Bayram kültürü değişti

Çocukluğumuzun bayramlarına özlem duyduğumuzdan mıdır nedir, bayram denince aklımıza hep o güzel günler gelir. Eh, hal böyle olunca bu özlem yazılarımızı da ister istemez yansıyor.

O halde eski bayramlardan az da olsa bahsedelim.


Bayramlarda eskiden bıçak, reklamları olurdu, üst baş, şeker, giyim, kuşam vs .Şimdi?
Turizm firmaları ipotek koydu sayfalara.

Üç gün beş gece, tam pansiyon, her şey dahil, açık büfe...
Yunan adaları, Bodrum, Antalya ,hele Yunan adalarına gitmek bir medeniyet göstergesi oldu..
Hısım akraba anne, baba beklemesinler canım zaten bir tatilimiz var şurada!
Kurban Bayramı'nda eskiden de Garlar garajlar terminaller hareketlenirdi, otobüslerin yarısı hacca giderdi

Zira, şimdi öylemi otobüslerle gitmek kaldırılınca uçakla gidilmeye başlandı.
Biniyorsun uçağa üç saat sonra Cidde.
Şimdi terminaller ana baba günü bilet bulmak çok zor.
Bulanlarda kendilerini çok şanslı hissediyor.

Her bayram arifesi ekranlardan görüyoruz.
Büyük şehirdeki insanlar ne yapar eder koşarlardı baba yurduna..
Eh bahçesi olan evlerin hali başkaydı tabii.
Bir çukur kan için kazılır bir çukur da işkembe ve kazuratına.

Toprağı örttün mü biter; ne koku ne leke, üstüne çiçek dik al tabii gübre sana..
Şimdi büyükbaş hayvanlarda böyle değil,
Giriyorsun yedi hisse paranı ödüyor, hiç bir şeye karışmıyor etini alıp gidiyorsun.
Fakat şöyle bir şey diyorlar eğer yedi kişiden biri kurban değil de et için niyet ediyorsa o kurban olmuyormuş.
İyide nerden bileceğiz adamın niyetini..

Kendi çevrenizdeki gözetilecek insanları bilirsiniz sonra. Kim dul kim yetim, kim hasta.
Et yiyen var yiyemeyen var, tek tek kapıları çalınır, takdim edilir kibarca..
Tamam, eti hakkaniyetle dağıtanlar var ama sistem son yıllarda biraz değişti galiba..
Etin iyisi, kabası derin dondurucuya; gerisi fakir, fukaraya
Âdet yerini bulsun diye...
Oysa etin en iyisini dağıtanlar, alacaktır ödüllerini mahşerde. Onlarda haklımı ne? Bir kilo et olmuş bin lira.

Ülkemizde bayram tatillerinde sadece hayır, mutluluk, huzur, neşe dilenmesi gerekirken,
Özellikle trafik canavarının hortladığı bayram tatillerinde kazasız, belasız, dikkatli günler dilemek de kültür haline dönüştü.

Bayramda muhabir arkadaşların en kolay haber yakalayacağı alanlar elbette kurban kesim yerleridir.
Boğaların kaçışları, eli kesilen acemi kasaplar, helikopterlerle çekilmiş kurban kesim manzaraları bayramın birinci günü akşam haberlerinin gözde haberleri olacaktır.
Birçok belediyenin kurban yakalama timlerinin olduğunu biliyor muydunuz?
Dünyada, belediyelerinde kurban yakalama timleri olan tek ülke Türkiye’dir herhalde.

Kültür: Bir toplumun tarihsel süreç içinde ürettiği ve kuşaktan kuşağa aktardığı özellikler bütünüdür.
Kültür, bir toplumun kimliğini oluşturur, onu diğer toplumlardan farklı kılar ve o toplumun yaşayış tarzıdır.

Çağımızda baş gösteren popüler kültür, kendi öz kültürümüzü maalesef katlediyor.
Gelecek nesillere kendi öz kültürümüzü aşılarsak bütünlüğümüzü daha kolay koruruz.
Bütünlüğe en çok ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde, birlik olmak bütün olmak için bu bayram çok iyi bir fırsattır.

O kadar önemli ki bu fırsat, dünyanın en iyi yerindeki muhteşem bir tatilden bile daha önemli bu bayram.
Bu bayram; terörün biteceği, kardeşliğin kol gezeceği günlere dönüşebilir.
Dini bayramlar, Müslüman toplumların barışması, kaynaşması ve birlik olması için bir vesiledir.

O yüzden sizlere önerim, bu bayram kendimizden çok toplumumuzu düşünüp, bayramı amacına uygun olarak dolu dolu yaşayalım.
İçimizdeki sevgi fidanları yeşersin artık. Nefreti atalım kör kuyulara!

Pay etlerimizi alıp, kenar mahallelerdeki tanımadığımız evlere gidip oradaki insanlarla paylaşalım, bayramlaşalım.
Olabildiğine el sıkalım, gönül alalım.
Gülümsemeyi unuttuğumuz bu günlerde, samimiyetimizi tebessümle paylaşalım..
Bu bayram, huzur dolu geçecek günleri müjdecisi olsun.

Hepinizin Kurban Bayramı Mübarek Olsun.