Bisikleti yüzlerce hayat kurtaran şampiyon

Gino Bartali: Nazi İşgali Altındaki İtalya'da Sahte Belgeler Taşıyan Tour de France Kahramanı

İtalya’nın en ünlü bisikletçisi Gino Bartali, 1943-1944 yılları arasında bisikletinin çerçevesine Muhalefetin sunduğu her önergeyi değil ama özellikle Meclis’in “öncelikli gündem maddesi” olarak görüşülmesini isteyen önergeler, iktidar blokunun oyuyla gündeme alınmayabiliyor.

Bu önerge de böyle bir süreçte reddedildi. sahte kimlik belgeleriyle yaklaşık 800 Yahudi’nin hayatını kurtardı. 2013 yılında İsrail’in en onurlu ödülü Righteous Among the Nations ile anıldı. 52 yıl boyunca kimseye anlatmadığı bu hikaye, ölümünden sonra ortaya çıktı.

Floransa, 1943: Bir Şampiyonun Gizli Misyonu

Bir sonbahar sabahı, 1943 yılında, Floransa’nın dar sokaklarından geçen bir bisikletli vardı. Göğsünde adı yazılı, İtalyan bayraklarıyla süslü yarış forması giyiyordu. Nazi kontrol noktalarındaki askerler onu tanıdıklarında gülümsüyorlardı:

Gino Bartali! Şampiyon!

Askerler fotoğraf çektirmek için sıraya giriyordu. Bartali sabırla imza dağıtıyor, sohbet ediyor, bisikletiyle ilgili teknik detayları anlatıyordu. Ve her seferinde aynı uyarıyı yapıyordu: Lütfen bisiklete dokunmayın! Her parça mükemmel şekilde kalibre edilmiş. Yarış için antrenman yapıyorum.

Askerler saygıyla geri çekiliyordu. Bir ulusal kahramanın ekipmanına zarar vermek istemiyorlardı. Bartali’yi uğurluyor, başarılar diliyorlardı.

Hiçbiri, o bisikletin içi boş çelik çerçevesinde, sele borusunda ve gidonunda, yüzlerce Yahudi ailenin hayatını kurtaracak sahte kimlik belgelerinin, vaftiz sertifikalarının ve gıda kartlarının saklı olduğunu bilmiyordu.

Bisiklet Ustasından Ulusal İkona

Gino Bartali, 18 Temmuz 1914 te Floransa yakınlarındaki Ponte a Ema köyünde doğdu. Babası Torello Bartali bir gündelikçiydi. Annesi Giulia, tarlalarda çalışıp dantel işlemesi yaparak aileye destek oluyordu. Dört çocuklu fakir bir ailenin üçüncü evladı olan Gino, çocukluğunu elektriksiz, susuz üç katlı bir apartmanda geçirdi.

11 yaşında, Floransa’daki ortaokula gidebilmek için bir bisiklete ihtiyacı vardı. Kendi kazandığı parayla, babasından ve kız kardeşlerinden aldığı destekle, ilk bisikletini satın aldı. Bu bisiklet, onun hayatını sonsuza dek değiştirecekti.

13 yaşında bir bisiklet dükkânında çalışmaya başladı. Aynı yaşta ilk yarışına katıldı. 17 yaşında, 1931 de, ilk profesyonel yarışını kazandı. 1935 te profesyonel bisikletçi oldu.

Ve zirveye tırmanışı başladı.

Zaferlerin Yılları: 1936-1938

1936: Italia’yı kazandı, 22 yaşında. Aynı yıl Giro di Lombardia’yı da kazandı. Ancak başarılarının gölgesinde bir trajedi yaşandı: Kardeşi Giulio, 14 Haziran 1936 da bir yarış kazasında öldü.

Bu kayıp, Bartali’yi derinden sarstı. Bisikleti bırakmayı düşündü. Ailesi onu suçladı. Ama dindar bir Katolik olan Bartali, kardeşinin anısını onurlandırmak için yarışmaya devam etti.

1937: Giro de Italia’yı tekrar kazandı.

1938: Tour de France’ı kazandı. 24 yaşında, dünyanın en prestijli bisiklet yarışının şampiyonu oldu. İkinci gelen yarışçıdan 18 dakikadan fazla önde bitirdi.

İtalya’nın faşist lideri Benito Mussolini, bu zaferi propaganda amaçlı kullanmak istedi. Mussolini’nin spor direktörü, Bartali’yi Giro de Italia’ya katılmaktan men etti ki Tour de France için taze kalsın. Mussolini, Tour zaferinin İtalyan ırkının üstünlüğünü kanıtladığını iddia etmek istiyordu.

Ancak Bartali, zaferini Mussolini’ye ithaf etmeyi reddetti. Bu, onun ahlaki duruşunun ilk işaretiydi.

Savaş Başlıyor: 1940-1943

14 Kasım 1940 ta Bartali, Adriana Bani ile evlendi. Düğünü Floransa Başpiskoposu Kardinal Elia Dalla Costa kıydı. Papa XII. Pius töreni kutsadı. Bartali, Papaya bir bisiklet hediye etti.

10 Haziran 1940 ta İtalya, Fransa ve Büyük Britanya’ya savaş ilan etti. Ekim ayında Bartali askere çağrıldı. Düzensiz kalp atışı nedeniyle cepheye gönderilmedi. Bunun yerine ordu habercisi olarak görevlendirildi. Bisikletiyle mesaj taşıyordu. Bu sayede antrenman yapmaya ve yarışlara katılmaya devam edebildi.

Ancak 1943 yazı, İtalya için dönüm noktası oldu.

Temmuz 1943: Mussolini devrildi.

Eylül 1943: Yeni hükümet Müttefiklerle ateşkes imzaladı. Almanya, Toskana dahil olmak üzere İtalya’nın kuzey bölgelerini işgal etti.

Yahudi nüfusu için koşullar aniden dehşet vericiye döndü. Yaklaşık 10,000 Yahudi İtalya’dan toplama kamplarına sevk edildi. Bunların 7,000’ i orada öldü.

Gizli Ağ: Assisi Network

Eylül 1943 te Kardinal Elia Dalla Costa, Bartali’yi gizli bir toplantıya çağırdı. Kardinal, Floransa Yahudi cemaati lideri Haham Nathan Cassuto ile birlikte gizli bir kurtarma ağı kurmuştu. Assisi Network adı verilen bu ağ, Yahudi mültecileri manastırlarda, kiliselerde ve özel evlerde saklıyordu. Ancak hayati bir sorun vardı: Sahte kimlik belgeleri.

Assisi’deki gizli bir matbaada sahte vaftiz sertifikaları, kimlik kartları ve gıda kartları basılıyordu. Bu belgeler, Yahudi ailelerin kâğıt üzerinde Katolik İtalyan vatandaşı olarak görünmesini sağlıyordu. Ama nasıl taşınacaktı?

Her kurye durduruluyordu. Aranıyordu. Tutuklanıyordu.

Kardinal Dalla Costa, Bartali’ye baktı:

Askerlerin aramayacağı birine ihtiyacımız var.

Bartali anında kabul etti: Gideceğim.

250 Millik Antrenman Sürüşleri

Plan cüretkârdı ama sadeliğiyle dahiceydi. Bartali herkese bir sonraki büyük yarış için antrenman yaptığını söyleyecekti. Göğsünde adı yazılı yarış formasını giyecekti. Floransa ile Assisi arasında bisiklet sürecekti - 120 mil (193 km) gidiş-dönüş.

Bazı günlerde 250 mil (400 km) yol kat ediyordu. Floransa, Assisi, Perugia, Lucca, Genova, hatta Roma’ya kadar.

İtalyan haber kaynağı Il Sole - 24 Ore, Bartali’nin en az 40 uzun antrenman sürüşü yaptığını rapor ediyor.

Her sürüşten önce, evinin mahremiyetinde, ritüel başlıyordu:

1. Bisikletin sele borusunu ve gidonunu dikkatle söker.

2. İçi boş çelik boruların içine fotoğraflar ve sahte belgeler sarar.

3. Her şeyi yeniden birleştirir.

4. Bisiklete biner ve kontrol noktalarına doğru pedal çevirir.

Kontrol Noktalarındaki Tiyatro

Bartali durdurulduğunda - ki sürekli durduruluyordu - senaryosu hazırdı.

Askerler heyecanla yaklaşıyordu: Gino Bartali! Fotoğraf çektirebilir miyiz?

Bartali gülümser, sohbet eder, Tour de France anılarını anlatır, imza dağıtırdı.

Ve bisiklete dokundukları an, aceleci bir tavır takınırdı:

Lütfen dikkatli olun! Her parça özel olarak ayarlanmış. Dengeyi bozarsanız, yarış performansım etkilenir!

Askerler saygıyla geri çekilirdi. Bir kahramana zarar vermek istemezlerdi.

Trento Brizi, Assisi’de sahte belge operasyonunda çalışan bir direniş üyesiydi. Bir gün Bartali’yi konvoyun önünde görünce şok oldu. Daha sonra şöyle dedi:

Gino Bartali gibi bir şampiyonun aramızda olduğunu bilmek beni öyle gururlandırdı ki, korkum arka plana geçti.

Mahzenindeki Aile: Goldenberg’ler

Bartali yalnızca belge taşımakla kalmadı. Aynı zamanda evinin bodrumunda bir Yahudi aileyi sakladı.

Giorgio Goldenberg, karısı ve oğulları, Bartali’nin yakın arkadaşlarıydı. 1943 te Alman işgali başladığında, Bartali ve kuzeni Armandino Sizzi harekete geçti.

Genç Giorgio (9 yaşında), Settignano’daki Santa Marta okulunda rahibelerin korumasına verildi. Annesi, babası ve kız kardeşi Tea ise Bartali’nin Via del Bandino’daki evinin bodrumuna saklandı.

Giorgio Goldenberg, şimdi 92 yaşında ve İsrail’de yaşıyor. Şöyle anlatıyor:

Bodrum çok küçüktü. Bir kapı avluya açılıyordu ama ben dışarı çıkamazdım çünkü yakındaki apartman sakinleri tarafından görülme riski vardı. Dördümüz çift kişilik bir yatakta uyurduk. Babam asla dışarı çıkmadı. Annem iki matarayla su almak için bazen dışarı çıkardı.

Altı ay sonra, Settignano artık güvenli olmadığı için, genç Giorgio da aileye katıldı. Hep birlikte Floransa’nın kurtuluşuna kadar, 11 Ağustos 1944 ‘ e kadar orada kaldılar.

Hiç şüphe yok ki hayatımızı kurtardı. Sadece bizim değil, yüzlerce insanın hayatını kurtardı. Bunu yaparken kendi hayatını ve ailesinin hayatını riske attı. Bence bir kahramandı.

Kurtuluş Günü

11 Ağustos 1944, Floransa kurtuluşu. Giorgio Goldenberg o günü hiç unutamıyor:

Herkes İngilizlerin geldiğini bağırıyordu. Dışarı çıktım ve omzunda Palestine kelimesi ve Davut Yıldızı işlemeli bir İngiliz asker gördüm. Ona yaklaştım ve Hatikva’yı (İsrail ulusal marşı) mırıldanmaya başladım. Beni duydu ve İngilizce konuştu. Özgür olduğumuzu anladım - Gino ve Armandino sayesinde.

1948: İtalya’yı İç Savaştan Kurtaran Zafer

Savaştan sonra Bartali, bisiklete geri döndü. 1946 da Giro de Italia’yı kazandı. Ama asıl mucize 1948 de gerçekleşti.

1948 Tour de France, Bartali için zor başladı. 34 yaşındaydı - bisiklet için yaşlı sayılırdı. İlk etaplarda genç Fransız yarışçı Louison Bobet’yi yakalayamadı. 14 Temmuz dinlenme gününde, 21 dakika 20 saniye gerideydi.

İtalyan basın mensupları çantalarını toplamaya başlamıştı.

Sonra telefon çaldı.

Bir Suikast ve Bir Telefon

14 Temmuz 1948 sabahı, İtalya’da Komünist Parti lideri Palmiro Togliatti, Parlamento binasından çıkarken bir suikastçı tarafından vuruldu. Dört kurşun. Ağır yaralıydı.

Haber İtalya’yı ateşe verdi. Saatler içinde, işçiler ve aktivistler sokaklara döküldü. Torino ve Cenova’daki fabrikalar işgal edildi. Genel grevler ilan edildi. Silahlar dolaşmaya başladı.

İtalya iç savaşın eşiğindeydi.

O gece, Fransa’da otel odasında dinlenen Bartali’ye telefon geldi. Arayan, Hristiyan Demokrat Partisinden Başbakan Alcide De Gasperi’ydi

Gino, sana ihtiyacımız var. Ama ne yapabilirim? Ben burada Tour de France yarışındayım, İtalya’ya gelemem.

Tam da bu yüzden. Bir etap kazanarak çok şey yapabilirsin. Kazanırsan, insanları mutlu edecek bir şey olur. Dikkat dağıtır. İnan bana - buna ihtiyacımız var.

Bartali cevap verdi: Daha iyisini yapacağım. Yarışı kazanacağım.

Üç Muhteşem Gün

Ertesi gün, 15 Temmuz, 13. etap: Cannes-Briançon, zorlu Alp dağları. Bartali saldırdı. Saatlerce tek başına pedal çevirdi. Col de Izoard’ı tırmandı. Rakipleri çöktü. Etabı büyük farkla kazandı. Genel klasmanda ikinci sıraya yükseldi, sadece 66 saniye geride.

16 Temmuz, 14. etap: Bartali ve Bobet birlikte Galibier ve Croix de Fer’i tırmandılar. Ama Bartali enerjisini saklıyordu. Col de Porte’da Bobet’yi ve herkesi geride bıraktı. Sarı mayoyu giydi.

17 Temmuz, 15. etap: Üst üste üçüncü Alp zaferini kazandı. Tarihte art arda üç dağ etabı kazanan ilk yarışçı oldu. (Bu rekor 51 yıl boyunca kırılmadı.)

İtalya’da, radyolar Bartali’nin zaferlerini duyuruyordu. Sokaklar boşaldı. İnsanlar evlerine döndü. Fabrikalar yeniden açıldı. Bir milletvekili Parlamento salonuna koştu:

Bartali Tour de France’ı kazandı.

Düşman politikacılar alkışladı, birbirlerini tebrik etti. Ulusal gurur, siyasi düşmanlıkları bir kenara süpürdü.

Aynı gün, Togliatti komadan uyandı. İlk sorusu: Tour nasıl gidiyor? Taraftarlarına sakin olmalarını tavsiye etti.

Bartali, 25 Temmuz da Paris’e ikinci Tour zaferini taşıdı. İkinci olan Belçikalı Briek Schottel’den 26 dakika 16 saniye önde bitirdi.

İlk zaferinden 10 yıl sonra.

Bu, Tour de France tarihinde iki zafer arasındaki en uzun süre olarak hâlâ bir rekor.

Eski Başbakan Giulio Andreotti daha sonra şöyle dedi: Tour de France zaferinin iç savaşı önlediğini söylemek abartı olur. Ama 14 Temmuz 1948 de Bartali’nin gerginlikleri azaltmaya yardımcı olduğu tartışılmaz.

52 Yıllık Sessizlik

Savaş yıllarındaki faaliyetleri hakkında Bartali asla konuşmadı. Gazeteciler sordu. Cevap vermedi. Tarihçiler merak etti. Yine sessizlik.

Oğlu Andrea, bir gün cesaretini toplayıp sordu: Baba, neden kimseye anlatmıyorsun?

Bartali şöyle cevap verdi: İyilik, hakkında konuştuğun bir şey değil, yaptığın bir şeydir. Başkalarının acılarından kendi çıkarın için faydalanıyorsun demektir. Bazı madalyalar ruhuna takılır, ceketine değil.

Başka bir röportajda: Gerçek kahramanlar başkaları. Sevdikleri için ruhlarında, kalplerinde acı çekenler. Onlar gerçek kahramanlar. Ben sadece bir bisikletçiyim.

5 Mayıs 2000, 85 yaşında, Bartali evinde, ailesinin yanında öldü. Savaş zamanındaki eylemleri hakkında hâlâ susuyordu.

Gerçeğin Ortaya Çıkışı

Ölümünden sonra ailesi günlükleri, mektupları ve belgeleri keşfetti.

2000 yılında Giorgio Nissim öldü. Oğulları babasının günlüklerini miras aldı. Nissim, DELASEM (1939-1947 arası İtalya’da faaliyet gösteren Yahudi direniş örgütü) üyesiydi. Günlüklerinde Bartali’nin rolü anlatılıyordu.

2006: Andrea Bartali, babasının hikayesini anlatan bir kitap yayınladı.

2010: Giorgio Goldenberg’in hikayesi basına sızdı. Bartali’nin bodrumunda sakladığı aile.

Ekim 2013: İsrail’in Holokost anıtı Yad Vashem, Gino Bartali’yi

Righteous Among the Nations (Milletler Arasında Dürüst Kişi) olarak tanıdı.

Bu onur, Holokost sırasında Yahudileri kurtarmak için hayatlarını riske atan Yahudi olmayanlara veriliyor. Oskar Schindler, Raoul Wallenberg gibi isimler bu onura sahip.

2014:

My Italian Secret: The Forgotten Heroes belgeseli çekildi. (Yönetmen: Oren Jacoby, seslendiren: Isabella Rossellini)

2018: Bartali, İsrail’in onursal vatandaşı ilan edildi. Giro de Italia, tarihinde ilk kez İtalya dışında, İsrail’de düzenlendi.

Torunu Gioia Bartali, şimdi büyükbabasının hikayesini dünyaya anlatma misyonunu üstlenmiş durumda.

Kaç Kişiyi Kurtardı?

Kesin sayı hiçbir zaman bilinemeyecek. Belgeler yakıldı. İsimler kayıt edilmedi. Bartali’nin kendisi sayı tutmadı.

Tahminler:

- En muhafazakar: Birkaç yüz kişi

- Yaygın kabul: 800 civarında Yahudi

Assisi Network toplamda binlerce Yahudiyi kurtardı. Bartali, bu ağın can damarlarından biriydi.

Mirası

Bugün Floransa’da Bartali’nin adını taşıyan bir cadde var. İsrail’de Yad Vashem’in Dürüstler Bahçesinde onun adına bir ağaç dikildi.

Her yıl İtalya’da

Settimana Coppi e Bartali adlı bir bisiklet yarışı düzenlenir - rakibi Fausto Coppi ile birlikte anılır.

2017 de İsrael Cycling Academy, İsrail’in ilk profesyonel bisiklet takımı, Bartali’nin Floransa-Assisi rotasını tekrarladı. 120 millik (193 km) bu rota, artık bir anma yolculuğu.

Bartali’nin hikayesi, spor tarihinin en güzel sayfalarından biridir. Ama aynı zamanda insan tarihinin de.

Son Söz

Gino Bartali, kahramanlığın her zaman gürültülü olmadığını kanıtladı. Bazen kahramanlık, sessizce pedal çeviren, düşman topraklarında içi boş çelik borularda gizlenmiş belgelerle yarışan bir adamdır.

Zafer için değil, insanlık için yarışan.

Madalyalar için değil, hayatlar için.

Ve 52 yıl boyunca, bunu kimseye söylemeden.