AHLAKIN GÜNLÜK YÜZÜ

Bir toplumu ayakta tutan şey sadece kanunlar ve kurallar değil aynı zamanda toplumsal dayanışma ve yardımlaşmadır. Bireysel çıkarlardan öte kamu düzeni ile diğerlerinin yararına hareket etmeyi de içeren bu durum, “prososyal davranış” olarak tanımlanır. Evde ve işte diğerlerine destek olmanız, toplu taşımada ihtiyacı olana yer vermeniz, hatta bir başkasını doğrudan yargılamak yerine anlamaya çalışmanız birer prososyal davranıştır.

Komşunuzun market poşetlerini taşımasına yardım etmek yahut sokaktaki bir kedi ya da köpeği beslemek, yerler kirli olsa dahi elindeki çöpü yere atmamak basit gibi görünse de güvenin, adaletin ve işbirliğinin temelini oluşturan eylemlerdir.

Şu cümleye bir yerlerde denk gelmişsinizdir: “Ahlak, kimse görmüyorken de doğru olanı yapmaktır.” Yani kanun ya da toplum baskısıyla doğru olanı yapmak zorunda hissetmeden her koşulda doğru olanı yapmayı tercih etmektir. Bu nedenle de az önce örneklendirdiğimiz prososyal davranışlar, bireysel ahlakın eyleme yansımış halidir.

Elden ele yayalım

Prososyal davranış, sadece fiziksel eylemlerden ibaret değildir. Empati, duygusal bağ, iyiliğe olan inanç gibi çok kıymetli duyguyu da içinde barındırır. Yanlış yapmamaktan öte doğru olanı yapmak için inisiyatif almak, acımaktan öte acıtmamak; toplumsal huzur için sahip olabileceğiniz prososyal reflekslerdir. Bu da ahlakın günlük hayatınızdaki somut halidir.

Güvenin, yerini temkinli olmaya bıraktığı günümüzde, sergileyeceğiniz küçücük bir iyilik ya da minik bir tebessümünüz diğerleri için büyük anlamlar taşıyabilir. İyiliği sadece büyük sözlerde aramak yerine günlük tabiriyle gereken durumlarda “bir el atmak” bir yerlerden başlamak için iyi bir adım olabilir. Ben ne yapabilirim derseniz de bunları yapın, elden ele de yayın!