10 numara oldu…

Real Madrid formasını giydiği ilk günden bu yana yalnızca yeteneğiyle değil, sabrı, olgunluğu ve sarsılmaz duruşuyla da adından söz ettiren Arda Güler için, kariyerini sürdürdüğü Eflatun Beyazlılarda yeni ve anlamlı bir sayfa açılıyor.

La Liga’da 3. sezonuna girmeye hazırlanan genç yıldız, artık Santiago Bernabeu’nun çimlerine arkasında ‘10 numara’ yazan formayla çıkacak.

Bu gelişme yalnızca forma numarası değişimi değil; bir duruşun, bir kimliğin ve bir sorumluluğun üstlenilmesi anlamına geliyor. Modric gibi bir futbol dehasının vedasıyla boşalan o anlamlı numaranın Arda’ya verilmesi, Real Madrid yönetim ve teknik heyetinin ona duyduğu güvenin açık ve net bir göstergesi.

İspanyol basınının saygın kaynaklarından E-Noticies de takımın yeni hocası Xabi Alonso’nun genç on numarayı oyunun merkezine yerleştirmeyi planladığını okurlarına duyurdu...

Kolay değil... Henüz 20 yaşında ve Fenerbahçe’den Avrupa’nın zirvesine doğru yelken açtı Arda. İlk sezonunda yaşadığı sakatlıklar ve sınırlı süreler, onu yıldırmadı. Çalıştı, bekledi, sabretti. Saha kenarında ısınırken bile bir maestro disipliniyle oyunu okuyan bakışları, onun bu seviyeye neden bu kadar çabuk adapte olacağının kanıtı gibiydi zaten.

Dünya futbolunun en önemli markaları arasındaki Real Madrid kariyerine 24 numaralı formayla başlayan Arda, ikinci sezonunda 15 numarayla sahadaydı. Şimdi sıra, efsanelerle özdeşleşmiş 10 numaralı formayı taşımaya geldi. Bu forma, sahada yalnızca oyun kuran değil; akıl koyan, yön veren, karar anlarında öne çıkan oyunculara teslim edilir. Ve belli ki dev camia, Arda Güler’in bunu yapabilecek donanıma çoktan sahip olduğuna inanıyor.

Arda’nın bu yeni rolünde teknik direktör Xabi Alonso faktörü gerçekten çok önemli. Hem saha içindeki futbol zekası, hem de genç oyuncularla kurduğu iletişimle bilinen Alonso, Arda gibi yüksek potansiyele sahip bir futbolcuyu doğru şekilde yönlendirirse, Real Madrid’deki denge tamamen değişebilir. Özellikle Mbappé'nin de 9 numarada kalacağı bilgisiyle birlikte bakıldığında, Arda’nın oyunun merkezindeki rolü de çok daha belirgin hale geliyor.

Avrupa futbolunun göbeğinde, en yüksek basamakta, dünya devlerinden birinde hem forma hem rol devralmak kolay iş değil.

Eğer bu yeni sayfayı doğru bir hikâyeye dönüştürebilirse, Arda Güler’in adı bir gün yalnızca Türkiye’de değil, dünya futbolunun kalıcı yıldızları arasında anılacak. O gün gelene kadar da biz, onu izlemekten büyük keyif almaya devam edeceğiz.

Hoşçakalın…