☰
✕

BATI’NIN KARA LEKESİ; İNSANAT BAHÇELERİ

Batı dünyasında yani Fransa, Belçika, Hollanda, İspanya, Macaristan, Almanya, İsveç, İtalya ve ABD’de 20.Yüzyıl’ın ortalarına kadar siyah ve sarı derililer, çekik gözlüler, basık burunlular yani “medenileşmedikleri” iddia edilen insanlar, dikenli tellerle çevrili alanlarda, hayvanlar yerine beyaz renkli olmayan insanları sergilediler ve buralara “Hayvanat Bahçesi” benzeri bir sistem kurdular. Bunun adına da “İnsanat Bahçesi” adını verip sömürgeleri olan yerlerin insanlarını sergilediler. Parayla girilen bu “İnsanat Bahçeleri’nin” amacı, farklı etnik grupları tanıtmak, ortaklıkları bulmak ve halkların kardeşliğine hizmet etmek değildi tabi ki. Öyle olsa, dikenli tellerin üzerine “beslemeyin, biraz önce beslendiler” veya “kızdırmayın saldırabilirler” yazılmazdı. 1800'lerin sonu ve 1900'lerin ortalarına kadar Avrupa'da ve Amerika'da dünyanın dört bir yanından getirilen yerliler “İnsanat Bahçesi” adı verilen bu yerlerde kafeslere konulup “hayvan” gibi sergileniyordu
Amerika'da değişik hayvan türlerinin yanı sıra albino, cüce ve kambur insanlar da yer alıyordu. Kolomb bile, Amerikan yerlilerini sergilemek amacıyla, İspanya’ya getirmişti Rönesans boyunca, Vatikan’da ünlü Medici ailesinin öncülüğünde kurulmuş olan hayvanat bahçesinde hayvanların yanı sıra Tatar, Kızılderili, Türk ve Afrikalı gibi farklı etnik gruplara mensup insanlar da sergileniyordu.
Profesyonel İnsanat Bahçeleri’nde sergilenmek için Afrika’dan, Orta Asya’dan, Filipinler’den, Avustralya ve Yeni Zelanda’dan çoluk çocuk gemilerle getiriliyorlardı. Kafeslerde hep bir arada, onursuzlaştırılarak barındırılmaktaydılar. Giysi, medeni insanlara özgü olduğundan çırılçıplaktılar. Sadece sergilenmekle kalmıyorlar, üzerlerinde araştırmalar ve deneyler de yapılıyordu. Dönemin antropologları onları, “Vahşi insanlar, ilkeller, insana benziyorlar ama insan değiller, duygusuz ve saldırganlar. İnsanoğluna en yakın varlık olabilirler” diye tarif ediyordu.
Almanya’da bu işin başını Hamburg’daki Hagenbeck Hayvanat Bahçesi çekmekteydi. Bahçe sahibi Carl Hagenbeck, imparatorluk döneminde her yıl değişik ülkelerden getirdiği insanlarla yaptığı sergisinden övgüyle söz ederdi. Örneğin 1874 yılında Laponya getirip sergilediği Eskimoları şöyle anlatmaktaydı: “Bunlara insan denebilir mi?’ karar veremiyorum. Renkleri kirli sarı, alınları çıkık, saçları kara ve burunları basık. Davranışları ise çok farklı.” Sami ırkından olan bu insanların çok ucuza geldiğini de şu sözlerden anlıyoruz; “Norveçli bir tüccardan ren geyiği almak istedim. Ren geyiklerinin yanında bu insanları da verdi.”
İnsanat Bahçeleri 19. yüzyıl Fransa’sına da yayıldı. 1870-1871 yılları arasında, Prusya Krallığı’nın ordusu tarafından Paris şehri kuşatıldı. Paris’in halkı hayvanat bahçelerinde sergilenen hayvanları avladı. Ancak Paris Belediye başkanı, onların yerine başka hayvanları getirmek yerine, Paris’i özellikle Eyfel Kulesi’nin yakınına yayılan “İnsanat Bahçeleriyle” doldurdu. Aynı zamanda, “İnsanat Bahçeleri” Belçika’nın en büyük şehirlerinde de ortaya çıktı. 19.yüzyılın sonlarında, Belçika sömürge yetkilileri yüzlerce Kongolu’yu halka sunmak amacıyla ülkelerinden zorla aldı.
1897 yazında, Belçika Kralı II. Leopold, Başkent Brüksel’in doğusunda bir “İnsanat Bahçesi” kurulmasını emretti ve yaklaşık 260 Kongolu bu bahçeye taşındı. Birçok kaynağa göre, en az 1,3 milyon Belçikalı Kongoluları görmek için Brüksel'in doğusundaki “İnsanat Bahçesi’ni” ziyaret etti. Avrupa’da insan hayvanat bahçeleri Afrikalılar’la doluyken, Amerika’daki “İnsanat Bahçeleri” Filipinliler’le doluydu. 1898’daki Amerikan-İspanyol savaşının döneminde, ABD’nin Filipinliler üzerindeki hakimiyetin nedeniyle Amerikalılar, en büyük eyaletlerine büyük sayıda Filipinli’yi transfer etti. ABD ve Batı Avrupa ülkelerine ek olarak, “İnsanat Bahçeleri” İskandinav ülkelerinde de ortaya çıktı. 1914 yılında Norveç’te Oslo şehrinde bir “İnsanat Bahçesi” kuruldu. Bu bahçe Senegal'den getirilen en az 80 Afrikalı erkek içeriyordu ve aynı zamanda gösteriler muazzam bir halk katılımı sağlanıyordu.
1889’da Fransız başkenti Paris’te düzenlenen uluslararası fuarında, “İnsanat Bahçesi’de” bulundu ve en az 18 milyon kişinin katıldığı bu küresel sergide 400 Afrikalı erkek sadece özgün kıyafetiyle, bazılar da çıplak olarak sergilendi.
“İnsanat Bahçeleri” dünya tarihinde en ırkçı ve aşağılayıcı olaylarından biri olarak kayıtlara geçti. Ancak tarihte buna benzer birçok ırkçı ve ayrımcı olay oldu ve hala da devam etmekte. 1900’lerin ortalarına doğru, bazı insanlar “İnsanat Bahçeleri’ne” öfke duymaya başladı. “Batı’nın kara lekesi “İnsanat Bahçeleri” en son olarak Belçika’da olanlar 1958 yılında kapanmıştır.