4 isim, 4 hikâye ve 1 ortak payda…

Futbolu yalnızca saha içi sonuçlarıyla değerlendirmemek gerek. Çünkü bazen birkaç hafta geciken bir transfer, yarım kalan bir plan ya da buruk bir ayrılık, aylar sonra bambaşka bir hikâyenin parçası olarak karşınıza çıkar. Fenerbahçe için içinde bulunduğumuz sezon da biraz böyle bir tabloyu ortaya koyuyor. Sarı Lacivertliler kritik anlarda yediği darbelerin çoğunu, hiç de yabancı olmayan isimlerden aldı.

Sezonun ilk büyük kırılma noktası Şampiyonlar Ligi Play-Off turunda yaşandı. Benfica ile eşleşen Fenerbahçe, Kadıköy’de oynanan ilk maçta golsüz berabere kalmış ve umutlarını Portekiz’e taşımıştı. Ancak o umut, tek bir golle sona erdi.

İşin dikkat çeken tarafı ise zamanlamaydı. O günlerde Kerem Aktürkoğlu’nun adı zaten ciddi şekilde Fenerbahçe ile anılıyordu. Transfer ihtimali konuşuluyor, Sarı Lacivertli formayı giyme ihtimali gündemde yer alıyordu. Ancak süreç uzadı, transfer birkaç hafta gecikti ve gerçekleşmedi.

Düşünebiliyor musunuz; Fenerbahçe’nin kadrosuna katmayı düşündüğü Kerem, birkaç hafta sonra attığı golle Sarı Lacivertlilerin hayalini bitiren isim oldu.

Hikâye bununla sınırlı değildi tabi ki…

UEFA Avrupa Ligi’nde Nottingham Forest ile eşleşen Fenerbahçe için dikkat çeken detay rakip kulübedeki Vitor Pereira ismiydi.

Kadıköy’de iki farklı dönemde görev yapan ve oynattığı futbol nedeniyle sık sık eleştirilen ve zaman zaman taraftar tepkisiyle karşılaşan bir teknik direktördü o. Portekizli’ hocanın çalıştırdığı Nottingham Forest iki maç sonunda Fenerbahçe’yi turnuva dışına itti. Yıllar önce Kadıköy’de eleştirilerin odağında olan teknik adam, bu kez Sarı Lacivertlilerin Avrupa defterini kapatan isim oldu.

Ve Emre Belözoğlu; Fenerbahçe’de kaptanlık yaptı, sportif direktörlük görevini üstlendi, ardından teknik direktörlük koltuğuna oturdu. Ancak ayrılık hiçbir zaman tam anlamıyla mutlu bir vedaya dönüşmedi.

Derken kader onu Kadıköy’e rakip olarak getirdi. Kasımpaşa’nın başındaki Emre Belözoğlu’nun 10 kişi kalan takımı 90+11’de bulduğu golle Kadıköy’den bir puan çıkardı. O puan sadece bir beraberlik değildi; Fenerbahçe’nin şampiyonluk yarışında aldığı en ağır darbelerden biri olarak kayıtlara geçti.

Ve hikâyede son perde olan Bartuğ Elmaz. Sezon başında rotasyonda önemli bir rol üstlenmesi beklenen genç oyuncu, devre arasında lig sonuncusu Karagümrük’e kiralandı.

Ancak futbol bu işte. O Bartuğ Karagümrük formasıyla Fenerbahçe’ye gol atıp, Sarı Lacivertlilerin ligdeki namağlup unvanını bitiren isim oldu.

Evet dört farklı isim, dört farklı hikâye ve bir ortak payda… Hepsi de bir şekilde Fenerbahçe’nin geçmişine dokunmuş isimler. Sizce de ilginç değil mi?

Hoşçakalın…