Atom nedir?

KUR’AN-I KERİMDE ATOM KAVRAMI VE ATOMUN İSLAMİ AÇIDAN ÖNEMİ…

Atom, evrendeki tüm maddelerin kimyasal ve fiziksel niteliklerini taşıyan, merkezinde bir çekirdek ve etrafında dönen elektronlardan oluşan en küçük yapı taşıdır.

İslam inancı ve bilim tarihi açısından atom, hem Yaratıcının varlığına işaret eden teolojik bir delil hem de klasik İslam düşüncesinin şekillenmesinde rol oynamış merkezi bir kavramdır.

Atom gözle görülemeyecek kadar küçük olmasına rağmen kendi içinde muazzam ve kusursuz bir sisteme sahiptir. Temel olarak üç ana parçacıktan oluşur:

Proton: Çekirdekte yer alan pozitif (+) yüklü parçacıktır.

Nötron: Çekirdekte yer alan yüksüz (nötr) parçacıktır.

Elektron: Çekirdeğin etrafındaki yörüngelerde çok yüksek hızlarla dönen negatif (-) yüklü parçacıktır.

Modern bilim, geçmişte "bölünemez" sanılan atomun ve çekirdeğinin de parçalanabileceğini daha alt parçacıklardan oluştuğunu kanıtlamıştır.

Atomun İslami Açıdan Önemi

İslam dininde ve İslam felsefesinde atom kavramı, hem Kur'an-ı Kerim ayetlerinde hem de Kelâm ilminin kozmolojik teorilerinde çok önemli bir yere sahiptir.

Bu önem şu başlıklar altında özetlenebilir:

1. Kur'an'da "Zerre" Kavramı ve Atom Altı Parçacıklar

Kur'an-ı Kerim'de atom kavramı, o dönemin dilinde bilinen en küçük madde miktarını ifade eden "zerre" kelimesiyle karşılık bulur. Ayetlerde sadece zerreden değil, onun da altındaki parçacıklardan açıkça bahsedilmesi modern bilimle muazzam bir uyum sergiler:

• Yunus Suresi 61. Ayet: "...Yerde ve gökte zerre ağırlığınca bir şey bile Rabbinden gizli kalmaz. Ne bundan daha küçüğü ne de daha büyüğü yoktur ki, apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) kayıtlı olmasın." (Bu ayette geçen "bundan daha küçüğü" ifadesi, bilimsel olarak atom altı parçacıklara (proton, nötron, kuark vb.) doğrudan işaret olarak kabul edilir).

• Seba Suresi 3. Ayet: Benzer şekilde göklerde ve yerde zerre miktarı ve ondan daha küçük hiçbir şeyin Allah'ın ilminden kaçamayacağı vurgulanır.

• Zilzal Suresi 7 ve 8. Ayetler: "Kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse onun mükâfatını görür. Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse onun cezasını görür." Bu ayet, ilahi adaletin hassasiyetini anlatırken mikro alemin en küçük birimini ölçü birimi yapar.

2. Kelâm İlminde Kelâm Atomculuğu:

9. yüzyıldan itibaren Eş'arî ve Mu'tezile gibi İslam kelâmcıları, evrenin yaratılışını ve Allah'ın varlığını rasyonel olarak açıklamak için bir "Kelâm Atomculuğu" teorisi geliştirmişlerdir.

• Antik Yunan'daki materyalist atomculardan (Demokritos vb.) farklı olarak Müslüman alimler, atomların ezeli ve ebedi olmadığını savunmuşlardır.

• İslam kelâmına göre atomlar, Allah tarafından yoktan yaratılmıştır (hudûs delili) ve her an Allah'ın müdahalesiyle varlıkta tutulmaktadır. Evrendeki zaman, mekân ve hareketin tamamı bu bölünemeyen en küçük parçacıkların (cevher) ve onların özelliklerinin (araz) bir araya gelmesiyle oluşur.

3. İlahi Sanat ve Sınırsız Kudretin Delili

Atom, İslami teolojide Allah'ın "El-Halîk" (Yaratıcı) ve "El-Alîm" (Her şeyi bilen) sıfatlarının en büyük tecellilerinden biri olarak görülür.

Muazzam büyüklükteki galaksiler ve güneş sistemleri hangi fizik kurallarıyla ve hassas dengelerle dönüyorsa, gözle görülmeyen küçücük bir atomun içindeki elektronlar da benzer bir yörünge tasarımıyla dönmektedir.

Bu mikro tasarım, tesadüfü imkânsız kılarak kainattaki tevhid (birlik) inancını pekiştirir.

4. İslam Bilim Tarihindeki Öncüler

İslam dünyasında kimyanın babası sayılan Câbir bin Hayyan (721–815), asırlar öncesinden atomun parçalanabileceğini şu sözlerle öngörmüştür: "Maddenin en küçük parçası olan atomda yoğun bir enerji vardır. Yunan bilginlerinin iddia ettiği gibi bunun parçalanamayacağı söylenemez. O da parçalanabilir. Parçalanınca da öyle bir güç meydana gelir ki, Bağdat gibi bir şehri altüst edebilir." Bu yaklaşım, Müslüman bilim insanlarının atoma bakış açısının ne kadar ileri düzeyde olduğunu göstermektedir.

Evet… Atom, kimyasal elementlerin tüm özelliklerini taşıyan, maddenin en küçük parçasıdır.

Merkezinde proton ve nötronlardan oluşan bir çekirdek, etrafında ise hızla dönen elektronlar bulunur.

Yukarda açıklamaya çalıştığım şekliyle İslam inancında ve Kur'an-ı Kerim'de atom kavramı, Allah'ın sonsuz ilmini, adaletini ve yaratış sanatını gösteren çok önemli bir delildir.

Kur’an-i Kerimde bir zerre kavramı vardır. Kur'an'da geçen "Zerre" kelimesi, tefsir alimleri tarafından günümüzde "atom" veya "en küçük parçacık" olarak anlamlandırılır.

Kur’an-ı Kerimde Mutlak Adalet kavramı vardır: Zilzal Suresi 7 ve 8. ayetlerde, kim bir "zerre" (atom) ağırlığınca hayır veya şer işlerse, ahirette onun karşılığını göreceği bildirilir.

Eksiksiz İlim ile Yunus Suresi 61. ayette, yerde ve gökte bir zerre (atom) ağırlığınca hiçbir şeyin Allah'tan gizli kalamayacağı açıkça belirtilir.

Tevhid Delilinde ise: Atomun içindeki muazzam nizam (elektronların çekirdek etrafındaki dönüşü), evrendeki galaksilerin dönüşüyle aynı ilahi kanuna tabidir; bu da yaratıcının tek olduğunu gösterir.

Kur’an-ı Kerim Allah sözüdür. Kâinat ise Allah´ın eseridir.

Kuran-ı Kerim yüce Peygamberin yaşayan en büyük mucizesidir.

Allah´ın sözü ile eseri arasında ihtilaf düşünülemez.

Atomun yapısından kâinatın işleyişine kadar bütün varlık âlemi hakkında Kuran-ı Kerimde işaretler vardır.

Kuran-ı Kerim; Üslubu, söyleyişi, özlü ifadeleri ile bütün çağların ve zamanların kitabıdır.

Aynı anda hem âlime hem cahile hem amire hem da memura hitap eder.

Kur’an-ı Kerim; kendisine inanmayanlara meydan okumaya devam ediyor.

Bir tek harf ve kelime ondan çıkarılamaz.

Çünkü yerine konacak harf ve kelime bulunamaz.

Kâinatın sırlarını anlamak için Kur’an-ı Kerim: düşünmeyi ve aklı çalıştırmayı ister.

Kuran-ı Kerimin hedefi; İnsanı imana, ibadete, ahlak güzelliğine, doğruluğa, adalet ve meşru kazanca çağırmak olduğu gibi onda bütün tabiat kanunlarının sırlan da gizlidir.

İlmi yönden son yıllarda keşfedilen bütün konularda işaretler vardır.

Kuran-ı Kerim;

Kâinatın yaratılışını Enbiya suresinin 3O´uncu ayetinde…

Dünyanın dönüşünü Yasin suresinin 40´ıncı ayetinde…

Dünyanın yuvarlak olduğunu Rahman suresinin 33´üncü ayetinde…

Çekim kanununu Râd suresinin 2´inci ayetinde…

Kâinatın genişlediğini Zariyât suresinin 47´inci ayetinde…

Yukarıya doğru çıktıkça oksijenin azaldığını En´am suresinin 125´inci ayetinde…

Atmosferin fonksiyonunu Enbiya suresinin 32´inci ayetinde…

Rüzgârın aşılayıcı olduğunu Hicr suresinin 32´inci ayetinde…

Atomun varlığını Yunus suresinin 61´inci ayetinde…

Her şeyin çift yaratıldığını Zariyât suresinin 49´uncu ayetinde haber veriyor.

Yine Kuran-ı Kerimde; uzayın fethinden, kutuplardan, elektrikten, kömürden, radyo, telgraf, telefondan, nakil vasıtalarından bahseden ayetler vardır.

Kur’an-ı Kerimde atom ile ilgili ayet vardır.

Kur’an-ı Kerimde bahsedilen atom nedir?

‘‘…Atom veya zerre, bilinen evrendeki tüm maddenin kimyasal ve fiziksel niteliklerini taşıyan en küçük yapı taşıdır.

Atom Yunancada bölünemez anlamına gelen atomustan türemiştir.

Atomus sözcüğünü ortaya atan ilk kişi MÖ 440'lı yıllarda yaşamış Demokritos'tur.

Gözle görülmesi imkânsız, çok küçük bir parçacıktır ve sadece taramalı tünel mikroskobu (atomik kuvvet mikroskobu) vb. ile incelenebilir.

Bir atomda, çekirdeği saran negatif yüklü bir elektron bulutu vardır.

Çekirdek ise pozitif yüklü protonlar ve yüksüz nötronlardan oluşur.

Atomdaki proton sayısı elektron sayısına eşit olduğunda atom elektriksel olarak yüksüzdür.

Elektron ve proton sayıları eşit değilse bu parçacık iyon olarak adlandırılır.

İyonlar oldukça kararsız yapılardır ve yüksek enerjilerinden kurtulmak için ortamdaki başka iyon ve atomlarla etkileşime girerler.

Bir atom, sahip olduğu proton ve nötron sayısına göre sınıflandırılır: atomdaki proton sayısı kimyasal elementi tanımlarken, nötron sayısı da bu elementin izotopunu tanımlar.

Her elementin radyoaktif bozunma veren en az bir izotopu vardır.

Elektronlar belirli enerji seviyelerinde bulunur ve foton salınımı veya emilimi yaparak farklı seviyeler arasında geçişlerde bulunabilirler.

Elektron, elementin kimyasal özelliklerini belirlemesinin yanı sıra atomun manyetik özellikleri üzerinde de oldukça etkilidir.’’

Görüleceği üzere Kur’an-ı Kerimde Atomun varlığına işaret edilmiştir.

Yunus Suresinin 61.'İnci ayetine: "Ne yerde ne de gökte zerre kadar hata ondan daha küçük veya daha büyük bir şev Rabbiniz-den gizli kalmaz. Hepsi Kuranda yazılıdır" buyrulmaktadır.

Bu Ayet-i Kerimde "zerreden daha küçük'' sözünün atomun parçalanmasının mümkün olduğu şeklinde anlaşılabileceği Rühu'd-Dini'l İslami isimli eserin yazarı Tabbara tarafından ifade edilmektedir.

Ayetteki, "ne de Gökte" ifadesindeki yerdeki atomun Özelliklerinin Güneş ve Yıldızlarda da aynen mevcut olduğunu açıklamaktadır.

— Zilzal suresinin 7-8'inci Nisa Suresinin 40 ncı Sebe suresinin 3 ve 22 Nci ayetlerinde de atomun varlığına işaretler vardır

Atom bir elementin, onun özelliklerini taşıyıp kimyasal reaksiyonlarda değişmeyen, en küçük parçacığıdır

Atom fikri İslamiyet’in ortaya çıktığı dönemlerden çok gerilere gitmektedir.

Atom fikrini ortaya koyan ve varlıkların atomlardan meydana geldiğini ilk defa İslam’ın gelmesinden çok önceleri ortaya atan kişi yunan filozofu Demokritos'dur.

İslam bilginlerinden Ebu Bekir er-Razi, el-Kindİ, İbn-i Sina yunan filozofunun ortaya koyduğu fikirleri geliştiren kimselerdir.

İngiliz Kimyacı john Dalton Un da ciddi şekilde atom araştırmalara yaptığı bilinmektedir.

İslam bilginlerinden el-Kindi, er-Razi, İbni Sina'dan başka Atom nazariyesi ile İlgili bilgiler veren pek çok ilim adamı vardır.

Hoşça kalınız.