9. Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali'ndeki ödüller sahiplerini buldu

SEVGİLİ YENİ ÇAĞRI GAZETEMİZİN DEĞERLİ OKUYUCULARI MERHABALAR

Şimdiden Mübarek Kurban Bayramınızı en içten dileklerimle kutluyorum.

9. ULUSLARARASI KADIN YÖNETMENLERİ FESTİVALİNDEKİ ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU.

Kadın Yönetmenler Derneği tarafından İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı desteğiyle düzenlenen 9. Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali’nde ödüller Adnan Saygun Kültür Merkezi’nde düzenlenen törende sahiplerini buldu! Gecenin sunuculuğunu Sıla Topçam üstlendi. Uluslararası Altın Makara Uzun Metrajlı Film Yarışması’nda Emine Emel Balcı’nın Buradayım, İyiyim filmi en iyi uzun metraj film ödülü kazanırken, yönetmen Biket İlhan adına verilen Biket İlhan En iyi Yönetmen Ödülü Lykee Post Partum filminin yönetmenleri Alexe Landgren ve Karen Helene Haugaard’a verildi. Hatice Aşkın’ın Adresi Olmayan Ev filmi jüri özel ödülünün sahibi oldu. Kısa Candır ulusal kategorisinde Deniz Koloş’un Ölüm Bizi Ayırana dek filmi jüri tarafından en iyi film seçilirken, jüri özel ödülünün sahibi de Sevgi Esman’ın Mutlu Ayaklar filmi oldu. Uluslararası kategoride ise Myriam Garcia Marienstras’ın An Excess Baggage filmi en iyi film seçilirken, Masha Mollenhaur imzası taşıyan The Good Woman Jüri Özel Ödülü’nün sahibi oldu. Kamera Göz Ulusal Belgesel Yarışması’nda Mehtap Şamiloğlu’nun Adı Kadın En iyi belgesel ödülü kazandı, jüri özel ödülü ise Biz Radyoyu Çok Sevdik belgeseliyle Nazan Haydari, Özden Cankaya, Cem Hakverdi’nin oldu. Kamera Göz Uluslararası kategoride en İyi film Roser Corella, Stefano Obino imzalı Kickoff’un olurken, jüri özel ödülü Raquel Larrosa’nın Dissonance filmine verildi. Uluslararası Animasyon en iyi film ödülü Taryn Stickrath-Hutt, Dan Lund’ın The Finger Wife filminin olurken, animasyon jüri özel ödülü Laura Tofarides’in Brain Space filmine verildi. Uluslararası Deneysel en iyi film ödülü Pavlina Marvin’in An Afternoon With-Niki-Revekka filmine giderken jüri özel ödülünün sahibi de Maryam Shapoorian’ın Ça Reste Entre Nous filmi oldu. Bu sene festivalin yeni bölümlerinden biri de Feminist Bakış Açısı oldu. Feminist Bakış Açısı en iyi film ödülü Farzam Tabibi’nin Portrait filmi olurken, Feminist Bakış Açısı Jüri Özel Ödülü Kameliya p. Petrova’nın Mother Of Rose filmine verildi. İzleyici Ödülü’nü Emine Yıldırım’ın Gündüz Apollon Gece Athena filmi kazandı. Festival bu sene Sanata Destek Ödülü’nü Adana Film Festivali Programlar Genel Koordinatörü Ceren Yazıcıoğlu’na sundu.

ULUSLARARASI “ALTIN MAKARA” EN İYİ UZUN METRAJ FİLM ÖDÜLÜ

BURADAYIM, İYİYİM Emine Emel Balcı

ULUSLARARASI “ALTIN MAKARA” JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ ADRESİ OLMAYAN EV Hatice Aşkın

ULUSLARARASI ANİMASYON EN İYİ FİLM ÖDÜLÜ THE FINGER WIFE Taryn Stickrath-Hutt, Dan Lund

ULUSLARARASI ANİMASYON JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ BRAIN SPACE Laura Tofarides

ULUSLARARASI DENEYSEL EN İYİ FİLM ÖDÜLÜ AN AFTERNOON WITH NIKI-REVEKKA Pavlina Marvin

ULUSLARARASI DENEYSEL JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ ÇA RESTE ENTRE NOUS Maryam Shapoorian

ULUSAL “KAMERA GÖZ” BELGESEL JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ BİZ RADYOYU ÇOK SEVDİK Nazan Haydari, Özden Cankaya, Cem Hakverdi

ULUSAL “KAMERA GÖZ” EN İYİ BELGESEL FİLM ÖDÜLÜ ADI KADIN Mehtap Şamiloğlu

ULUSLARARASI “KAMERA GÖZ” EN İYİ BELGESEL FİLM ÖDÜLÜ KİCKOFF Roser Corella, Stefano Obino

ULUSLARARASI “KAMERA GÖZ” BELGESEL JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ DİSSONANCE Raquel Larrosa

ULUSAL “KISA CANDIR” EN İYİ FİLM ÖDÜLÜ ÖLÜM BİZİ AYIRANA DEK Deniz Koloş

ULUSAL “KISA CANDIR” JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ MUTLU AYAKLAR Sevgi Esman

ULUSLARARASI “KISA CANDIR” EN İYİ FİLM ÖDÜLÜ AN EXCESS BAGGAGE Myriam Garcia Marienstras

ULUSLARARASI “KISA CANDIR” JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ THE GOOD WOMAN Masha Mollenhauer

FEMİNİST BAKIŞ AÇISI EN İYİ FİLM ÖDÜLÜ PORTRAIT Farzam Tabibi

FEMİNİST PERSPEKTİF JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ MOTHER OF ROSE Kameliya P. Petrova

BİKET İLHAN EN İYİ YÖNETMEN ÖDÜLÜ LYKEE POST PARTUM Alexe Landgren, Karen Helene Haugaard

SANATA DESTEK ÖDÜLÜ Ceren Yazıcıoğlu

İZLEYİCİ ÖDÜLÜ GÜNDÜZ APOLLON GECE ATHENA Emine Yıldırım

ANTALYA MARKALARI KONGRESİ 2026 ZİYARETÇİLERDEN TAM NOT ALDI...

Akra Antalya Hotel’de Antalya Halkla İlişkiler Derneği tarafından ikincisi gerçekleştirilen Antalya Markaları Kongresi’ni iki gün boyunca çok sayıda ziyaretçi takip etti. Organizasyonda birçok köklü Antalya markası katılımcı olarak varlık gösterirken Antalya Valiliği, Antalya OSB, Antalya Tanıtım Vakfı (ATAV), Antalya Gazeteciler Derneği (AGC) ve Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) projeye destek verdi. ANTALYA MARKALARI KONGRESİ / 2026’nın ilk gününde, bu yıl Antalya’nın önemli markaları; Özdal Kompost, Göksu Global Gıda, Yenigün Reçelleri, Nirvana Hotels, Corendon Group ve Zamora Pastanesi gibi köklü markaların yanı sıra Shark Gitar, Balık Günlükleri gibi son on yıllık dönemde büyüyen ve başarılarıyla kendinden söz ettiren marka temsilcilerinin oluşum hikayelerini anlattıkları konuşmalar yer aldı. Birinci günün son konuşmacıları Antalya’nın gururu; Sanatçı Sümer Ezgü sanatta marka yolculuğu konusunu ele alırken bir markayı unutulmaz bir deneyime dönüştüren bir marka mimarı Lighthouse VFX CEO’su, TOBB Türkiye Kreatif Endüstriler Meclis Üyesi, Yaratıcı Yönetmen ve Arman Şernaz da bir konuşma yaptı. İlk günün finali ise; “İz Bırakan Hikayelerle Şehre Dokunanlar” başlıklı ANTALYA DEĞERLERİNE VEFA OTURUMU ile yapıldı. Bu oturumla ilgili olarak şehirlerin sadece binalardan değil; onlara değer katan insanlar, emekler ve iz bırakan hikâyelerden oluştuğuna inandıklarını, bu nedenle de ANTALYA DEĞERLERİNE VEFA OTURUMU’nu planladıklarını ifade eden Antalya Halkla İlişkiler Derneği Başkanı Güldal Siğinç, “Antalya’nın bugünlere gelmesinde, geçmişten bugüne uzanan katkılar ve unutulmaz çalışmalar önemli bir yer tutar. Biz de bu düşüncelerden yola çıkarak bu özel oturumu hayata geçirmek istedik. Bu yıl ilkini gerçekleştirdiğimiz vefa oturumunu her yıl Antalya’nın gelişim hikayesinde rol almış farklı isimleri anarak şekillendireceğiz.” açıklamasında bulundu. Bu yıl ilki gerçekleşen ANTALYA DEĞERLERİNE VEFA OTURUMU’nda NADİRE KONUK, Antalya için çok büyük girişimlerde bulunmuş, Antalya milletvekilliğinin yanı sıra Antalyaspor’un da Kurucu Başkanı olan Atilla Vehbi Konuk’un kızı olarak yer alırken Antalya’nın mimari ve kültürel hafızasında derin izler bırakmış isimlerden, ilk diplomalı Mimar Tarık Akıltopu’nu ise oğlu, SELÇUK AKILTOPU temsil etti. Kongrenin ikinci gününde ise; Antalya’nın her alanda marka gücünü büyütmek amacıyla yapılmakta olan ve yapılması gerekenler konuşuldu. Konusunun uzmanı konuklar; turizm, spor, gastronomi, tarım, sürdürülebilirlik, ticaret, teknoloji, geçmişten gelen kültür birikimi gibi birçok konu başlığının ele alındığı bir dizi oturumda Akra Antalya Hotel çatısı altında bir araya geldi. Oturumlara, ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, BAİB Başkanı Mehmet Ali Can, ATAV Başkanı Emir Gündal, ANSİAD Başkanı Ercan Özbek, YÖRSİAD Başkanı Av. Mustafa Alper Oral, Piri Reis Üniversitesi Öğretim Üyesi Denizcilik Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Havva İşkan, TÜHİD Yönetim Kurulu Üyesi Eda Zaloğlu, TÜHİD Genel Sekreteri Çiğdem Antlı ve TOBB Türkiye Kreatif Endüstriler Meclisi Başkanı A.Ata Kavame’nin de aralarında bulunduğu birçok alanında uzman kişi katılım gösterdi. İki gün süresince iletişim profesyonelleri ile Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi ve Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi’nden TURSE’nin katkılarıyla kongreye gelen iletişim öğrencilerinin dikkatle takip ettiği 2. Antalya Markaları Kongresi; kapanışını da başlangıçtaki gibi çok yüksek enerjiyle yaptı. Aralarında kıymetli sanatçı Filiz Otyam’ın da yer aldığı, Antalya’nın güçlü kadınlarını bir araya getiren TEV korosunun verdiği konserle sona erdi. Kongre öncesi 2 ay boyunca Sümer Ezgü ile çalışmış olan koro yine Sümer Ezgü’nün yönetiminde Antalya’nın türkülerini seslendirdi. Salonu dolduran ziyaretçilerin de eşliğiyle keyifli anların yaşandığı konserin ardından; AHİD Yönetim Kurulu ve üyeleri ziyaretçilere sahneden topluca teşekkür etti. 3. yılını geride bırakan Antalya Halkla İlişkiler Derneği, kuruluşunun ilk günlerinde gerçekleştirdiği ilk icraatı olan TEV - AHİD Öğrenim Bursu ile ‘MESLEKTAŞIMI OKUTUYORUM’ projesi dahilinde, Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencilerinin eğitim hayatına katkı sağlamak için tüm projelerinde bu fona destek sağlamayı unutmuyor. Bu gelenekle Antalya Markaları Kongresi / 2026’da 1. gün konuşmacı olarak yer alan katılımcılardan TEV – AHİD Öğrenim Bursu’na bağışta bulunmalarını rica eden Antalya Halkla İlişkiler Derneği Yönetimi, sadece bu organizasyonla 30 üniversite öğrencisinin eğitimine kaynak sağlamış oldu. Kongreye katılıp üniversite öğrencilerinin eğitim bursları için katkı sağlayan konuşmacılara, sahneden ayrılırlarken, TEV ANTALYA ŞUBE tarafından teşekkür belgeleri takdim edildi. Antalya Markaları Kongresi / 2026’da; DHA’nın çekimini gerçekleştirdiği "Türkiye Coğrafi İşaretli Ürün Fotoğrafları", KETAV tarafından hazırlanan "Kemer Sualtı Fotoğrafları" ve Antalya Valiliği ile Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Merkezi (AKMED) desteğiyle oluşturulan "Eski Antalya Fotoğrafları" kongre süresince dijital olarak sergilendi. Eski Antalya fotoğraflarının kongre salonu girişinde sergilendiği ekranlardan oluşan kuleler ziyaretçilerden büyük ilgi gördü.

KANSER TEDAVİSİNİ TAMAMLAYAN ECE VAHAPOĞLU, UYANIŞFEST’E DAMGA VURDU...

İzmir'de düzenlenen UyanışFest, katılımcılara ruhsal dönüşüm, sağlık ve bilinçlenme konularında zengin bir etkinlik sundu. Ece Vahapoğlu'nun etkileyici sunum performansı ve festival için bestelenen özel müzikler, festivalin atmosferini güçlendirdi, katılımcılar deneyimlerinden memnun kaldı. İstinye Art’ta, bu yıl 6’ncısı düzenlenen UyanışFest, katılımcılara coşku, duygu ve farkındalığın iç içe geçtiği unutulmaz iki gün yaşattı. Holistik Market ve Holimer sponsorluğunda gerçekleşen festival, iki gün boyunca alanında uzman isimleri, özel seansları, workshop alanlarını ve katılımcılarla kurduğu güçlü bağıyla dikkat çekti. Festivalin en çok konuşulan isimlerinden biri ise sunucu, yazar, sunucu ve yoga eğitmeni Ece Vahapoğlu oldu. Bir süredir rektum kanseriyle mücadele eden ve festivalde moderatörlük yapan Ece Vahapoğlu’nun, tedavi sürecinde sona yaklaştığı ve yeniden işine odaklandığı bilgileri basına yansımıştı. Ünlü sunucu 2025 yılının Kasım ayında rektum kanseri teşhisi konduğunu, Ocak ayında ameliyat olduğunu ve “Hastalığımda tedavinin sonundayız. Artık bitti ve tamamen iş odaklıyım” demişti. Bu sürecin ardından UyanışFest İzmir sahnesine çıkan Ece Vahapoğlu, enerjisi, zarafeti, sahne hâkimiyeti ve katılımcılarla kurduğu samimi iletişimle büyük alkış aldı. Vahapoğlu’nun sağlık mücadelesinin ardından böylesine özel bir organizasyonda sahne alması, katılımcılar tarafından yalnızca bir sunuculuk performansı olarak değil, aynı zamanda güçlü bir umut ve yeniden başlama mesajı olarak yorumlandı. Atlattığı kanser hastalığı sonrası, radikal bir kararla gönüllü olarak Dr. Ayla Aslantaş’ın AİLE DİZİMİ’ne katılıp, kökleriyle yüzleşen Ece Vahapoğlu; “çok özelimize girilecek” diyerek seans öncesi katılımcılardan fotoğraf ve video çekmemelerini rica etti. Seansa katılan 10 kişilik grupla birlikte, salonu dolduran yüzlerce katılımcı, yaşadıkları o anlarda gözyaşlarına hakim olamadı. Makedonya göçmeni olduğunu söyleyen ve hem hastalığıyla, hem de Türkiye’ye göçleri sonrası, o topraklarda kalan kökleriyle yüzleşen Ece Vahapoğlu, tarifi mümkün olmayan duygular içinde seansı gözyaşları içinde tamamladı. UyanışFest’in kurucusu ve organizatörü Holistik Liderlik Eğitmeni Arzu Eroğlu, festivalin açılışında ve kapanışında yaptığı konuşmalarla salonda duygu dolu anlar yaşattı. UyanışFest’i yalnızca bir etkinlik olarak değil, kendi “çocuğu” gibi gördüğünü dile getiren Eroğlu, her festival öncesinde büyük bir emek, heyecan ve sorumlulukla adeta “doğum sancıları” yaşadığını ifade etti. Eroğlu, UyanışFest’in ortaya çıkış yolculuğunun kolay olmadığını ancak bu yolculuğun kendisi için derin bir anlam taşıdığını belirtti. Festivalin uzun yıllar devam edeceğini vurgulayan Arzu Eroğlu, “Bir kişi için bile olsa bu organizasyonu sürdürmeye devam edeceğim” mesajıyla salondan büyük alkış aldı. Kapanış konuşmasında da aynı kararlılığı yineleyen Eroğlu, UyanışFest’in amacının yalnızca kalabalıklara ulaşmak olmadığını, asıl meselenin hayatına dokunulacak o “bir kişi” olduğunu söyledi. Eroğlu’nun “O bir kişiyi aramaya devam edeceğim” sözleri, festivalin ruhunu özetleyen en güçlü mesajlardan biri olarak hafızalara kazındı. Festivalin en dikkat çeken bölümlerinden biri ise Yücel Balkancı’nın “Bırakma Sanatı ile Özgürlüğe Adım ve Seans” başlıklı çalışması oldu. Balkancı’nın seansı sırasında salonda duygu yoğunluğu yükseldi. Katılımcılar, seans boyunca zaman zaman gözyaşlarını tutamazken, program sonrasında yaşadıkları deneyimin kendileri için çok özel olduğunu dile getirdi. Bu yıl festivalin dikkat çeken unsurlarından biri de özel olarak bestelenen UyanışFest müziği oldu. Festival boyunca kullanılan müzikler, salon atmosferini güçlendirirken katılımcılarda heyecan, umut, birlik ve içsel uyanış duygusunu yükseltti. Ayrıca Yücel Balkancı’nın UyanışFest için özel olarak yaptırdığı iki ayrı müzik de organizasyonun ruhunu tamamlayan özel detaylar arasında yer aldı. Sahne geçişlerinde, seanslarda ve festivalin duygusal anlarında kullanılan bu müzikler, katılımcılardan büyük beğeni topladı. UyanışFest’in özel müzikleri, etkinliğin yalnızca bir seminer programı değil, baştan sona tasarlanmış bütünsel bir deneyim olarak algılanmasına katkı sağladı. Dr. Ecem Oğrak Nefes Terapisi ile, Yücel Balkancı “Bırakma Sanatı” isimli seansı ile, Doç. Dr. Bilge Meral Koç “Ruh Sağlığı ve Duygu Durumunun Besinlerle İlişkisi anlatısıyla, Dr. Senai Demirci Beden-Zihin-Ruh Parçalanmışlıktan Bütünlüğe konulu anlatısı ve şiiriyle, Dr. Hasan Hüsnü Eren “Hastalığa Değil, Sağlığına Sahip Çık” isimli söyleşisi ile ilk gün katılımcılarına unutulmaz bir deneyim yaşattı. Festivalin ikinci günü de Ece Vahapoğlu’nun açılış sunumu ve Yücel Balkancı’nın kısa seansıyla başladı. Dr. Ecem Oğrak, ikinci gün de “Yoga ve Nefes Çalışması” ile katılımcılara güne nefes, denge ve farkındalıkla başlama imkânı sundu. Ardından Astrolog Gülnihal Öztürk, “Kader mi? Seçim mi? Astrolojide İrade ve Yaratım Gücü” başlıklı konuşmasıyla astroloji, seçimler ve kişisel irade üzerine dikkat çeken bir sunum gerçekleştirdi. Prof. Dr. Nuray Yazıhan, “Sağlıklı Yaşam ve Kadın” başlıklı konuşmasıyla kadın sağlığına bütünsel bir bakış sundu. Dr. Asuman Kaplan Algın, “Sağlıklı ve Genç Kalmanın Bilimsel Yolları” başlıklı sunumuyla sağlıklı yaş alma ve genç kalma konularını bilimsel veriler ışığında ele aldı. İkinci gün programının devamında Uzman Eczacı Hülya Kayhan, “Kokularla Bahara Uyanış” başlıklı sunumuyla koku, hafıza ve iyi oluş hâli arasındaki ilişkiye dikkat çekti. Yazar Dr. Feryal Kalkavan ise “Ahlakın Cinsiyeti Var mı? Kur’an, Gelenek ve Adalet Üzerine” başlıklı konuşmasıyla festivalin düşünsel derinliği yüksek oturumlarından birine imza attı. Festivalde Dr. Murat Balanlı, “Yolda Uyanmak” söyleşisiyle katılımcılarla buluştu. Günün ilerleyen saatlerinde Dr. Ayla Aslantaş, “Yaşamın Bağlantısallığı ve Sahnede Aile Dizimi” çalışmasıyla ikinci gün de sahne aldı. Festivalde ayrıca Geveze Show sunucusu Jozi Zalma, sürpriz konuk olarak sahneye çıktı. UyanışFest yalnızca sahne programıyla değil, festival alanındaki workshop bölümleri, deneyim alanları ve stantlarıyla da büyük ilgi gördü. Katılımcılar, seminerlerin yanı sıra farklı uygulamaları deneyimleme, uzmanlarla birebir temas kurma ve kişisel gelişimlerine katkı sağlayacak ürünleri keşfetme fırsatı buldu. Workshop alanlarının gün boyunca yoğun ilgi görmesi, UyanışFest’in çok yönlü yapısını bir kez daha ortaya koydu. Katılımcılar, festivalin yalnızca izlenen değil, yaşanan ve deneyimlenen bir organizasyon olduğunu ifade etti. İki gün boyunca salonda güçlü bir enerji hâkimdi. Seanslarda yaşanan duygusal anlar, sahnedeki konuşmalar, özel müzikler, workshop alanları, sürpriz konuk anları ve Ece Vahapoğlu’nun güçlü sahne performansı UyanışFest İzmir’i unutulmaz kıldı. Festival sonunda birçok katılımcı, organizasyondan büyük memnuniyetle ayrıldığını belirterek yeni UyanışFest’i şimdiden beklediklerini söyledi. İzmir’de coşku, duygu ve farkındalığın iç içe geçtiği UyanışFest, bu yıl da katılımcılarının hafızasında iz bırakan özel bir buluşma olarak kayıtlara geçti.

SAYGILARIMLA..

Saglıcakla Kalın ama Sevgisiz Kalmayın...

U. KIVANÇ TERZİOĞLU