BANA ESKİ GÜNLERİM LAZIM BİR DE ŞİMDİKİ AKLIM

Nasıl bir cümledir ki, insanın yüreğine dokunuyor. Geride bıraktığımız yıllarda yaptığımız iyi ya da kötü her şey, bugünkü hayatımızın temelini attı. Baktığımızda, tüm yaşadıklarımız aslında bize birer tecrübe oldu. Ama insanız işte… Hep keşkelerle yaşıyor, bazen geçmişe takılı kalıyoruz.

Düşünsenize, elinizde sihirli bir değnek olsa ve sizi o anlara tekrar tekrar götürse… Ne kadar düzeltmeye çalışsak da yine eksik kalacak, yine “şöyle olsaydı” diyeceğimiz çok şey olacaktır. Çünkü hayat, her zaman kusursuzluk arayışıyla geçiyor. Her şeyin mükemmel olmasını istiyoruz; yaşadıklarımızın, söylediklerimizin, hatta hissettiklerimizin bile…

O zamanlar neyi bilmediğimi bilmiyordum… Bazen bir sokaktan geçerken, eski bir şarkı duyduğumda ya da çocukluk fotoğraflarıma gözüm iliştiğinde aklımdan aynı cümle geçiyor: “Şimdiki aklım o zaman olsaydı…” Elbette hayatın doğası bu; insan bazı şeyleri yaşayarak öğreniyor. Ama yine de, zaman zaman geriye dönüp kendime nasihat verme fikri cazip geliyor. Bugünkü ben, o zamanki beni nasıl yönlendirirdi? Hangi yanlışları yaptırmaz, hangi fırsatları kaçırmazdım?

Oysa şunu unutmamalıyız: Bugünkü biz, geçmişte düşündüğümüz, söylediğimiz ve yaptığımız şeylerin bir toplamı. Ne eksik, ne fazla… Belki zamanında bazı kararları alırken pişmanlık yaşayacağımızı düşünmedik. Belki de hiç düşünmeden yaşadık. Ama hayat tam da böyle bir şey: Düşe kalka, öğrenerek, bazen yanılarak ilerliyoruz.

Evet, geçmişi kontrol etmek mümkün değil. Ve evet, her anı planlayarak yaşamak da oldukça zor ve stresli bir hayat demek. Ama bugün elimizde olan en değerli şey, o geçmişten süzülen deneyim ve bugünkü aklımız. İşte bu yüzden, keşke dememek mümkün olmasa da, o “keşke”leri daha anlamlı kılmak mümkün.

Belki geçmişi değiştiremeyiz ama bugünü daha bilinçli yaşayabiliriz. Şimdiki aklımızla, eski hatalarımıza değil, onlardan öğrendiklerimize odaklanabiliriz. Çünkü hayat, sadece geriye dönüp pişman olmakla değil, ileriye bakıp daha iyisini yapmakla da anlam kazanıyor. Bu yüzden şimdi, eski günlerin saflığını içimizde taşıyıp, bugünün farkındalığıyla daha huzurlu bir yol çizebiliriz kendimize. Keşkeler azalmaz belki, ama “iyi ki”ler çoğalır.