızlıktan Sorumlu Bakanlık kuruldu. Yeni bakanlıkla hükümet, sivil toplum örgütleriyle çalışarak yalnızlık ve sosyal izolasyonla mücadele edecek.
Dünyada otomotiv üretimi bu yıl 100 milyona ulaşacak
KPMG Türkiye'nin 2018 Otomotiv Sektörel Bakış Raporu, "Sektörde bu yıl üretimin dünyada 100 milyona yaklaşması, Türkiye’de ise 1,7 milyona ulaşması...
Ziraat Türkiye Kupası son 16 turundaki rövanş hakemleri belli oldu
Ziraat Türkiye Kupası son 16 turunda yarın yapılacak rövanş karşılaşmalarını yönetecek hakemler belli oldu.
Suriyeli muhalif Kürtler ABD’nin ‘ordu’ planına tepkili
Suriye Kürt Ulusal Konseyi Dışilişkiler Sorumlusu Bıro,"ABD'nin YPG/PKK denetimindeki SDG'den 30 bin kişilik sınır birlikleri kurma planı, başka bir çatışmanın...
Darbe girişimi davalarında 320 sanığa ömür boyu hapis
Yurt genelinde darbe girişimi başta olmak üzere FETÖ üyeliği ve örgüt adına işlenen suçları kapsayan davalarda 147 sanık ağırlaştırılmış müebbet,...
Düşen askeri uçakta 3 şehit
Eskişehir'den eğitim amaçlı kalkan CASA tipi askeri uçak, Yalvaç bölgesinde düştü. Uçakta bulunan 2 pilot ve bir teknisyen şehit oldu.
MGK toplandı
Milli Güvenlik Kurulu (MGK), Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplandı
Kubbeden İstanbul Seyr-i ; BÜYÜK VALİDE HAN
İstanbul’u okumaktan ve anlamaktan keyif alan sevgili dostlar,bugün ki durağımız Fatih ilçesinin Eminönü semtinde bulunan Büyük Valide Han. Belki ismini...
Meclise bedelli askerlik başvurusu
TBMM Dilekçe Komisyonuna, bedelli askerlik için binlerce başvuru yapıldı.
Kılıçdaroğlu yedinci kurultayına hazırlanıyor
CHP Genel Başkanı seçildiği 22 Mayıs 2010'dan bu yana 4 olağanüstü, iki de olağan kurultay gören Kılıçdaroğlu, yedinci kurultayına hazırlanıyor.
4/C’den 4/B’ye geçenler Bakanlar Kurulu kararını bekliyor
Hükümetin yaptığı düzenlemeyle 4/C statüsünden 4/B statüsüne geçirilen yaklaşık 26 bin çalışan, kurumlarındaki pozisyonlarının belirleneceği Bakanlar Kurulu kararını beklemeye başladı.
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ

Düşüncenizi Paylaşın

Önceki yazıyı okuyun:
MHP Genel Başkanı Bahçeli: İİT’nin Filistin kararı zalimlere okkalı bir tokattır

MHP Genel Başkanı Bahçeli, İİT'nin Doğu Kudüs'ü Filistin'in başkenti ilan etmesine ilişkin, "Başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devletinin tanınması yönünde...

Kapat