MELİKE BİRGÖLGE Anadolu'da demirin yaklaşık 3500 yıllık serüvenini konu alan "Hapalki: Demir" sergisi, 1 Ağustos’ta, Hattuşa’da açıldı. Boğazköy Müzesi’nde açılan, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ‘Cumhuriyetimizin 102. Yılında 102 Süreli Sergi: Anadolu’nun Kültürel Mirasına Yolculuk Projesi’ kapsamında hayata geçirilen sergi, Hititlerin başkenti Hattuşa’da arkeolojik kazılardan elde edilen demir eserleri gün ışığına çıkarıyor. 81 DEMİR İLK KEZ! Boğazköy Müzesi Müdürü Resul İbiş’in öncülüğünde hazırlanan sergide, 83 demir eser yer alıyor. Bunların 81’i ilk kez ziyaretçilerin karşısına çıktı. CEVHERDEN ÜRÜNE DÖNÜŞ YOLCULUĞU! Sergide demirin cevher halinden işlenmiş alet, silah, süs eşyası ve atölye parçalarına uzanan dönüşüm süreci aktarılıyor. Ayrıca demir konulu çivi yazılı tabletler de sergide yer buluyor. Panolar ve görseller aracılığıyla demirin mitolojideki yeri, savaş teknolojilerine katkısı, tarımdaki önemi ve sosyal yaşam üzerindeki etkileri de ziyaretçilere sunuluyor. Müze Müdürü Resul İbiş, serginin yalnızca nesneleri değil, aynı zamanda demirin insanlık tarihindeki anlamını anlatma amaçlarını, ‘Sergide demirin tarih sahnesinde yaklaşık 3500 yıllık serüveninin gözler önüne serilmesi amaçlanmaktadır. Özellikle UNESCO Dünya Miras Alanları Listesi'nde yer alan Hattuşa Antik Kenti'nde yaklaşık 119 yıldır sürdürülen arkeolojik kazılardan gün yüzüne çıkarılan benzersiz eserler kendi hikayelerini, tarihin nefesini, sanatın dilini günümüze taşıyarak ilk kez izleyicileriyle bu sergide buluşmaktadır. Ayrıca, Boğazköy ve Alacahöyük müzelerinde depolarında korunan demir ve çelikten üretilmiş etnografik eserlerden de seçkiler yapılarak sergiye dahil edilmiştir.’ diyerek izah etti. İbiş, sergideki 83 eserden 81'inin ilk kez sergileneceğine işaret ederek, ‘Bu parçalarda demirin cevher halinden son ürüne dönüşümünü belgeleyen işlenmiş aletler, silahlar, süs eşyaları, atölye örnekleri ve demir konulu çivi yazılı tabletler yer almaktadır. Sergide sadece nesnelere değil, bilgilendirici panolara ve görsellere de yer verildi. Demirin kökeni, oluşumu, tarihçesi, eski dillerde demir ve demirci, Hititler'de ve Hattiler'de demir, demirin mitolojideki yeri, savaş gücüne etkisi, sanat ve zanaatı, tarım ve teknolojik gelişmelerdeki katkısı, sosyal ve diplomatik hayat üzerindeki etkisi anlatılmaya çalışılmıştır." diye konuştu. SADECE MATERYAL DEĞİL, UYGARLIKLARIN GELİŞİMİNDE KRİTİK ROL OYNAYAN UNSUR! Hattuşa Kazı Başkanı Prof. Dr. Andreas Schachner’in; demirin Anadolu’ya gelişi, üretimi ve sosyal yaşama etkileri üzerine kapsamlı bilgiler sunduğu; Anadolu'nun derinliklerinden doğan 102 eşsiz eserin geçmişi geleceğe bağlayan sergide yer alan panolar ve görseller, demirin yalnızca bir materyal değil, aynı zamanda uygarlıkların gelişiminde kritik rol oynayan bir unsur olduğunu ortaya koyuyor. ‘Hapalki’ ismi ise Hitit metinlerinde demir anlamında kullanılan bir sözcük olarak bu tarihi bağlamı daha da derinleştiriyor. Demirin evrimsel dönüşümünü gözler önüne seren ve tarihsel bir yolculuk yapma imkanı da sunan ‘Hapalki: Demir’ sergisi, 31 Ekim 2025 tarihine kadar Boğazköy Müzesi’nde görülebilir.