77. Uluslararası Uzay Kongresi, 5-9 Ekim 2026 tarihleri arasında Antalya'da gerçekleştirilmektedir.
Dünyanın en prestijli ve en kapsamlı uzay etkinliği olarak kabul edilen bu organizasyon, tarihte ilk kez Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenmektedir.
Kongre hakkında öne çıkan önemli detaylar şunlardır:
Etkinlik, Antalya Belek'te bulunan NEST Kongre Merkezi'nde düzenlenmektedir.
Uluslararası Astronotik Federasyonu (IAF) tarafından organize edilen kongre, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye Uzay Ajansı (TUA) ve SAHA İstanbul'un eş ev sahipliğinde yürütülmektedir.
Kongreye 108'den fazla ülkeden binlerce bilim insanı, mühendis, astronot, firma temsilcisi ve bürokrat katılmaktadır. Etkinlik boyunca 40'tan fazla astronotun ağırlanması beklenmektedir.
Kongre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımı ve uzay teknolojilerinin önemini vurgulayan açılış konuşmasıyla başlamıştır.
Türkiye, kongreye sunduğu 753 akademik ve teknik bildiriyle en fazla bilimsel katkı sağlayan ülke olarak öne çıkmıştır.
Kongre alanında ASELSAN'ın Astralink, Türksat 6A/7A, Göktürk-3 gibi projelerinin yanı sıra ROKETSAN ve TUSAŞ gibi kurumların en yeni uydu, savunma ve uzay teknolojileri sergilenmektedir.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'nin 2027 yılındaki Ay misyonunda yüzde 87 yerli hibrit itki teknolojisi kullanma hedefini burada yinelemiştir.
Bu yıl ilk kez kurulan bu özel alanda yeni nesil uzay teknolojileri, simülasyonlar ve interaktif deneyimler ziyaretçilerle buluşmaktadır.
Kongre, toplumun her kesimini uzay bilimleriyle buluşturmak amacıyla 9 Ekim Cuma 2026 tarihinde gerçekleştirilecek "Halk Günü" etkinlikleriyle sona erecektir.
Halk günü kapsamında paneller düzenlenecek ve dileyen vatandaşlar ücretsiz kayıt yaptırarak fuar alanını ziyaret edebilecektir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 77. Uluslararası Uzay Kongresi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Tarihten ilham alarak bugüne ve yarına nasıl yön verebileceğimizi, nasıl mührümüzü vurabileceğimizi, geleceğin dünyasında hak ettiğimiz yeri nasıl alabileceğimizi planlamanın çabasında olduk.
Hedeflerimizi belirledik, kurumlarımızı güçlendirdik, insan kaynağımıza yatırım yaptık, sanayimizi harekete geçirdik, üniversitelerimizi ve araştırma altyapımızı destekledik. Türkiye'nin uzay yarışında geri kalmasına asla müsaade etmedik” demiştir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Akdeniz'in incisi Antalya'da böylesine kapsamlı bir organizasyonda katılımcıları misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu söylemiştir.
77. Uluslararası Uzay Kongresi vesilesiyle dünyanın 111 ülkesinden Türkiye'yi teşrif edenlere "hoş geldiniz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'nin ilk kez ev sahipliği yaptığı bu büyük buluşmanın ülkelerimiz, halklarımız ve insanlığın ortak geleceği açısından hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Kongrenin düzenlenmesine destek olan, bu önemli uluslararası etkinliğin icrasında emeği geçen tüm kurumlarımızı canı gönülden tebrik ediyorum.
'Dünyanın daha fazla uzaya ihtiyacı var' temasıyla tertiplenen kongre kapsamındaki etkinliklerin yeni iş birliklerine kapı aralamasını diliyorum" demiştir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etmiştir. "Haberleşmeden güvenliğe, ekonomiden ulaşıma, tarımdan afet yönetimine, insanlığın her alanda kat ettiği mesafenin temelinde bilim ve teknoloji vardır.
Bilim ve teknolojideki ilerlemenin doğrudan yansıdığı en kritik alan ise şüphesiz uzaydır. Dolayısıyla bugün uzayda daha fazla yer edinmek, aslında yeryüzünde insanlığın hayatını daha güvenli, daha müreffeh ve daha sürdürülebilir hâle getirmek anlamına geliyor. Kongre münasebetiyle yapılacak toplantı, görüşme, sunum ve istişarelerin bu minvalde ufkumuzu aydınlatan tartışmalara vesile olacağına inanıyor, değerli fikirleriyle kongreye katkı sunacak herkese teşekkür ediyorum."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bilim tarihine şöyle bir baktığımızda 6. yüzyılda yaşamış Göktürkler döneminde özellikle astronomik gözlemlerle ve takvim bilgisine ilişkin önemli izlerle karşılaşıyoruz. Esasında tek başına 'Göktürk' ifadesi dahi milletimizin gökyüzü ile kurduğu güçlü bağın mahiyetini göstermesi açısından yeterlidir" diye konuşmuşti.
Kökleri 15 asır öncesine uzanan bu ilginin Türk milletinin İslam'la müşerref olması akabinde daha kurumsal bir hâl aldığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetmişti:
"Bağdat'tan Şam'a, Semerkant'tan Buhara'ya, Meraga'dan Kurtuba'ya, Kahire'den İstanbul'a uzanan geniş medeniyet havzamızdaki pek çok âlim gök bilimlerine eşsiz katkılar yapmıştır. İlim ve bilim insanlarımız devrin karanlığında yol ve yön arayan insanlığı aydınlatmak üzere yeni kandiller yakmıştır.
Düşünürlerimiz, bilginlerimiz o dönemlerde ilmi heyet olarak adlandırılan astronomiye çok önemli eserler kazandırmıştır. Mesela ayın evrelerini hesaplayıp haritasını ilk çıkaran Ali Kuşçu'dan, 16. yüzyılda alemin merkezinin yerin merkezi olduğunu söyleyen Seydi Ali Reis'e kadar bu alanda çığır açan nice isim bu topraklarda yaşamış, yetişmiş, talebe yetiştirmiş, bugün bile hayran kaldığımız ilmi keşiflere imza atmıştır."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, trigonometri ilminin babası, ekliptik ile ekvator arasındaki mesafeyi ilk kez gerçeğe en yakın hesaplayan Takiyüddin'in, 16. yüzyılda İstanbulda rasathane kurarak bu geleneği daha da ileri taşıdığını söylemiştir.
Bir şeyi memnuniyetle ifade etmek istediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Türkiye'nin, kendi uydusunu tasarlayan, geliştiren, üreten, test eden ve uzayda işleten nadir ülkelerden biri olduğunu vurgulamıştır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İMECE ile yüksek çözünürlüklü yer gözlem alanında önemli bir kabiliyet kazandıklarını kaydederek, "GÖKTÜRK uydularımızla ülkemizin uzaydan yer gözlem ve keşif kapasitesini artırdık. TÜRKSAT 5A ve TÜRKSAT 5B'yi başarıyla uzaya gönderdik. 2024 yılında ilk yerli ve millî haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A'yı uzaya fırlattık ve hizmete aldık. TÜRKSAT 6A, Türkiye'nin mühendislik kabiliyetini, sanayi altyapısını, insan kaynağını ve uzay teknolojilerindeki öz güvenini de teyit etmiştir" ifadelerini kullanmıştır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürmüştü:
"Uzay araştırmaları ve insanlı uzay faaliyetleri de Millî Uzay Programımızın önemli unsurları arasında yer alıyor.
2024 yılında Alper Gezeravcı'yı Uluslararası Uzay İstasyonu'na göndererek Cumhuriyetimizin ilk insanlı uzay misyonunu gerçekleştirdik.
Ardından Tuva Cihangir Atasever'in yörünge altı araştırma uçuşuyla mikro yerçekimi araştırmalarında yeni bir tecrübe kazandık.
Bunlar ülkemiz için son derece anlamlı ama yeterli olmayan adımlardı.
Biz daha büyük hedeflerin peşinden koşuyoruz. Elde ettiğimiz bu tecrübeyi çok daha yukarılara taşımanın gayreti içindeyiz. İnşallah Türkiye, insanlı uzay çalışmalarında daha nice görevi başarıyla gerçekleştirecek, nice bilim insanını, mühendisini ve astronotunu uzaya gönderecektir."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2021 yılında açıklanan Millî Uzay Programı'nın en heyecan verici hedeflerinden birinin de Ay olduğunu aktarmıştır.
Bundan 5 yıl önce programı açıklarken Ay'a gitme hedefi koyduklarını, bunu da milletle paylaştıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetmişti:
"Ufku dar, vizyonu sığ, muhayyilesi kıt kimi çevrelerin küçümseyici eleştirilerine muhatap olan iddiamızı hayalden çıkarıp attığımız adımlarla bugün somut bir programa dönüştürdük.
Ay Araştırma Programımız kapsamında geliştirdiğimiz Ay Uzay Aracının üretim, montaj ve entegrasyon faaliyetlerini tamamladık. Şimdi sistem seviyesi çevresel testlerimizi gerçekleştiriyoruz.
Yaklaşık 3,5 ton ağırlığındaki Ay Uzay Aracımızın yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranına sahip olması, bizim için ayrıca büyük bir gurur kaynağıdır.
Daha da önemlisi İMECE ve TÜRKSAT 6A gibi projelerde kazandığımız mühendislik tecrübesini Ay görevimize aktarıyoruz. Yani her seferinde sıfırdan başlamıyor, bir önceki görevde kazandığımız bilgi ve tecrübeyi bir sonraki hedefimize taşıyoruz."
Dünyanın dört bir yanından uzman isimleri bir araya getiren kongreyi ortak geleceği birlikte şekillendirmek açısından son derece kıymetli bulduğunu, uzayın geleceğinin aynı zamanda devletlerin, parlamentoların ve uluslararası kuruluşların ortaya koyacağı ortak iradeyle şekilleneceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu minvalde "Uzayda Barış İçin Antalya Deklarasyonu"nu imzalayan tüm katılımcılara teşekkür etmiştir.
"Türkiye'yi küresel uzay ekosisteminin güçlü ve saygın aktörlerinden biri hâline getirene kadar hedefimizden sapmayacağız" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yolu tek başına değil, aynı ideallere inanan dostlarla yürümek istediklerini kaydetmiştir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 77. Uluslararası Uzay Kongresi'nin bu ortak zemini büyütmek için çok anlamlı bir fırsat olduğuna inandığını dile getirerek, "Bu düşüncelerle kongremizin ülkelerimizle birlikte tüm insanlık için hayırlı sonuçlara vesile olmasını diliyorum" ifadesini kullanmıştır.
Türkiye'ye gelen katılımcıları bir kez daha selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kongrenin gerçekleşmesinde emeği geçen kurumları tebrik etmiştir.
77. Uluslararası Uzay Kongresi, 5-9 Ekim 2026 tarihleri arasında Antalyada gerçekleştirilmektedir.
Dünyanın en prestijli ve en kapsamlı uzay etkinliği olarak kabul edilen bu organizasyon, tarihte ilk kez Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenmektedir.
Ülkemize ve milletimize hayırlı uğurlu olması dileklerimle...
Hoşça kalınız.