☰
✕
Ekonomi

ABD tahvil piyasalarındaki satış baskısı dinmiyor

ABD'de Orta Doğu'daki jeopolitik risklerden kaynaklı enflasyon riskinin sürmesi ve yapay zeka alanındaki artan yatırımların ekonomiyi daha da hızlandıracağı beklentilerinin öne çıkmasıyla ülkenin tahvillerindeki satıcılı seyir devam ediyor.

İSTANBUL (AA) - Orta Doğu'da süregelen jeopolitik gerilim ile Rusya-Ukrayna Savaşı'nın oluşturduğu riskler, enerji arzını tehdit etmeyi sürdürüyor. Farklı coğrafi bölgelerde cereyan eden çatışmalarda enerji tesislerinin hedef alınması da küresel ölçekte arz endişelerini artırırken bu durum, enflasyonist baskıları güçlendiriyor.

Yükselen petrol fiyatlarının, enflasyon korkularını körüklemesi başta ABD Merkez Bankası (Fed) olmak üzere, dünya genelinde merkez bankalarının para politikalarında sıkılaşma sürecini hızlandırabileceği öngörülerinin artmasına yol açtı.

Öte yandan dünya genelinde yapay zeka ve teknoloji alanındaki yatırımların devam etmesi, ekonomilerde verimlilik artışı yoluyla potansiyel büyümeyi desteklemesi tahmin ediliyor.

Yapay zeka tarafındaki gelişmeler ve halihazırda enflasyonun tam olarak kontrol altına alınamaması, tahvil piyasalarında oynaklığı artırmaya devam ediyor. Fed, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankasının (BoJ) son toplantılardaki 'şahin' adımlarına karşın enflasyon endişeleri canlı kalırken yatırımcıların reel faiz talebinin sürdüğü görülüyor.

Bahsedilen dönemde ABD ekonomisinin güçlü seyrini koruduğuna işaret eden verilerin yükselen petrol fiyatlarına eşlik etmesi, enflasyonun kontrolden çıkabileceğine ilişkin endişeleri artırırken para piyasalarındaki fiyatlamalar, Fed'in 'şahin' adımlarına devam edeceğini gösteriyor.

Fed'e ilişkin şahin tahminler karşısında yatırımcıların sabit getirili menkul kıymetlerde daha yüksek getiri talep etmesi, tahvil piyasalarındaki satış baskısını besliyor. Banka, eylül ayında 2023'ten bu yana ilk kez faiz artırımına giderek politika faizini beklentiler doğrultusunda 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4 aralığına yükseltmişti.

Yüzde 5,30'la 2007'den bu yana dün en yüksek seviyeyi gören ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi, bugün yüzde 5,24'te dengelenirken ABD ekonomisinin dirençli seyretmesi ve enflasyonist baskıların sürmesinin Fed'in faiz artırımlarına devam edeceğine dair öngörüleri güçlendirdi.

Artan faiz beklentileriyle Fed'in politikalarına en fazla duyarlı olan ABD'nin 2 yıllık tahvil faizi, bu ay 60 baz puanın üzerinde artış göstererek yüzde 5 seviyesine yaklaştı.

Analistler, tahvil faizlerinin küresel piyasalar açısından önemli bir referans niteliği taşıdığını, hisse senetlerinden şirket borçlanmalarına ve konut kredilerine kadar birçok finansal varlığın fiyatlamasını etkilediğini belirtti.

Tahvil faizlerindeki yükselişte yapay zeka teması öne çıkıyor

İş Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Şant Manukyan, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, tahvil faizlerindeki yükselişe dair pek çok farklı görüş bulunduğunu ve bunlardan birinin, yükselişlerin yapay zekadan kaynaklandığı yönünde olduğunu söyledi.

Yapay zeka temasının reel büyümeyi hızlandıran bir unsur olduğunu ifade eden Manukyan, Atlanta Fed'in ABD için üçüncü çeyrekte yüzde 5 civarında bir reel büyüme öngördüğünü vurguladı.

Dolayısıyla hızlı büyüyen bir ekonomide temel denge faiz seviyesinin yükselmesinin söz konusu olduğunu dile getiren Manukyan, bunun üzerine enflasyon da eklendiğinde nominal olarak yüzde yedilerde büyüyen bir ABD ekonomisinin öne çıktığını söyledi.

Manukyan, şu değerlendirmelerde bulundu:

'Yapay zeka şirketlerinin özellikle uzun vadeli yoğun borçlanmasından kaynaklanan bir portföy değişimi yaşanıyor. Yatırımcılar, portföy yöneticileri daha az ABD tahvili satın alıp daha çok uzun vadeli borçlanan bu şirket tahvillerine geçmeyi tercih ediyorlar. Tahvil piyasasında bunun getirdiği bir baskı var ancak bunun yanında tahvil piyasasındaki satış baskısında enflasyon beklentilerinin enflasyon swaplarının ve 'breakeven'ın (ABD'de 10 yıllık ortalama enflasyon beklentisi) bahsedildiği kadar baskın olmadığını görüyoruz.'

Manukyan, tahvil faizlerindeki yükselişte belli ölçüde enflasyon beklentilerindeki bozulmanın da etkili olduğunu belirtti. ABD'nin borç dinamiklerine yönelik bazı kaygıların yine aktif olduğunu ifade eden Manukyan, şu ifadeleri kullandı:

'Ama bu konuyu sadece ABD 10 yıllık tahvil faizleri özelinde değerlendirmek de doğru olmaz. Mesela Fransa'nın 10 yıllıklarına baktığımızda hem de uzun süre sonra tarihi olarak İtalyan tahvilerinden kalıcı olarak daha yüksek getirmeye başladığını gördük.'


 

Muhabir: Ali Canberk Özbuğutu, Burhan Sansarlıoğlu