Biraz şanssızlık, bir hayli hata, bayağı da bir lades

Galatasaray'ın Eintracht Frankfurt mağlubiyetini özetle deseler, "Biraz şanssızlık, bir hayli hata ve bayağı da bir lades" derim. Ortaya bu üçünü, dozajına göre bölüm bölüm serpiştirdiğiniz zaman Galatasaray'ın 1-0 öne geçip, 30 dakika müthiş götürüp, 5-1 kaybettiği maç ortaya çıkıyor. Gerçi 'müthiş' derken, sinyalleri vermişti Galatasaray o dakikalarda ancak olayların bir anda art arda patlama kısmı kötü ve talihsiz oldu. İşin şanssızlık kısmı zaten bu kadar güzel başlarken bu gollerin arka arkaya gelmesi oldu, takım sonra bir anda dağıldı. Takım kendi elleriyle verdiği maçı bildiğiniz. Frankfurt 5 gol atmış, Şampiyonlar Ligi haftanın takımında oyuncuları yok, niye yok acaba... Barış, İlkay'ın o pasını atsa bambaşka bir senaryo olabilirdi, ancak başlarda o kadar hata sinyali veren takımın yine hata yapmadan durabileceğine kefil de olamam. Sane ve Yunus'un top kayıpları, Davinson'un alakasız konumlanmaları ve kendini dağıtması, Barış'ın kaçırdığı pozisyon, Lemina ile Torreira'nın geriye dönemeyip gol pozisyonu verdirmeleri, Sara'nın yedirdiği gol, Frankfurt'un 3. golündeki kademe, yanlış değişiklikler, bunlar hep hata. Daha saymadıklarım da vardır bu arada. İşin lades kısmına geliyorum; Sevgili hocam, burası Süper Lig değil, orta sahayı neden boşaltıyorsun? Bu ilk de değil. Her ne kadar maçta beğenmesem de Lemina çıkıyor, yerine fizik olarak inanılmaz geride olan Icardi giriyor orta saha direncini kim tutacak da kim Icardi'ye pozisyon açacak? Hadi pozisyonu yarattınız diyelim Icardi o haliyle ne yapacak? Hocanın topu rakibe vereceği zamanlarda kendinde tutması ve orta sahayı boşaltması bile bile lades. Şu anda çoğu kişinin bir anda ümidi kesildi Şampiyonlar Ligi'nden, "0 çekeriz" diyen bile var. O yüzden iyice bir silkinip toparlanmanız gerekiyor, Liverpool maçında güzel oyun göstereceksiniz insanlara, fazlasını alırsanız da üstüne çileği olur pastanın, aksi bir senaryoyu da düşünmek istemiyorum.