İSTANBUL (AA) - ÖMER FARUK MADANOĞLU / MEHMET KARA - Kulak Burun Boğaz (KBB) Hastalıkları ve Yüz Plastik Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Yasin Kulaksız, akran zorbalığı nedeniyle özellikle çocuklarda ve gençlerde estetik ameliyat taleplerinin arttığına dikkati çekerek, sosyal medya filtreleri ve ailelerin yanlış yaklaşımlarının bu süreci tetikleyebildiğini söyledi.
AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Op. Dr. Kulaksız, son dönemde artan estetik ameliyat taleplerinde çocukların ve gençlerin sosyal medya ile akran baskısının etkisiyle daha erken yaşlarda estetik müdahalelere yöneldiğini vurguladı.
Kulaksız, çocukların estetik talepleri değerlendirilirken öncelikle bunun gerçek bir fiziksel soruna dayanıp dayanmadığının, ayrıca sosyal medya trendleri ve akran etkisiyle şekillenip şekillenmediğinin sorgulanması gerektiğini kaydetti.
Maalesef son zamanlarda akran zorbalığı nedeniyle estetik ameliyatlarda bir artış gördüklerini belirten Kulaksız, 'Bunun en büyük sebebi aslında temelde jenerasyonun biraz değişmesi. Çünkü jenerasyon değiştiği için daha eleştirel bakan, her şeyi söylemeye kendinde bir öz güven gören bir neslimiz var.' ifadelerini kullandı.
- 'Barbie gibi burun isteyen çocuklar var'
Kulaksız, özellikle sosyal medyanın ve klavye başındaki iletişim ortamının bu durumu daha da artırdığını dile getirerek, insanların karşısındaki kişiye yüz yüze söyleyemeyeceği sözleri sosyal medya üzerinden daha rahat söyleyebildiğini kaydetti.
Akran zorbalığına maruz kalan çocukların ailelerinin de bu süreçte doğru yaklaşımı göstermesinin önemine işaret eden Kulaksız, ailelerin çoğu zaman çocuklarını zorbalıktan koruyamadığını veya yaşanan durum karşısında doğru desteği veremediğini söyledi.
Kulaksız, estetik ameliyat taleplerinin yaşa ve şikayete göre değiştiğini belirterek, kulakların kepçe olmasıyla ilgili problemlerin genellikle 5-6 yaşlarında, burunla ilgili problemlerin ise daha çok 15-18 yaş aralığında, yani lise döneminde ortaya çıktığını anlattı.
Bazen kendilerine gelen çocukların aslında fiziksel olarak herhangi bir problemlerinin olmadığına dikkati çeken Kulaksız, 'Tamamen duygusal bir depresyon, bir yere ait olma, bir trendi takip etme veya o dönemde popüler olan bir şeyi isteme gibi durumlar olabiliyor. Mesela Barbie gibi bir burun, çok dar, çok kıvrımlı, çok minyon bir burun istiyor. Böyle durumlarda aslında çocuğun ameliyat edilmemesi ve başka yerlere yönlendirilmesi gerekiyor.' dedi.
Çocuğun veya gencin gerçekten fiziksel problemi bulunması, talebinin gerçekçi olması ve doğal bir görünüm istemesi halinde ameliyatın değerlendirilebileceğini belirten Kulaksız, özellikle kişinin daha iyi nefes almak ve doğal görünen bir buruna sahip olmak istediği durumlarda, ebeveynlerin de onayıyla cerrahi müdahalenin gündeme gelebileceğini kaydetti.
- 'Akran zorbalığı cerrahi müdahaleyle ortadan kaldırılamaz'
Kulaksız, sosyal medyada akran zorbalığının estetik ameliyatla çözülmeye çalışılmasının yeni sorunlar doğurabileceğine dikkati çekerek, 6 Şubat 2023'teki asrın felaketinde hayatını kaybeden sosyal medya ünlüsü Taha Duymaz'ın yaşadığı süreci örnek gösterdi.
Duymaz'ın burnu nedeniyle zorbalığa maruz kaldığını ve bunun üzerine burun ameliyatı olduğunu anlatan Kulaksız, daha sonra kulaklarının hedef haline geldiğini ve kulak ameliyatı geçirdiğini, sonrasında ise depresyon ve başka sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirtti.
Op. Dr. Kulaksız, bu örneğin akran zorbalığının cerrahi müdahaleyle tamamen ortadan kaldırılamayacağını gösterdiğini vurguladı.
- 'Sosyal medya çocukların algılarını bozuyor'
Sosyal medya filtrelerinin de çocukların ve gençlerin kendi görünümleriyle ilgili algılarını bozduğunu ifade eden Kulaksız, filtrelerde cildin son derece pürüzsüz, burunların ise çok küçük, kıvrımlı ve kusursuz gösterildiğini söyledi.
Bu görüntülerin cerrahi olarak elde edilmesinin çoğu zaman mümkün olmadığını veya çok zor olduğunu dile getiren Kulaksız, sosyal medyada kullanılan filtrelerin gerçek dışı bir güzellik algısı oluşturduğunu ve gençlerin gerçek hayattaki görünümlerinden memnun olmamalarına yol açabildiğini kaydetti.
Kulaksız, sosyal medyada paylaşılan fotoğraf ve videoların önemli bir bölümünün filtrelerden, fotoğraf düzenlemelerinden ve farklı uygulamalardan geçirildiğini belirterek, buranın aynı zamanda bir pazarlama ve propaganda aracı olarak da kullanıldığını ifade etti.
Bu nedenle çocukların sosyal medyada gördükleri görüntülerle kendi fiziksel görünümlerini karşılaştırmasının sağlıklı olmadığını vurgulayan Kulaksız, gerçek hayattaki insan görünümünün sosyal medya filtrelerindeki görüntülerden farklı olduğunu anlattı.
- Ailelerin yaklaşımı belirleyici
Kulaksız, çocukların estetik ameliyat taleplerinde ailelerin yaklaşımının da önemli olduğunu belirterek, ailelerin iki farklı hatalı tutum sergileyebildiğini söyledi.
Bazı ailelerin kendi gençliklerinde gerçekleştiremedikleri istekleri çocukları üzerinden gerçekleştirmeye çalıştığını ifade eden Kulaksız, bu ailelerin çocuklarının estetik taleplerini sorgulamadan destekleyebildiğini kaydetti.
Kulaksız, bazı ebeveynlerin ise bunun tam tersine çocuklarının bütün şikayetlerini 'Bu geçici bir dönem, büyüyünce geçer.' şeklinde değerlendirdiğini ve onları hiçbir şekilde dinlemediğine dikkati çekti. Bu yaklaşımın da çocukların 18 yaşına geldikten sonra ailelerinden bağımsız şekilde estetik ameliyat yaptırmasına neden olabildiğini vurgulayan Kulaksız, böylece ailenin çocuğun yaşadığı süreçten tamamen dışarıda kalabildiğini söyledi.
Doğru yaklaşımın çocuğun şikayetini objektif şekilde değerlendirmek olduğunu anlatan Kulaksız, fiziksel bir problem bulunup bulunmadığının uzman hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Kulaksız, gerektiğinde psikolog desteğine de başvurulması gerektiğini belirterek, çocuğun gerçekçi ve doğal bir talebi varsa ailesinin de yanında olması gerektiğini ifade etti.
Ailelerin çocuklarının her istediğini koşulsuz şekilde kabul etmemesi ancak yaşadıkları problemi de küçümsememesi gerektiğini vurgulayan Kulaksız, bu süreçte sorumluluğun paylaşılması ve çocuğun yanında olunmasının önemine işaret etti.
Op. Dr. Kulaksız, çocukların estetik ameliyat taleplerinin yalnızca fiziksel görünüm üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, akran zorbalığı, sosyal medya, psikolojik durum ve aile tutumunun birlikte ele alınmasının daha doğru olacağını sözlerine ekledi.